Hikâye Türleri ve Hikâyenin Yapı Unsurları
Hikâye Türleri ve Hikâyenin Yapı Unsurları
Hikâye, bir OLAYIN ya da durumun KISA biçimde anlatıldığı düzyazı türüdür; olay hikâyesi (Maupassant tarzı, belirli bir OLAY örgüsü ve SONUCA bağlanan bir yapı) ve durum hikâyesi (Çehov tarzı, belirgin bir sonuç yerine bir ANI/DURUMU yansıtan, "kesit" niteliğinde) olmak üzere ikiye ayrılır. Hikâyenin yapı unsurları OLAY (ya da durum), KİŞİLER, ZAMAN, MEKÂN ve ANLATICI (bakış açısı)dır.
Gerçek Sınav Sorusu
Ayakkabıcı, iskemlesine oturdu. Hasan da merakla karşısına geçti. Şaşarak, eğlenerek seyrediyordu. Tamirci, kartona benzeyen kalın deriyi iki tarafı keskin incecik, sapsız bıçağıyla kesti. Ağzına bir avuç çivi doldurdu. Sonra bunları ağzından çıkarıp ayakkabıların altına çabuk çabuk mıhladı. Deri parçalarını pis bir suya koyup ıslattı. Mundar çanaktaki macuna parmağını daldırıp tabanlara sürdü. Hasan bunların hepsine dikkatle bakıyordu. Susuyor ve bakıyordu. Bir aralık nerede ve kimlerle olduğunu keyfinden unuttu, dalgınlığından ana diliyle sordu: -Çiviler ağzına batmaz mı senin? Eskici başını hayretle işinden kaldırdı. Uzun uzun Hasan’ın yüzüne baktı: -Türk çocuğu musun be? Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Anlatımda gözlem gücünden yararlanılmıştır.
B) Diyalog ve anlatma teknikleri kullanılmıştır.
C) Gözlemci bakış açısı kullanılmıştır.
D) Üçüncü kişi anlatıcı kullanılmıştır.
E) Öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
- Parçada AYAKKABI TAMİRİ süreci ayrıntılı GÖZLEMLERLE (I doğru), DİYALOG ("Çiviler ağzına batmaz mı?") ve ANLATMA teknikleriyle (II doğru), ÜÇÜNCÜ kişi ağzından (IV doğru) ve ÖYKÜLEYİCİ anlatımla (V doğru) verilmiştir; ancak anlatıcı yalnızca GÖRDÜĞÜNÜ değil, Hasan'ın İÇ dünyasını da ("merakla", "şaşarak", "dalgınlığından") YANSITTIĞINDAN GÖZLEMCİ değil HÂKİM (İLAHİ) bakış açısı kullanılmıştır; bu nedenle "söylenemez" olan C'dir.