sekizgenacademy.com

Hikâye Türleri ve Hikâyenin Yapı Unsurları — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru AYT Türk Dili ve Edebiyatı

Soru Kitapçığı

Hikâye Türleri ve Hikâyenin Yapı Unsurları — Çalışma Kağıdı

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

AYT • Türk Dili ve Edebiyatı TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

1. Hikâye ile roman arasındaki ayrımla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Hikâyede olay örgüsü bulunmaz, romanda ise zorunlu olarak bulunur. B) Romanda hâkim bakış açısı, hikâyede kahraman bakış açısı kullanılır. C) Hikâye gerçekte yaşanmış olayları, roman kurmaca olayları anlatır. D) Hikâyede kişi sayısı romandakinden çok, olayların süresi daha uzundur. E) Hikâyede kişiler daha az sayıda ve daha az ayrıntılı, olay süresi daha kısadır.

2. Oda, tek pencereden giren ışığa göre düzenlenmişti: masa pencerenin altında, sandalye masaya dönük, kitaplar yerde üst üste. Duvarda bir takvim asılıydı, yaprakları üç ay öncesinden kalma. Halının kenarı, hep aynı yerden geçildiği için incelmişti. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçada mekânın kullanımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Dar bir mekân, ayrıntılarıyla kişinin yaşama biçimini sezdirecek biçimde verilmiştir. B) Geniş mekân betimlemesine gidilerek dönemin toplumsal koşulları yansıtılmıştır. C) Mekân, yalnızca olayın nerede geçtiğini bildirmek üzere kısaca anılıp geçilmiştir. D) Mekân, kişiler arasındaki çatışmanın kaynağı olacak biçimde kurgulanmıştır. E) Mekân betimlemesi, anlatıcının kendi ruh durumunu açıklamak için kullanılmıştır.

3. Atölyenin camlarına akşamüstü güneşi vuruyordu. Şükran, elindeki makası masaya bıraktı; kapının ardından gelen fısıltıyı duymazlıktan gelmeyi yıllar içinde öğrenmişti. Karşısındaki adam, katladığı kâğıdı cebine koyarken söyleyeceği sözün kadını ne kadar üzeceğini hesaplıyor, bir yandan da bu işi bugün bitirmiş olmanın rahatlığını düşünüyordu. Ütü masasının başındaki çırak ise başını kaldırmadı; bu dükkânda hiçbir şeyin bundan sonra eskisi gibi olmayacağını o da seziyordu. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçadaki anlatıcı ve bakış açısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Olup biteni kendi başından geçmiş gibi aktaran bir kahraman anlatıcı vardır. B) Anlatıcı kişilerin dışında kalmış, yalnızca gözle görülen davranışları aktarmıştır. C) Anlatıcı birden çok kişinin iç dünyasına girerek düşünce ve sezgilerini aktarmıştır. D) Anlatıcı yalnızca tek bir kişinin iç dünyasını bilmekte, ötekilere dışarıdan bakmaktadır. E) Anlatıcı olaya sonradan tanık olmuş bir yan kişi olarak duyduklarını aktarmaktadır.

4. (I) Köyün tek öğretmeni, kış bastırmadan okulun çatısını onartmak için kasabaya indi. (II) Kereste parasını biriktirdiği zarfı cebinde ararken bulamadı. (III) Zarfı sabah handa unuttuğunu düşünerek geri döndü. (IV) Handa zarf yoktu; hancı, odayı sabah temizleyen çocuğun ortadan kaybolduğunu söyledi. (V) Öğretmen çocuğu aramak yerine marangozun kapısını çaldı ve çatıyı taksitle yaptırdı. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçanın olay örgüsüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Serim I ve II'de kurulmuş, düğüm III. cümlede atılmıştır. B) Düğüm II'de kurulup IV'te güçlenmiş, çözüm V'te verilmiştir. C) Anlatı düğümle açılmış, serim IV'te geriye dönüşle tamamlanmıştır. D) Bir çözüm bölümü yoktur; anlatı düğüm aşamasında bırakılmıştır. E) Bir durum aktarıldığı için serim, düğüm ve çözüm sıralaması aranmaz.

5. Muhtar, her sözüne "Benim zamanımda..." diye başlardı. Yağmur yağsa devleti, kuraklık olsa gençleri suçlar; kimse itiraz etmesin diye sesini yükseltirdi. Kahvedekiler onun bu hâlini yıllardır bilir, gülümseyip susarlardı. On yıl sonra köye döndüğümde beni de aynı sandalyede, aynı cümleyle karşıladı. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçadaki muhtarın kişi olarak kurulma biçimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Yaşadıklarıyla değişen, iç dünyası derinleştirilerek verilmiş bir karakterdir. B) Olayı ilerletmek dışında bir işlevi bulunmayan, geri planda kalmış bir kişidir. C) Anlatıcıyla çatışması üzerine kurulmuş, hikâyenin başkişisi konumundaki kişidir. D) Bir toplum katmanını temsil etmek üzere ayrıntılı biçimde bireyselleştirilmiştir. E) Belirli bir özelliği temsil eden, olay boyunca değişmeyen bir tiptir.

6. Öğle vakti dükkân boştu. Terzi, iğneyi kumaşa batırıp çıkardı, sokağın karşısındaki çınarın gölgesinin taşa nasıl düştüğüne baktı. Radyo uğulduyordu. Bir müşteri girdi, fiyat sordu, çıktı. Terzi dikişe geri döndü. Gölge biraz daha kısaldı. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçanın alındığı hikâye için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Düğümü belirgin biçimde kurulmuş, sonu okurun tamamlamasına bırakılmış bir olay hikâyesidir. B) Serim, düğüm ve çözüm bölümleri kısa tutularak sıkıştırılmış bir olay hikâyesidir. C) Günlük yaşamdan bir kesit verse de asıl ağırlığı olağanüstü olaylara veren bir anlatıdır. D) Belirgin bir olay örgüsü kurmayıp bir anın kesitini yansıtan durum hikâyesidir. E) Tek bir çatışmayı sonuca bağlaması yönüyle Maupassant tarzına yakın bir hikâyedir.

7. Kâğıdı imzalarsa fabrika kapanmayacak, üç yüz kişi işini koruyacaktı. İmzalarsa, yirmi yıldır "Ben böyle şeylere alet olmam." diyen adam olmaktan da çıkacaktı. Kalemi eline aldı, bıraktı, yeniden aldı. Camdan, vardiya bekleyen kalabalığı gördü. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçada öne çıkan çatışma aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kişi ile doğa arasındaki çatışma B) Kişinin kendi değerleriyle çatışması C) Kişi ile toplumsal düzen arasındaki çatışma D) Kişi ile kişi arasındaki çatışma E) Kuşaklar arasındaki çatışma

8. Vapur iskeleden ayrılırken güverteye çıktı. Denizin üstünde akşam kararıyordu. Yanındaki kadın çocuğuna sıkı sıkı sarılmıştı; adam onların ne konuştuğunu duymadı, duymak da istemedi. Cebindeki mektubu bir kez daha yokladı. Karaya varıncaya kadar hiç oturmadı. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

I. Olayın geçtiği mekân
II. Olayın günün hangi bölümünde geçtiği
III. Başkişiyi yolculuğa çıkaran neden
IV. Cebindeki mektubun kimden geldiği

Bu parçadan yola çıkılarak yukarıdaki yapı unsurlarından hangilerine ULAŞILAMAZ?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) III ve IV E) I ve IV

9. Genç öğretmen Leyla, köye okul açmak için geldi. Köyün en yaşlısı Nuri Dede ilk gün ona kapısını açtı, çocukları tek tek topladı. Ama köyün arazisinin sahibi Rüstem Bey, okulun yapılacağı tarlayı satmadığı gibi köylüleri de öğretmenden uzak tutmaya çalıştı. Leyla'nın kasabayla tek bağı, her hafta köye gelen postacı Sabri oldu; mektuplarını o götürdü, kitaplarını o getirdi. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

I. Başkişi Leyla'dır.
II. Rüstem Bey, başkişinin amacına engel olan karşı güçtür.
III. Nuri Dede ve Sabri, başkişiye destek olan yardımcı kişilerdir.
IV. Hikâyenin temel çatışması başkişinin kendi iç dünyasında yaşanmaktadır.

Bu parçadaki kişi kadrosu ve çatışmayla ilgili yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) I, III ve IV E) I, II ve III

10. Hikâyede olayların anlatılış sırası ile vaka zamanındaki gerçekleşme sırası aynı olmayabilir. Aşağıdaki cümleler bir hikâyenin anlatılış sırasıyla verilmiştir:

(I) Selim, babasından kalan saati kasabadaki tamirciye götürdüğünde yıl 1990'dı.
(II) Saat, bundan tam on yıl önce, babası emekli olduğunda ona hediye edilmişti.
(III) Tamirci saati ancak üç yıl sonra, Selim askerden döndüğünde teslim edebildi.
(IV) Babası, saatin kendisine hediye edilmesinden beş yıl sonra ölmüştü.
(V) Selim, saati geri aldığı yıldan iki yıl sonra onu oğlunun bileğine taktı.

Bu cümlelerde anlatılan olaylar vaka zamanındaki gerçekleşme sırasına göre dizildiğinde sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

A) II-IV-I-III-V B) I-II-III-IV-V C) II-IV-I-V-III D) IV-II-I-III-V E) II-I-III-IV-V

11. Kadın kapıyı açtı, postacıyı içeri almadı. Zarfı aldı, imzayı attı, kapıyı kapattı. Mutfağa geçip zarfı buzdolabının üstüne koydu; açmadı. Ocağın altını kıstı, pencereden sokağa baktı. O zarf, otuz yıl boyunca o buzdolabının üstünde açılmadan duracaktı. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçadaki anlatıcıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Kişinin yalnızca dışarıdan görülebilen davranışlarını aktaran, sınırlı bilgili bir anlatıcıdır. B) Olayların ileride nasıl sonuçlanacağını bildiğini gösterdiği için her şeyi bilen bir anlatıcıdır. C) Olayı yaşayan kişi olarak kendi başından geçenleri aktaran bir kahraman anlatıcıdır. D) Kişinin iç dünyasını çağrışımlarla akan düşünceleri üzerinden okura yansıtan bir anlatıcıdır. E) Olayı yıllar sonra hatırlayıp yorumlayan, olaya tanık olmuş bir anlatıcıdır.

12. Hikâyede konu, anlatılan olay ya da durumdur; tema ise bu olay ya da durumun okura duyurduğu soyut ana duygu veya düşüncedir.

Yaşlı kadın her akşam balkona iki fincan kahve çıkarırdı. Birini kendisi içer, ötekini soğuyuncaya kadar karşısındaki boş sandalyenin önünde bırakırdı. Komşular önce acıdılar, sonra alıştılar. Bir akşam kadın balkona yalnızca bir fincanla çıktı; boş sandalyeyi de içeri aldı. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçanın teması aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yaşlı bir kadının balkonda kahve içme alışkanlığı B) Komşuların yalnız insanlara karşı ilgisizliği C) Bir kaybın zamanla kabullenilmesi D) Yaşlılıkta yalnız kalma korkusu E) Gündelik alışkanlıkların değişmezliği

13. Adam, peronun ucundaki bankta oturuyordu. Bavulunu iki kez yerinden oynattı, sonra yeniden aynı yere koydu. Saatine baktı, cebinden bir bilet çıkardı, ucunu katladı. Karşı perona tren girdiğinde ayağa kalktı, bir adım attı, sonra geri dönüp bankın kenarına ilişti. Tren gidince bavulun sapını tuttu, bırakmadı. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçadaki anlatıcının tutumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Kişinin dıştan gözlenebilen davranışlarını aktarmakta, iç dünyası için yorum yapmamaktadır. B) Kişinin kararsızlığını doğrudan açıklayarak okurun yargıya varmasını kolaylaştırmaktadır. C) Olayı kendi yaşamış biri olarak aktarmakta, o anki duygularını da sezdirmektedir. D) Kişinin geçmişine dönerek onu bu bekleyişe getiren olayı özetleyip vermektedir. E) Kişinin zihninden geçenleri iç konuşma biçiminde olduğu gibi aktarmaktadır.

14. Kar üç gündür dinmiyordu. Muhtar, köyün yolunu açmak için gençleri topladı; ama ağanın adamları tek kepçeyi konağa giden yolda tuttu, köylülere vermedi. O sırada ebe kadın, karşı köyde doğum sancısı çeken bir kadına yetişmek için tek başına yola çıktı. Tipi gözlerini kör ediyor, diz boyu kar her adımda onu geri çekiyordu. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

I. Kişinin doğayla çatışması
II. Kişinin kendi iç dünyasıyla çatışması
III. Kişiler ya da toplum kesimleri arasındaki çatışma
IV. Kişinin olağanüstü bir güçle çatışması

Bu parçada yukarıdaki çatışma türlerinden hangileri vardır?

A) Yalnız I B) I ve III C) II ve III D) I, II ve III E) I, III ve IV

15. Türk edebiyatında hikâyeciler, eserlerinde ağırlıklı olarak benimsedikleri hikâye türüyle anılır: olay örgüsünü serim-düğüm-çözüm düzeninde kuran olay hikâyesi ya da belirgin bir olay örgüsü kurmadan hayattan bir kesit sunan durum hikâyesi.

Aşağıdaki yazar – ağırlıklı hikâye türü eşleştirmelerinden hangisi YANLIŞTIR?

A) Sait Faik Abasıyanık – olay hikâyesi B) Ömer Seyfettin – olay hikâyesi C) Memduh Şevket Esendal – durum hikâyesi D) Refik Halit Karay – olay hikâyesi E) Sabahattin Ali – olay hikâyesi

16. Şimdi, bu odada, ellerim masanın üstünde, o akşamı yeniden kuruyorum. Kapı çalındığında annem soğan doğruyordu; bıçağı bıraktı, ellerini önlüğüne sildi. Ben o sırada on yaşındaydım. Aradan otuz yıl geçti; hâlâ o kapının nasıl gıcırdadığını sesiyle birlikte duyabiliyorum. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçadaki zaman kullanımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Vaka zamanıyla anlatma zamanı çakışmakta, olaylar yaşandıkları anda aktarılmaktadır. B) Anlatma zamanı belirsiz bırakılmış, okura yalnızca vaka zamanı bildirilmiştir. C) Anlatma zamanı vaka zamanından sonradır; olay geriye dönüşle aktarılmaktadır. D) Vaka zamanı anlatma zamanından sonraya alınarak ileriye sıçrama yapılmıştır. E) Zamanda bir sıçrama yoktur; olaylar tek bir akşamın sınırları içinde geçmektedir.

17. Aşağıdaki parça, hikâyede vaka zamanı ile anlatma zamanının ayrımını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Doktor kasabaya bir pazartesi sabahı geldi. Üç gün sonra ilk hastası kapısını çaldı. Ertesi haftanın salı günü belediye başkanı onu kasabadan gitmesi için uyardı. Doktor bu uyarıdan tam on gün sonra, kimseye haber vermeden, bavulunu alıp istasyona yürüdü. Yirmi yıl sonra bu satırları yazarken o istasyonun bekleme salonunu hâlâ hatırlıyorum.

Bu parçaya göre doktorun kasabaya gelişiyle istasyona yürüyüşü arasında kaç gün geçmiştir?

A) 10 B) 16 C) 17 D) 18 E) 20

18. Nermin, kâğıdın kenarına kırmızı kalemle bir şey yazmaya davrandı, sonra vazgeçti. Bu çocuğun yazdıkları sınıftaki herkesinkinden güzeldi; ama sorulan konuyu hiç anlamamıştı, belki de anlamak istememişti. Yıllar önce kendi öğretmeninin de onun bir kompozisyonunu böyle kenarı boş bırakarak geri verdiğini hatırladı; o boşluğun bir azardan bile ağır geldiğini düşündü. (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçada kişinin iç dünyasının aktarılma biçimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Kişi kendi kendine konuşmakta, düşünceleri birinci kişi ağzından iç monologla verilmektedir. B) Düşünceler mantıksal bağdan yoksun, çağrışımlarla akan bir bilinç akışı içinde verilmektedir. C) Anlatıcı yalnızca dış davranışları aktarmakta, iç dünyayı okurun çıkarımına bırakmaktadır. D) Kişinin düşünceleri, anlatıcı tarafından üçüncü kişi ağzından çözümlenerek aktarılmaktadır. E) Kişinin düşünceleri, karşısındaki biriyle yaptığı konuşmanın içinden okura sezdirilmektedir.

19. Kasabanın tek fırıncısı Hayri Usta, her sabah kapının önüne bıraktığı bir somunun kim tarafından alındığını yıllardır merak ediyordu. Bir gece fırının karanlık köşesine saklandı. Şafakta gelen gölge somunu aldı, yerine bir zarf bıraktı. Hayri Usta zarfı açınca donup kaldı: Otuz yıl önce kasabadan kaçıp giden kardeşinin el yazısıyla tek bir satır vardı: "Borcum bitti, ağabey." (Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçayı bir durum hikâyesinden ayıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Gündelik yaşamdan sıradan bir kesitin sunulması B) Olayların küçük bir kasaba fırınında geçmesi C) Kişilerin halkın içinden, sıradan insanlardan seçilmesi D) Anlatımın baştan sona üçüncü kişi ağzından yapılması E) Merak düğümünün şaşırtıcı bir sonla çözülmesi

20. Aşağıdaki parça, iç içe geçmiş anlatı yapısını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Kasabaya vardığımda han kapısında bir ihtiyar oturuyordu. Yanına çöktüm, o da bana şunu anlattı: «Gençliğimde bu handa bir kervancı konaklardı. Bir kış gecesi ocak başında bize, ninesinden duyduğunu söylediği bir olayı anlattı: ‹O yıl köprü yıkılınca köylüler karşı yakaya geçemedi; değirmenci, değirmenin taşlarını suya dizip insanları tek tek karşıya geçirdi.› Kervancı susunca kimse yerinden kalkmadı.» İhtiyar da bunu söyleyip sustu; ben de bir süre yola çıkamadım.

Bu parçada olayı kendi sesiyle aktaran, yani anlattıkları doğrudan kendi ağzından verilen anlatıcıların sayısı kaçtır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.

HİKÂYE TÜRLERİ VE HİKÂYENİN YAPI UNSURLARI — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI

1-E 2-A 3-C 4-B 5-E 6-D 7-B 8-D 9-E 10-A

11-B 12-C 13-A 14-B 15-A 16-C 17-D 18-D 19-E 20-C

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com