8genish 8genish
🎨

Sıfatlar & Zarflar Adjectives & Adverbs

sıfat / zarf ayrımı, -ing / -ed, so / such, too / enough

🎯 Sınavda nasıl karşımıza çıkar

Sıfat/zarf ayrımı ÖSYM'nin en sevdiği 'kısa cümle içinde tek boşluk' sorularından biridir: cümlede bir isim mi nitelenmiş yoksa bir fiil/sıfat/başka bir zarf mı nitelenmiş, bu belirlenir ve şıklardaki 'quick / quickly', 'careful / carefully' gibi çiftlerden doğrusu seçilir. Ayrıca -ing/-ed sıfat çiftleri (interesting/interested, confusing/confused), so...that / such...that yapıları, too...to / enough yapıları ve hardly gibi anlamı kökünden değişen zarflar cloze ve dilbilgisi bölümlerinde düzenli olarak çıkar. Genellikle akademik, bilimsel içerikli (araştırma sonuçları, bulgular, deneyler) cümleler tercih edilir.

🔑 Çözüm stratejisi

  1. Boşluktan sonra veya önce bir isim varsa (ya da isim ima ediliyorsa) sıfat gelir; boşluk bir fiili, sıfatı veya başka bir zarfı nitelendiriyorsa zarf gelir. Cümledeki yapıyı (be + ___ + isim mi, yoksa fiil + ___ mi) net biçimde tespit et.
  2. -ing sıfatlar etkiyi yaratan şey/kişi için, -ed sıfatlar etkilenen kişi için kullanılır: 'The results were interesting' (sonuçlar ilgi uyandırıyor) vs. 'The researchers were interested' (araştırmacılar ilgi duydu). Öznenin cansız bir şey mi (genelde -ing) yoksa duygu hisseden bir kişi/grup mu (genelde -ed) olduğuna bak.
  3. 'so' sıfat/zarfın hemen önüne gelir (so + adj/adv), 'such' ise isim öbeğinin önüne gelir (such + (a/an) + adj + noun); ikisi de genelde 'that' ile sonuç cümleciği açar: 'so difficult that...', 'such a difficult exam that...'.
  4. 'too' olumsuz/aşırılık bildirir ve genelde 'to + fiil' ile tamamlanır (too + adj/adv + to V); 'enough' yeterliliği bildirir ve sıfattan/zarftan SONRA, isimden ÖNCE gelir (adj/adv + enough; enough + noun): 'too complex to analyse', 'accurate enough', 'enough data'.
  5. Sıfat sıralamasına dikkat et (görüş > büyüklük > yaş > şekil > renk > köken > malzeme > amaç + isim): 'a large, longitudinal, epidemiological study' gibi çok sıfatlı öbeklerde mantıklı sıra ara.
  6. 'hardly', 'hard' kelimesinin zarfı DEĞİLDİR; 'neredeyse hiç' anlamına gelir ve genelde olumsuzluk taşır ('hardly ever', 'hardly any'); 'hard' hem sıfat hem zarf olarak aynı biçimde kullanılır ('work hard' = çok çalışmak). Benzer tuzaklı çiftler: 'late/lately', 'high/highly', 'near/nearly', 'most/mostly'.
  7. Cümlenin genel anlamına (özellikle 'not enough', 'so...that' sonuç ilişkisi, karşıtlık bağlaçları) bakarak seçilen kelimenin mantıksal olarak cümleyi tamamlayıp tamamlamadığını son kez kontrol et.

⚠️ Sık tuzaklar

  • -ly eki olmadığı için zarf sanılıp sıfat yerine kullanılan kelimeler: 'fast', 'hard', 'late', 'early', 'well' hem sıfat hem zarf olabilir; 'good' SADECE sıfattır, zarfı 'well'dir.
  • -ing/-ed sıfatlarında özne ile nesnenin karıştırılması: 'I am boring' (ben sıkıcıyım) ile 'I am bored' (ben sıkıldım) çok farklı anlamlar taşır.
  • 'hardly' kelimesinin 'hard'ın zarfı sanılıp 'zor bir şekilde' diye çevrilmesi; oysa 'neredeyse hiç' demektir ve genelde olumlu fiille kullanılıp cümleye gizli olumsuzluk katar.
  • 'so' ile 'such' karıştırılması: sıfat tek başına ise 'so', önünde isim (özellikle a/an ile) varsa 'such' gerekir; 'so a difficult exam' gibi yanlış kombinasyonlara dikkat.
  • 'enough' kelimesinin isimden önce mi sıfattan sonra mı geleceğinin şaşırılması: 'enough time' doğru, 'time enough' yanlış; ama 'big enough' doğru, 'enough big' yanlış.

✍️ Kuralı gösteren örnek

The preliminary results were genuinely surprising, and the research team grew increasingly excited as the analysis progressed. (Sonuçlar etkiyi yaratıyor: surprising/exciting; araştırmacılar etkileniyor: excited.)

The dataset was too fragmented to support a reliable regression model, so the researchers collected additional samples. (too + adj + to V: olumsuz sonuç, yetersizlik.)

The sample size was large enough to achieve statistically significant results, but the follow-up period was not long enough to detect delayed effects. (adj + enough: yeterlilik, olumlu/olumsuz her iki yönde kullanılabilir.)

The committee had hardly reviewed the first three chapters when the deadline was unexpectedly extended. (hardly = neredeyse hiç/henüz; 'hard' ile karıştırılmamalı.)

It was such a comprehensive and rigorously designed study that even the harshest critics praised it publicly. (such + a + adj + adj + noun + that: isim öbeği önünde such kullanımı.)