sekizgenacademy.com

Sözcükte Anlam 2 — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 15.09.2026     10 soru TYT Türkçe

Çalışma Kağıdı

Sözcükte Anlam 2 — Çalışma Kağıdı

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

10 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

1. Bir sözcük, girdiği cümleye göre birbirinden farklı anlamlar kazanabilir.

Buna göre “çekmek” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bir sıkıntıya uzun süre katlanmak” anlamıyla kullanılmıştır?

A) Sandığı merdivenin başına kadar tek başına çekmiş. B) Fotoğrafçı, sınıfın toplu resmini bahçede çekti. C) O yıllarda ailece nice yokluk çektik, kimseye belli etmedik. D) Kahveyi değirmende ince ince çekmiş. E) Vitrindeki şu tablo insanın gözünü kendine çekiyor.

2. Doğadaki bir sesin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere yansıma sözcük denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma bir sözcük kullanılmıştır?

A) Boş salonda konuşmalarımızın yankısı duyuluyordu. B) Kapıyı usul usul aralayıp içeri süzüldü. C) Çocuk, tepenin başından bize var gücüyle bağırdı. D) Toplantı sessiz sedasız sona erdi. E) Tavandan damlayan su, leğene şıp şıp düşüyordu.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer alan kalıplaşmış söz, tek bir durumu anlatmakla kalmayıp genel bir yargı ve öğüt bildirdiği için atasözüdür?

A) Karnesini görünce sevinçten etekleri zil çaldı. B) Soruları zor bulunca eli ayağı birbirine dolaştı. C) Babam bize hep Damlaya damlaya göl olur derdi. D) Bahçenin kenarındaki aslanağzı çiçekleri açmıştı. E) Onun bu sözü bardağı taşıran son damla oldu.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer alan ikileme, anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklerin bir araya gelmesiyle kurulmuştur?

A) Dolaptaki kitapları iyi kötü yerleştirip kapağı kapattı. B) Çocuklar bahçede koşa koşa birbirini kovalıyordu. C) Masanın üstünde eski püskü birkaç defter duruyordu. D) Sokağın başında ufak tefek bir adam bizi bekliyordu. E) Pencereden şıpır şıpır yağmur sesi geliyordu.

5. Tek bir sözcükle karşılanabilecek bir kavramın birden çok sözcükle anlatılmasına dolaylama denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama vardır?

A) Hakem, kırmızı kart gösterip oyuncuyu oyundan aldı. B) Maç boyunca file bekçimiz üç kez alkış aldı. C) Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk, işimiz iyice zorlaştı. D) Rüzgâr, akşamüstü söğütlerin dallarını usulca okşuyordu. E) Çocuğun elleri soğuktan buz gibi olmuştu.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde pekiştirilmiş bir sözcük kullanılmıştır?

A) Salonun duvarları açık mavi boyanmıştı. B) Çocuğun yanakları utançtan kıpkırmızı olmuştu. C) Yolun iki yanı boydan boya çınarlarla kaplıydı. D) Bu kumaşın rengi ötekinden daha koyuydu. E) Yaşananları en ince ayrıntısına kadar anlattı.

7. Yakın anlamlı sözcükler birbirinin tıpatıp aynı değildir; her biri kendi anlam inceliğini taşır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içindeki sözcüğün yerine ayraç içindeki sözcük getirilirse cümlenin anlamı bozulur?

A) Doktor, hastanın şikâyetlerini uzun uzun “dinledi”. (işitti) B) Sokakta gördüğü manzarayı bize ayrıntılı biçimde “anlattı”. (aktardı) C) Yağmur başlayınca çocuklar eve doğru “koştu”. (seğirtti) D) Raporda söylediklerini birlikte dikkatle “inceledik”. (gözden geçirdik) E) Toplantıda herkes düşüncesini açıkça “söyledi”. (dile getirdi)

8. Bir alanın terimleri, o alanın dışına çıkmaya pek hevesli değildir; ama kimileri günlük dile sızmayı başarır. Hekimlikte bir organın işlevini yitirmesini anlatan “körelmek”, bugün bir yeteneğin ya da bir merakın yavaş yavaş yok olması için de kullanılıyor. Sözcük alan değiştirirken teknik keskinliğini geride bırakıyor; yerine, herkesin sezgiyle kavradığı gevşek ama çok daha geniş bir kullanım alanı ediniyor.

Bu parçada “körelmek” sözcüğüyle ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hekimlik dilindeki anlamını yitirip yalnızca günlük dilde yaşayan bir sözcüğe dönüştüğü B) Günlük dile geçtikten sonra anlamının daha belirgin ve sınırlı duruma geldiği C) Hekimlik dilinde de günlük dilde de aynı keskinlikle kullanılabildiği D) Terim olarak taşıdığı kesinliği günlük dile geçerken yitirip daha geniş bir kullanım kazandığı E) Günlük dilde kazandığı anlamın zamanla hekimlik diline de yerleştiği

9. Benzetme amacı güdülmeden, bir sözcüğün kendisiyle ilgili başka bir kavramın yerine kullanılmasına ad aktarması denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması vardır?

A) Bu türküyü her dinleyişimde içim burkulur. B) Çocuğun sesi ipek gibi yumuşacıktı. C) Ağaçlar, ilk yağmurla birlikte uyanmaya başladı. D) Akşam sofrasına tabak tabak derya kuzusu geldi. E) Sabah erkenden bütün mahalle sokağa döküldü.

10. Yazılışları aynı olan iki sözcüğün anlamları arasında bir ilgi varsa o sözcük çok anlamlıdır; anlamlar arasında hiçbir ilgi yoksa bu sözcükler eş seslidir.

Buna göre aşağıdaki cümle çiftlerinin hangisinde yinelenen sözcük eş seslidir?

A) Masanın bir ayağı kırılmıştı. / Dağın ayağında küçük bir köy varmış. B) Kitabın kapağını özenle kapattı. / Tencerenin kapağını buhar kaldırdı. C) Çayın rengi biraz açık kalmış. / Beni açık bir gülümsemeyle karşıladı. D) Sağanaktan sonra bahçeye dolu düştü. / Salondaki bütün koltuklar doluydu. E) Yokuşun sonunda biraz soluklandık. / Romanın sonu beni çok şaşırttı.

Cevap Anahtarı

1-C 2-E 3-C 4-A 5-B 6-B 7-A 8-D 9-E 10-D

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com