XIX ve XX. Yüzyılda Osmanlı Nüfusu-Metropoller Salgınlar ve Kamuoyu
XIX ve XX. Yüzyılda Osmanlı Nüfusu, Metropoller ve Salgınlar
19-20. yüzyıllarda Osmanlı nüfus yapısı, SAVAŞLAR (Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı), GÖÇLER (Kafkasya ve Balkanlardan Anadolu'ya yönelen muhacir akınları) ve SALGIN HASTALIKLAR (kolera, tifo, veba gibi) nedeniyle büyük değişimler yaşamıştır. İstanbul gibi METROPOLLER, hem devletin merkezi olması hem de göçlerin hedefi olması nedeniyle hızla kalabalıklaşmış; bu durum şehirlerde ALTYAPI (su, kanalizasyon, barınma) sorunlarını beraberinde getirmiş ve salgın hastalıkların yayılmasını kolaylaştırmıştır. Salgınlarla mücadele için karantina uygulamaları ve sağlık teşkilatlanması (Meclis-i Umur-ı Sıhhiye gibi kurumlar) geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde ayrıca gazete ve matbuatın gelişmesiyle nüfus, sağlık ve göç konuları KAMUOYUNDA tartışılan bir mesele hâline gelmiş, devletin bu alanlarda MODERN istatistik ve planlama yöntemlerine yönelmesine yol açmıştır.
Gerçek Sınav Sorusu
1930 yılında çıkarılan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’yla vatandaşlara; kolera, veba, çiçek, kızamık, kuduz, sıtma gibi hastalıkları yerel yönetimlere bildirme mecburiyeti getirilmiş ve devlet tarafından karşılanmak suretiyle bu gibi hastalıkların tedavisinin parasız yapılması için kararlar alınmıştır. Bu bilgiden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Koruyucu sağlık hizmetleri konusuna önem verildiği
B) Salgın hastalıklarla mücadelede halktan katkı beklendiği
C) Bütçeden halk sağlığı adına pay ayrıldığı
D) Nüfus artışının kontrol altına alınmasının hedeflendiği
E) Sosyal devlet anlayışına uygun hareket edildiği
- Umumi Hıfzıssıhha Kanunu; salgın hastalıkların yerel yönetimlere BİLDİRİLMESİ zorunluluğu ve tedavinin DEVLETÇE ücretsiz yapılması gibi KORUYUCU SAĞLIK ve SOSYAL DEVLET anlayışına uygun düzenlemeler getirmiştir; halktan hastalığı bildirme yoluyla KATKI da beklenmiştir. Ancak bu düzenleme doğrudan NÜFUS ARTIŞINI kontrol altına almayı HEDEFLEMEZ - aksine salgın hastalıklarla mücadele ederek nüfus KAYBINI ÖNLEMEYE çalışır. Bu nedenle "söylenemez" olan seçenek D'dir.