Osmanlı Devleti'nde Darbeler
Osmanlı Devleti'nde Darbeler ve Siyasi İstikrarsızlık
Osmanlı Devleti'nin son döneminde SİYASİ İSTİKRARSIZLIK, çeşitli darbe ve tahttan indirme olaylarıyla kendini göstermiştir. III. Selim, Nizam-ı Cedit reformlarına tepki gösteren Yeniçerilerin Kabakçı Mustafa İsyanı ile tahttan indirilip daha sonra öldürülmüştür (1807-1808). II. Abdülhamit, 1878'de Meclis-i Mebusan'ı kapatarak fiilen bir "iç darbe" ile meşrutiyeti askıya almış; 1909'da ise "31 Mart Vakası" adı verilen bir isyan sonucunda İttihat ve Terakki'nin gönderdiği Hareket Ordusu tarafından tahttan indirilmiştir. 1913'te İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin "Bab-ı Ali Baskını" ile yönetime TAMAMEN el koyması, Osmanlı'nın son yıllarında Meclis iradesinin değil, ASKERÎ ve SİYASİ GRUPLARIN gücünün belirleyici olduğunu göstermiştir. Bu darbeler, devletin son döneminde kurumsal istikrarın ne denli ZAYIFLADIĞININ önemli kanıtlarıdır.
Gerçek Sınav Sorusu
Osmanlı Devleti’nde 31 Mart olayından sonra 1909 yılında Kanuni Esasi’de bazı değişiklikler yapılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi Anayasa’da yapılan bu değişikliklerden biri değildir?
A) Gayrımüslimler de milletvekili olabilecek.
B) Hükümet Meclise karşı sorumlu olacak.
C) Padişahın kanunları veto etme yetkisi sınırlandırılacak.
D) Dernek ve cemiyet kurulabilecek, toplantı ve miting yapılabilecek.
E) Uluslar arası antlaşmaları Mebusan Meclisi onaylayacak.
- 31 Mart Vakası (1909) sonrası yapılan Kanun-i Esasi değişiklikleriyle hükümetin Meclise karşı SORUMLU olması, padişahın kanunları VETO etme yetkisinin sınırlandırılması, DERNEK-CEMİYET kurma özgürlüğü ve uluslararası antlaşmaların Mebusan Meclisi'nce ONAYLANMASI gibi MEŞRUTİ ilkeler GÜÇLENDİRİLMİŞTİR. Ancak gayrimüslimlerin milletvekili olabilmesi bu değişikliklerle GELEN bir yenilik DEĞİLDİR; bu hak zaten 1876'daki İLK Kanun-i Esasi'de (I. Meşrutiyet) MEVCUTTU. Bu nedenle "bu değişikliklerden biri değildir" olan seçenek A'dır.