sekizgenacademy.com

Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru AYT Türk Dili ve Edebiyatı

Soru Kitapçığı

Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler — Çalışma Kağıdı

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

AYT • Türk Dili ve Edebiyatı TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

1. Halk hikâyesini masaldan ayıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sözlü gelenekte oluşup anlatıcısının unutulması B) Olayların belirli bir yere ve zamana bağlanması C) Anlatıya kalıplaşmış giriş sözleriyle başlanması D) Olağanüstü ögelere hiç yer verilmemesi E) Manzum bölüm içermeyip bütünüyle düzyazı olması

2. Mesnevinin biçim özellikleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Nazım birimi dörtlüktür; hece ölçüsüyle ve aaxa düzeninde yazılır. B) Beyitlerle yazılır; beyitlerin ikinci dizeleri kendi arasında uyaklanır. C) Beyit sayısı en çok otuz üçle sınırlıdır; aruzun uzun kalıpları yeğlenir. D) Beyitlerle yazılır; bütün beyitler tek bir uyağı sürdürür, ölçüsü hecedir. E) Her beyit kendi içinde uyaklıdır; aruzun kısa kalıpları yeğlenir.

3. Dede Korkut Hikâyeleri, kahramanlarının olağanüstü güç göstermesi ve boy anlayışının sürmesi bakımından kendinden önceki geleneği yaşatır. Buna karşılık olayların tanınabilir bir coğrafyada ve gündelik insan ilişkileri içinde geçmesi, anlatımın büyük ölçüde nesre dayanması bakımından da kendinden sonraki anlatı biçimine yaklaşır.

Bu parçaya göre Dede Korkut Hikâyeleri için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Destandan halk hikâyesine geçişin özelliklerini bir arada taşımaktadır. B) Halk hikâyesi geleneğinin en olgun örnekleri arasında sayılmaktadır. C) Destan geleneğinin dışında, ondan bağımsız olarak doğmuş bir anlatıdır. D) Mesnevi geleneğinin sözlü gelenekteki karşılığını oluşturmaktadır. E) Masal geleneğinden hikâyeye geçişin ilk basamağını oluşturmaktadır.

4. Âşıklar, kahvehanelerde ve düğünlerde günlerce sürdürerek anlattıkları hikâyelerde olayları düzyazıyla aktarır; kahramanın ayrılık, özlem ya da sevinç duygusunun yoğunlaştığı yerlere gelindiğinde sazlarını ellerine alır, o bölümleri türkülerle söylerler.

Bu parçada halk hikâyelerinin hangi özelliği üzerinde durulmaktadır?

A) Konularının çoğunlukla aşk çevresinde toplanması B) Kişilerin olağanüstü niteliklerle donatılması C) Anlatıcısı bilinmediği için anonim sayılması D) Nazımla nesrin, duygu yoğunluğuna göre birlikte kullanılması E) Kuşaktan kuşağa aktarılırken değişikliğe uğraması

5. Divan edebiyatında kullanılan hamse terimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Bir şairin yazdığı beş mesneviden oluşan takıma verilen addır. B) Beş ayrı şairin aynı konuda yazdığı mesnevilerin bir araya getirilmesidir. C) Bir mesnevinin beş bölüme ayrılarak düzenlenmiş biçimine verilen addır. D) Bir şairin gazellerini beş bölümde topladığı divan düzenlemesidir. E) Beş beyitten oluşan, mesnevi uyağıyla yazılmış kısa nazım biçimidir.

6. Halk hikâyeleri, destan geleneğinin izlerini taşımakla birlikte ondan birtakım noktalarda ayrılır.

I. Anlatımda nazımla nesrin bir arada kullanılması
II. Sözlü gelenek içinde oluşup yayılması
III. Konunun ağırlıklı olarak aşk çevresinde kurulması
IV. Anlatıcısının belli bir kişi olarak bilinmemesi

Yukarıdakilerden hangileri halk hikâyesini destandan ayıran özelliklerdendir?

A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

7. Bir mesnevinin başında Allah'ın birliğinin anlatıldığı bölüm bulunur; bunu Allah'a yakarışın yer aldığı bölüm ve Peygamber'in övüldüğü bölüm izler. Asıl konuya geçilmeden önce de şairin eseri niçin yazdığını açıkladığı bölüme yer verilir.

Bu parçada sözü edilen bölümler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla adlandırılmıştır?

A) Münacat – tevhid – naat – methiye B) Tevhid – naat – münacat – hatime C) Tevhid – münacat – naat – sebeb-i telif D) Naat – tevhid – münacat – sebeb-i telif E) Tevhid – münacat – methiye – hatime

8. Dede Korkut Hikâyeleri hem destan geleneğinin izlerini taşır hem de kendisinden sonra gelişen halk hikâyelerine pek çok bakımdan benzer. Bununla birlikte onu sonraki halk hikâyelerinden ayıran özellikler de vardır.

Aşağıdakilerden hangisi Dede Korkut Hikâyelerini sonraki halk hikâyelerinden AYIRAN bir özelliktir?

A) Anlatımda nazımla nesrin bir arada kullanılması B) Olayların tanınabilir bir coğrafyada geçmesi C) Sözlü gelenekte oluşup sonradan yazıya geçirilmesi D) Konunun ağırlıklı olarak aşk çevresinde kurulması E) Anlatıcının âşık değil, kopuz çalan ozan olması

9. Kahvehanenin yüksekçe bir iskemlesine oturan anlatıcı, omzundaki mendille terini siler, elindeki değnekle yere vurarak dinleyenlerin dikkatini toplardı. Saz çalmaz, türkü söylemezdi; ama bir anda yaşlı bir kadının, bir an sonra kekeme bir bekçinin sesine bürünür, hikâyesini düzyazıyla anlatıp taklitlerle süslerdi.

Bu parçada sözü edilen anlatıcıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Halk hikâyesi anlatan bir âşıktır; anlatısında nazımla nesri birlikte kullanır. B) Dede Korkut geleneğini sürdüren bir ozandır; anlatısını kopuz eşliğinde sunar. C) Masal anlatan bir anlatıcıdır; olayları belirsiz bir zaman ve mekânda geçirir. D) Meddahtır; anlatısında düzyazı ve taklit ağır basar, saz ve türkü yer almaz. E) Karagöz oynatan bir hayalîdir; kişileri perde arkasından seslendirir.

10. Aynı aşk hikâyesinin iki anlatımı karşılaştırılıyor. Birinci anlatım, adı bilinen bir şairin aruz ölçüsüyle ve beyitler hâlinde yazdığı, Allah'ı ve Peygamber'i öven bölümlerle açılan bir eserdir. İkinci anlatım ise kahvehanelerde ve düğünlerde sazıyla anlatan âşıkların dilinde yaşayan, olayları düzyazıyla aktarıp duygulu yerlerde türkülere geçen bir anlatıdır.

Bu karşılaştırmaya göre aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

A) İkinci anlatımın her anlatıcıda aynen aktarıldığı B) Birinci anlatımın divan edebiyatı geleneğine ait bir mesnevi olduğu C) İkinci anlatımın sözlü kültüre ait anonim bir nitelik taşıdığı D) Birinci anlatımda her beytin kendi içinde kafiyelendiği E) İki anlatımın aynı konuyu farklı anlatım tercihleriyle işlediği

11. Divan edebiyatında uzun aşk ve macera anlatıları yüzyıllar boyunca mesnevi biçiminde, yani nazımla verilmiştir. XIX. yüzyılın ikinci yarısından sonra ise bu anlatma işini düzyazı türleri üstlenmiş, mesnevi yazımı sönmüştür.

Bu değişimin nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

A) Aruz ölçüsünün bu yüzyılda bütünüyle bırakılmış olması B) Şairlerin aşk konusunu işlemekten vazgeçmiş olması C) Halk hikâyelerinin yazıya geçirilip mesnevinin yerini alması D) Mesnevi biçiminin uzun anlatılara elverişsiz duruma gelmesi E) Batı'dan alınan roman ve hikâyenin anlatma işlevini üstlenmesi

12. Anlatanlardan dinledik, dinleyenlere aktardık: Vakti zamanında bir sınır şehrinde, oğlu olmayan bir tüccar yaşardı. Dualar edildi, adaklar adandı, sonunda bir oğlu oldu. Oğlan on beşine girdiği gece rüyasında bir pirin elinden bir kâse içti; uyandığında dilinde saz, gönlünde hiç görmediği bir kızın sevdası vardı. Sazını omzuna alıp yollara düştü, her konakta derdini türkülerle söyledi... Sonunda muradına erdi. Onlar ermiş muradına; biz de erelim, dinleyenlerin de gönlü şen olsun. (Bu parça, halk hikâyesi geleneğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

I. Hikâye, dinleyiciyi anlatıya hazırlayan bir girişle açılmaktadır.
II. Kahramanın âşıklığı ve şairliği, rüyada içilen bir içkiye bağlanmaktadır.
III. Hikâye, dinleyenler için iyi dileklerin dile getirildiği bir sonla kapanmaktadır.
IV. Olaylar belirsiz bir zamanda ve olağanüstü varlıkların dünyasında geçmektedir.

Bu parçayla ilgili yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?

A) I, II ve III B) I ve II C) II ve III D) I, III ve IV E) II, III ve IV

13. Tüccarın oğlu, ülkesinden uzakta bir bahçede gördüğü kıza gönlünü kaptırır; kızın babası ikisinin arasına soydan gelen bir engel koyar. Delikanlı sazını alıp yollara düşer, uğradığı her konakta başından geçenleri türkülerle söyler. Anlatıcı olayları düzyazıyla aktarırken bu türküleri saz eşliğinde okur. (Bu parça, halk hikâyesi geleneğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

I. Anlatının konusu aşk çevresinde kurulmuştur.
II. Kahraman, olağanüstü güçlerle donatılmış bir savaşçıdır.
III. Anlatı, tek bir şairin yazdığı ve adıyla bilinen bir metindir.
IV. Anlatımda nazımla nesir bir arada kullanılmıştır.

Bu parçaya göre yukarıdaki yargılardan hangileri YANLIŞTIR?

A) I ve III B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

14. Aşağıdaki eser-nitelik eşleştirmelerinden hangisi YANLIŞTIR?

A) Leylâ vü Mecnûn – Fuzûlî'nin, beşerî aşkı ilahi aşka yönelten mesnevisi B) Hüsn ü Aşk – Şeyh Galib'in, kişileri kavramlardan seçilmiş alegorik mesnevisi C) Harnâme – Şeyhî'nin, toplumsal aksaklıkları eleştiren kısa mesnevisi D) Vesîletü'n-Necât – Âşık Paşa'nın, tasavvufi öğütler veren mesnevisi E) İskendernâme – Ahmedî'nin, İskender çevresinde gelişen olayları anlattığı mesnevisi

15. Divan şairi, anlatacağı konunun uzunluğuna ve niteliğine göre nazım biçimi seçer. Mesnevide kafiye her beyitte değiştiği için şair, uzun ve çok bölümlü konuları kafiye darlığına düşmeden işleyebilir; buna karşılık bütün beyitleri tek bir kafiyeye bağlanan biçimler belirli bir uzunluğu aşamaz.

Buna göre aşağıdaki amaçlardan hangisi için mesnevi biçiminin seçilmesi BEKLENMEZ?

A) Bir aşk hikâyesini yüzlerce beyit boyunca anlatmak B) Bir padişahı tek kafiyeli bir övgüyle yüceltmek C) Bir şehrin güzellerini ve özelliklerini tanıtmak D) Peygamber'in doğumunu ve hayatını anlatmak E) Tasavvufi öğretileri hikâyelerle açıklamak

16. Halk hikâyeleri konularına göre sınıflandırılır. Bunların büyük bölümünde iki sevgilinin kavuşma yolundaki engelleri aşma çabası anlatılırken bir kısmında kahramanın zorbalığa ve haksızlığa karşı yiğitçe mücadelesi öne çıkar.

Aşağıdaki halk hikâyelerinden hangisi konusu bakımından ötekilerden farklıdır?

A) Kerem ile Aslı B) Tahir ile Zühre C) Köroğlu D) Âşık Garip E) Arzu ile Kamber

17. Divan edebiyatında uzun anlatılar belirli bir nazım biçimiyle yazılmıştır. Aşağıdaki dizeler bu biçimi örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Bir padişah vardı ki adı Behram,
Gönlü ferah, sarayı her gün bayram.
Bir gece rüyasında gördü bir yüz,
Uyandı ki gözünde ne gece ne gündüz.
Vezirine dedi: Bu derdim yaman,
Bulun bana o yüzü, yoksa aman!
Vezir düştü yollara, aradı yâr,
Dağlar aştı, geçti nice bin diyar.

Bu dizelerin beyit sayısı, kafiye düzeni ve nazım biçimi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) 4 beyit – aa ba ca da – gazel B) 8 beyit – aa bb cc dd – mesnevi C) 4 beyit – xa xa xa xa – kıta D) 4 beyit – aa bb cc dd – mesnevi E) 8 beyit – aa ba ca da – kaside

18. Halk hikâyelerinde anlatıcı, kahramanın duygularının yoğunlaştığı yerlerde düzyazıyı bırakıp sazıyla şiir söyler. Aşağıdaki dizeler, bir halk hikâyesinde gurbete düşen kahramanın ağzından söylenen bir şiiri örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Ayrıldım yurdumdan düştüm yollara,
Sılanın yolları dumanlı kaldı;
Derdimi söyledim kuru dallara,
Anam babam kapıda yaslı kaldı.

Saat saat gönlüm yâr deyü ağlar,
Gözlerimden yaşlar sel olup çağlar,
Yolumu kesti de karlı bu dağlar,
Bahtım gibi yollar karanlık kaldı.

Bu şiirin hece sayısı, kafiye düzeni ve nazım biçimi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) 11'li hece – abab cccb – semai B) 11'li hece – abab cccb – koşma C) 11'li hece – abcb dddb – koşma D) 11'li hece – abab cccb – varsağı E) 11'li hece – abcb dddb – mani

19. Mesnevide her beyit kendi içinde kafiyelenir; bir beyitte dize sonlarındaki ortak ekler ve sözcükler rediftir, kafiye redifin önündeki ses benzerliğinde aranır. Aşağıdaki beyitler bir mesnevinin başlangıcını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

I. Bir genç vardı, yüzü ay gibi,
Sözü bal, gönlü sıcak çay gibi;

II. Bir sabah çıktı ava yalnız,
Ardında söndü nice yıldız.

III. Ardınca koştu ceylanın, aştı dağı,
Pınar başında durdurdu atı.

IV. Suda gördü bir peri yüzü,
Yandı o dem gönlünün közü.

V. Avı unuttu, yolu unuttu,
Gönlünü bir aşk ateşi tuttu.

Bu beyitlerden hangisi mesnevinin kafiye düzenine UYMAMAKTADIR?

A) I B) II C) III D) IV E) V

20. XVIII. yüzyılda yazılmış olan bu mesnevi, kahramanları birer soyut kavramın kişileştirilmiş hâli olan alegorik bir aşk ve yolculuk hikâyesidir. Mevlevî bir şairin kaleme aldığı eser, kahramanın türlü engelleri aşarak sevgiliye kavuşmasını tasavvufi bir olgunlaşma yolculuğu olarak işler ve divan edebiyatında mesnevi türünün son büyük örneklerinden sayılır.

Bu parçada sözü edilen eser ve şairi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Leylâ vü Mecnûn – Fuzûlî B) Harnâme – Şeyhî C) Hayriyye – Nâbî D) Hüsrev ü Şîrîn – Şeyhî E) Hüsn ü Aşk – Şeyh Gâlib

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.

TANZİMAT DÖNEMİ'NE KADAR HALK HİKÂYELERİ VE MESNEVİLER — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI

1-B 2-E 3-A 4-D 5-A 6-B 7-C 8-E 9-D 10-A

11-E 12-A 13-C 14-D 15-B 16-C 17-D 18-B 19-C 20-E

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com