On the Phone / Telefonda Görüşme

İngilizce · 8. Sınıf · 6 kazanım · 31 soru

Önce şunu tazele

Başlamadan önce şunlar elinde olsun

Bu ünite telefon görüşmesi üzerine: arayan kim, aranan var mı, mesaj bırakılacak mı. LGS'de bu temadan gelen soruların çoğu **diyalog sıralama** ya da **diyalog tamamlama** biçiminde.

Girmeden önce iki şey:

**1) Kibar soru kalıpları.** *Can I...?*, *Could I...?*, *May I...?* üçü de izin ister; *may* en resmîsidir. Telefon konuşmaları kibar dille yapılır, bu yüzden bu kalıplar her diyalogda geçer.

**2) will ile anlık karar.** İngilizcede konuşma anında verilen karar **will** ile söylenir: *[Telefon çalar] I**'ll** get it.* (Ben bakarım.) Bu ünitenin ikinci yarısı tamamen bu yapı üzerine kurulu.

Bir de küçük ama önemli bir ayrıntı: telefonda kendini tanıtırken **I am** değil **this is** denir. *"Hello, **this is** Deniz."* İngilizce burada Türkçeden ayrılıyor.

Anlatım

Telefon açmanın kalıpları

Telefon görüşmesinin başı neredeyse ezberdir. LGS'de en çok bu kalıpların **sırası** sorulur.

**Arayan taraf:**
> Hello! **This is** Deniz **calling**. Is Melis in?
> **May I speak to** Melis, please?
> **Is** Melis **there**?

**Arayan taraf (bekletme):**
> **Hang on** a minute; I'll get her.
> **Can you hold on** a moment, please?
> I'll **put you through** to him.

**Aranan kişi yoksa:**
> I'm afraid he **is not available** at the moment.
> He **has gone out**.
> Would you like to **leave a message**?

Üç sözcük öbeği özellikle sorulur:

| Öbek | Anlamı |
|---|---|
| **hang on / hold on** | hatta beklemek |
| **hang up** | telefonu kapatmak |
| **put someone through** | birine bağlamak |

**hang on** ile **hang up** yalnız bir edatla ayrılıyor ama anlamları zıt: biri "bekle", öteki "kapat". Sınav bu ikisini karşı karşıya koyar.

E8.4.SI1

Çözümlü örnek

Örnek 1 — Diyalogu sıraya dizmek

Put the phone conversation in the correct order.

**I.** Hang on a minute, I'll get her.
**II.** Hello, this is Ayşe speaking. May I speak to Zeynep, please?
**III.** Thank you.
**IV.** Hello, Yıldız family.

A) IV - II - I - III
B) II - IV - I - III
C) IV - I - II - III
D) II - I - IV - III

  1. **Doğru cevap: A**
  2. Telefon görüşmesinin sabit sırasını uygula:
  3. 1. **IV** — *"Hello, Yıldız family."* Telefonu **açan** taraf ilk konuşur; evi ya da kurumu tanıtır.
  4. 2. **II** — *"This is Ayşe speaking. May I speak to Zeynep?"* Arayan kendini tanıtır ve isteğini söyler.
  5. 3. **I** — *"Hang on a minute, I'll get her."* Açan taraf bekletir.
  6. 4. **III** — *"Thank you."* Arayan teşekkür eder.
  7. Sıra: **IV - II - I - III**
  8. - **B** ve **D** arayanın önce konuşmasını istiyor; telefonda ilk konuşan her zaman **açan** taraftır.
  9. - **C** bekletme cümlesini istekten önce koyuyor — daha ne istediğini söylemeden "bir dakika bekle" denmez.
  10. **Yöntem:** Telefon sıralamalarında iki sabit vardır: **açan taraf ilk konuşur**, **teşekkür/veda en sonda gelir**. Bu iki uç çoğu şıkkı eler.

E8.4.SI1

Anlatım

Görüşmeyi takip etmek: kim, kimi, niçin

Bu kazanım bir telefon konuşmasını **takip edebilmekle** ilgili. LGS'de bu, konuşmadan bilgi çıkarma sorusu olarak gelir:

> *Why is Tom calling?*
> *Who does Alice want to speak to?*
> *What will the caller do next?*

Bu soruları çözerken üç şeyi ayır:

**1) Arayan kim?** *This is ... calling* ya da *It's ... here* cümlesinde geçer.
**2) Kimi arıyor?** *May I speak to ...?* cümlesinde geçer.
**3) Niçin arıyor?** Genelde üçüncü ya da dördüncü replikte söylenir: *I'm calling about...*, *I'd like to...*

Sık geçen sebep kalıpları:

| Kalıp | Anlamı |
|---|---|
| *I'm calling about the meeting.* | Toplantı için arıyorum. |
| *I'd like to book a ticket.* | Bilet ayırtmak istiyorum. |
| *I want to make a reservation.* | Rezervasyon yaptırmak istiyorum. |
| *I'm returning your call.* | Aramanıza dönüyorum. |

Diğer sözcükler: **available** (müsait), **engaged** (meşgul — hat), **line** (hat), **extension** (dahili), **dial** (numara çevirmek), **connect** (bağlamak), **contact** (iletişim kurmak), **memo** (not), **pick up** (telefonu açmak), **get back to** (geri dönmek), **get/keep in touch** (iletişimde kalmak), **polite** (kibar).

E8.4.L2

Çözümlü örnek

Örnek 2 — Aramanın sebebi

Read the phone conversation.

**Receptionist :** Good morning, Blue Hotel. How can I help you?
**Caller :** Good morning. This is Murat Yılmaz. I'd like to make a reservation for two nights.
**Receptionist :** Certainly. For which dates?
**Caller :** The 4th and 5th of July, please.

**Why is Murat calling the hotel?**

A) To cancel his reservation
B) To book a room
C) To complain about a room
D) To ask for the address

  1. **Doğru cevap: B**
  2. Aramanın sebebini taşıyan cümleyi bul: *"I'd like to **make a reservation** for two nights."*
  3. *make a reservation* = rezervasyon yaptırmak = **oda ayırtmak** (*book a room*).
  4. - **A (cancel)** iptal etmek demek; metinde iptalden söz edilmiyor, tam tersi bir istek var.
  5. - **B** — *make a reservation* ile *book a room* aynı şeydir. **Doğru.**
  6. - **C (complain)** şikâyet etmek; konuşmada şikâyet yok, üstelik ton kibarlıkla başlıyor.
  7. - **D** — Adres sorulmuyor; sorulan tarihler.
  8. **Yöntem:** "Niçin arıyor" sorularında *I'd like to...*, *I want to...*, *I'm calling about...* ile başlayan cümleyi bul. Aramanın sebebi neredeyse her zaman o cümlededir. Şıklardaki fiil o cümlenin **eş anlamlısı** olur (*make a reservation* → *book*), birebir aynısı değil.

E8.4.L2

Anlatım

Mesaj bırakmak ve almak

Aranan kişi yoksa iki yol vardır: mesaj bırakmak ya da sonra aramak. Bu kısım LGS'de not/memo okuma sorusu olarak çıkıyor.

**Mesaj teklif etmek:**
> Would you like to **leave a message**?
> **Shall I take a message**?
> **Can I take a message**?

**Mesaj bırakmak:**
> **Could you tell him** that I called?
> **Please ask her to call me back.**
> **Could you tell her** the meeting is at three?

**Sonra aramak:**
> I'll **call back** later.
> I'll **get back to** you in an hour.
> **Tell him I'll ring him** tonight.

Not kâğıdı (memo) soruları şöyle görünür:

> **Message for:** Mr. Kaya
> **From:** Selin Demir
> **Message:** Her flight is delayed. She will arrive at 8 p.m.
> **Action:** Please call her back on 0532 ...

Bu tablolarda soru genelde "kim kime, ne için" olur. **From** arayan, **Message for** aranan kişidir; ikisini karıştırmak en sık yapılan hatadır.

E8.4.L1

Çözümlü örnek

Örnek 3 — Telefon notu

Read the note Amy took at the call centre.

> **Message for:** Mr. Dean
> **From:** Nicole Baker
> **Message:** She bought a TV last week, but the screen doesn't work.
> **Action:** She wants a technician at home on Friday morning.

**Which of the following is CORRECT according to the note?**

A) Mr. Dean bought a television.
B) Nicole is a technician.
C) Nicole has a problem with her television.
D) Mr. Dean will visit Nicole on Friday.

  1. **Doğru cevap: C**
  2. Nottaki rolleri ayır:
  3. - **Message for: Mr. Dean** → notun **alıcısı**, muhtemelen firmadan biri.
  4. - **From: Nicole Baker** → **arayan** kişi, müşteri.
  5. - Sorun: *"She bought a TV last week, but the screen doesn't work."* → televizyonu **Nicole** aldı ve bozuk.
  6. - İstek: *"She wants a technician at home on Friday."*
  7. Şıklar:
  8. - **A** — Televizyonu Mr. Dean değil **Nicole** aldı. Roller ters. **Yanlış.**
  9. - **B** — Nicole teknisyen değil, **teknisyen istiyor**. **Yanlış.**
  10. - **C** — *"the screen doesn't work"* → televizyonuyla ilgili sorunu var. **Doğru.**
  11. - **D** — Cuma günü gelecek olan **teknisyen**, Mr. Dean değil. **Yanlış.**
  12. **Yöntem:** Not sorularında önce **From** ve **Message for** satırlarını işaretle. Yanlış şıkların çoğu bu iki rolü değiştirerek kuruluyor.

E8.4.L1

Anlatım

Anlık karar: will

Bu ünitenin dilbilgisi çekirdeği: **konuşma anında verilen karar will ile söylenir.**

> [The phone rings] — I**'ll** get it. (Ben bakarım.)
> — I**'ll** talk to you soon.
> — I**'ll** see you at the café tomorrow, then.
> — We**'ll** meet next Saturday, then.
> — I**'ll** get back to you in an hour.

Bu cümlelerin ortak özelliği: karar **önceden planlanmamış**, konuşurken alınmış.

Karşılaştır:

| Yapı | Ne zaman | Örnek |
|---|---|---|
| **will** | konuşma anında karar | *The phone is ringing. I'**ll** answer it.* |
| **be going to** | önceden yapılmış plan | *I'**m going to** call her tonight. (Zaten planlamıştım.)* |

LGS'de bu ayrım doğrudan sorulur. İpucu şu: cümlede **"o an olan bir şey"** varsa (telefon çalıyor, kapı çalıyor, biri bir şey söyledi) cevap **will**'dir.

Bir de **then** sözcüğü var. Konuşmanın sonunda anlaşmayı özetlerken kullanılır: *"We'll meet next Saturday, **then**."* Türkçedeki "o zaman ... görüşürüz" ile aynı iş.

E8.4.SP1

Çözümlü örnek

Örnek 4 — will mi going to mu?

Complete the dialogue.

**Ece :** Oh no, I forgot to call the dentist!
**Mert :** Don't worry. - - - -

A) I'm going to call him yesterday.
B) I'll call him for you right now.
C) I called him tomorrow.
D) I'm calling him last week.

  1. **Doğru cevap: B**
  2. Durumu oku: Ece az önce bir şeyi unuttuğunu fark etti. Mert **o anda** yardım teklif ediyor. Konuşma anında alınan karar → **will**.
  3. - **A** — *going to* + *yesterday* birlikte olmaz; *going to* geleceği anlatır, *yesterday* geçmişi. Cümle kendi içinde çelişiyor.
  4. - **B** — *I'll call him ... right now.* Anlık karar + *will*. **Doğru.**
  5. - **C** — *called* (geçmiş) + *tomorrow* (gelecek). Yine çelişkili.
  6. - **D** — *I'm calling* (şimdi/yakın plan) + *last week* (geçmiş). Çelişkili.
  7. **Yöntem:** Bu soruda üç şık **zaman çelişkisiyle** eleniyor: fiilin zamanı ile zaman zarfı uyuşmuyor. Şıkları okurken önce "fiilin zamanı, cümledeki zaman ifadesiyle uyuşuyor mu" diye bak; bu tek kontrol çoğu zaman tek doğru şık bırakır.

E8.4.SP1

Anlatım

Telefon metinlerini okumak

Bu ünitenin okuma kazanımı, telefon sözcüklerini içeren kısa metinleri anlamak. LGS'de üç biçimde gelir:

**1) Diyalog.** İki kişi arasında geçen konuşma; sıralama ya da boşluk doldurma sorulur.

**2) Telefon görgü kuralları metni.** *"How to answer the phone politely"* gibi bir liste; hangi davranışın doğru olduğu sorulur.

**3) Not / memo tablosu.** Yukarıda gördüğün biçim.

İkinci tip için bilmen gereken görgü kuralları sabittir:

| Durum | Kibar karşılık |
|---|---|
| Aranan kişi yok | *I'm afraid he has gone out.* |
| Bağlanıyor | *I'll put you through.* |
| Anlamadın | *Sorry, could you repeat that, please?* |
| Yanlış numara | *I'm afraid you have the wrong number.* |
| Bekletme | *Could you hold on a moment, please?* |

**I'm afraid** kalıbı önemli: "korkarım" değil, kötü bir haberi kibarca vermenin yoludur. *I'm afraid he's not available* = "Maalesef müsait değil."

E8.4.R1

Çözümlü örnek

Örnek 5 — Kibar karşılık

Read the situation.

*Mrs. Hopkins calls your father, but he is not at home. What would you say?*

A) He has gone out. Call again later.
B) I'm afraid he isn't available at the moment. Would you like to leave a message?
C) Wrong number. Goodbye.
D) Hang up, please.

  1. **Doğru cevap: B**
  2. Durum: baban evde yok, arayan kişi yetişkin ve tanıdık. Kibar bir karşılık gerekiyor.
  3. - **A** — Bilgi doğru ama ton emredici: *"Call again later"* (sonra tekrar ara) kaba durur. Kibar biçimi *"Could you call back later?"* olurdu.
  4. - **B** — *I'm afraid* ile kötü haberi yumuşatıyor, ardından **mesaj bırakma** teklifi sunuyor. Telefon görgüsünün tam karşılığı. **Doğru.**
  5. - **C** — Yanlış numara değil; arayan doğru kişiyi arıyor.
  6. - **D** — *"Hang up"* telefonu kapat demek. Karşı tarafa "kapat" demek kabalığın da ötesinde.
  7. **Yöntem:** Kibarlık sorularında iki işaret ara: **I'm afraid / I'm sorry** ile başlayan yumuşatma, ve arkasından gelen **bir çözüm teklifi** (mesaj alma, geri arama). İkisini birden taşıyan şık doğrudur.

E8.4.R1

Anlatım

Kısa konuşma metni yazmak

Bu ünitenin yazma kazanımı: **kısa ve basit konuşma metinleri** yazmak. LGS'de yazmazsın ama diyalogdaki boşluğu doldurman istenir, o yüzden bir telefon konuşmasının iskeletini bilmelisin.

Standart iskelet:

1. **Açılış** — Açan taraf: *Hello, Demir family.* / *Good morning, Blue Hotel.*
2. **Tanıtma** — Arayan: *This is Ali calling.*
3. **İstek** — *May I speak to Ece, please?*
4. **Karşılık** — *Hang on a minute.* ya da *I'm afraid she's not available.*
5. **Sebep / mesaj** — *I'm calling about the school trip.*
6. **Anlaşma** — *We'll meet at ten, then.*
7. **Veda** — *Thanks. Goodbye.* / *See you.*

Bu iskelet LGS'de doğrudan işine yarar: boşluk hangi adımdaysa, o adımın kalıbı doğru cevaptır. Örneğin boşluk 4. adımdaysa cevap bir **bekletme ya da yokluk bildirme** cümlesidir; 6. adımdaysa **will** içeren bir anlaşma cümlesidir.

E8.4.W1

Çözümlü örnek

Örnek 6 — Konuşmanın sonu

Complete the dialogue.

**Cem :** So, the film starts at seven.
**Sıla :** Great. - - - -
**Cem :** See you there. Bye!

A) May I speak to Cem, please?
B) I'm afraid he isn't available.
C) We'll meet in front of the cinema at half past six, then.
D) Hello, this is Sıla calling.

  1. **Doğru cevap: C**
  2. Boşluğun yerine bak: konuşma **bitmek üzere** (sonraki replik *"See you there. Bye!"*). İskeletin 6. adımındayız: **anlaşmayı özetleme**.
  3. - **A** — Bu 3. adım (istek). Konuşmanın sonunda "Cem'le konuşabilir miyim" denmez; zaten Cem'le konuşuyor.
  4. - **B** — Bu, aranan kişinin yokluğunu bildirir. Ama Cem hatta ve konuşuyor.
  5. - **C** — *will* + *then* ile anlaşmayı özetliyor: buluşma yeri ve saati. *"See you there"* cevabı da tam buna oturuyor. **Doğru.**
  6. - **D** — Bu 2. adım (tanıtma). Konuşmanın sonunda kendini tanıtmazsın.
  7. **Yöntem:** Diyalog tamamlamada boşluğun konuşmanın **neresinde** olduğunu belirle. Baştaysa tanıtma/istek, ortadaysa bilgi, sondaysa anlaşma ya da veda gelir. Sonraki replikteki *"See you there"* burada doğrudan bir buluşma anlaşması olduğunu söylüyor.

E8.4.W1

İpucu

LGS'de bu temadan ne çıkar?

Telefon teması genellikle **ocak** dönemi sınavlarında karşımıza çıkıyor. Üç soru tipi baskın:

**1) Diyalog sıralama.** Karışık verilmiş replikler sıraya dizilir. Sabit kural: açan taraf ilk konuşur, veda en sonda.

**2) Diyalog tamamlama.** Bir boşluk. Boşluğun konuşmadaki yeri (baş/orta/son) hangi kalıbın geleceğini söyler.

**3) Not / memo okuma.** Kim aradı, kimi aradı, ne istedi. Yanlış şıklar rolleri değiştirerek kurulur.

Bu temanın avantajı: kalıplar sınırlı ve ezberlenebilir. Yaklaşık on beş kalıbı bilirsen bu temadan gelen soruların neredeyse tamamını çözersin. Dezavantajı: kalıpları bilmiyorsan metni anlamak işe yaramaz, çünkü şıkların hepsi dilbilgisi bakımından doğru cümlelerdir; ayıran şey **hangi durumda ne söylendiğidir**.

Sık yapılan hata

Tuzak 1: hang on ile hang up

Bu ünitenin en klasik tuzağı iki edatın karışması:

| Öbek | Anlamı |
|---|---|
| **hang on** | hatta bekle |
| **hold on** | hatta bekle (aynı) |
| **hang up** | telefonu kapat |

*"Hang on a minute"* = "Bir dakika bekleyin."
*"Don't hang up!"* = "Kapatma!"

İkisi arasındaki fark tek harflik bir edat ama anlam tam zıt. Bir diyalogda *"Hang up a minute, I'll get her"* şıkkını görürsen bu **yanlış** şıktır — kimse "bir dakika kapat, onu çağırayım" demez.

Aynı biçimde karışan ikinci çift:

- **pick up** = telefonu **açmak** (*She didn't pick up.* — Açmadı.)
- **put through** = birine **bağlamak** (*I'll put you through.*)

**Ne yap:** Bu öbekleri tek başına değil **cümle içinde** ezberle. *"Hang on, I'll get her."* ve *"Don't hang up!"* iki cümleyi hatırlarsan edat karışmaz. Edatı tek başına ezberlemek işe yaramıyor, çünkü Türkçede ikisinin de karşılığı yok.

Sık yapılan hata

Tuzak 2: Rolleri karıştırmak

İkinci tuzak not ve diyalog sorularında: **kim arıyor, kim aranıyor.**

Bir memo şöyle olur:

> **Message for:** Mr. Kaya
> **From:** Selin Demir

Buradaki *From* **arayan**, *Message for* **aranan** kişidir. Öğrenci hızlı bakıp ilk gördüğü ismi arayan sanıyor ve bütün soruyu ters çözüyor.

Aynı karışıklık diyaloglarda da olur:

> **Ayla :** Hello, this is Ayla. May I speak to Burak?

Burada **Ayla arayan**, **Burak aranan**. Ama şık şöyle yazılabilir: *"Burak is calling Ayla."* — sözcükler tanıdık, ilişki ters.

**Ne yap:** Metnin kenarına iki harf yaz: **A** (arayan) ve **B** (aranan). Sonra her şıkkı bu iki harfle kontrol et. Bu tuzak yalnız telefon temasında değil, mektup ve e-posta sorularında da aynı biçimde kullanılıyor (*From* / *To* satırları).

Özet

Bu üniteden aklında kalması gerekenler

**Açılış kalıpları**
- *Hello, this is Deniz calling.* — telefonda **this is**, *I am* değil
- *May I speak to ...?* / *Is ... there?*

**Bekletme ve bağlama**
- *Hang on / Hold on a minute.* = bekle
- *I'll put you through.* = bağlıyorum
- *hang up* = kapat (zıt anlam!)

**Kişi yoksa**
- *I'm afraid he isn't available at the moment.*
- *Would you like to leave a message?*
- *I'll call back later.* / *I'll get back to you.*

**Anlık karar: will**
- Telefon çalıyor → *I'll get it.*
- Anlaşma özeti → *We'll meet at ten, then.*
- Önceden plan varsa *be going to*, o an karar verildiyse *will*

**Sözcükler**
- *available* (müsait) · *engaged* (hat meşgul) · *line* (hat) · *extension* (dahili)
- *dial* (numara çevir) · *pick up* (aç) · *memo* (not) · *keep in touch* (iletişimde kal)

**İki tuzak**
1. *hang on* (bekle) ile *hang up* (kapat) — cümle içinde ezberle.
2. *From* arayan, *Message for* aranan — kenarına A/B yaz.