On the Phone / Telefonda Görüşme
Başlamadan önce şunlar elinde olsun
Bu ünite telefon görüşmesi üzerine: arayan kim, aranan var mı, mesaj bırakılacak mı. LGS'de bu temadan gelen soruların çoğu **diyalog sıralama** ya da **diyalog tamamlama** biçiminde.
Girmeden önce iki şey:
**1) Kibar soru kalıpları.** *Can I...?*, *Could I...?*, *May I...?* üçü de izin ister; *may* en resmîsidir. Telefon konuşmaları kibar dille yapılır, bu yüzden bu kalıplar her diyalogda geçer.
**2) will ile anlık karar.** İngilizcede konuşma anında verilen karar **will** ile söylenir: *[Telefon çalar] I**'ll** get it.* (Ben bakarım.) Bu ünitenin ikinci yarısı tamamen bu yapı üzerine kurulu.
Bir de küçük ama önemli bir ayrıntı: telefonda kendini tanıtırken **I am** değil **this is** denir. *"Hello, **this is** Deniz."* İngilizce burada Türkçeden ayrılıyor.
Telefon açmanın kalıpları
Telefon görüşmesinin başı neredeyse ezberdir. LGS'de en çok bu kalıpların **sırası** sorulur.
**Arayan taraf:**
> Hello! **This is** Deniz **calling**. Is Melis in?
> **May I speak to** Melis, please?
> **Is** Melis **there**?
**Arayan taraf (bekletme):**
> **Hang on** a minute; I'll get her.
> **Can you hold on** a moment, please?
> I'll **put you through** to him.
**Aranan kişi yoksa:**
> I'm afraid he **is not available** at the moment.
> He **has gone out**.
> Would you like to **leave a message**?
Üç sözcük öbeği özellikle sorulur:
| Öbek | Anlamı |
|---|---|
| **hang on / hold on** | hatta beklemek |
| **hang up** | telefonu kapatmak |
| **put someone through** | birine bağlamak |
**hang on** ile **hang up** yalnız bir edatla ayrılıyor ama anlamları zıt: biri "bekle", öteki "kapat". Sınav bu ikisini karşı karşıya koyar.
E8.4.SI1
Örnek 1 — Diyalogu sıraya dizmek
Put the phone conversation in the correct order.
**I.** Hang on a minute, I'll get her.
**II.** Hello, this is Ayşe speaking. May I speak to Zeynep, please?
**III.** Thank you.
**IV.** Hello, Yıldız family.
A) IV - II - I - III
B) II - IV - I - III
C) IV - I - II - III
D) II - I - IV - III
- **Doğru cevap: A**
- Telefon görüşmesinin sabit sırasını uygula:
- 1. **IV** — *"Hello, Yıldız family."* Telefonu **açan** taraf ilk konuşur; evi ya da kurumu tanıtır.
- 2. **II** — *"This is Ayşe speaking. May I speak to Zeynep?"* Arayan kendini tanıtır ve isteğini söyler.
- 3. **I** — *"Hang on a minute, I'll get her."* Açan taraf bekletir.
- 4. **III** — *"Thank you."* Arayan teşekkür eder.
- Sıra: **IV - II - I - III**
- - **B** ve **D** arayanın önce konuşmasını istiyor; telefonda ilk konuşan her zaman **açan** taraftır.
- - **C** bekletme cümlesini istekten önce koyuyor — daha ne istediğini söylemeden "bir dakika bekle" denmez.
- **Yöntem:** Telefon sıralamalarında iki sabit vardır: **açan taraf ilk konuşur**, **teşekkür/veda en sonda gelir**. Bu iki uç çoğu şıkkı eler.
E8.4.SI1
Görüşmeyi takip etmek: kim, kimi, niçin
Bu kazanım bir telefon konuşmasını **takip edebilmekle** ilgili. LGS'de bu, konuşmadan bilgi çıkarma sorusu olarak gelir:
> *Why is Tom calling?*
> *Who does Alice want to speak to?*
> *What will the caller do next?*
Bu soruları çözerken üç şeyi ayır:
**1) Arayan kim?** *This is ... calling* ya da *It's ... here* cümlesinde geçer.
**2) Kimi arıyor?** *May I speak to ...?* cümlesinde geçer.
**3) Niçin arıyor?** Genelde üçüncü ya da dördüncü replikte söylenir: *I'm calling about...*, *I'd like to...*
Sık geçen sebep kalıpları:
| Kalıp | Anlamı |
|---|---|
| *I'm calling about the meeting.* | Toplantı için arıyorum. |
| *I'd like to book a ticket.* | Bilet ayırtmak istiyorum. |
| *I want to make a reservation.* | Rezervasyon yaptırmak istiyorum. |
| *I'm returning your call.* | Aramanıza dönüyorum. |
Diğer sözcükler: **available** (müsait), **engaged** (meşgul — hat), **line** (hat), **extension** (dahili), **dial** (numara çevirmek), **connect** (bağlamak), **contact** (iletişim kurmak), **memo** (not), **pick up** (telefonu açmak), **get back to** (geri dönmek), **get/keep in touch** (iletişimde kalmak), **polite** (kibar).
E8.4.L2
Örnek 2 — Aramanın sebebi
Read the phone conversation.
**Receptionist :** Good morning, Blue Hotel. How can I help you?
**Caller :** Good morning. This is Murat Yılmaz. I'd like to make a reservation for two nights.
**Receptionist :** Certainly. For which dates?
**Caller :** The 4th and 5th of July, please.
**Why is Murat calling the hotel?**
A) To cancel his reservation
B) To book a room
C) To complain about a room
D) To ask for the address
- **Doğru cevap: B**
- Aramanın sebebini taşıyan cümleyi bul: *"I'd like to **make a reservation** for two nights."*
- *make a reservation* = rezervasyon yaptırmak = **oda ayırtmak** (*book a room*).
- - **A (cancel)** iptal etmek demek; metinde iptalden söz edilmiyor, tam tersi bir istek var.
- - **B** — *make a reservation* ile *book a room* aynı şeydir. **Doğru.**
- - **C (complain)** şikâyet etmek; konuşmada şikâyet yok, üstelik ton kibarlıkla başlıyor.
- - **D** — Adres sorulmuyor; sorulan tarihler.
- **Yöntem:** "Niçin arıyor" sorularında *I'd like to...*, *I want to...*, *I'm calling about...* ile başlayan cümleyi bul. Aramanın sebebi neredeyse her zaman o cümlededir. Şıklardaki fiil o cümlenin **eş anlamlısı** olur (*make a reservation* → *book*), birebir aynısı değil.
E8.4.L2
Mesaj bırakmak ve almak
Aranan kişi yoksa iki yol vardır: mesaj bırakmak ya da sonra aramak. Bu kısım LGS'de not/memo okuma sorusu olarak çıkıyor.
**Mesaj teklif etmek:**
> Would you like to **leave a message**?
> **Shall I take a message**?
> **Can I take a message**?
**Mesaj bırakmak:**
> **Could you tell him** that I called?
> **Please ask her to call me back.**
> **Could you tell her** the meeting is at three?
**Sonra aramak:**
> I'll **call back** later.
> I'll **get back to** you in an hour.
> **Tell him I'll ring him** tonight.
Not kâğıdı (memo) soruları şöyle görünür:
> **Message for:** Mr. Kaya
> **From:** Selin Demir
> **Message:** Her flight is delayed. She will arrive at 8 p.m.
> **Action:** Please call her back on 0532 ...
Bu tablolarda soru genelde "kim kime, ne için" olur. **From** arayan, **Message for** aranan kişidir; ikisini karıştırmak en sık yapılan hatadır.
E8.4.L1
Örnek 3 — Telefon notu
Read the note Amy took at the call centre.
> **Message for:** Mr. Dean
> **From:** Nicole Baker
> **Message:** She bought a TV last week, but the screen doesn't work.
> **Action:** She wants a technician at home on Friday morning.
**Which of the following is CORRECT according to the note?**
A) Mr. Dean bought a television.
B) Nicole is a technician.
C) Nicole has a problem with her television.
D) Mr. Dean will visit Nicole on Friday.
- **Doğru cevap: C**
- Nottaki rolleri ayır:
- - **Message for: Mr. Dean** → notun **alıcısı**, muhtemelen firmadan biri.
- - **From: Nicole Baker** → **arayan** kişi, müşteri.
- - Sorun: *"She bought a TV last week, but the screen doesn't work."* → televizyonu **Nicole** aldı ve bozuk.
- - İstek: *"She wants a technician at home on Friday."*
- Şıklar:
- - **A** — Televizyonu Mr. Dean değil **Nicole** aldı. Roller ters. **Yanlış.**
- - **B** — Nicole teknisyen değil, **teknisyen istiyor**. **Yanlış.**
- - **C** — *"the screen doesn't work"* → televizyonuyla ilgili sorunu var. **Doğru.**
- - **D** — Cuma günü gelecek olan **teknisyen**, Mr. Dean değil. **Yanlış.**
- **Yöntem:** Not sorularında önce **From** ve **Message for** satırlarını işaretle. Yanlış şıkların çoğu bu iki rolü değiştirerek kuruluyor.
E8.4.L1
Anlık karar: will
Bu ünitenin dilbilgisi çekirdeği: **konuşma anında verilen karar will ile söylenir.**
> [The phone rings] — I**'ll** get it. (Ben bakarım.)
> — I**'ll** talk to you soon.
> — I**'ll** see you at the café tomorrow, then.
> — We**'ll** meet next Saturday, then.
> — I**'ll** get back to you in an hour.
Bu cümlelerin ortak özelliği: karar **önceden planlanmamış**, konuşurken alınmış.
Karşılaştır:
| Yapı | Ne zaman | Örnek |
|---|---|---|
| **will** | konuşma anında karar | *The phone is ringing. I'**ll** answer it.* |
| **be going to** | önceden yapılmış plan | *I'**m going to** call her tonight. (Zaten planlamıştım.)* |
LGS'de bu ayrım doğrudan sorulur. İpucu şu: cümlede **"o an olan bir şey"** varsa (telefon çalıyor, kapı çalıyor, biri bir şey söyledi) cevap **will**'dir.
Bir de **then** sözcüğü var. Konuşmanın sonunda anlaşmayı özetlerken kullanılır: *"We'll meet next Saturday, **then**."* Türkçedeki "o zaman ... görüşürüz" ile aynı iş.
E8.4.SP1
Örnek 4 — will mi going to mu?
Complete the dialogue.
**Ece :** Oh no, I forgot to call the dentist!
**Mert :** Don't worry. - - - -
A) I'm going to call him yesterday.
B) I'll call him for you right now.
C) I called him tomorrow.
D) I'm calling him last week.
- **Doğru cevap: B**
- Durumu oku: Ece az önce bir şeyi unuttuğunu fark etti. Mert **o anda** yardım teklif ediyor. Konuşma anında alınan karar → **will**.
- - **A** — *going to* + *yesterday* birlikte olmaz; *going to* geleceği anlatır, *yesterday* geçmişi. Cümle kendi içinde çelişiyor.
- - **B** — *I'll call him ... right now.* Anlık karar + *will*. **Doğru.**
- - **C** — *called* (geçmiş) + *tomorrow* (gelecek). Yine çelişkili.
- - **D** — *I'm calling* (şimdi/yakın plan) + *last week* (geçmiş). Çelişkili.
- **Yöntem:** Bu soruda üç şık **zaman çelişkisiyle** eleniyor: fiilin zamanı ile zaman zarfı uyuşmuyor. Şıkları okurken önce "fiilin zamanı, cümledeki zaman ifadesiyle uyuşuyor mu" diye bak; bu tek kontrol çoğu zaman tek doğru şık bırakır.
E8.4.SP1
Telefon metinlerini okumak
Bu ünitenin okuma kazanımı, telefon sözcüklerini içeren kısa metinleri anlamak. LGS'de üç biçimde gelir:
**1) Diyalog.** İki kişi arasında geçen konuşma; sıralama ya da boşluk doldurma sorulur.
**2) Telefon görgü kuralları metni.** *"How to answer the phone politely"* gibi bir liste; hangi davranışın doğru olduğu sorulur.
**3) Not / memo tablosu.** Yukarıda gördüğün biçim.
İkinci tip için bilmen gereken görgü kuralları sabittir:
| Durum | Kibar karşılık |
|---|---|
| Aranan kişi yok | *I'm afraid he has gone out.* |
| Bağlanıyor | *I'll put you through.* |
| Anlamadın | *Sorry, could you repeat that, please?* |
| Yanlış numara | *I'm afraid you have the wrong number.* |
| Bekletme | *Could you hold on a moment, please?* |
**I'm afraid** kalıbı önemli: "korkarım" değil, kötü bir haberi kibarca vermenin yoludur. *I'm afraid he's not available* = "Maalesef müsait değil."
E8.4.R1
Örnek 5 — Kibar karşılık
Read the situation.
*Mrs. Hopkins calls your father, but he is not at home. What would you say?*
A) He has gone out. Call again later.
B) I'm afraid he isn't available at the moment. Would you like to leave a message?
C) Wrong number. Goodbye.
D) Hang up, please.
- **Doğru cevap: B**
- Durum: baban evde yok, arayan kişi yetişkin ve tanıdık. Kibar bir karşılık gerekiyor.
- - **A** — Bilgi doğru ama ton emredici: *"Call again later"* (sonra tekrar ara) kaba durur. Kibar biçimi *"Could you call back later?"* olurdu.
- - **B** — *I'm afraid* ile kötü haberi yumuşatıyor, ardından **mesaj bırakma** teklifi sunuyor. Telefon görgüsünün tam karşılığı. **Doğru.**
- - **C** — Yanlış numara değil; arayan doğru kişiyi arıyor.
- - **D** — *"Hang up"* telefonu kapat demek. Karşı tarafa "kapat" demek kabalığın da ötesinde.
- **Yöntem:** Kibarlık sorularında iki işaret ara: **I'm afraid / I'm sorry** ile başlayan yumuşatma, ve arkasından gelen **bir çözüm teklifi** (mesaj alma, geri arama). İkisini birden taşıyan şık doğrudur.
E8.4.R1
Kısa konuşma metni yazmak
Bu ünitenin yazma kazanımı: **kısa ve basit konuşma metinleri** yazmak. LGS'de yazmazsın ama diyalogdaki boşluğu doldurman istenir, o yüzden bir telefon konuşmasının iskeletini bilmelisin.
Standart iskelet:
1. **Açılış** — Açan taraf: *Hello, Demir family.* / *Good morning, Blue Hotel.*
2. **Tanıtma** — Arayan: *This is Ali calling.*
3. **İstek** — *May I speak to Ece, please?*
4. **Karşılık** — *Hang on a minute.* ya da *I'm afraid she's not available.*
5. **Sebep / mesaj** — *I'm calling about the school trip.*
6. **Anlaşma** — *We'll meet at ten, then.*
7. **Veda** — *Thanks. Goodbye.* / *See you.*
Bu iskelet LGS'de doğrudan işine yarar: boşluk hangi adımdaysa, o adımın kalıbı doğru cevaptır. Örneğin boşluk 4. adımdaysa cevap bir **bekletme ya da yokluk bildirme** cümlesidir; 6. adımdaysa **will** içeren bir anlaşma cümlesidir.
E8.4.W1
Örnek 6 — Konuşmanın sonu
Complete the dialogue.
**Cem :** So, the film starts at seven.
**Sıla :** Great. - - - -
**Cem :** See you there. Bye!
A) May I speak to Cem, please?
B) I'm afraid he isn't available.
C) We'll meet in front of the cinema at half past six, then.
D) Hello, this is Sıla calling.
- **Doğru cevap: C**
- Boşluğun yerine bak: konuşma **bitmek üzere** (sonraki replik *"See you there. Bye!"*). İskeletin 6. adımındayız: **anlaşmayı özetleme**.
- - **A** — Bu 3. adım (istek). Konuşmanın sonunda "Cem'le konuşabilir miyim" denmez; zaten Cem'le konuşuyor.
- - **B** — Bu, aranan kişinin yokluğunu bildirir. Ama Cem hatta ve konuşuyor.
- - **C** — *will* + *then* ile anlaşmayı özetliyor: buluşma yeri ve saati. *"See you there"* cevabı da tam buna oturuyor. **Doğru.**
- - **D** — Bu 2. adım (tanıtma). Konuşmanın sonunda kendini tanıtmazsın.
- **Yöntem:** Diyalog tamamlamada boşluğun konuşmanın **neresinde** olduğunu belirle. Baştaysa tanıtma/istek, ortadaysa bilgi, sondaysa anlaşma ya da veda gelir. Sonraki replikteki *"See you there"* burada doğrudan bir buluşma anlaşması olduğunu söylüyor.
E8.4.W1
LGS'de bu temadan ne çıkar?
Telefon teması genellikle **ocak** dönemi sınavlarında karşımıza çıkıyor. Üç soru tipi baskın:
**1) Diyalog sıralama.** Karışık verilmiş replikler sıraya dizilir. Sabit kural: açan taraf ilk konuşur, veda en sonda.
**2) Diyalog tamamlama.** Bir boşluk. Boşluğun konuşmadaki yeri (baş/orta/son) hangi kalıbın geleceğini söyler.
**3) Not / memo okuma.** Kim aradı, kimi aradı, ne istedi. Yanlış şıklar rolleri değiştirerek kurulur.
Bu temanın avantajı: kalıplar sınırlı ve ezberlenebilir. Yaklaşık on beş kalıbı bilirsen bu temadan gelen soruların neredeyse tamamını çözersin. Dezavantajı: kalıpları bilmiyorsan metni anlamak işe yaramaz, çünkü şıkların hepsi dilbilgisi bakımından doğru cümlelerdir; ayıran şey **hangi durumda ne söylendiğidir**.
Tuzak 1: hang on ile hang up
Bu ünitenin en klasik tuzağı iki edatın karışması:
| Öbek | Anlamı |
|---|---|
| **hang on** | hatta bekle |
| **hold on** | hatta bekle (aynı) |
| **hang up** | telefonu kapat |
*"Hang on a minute"* = "Bir dakika bekleyin."
*"Don't hang up!"* = "Kapatma!"
İkisi arasındaki fark tek harflik bir edat ama anlam tam zıt. Bir diyalogda *"Hang up a minute, I'll get her"* şıkkını görürsen bu **yanlış** şıktır — kimse "bir dakika kapat, onu çağırayım" demez.
Aynı biçimde karışan ikinci çift:
- **pick up** = telefonu **açmak** (*She didn't pick up.* — Açmadı.)
- **put through** = birine **bağlamak** (*I'll put you through.*)
**Ne yap:** Bu öbekleri tek başına değil **cümle içinde** ezberle. *"Hang on, I'll get her."* ve *"Don't hang up!"* iki cümleyi hatırlarsan edat karışmaz. Edatı tek başına ezberlemek işe yaramıyor, çünkü Türkçede ikisinin de karşılığı yok.
Tuzak 2: Rolleri karıştırmak
İkinci tuzak not ve diyalog sorularında: **kim arıyor, kim aranıyor.**
Bir memo şöyle olur:
> **Message for:** Mr. Kaya
> **From:** Selin Demir
Buradaki *From* **arayan**, *Message for* **aranan** kişidir. Öğrenci hızlı bakıp ilk gördüğü ismi arayan sanıyor ve bütün soruyu ters çözüyor.
Aynı karışıklık diyaloglarda da olur:
> **Ayla :** Hello, this is Ayla. May I speak to Burak?
Burada **Ayla arayan**, **Burak aranan**. Ama şık şöyle yazılabilir: *"Burak is calling Ayla."* — sözcükler tanıdık, ilişki ters.
**Ne yap:** Metnin kenarına iki harf yaz: **A** (arayan) ve **B** (aranan). Sonra her şıkkı bu iki harfle kontrol et. Bu tuzak yalnız telefon temasında değil, mektup ve e-posta sorularında da aynı biçimde kullanılıyor (*From* / *To* satırları).
Bu üniteden aklında kalması gerekenler
**Açılış kalıpları**
- *Hello, this is Deniz calling.* — telefonda **this is**, *I am* değil
- *May I speak to ...?* / *Is ... there?*
**Bekletme ve bağlama**
- *Hang on / Hold on a minute.* = bekle
- *I'll put you through.* = bağlıyorum
- *hang up* = kapat (zıt anlam!)
**Kişi yoksa**
- *I'm afraid he isn't available at the moment.*
- *Would you like to leave a message?*
- *I'll call back later.* / *I'll get back to you.*
**Anlık karar: will**
- Telefon çalıyor → *I'll get it.*
- Anlaşma özeti → *We'll meet at ten, then.*
- Önceden plan varsa *be going to*, o an karar verildiyse *will*
**Sözcükler**
- *available* (müsait) · *engaged* (hat meşgul) · *line* (hat) · *extension* (dahili)
- *dial* (numara çevir) · *pick up* (aç) · *memo* (not) · *keep in touch* (iletişimde kal)
**İki tuzak**
1. *hang on* (bekle) ile *hang up* (kapat) — cümle içinde ezberle.
2. *From* arayan, *Message for* aranan — kenarına A/B yaz.