8genish 8genish
🧬

Kelime Türetme Word Formation

Önek/sonek ile isim-sıfat-fiil-zarf türetme

YÖKDİL ve YDS sınavlarında "kelime türetme" soruları, parantez içinde verilen bir kökten (fiil/isim/sıfat) cümledeki boşluğa uyacak DOĞRU TÜRÜ üretmenizi ister. Bunun için iki şeyi aynı anda çözmeniz gerekir: (1) boşluğun GRAMER olarak hangi türü (isim mi, sıfat mı, fiil mi, zarf mı) istediğini belirlemek; (2) o türü üretecek doğru ÖNEK/SONEK'i seçmek. Bu derste her iki beceriyi de sistemli tablolarla ve bol örnekle çalışacağız.

1. Önekler (Prefixes)

Önekler kelimenin TÜRÜNÜ genellikle değiştirmez, ANLAMINI değiştirir (çoğunlukla olumsuzluk veya zıt anlam katar). Bu yüzden önek sorularında asıl mesele doğru öneki seçmektir.

1.1. Olumsuzluk Önekleri

un- in-/im-/il-/ir- dis- non- hepsi "değil, -sız" anlamı katar ama hangisinin kullanılacağı kökün kendisine bağlıdır; bu yüzden sınavlarda en çok karıştırılan konudur.

ÖnekKullanım KuralıÖrnekler
un-En yaygın olumsuzluk öneki; çoğu sıfat ve sıfat işlevli fiil ekiyle (-ed/-ing) kullanılırhappy→unhappy, able→unable, expected→unexpected, fair→unfair
im-Kök m, p, b ile başlıyorsapossible→impossible, mature→immature, balance→imbalance, patient→impatient, moral→immoral
il-Kök l ile başlıyorsalegal→illegal, literate→illiterate, logical→illogical, legible→illegible
ir-Kök r ile başlıyorsaregular→irregular, responsible→irresponsible, relevant→irrelevant, rational→irrational
in-Diğer tüm ünsüzlerle (yukarıdakiler dışında)correct→incorrect, convenient→inconvenient, capable→incapable, direct→indirect, complete→incomplete
dis-Çoğunlukla fiillerde ve bazı soyut isim/sıfatlardaagree→disagree, honest→dishonest, advantage→disadvantage, continue→discontinue, satisfied→dissatisfied
non-Daha nötr, teknik veya kategorik olumsuzluk (kişisel yargı içermez)sense→nonsense, fiction→nonfiction, existent→nonexistent, verbal→nonverbal, smoker→non-smoker
Sınav Tuzağı: "im-/il-/ir-" önekleri kökün İLK HARFİNE göre seçilir, ezberle değil kuralla düşünün: m/p/b → im-, l → il-, r → ir-, geri kalan çoğu ünsüz → in-. Örneğin "moral" kelimesi m ile başladığı için "inmoral" DEĞİL "immoral" doğrudur; "legal" l ile başladığı için "inlegal" DEĞİL "illegal" doğrudur.

His decision to abandon the injured climber was widely condemned as immoral.

Yaralı dağcıyı terk etme kararı, yaygın biçimde ahlaka aykırı olarak kınandı. (moral→immoral)

His handwriting was so illegible that the pharmacist misread the prescription entirely.

El yazısı o kadar okunaksızdı ki eczacı reçeteyi tamamen yanlış okudu. (legible→illegible)

The witness gave such an irrational account of events that the jury doubted his credibility.

Tanık olaylara dair o kadar mantıksız bir anlatım verdi ki jüri güvenilirliğinden şüphe etti. (rational→irrational)

1.2. Anlam Değiştiren Önekler

Bu önekler olumsuzluk değil, farklı bir anlam boyutu (zaman, miktar, birliktelik) katar.

ÖnekAnlamıÖrnekler
mis-yanlışunderstand→misunderstand, lead→mislead, behave→misbehave, interpret→misinterpret
over-aşırı, fazlaestimate→overestimate, confident→overconfident, react→overreact, crowd→overcrowded
under-yetersiz, azestimate→underestimate, pay→underpaid, develop→underdeveloped, nourish→undernourished
re-yenidenconsider→reconsider, build→rebuild, write→rewrite, appear→reappear
pre-öncedenview→preview, historic→prehistoric, caution→precaution, determine→predetermined
post-sonradanwar→postwar, graduate→postgraduate, pone→postpone
co-birlikteoperate→cooperate, exist→coexist, author→co-author, found→co-founder
inter-arasındanational→international, act→interact, connect→interconnect, change→interchange

Many scientists once believed the two species could not coexist in the same habitat.

Pek çok bilim insanı bir zamanlar bu iki türün aynı habitatta bir arada var olamayacağına inanıyordu. (exist→coexist)

The lawyer accused the witness of deliberately trying to misinterpret the facts.

Avukat, tanığı olguları kasıtlı olarak yanlış yorumlamaya çalışmakla suçladı. (interpret→misinterpret)

The beaches become overcrowded during the summer holidays, especially in July.

Sahiller yaz tatillerinde, özellikle Temmuz'da, aşırı kalabalıklaşır. (crowd→overcrowded)

2. Sonekler (Suffixes)

Sonekler önekten farklı olarak kelimenin TÜRÜNÜ değiştirir: fiil→isim, sıfat→isim, isim→sıfat, fiil→sıfat, sıfat→zarf gibi. Sınavda boşluğun türünü (isim/sıfat/fiil/zarf) belirledikten sonra doğru soneki eklemeniz gerekir.

2.1. İsim Yapan Sonekler

SonekGenel KaynakÖrnekler
-tion / -sionfiil→isim (eylem/durum)decide→decision, inform→information, discuss→discussion, educate→education, express→expression
-mentfiil→isimdevelop→development, agree→agreement, govern→government, achieve→achievement, argue→argument
-nesssıfat→isim (durum)happy→happiness, kind→kindness, weak→weakness, dark→darkness
-itysıfat→isim (genelde -able/-al/-ive tabanlı)able→ability, popular→popularity, active→activity, curious→curiosity, real→reality
-ance / -encefiil/sıfat→isimperform→performance, differ→difference, appear→appearance, exist→existence, important→importance
-er / -orfiil→isim (yapan kişi/özne)teach→teacher, act→actor, direct→director, invent→inventor, employ→employer
-istisim→isim (meslek/inanç sahibi kişi)art→artist, science→scientist, tour→tourist, real→realist
-shipisim→isim (durum/ilişki)friend→friendship, leader→leadership, relation→relationship, member→membership
-hoodisim→isim (dönem/durum)child→childhood, neighbor→neighborhood, adult→adulthood, brother→brotherhood

Full membership of the club costs two hundred dollars a year, including access to all facilities.

Kulübe tam üyelik, tüm tesislere erişim dahil, yılda iki yüz dolara mal oluyor. (member→membership)

Cultural differences can sometimes lead to serious misunderstandings between colleagues.

Kültürel farklılıklar bazen meslektaşlar arasında ciddi yanlış anlaşılmalara yol açabilir. (differ→difference)

2.2. Sıfat Yapan Sonekler

SonekAnlamı / KaynağıÖrnekler
-fulisim→sıfat ("dolu, sahip")care→careful, hope→hopeful, use→useful, power→powerful
-lessisim→sıfat ("-sız")care→careless, hope→hopeless, use→useless, harm→harmless
-ousisim→sıfatdanger→dangerous, fame→famous, ambition→ambitious, mystery→mysterious
-alisim→sıfatnature→natural, culture→cultural, industry→industrial, education→educational
-ivefiil/isim→sıfatcreate→creative, act→active, attract→attractive, effect→effective
-able / -iblefiil→sıfat ("-ebilir, mümkün")accept→acceptable, believe→believable, access→accessible, respond→responsible
-icisim→sıfateconomy→economic, history→historic, science→scientific, symbol→symbolic
-yisim→sıfatrain→rainy, cloud→cloudy, health→healthy, wealth→wealthy
Sınav Tuzağı: economic ile economical karıştırılır! "Economic" = ekonomiyle ilgili (economic reforms, economic growth); "economical" = tutumlu, idareli, para tasarrufu sağlayan (an economical car = az yakıt tüketen araba). Sınavlarda ikisi de şık olarak verilip anlam ayrımı test edilir.

The minister's speech focused mainly on economic reforms rather than social policy.

Bakanın konuşması, sosyal politikadan çok ekonomik reformlara odaklandı. (economy→economic)

2.3. Fiil Yapan Sonekler

SonekAnlamıÖrnekler
-ise / -ize"yapmak, hale getirmek"modern→modernize, popular→popularize, real→realize, special→specialize
-en"hale getirmek" (kısa sıfatlarda)strong→strengthen, wide→widen, short→shorten, dark→darken
-ify"hale getirmek"simple→simplify, class→classify, pure→purify, beauty→beautify
-ate"hale getirmek, üretmek"active→activate, origin→originate, valid→validate, captive→captivate

Scientists are still trying to determine how the universe originated.

Bilim insanları evrenin nasıl ortaya çıktığını hâlâ belirlemeye çalışıyor. (origin→originate)

They plan to widen the road next year to reduce traffic jams.

Trafik sıkışıklığını azaltmak için önümüzdeki yıl yolu genişletmeyi planlıyorlar. (wide→widen)

2.4. Zarf Yapan Sonek

-ly neredeyse tüm sıfatları zarfa çevirir ve genellikle bir FİİLİ niteler (nasıl yapıldığını anlatır).

Please read the instructions carefully before you begin.

Başlamadan önce lütfen talimatları dikkatlice okuyun. (care→careful→carefully)

Püf: Boşluktan hemen önce/sonra bir FİİL varsa ve anlam "nasıl?" sorusuna cevap veriyorsa, çoğu zaman -ly ile biten bir ZARF aranıyordur. Boşluk "be" fiilinden (is/was/seems/looks/became) sonra geliyorsa genelde SIFAT aranır, ZARF değil.

3. İsim ↔ Sıfat ↔ Fiil ↔ Zarf Dönüşüm Tablosu

Aynı kelime ailesinin dört türünü bir arada görmek, sınavda hangi kutuyu dolduracağınızı hızlıca fark etmenizi sağlar.

İsimSıfatFiilZarf
strengthstrongstrengthenstrongly
widthwidewidenwidely
abilityableenableably
creation / creativitycreativecreatecreatively
decisiondecisivedecidedecisively
dangerdangerousendangerdangerously
simplicitysimplesimplifysimply
permanencepermanentpermanently

The committee agreed to make the position permanent after a six-month trial period.

Komite, altı aylık deneme süresinin ardından pozisyonu kalıcı hâle getirmeyi kabul etti. (permanence→permanent, zarf değil sıfat!)

Sınav Tuzağı: "make + nesne + ___" kalıbında boşluk her zaman SIFAT'tır, ZARF değil: "make the position permanent" doğru, "make the position permanently" YANLIŞ. Aynı kural "keep, find, consider, seem" gibi fiillerin nesne tümleci için de geçerlidir.

4. Boşluğun Türünü Belirleme Stratejisi

  • Boşluktan hemen önce a / an / the / his / her / much / great gibi bir belirteç varsa → İSİM aranır.
  • Boşluk be, become, seem, look, prove, remain fiillerinden sonra geliyorsa → SIFAT aranır (özne tümleci).
  • Boşluktan önce to varsa ve mastar kuruyorsa (to + fiil) → FİİL aranır.
  • Boşluk bir fiili "nasıl?" sorusuna cevap verecek şekilde nitliyorsa → ZARF (-ly) aranır.
  • Cümlenin öznesi boşluksa ve tekil/çoğul fiil uyumu varsa → İSİM aranır, sayıya (tekil/çoğul) dikkat edin.
Püf: Önce cümlenin GRAMER iskeletini çıkarın (özne / yüklem / tümleç), sonra kökün hangi türe çevrileceğine karar verin. Şıklardaki kelimelerin hepsi aynı köke ait olsa da genelde sadece BİRİ o gramer konumuna uyar.

5. Sınav Tuzakları Özeti

Sınav Tuzağı: "childish" ile "childlike" farklıdır: "childish" olumsuz (çocukça, olgunlaşmamış davranış), "childlike" olumlu (çocuksu masumiyet). Bağlamdaki duygu (olumlu mu olumsuz mu) doğru sıfatı seçmenizi sağlar.

His childish manner of dealing with conflict frustrated his older colleagues.

Çatışmayla başa çıkmadaki çocukça tavrı, daha kıdemli meslektaşlarını hayal kırıklığına uğrattı. (child→childish, olumsuz bağlam)

Sınav Tuzağı: Şıklarda kökün hem sıfatı hem zıt anlamlı sıfatı (örn. responsible / irresponsible) birlikte verilebilir. Böyle durumlarda GRAMER her ikisine de uyar; doğru cevabı CÜMLENİN ANLAMI belirler. Cümleyi anlamadan sadece "sıfat gerekiyor" demek yetmez.