8genish 8genish
✍️

-ing / Infinitive Gerund & Infinitive

Gerund mü mastar mı? anlamı değişen fiiller

İngilizcede bir fiilden sonra ikinci bir fiil geldiğinde bu ikinci fiil ya -ing (gerund) ya to + V1 (to-infinitive) ya da yalın mastar (bare infinitive, sadece V1) formunda kullanılır. Hangi formun seçileceği çoğu zaman ilk fiile, bazen de cümledeki göreve (özne, edat tümleci, amaç bildirme vb.) bağlıdır. YÖKDİL ve YDS sınavlarında bu konu hem doğrudan boşluk doldurma hem de çeviri/cümle tamamlama sorularında sıkça karşımıza çıkar.

1. Gerund (V-ing) Kullanım Alanları

1.1 Özne konumunda gerund

Bir eylemi cümlenin öznesi yaparken İngilizcede fiile -ing eklenir; Türkçedeki "-mak/-mek" veya "-ma/-me" ekiyle biten isim-fiil yapısına karşılık gelir.

Smoking damages your lungs seriously.

Sigara içmek akciğerlerinize ciddi zarar verir.

Learning a new language requires patience and daily practice.

Yeni bir dil öğrenmek sabır ve günlük pratik gerektirir.

Püf: Cümle "Ne yapmak...?" sorusuna cevap veriyorsa ve bu cevap cümlenin başında özne konumundaysa, fiil mutlaka -ing alır; "to + V1" özne olarak kullanılamaz (resmi/edebi dil dışında).

1.2 Edattan (preposition) sonra gerund

Bir edattan (in, on, at, about, for, of, without, before, after, instead of, by vb.) sonra fiil geliyorsa, bu fiil daima -ing formunda olur. Edattan sonra asla "to + V1" kullanılmaz.

She is interested in learning statistics.

İstatistik öğrenmekle ilgileniyor.

He left the room without saying a word.

Tek kelime etmeden odadan çıktı.

They succeeded by working together patiently.

Sabırla birlikte çalışarak başardılar.

Sınav Tuzağı: "to" her zaman mastar eki değildir; bazen edat olarak kullanılır: look forward to, be used to, object to, be accustomed to, in addition to, when it comes to. Bu yapılarda "to"dan sonra gerund gelir, çıplak fiil (V1) gelmez.

I look forward to hearing from you soon.

Sizden yakında haber almayı dört gözle bekliyorum.

1.3 Belirli fiillerden sonra gerund

Aşağıdaki fiillerden hemen sonra gelen ikinci fiil daima -ing alır.

FiilAnlamıFiilAnlamı
enjoyhoşlanmakavoidkaçınmak
finishbitirmeksuggestönermek
considerdüşünmek/göz önünde bulundurmakadmitkabul etmek
denyinkâr etmekpracticealıştırma yapmak
mindsakınca görmekpostpone / put offertelemek
riskriske girmekkeep (on)-e devam etmek
misskaçırmak/özlemekquit / give upbırakmak/vazgeçmek
imaginehayal etmekcan't helpelinde olmamak

The committee suggested postponing the meeting until Friday.

Komite toplantının Cuma gününe ertelenmesini önerdi.

She couldn't help laughing when she saw the result.

Sonucu görünce gülmekten kendini alamadı.

2. To-Infinitive (to + V1) Kullanım Alanları

2.1 Belirli fiillerden sonra to-infinitive

FiilAnlamıFiilAnlamı
decidekarar vermekplanplanlamak
agreekabul etmekrefusereddetmek
managebaşarabilmekaffordgücü yetmek
promisesöz vermekhopeummak
offerteklif etmekexpectbeklemek
seem / appeargörünmekfailbaşarısız olmak
tendeğiliminde olmakpretendnumara yapmak
threatentehdit etmekaffordgücü yetmek

The government failed to solve the economic crisis.

Hükümet ekonomik krizi çözmeyi başaramadı.

They managed to finish the project before the deadline.

Projeyi son tarihten önce bitirmeyi başardılar.

2.2 Sıfattan sonra to-infinitive

"It is + sıfat + to V1" kalıbı, bir eylemi değerlendirirken sıkça kullanılır.

It is essential to keep a record of every transaction.

Her işlemin kaydını tutmak önemlidir.

It was difficult to convince the board of the new strategy.

Yönetim kurulunu yeni stratejiye ikna etmek zordu.

Püf: "too + sıfat + to V1" (aşırı derecede ... olduğu için yapamama) ve "sıfat + enough + to V1" (yeterince ... olduğu için yapabilme) kalıplarını karıştırmayın: The box is too heavy to carry. / She is old enough to drive.

2.3 Amaç bildirmek için to-infinitive

Bir eylemin ne amaçla yapıldığını belirtmek için "to + V1" veya "in order to / so as to + V1" kullanılır.

She went to the library to borrow some reference books.

Bazı kaynak kitapları ödünç almak için kütüphaneye gitti.

He saved money for years in order to buy a house.

Bir ev satın almak için yıllarca para biriktirdi.

Sınav Tuzağı: Amaç anlamı olumsuz olduğunda "not to V1" değil, "so as not to V1" veya "in order not to V1" kullanılır: He whispered so as not to wake the baby.

3. Yalın Mastar (Bare Infinitive — V1)

Bazı yapılarda "to" olmadan doğrudan fiilin yalın hâli (V1) kullanılır.

3.1 Modal fiillerden sonra

You must submit the report by Monday.

Raporu Pazartesiye kadar teslim etmelisiniz.

She can speak three languages fluently.

Akıcı bir şekilde üç dil konuşabiliyor.

3.2 Make / Let + V1 (Have ile karşılaştırma)

make + kişi + V1 (birine bir şeyi zorla yaptırmak) ve let + kişi + V1 (birine izin vermek) yapılarında ikinci fiil "to" almadan yalın kullanılır. "Have"in bu anlamdaki kullanımı da (birine bir şey yaptırmak) yalın mastar alır.

The teacher made the students rewrite the essay.

Öğretmen öğrencilere denemeyi yeniden yazdırdı.

Her parents wouldn't let her go to the concert alone.

Ailesi konsere yalnız gitmesine izin vermedi.

I had the technician check the printer yesterday.

Dün teknisyene yazıcıyı kontrol ettirdim.

Sınav Tuzağı: Bu fiiller edilgen (passive) çatıya geçtiğinde "to" geri gelir: The students were made to rewrite the essay.

3.3 Duyu fiilleri (feel / see / hear / watch / notice) + V1 veya V-ing

Bu fiillerden sonra V1 kullanılırsa eylemin bütünüyle/baştan sona gerçekleştiği; V-ing kullanılırsa eylemin devam ederken/bir kısmının gözlemlendiği anlaşılır.

I saw him cross the street and enter the building.

Onun caddeyi geçip binaya girdiğini gördüm (baştan sona).

I saw him crossing the street when I called out to him.

Ona seslendiğimde caddeyi geçmekte olduğunu gördüm (eylem devam ederken).

4. Anlamı Değişen Fiiller: Gerund mü, Infinitive mi?

Aşağıdaki fiiller hem gerund hem de to-infinitive alabilir; ancak seçilen forma göre cümlenin anlamı tamamen değişir. Bu grup YÖKDİL/YDS'de en sık tuzak kurulan konudur.

Fiil + FormAnlamı
remember + V-inggeçmişte yapılan bir şeyi hatırlamak
remember + to V1yapılması gereken bir şeyi unutmamak
forget + V-inggeçmişte yapılan bir şeyi unutmak (genellikle olumsuzda)
forget + to V1yapılması gerekeni unutmak
stop + V-ingyapılmakta olan bir eylemi durdurmak/bırakmak
stop + to V1başka bir şey yapmak için durmak (amaç)
try + V-ingbir yöntemi denemek (deneysel, sonuç görmek için)
try + to V1bir şeyi yapmak için çaba/gayret göstermek
regret + V-inggeçmişte yapılan bir şeyden pişman olmak
regret + to V1kötü bir haberi vermekten üzüntü duymak (resmi dil)
go on + V-ingaynı eyleme devam etmek
go on + to V1bir işi bitirip başka/yeni bir işe geçmek
mean + V-ingbir şeyi gerektirmek/sonucunda getirmek
mean + to V1bir şeyi yapmayı niyet etmek
need + V-ing (=need to be + V3)edilgen anlamda "-ilmeye ihtiyaç duymak"
need + to V1bir şeye ihtiyaç duymak (etken anlam)

I remember locking the door before we left.

Çıkmadan önce kapıyı kilitlediğimi hatırlıyorum (geçmiş eylem).

Please remember to lock the door when you leave.

Çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma (yapılacak görev).

The driver stopped talking on the phone immediately.

Sürücü telefonda konuşmayı hemen bıraktı.

The driver stopped to talk to a police officer.

Sürücü bir polis memuruyla konuşmak için durdu.

If the engine won't start, try turning the key twice.

Motor çalışmazsa anahtarı iki kez çevirmeyi dene (yöntem denemesi).

She tried to persuade him, but he refused to listen.

Onu ikna etmeye çalıştı ama dinlemeyi reddetti (çaba gösterme).

This carpet really needs cleaning.

Bu halının gerçekten temizlenmesi gerekiyor.

Sınav Tuzağı: "stop to V1" yapısını "stop + V-ing" ile karıştırmayın: stop to smoke = sigara içmek için durmak; stop smoking = sigarayı bırakmak. Bu ikisi sınavlarda anlam farkını ölçen klasik bir tuzaktır.

5. Used to + V1 vs. Be/Get Used to + V-ing

used to + V1 geçmişte düzenli olarak yapılan ama artık yapılmayan bir alışkanlığı anlatır ve sadece geçmiş zamanda kullanılır. be/get used to + V-ing ise "bir şeye alışkın olmak / alışmak" anlamına gelir; burada "to" edattır ve her zamanda kullanılabilir.

I used to live in a small village when I was a child.

Çocukken küçük bir köyde yaşardım (artık yaşamıyorum).

After two years abroad, she is used to eating spicy food.

Yurt dışında iki yıl geçirdikten sonra baharatlı yemek yemeye alışkın.

It took him a while, but he finally got used to working night shifts.

Biraz zaman aldı ama sonunda gece vardiyalarında çalışmaya alıştı.

Sınav Tuzağı: "used to V1" ile "be used to V-ing" birbirine çok benzer göründüğü için sınavda kasıtlı olarak yan yana verilir. "used to" tek başına (be fiili olmadan) geçmiş alışkanlık, "be/get used to" ise "alışkın olma/alışma" durumudur — anlamları taban tabana zıttır.

Özet Tablo

YapıÖrnek Tetikleyiciler
Gerund (V-ing)özne konumu, edattan sonra, enjoy/avoid/finish/suggest/mind/practice vb.
To-infinitivedecide/agree/manage/promise/offer/fail vb., sıfat + to V1, amaç bildirme
Yalın mastar (V1)modallar, make/let + V1, have + kişi + V1, duyu fiilleri + V1 (bütün eylem)
Anlam değişen fiillerremember/forget/stop/try/regret/go on/mean/need
used to / be used toused to + V1 (geçmiş alışkanlık) vs. be/get used to + V-ing (alışkın olmak)