İngilizcede bir fiilden sonra ikinci bir fiil geldiğinde bu ikinci fiil ya -ing (gerund) ya to + V1 (to-infinitive) ya da yalın mastar (bare infinitive, sadece V1) formunda kullanılır. Hangi formun seçileceği çoğu zaman ilk fiile, bazen de cümledeki göreve (özne, edat tümleci, amaç bildirme vb.) bağlıdır. YÖKDİL ve YDS sınavlarında bu konu hem doğrudan boşluk doldurma hem de çeviri/cümle tamamlama sorularında sıkça karşımıza çıkar.
1. Gerund (V-ing) Kullanım Alanları
1.1 Özne konumunda gerund
Bir eylemi cümlenin öznesi yaparken İngilizcede fiile -ing eklenir; Türkçedeki "-mak/-mek" veya "-ma/-me" ekiyle biten isim-fiil yapısına karşılık gelir.
Smoking damages your lungs seriously.
Sigara içmek akciğerlerinize ciddi zarar verir.
Learning a new language requires patience and daily practice.
Yeni bir dil öğrenmek sabır ve günlük pratik gerektirir.
1.2 Edattan (preposition) sonra gerund
Bir edattan (in, on, at, about, for, of, without, before, after, instead of, by vb.) sonra fiil geliyorsa, bu fiil daima -ing formunda olur. Edattan sonra asla "to + V1" kullanılmaz.
She is interested in learning statistics.
İstatistik öğrenmekle ilgileniyor.
He left the room without saying a word.
Tek kelime etmeden odadan çıktı.
They succeeded by working together patiently.
Sabırla birlikte çalışarak başardılar.
I look forward to hearing from you soon.
Sizden yakında haber almayı dört gözle bekliyorum.
1.3 Belirli fiillerden sonra gerund
Aşağıdaki fiillerden hemen sonra gelen ikinci fiil daima -ing alır.
| Fiil | Anlamı | Fiil | Anlamı |
|---|---|---|---|
| enjoy | hoşlanmak | avoid | kaçınmak |
| finish | bitirmek | suggest | önermek |
| consider | düşünmek/göz önünde bulundurmak | admit | kabul etmek |
| deny | inkâr etmek | practice | alıştırma yapmak |
| mind | sakınca görmek | postpone / put off | ertelemek |
| risk | riske girmek | keep (on) | -e devam etmek |
| miss | kaçırmak/özlemek | quit / give up | bırakmak/vazgeçmek |
| imagine | hayal etmek | can't help | elinde olmamak |
The committee suggested postponing the meeting until Friday.
Komite toplantının Cuma gününe ertelenmesini önerdi.
She couldn't help laughing when she saw the result.
Sonucu görünce gülmekten kendini alamadı.
2. To-Infinitive (to + V1) Kullanım Alanları
2.1 Belirli fiillerden sonra to-infinitive
| Fiil | Anlamı | Fiil | Anlamı |
|---|---|---|---|
| decide | karar vermek | plan | planlamak |
| agree | kabul etmek | refuse | reddetmek |
| manage | başarabilmek | afford | gücü yetmek |
| promise | söz vermek | hope | ummak |
| offer | teklif etmek | expect | beklemek |
| seem / appear | görünmek | fail | başarısız olmak |
| tend | eğiliminde olmak | pretend | numara yapmak |
| threaten | tehdit etmek | afford | gücü yetmek |
The government failed to solve the economic crisis.
Hükümet ekonomik krizi çözmeyi başaramadı.
They managed to finish the project before the deadline.
Projeyi son tarihten önce bitirmeyi başardılar.
2.2 Sıfattan sonra to-infinitive
"It is + sıfat + to V1" kalıbı, bir eylemi değerlendirirken sıkça kullanılır.
It is essential to keep a record of every transaction.
Her işlemin kaydını tutmak önemlidir.
It was difficult to convince the board of the new strategy.
Yönetim kurulunu yeni stratejiye ikna etmek zordu.
2.3 Amaç bildirmek için to-infinitive
Bir eylemin ne amaçla yapıldığını belirtmek için "to + V1" veya "in order to / so as to + V1" kullanılır.
She went to the library to borrow some reference books.
Bazı kaynak kitapları ödünç almak için kütüphaneye gitti.
He saved money for years in order to buy a house.
Bir ev satın almak için yıllarca para biriktirdi.
3. Yalın Mastar (Bare Infinitive — V1)
Bazı yapılarda "to" olmadan doğrudan fiilin yalın hâli (V1) kullanılır.
3.1 Modal fiillerden sonra
You must submit the report by Monday.
Raporu Pazartesiye kadar teslim etmelisiniz.
She can speak three languages fluently.
Akıcı bir şekilde üç dil konuşabiliyor.
3.2 Make / Let + V1 (Have ile karşılaştırma)
make + kişi + V1 (birine bir şeyi zorla yaptırmak) ve let + kişi + V1 (birine izin vermek) yapılarında ikinci fiil "to" almadan yalın kullanılır. "Have"in bu anlamdaki kullanımı da (birine bir şey yaptırmak) yalın mastar alır.
The teacher made the students rewrite the essay.
Öğretmen öğrencilere denemeyi yeniden yazdırdı.
Her parents wouldn't let her go to the concert alone.
Ailesi konsere yalnız gitmesine izin vermedi.
I had the technician check the printer yesterday.
Dün teknisyene yazıcıyı kontrol ettirdim.
3.3 Duyu fiilleri (feel / see / hear / watch / notice) + V1 veya V-ing
Bu fiillerden sonra V1 kullanılırsa eylemin bütünüyle/baştan sona gerçekleştiği; V-ing kullanılırsa eylemin devam ederken/bir kısmının gözlemlendiği anlaşılır.
I saw him cross the street and enter the building.
Onun caddeyi geçip binaya girdiğini gördüm (baştan sona).
I saw him crossing the street when I called out to him.
Ona seslendiğimde caddeyi geçmekte olduğunu gördüm (eylem devam ederken).
4. Anlamı Değişen Fiiller: Gerund mü, Infinitive mi?
Aşağıdaki fiiller hem gerund hem de to-infinitive alabilir; ancak seçilen forma göre cümlenin anlamı tamamen değişir. Bu grup YÖKDİL/YDS'de en sık tuzak kurulan konudur.
| Fiil + Form | Anlamı |
|---|---|
| remember + V-ing | geçmişte yapılan bir şeyi hatırlamak |
| remember + to V1 | yapılması gereken bir şeyi unutmamak |
| forget + V-ing | geçmişte yapılan bir şeyi unutmak (genellikle olumsuzda) |
| forget + to V1 | yapılması gerekeni unutmak |
| stop + V-ing | yapılmakta olan bir eylemi durdurmak/bırakmak |
| stop + to V1 | başka bir şey yapmak için durmak (amaç) |
| try + V-ing | bir yöntemi denemek (deneysel, sonuç görmek için) |
| try + to V1 | bir şeyi yapmak için çaba/gayret göstermek |
| regret + V-ing | geçmişte yapılan bir şeyden pişman olmak |
| regret + to V1 | kötü bir haberi vermekten üzüntü duymak (resmi dil) |
| go on + V-ing | aynı eyleme devam etmek |
| go on + to V1 | bir işi bitirip başka/yeni bir işe geçmek |
| mean + V-ing | bir şeyi gerektirmek/sonucunda getirmek |
| mean + to V1 | bir şeyi yapmayı niyet etmek |
| need + V-ing (=need to be + V3) | edilgen anlamda "-ilmeye ihtiyaç duymak" |
| need + to V1 | bir şeye ihtiyaç duymak (etken anlam) |
I remember locking the door before we left.
Çıkmadan önce kapıyı kilitlediğimi hatırlıyorum (geçmiş eylem).
Please remember to lock the door when you leave.
Çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma (yapılacak görev).
The driver stopped talking on the phone immediately.
Sürücü telefonda konuşmayı hemen bıraktı.
The driver stopped to talk to a police officer.
Sürücü bir polis memuruyla konuşmak için durdu.
If the engine won't start, try turning the key twice.
Motor çalışmazsa anahtarı iki kez çevirmeyi dene (yöntem denemesi).
She tried to persuade him, but he refused to listen.
Onu ikna etmeye çalıştı ama dinlemeyi reddetti (çaba gösterme).
This carpet really needs cleaning.
Bu halının gerçekten temizlenmesi gerekiyor.
5. Used to + V1 vs. Be/Get Used to + V-ing
used to + V1 geçmişte düzenli olarak yapılan ama artık yapılmayan bir alışkanlığı anlatır ve sadece geçmiş zamanda kullanılır. be/get used to + V-ing ise "bir şeye alışkın olmak / alışmak" anlamına gelir; burada "to" edattır ve her zamanda kullanılabilir.
I used to live in a small village when I was a child.
Çocukken küçük bir köyde yaşardım (artık yaşamıyorum).
After two years abroad, she is used to eating spicy food.
Yurt dışında iki yıl geçirdikten sonra baharatlı yemek yemeye alışkın.
It took him a while, but he finally got used to working night shifts.
Biraz zaman aldı ama sonunda gece vardiyalarında çalışmaya alıştı.
Özet Tablo
| Yapı | Örnek Tetikleyiciler |
|---|---|
| Gerund (V-ing) | özne konumu, edattan sonra, enjoy/avoid/finish/suggest/mind/practice vb. |
| To-infinitive | decide/agree/manage/promise/offer/fail vb., sıfat + to V1, amaç bildirme |
| Yalın mastar (V1) | modallar, make/let + V1, have + kişi + V1, duyu fiilleri + V1 (bütün eylem) |
| Anlam değişen fiiller | remember/forget/stop/try/regret/go on/mean/need |
| used to / be used to | used to + V1 (geçmiş alışkanlık) vs. be/get used to + V-ing (alışkın olmak) |