İngilizcede normal bir cümlede vurgu genelde ses tonuyla verilir, ama yazıda ses tonu yoktur. Bu yüzden İngilizce, cümlenin belirli bir öğesini (özne, nesne, zaman, yer, hatta fiilin kendisi) öne çıkarmak için özel kalıplar kullanır: cleft sentences (vurgu/bölünmüş cümleler) ve do-emphasis (yardımcı fiille vurgu). YÖKDİL ve YDS'de bu yapılar hem cümle tamamlama hem de çeviri/paragraf sorularında sık çıkar; asıl tuzak, vurgulanan öğeye göre that mi who mi kullanılacağı ve cleft cümledeki fiilin tekil mi çoğul mu olacağıdır.
Vurgu Cümleleri (Cleft Sentences & Emphasis)
1. Neden Vurgu Yapılır?
Düz bir cümlede tüm öğeler eşit ağırlıktaymış gibi durur: John broke the window. Bu cümlede kimin camı kırdığını özellikle vurgulamak istiyorsak (örneğin "Ali değil, John kırdı" demek istiyorsak), cümleyi ikiye bölüp vurgulanan öğeyi öne çıkarırız. Bu yönteme cleft sentence (bölünmüş cümle) denir, çünkü tek bir cümle "It was John" + "that broke the window" şeklinde iki parçaya ayrılır.
2. It-Cleft: It is/was + vurgulanan öğe + that/who + geri kalan
En yaygın vurgu kalıbı budur. Formül sabittir: It is/was + vurgulanan öğe + that/who + cümlenin geri kalanı. Zaman, cümlenin asıl anlamına göre is ya da was olarak seçilir; vurgulanan öğenin kendi zamanı değişmez, sadece "It is/was" kalıbı öne eklenir.
- Vurgulanan öğe kişi (özne) ise who ya da that kullanılabilir; konuşma dilinde who, sınav İngilizcesinde ikisi de kabul edilir.
- Vurgulanan öğe nesne, eşya, zaman ya da yer ise sadece that kullanılır (kişi olmadığı için who yanlıştır).
- Olumsuz vurgu için "It was not X that…" ya da "It wasn't until X that…" (zaman zarfı ile) kalıbı kullanılır.
It was John that broke the window.
Camı kıran John'du.
It was the manager who approved the budget, not the accountant.
Bütçeyi onaylayan muhasebeci değil, müdürdü.
It is the lack of rainfall that has caused the drought, not poor irrigation.
Kuraklığa yol açan şey kötü sulama değil, yağış eksikliğidir.
It was in 1969 that the first man walked on the Moon.
İlk insanın Ay'a ayak bastığı yıl 1969'du.
It was not until she read the report that she understood the risk.
Riski ancak raporu okuduktan sonra anladı.
3. Wh-/What-Cleft: What I need is…
Bu kalıpta cümle bir what yan cümleciğiyle başlar ve ardından is/was ile vurgulanan öğe gelir. Yapı özellikle bir ihtiyacı, eylemi ya da sonucu vurgulamak için kullanılır. Vurgulanan öğe bir fiil ise genelde to'lu mastar ya da yalın mastar (bare infinitive) kullanılır.
What I need is a strong cup of coffee.
İhtiyacım olan şey güçlü bir fincan kahve.
What she did was (to) rewrite the entire proposal overnight.
Onun yaptığı şey, teklifin tamamını bir gecede yeniden yazmaktı.
What surprised the committee was how quickly the results arrived.
Komiteyi şaşırtan şey, sonuçların ne kadar hızlı geldiğiydi.
4. All-Cleft: All I want is…
All ile başlayan vurgu kalıbı, "the only thing" (tek istenen/gereken şey) anlamı taşır ve genelde bir sınırlama ya da yeterlilik bildirir.
All I want is a little peace and quiet.
Tek istediğim biraz huzur ve sessizlik.
All you have to do is fill in this form.
Yapmanız gereken tek şey bu formu doldurmak.
5. Do/Does/Did ile Fiil Vurgusu
Bazen vurgulanmak istenen öğe fiilin kendisidir; yani "gerçekten/kesinlikle yaptı" anlamı verilmek istenir. Bu durumda cümleye yardımcı fiil do/does/did eklenir ve asıl fiil yalın hâle (bare infinitive) döner. Bu yapı olumlu cümlede kullanılır; normalde do/does/did sadece soru ve olumsuzda görülür, burada istisnai olarak olumlu cümlede vurgu için kullanılır.
- Şimdiki zaman vurgusu: do/does + yalın fiil
- Geçmiş zaman vurgusu: did + yalın fiil (fiil asla -ed almaz, zaman bilgisini "did" taşır)
I know it doesn't look like much, but I do like it.
Çok göz alıcı görünmediğini biliyorum ama gerçekten beğeniyorum.
She said he wouldn't come, but he did come.
Gelmeyeceğini söylemişti ama gerçekten geldi.
6. Ters What-Cleft (Reversed What-Cleft)
What-cleft kalıbı bazen ters çevrilerek vurgulanan öğe cümlenin başına, "what" yan cümleciği ise sona konur. Anlam aynıdır, sadece söz dizimi tersine döner ve biraz daha resmî/edebî bir hava katar.
A holiday is what I need right now.
Şu anda ihtiyacım olan şey bir tatil.
Patience is what this job requires most.
Bu işin en çok gerektirdiği şey sabır.
7. It-Cleft'te Fiil Uyumu: "It is I who am" mı, "It is I who is" mi?
Çok resmî/klasik dilbilgisinde, vurgulanan öğe bir zamir ise (I, you, he...), "who/that" bağlacından sonraki fiil o zamire göre çekimlenir: "It is I who am responsible." Ancak günümüz İngilizcesinde (ve YÖKDİL/YDS gibi sınavlarda tercih edilen kullanımda) bu fiil genellikle üçüncü tekil şahsa göre "is/was" ile sabitlenir, çünkü konuşan kişi için asıl özne "It" olarak algılanır: "It is me who is responsible" günlük dilde çok yaygındır. Sınavlarda çoğunlukla ikinci (sadeleştirilmiş) kullanım beklenir; birinci (klasik) kullanım ileri düzey/edebî metinlerde karşınıza çıkabilir.
It is I who am to blame for this mistake. (klasik/resmî)
Bu hatadan sorumlu olan benim.
It's me who is to blame for this mistake. (günlük/sınav standardı)
Bu hatadan sorumlu olan benim.
Özet Tablo
| Yapı | Formül | Vurgulanan Öğe | Örnek |
|---|---|---|---|
| It-cleft (kişi) | It is/was + kişi + who/that + … | Özne (kişi) | It was Ann who called. |
| It-cleft (nesne/zaman/yer) | It is/was + öğe + that + … | Nesne, zaman, yer | It was yesterday that it happened. |
| What-cleft | What + özne + fiil + is/was + … | İhtiyaç, eylem, sonuç | What I need is rest. |
| All-cleft | All + özne + fiil + is/was + … | Tek/yeterli şey | All I want is peace. |
| Do-emphasis | do/does/did + yalın fiil | Fiilin kendisi | He did come. |
| Ters what-cleft | Vurgulanan öğe + is/was + what + … | Öğe cümle başında | A holiday is what I need. |