8genish 8genish
🎨

Sıfatlar Adjectives

Sıfat sırası, -ing/-ed sıfatları, sıfat + edat

Sıfatlar (adjectives) İngilizcede en çok "basit" sanılan ama YÖKDİL/YDS sınavlarında en çok tuzak kuran konulardan biridir. Bu derste sıfatın cümledeki yerinden sıfat sırasına, -ing/-ed karışıklığından sıfat + edat kalıplarına kadar sınavda karşınıza çıkacak bütün ayrıntıları özgün örneklerle işleyeceğiz.

1. Sıfatın Cümledeki Yeri

Bir sıfat cümlede iki farklı konumda bulunabilir: isimden hemen önce (attributive kullanım) ya da bir linking verb (be, seem, look, become, feel, taste, sound, smell, get gibi bağlayıcı fiiller) sonrasında (predicative kullanım). Her iki durumda da sıfatın şekli değişmez; sıfatlar isim ya da zamir gibi çekimlenmez.

KullanımKonumÖrnek
Attributiveisimden öncea silent room
Predicativelinking verb'den sonraThe room was silent.

The manager seemed nervous before the interview.

Yönetici görüşmeden önce gergin görünüyordu.

They live in a quiet neighbourhood outside the city.

Şehrin dışında sessiz bir mahallede yaşıyorlar.

Püf: Bir fiilin linking verb olup olmadığını anlamak için fiilden sonra sıfat mı yoksa zarf mı geldiğine bakın: "She looks happy" (sıfat, doğru) ama "She looked at him happily" (zarf, çünkü "look at" burada hareket fiili).

2. Sıfat Sırası (Adjective Order)

Bir isimden önce birden fazla sıfat kullanıldığında bunlar rastgele değil, belirli bir sırayla dizilir. Bu sıra sınavlarda en sık sorulan tuzaklardan biridir.

1. Görüş
(opinion)
2. Boyut
(size)
3. Yaş
(age)
4. Şekil
(shape)
5. Renk
(colour)
6. Köken
(origin)
7. Malzeme
(material)
8. Amaç
(purpose)
İsim
lovelysmalloldroundgreyFrenchwoodenwritingdesk

She inherited a lovely small old round grey French wooden writing desk from her grandmother.

Büyükannesinden sevimli, küçük, eski, yuvarlak, gri, Fransız, ahşap bir yazı masası miras kaldı.

He bought a beautiful red silk dress for his wife.

Karısına güzel, kırmızı, ipek bir elbise aldı.

Günlük cümlelerde genellikle iki ya da üç sıfat bir arada kullanılır, sekiz kategorinin tamamı nadiren aynı anda görülür; ancak sıralama kuralı hangi sıfatlar bir arada olursa olsun geçerlidir.

Sınav Tuzağı: "a French old wine" gibi bir sıralama yanlıştır; doğrusu "an old French wine"dır çünkü yaş (age) köken (origin)'den önce gelir. Sınavda çeldiriciler genellikle sırayı tersine çevirerek verilir.

3. -ing ve -ed Sıfatları

-ing / -ed adjectives aynı fiil kökünden türeyen ama tamamen farklı anlamlar taşıyan sıfat çiftleridir. -ing hali bir şeyin ya da durumun ÖZELLİĞİNİ (kaynağını) anlatır: "sıkıcı bir film". -ed hali ise bir kişinin O ŞEYE KARŞI HİSSETTİĞİNİ anlatır: "sıkılmış bir kişi".

-ing (kaynak / özellik)-ed (kişinin hissi)
interestinginterested
boringbored
excitingexcited
confusingconfused
annoyingannoyed
exhaustingexhausted
amazingamazed
embarrassingembarrassed

The film was boring, so we felt bored.

Film sıkıcıydı, biz de sıkıldık.

I found her lecture on volcanoes absolutely fascinating, and I left the hall feeling truly fascinated.

Onun yanardağlarla ilgili dersini kesinlikle büyüleyici buldum ve salondan gerçekten büyülenmiş olarak ayrıldım.

Püf: Cümlenin öznesi bir DUYGUYU YAŞAYAN canlı (genellikle insan) ise -ed, o duyguyu YARATAN şey/durum ise -ing seçin: "The news was shocking" (haber şok ediciydi) / "We were shocked by the news" (biz şoke olduk).
Sınav Tuzağı: "I am boring" cümlesi "Ben sıkıcıyım (yani insanları sıkan biriyim)" anlamına gelir; "Sıkıldım" demek isteyen bir öğrenci yanlışlıkla bu cümleyi kurar, oysa doğrusu "I am bored"dur.

4. Sıfat + Edat (Preposition) Kalıpları

Birçok sıfat belirli bir edatla birlikte kalıplaşmış olarak kullanılır; bu edatlar Türkçedeki karşılıklarından bağımsız olarak ezbere bilinmelidir.

Sıfat + EdatAnlamı
afraid ofkorkmak
keen onmeraklı / hevesli olmak
good atiyi olmak (bir konuda)
aware offarkında olmak
proud ofgurur duymak
famous forünlü olmak
similar tobenzemek
responsible forsorumlu olmak
capable ofyapabilir olmak
married toevli olmak (biriyle)

Local farmers are increasingly aware of the effects of climate change on their crops.

Yerel çiftçiler, iklim değişikliğinin ürünleri üzerindeki etkilerinin giderek daha çok farkındalar.

She has always been keen on learning new languages.

O her zaman yeni diller öğrenmeye meraklı olmuştur.

Sınav Tuzağı: "aware about", "afraid from", "married with" gibi kombinasyonlar Türkçe düşünülerek üretilen tipik hatalardır; İngilizcede bu sıfatların tek doğru edatı vardır ve değiştirilemez.

5. -ly ile Biten Sıfatlar

Normalde bir sıfata -ly eklenince zarf elde edilir (quick → quickly). Ancak bazı kelimeler zaten -ly ile biter ve bunlar ZARF DEĞİL, SIFATTIR. Bu kelimelerin zarf hâli genellikle yoktur.

-ly ile biten sıfatAnlamıZarf karşılığı
friendlyarkadaş canlısıin a friendly way
lonelyyalnız
lovelygüzel, hoş
likelymuhtemel
elderlyyaşlı (saygılı ifade)
costlypahalıya mal olan
sillysaçma, aptalca

The shop assistant greeted every customer in a friendly way.

Satış görevlisi her müşteriyi arkadaşça bir şekilde karşıladı.

An elderly couple was sitting quietly by the window.

Yaşlı bir çift pencerenin yanında sessizce oturuyordu.

Sınav Tuzağı: Bir öğrenci "He smiled friendly" yazarsa hata yapar, çünkü "friendly" burada zarf gibi kullanılamaz; doğrusu "He smiled in a friendly way" ya da "He gave a friendly smile"dır.

6. İsimden Sıfat Gibi Kullanım

İngilizcede bir isim, başka bir isimden önce gelerek onu niteleyebilir; bu durumda ilk isim SIFAT gibi davranır ve TEKİL kalır, çoğul eki almaz.

They built a stone wall around the old garden.

Eski bahçenin etrafına taş bir duvar ördüler.

We stayed at a five-star hotel during our trip to the coast.

Sahile yaptığımız gezi sırasında beş yıldızlı bir otelde kaldık.

Their neighbour has a ten-year-old son who plays the violin brilliantly.

Komşularının kemanı muhteşem çalan on yaşında bir oğlu var.

Sayı + birim isim (year, hour, day, mile, kilometre gibi) birleşerek sıfat oluşturduğunda, birim isim daima TEKİL kalır ve tirelenir: a two-hour meeting, a five-mile walk, a three-day trip.

Sınav Tuzağı: "a ten-years-old boy" veya "a five-stars hotel" gibi kullanımlar yaygın hatalardır; bileşik sıfatlarda isim kısmı çoğul olamaz.

7. Sıfat + to-infinitive / that-clause

Birçok sıfat kendinden sonra ya bir to-infinitive (to + fiil) ya da bir that-clause (that + özne + yüklem) alarak tamamlanır.

KalıpÖrnek
sıfat + to-infinitiveeasy to do, difficult to understand, glad to help
sıfat + that-clausesure that…, certain that…, aware that…
it + is + sıfat + to-infinitiveIt is likely to rain.

This grammar rule is remarkably easy to apply once you understand the logic behind it.

Bu dilbilgisi kuralı, arkasındaki mantığı anladıktan sonra uygulaması dikkat çekici derecede kolaydır.

The committee is certain that the new policy will reduce costs significantly.

Komite, yeni politikanın maliyetleri önemli ölçüde azaltacağından emindir.

Püf: Kişisiz "it" öznesiyle kurulan cümlelerde (It is likely / It is possible / It is necessary) genellikle to-infinitive tercih edilir: "It is likely to rain" — "It is likely that rain" tek başına yanlıştır, that-clause kullanılacaksa cümleye ayrı bir özne ve yüklem eklenmelidir: "It is likely that it will rain."

8. Derecelendirilemeyen (Ungradable) Sıfatlar

Bazı sıfatlar zaten MUTLAK bir anlam taşır; bunlar "biraz", "çok", "daha" gibi derece belirten kelimelerle (very, more, most, -er/-est) KULLANILAMAZ. Bunun yerine "absolutely", "completely", "totally" gibi mutlak zarflarla güçlendirilirler.

Ungradable sıfatDoğru güçlendirmeYanlış kullanım
perfectabsolutely perfectvery perfect
uniquetruly uniquemore unique / most unique
impossiblecompletely impossiblevery impossible
deadcompletely deadvery dead
fullabsolutely fullvery full

Her handwriting is truly unique; nobody else writes quite like her.

Onun el yazısı gerçekten benzersiz; başka kimse tam olarak onun gibi yazmıyor.

Without extra funding, finishing the project on time is completely impossible.

Ek finansman olmadan projeyi zamanında bitirmek kesinlikle imkânsız.

Sınav Tuzağı: "the most unique solution" ifadesi mantıksal olarak çelişkilidir, çünkü "unique" zaten "tek, eşi benzeri olmayan" demektir ve derecesi olamaz; sınavlarda bu tür ifadeler çeldirici olarak sıkça kullanılır.

Özet

  • Sıfatlar isimden önce (attributive) veya linking verb'den sonra (predicative) kullanılır.
  • Birden fazla sıfat sıralanırken opinion-size-age-shape-colour-origin-material-purpose sırası izlenir.
  • -ing sıfatlar kaynağı/özelliği, -ed sıfatlar kişinin hissini anlatır.
  • Birçok sıfat sabit bir edatla kalıplaşmıştır (afraid of, keen on, good at, aware of…).
  • friendly, lonely, likely gibi -ly biten kelimeler sıfattır, zarf değildir.
  • İsimler başka bir ismi nitelediğinde tekil kalır (a stone wall, a five-star hotel, a ten-year-old boy).
  • Bazı sıfatlar to-infinitive, bazıları that-clause ile tamamlanır.
  • perfect, unique gibi mutlak sıfatlar derecelendirilemez.