Sıfatlar (adjectives) İngilizcede en çok "basit" sanılan ama YÖKDİL/YDS sınavlarında en çok tuzak kuran konulardan biridir. Bu derste sıfatın cümledeki yerinden sıfat sırasına, -ing/-ed karışıklığından sıfat + edat kalıplarına kadar sınavda karşınıza çıkacak bütün ayrıntıları özgün örneklerle işleyeceğiz.
1. Sıfatın Cümledeki Yeri
Bir sıfat cümlede iki farklı konumda bulunabilir: isimden hemen önce (attributive kullanım) ya da bir linking verb (be, seem, look, become, feel, taste, sound, smell, get gibi bağlayıcı fiiller) sonrasında (predicative kullanım). Her iki durumda da sıfatın şekli değişmez; sıfatlar isim ya da zamir gibi çekimlenmez.
| Kullanım | Konum | Örnek |
|---|---|---|
| Attributive | isimden önce | a silent room |
| Predicative | linking verb'den sonra | The room was silent. |
The manager seemed nervous before the interview.
Yönetici görüşmeden önce gergin görünüyordu.
They live in a quiet neighbourhood outside the city.
Şehrin dışında sessiz bir mahallede yaşıyorlar.
2. Sıfat Sırası (Adjective Order)
Bir isimden önce birden fazla sıfat kullanıldığında bunlar rastgele değil, belirli bir sırayla dizilir. Bu sıra sınavlarda en sık sorulan tuzaklardan biridir.
| 1. Görüş (opinion) | 2. Boyut (size) | 3. Yaş (age) | 4. Şekil (shape) | 5. Renk (colour) | 6. Köken (origin) | 7. Malzeme (material) | 8. Amaç (purpose) | İsim |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| lovely | small | old | round | grey | French | wooden | writing | desk |
She inherited a lovely small old round grey French wooden writing desk from her grandmother.
Büyükannesinden sevimli, küçük, eski, yuvarlak, gri, Fransız, ahşap bir yazı masası miras kaldı.
He bought a beautiful red silk dress for his wife.
Karısına güzel, kırmızı, ipek bir elbise aldı.
Günlük cümlelerde genellikle iki ya da üç sıfat bir arada kullanılır, sekiz kategorinin tamamı nadiren aynı anda görülür; ancak sıralama kuralı hangi sıfatlar bir arada olursa olsun geçerlidir.
3. -ing ve -ed Sıfatları
-ing / -ed adjectives aynı fiil kökünden türeyen ama tamamen farklı anlamlar taşıyan sıfat çiftleridir. -ing hali bir şeyin ya da durumun ÖZELLİĞİNİ (kaynağını) anlatır: "sıkıcı bir film". -ed hali ise bir kişinin O ŞEYE KARŞI HİSSETTİĞİNİ anlatır: "sıkılmış bir kişi".
| -ing (kaynak / özellik) | -ed (kişinin hissi) |
|---|---|
| interesting | interested |
| boring | bored |
| exciting | excited |
| confusing | confused |
| annoying | annoyed |
| exhausting | exhausted |
| amazing | amazed |
| embarrassing | embarrassed |
The film was boring, so we felt bored.
Film sıkıcıydı, biz de sıkıldık.
I found her lecture on volcanoes absolutely fascinating, and I left the hall feeling truly fascinated.
Onun yanardağlarla ilgili dersini kesinlikle büyüleyici buldum ve salondan gerçekten büyülenmiş olarak ayrıldım.
4. Sıfat + Edat (Preposition) Kalıpları
Birçok sıfat belirli bir edatla birlikte kalıplaşmış olarak kullanılır; bu edatlar Türkçedeki karşılıklarından bağımsız olarak ezbere bilinmelidir.
| Sıfat + Edat | Anlamı |
|---|---|
| afraid of | korkmak |
| keen on | meraklı / hevesli olmak |
| good at | iyi olmak (bir konuda) |
| aware of | farkında olmak |
| proud of | gurur duymak |
| famous for | ünlü olmak |
| similar to | benzemek |
| responsible for | sorumlu olmak |
| capable of | yapabilir olmak |
| married to | evli olmak (biriyle) |
Local farmers are increasingly aware of the effects of climate change on their crops.
Yerel çiftçiler, iklim değişikliğinin ürünleri üzerindeki etkilerinin giderek daha çok farkındalar.
She has always been keen on learning new languages.
O her zaman yeni diller öğrenmeye meraklı olmuştur.
5. -ly ile Biten Sıfatlar
Normalde bir sıfata -ly eklenince zarf elde edilir (quick → quickly). Ancak bazı kelimeler zaten -ly ile biter ve bunlar ZARF DEĞİL, SIFATTIR. Bu kelimelerin zarf hâli genellikle yoktur.
| -ly ile biten sıfat | Anlamı | Zarf karşılığı |
|---|---|---|
| friendly | arkadaş canlısı | in a friendly way |
| lonely | yalnız | — |
| lovely | güzel, hoş | — |
| likely | muhtemel | — |
| elderly | yaşlı (saygılı ifade) | — |
| costly | pahalıya mal olan | — |
| silly | saçma, aptalca | — |
The shop assistant greeted every customer in a friendly way.
Satış görevlisi her müşteriyi arkadaşça bir şekilde karşıladı.
An elderly couple was sitting quietly by the window.
Yaşlı bir çift pencerenin yanında sessizce oturuyordu.
6. İsimden Sıfat Gibi Kullanım
İngilizcede bir isim, başka bir isimden önce gelerek onu niteleyebilir; bu durumda ilk isim SIFAT gibi davranır ve TEKİL kalır, çoğul eki almaz.
They built a stone wall around the old garden.
Eski bahçenin etrafına taş bir duvar ördüler.
We stayed at a five-star hotel during our trip to the coast.
Sahile yaptığımız gezi sırasında beş yıldızlı bir otelde kaldık.
Their neighbour has a ten-year-old son who plays the violin brilliantly.
Komşularının kemanı muhteşem çalan on yaşında bir oğlu var.
Sayı + birim isim (year, hour, day, mile, kilometre gibi) birleşerek sıfat oluşturduğunda, birim isim daima TEKİL kalır ve tirelenir: a two-hour meeting, a five-mile walk, a three-day trip.
7. Sıfat + to-infinitive / that-clause
Birçok sıfat kendinden sonra ya bir to-infinitive (to + fiil) ya da bir that-clause (that + özne + yüklem) alarak tamamlanır.
| Kalıp | Örnek |
|---|---|
| sıfat + to-infinitive | easy to do, difficult to understand, glad to help |
| sıfat + that-clause | sure that…, certain that…, aware that… |
| it + is + sıfat + to-infinitive | It is likely to rain. |
This grammar rule is remarkably easy to apply once you understand the logic behind it.
Bu dilbilgisi kuralı, arkasındaki mantığı anladıktan sonra uygulaması dikkat çekici derecede kolaydır.
The committee is certain that the new policy will reduce costs significantly.
Komite, yeni politikanın maliyetleri önemli ölçüde azaltacağından emindir.
8. Derecelendirilemeyen (Ungradable) Sıfatlar
Bazı sıfatlar zaten MUTLAK bir anlam taşır; bunlar "biraz", "çok", "daha" gibi derece belirten kelimelerle (very, more, most, -er/-est) KULLANILAMAZ. Bunun yerine "absolutely", "completely", "totally" gibi mutlak zarflarla güçlendirilirler.
| Ungradable sıfat | Doğru güçlendirme | Yanlış kullanım |
|---|---|---|
| perfect | absolutely perfect | very perfect |
| unique | truly unique | more unique / most unique |
| impossible | completely impossible | very impossible |
| dead | completely dead | very dead |
| full | absolutely full | very full |
Her handwriting is truly unique; nobody else writes quite like her.
Onun el yazısı gerçekten benzersiz; başka kimse tam olarak onun gibi yazmıyor.
Without extra funding, finishing the project on time is completely impossible.
Ek finansman olmadan projeyi zamanında bitirmek kesinlikle imkânsız.
Özet
- Sıfatlar isimden önce (attributive) veya linking verb'den sonra (predicative) kullanılır.
- Birden fazla sıfat sıralanırken opinion-size-age-shape-colour-origin-material-purpose sırası izlenir.
- -ing sıfatlar kaynağı/özelliği, -ed sıfatlar kişinin hissini anlatır.
- Birçok sıfat sabit bir edatla kalıplaşmıştır (afraid of, keen on, good at, aware of…).
- friendly, lonely, likely gibi -ly biten kelimeler sıfattır, zarf değildir.
- İsimler başka bir ismi nitelediğinde tekil kalır (a stone wall, a five-star hotel, a ten-year-old boy).
- Bazı sıfatlar to-infinitive, bazıları that-clause ile tamamlanır.
- perfect, unique gibi mutlak sıfatlar derecelendirilemez.