sekizgenacademy.com

Paragraf — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru Sözel Anlam

Çalışma Kağıdı

Paragraf — Çalışma Kağıdı

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

20 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

1. Küçük bir atölyede saatleri onaran usta, her parçayı büyüteçle tek tek inceler. Ona göre «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır». Yeni nesil tamirciler arızayı bulmak için doğrudan elektronik cihazlara başvururken o, önce saatin sesini dinlemeyi tercih eder. Sesteki en ufak düzensizlik, hangi dişlinin aşındığını ele verir. Usta, bu yöntemin yıllar süren bir alışkanlıkla kazanıldığını, hiçbir kitaptan öğrenilemeyeceğini söyler. Atölyesine gelen genç çıraklara ilk öğrettiği şey de aceleci olmamaktır. Ona göre bir saati doğru onarmak, zamanı anlamaktan geçer.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Genç çıraklara verilen ilk öğüt, işi acele etmeden yapmaktır. B) Bir saati doğru onarabilmek, zamanın işleyişini kavramayı gerektirir. C) Ustaya göre saat tamirciliği, uzun süreli deneyimle kazanılan bir beceridir. D) Usta, elektronik cihazları hiçbir koşulda kullanmayacağını belirtmiştir. E) Usta, bir arızayı teşhis ederken saatin çıkardığı sese önem verir.

2. Bir mekânda tamamen sessizlik aramak çoğu zaman mümkün değildir; kulak, her ortamda bir miktar arka plan sesi algılar. Bu sesler bazen rahatsız edici bulunsa da, bazı durumlarda ortamın canlı ve güvenli olduğu hissini verir. Tamamen ses yalıtımlı bir odada uzun süre kalan kişilerin zamanla huzursuzluk duyduğu gözlenmiştir. Bu nedenle sessizliğin kendisi değil, sesin türü ve düzeyi, bir ortamın rahatlatıcı olup olmadığını belirleyen asıl etkendir.

Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sessiz mekânların her koşulda tercih edilmesi gerektiğini savunmak B) Bir ortamın rahatlık düzeyini belirleyenin sessizlik değil sesin niteliği olduğunu açıklamak C) Farklı mekân türlerinin ses yalıtım derecelerini karşılaştırmak D) Ses yalıtımının teknik olarak nasıl sağlandığını anlatmak E) Gürültünün insan sağlığına verdiği zararları kanıtlarla ortaya koymak

3. Mahalle terzisinin dükkânı, sabah açılır açılmaz dolar. Gelenlerin çoğunun elinde onarılacak bir şey yoktur; bir söküğü bahane edip oturur, çay içer, konuşurlar. Terzi, kimsenin sözünü kesmeden diker; ama herkesin derdini bilir. Bu küçük dükkân, mahallenin «dikişle tutturulmuş günlüğü» gibidir; kimin evlendiği, kimin taşındığı önce burada duyulur. Terzi emekli olduğunda mahalleliler yalnızca bir ustayı değil, birbirini duydukları bir yeri de kaybedecek.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Terzinin her müşterisi için ayrı bir defter tutması B) Dükkânın mahallede en eski yapı olması C) Terzinin mahallelinin giysilerini uzun yıllar onarması D) Dükkânın açılış saatlerinin herkesçe bilinmesi E) Dükkânın, mahallenin yaşanmışlıklarının biriktiği yer olması

4. Öğrenme sürecinde geri bildirimin zamanlaması, çoğu zaman geri bildirimin içeriği kadar önemlidir. Bir öğrenci, yaptığı hatayı işlemin hemen ardından öğrenirse, hatanın hangi adımda ortaya çıktığını daha kolay fark eder ve bu adımı düzeltmeye hemen yönelebilir. Geri bildirim günler sonra verildiğinde ise öğrenci o işlemin ayrıntılarını büyük ölçüde unutmuş olabileceğinden, aynı hatayı tekrar etme olasılığı artar. Bu nedenle öğretmenlerin değerlendirmeyi mümkün olduğunca hızlı yapması önerilir.

Bu parçada asıl düşünceyi destekleyen yardımcı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Geç verilen geri bildirimde öğrencinin işlem ayrıntılarını unutması, aynı hatayı tekrarlama olasılığını artırır. B) Öğretmenler her öğrenciye ayrı ayrı geri bildirim vermelidir. C) Geri bildirimin zamanlaması, içeriği kadar önemlidir. D) Öğrencilerin hata yapması, öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır. E) Hatanın hangi adımda oluştuğunun bilinmesi öğrenme hızını azaltır.

5. Amatör bulut gözlemcisi Elif, her sabah gökyüzünü fotoğraflayarak küçük bir günlük tutar. Ona göre «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir». Sivri ve dağınık bulutlar genellikle fırtınanın habercisiyken düz ve ince tabakalı bulutlar sakin bir günü işaret eder. Elif, bu gözlemleri karşılaştırarak zamanla resmi hava tahminlerinden bile birkaç saat önce değişimi sezmeyi öğrenmiştir. Ona göre asıl beceri, bulutun şeklini değil değişim hızını okumaktır. Komşuları, ondan artık hava durumu sormaya başlamıştır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Bulut değişiminin hızı, Elif'e göre önemli bir gözlem ölçütüdür B) Sivri ve dağınık bulutlar genellikle sakin bir havanın habercisidir C) Elif'in gözlemleri zamanla resmi tahminlerden önce sonuç verebilmiştir D) Elif, gözlemlerini düzenli olarak kayıt altına almaktadır E) Bulut şekilleri, yaklaşan hava durumu hakkında ipucu verebilir

6. (I) Bir fotoğrafçı, çektiği filmi karanlık odada banyo etmeye hazırlandı. (II) Ardından belirli sürelerde farklı kimyasal banyolardan geçirdi. (III) Önce filmi özel bir tankın içine yerleştirdi. (IV) Bu işlemler sırasında oda tamamen karanlık tutulmalıydı. (V) Film kuruduktan sonra üzerindeki görüntüler net biçimde ortaya çıktı.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I ve III E) IV ve V

7. Mahallenin kullanılmayan bir arsasında başlatılan toplum bahçesi projesi, ilk yılında yalnızca on iki gönüllüyle başlamıştı. Proje koordinatörüne göre bir toplum bahçesinin asıl ürünü sebze değil, komşuluk ilişkileridir. Gönüllüler, önce toprağı hazırlamak yerine kimin hangi bölümden sorumlu olacağını tartışarak haftalar geçirdi. Koordinatöre göre «bir bahçeyi birlikte kurmak, önce anlaşmazlığı ekip sonra hasat etmektir». İlk aylarda bazı gönüllüler, ortak kararların yavaş alınmasından şikâyet ederek projeden ayrıldı. Kalan gönüllüler ise zamanla ortak bir çalışma takvimi oluşturarak süreci basitleştirdi. İlk hasat, beklenenden az olsa da katılımcılar arasında büyük bir memnuniyet yarattı. Proje, ilk yılın sonunda mahalledeki diğer boş arsalar için de bir örnek olarak gösterilmeye başlandı.

İkinci yıl, bahçeye katılan gönüllü sayısı üç katına çıktı ve bahçe iki ayrı bölüme genişletildi. Koordinatör, bu büyümenin yönetimi zorlaştırdığını, artık herkesin her kararı birlikte almasının mümkün olmadığını fark etti. Bu yüzden bahçe, küçük gruplar hâlinde kendi bölümünden sorumlu olacak şekilde yeniden düzenlendi. Bu değişiklik, ilk yılın aksine kararların çok daha hızlı alınmasını sağladı. Bazı eski gönüllüler, yeni düzenin bahçenin ilk yıllardaki ortak ruhunu zayıflattığını düşünmektedir. Koordinatöre göre büyüyen her topluluk, bir noktada ortaklığı esneklikle dengelemek zorunda kalır. Proje, üçüncü yılında mahalledeki okulla iş birliği yaparak öğrencilere de küçük bir bölüm ayırmayı planlamaktadır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ortak bir çalışmayı sürdürebilmek, zaman içinde değişen ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmeyi gerektirebilir B) Toplum bahçeleri, yalnızca sebze üretimi amacıyla kurulmalıdır C) Ortak kararlar, her zaman bireysel kararlardan daha hızlı alınır D) Gönüllü sayısındaki artış, her zaman bir projenin ruhunu güçlendirir E) Bir projenin başarısı, katılımcı sayısının hızla artmasına bağlıdır

8. Ahşap oymacılığı, sabır isteyen bir zanaattır. Usta, işe başlamadan önce ağacın damar yönünü uzun uzun inceler; çünkü damara ters vurulan her keski izi, yüzeyde onarılması güç çatlaklar bırakır. Kullanılan aletler çoğunlukla ustanın kendi elinde biçimlenmiş, yıllar içinde avucuna alışmış parçalardır. Çıraklar ilk yıllarında yalnızca aletleri bilemekle görevlendirilir; oyma yapmalarına ancak keskinin ağzını gözleriyle değil parmak uçlarıyla tanımaya başladıklarında izin verilir. Bu yüzden bu zanaatta hız değil, malzemeyi tanımak esastır.

Bu parçada ahşap oymacılığıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Damara ters yapılan darbelerin yüzeyde çatlak bıraktığına B) Ustanın işe başlamadan önce ağacın yapısını incelediğine C) Çırakların ilk dönemde aletleri bilemekle görevli olduğuna D) Aletlerin ustanın eline zamanla uyum sağladığına E) Oymalarda hangi ağaç türlerinin tercih edildiğine

9. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.

Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Yeni tesis, geleneksel tersaneyle aynı üretim süresine sahiptir B) Yeni tesiste üretilen tekneler, geleneksel teknelerden daha az güvenlidir C) Geleneksel yöntemle üretilen tekneler, tahtanın doğal yapısına uygun şekilde biçimlendirilir D) İki taraf da üretim hızının iyi bir teknenin en önemli ölçütü olduğunu düşünmektedir E) Usta, çıraklarına ilk olarak çekiç kullanmayı öğretir

10. (I) Balıkçı, denizden dönünce yırtılan ağını kontrol etti. (II) Yırtığın büyüklüğüne göre uygun kalınlıkta ip seçti. (III) İğneyle ilmekleri tek tek örerek yırtığı kapattı. (IV) Bu bölgede son yıllarda balıkçılık turizmi oldukça gelişmiştir. (V) Onardığı ağı tekrar tekneye yükleyip ertesi sabah denize açıldı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

11. Yüksek dağ ormanlarında yağmur az yağsa da ağaçlar sürekli ıslaktır. Bunun nedeni, vadiden yükselen sisin ağaç yapraklarına çarparak damlacıklara dönüşmesidir. Yapraklar bu damlacıkları toplar, gövdeye ve oradan toprağa iletir. Ölçümler, bazı ormanlarda bu yolla toplanan suyun yağmurla gelenden fazla olduğunu gösteriyor. Ağaçlar kesildiğinde sis yine gelir; ama onu tutacak yaprak olmadığından su, dağı aşıp gider.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Sisin yalnızca sabah saatlerinde ormana ulaştığına B) Yüksek dağ ormanlarında yağmurun hiç yağmadığına C) Sisten toplanan suyun içme suyu olarak kullanıldığına D) Ağaçların yok olmasının sisten su elde edilmesini engellediğine E) Yapraklı ağaçların iğne yapraklılardan daha çok su topladığına

12. Bir köprünün taşıyıcı sistemi seçilirken yalnızca geçilecek açıklığın uzunluğu değil, zeminin taşıma kapasitesi ve bölgenin rüzgâr-deprem koşulları da belirleyici olur. Kemer sistemler yükü basınç kuvvetine dönüştürerek ayaklara aktarırken, asma sistemlerde yük ana kablolar aracılığıyla kulelere iletilir. Hangi sistem seçilirse seçilsin, zamanla malzemede oluşan yorulma ve korozyon, düzenli denetimle erken fark edilmelidir; aksi hâlde küçük bir çatlak, yıllar içinde taşıyıcı kapasiteyi ciddi ölçüde azaltabilir. Bu nedenle bir köprünün güvenliği, yalnızca inşa aşamasındaki hesaplara değil, hizmet süresi boyunca sürdürülen bakıma da bağlıdır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Düzenli denetimin, malzemede oluşan yorulma ve korozyonun erken fark edilmesini sağladığına B) Kemer sistemlerde yükün basınç kuvvetine dönüştürülerek ayaklara aktarıldığına C) Köprü yapım maliyetinin genellikle başlangıç tahminlerinin üzerine çıktığına D) Zemin taşıma kapasitesinin köprü sistemi seçiminde dikkate alınan etkenlerden biri olduğuna E) Asma sistemlerde yükün ana kablolar aracılığıyla kulelere iletildiğine

13. Bir uygulamanın önerme sistemi, kullanıcının daha önce ilgi gösterdiği içeriklere benzer olanları öne çıkarır. Bu, kısa vadede kullanıcıyı ekranda daha uzun tutsa da, zamanla kullanıcının karşılaştığı içerik çeşitliliğini daraltabilir. Kullanıcı fark etmeden, kendisine sürekli benzer görüşleri ve konuları gösteren bir çerçeve içine çekilebilir. Bu nedenle bazı uzmanlar, öneri sistemlerine ara sıra alışılmadık içerikler eklenmesini, çeşitliliği korumanın bir yolu olarak önermektedir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öneri sistemleri kullanıcıların ekran süresini her zaman azaltır B) Alışılmadık içerik eklenmesi öneri sistemlerinin işlevini tamamen ortadan kaldırır C) Kullanıcılar öneri sistemlerinin etkisini her zaman fark eder D) Öneri sistemleri yalnızca farklı görüşleri öne çıkarmak için tasarlanmıştır E) Öneri sistemleri, kullanıcıyı benzer içeriklerle sınırlayarak içerik çeşitliliğini azaltabilir

14. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.

Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Atölyede kullanılan malzemeler, hangi dönemden olduğuna bakılmaksızın standarttır B) Restoratör, özgünlüğünden emin olmadığı bir bölümü tamamlamaktan kaçınır C) Restoratöre göre asıl önemli olan ziyaretçi sayısındaki artıştır D) Restoratör, her eseri baştan sona yeniden boyamayı tercih eder E) Müze, restorasyon sürecini ziyaretçilerden tamamen gizli tutmaktadır

15. (I) Keman müziği, yüzyıllardır pek çok besteciye ilham vermiştir. (II) Kemanın gövdesi ince zımparayla pürüzsüz hâle getirildi. (III) Ahşabın üzerine ince bir vernik tabakası sürüldü. (IV) Vernik kuruduktan sonra ikinci kat için tekrar bekletildi. (V) Son katman kuruyunca gövde parlak bir kızıl-kahve rengine büründü.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

16. Sabah yürüyüşü yapanların çoğu, bunu sağlığı için başladığını söyler; ama yıllarca sürdürenlerin gerekçesi başka. Onlar için yürüyüş, günün henüz kimseye ait olmadığı tek zaman dilimidir. Telefonlar susar, sokaklar boştur, düşünceler yavaşlar. Yürüyüşü bırakanların çoğu, dizleri ağrıdığı için değil, bu sessiz saati bir toplantıya ya da bir işe kaptırdığı için bırakır. Sağlık gerekçesi başlatır; sessizlik sürdürür.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi söylenebilir?

A) Yürüyüşün sürdürülmesinde sağlık dışı bir gerekçe daha belirleyicidir B) Sabah yürüyüşünün sağlığa yararı kanıtlanmamıştır C) Yürüyüşü bırakanların çoğunda sağlık sorunları görülür D) Yürüyüş yapanların çoğu telefonlarını evde bırakır E) Sabah yürüyüşü yapanlar akşam yürüyüşünü sevmez

17. Bazı araştırmacılar, bilimsel buluşların çoğunlukla parlak bir anda değil, sıradan bir ayrıntıyı fark etmekle başladığını öne sürer. Bu görüşe göre asıl belirleyici olan, herkesin gördüğü ama çoğu kişinin önemsemediği bir ayrıntıyı uzun süre zihinde tutabilmektir. Nitekim pek çok önemli gözlem, ilk kez görüldüğünde dikkat çekmemiş, ancak aynı ayrıntıyla defalarca karşılaşan kişi onu bir soruya dönüştürmüştür. Dolayısıyla merakın sürekliliği, tek seferlik bir ilham anından daha belirleyici kabul edilmektedir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Önemli gözlemler ilk karşılaşıldığında hemen dikkat çeker B) Herkesin fark ettiği bir ayrıntı bilim için değersiz sayılır C) Meraklı kişiler bir ayrıntıyla yalnızca bir kez karşılaşır D) Bilimsel buluşlarda belirleyici olan, sıradan bir ayrıntıya sürekli dikkat edebilmektir E) Bilimsel buluşlar genellikle ani bir ilham anında ortaya çıkar

18. Toprağın verimliliği yalnızca içerdiği besin maddeleriyle ölçülmez; su tutma kapasitesi, havalanma düzeyi ve içindeki mikroorganizma çeşitliliği de en az bunlar kadar belirleyicidir. Bir tarla toprağı kimyasal gübrelerle zenginleştirilse bile, strüktürü bozulmuşsa bitki kökleri yeterince beslenemez. Bu yüzden deneyimli üreticiler toprağı yalnızca analiz raporundaki sayılarla değil, elde ovuşturarak, kokusunu alarak ve nem tutuşunu gözleyerek de değerlendirir. Onlara göre toprak, laboratuvar verisine indirgenemeyecek kadar canlı bir sistemdir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Toprak verimliliği, kimyasal içerik kadar yapısal ve biyolojik özelliklere de bağlıdır B) Bitki kökleri yalnızca gübre miktarına göre gelişir C) Kimyasal gübreleme, toprak verimliliğini artırmanın en güvenilir yoludur D) Deneyimli üreticiler laboratuvar analizlerine hiç güvenmez E) Toprağın su tutma kapasitesi, mikroorganizma çeşitliliğinden daha önemlidir

19. Amatör bir gökbilimci, kendi bahçesine kurduğu küçük teleskopla aylarca gökyüzünü izledi. Başlangıçta yalnızca Ay'ın yüzeyindeki kraterleri seçebiliyordu. ---- Bu ilerleme onu daha güçlü bir mercek edinmeye yöneltti. Sonunda komşu bir gezegenin halkasını fark edebilecek netliğe ulaştı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Oysa Ay'ın yüzeyi çıplak gözle de aynı netlikte görülebilir. B) Zamanla gözü bu görüntülere alıştıkça daha soluk yıldızları da ayırt etmeye başladı. C) Ancak teleskobunu hiçbir zaman doğru şekilde kuramadı. D) Bu nedenle artık yalnızca gündüz gözlem yapmayı tercih ediyordu. E) Bu yüzden gökyüzünü izlemekten tamamen vazgeçti.

20. Keçe, yünün su ve sabunla ıslatılıp saatlerce ovularak sıkıştırılmasıyla elde edilir. Yün liflerinin yüzeyindeki küçük pullar, ovma sırasında birbirine kenetlenir ve geri açılmaz; keçenin dağılmamasının nedeni budur. Bu iş geleneksel olarak sabahtan akşama süren bir uğraştır; ustalar ovmayı ayaklarıyla yapar. Keçe, hem su geçirmez hem ısıyı tutar; bu yüzden soğuk bölgelerde çadır örtüsü ve ayakkabı olarak kullanılagelmiştir.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı vardır?

A) Keçe ustaları bu mesleği kimden öğrenmektedir? B) Keçe neden dağılmadan bir arada durmaktadır? C) Keçe yapımı hangi bölgede ortaya çıkmıştır? D) Keçe yapımında hangi hayvanın yünü tercih edilmektedir? E) Bir çadır örtüsü için ne kadar yün gerekmektedir?

Cevap Anahtarı

1-D 2-B 3-E 4-A 5-B 6-B 7-A 8-E 9-C 10-D 11-D 12-C 13-E 14-B 15-A 16-A 17-D 18-A 19-B 20-B

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com