sekizgenacademy.com

Paragrafın Yapısı — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 15.09.2026     10 soru TYT Türkçe

Çalışma Kağıdı

Paragrafın Yapısı — Çalışma Kağıdı

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

10 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

1. Bir paragrafın giriş cümlesinden önce başka bir cümle bulunmaz; bu nedenle giriş cümlesi kendi başına anlaşılır olmak ve kendinden önceye gönderme yapmamak zorundadır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?

A) Bu alışkanlık, yıllar içinde ustanın çalışma düzenini de değiştirmiştir. B) Deniz kabuklarındaki sarmal desen, belirli bir matematik oranına uyar. C) Ne var ki söz konusu ölçümler, farklı kıyılarda hiç yinelenmemiştir. D) Onun asıl ilgisini çeken, kabuğun rengi değil, kıvrımların düzenli aralıklarıydı. E) Aynı düzen, ayçiçeğinin tohum diziliminde de karşımıza çıkar.

2. (I) Kuru taş duvar, hiç harç kullanılmadan yalnızca taşların birbirine oturtulmasıyla örülür. (II) Ustanın işi, her taşın yüzünü okuyup onu boşluğa göre seçmektir; yanlış seçilen tek taş duvarın tümünü zayıflatır. (III) Bu duvarlar esnektir: sarsıntı sırasında kırılmak yerine az da olsa oynar ve ayakta kalır. (IV) Günümüzde beton, dayanıklılığı ve ucuzluğu nedeniyle en çok tercih edilen yapı malzemesidir. (V) Yağmur suyu da taşların arasından süzülüp gittiği için duvarın arkasında birikip basınç yapmaz.

Bu parçada anlatımın akışını bozan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ustanın işi, her taşın yüzünü okuyup onu boşluğa göre seçmektir; yanlış seçilen tek taş duvarın tümünü zayıflatır. B) Kuru taş duvar, hiç harç kullanılmadan yalnızca taşların birbirine oturtulmasıyla örülür. C) Günümüzde beton, dayanıklılığı ve ucuzluğu nedeniyle en çok tercih edilen yapı malzemesidir. D) Bu duvarlar esnektir: sarsıntı sırasında kırılmak yerine az da olsa oynar ve ayakta kalır. E) Yağmur suyu da taşların arasından süzülüp gittiği için duvarın arkasında birikip basınç yapmaz.

3. ---- Bir ustanın kırk yılda öğrendiği şey, kalıbın nereden bozulacağını önceden sezmesidir. Bu sezgi kitaplara geçmez; ancak yanında durup izleyen birine aktarılır. Atölyeler kapandığında kaybolan da yalnızca bir üretim yeri değil, bu aktarım hattıdır. Bugün müzelerde sergilenen bakır kaplar, o hattın son halkalarıdır.

Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Onun elinde bakır, direnmeyi bırakıp istenen biçime giriveriyordu. B) Müzeler, bir zanaatın belgelerini toplamakla yetinmemeli, öğretimini de üstlenmelidir. C) El sanatlarında bilgi, anlatılarak değil, yan yana çalışılarak edinilir. D) Bakır kapların kalaylanması, sağlık açısından belirli aralıklarla yinelenmelidir. E) Ne var ki bu ustaların çoğu, mesleği bırakmak zorunda kalmıştır.

4. Kitap kapaklarına uzun süre yalnızca bir ambalaj gözüyle bakıldı. Oysa bir kapak, okurun metinle kurduğu ilk sözleşmedir. Yazı tipi bir dönem, renk bir duygu, boşluk bir ciddiyet vaat eder. Kapağı hafife alan yayıncı, bu vaadi rastlantıya bırakmış olur. Kimi okur romanın adını unutur ama kapaktaki o tek çizgiyi yıllarca hatırlar. Raflarda yan yana duran yüzlerce kitabın arasından birinin elimize gelmesi de çoğu zaman bu sessiz sözleşmeyle başlar.

Bu parçanın konu cümlesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Oysa bir kapak, okurun metinle kurduğu ilk sözleşmedir. B) Kitap kapaklarına uzun süre yalnızca bir ambalaj gözüyle bakıldı. C) Yazı tipi bir dönem, renk bir duygu, boşluk bir ciddiyet vaat eder. D) Kimi okur romanın adını unutur ama kapaktaki o tek çizgiyi yıllarca hatırlar. E) Kapağı hafife alan yayıncı, bu vaadi rastlantıya bırakmış olur.

5. Bir sözlüğün kalınlığı, çoğu zaman o dilin zenginliğini gösteren bir ölçü sayılır. Oysa sözlükler, konuşulan dilin ancak bir bölümünü tutabilir; sokakta doğan bir sözcüğün sayfaya girmesi yıllar alır. Üstelik girdiği anda da donar: kullanımdaki esnekliğini, çağrışımlarını, söyleyiş tonunu kapının dışında bırakır. Dilin asıl yaşadığı yer, tanımların değil, konuşmaların içidir. ----

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Bu nedenle sözlük, dili kuşatan değil, ona yetişmeye çalışan bir araçtır. B) Sözlükler, sözcüklerin anlamlarını abecesel bir düzen içinde sıralar. C) Sokakta doğan sözcüklerin çoğu, birkaç yıl içinde unutulup gitmektedir. D) Bu yüzden konuşma dilinin sınırlarını sözlükler belirlemelidir. E) Yazı dili ile konuşma dili arasındaki fark, her dilde aynı ölçüde değildir.

6. (I) Bir yemek tarifinin yazıya geçmesi, mutfakta yüzyıllarca süren bir denemenin sonucudur. (II) Ölçüler, ancak birçok kez yanılıp düzeltildikten sonra kâğıda güvenle yazılabilir. (III) Bu yüzden eski tariflerdeki 'göz kararı' gibi sözler belirsizlik değil, deneyime yapılmış bir göndermedir. (IV) Tarifin bir de okuru vardır ve okur, mutfağa yazardan başka bir yerden bakar. (V) Aynı hamur, başka bir fırında, başka bir nemde bambaşka davranır. (VI) İyi tarif, bu farkı yok sayan değil, okura nereye bakacağını söyleyen tariftir.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlamalıdır?

A) Ölçüler, ancak birçok kez yanılıp düzeltildikten sonra kâğıda güvenle yazılabilir. B) Bu yüzden eski tariflerdeki 'göz kararı' gibi sözler belirsizlik değil, deneyime yapılmış bir göndermedir. C) Aynı hamur, başka bir fırında, başka bir nemde bambaşka davranır. D) İyi tarif, bu farkı yok sayan değil, okura nereye bakacağını söyleyen tariftir. E) Tarifin bir de okuru vardır ve okur, mutfağa yazardan başka bir yerden bakar.

7. Vadi, sabahın ilk saatinde ince bir sisin altındaydı. Yamaç boyunca dizilmiş taş evler, bu sisin içinde birbirinin gölgesi gibi duruyordu. Evlerden birinin avlusunda, kireci yer yer dökülmüş alçak bir duvar uzanıyordu. Duvarın dibinde, dünden kalma bir ekmek sepetiyle yan yatmış bir bakır güğüm vardı. Güğümün ağzına konan serçe, bir süre hiç kıpırdamadan bekledi.

Bu parçanın planıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bir olay, oluş sırasına göre serim, düğüm ve çözüm biçiminde aktarılmıştır. B) Bir görünüm, geniş çerçeveden ayrıntıya doğru daraltılarak betimlenmiştir. C) Bir düşünce ileri sürülmüş, örneklerle desteklenmiş ve bir yargıya bağlanmıştır. D) Karşıt iki durum sırayla tanıtılıp aralarındaki ortak yön belirlenmiştir. E) Bir kavram önce tanımlanmış, sonra türlerine ayrılarak açıklanmıştır.

8. (I) Bir kentin en eski ağacı, çoğu zaman haritalarda değil, insanların anlattıklarında durur. (II) Mahalledeki yaşlı çınarın altında buluşan kuşaklar, adreslerini yıllarca 'çınarın orası' diye tarif etmiştir. (III) Ağaç bir gün kesildiğinde tarif de anlamını yitirir; yerine dikilen tabela aynı işi görmez. (IV) Çünkü tabela yalnızca yeri gösterir, oysa ağaç bir ortak hatırayı da taşır. (V) Kentin belleğini korumak, bu yüzden yapılar kadar canlıları da korumakla başlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin paragraf içindeki işleviyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

A) I. cümle, kendinden önceye gönderme yapmayan ve konuyu ortaya koyan bir giriş cümlesidir. B) II. cümle, girişte ileri sürülen düşünceyi somut bir örnekle destekleyen gelişme cümlesidir. C) III. cümlede, örnekteki durumun ortadan kalkması hâlinde doğacak sonuç anlatılmaktadır. D) IV. cümle, kendinden önceki yargının gerekçesini veren bir gelişme cümlesidir. E) V. cümle, kendinden öncekilerden bağımsız biçimde yeni bir konuyu tanıtan cümledir.

9. (I) Bu tasarım, bisiklet yolunu asfalta çizilmiş bir şeritten ibaret sayıyorsa kimse o yolu kullanmıyor.
(II) Bir kentte bisikletin gerçekten ulaşım aracı sayılıp sayılmadığı, o kentin sokak tasarımından okunur.
(III) Çünkü şerit, ilk kavşakta kayboluyor ve sürücüyü araçların ortasında bırakıyor.
(IV) Kopmayan bir ağ kurulduğunda ise bisiklet, spor aleti olmaktan çıkıp gündelik bir taşıta dönüşüyor.
(V) Bu yüzden bisiklet yolu yapmak, çizgi çekmek değil, süreklilik kurmaktır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulmak istense sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

A) I - II - III - IV - V B) II - I - III - V - IV C) II - I - IV - III - V D) II - I - III - IV - V E) II - III - I - IV - V

10. (I) Bu kaybın faturasını yalnızca gökbilimciler ödemiyor; göç yolunu yıldızlara göre bulan kuşlar da aynı perdenin altında şaşırıyor.
(II) Bugün dünya nüfusunun büyük bölümü, Samanyolu'nu hiç görmemiş bir gökyüzünün altında yaşıyor.
(III) Aradaki farkı yaratan, kentlerin yukarı doğru saçılan aydınlatmasıdır; bu ışık geceyi turuncu bir perdeyle örter.
(IV) Perdenin ardında yıldızlar hâlâ duruyor; kaybolan onlar değil, bizim bakışımızdır.
(V) Oysa kırk yıl önce aynı gökyüzü, şehirlerin kenarından bile çıplak gözle izlenebiliyordu.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulmak istense sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

A) II - III - V - IV - I B) II - V - IV - III - I C) III - II - V - IV - I D) II - V - III - IV - I E) V - II - III - IV - I

Cevap Anahtarı

1-B 2-C 3-C 4-A 5-A 6-E 7-B 8-E 9-D 10-D

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com