sekizgenacademy.com

Osmanlı Toprak Sistemi - Lonca Teşkilatı-Vakıflar — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 15.09.2026     10 soru TYT Sosyal Bilimler

Çalışma Kağıdı

Osmanlı Toprak Sistemi - Lonca Teşkilatı-Vakıflar — Çalışma Kağıdı

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

10 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

1. Osmanlı ülkesindeki toprakların büyük bölümü miri arazi sayılırdı. Bu topraklarda köylü toprağı işleme hakkına sahipti; ancak toprağı satamaz, bağışlayamaz ve mülk edinemezdi. Köylü, işlediği toprağın vergisini kendisine bu toprağın geliri dirlik olarak ayrılan görevliye öderdi.

Bu bilgilere göre miri arazi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Toprağı işleyen köylü aynı zamanda toprağın sahibidir. B) Topraktan alınan vergi doğrudan devlet hazinesine ödenmiştir. C) Toprağın işlenmesi görevlendirilen devlet memurlarına bırakılmıştır. D) Toprağın mülkiyeti devlette, kullanma hakkı köylüdedir. E) Köylü işlediği toprağı çocuklarına devredemez.

2. Osmanlı şehirlerinde aynı işi yapan esnaf ve zanaatkârlar lonca adı verilen örgütler içinde toplanırdı. Loncada bir kişi önce çırak olarak işe başlar, ustasının yanında yıllarca çalışarak kalfalığa yükselir, ancak yeterliliği onaylandıktan sonra usta olabilirdi.

Bu bilgilere göre lonca teşkilatıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Mesleğe giriş ve yükselmede herhangi bir sınırlama bulunmamıştır. B) Mesleki eğitim iş başında ve aşamalı biçimde verilmiştir. C) Zanaat eğitimi medreselerde ders okutularak yürütülmüştür. D) Usta sayısı üretim miktarına göre serbestçe artırılabilmiştir. E) Loncalar kırsalda üretim yapan çiftçileri de kapsamıştır.

3. Osmanlı şehirlerinde su yollarının, köprülerin, aşevlerinin, okulların ve hastanelerin önemli bir bölümü vakıflar eliyle kurulmuş; bunların yapım ve işletme giderleri vakfa bağlanan dükkân, han ve arazi gelirleriyle karşılanmıştır.

Bu duruma bakılarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Kamu hizmetlerinin bir bölümü hazine dışı kaynaklarla karşılanmıştır. B) Vakıflar yalnızca dinî yapıların yapımıyla ilgilenmiştir. C) Vakıfların giderleri doğrudan devlet hazinesinden ödenmiştir. D) Vakıflar şehirlerde ticaretin gelişmesini engellemiştir. E) Vakıflar yalnızca padişahlar tarafından kurulabilmiştir.

4. Dirlik olarak ayrılan topraklar yıllık gelirlerine göre üçe ayrılırdı. Geliri en yüksek olan dirlikler padişah, hanedan üyeleri ve üst düzey devlet adamlarına; orta büyüklükteki dirlikler orta dereceli görevlilere; geliri en düşük olanlar ise sefere katılan sipahilere verilirdi.

Buna göre dirlik türleri yıllık gelirlerine göre büyükten küçüğe doğru aşağıdakilerin hangisinde sıralanmıştır?

A) Tımar - Zeamet - Has B) Has - Zeamet - Tımar C) Zeamet - Has - Tımar D) Has - Tımar - Zeamet E) Tımar - Has - Zeamet

5. Osmanlı şehir düzeninde narh, satılacak malların üst fiyat sınırının devletçe belirlenmesi; gedik ise bir kişinin belirli bir işi yapabilmesi ve dükkân açabilmesi için gerekli olan hak anlamına gelirdi.

Buna göre bu iki uygulamayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) İkisi de üretilecek mal miktarını belirlemeye yarar. B) Narh, dükkân açma hakkını sınırlandıran bir uygulamadır. C) Gedik, malların satış fiyatını belirleyen bir uygulamadır. D) Narh tüketiciyi, gedik meslek düzenini korumaya yöneliktir. E) İkisi de üretilen malın kalitesini ölçmeye yarayan uygulamadır.

6. Tımar sahibi sipahi, kendisine ayrılan yıllık gelirin bir bölümünü kendi geçimi için kullanır; bu bölümün üzerinde kalan her belirli gelir dilimi için cebelü adı verilen tam donanımlı bir atlı asker yetiştirmek ve sefere getirmekle yükümlü tutulurdu.

Bu uygulamanın devlete sağladığı temel yarar aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hazineden nakit ödeme yapılmadan asker beslenmesi B) Köylüden alınan vergilerin doğrudan hazinede toplanması C) Ordunun tamamının merkezden maaşlı biçimde kurulması D) İşlenen toprakların dirlik sahiplerinin mülkiyetine geçmesi E) Sefere katılmayan köylülerden ek vergi alınması

7. Osmanlı toprak düzeninde mülk arazi, kişinin mülkiyetinde bulunan, alınıp satılabilen ve mirasçılarına geçebilen topraklardı. Bu toprakların bir bölümünden öşür, bir bölümünden ise haraç adıyla vergi alınırdı.

Bu bilgilere göre mülk arazi ile miri arazi arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

A) Mülk araziden vergi alınmaması, miri araziden alınması B) Mülk arazinin yalnızca gayrimüslim tebaaya ait olması C) Mülk arazinin alınıp satılabilmesi, miri arazinin satılamaması D) Mülk arazinin gelirinin dirlik sahiplerine ayrılmış olması E) Mülk arazinin vakfedilememesi, miri arazinin vakfedilebilmesi

8. Osmanlı Devleti'nde bir kişi, mülkiyetindeki bir malı geliri sürekli olarak belirli bir hayır hizmetine harcanmak üzere vakfedebilirdi. Hizmetin nasıl yürütüleceği, gelirin nereye harcanacağı ve görevlilerin kimler olacağı vakfiye adı verilen belgede ayrıntılı biçimde yazılır ve bu belge kadı tarafından tescil edilirdi.

Bu bilgilere göre vakıflarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Giderleri devlet bütçesinden karşılanan resmî devlet daireleridir. B) Yalnızca eğitim alanında hizmet üretmek üzere kurulmuşlardır. C) Kuruluştan sonra işleyişleri kurucunun isteğine göre değiştirilebilir. D) Kurucusunun ölümüyle birlikte hizmet vermeyi bırakmışlardır. E) Kişilerin bağışladığı gelirle sürekli hizmet üreten kurumlardır.

9. Osmanlı Devleti, miri arazide toprağını geçerli bir sebep olmadan üst üste üç yıl boş bırakan ya da terk eden köylüden çiftbozan adıyla bir vergi almış; bu köylünün elindeki toprağı başka birine verebilmiştir.

Devletin bu uygulamayla aşağıdakilerden hangilerini amaçladığı söylenebilir?

I. Köylünün toprak üzerindeki mülkiyet hakkını genişletmek
II. Şehirdeki esnaf üretimini denetim altına almak
III. Tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamak
IV. Vergi gelirlerindeki kaybı önlemek

A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

10. Loncalar, üyelerinin hammadde ihtiyacını aralarında paylaştırır, üretilen malın kalitesini denetler, üyeleri arasındaki anlaşmazlıkları kendi içinde çözer ve orta sandığı adı verilen ortak kasadan hastalanan ya da işi bozulan üyelerine yardım ederdi. Malların üst fiyat sınırını ise devlet belirlerdi.

Bu bilgilere göre loncalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Giderleri devlet bütçesinden karşılanan resmî kurumlardır. B) Şehirdeki üretimin denetimi bütünüyle devletin elindedir. C) Üyelerinin dayanışmasına dayanan meslek örgütleridir. D) Üyelerinin bütün hukuki davalarını karara bağlamışlardır. E) Malların satış fiyatını belirleme yetkisi loncalara aittir.

Cevap Anahtarı

1-D 2-B 3-A 4-B 5-D 6-A 7-C 8-E 9-E 10-C

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com