sekizgenacademy.com

Çözümlü Deneme 07 — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru TYT Sosyal Bilimler

Soru Kitapçığı

Çözümlü Deneme 07 — Çalışma Kağıdı

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

TYT • Sosyal Bilimler SOSYAL BİLİMLER TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

1. İslam ahlakında 'dürüstlük', kişinin özü ile sözünün bir olması, eylemleri ile söylemlerinin çelişmemesi durumudur. Dürüst bir insan, kendi aleyhine bir durum ortaya çıksa dahi gerçekten ayrılmaz ve menfaatleri doğrultusunda tutum değiştirmez. Bu ilkesel duruş, bireyin iç huzurunu korurken toplumsal güven ortamının da temelini oluşturur.
Bu parçadan dürüstlük ilkesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Kişisel çıkarlardan bağımsız, tutarlı bir duruş gerektirir. B) Sadece hukuki alanlarda geçerliliği olan bir kuraldır. C) Toplumsal beklentilere göre şekil alan esnek bir yapısı vardır. D) Bireye maddi avantaj sağlamayı gözeten bir davranış biçimidir. E) Geçmişten gelen geleneksel kabullerin sorgulanmadan uygulanmasıdır.

2. İkinci Dünya Savaşı devam ederken müttefik liderler İsmet İnönü ile Adana ve Kahire'de görüşmeler yaparak Türkiye'yi kendi yanlarında savaşa sokmaya çalışmışlardır. Türkiye ise ordunun donanım ve malzeme eksikliğini ileri sürerek savaşa fiilen girmeyi ertelemiş, ancak savaşın sonuna doğru sembolik olarak Almanya'ya savaş ilan etmiştir.

Bu parçadan hareketle Türkiye'nin II. Dünya Savaşı sürecindeki tutumu için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Savaşın başından itibaren Müttefiklerin tüm askerî taleplerini koşulsuz karşıladığı B) Ülkeyi savaşın yıkıcı etkilerinden koruyan gerçekçi ve dengeli bir diplomasi yürüttüğü C) Almanya ile askerî pakt kurarak aktif olarak Doğu Cephesi'nde savaştığı D) BM kurucu üyeleri arasında yer alma fırsatını tamamen teptiği E) Tarafsızlık ilkesinden taviz vermemek adına hiçbir diplomatik temasa girmediği

3. Kalker, jips ve kaya tuzu gibi kolay eriyebilen kayaçların bulunduğu sahalarda yeraltı sularının kimyasal aşındırması sonucu karstik şekiller oluşur. Lapya, dolin, uvala ve polye gibi yüzeysel karstik şekillerin yanı sıra mağaralar da yeraltı erime şekillerine örnektir. Bu sahalarda toprak yapısı genellikle sızdırmazlığı düşük ve kireç yönünden zengindir.

Bu parçaya göre karstik arazilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Suların eritebildiği kayaç yapısı farklı yer şekillerinin oluşumuna yol açar. B) Kayaçların kimyasal çözünmeye karşı dayanıklı yapıda olduğu kolayca görülebilir. C) Karstik alanlardaki topraklar organik madde yönünden son derece zengin ve tutucudur. D) Sadece maara gibi yeraltı şekilleri oluşur, yüzeyde erime şekline rastlanmaz. E) Kayaçların çözünmesi sıcaklığın donma noktasının altına düştüğü alanlarda gerçekleşir.

4. Felsefede tek bir doğru yöntem ya da değişmez bir dogmatik kural bulunmaz. Filozoflar kendi çağlarının koşullarından ve düşünsel arayışlarından beslenerek dünyayı anlama çabası içerisine girerler. Bu arayışta öne çıkan şey, öne sürülen fikirlerin mantıksal açıdan kendi içinde çelişki barındırmamasıdır. Önermelerin birbirini desteklemesi ve tutarlı olması felsefi sistemin en önemli niteliğidir.
Bu parçaya göre felsefi düşüncede aranan temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Deneysel verilerle doğrulanabilir olmak B) Geniş kitleler tarafından kabul görmek C) Kendi içinde mantıksal tutarlılık taşımak D) Toplumsal sorunlara pratik çözüm sunmak E) Mutlak ve değişmez hakikatler üretmek

5. Varlık nedir sorusuna verilen cevaplardan biri de varlığın sürekli bir oluş ve akış içinde olduğunu savunmaktır. Bu anlayışa göre dünyada sabit, değişmeyen hiçbir şey yoktur. Tıpkı aynı nehirde iki kez yıkanılamayacağı gibi, her şey anbean değişmekte ve zıttına dönüşmektedir. Değişimin kendisi, varlığın tek kalıcı ilkesidir.
Bu parçada öne sürülen varlık anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Varlığı durağan madde sayan materyalizm B) Varlığı idealar dünyasıyla açıklayan idealizm C) Varlığı mekanik bir makine gören felsefe D) Varlığı reddeden nihilizm yaklaşımı E) Varlığı süreç ve oluş olarak gören anlayış

6. Kur'an-ı Kerim'de insanın evrene bakarak düşünmesi, doğadaki muazzam düzeni ve ölçüyü incelemesi ısrarla istenir. İnsan, aklını kullanarak bu düzenin tesadüfle açıklanamayacağını kavrar. Böylece akıl yürütme, bireyi yüzeysel bir inançtan bilinçli bir Yaratıcı fikrine ulaştırır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

A) İnanç ilkelerine ulaşmada duyu organlarının hiçbir rolünün olmadığı B) Akıl yürütmenin dini inancı ortadan kaldıran bir unsur olduğu C) Evrendeki düzenin tesadüfi olaylar silsilesiyle açıklanabileceği D) İnancın zihinsel sorgulama olmaksızın taklitle sürdürülmesi gerektiği E) Aklın ve gözlemin insanı bilinçli bir inanç düzeyine ulaştırdığı

7. Dünyadaki farklı dinler incelediğinde, her birinin inanç ve ibadet esaslarında belirgin ayrılıklar olmasına rağmen; insan hayatına saygı duyulması, muhtaçlara yardım edilmesi ve haksızlıktan kaçınılması gibi temel ahlaki prensiplerde birleştikleri görülür. Bu evrensel ilkeler, insanlığın ortak huzuru için bir zemin sunar.
Bu parçaya göre dünya dinleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Tüm ibadet ritüellerini aynı yöntemlerle icra ederler. B) Toplumsal hayatı tamamen görmezden gelen yapılardır. C) Ortak ahlaki değerler üzerinden benzer erdemleri paylaşırlar. D) İnanç esasları bakımından birbiriyle özdeş niteliktedirler. E) Kültürel farklılıkların oluşmasında hiçbir rol oynamazlar.

8. Atatürk Dönemi'nde 1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektörün sanayi yatırımları yapması desteklenmiş; ancak sermaye yetersizliği, teknik eleman eksikliği ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sebebiyle istenen başarı elde edilememiştir. Bunun üzerine devlet, iktisadi hayatın doğrudan içine girerek Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nı uygulamaya koymuştur.

Bu parçaya göre Devletçilik ilkesine geçilmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?

A) Özel sektörün tamamen ortadan kaldırılmak istenmesi B) Yabancı sermayenin ülkedeki sanayi yatırımlarında belirleyici konuma gelmesi C) Özel teşebbüsün yetersiz kalması ve küresel ekonomik krizin yaşanması D) Tarım üretimine verilen önem ve desteğin sona erdirilmesi E) Osmanlı'dan kalan borçların ödenmesinin reddedilmesi

9. Tükenmeyen (yenilenebilir) doğal kaynaklar; güneş, rüzgâr, su ve jeotermal enerji gibi doğa tarafından sürekli tazelenen kaynaklardır. Fosil yakıtlar ise (kömür, petrol, doğal gaz) oluşumları milyonlarca yıl sürdüğü için tükenebilir niteliktedir. Günümüzde çevre kirliliğini azaltmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımlar artmaktadır.

Bu parçadan hareketle yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Çevresel etkileri bakımından fosil yakıtlara göre daha sürdürülebilir bir yapı sunarlar. B) Oluşum süreçleri milyonlarca yıl sürdüğü için kısa sürede tüketilebilir niteliktedirler. C) Kullanım alanları gelişmiş ülkelerin sanayi tesisleriyle sınırlı kalmaktadır. D) Fosil yakıtların kullanımını tamamen ortadan kaldırarak küresel enerji krizini bitirmiştir. E) Doğa tarafından tazelenme kapasiteleri olmadığından rezervleri hızla tükenmektedir.

10. Bir izohips haritasında K ve L noktaları arasındaki yükselti farkı 450 metre, iki nokta arasındaki yatay uzaklık ise 3 kilometredir. Buna göre K ile L arasındaki ortalama eğim binde kaçtır?

A) 100 B) 150 C) 15 D) 1500 E) 45

11. Karahanlılar, İslamiyet'i kabul eden ilk Doğan Türk-İslam devletlerinden biri olmalarına rağmen idari ve edebi alanda Türkçe kullanımını sürdürmüşler, hükümdarları için Kutadgu Bilig gibi Türkçe eserler yazdırmışlardır. Yönetim teşkilatında ise eski Türk devlet geleneği olan ikili teşkilatı uygulamaya devam etmişlerdir.

Bu bilgilere göre Karahanlılar hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) İslam dinini kabul ettikten sonra öz kültürlerini tamamen terk ettikleri B) İslamiyet öncesi Türk kültür ve devlet geleneklerini koruyup sürdürdükleri C) Arapça ve Farsçayı devletin tek resmi dili haline getirdikleri D) Merkezî otoriteyi güçlendirmek adına eyalet sistemini kaldırdıkları E) Gök Tanrı inancı ile İslamiyet'i sentezleyip yeni bir din kurdukları

12. Gerçeklik ile doğruluk kavramları sıklıkla birbirine karıştırılır. Gerçeklik, insan zihninden bağımsız olarak dış dünyada var olan somut durum ya da nesnelerdir. Örneğin 'yağmurun yağması' veya 'masanın üzerinde duran kitap' birer gerçekliktir. Doğruluk ise bu gerçekliğe dair zihnimizde oluşturduğumuz yargıların, önermelerin uygunluğudur. 'Şu an yağmur yağıyor' ifadesi olgu ile örtüşüyorsa doğru olur.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Doğruluk düşünceye ait bir özellikken, gerçeklik nesnel dünyaya aittir. B) Gerçeklik, zihnimizin ürettiği algılardan ibarettir. C) Doğruluk kavramı duyulardan tamamen bağımsızdır. D) Nesnelerin dış dünyadaki varlığı insan zihninin onları onaylamasına bağlıdır. E) Olgusal olmayan durumlar hakkında doğruluk yargısı verilemez.

13. Devlet otoritesinin bulunmadığı bir 'doğal durum' düşünelim. Bu ortamda hiçbir hukuk kuralı ve yaptırım gücü yoktur. Bireyler tamamen kendi arzularına göre hareket ederler. Ancak güçlünün zayıfı ezdiği bu karmaşa ortamı, hiç kimse için güvenli değildir. Bu güvensizlik ortamından kurtulmak isteyen insanlar bir araya gelerek ortak bir otorite kurmak zorunda kalırlar. Dolayısıyla adalet, düzenin tesisiyle mümkün hale gelir.
Bu parçadan siyaset felsefesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) Devlet, insan doğasındaki kötülükleri tamamen yok eder. B) Doğal durum toplumsal yaşamın en özgür ve güvenli evresidir. C) Hukuk kuralları olmadan da toplumsal barış kendiliğinden sağlanır. D) Devlet otoritesi toplumsal kargaşayı önleme ihtiyacından doğmuştur. E) Adalet kavramı devletten önce de evrensel olarak mevcuttur.

14. Tasavvuf, İslam düşüncesinde nefsi arındırma, ahlaki erdemleri içselleştirme ve Yaratıcı ile manevi bir yakınlık kurma çabasıdır. Tasavvufi anlayış, ibadetlerin görünen şekilsel şartlarının yanı sıra onların ruhuna ve derin anlamına odaklanmayı önerir. Bu yaklaşım, kişinin iç dünyasını kötülüklerden temizlemesini hedefler.
Bu parçadan tasavvufi anlayışla ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) İbadetlerin şekilsel yönünü tamamen reddeden bir akımdır. B) Toplumsal kuralları ortadan kaldırmayı amaçlayan bir yapıdır. C) Belirli bir zümrenin uygulayabileceği gizli öğretilerdir. D) Ahlaki derinliğe ve içsel arınmaya önem veren bir yaklaşımdır. E) Dini metinlerin lafzi anlamını tek geçerli ölçüt kabul eder.

15. Nüfus piramitlerinin taban genişliği, doğurganlık oranları ve çocuk nüfus miktarı hakkında bilgi verir. Tabanı hızla daralan bir nüfus piramidi, o ülkede doğum oranlarının belirgin bir şekilde düştüğünü ve genç nüfus oranının azaldığını gösterir. Bu durum gelişmişlik seviyesinin arttığı ve demografik yatırımlara olan ihtiyacın azaldığı ülkelerde sıkça gözlenir.

Buna göre nüfus piramidinin tabanı daralan bir ülke için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Doğum oranlarında düşüş yaşanmaktadır. B) Çocuk nüfusun toplam nüfustaki payı azalmaktadır. C) Sağlık ve eğitim hizmetlerinin kalitesi genellikle yüksektir. D) Yaşlı nüfus oranının zamanla artması beklenmektedir. E) Demografik yatırım ihtiyacı artış göstermektedir.

16. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'ın fethinden sonra Ortodoks Patrikhanesi'nin varlığını korumasına izin vermiş ve patrikliği kendi güvencesi altına almıştır. Ayrıca Hristiyan toplumun dinî liderlerine kendi cemaatlerinin iç hukuk sorunlarını çözme yetkisi tanımıştır.

Fatih Sultan Mehmet'in bu politika ile aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulamaz?

A) Hristiyan tebaanın devlete olan bağlılığını ve sadakatini artırmayı B) Avrupa'da Hristiyan birliğinin (Haçlı ittifakı) oluşmasını engellemeyi C) Balkanlar'da ve fethedilen alanlarda toplumsal huzuru sağlamayı D) Farklı inanç gruplarını yönetimi altında adaletle barındırmayı E) Ortodoks Kilisesi'ni tamamen kapatıp tüm tebaayı Müslüman yapmayı

17. Osmanlı Devleti'nde XVII. yüzyılda Celali İsyanları sebebiyle Anadolu'da köylerini terk edip şehirlere göç eden geniş kitlelerin yarattığı tabloya 'Büyük Kaçgun' adı verilmiştir. Bu göçler sonucunda kırsal alanda tarımsal üretim düşmüş, şehirlerde işsizlik ve asayiş sorunları tırmanmıştır.

Bu bilgilere göre XVII. yüzyıl Osmanlı socio-ekonomik yapısı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Şehirleşme oranının planlı sanayileşme hamleleriyle arttığı B) Tarımsal üretimin şehirlere kayarak devam ettiği C) Eyaletlerde tımar sisteminin mükemmel biçimde işlemeye devam ettiği D) İç güvenlik sorunlarının üretim ve yerleşim düzenini olumsuz etkilediği E) Celali İsyanları'nın reayaya ekonomik refah sağladığı

18. İslam dininin iki temel kaynağı vardır: Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in sünneti. Kur'an, dinin ana ilkelerini ve evrensel mesajlarını ortaya koyarken; sünnet bu ilkelerin pratikte nasıl uygulanacağını gösterir, genel hükümleri açıklar ve somutlaştırır. Sünnetin rehberliği olmadan dinin pratik hayata aktarılması eksik kalır.
Bu parçaya göre Kur'an ve sünnet ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Sünnet, Kur'an ilkelerini tamamen geçersiz kılan bağımsız bir kaynaktır. B) Kur'an-ı Kerim, geçmiş toplumların kıssalarını anlatan bir kaynaktır. C) İki kaynak birbiriyle çelişen farklı dini buyruklar içermektedir. D) Sünnet, Kur'an mesajının uygulamalı bir açıklaması ve tamamlayıcısıdır. E) İslam dininde pratik hayatı düzenleyen tek öge toplumsal gelenektir.

19. İnsan sadece biyolojik bir varlık değil, aynı zamanda değer üreten bir varlıktır. Günlük yaşamında olayları değerlendirirken 'güzel-çirkin', 'iyi-kötü', 'haklı-haksız' gibi nitelendirmelerde bulunur. Felsefe, insanın bu değerlendirmelerini inceleyen 'değerler felsefesi' (aksiyoloji) disiplinine sahiptir. Etik ve estetik, bu alanın iki temel ayağını oluşturur.
Bu parçaya göre aksiyolojinin kapsamı aşağıdakilerden hangisini içerir?

A) Bilimsel yöntemlerin geçerlilik sınırlarını B) Ahlaki ve estetik değer yargılarının doğasını C) Varlığın maddi bileşenlerinin yapısını D) Zihnin çalışma ilkelerini ve mantık kurallarını E) Dini inançların mantıksal temellerini

20. Sanayi tesislerinin kontrolsüz atıkları, tarımsal faaliyetlerde aşırı kimyasal gübre kullanımı ve evsel atıkların arıtılmadan su kaynaklarına boşaltılması su kirliliğine yol açar. Su kirliliği sadece su içi ekosistemi değil, bu kaynaklardan beslenen insan ve hayvan sağlığını da olumsuz etkiler. Önleyici tedbirler arasında arıtma tesislerinin yaygınlaştırılması ve çevre bilincinin artırılması yer alır.

Bu parçada su kirliliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisine vurgu yapılmamıştır?

A) Beşerî faaliyetlerin kirliliğin ortaya çıkmasında etkili olduğuna B) Kirlenmeyi önlemek için çeşitli teknik ve eğitsel önlemler alınabileceğine C) Kirliliğin yalnızca su canlılarını kapsayan dar bir etki alanına sahip olduğuna D) Atıkların arıtılmadan doğaya bırakılmasının olumsuz sonuçlar doğurduğuna E) Tarımsal uygulamalardaki kimyasal kullanımının su kalitesini bozduğuna

SOSYAL BİLİMLER TESTİ BİTTİ.

ÇÖZÜMLÜ DENEME 07 — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI

SOSYAL BİLİMLER

1-A 2-B 3-A 4-C 5-E 6-E 7-C 8-C 9-A 10-B

11-B 12-A 13-D 14-D 15-E 16-E 17-D 18-D 19-B 20-C

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com