18. Yüzyıl - 19. Yüzyıl Felsefesinin Öne Çıkan Problemleri - 2
18. Yüzyıl - 19. Yüzyıl Felsefesinin Öne Çıkan Problemleri - 2
Hegel'in "DİYALEKTİK" yöntemi (tez-antitez-sentez sürecinde tarihin ve düşüncenin İLERLEDİĞİNİ savunma) ve Marx'ın bu yöntemi EKONOMİK/TOPLUMSAL ilişkilere uyarlaması (DİYALEKTİK MATERYALİZM), bu dönemin en ETKİLİ felsefi sistemlerinden biri olmuştur.
Gerçek Sınav Sorusu
Kopernik’in dile getirdiği ve Galileo’nun yaklaşık bir yüzyıl sonra geliştirdiği Güneş merkezli evren sisteminin önemi, gerçekte neyin ne etrafında döndüğünü göstermesinden daha çok insanla doğa arasındaki ilişkiye dair oluşturduğu bakış açısındadır. Bu bakış açışı Aydınlanma düşünürlerinin aklın gücüne duydukları güvenin temelini oluşturmuştur. Buna göre Aydınlanma düşüncesinin temelinde aşağıdakilerden hangisinin yer aldığı söylenemez?
A) İnsan aklının doğanın sırlarını keşfedeceğine duyulan inanç
B) Bu dünyaya yönelmiş bakış açısı
C) Doğanın insan tarafından denetim altına alınabilecek cansız ve mekanik bir varlık olduğu anlayışı
D) Tüm varlıkların Tanrı tarafından belli bir amaca göre yaratıldığı inancı
E) Rasyonel düşünce ve akla duyulan güven
- Güneş merkezli evren anlayışının Aydınlanma düşünürlerinde yarattığı temel etki, İNSAN AKLININ doğanın sırlarını keşfedebileceğine duyulan İNANÇ, bu dünyaya yönelmiş (dünyevi) bir bakış açısı, doğanın MEKANİK ve akılla denetlenebilir bir varlık olduğu anlayışı ve RASYONEL düşünceye duyulan güvendir (A, B, C, E doğru). "Tüm varlıkların Tanrı tarafından belli bir amaca göre yaratıldığı" inancı ise Aydınlanma ÖNCESİ (Orta Çağ) teolojik dünya görüşüne aittir, Aydınlanmanın akla dayalı temelinde YER ALMAZ. Cevap D'dir.