sekizgenacademy.com

Tanzimat ve Servetifünun Dönemi Türk Hikâyesi — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru AYT Türk Dili ve Edebiyatı

Soru Kitapçığı

Tanzimat ve Servetifünun Dönemi Türk Hikâyesi — Çalışma Kağıdı

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

AYT • Türk Dili ve Edebiyatı TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

1. Aşağıdakilerin hangisinde bir yazar, eseri ve bu eserin Türk hikâyeciliğindeki yeri doğru olarak bir araya getirilmiştir?

A) Halit Ziya Uşaklıgil – Küçük Şeyler – Tanzimat'ın ikinci kuşağında yazılmış hikâyeler B) Samipaşazade Sezai – Letaif-i Rivayat – Batılı anlamdaki ilk hikâye denemeleri C) Halit Ziya Uşaklıgil – Letaif-i Rivayat – öğretici amaçla kaleme alınmış hikâyeler D) Ahmet Mithat Efendi – Letaif-i Rivayat – Batılı anlamdaki ilk hikâye denemeleri E) Samipaşazade Sezai – Küçük Şeyler – Servetifünun döneminde yazılmış hikâyeler

2. Tanzimat dönemi Türk hikâyesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

A) Batılı anlamdaki ilk hikâye örnekleri bu dönemde verilmiştir. B) Olayların çözümünde rastlantılara geniş yer verilmiştir. C) Kişiler çoğunlukla iyi ve kötü diye keskin çizgilerle ayrılmıştır. D) Anlatıcı, olayı durdurup okura seslenebilmektedir. E) Batılı hikâye teknikleri başarıyla uygulanmış, hikâye teknik olgunluğa ulaşmıştır.

3. Tanzimat hikâyesinin ikinci kuşağında, büyük olaylar ve ders veren sonlar yerine gündelik hayatın küçük anlarını, bir bakışı, bir eşyanın geride bıraktığı izi anlatmayı seçen bir hikâye kitabı yayımlanır. Bu kitapla birlikte hikâyede aranan şey, anlatılan olayın büyüklüğü olmaktan çıkar.

Bu parçada sözü edilen kitabın Türk hikâyeciliğindeki önemi aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

A) Hikâyede gözlem ve ayrıntının, olayın kendisinin önüne geçmeye başlaması B) Hikâyenin ilk kez Anadolu insanının gündelik hayatına açılması C) Hikâyede sade dilin bir ölçü olarak benimsenmeye başlaması D) Hikâyenin öğretici amaçtan kurtulup kahramanlık temasına yönelmesi E) Hikâyede çarpıcı bir sonla biten kurgu anlayışının yerleşmesi

4. Aşağıdaki parça, bir dönemin hikâye anlayışını örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:

Genç adam, kendisine emanet edilen keseyi bir gecede kumar masasında eritti. Ey kariin! Bu satırları okurken sakın onun hâline acıyayım deme; zira parasını kaybeden, evvela kendi aklını kaybetmiş bir bîçaredir. Biz hikâyemize devam edelim: Aradan üç gün geçmeden, tam da kapının önünde ne yapacağını düşünürken, yıllardır haber alamadığı amcası çıkageldi ve borcun tamamını kapattı.

Bu parçanın yansıttığı hikâye anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Anlatıcının olaya karışmadan, gözleme dayalı bir tutum benimsediği B) Kişilerin iç dünyasının ayrıntılı çözümlemelerle sezdirilmeye çalışıldığı C) Okuru yönlendirme amacının olay örgüsünün önüne geçtiği ve rastlantıya geniş yer verildiği D) Dilin ağırlaştırılarak dar ve seçkin bir okur kitlesinin hedeflendiği E) Yazarın kendi yargısını gizleyip değerlendirmeyi okura bıraktığı

5. Servetifünun dönemi Türk hikâyesiyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür:

I. Sanatçılar, okura ulaşmayı kolaylaştırmak için sözcük seçiminde halkın diline yaklaşmıştır.
II. Kişiler çoğunlukla dar ve seçkin bir çevreden seçilmiş, bu çevrenin iç dünyası öne çıkarılmıştır.
III. Hikâyelerde olayın akışı, anlatıcının okura yaptığı açıklamalarla sık sık kesilir.
IV. Batılı hikâye tekniği, Tanzimat'taki denemelere göre daha başarılı biçimde uygulanmıştır.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

6. Bir yazarın hikâyeciliği için şöyle deniyor: Kalabalık bir kahvede dinleyicisini elinde tutan anlatıcının tavrını yazıya taşımıştır. Anlattığı olayı gerektiğinde durdurur, okurunun bilmediğini düşündüğü bir konuyu açıklar, sonra 'nerede kalmıştık' diyerek anlatısına döner. Onun ölçütü, metnin okurdan ne kadar uzaklaştığı değil, okura ne kadar ulaştığıdır.

Bu parçada sözü edilen yazarın tutumu aşağıdakilerin hangisiyle açıklanabilir?

A) Geleneksel anlatıcının konumunu sürdürerek hikâyeyi geniş bir okuru eğitme aracı sayması B) Batılı hikâye tekniğini eksiksiz uygulayarak anlatıcıyı olayın büsbütün dışına çıkarması C) Okurun ilgisini canlı tutmak için kişilerin iç çatışmalarını ayrıntıyla çözümlemesi D) Anlatımı sözlü gelenekten uzaklaştırıp yazılı kültürün ölçütlerine bağlaması E) Hikâyenin konusunu günlük hayattan alıp dilini aydın çevrenin beğenisine göre kurması

7. Bir eleştirmen, Servetifünun hikâyeciliğinin öncü adı için şöyle yazar: "Ondan önce hikâyelerimizde olaylar birbirine ekleniyordu; onunla birlikte bir hikâyenin neden o cümleyle başlayıp o cümleyle bittiği sorulabilir hâle geldi. Kişilerin söyledikleriyle yaptıkları arasındaki açıklık, artık anlatıcının açıklamasına gerek kalmadan okura ulaşıyordu."

Bu sözlerde sözü edilen yazarla ilgili olarak vurgulanan aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hikâyenin konusunu ilk kez günlük hayattan seçmiş olması B) Hikâyede halkın konuştuğu dili bir ölçü olarak benimsemesi C) Hikâyede kurgu ve anlatım tekniğini olgunluğa ulaştırmış olması D) Hikâyeyi toplumsal eleştirinin başlıca aracı hâline getirmesi E) Hikâyede anlatıcıyı okurla konuşan bir kişiye dönüştürmesi

8. Türk hikâyesinin Tanzimat'tan Millî Edebiyat'a uzanan gelişimini izlemek için aşağıdaki gelişmeler kronolojik sıraya konmak isteniyor:

• Servet-i Fünun dergisinin Tevfik Fikret'in yönetiminde bir edebiyat dergisi niteliği kazanması
• Samipaşazade Sezai'nin Küçük Şeyler'i yayımlaması
• Ahmet Mithat Efendi'nin Felatun Bey ile Rakım Efendi'yi yayımlaması
• Ahmet Mithat Efendi'nin Letaif-i Rivayat dizisine başlaması
• Genç Kalemler dergisinde Yeni Lisan makalesinin yayımlanması

Bu gelişmeler eskiden yeniye doğru sıralandığında üçüncü sırada hangisi yer alır?

A) Samipaşazade Sezai'nin Küçük Şeyler'i yayımlaması B) Servet-i Fünun dergisinin Tevfik Fikret'in yönetiminde bir edebiyat dergisi niteliği kazanması C) Ahmet Mithat Efendi'nin Felatun Bey ile Rakım Efendi'yi yayımlaması D) Ahmet Mithat Efendi'nin Letaif-i Rivayat dizisine başlaması E) Genç Kalemler dergisinde Yeni Lisan makalesinin yayımlanması

9. Bir edebiyat tarihçisi, Türk hikâyesinin Tanzimat'tan Servetifünun'a geçişini değerlendirirken şöyle der: "Hikâyemiz olay anlatmayı bırakmadı; ancak olayın neyi göstermek için anlatıldığı sorusu değişti. Önceleri olay, okura bir sonuç göstermek için anlatılıyordu; sonra, gösterilecek bir sonuç olmasa da bir insanın belirli bir andaki hâli anlatılmaya değer bulundu."

Bu sözlerde sözü edilen değişim aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

A) Hikâyenin konusunun İstanbul dışına, Anadolu hayatına taşınmasıyla B) Hikâyede öğretici amacın yerini gözleme ve ruh çözümlemesine bırakmasıyla C) Hikâyede dilin sadeleşerek geniş kitlelere ulaşır hâle gelmesiyle D) Hikâyede olay örgüsünün bırakılıp tek bir duygunun anlatılmasıyla E) Hikâyede anlatıcının kişilerden birine dönüştürülmesiyle

10. Aşağıdaki parça, bir dönemin hikâye anlayışını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Konağın arka bahçesine bakan pencerenin önünde Nevin'in nazarları, akşamın mor ve lâciverdî gölgeleri arasında eriyen ufka dalıp gidiyordu. Bir zamanlar bu manzarada saadetin bütün vaatlerini okuduğu hâlde, şimdi aynı ufukta yalnız tükenmiş bir ömrün solgun aksini görüyordu. Piyanonun açık kalan kapağına ilişen parmakları ne bir nağme arıyor ne de bir teselli; yalnız, sinirlerinin derinliklerinde titreyen o mübhem elemi bir an olsun dindirmek istiyordu.

Bu parçanın örneklendirdiği dönem ve parçada bu döneme ait olduğunu gösteren bir özellik aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Tanzimat – anlatıcının kişinin duygularını okura açıklayarak yorumlaması B) Servetifünun – olayın rastlantılarla düğümlenip çözüme bağlanması C) Tanzimat – konak hayatının ve alafranga yaşayışın eleştirel bir gözle işlenmesi D) Millî Edebiyat – sade bir anlatımla bireyin yalnızlığının işlenmesi E) Servetifünun – kişinin ruh hâlinin tabiat ve eşya tasviriyle iç içe verilmesi

11. Aşağıdaki parça, bir dönemin hikâye anlayışını örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:

Salonun ağır perdeleri arasından sızan ışık, piyanonun kapağında ince bir çizgi hâlinde titriyordu. Genç kadın, misafirin sözünü yarıda bırakmamak için dudağının ucuna kadar gelen cevabı geri çevirdi; fakat elindeki yelpazeyi kapatırken parmaklarının gösterdiği acele, bu susuşun bir nezaket değil bir teslimiyet olduğunu belli ediyordu. Dışarıda araba sesleri uzaklaşırken o, bu evde kendi sesini ne zaman kaybettiğini hatırlamaya çalışıyordu.

Bu parçanın yansıttığı hikâye anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Anlatıcının araya girerek kişinin davranışını okura açıkladığı B) Olayın çarpıcı bir sonla bağlanması için kurgunun buna göre düzenlendiği C) Kişilerin toplumsal çevresinin halk hayatından seçilerek genişletildiği D) Dilin konuşma diline yaklaştırılarak geniş bir okura seslenildiği E) Kişinin iç dünyasının küçük davranış ayrıntıları üzerinden sezdirildiği

12. Aşağıdaki parçalar, iki ayrı dönemin hikâye anlayışını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

I. Mihriban Hanım'ın kızı Saadet, mahallenin en terbiyeli kızı olarak bilinirdi. Lakin üvey annesinin zulmü bu bîçareyi her gün biraz daha soldurmaktaydı. Tesadüfe bakınız ki bir gün kapıya gelen yaşlı bir kadın, Saadet'in yıllardır kayıp teyzesinden başkası değildi.

II. Şişli'deki köşkün geniş balkonunda Ferhunde'nin gözleri, gurubun eriyen renkleri arasında uzun uzun dolaştı. Evlendiği adamın soğuk nezaketi, ruhundaki bütün ümitleri birer birer söndürmüştü; şimdi yalnız, bu sessiz azabın ne zaman sona ereceğini düşünüyordu.

Bu parçalarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) I'de kişiler iyi ve kötü diye keskin çizgilerle ayrılırken II'de kişinin iç dünyası tabiat tasviriyle birlikte verilmiştir. B) I'de olay rastlantıyla ilerlerken II'de olay beklenmedik bir sonla düğümlenmiştir. C) I'de dil konuşma diline yakın tutulurken II'de anlatıcı okura doğrudan seslenmiştir. D) I'de kişinin ruh çözümlemesi ayrıntılı biçimde yapılırken II'de olay, gözleme dayalı bir çevre tasviriyle başlatılmıştır. E) I'de konu halkın gündelik hayatından seçilirken II'de konu bir taşra kasabasından alınmıştır.

13. Aşağıdaki parça, Türk hikâyesinin belirli bir gelişme aşamasını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Kapının önündeki taşa oturan ihtiyar, simit sepetini dizlerinin arasına almış, sokaktan geçen her ayak sesine başını kaldırıyordu. Sepetin üstündeki bezin bir kenarı yırtılmış, simitlerin susamları kaldırıma dökülmüştü. Bir arabanın tekerleği çamuru ihtiyarın eteğine sıçrattığında o, yalnızca bezi biraz daha çekti. Hayatın bu küçük ve görünmeyen kederlerini yalnız dikkatle bakanlar fark eder; insaf sahibi olanlar ise onlardan yüzlerini çevirmez.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Gözleme dayalı ayrıntıya yönelmekle birlikte anlatıcının okura öğüt veren yorumundan vazgeçilmemiştir. B) Olay, rastlantılarla düğümlenmiş ve ders verici bir sonla çözüme bağlanmıştır. C) Anlatıcı geri çekilmiş, kişinin iç dünyası ağır bir dille ayrıntılı biçimde çözümlenmiştir. D) Kişi, toplumsal sınıfının temsilcisi olarak ezen ile ezilen arasındaki çatışmanın içinde gösterilmiştir. E) Anlatıcı, olayın içindeki kişilerden biri olarak gördüklerini birinci kişi ağzından aktarmaktadır.

14. Aşağıdaki cümleler, dönemlerin hikâye anlayışlarını örneklendirmek üzere yazılmıştır.

Bu cümlelerden hangisi Servetifünun hikâyesinin anlatım anlayışına UYMAZ?

A) Salonun yarı karanlığında lambanın titrek ziyası, genç kadının yorgun simasında solgun bir hüzün gibi geziniyordu. B) Masanın başındaki kocası gazeteyi katlarken "Yarın vapura geç kalmayalım." dedi, sonra yine sustu. C) Hayalinde yıllarca büyüttüğü o sakin ve mesut ömür, şimdi pencerenin camında eriyen buğu kadar silik ve uzaktı. D) Kariin-i kirâm, bu mahzun manzaranın sırrını öğrenmek isterlerse biraz sabır buyursunlar; zira hikâyemizin ibreti tam da oradadır. E) Doktor, genç kızın solgun yüzüne bakarken bu hastalığın ilaçla değil, ruhunu saran derin melâlin dağılmasıyla geçeceğini sezdi.

15. Tanzimat ve Servetifünun dönemlerinde yazılmış hikâye kitaplarıyla ilgili aşağıdaki eşleştirmeler yapılmıştır:

• Letaif-i Rivayat – Ahmet Mithat Efendi
• Müsameretname – Emin Nihat
• Küçük Şeyler – Samipaşazade Sezai
• Hayat-ı Hakikiye Sahneleri – Halit Ziya Uşaklıgil
• Solgun Demet – Mehmet Rauf

Bu eşleştirmelerden kaç tanesi doğrudur?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

16. Aşağıdaki parça, Batılı hikâyeye geçişin ilk yıllarındaki anlatı anlayışını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Efendim, malumunuz, bu sene kış pek sert geçti. İşte o soğuk günlerden birinde Aksaray'da bir kira odasında oturan Hasan Efendi adında bir kâtip, maaşının üç aydır verilmediğini düşünerek mangalın başında dalgın dalgın oturuyordu. Kıssadan hisse çıkarmasını bilen için bu Hasan Efendi'nin hâli az ibretli değildir; zira ileride göreceğiniz üzere, israfın cezası er geç çekilir.

Bu parçada geleneksel anlatıdan sürdürülen bir özellik ile Batılı hikâyeyle gelen bir yenilik, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Olağanüstü olaylara yer verilmesi – kişinin iç dünyasının çözümlenmesi B) Konunun çağdaş şehir hayatından alınması – dinleyiciye seslenilip olaydan ders çıkarılması C) Manzum ve mensur parçaların karışık kullanılması – gözleme dayalı tabiat tasvirlerine yer verilmesi D) Dinleyiciye seslenilip olaydan ders çıkarılması – olayın beklenmedik bir sonla çözülmesi E) Dinleyiciye seslenilip olaydan ders çıkarılması – konunun çağdaş şehir hayatından alınması

17. Tanzimat dönemi hikâyesi ile Servetifünun dönemi hikâyesi karşılaştırıldığında aşağıdaki yargılara ulaşılmıştır:

I. Tanzimat hikâyesinde anlatıcı zaman zaman olayı keserek okura seslenir; Servetifünun hikâyesinde bu tutumdan uzaklaşılmıştır.
II. Tanzimat hikâyesinde kişiler çoğunlukla iç çatışmalarıyla, Servetifünun hikâyesinde ise toplumsal işlevleriyle tanıtılır.
III. Servetifünun hikâyesinde dil, Tanzimat'ın ilk hikâye denemelerine göre daha ağırdır ve dar bir okura yöneliktir.
IV. Her iki dönemde de hikâyenin temel amacı, okuru belli bir ahlaki sonuca ulaştırmaktır.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

18. Bir hikâyecinin iki kitabıyla ilgili şu bilgiler veriliyor:

• Birinci kitap yüzyılın başında yayımlanmış; ağır bir dil ve sanatkârane bir üslupla yazılmış, estetik kaygıyı öne çıkaran hikâyelerden oluşur.
• İkinci kitap, yazarın Türkçülük düşüncesini benimsemesinden sonra, Millî Mücadele yıllarının sonunda yayımlanmış; daha sade bir dille millî duyguları ve tarih bilincini işleyen hikâyelerden oluşur.

Bu bilgilerde sözü edilen yazar ve kitapları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Hüseyin Cahit Yalçın – Hayat-ı Muhayyel / Hayat-ı Hakikiye Sahneleri B) Halit Ziya Uşaklıgil – Solgun Demet / Bir Yazın Tarihi C) Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Haristan ve Gülistan / Çağlayanlar D) Refik Halit Karay – Memleket Hikâyeleri / Gurbet Hikâyeleri E) Samipaşazade Sezai – Küçük Şeyler / Sergüzeşt

19. Bir yazarla ilgili şu bilgiler veriliyor:

• Servetifünun döneminde eser vermesine karşın topluluğa katılmamış, dergideki ağır dile ve seçkin okura yönelen anlayışa uzak durmuştur.
• Halka seslenen, okuru eğlendirirken bilgilendiren anlatıcı tavrını Tanzimat'ın ilk kuşağından devralmıştır.
• İstanbul'un kenar mahallelerindeki tipleri mizahla anlatmış; kişilerinin davranışlarını çevre ve kalıtımla açıklayan natüralist bir tutumu benimsemiştir.

Bu bilgiler aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

A) Mehmet Rauf B) Samipaşazade Sezai C) Ahmet Mithat Efendi D) Hüseyin Rahmi Gürpınar E) Hüseyin Cahit Yalçın

20. Tanzimat dönemi Türk hikâyesiyle ilgili aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür:

I. Batılı hikâyeye geçişin ilk örneklerinde meddah anlatısının ve halk hikâyesinin izleri sürmektedir.
II. Hikâye ile roman arasındaki sınır her zaman belirgin değildir; kimi uzun hikâyeler romana yaklaşır.
III. Kişiler, çelişkili ve karmaşık iç dünyalarıyla, ayrıntılı ruh çözümlemeleri aracılığıyla verilir.
IV. Hikâyeler çoğunlukla çözüme bağlanmadan, okurun yorumuna açık bir sonla bitirilir.
V. Hikâyelerin dili, Servetifünun hikâyesininkinden de ağır ve sanatlıdır.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve III B) I ve II C) II ve IV D) III ve V E) I, II ve IV

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.

TANZİMAT VE SERVETİFÜNUN DÖNEMİ TÜRK HİKÂYESİ — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI

1-D 2-E 3-A 4-C 5-D 6-A 7-C 8-A 9-B 10-E

11-E 12-A 13-A 14-D 15-C 16-E 17-B 18-C 19-D 20-B

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com