Roman Türü ve Yapı Unsurları — Çalışma Kağıdı
Ad Soyad: ______________________ Tarih: 07.10.2026 20 soru AYT Türk Dili ve Edebiyatı
Soru Kitapçığı
Roman Türü ve Yapı Unsurları — Çalışma Kağıdı
Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut
20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada
- Bu testte 20 soru vardır.
- Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.
1. Bir eleştirmen, tanıttığı roman için şunları yazıyor:
Romanın ilk bölümünde otuza yakın kişi adıyla anılır; bunların çoğu bir sahnede görünüp bir daha karşımıza çıkmaz. Buna karşılık kitap boyunca izlediğimiz, verdiği kararla olayın yönünü değiştiren kişi sayısı üçü geçmez.
Bu değerlendirmeye göre roman için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
2. Aşağıdaki tanıtım yazısı bir romanı örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:
Romanda dışarıda neredeyse hiçbir şey olmaz: Kadın iki gün boyunca aynı odada oturur, eline geçen mektubu açıp açmamayı düşünür. Anlatılanların çoğu onun bu iki günde kurduğu cümlelerden, ansızın hatırladıklarından ve kendisine yönelttiği suçlamalardan oluşur.
Bu tanıtıma göre romanın türü aşağıdakilerden hangisidir?
3. Aşağıdaki tanıtım yazısı bir romanı örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:
Roman, bir liman kentinde kurulan ilk buz fabrikasının otuz yıllık serüveni çevresinde ilerliyor. Fabrikanın kurucusu, onun iki oğlu, tezgâhtan yetişen ustabaşı ve mahkemede karşılarına çıkan avukat, kitabın farklı bölümlerinde ayrı ayrı öne çıkıyor. Olaylar kentin limanında, dağ köyündeki taş ocağında ve İstanbul'daki bir handa geçiyor.
Bu tanıtım yazısına göre roman için aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?
4. Bir romancı, kendisiyle yapılan söyleşide şunları söylüyor:
Romanı okuyanlar bana sürekli "O çocuk sen misin?" diye soruyor. Oysa anlatan kişiyi ben kurdum: Ona bir geçmiş, bir konuşma biçimi ve bilmediği birtakım şeyler verdim. Kimi yerde okurun gördüğünü o göremiyor, kimi yerde de olup biteni yanlış yorumluyor. Beni ilgilendiren, onun nereye kadar görebildiğiydi.
Bu sözlerden hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
5. Bir eleştirmen, incelediği roman için şunları söylüyor:
Kitapta, kasabaya yeni gelen doktorun mesleğini sürdürme çabası anlatılırken, onunla uzun süre hiç karşılaşmayan bir tuz tüccarının iflas süreci de bölüm bölüm ilerletilir. Doktorun hastaneyi ayakta tutma uğraşı ile tüccarın alacaklılarından kaçışı, birbirini beslemeden, ayrı ayrı yürür; iki çizgi ancak kitabın sonlarındaki bir mahkeme sahnesinde kesişir.
Bu değerlendirmeye göre söz konusu romanla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
6. Aşağıdaki parça, bir romanın giriş bölümünü örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:
Anahtarı ilk denemede döndüremedi. Kapı açıldığında içeriden gelen koku on sekiz yıl önce bıraktığı gibiydi: soğumuş soba, ıslak duvar. Selma, salonun perdesini araladı; karşı apartmanın yerinde şimdi bir okul vardı. Elindeki listeye baktı, ilk maddeyi çizdi, sonra çizgiyi silmek ister gibi kalemi kâğıdın üstünde tuttu.
I. Mekânın, kişide bir geçmişi çağrıştıracak biçimde kullanıldığı
II. Kişinin bu eve dönüş nedeninin açıklandığı
III. Anlatıcının, kişinin algıladıklarını onun bakışından aktardığı
IV. Birden çok kişinin iç dünyasına girilerek olayın verildiği
Bu parçadan hareketle yukarıdaki yargılardan hangilerine ulaşılabilir?
7. Bir romancı, romanının geçtiği yer için şunları söylüyor:
Kitaptaki kasaba haritada yok. Sokak adlarını, pazarın hangi gün kurulduğunu, fabrikanın kaç kişi çalıştırdığını ben belirledim. Buna karşılık okurun "böyle bir yer olabilir" demesini istedim; bu yüzden kasabanın suyunun nereden geldiğini, kışın hangi yolun kapandığını da düşünmek zorunda kaldım.
Bu sözlerden hareketle romanla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
8. Bir eleştirmen, incelediği roman için şunları yazıyor:
Romanın yazarı, bir kasabada açılan okulun çevresindeki herkesi değiştirdiğini göstermek istiyor. Okula karşı çıkanların hepsi kitabın sonunda ya yanılgılarını kabul ediyor ya da cezalandırılıyor; okulu savunan öğretmen ise girdiği her tartışmadan haklı çıkıyor. Olaylar, yazarın daha ilk sayfada benimsediği düşünceyi doğrulayacak biçimde sıralanmış. Okuru düşündürmek yerine ona bir hüküm bildiren bir kitap bu.
Bu değerlendirmede romanın aşağıdaki özelliklerinden hangisi eleştirilmektedir?
9. Bir romandaki olaylar, oluş sırasına göre şöyledir:
A) Murat'ın köyde geçen çocukluğu
B) Okumak için İstanbul'a gelişi
C) Leyla ile evlenmesi
D) İşlerinin bozulup iflas etmesi
E) Köye geri dönüşü
F) Köyde ölümü
Roman, Murat'ın yıllar sonra köye döndüğü günle açılır. Ardından çocukluğu ve İstanbul'a gelişi anlatılır. Sonra iflas edişi, onun ardından da Leyla ile nasıl evlendiği aktarılır. Roman, Murat'ın köydeki ölümüyle kapanır.
Buna göre bu olaylardan kaç tanesi, anlatılış sırasında da oluş sırasındaki yerinde (aynı sıra numarasında) bulunmaktadır?
10. Aşağıdaki parçalar, romanda kullanılan anlatım tekniklerini örneklendirmek üzere yazılmıştır:
I. Sabah gazetesinin üçüncü sayfasında şu satırlar vardı: "Dün gece Karaköy'deki bir depoda çıkan yangında iki bekçi yaralanmıştır." Selim gazeteyi katladı, çayına şeker atmayı unuttu.
II. Romanın başkişisi, hayatının her zor kararından önce "Kapı açık kalsın." der; bu cümle kitabın farklı bölümlerinde, aynı biçimde, yeniden karşımıza çıkar.
III. Masanın üstündeki mavi fincanı görünce birden on iki yaşına döndü: Annesi o fincanı ona ilk kez bir bayram sabahı uzatmıştı; o sabah kar yağıyordu.
Bu parçalarda öne çıkan anlatım teknikleri sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
11. Tarihî roman türünü örneklendirmek üzere aşağıdaki tanıtım yazısı hazırlanmıştır:
Roman, 1850'lerin İstanbul'unda bir matbaa çırağının hayatını anlatıyor. Çırak, ustası ve âşık olduğu kız yazarın yarattığı kişiler; dönemin padişahı ise yalnızca iki sahnede, uzaktan geçen bir alayın içinde görünüyor. Yazar, matbaacılığın o yıllardaki işleyişini arşiv belgelerine dayanarak ayrıntılı biçimde kurmuş.
Bu tanıtıma göre roman için aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?
12. Aşağıdaki parça, bir romanın mekân kullanımını örneklendirmek üzere yazılmıştır:
Konağın doğu kanadı yıllar önce kapatılmıştı. Her kış çatıdan biraz daha su sızıyor, duvardaki aile resimleri birer birer küfleniyordu. Paşa'nın torunları artık yalnızca bayramlarda geliyor, gelenler de kapatılmış odalara girmeden gidiyordu. Bahçedeki büyük çınarın bir dalı geçen fırtınada kırılmış, kimse onu kaldırmamıştı.
Bu parçada mekânın kullanılışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
13. Romandaki çatışma türlerini örneklendirmek üzere bir romanın konusu aşağıda özetlenmiştir:
Genç bir doktor, babasının isteğine uyarak döndüğü kasabada hastane açmak ister. Kasabanın ileri gelenleri, yeniliğin kendi düzenlerini bozacağından korkarak ona her adımda engel olur. Bu arada kış erken bastırır; karla kapanan yollar ilaç gelmesini olanaksız kılar. Doktor bir yandan da kasabada kalmakla İstanbul'daki parlak gelecek arasında bocalar.
Bu parçada aşağıdaki çatışmalardan hangisine yer VERİLMEMİŞTİR?
14. Aşağıdaki tanıtım yazısı bir romanı örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:
Romanın tek numaralı bölümlerinde yaşlı bir kadının hastanede geçirdiği üç gün, çift numaralı bölümlerinde ise kırk yıl önce aynı kentte yaşanan bir kış anlatılıyor. Bölümler arasında yalnızca yer ortaktır; iki anlatının birbiriyle nasıl bağlandığı okura ancak son bölümde sezdiriliyor.
Bu tanıtıma göre romanın kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
15. Aşağıdaki parça, bir romanın iki ayrı bölümünün başlangıcını örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:
Birinci bölüm: Dükkânı babamdan devraldığım gün on dokuz yaşındaydım. Kimseye söylemedim ama tezgâhın arkasına ilk geçtiğimde ellerim titriyordu; gelen müşteriye fiyatı iki kez yanlış söyledim.
Dördüncü bölüm: Onu tezgâhın arkasında ilk gördüğümde, babasının yerini dolduramayacağını düşünmüştüm. Ben bu dükkâna otuz yıldır girip çıkarım; kimin kalıcı olduğunu ilk haftadan anlarım. Yanıldığımı itiraf etmek bana ağır geliyor.
Bu parçadan hareketle romanın anlatıcı kullanımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
16. Aşağıdaki parçalar, aynı romanın iki kişisini tanıtmak üzere yazılmıştır:
I. Cemal Bey, yeni zengin olmuş bir tüccardır. Her cümlesinde parasından söz eder, gösterişli kıyafetler giyer, kültürlü görünmek için okumadığı kitapları rafına dizer. Roman boyunca hiçbir davranışıyla bu çizgiden ayrılmaz.
II. Hacer, kızını kaybetmenin acısıyla önce herkese küser; zamanla mahallenin çocuklarına okuma öğretmeye başlar, kendi acısıyla başkalarının acısı arasında bağ kurar. Romanın sonunda ilk bölümdekinden çok farklı bir insandır.
Bu iki kişiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
17. Aşağıdaki parça, bir romanın konusunu örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:
Şoför Hilmi, ilk yıllarında yolcularla tek kelime konuşmaz, gün sonunda kazandığı parayı iki kez sayardı. Beş yıl sonra ikinci arabasını aldı; mahallede artık ondan "patron" diye söz ediliyordu. On yıl sonra, yolda kalmış bir aileyi parasız taşıdığı için ortağıyla günlerce tartıştı. Yirmi yılın sonunda garajını devrederken, kendisini bu işe sokan adamın mezarına ilk kez gitti.
Bu parçadan hareketle, anlatılanların hikâyeden çok romana uygun olduğunu gösteren özellik aşağıdakilerden hangisidir?
18. Aşağıdaki tanıtım yazısı bir romanı örneklendirmek üzere yazılmıştır:
Roman, emekli bir saat ustasının, kırk yıl çalıştığı dükkânın yıkılacağını öğrendikten sonraki son haftasını anlatıyor. Usta, her sabah dükkânı açıp kimsenin almaya gelmeyeceği saatleri onarıyor; mahalleli onu çoktan unutmuş. Kitabın her sayfasında, değişen kentte yerini yitiren insanın yalnızlığı duyuluyor.
Bu tanıtıma göre romanın konusu ve teması aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla birlikte verilmiştir?
19. Aşağıdaki parçalar, romanda kullanılan bakış açılarını örneklendirmek üzere yazılmıştır:
I. Babamın dükkânı kapattığı gün ben de oradaydım. Anahtarı kilide sokarken elinin titrediğini gördüm; o an içimde bir şeyin koptuğunu hissettim.
II. Adam kapıyı açtı, paltosunu askıya astı, masaya oturdu. Bir süre pencereden dışarı baktı, sonra önündeki kâğıdı katlayıp cebine koydu.
III. Nermin, kocasının yine yalan söylediğini biliyordu. Faruk ise karısının bunu bildiğinden habersiz, akşam yemeğinde nasıl bir bahane uyduracağını düşünüyordu.
IV. Kemal o sabah istasyona yalnızca annesini uğurlamak için gitmişti. Yıllar sonra bu sabahı hayatının dönüm noktası olarak hatırlayacaktı ama o an hiçbir şeyin farkında değildi.
Bu parçalarla ilgili şu eşleştirmeler yapılmıştır:
• I – kahraman anlatıcının bakış açısı
• II – ilahi (hâkim) anlatıcının bakış açısı
• III – ilahi (hâkim) anlatıcının bakış açısı
• IV – gözlemci anlatıcının bakış açısı
Bu eşleştirmelerden kaç tanesi doğrudur?
20. Bir eleştirmen, tanıttığı roman için şunları söylüyor:
Romanın ilk otuz sayfasında başkişinin kırk yılı birkaç paragrafta geçiştiriliyor: doğduğu kasaba, okuduğu okul, iki evliliği ve emekliliği hızla özetleniyor. Kitabın geri kalan iki yüz sayfası ise yalnızca torununun düğününden önceki akşamı, neredeyse dakika dakika izliyor.
Bu değerlendirmeye göre romanın zaman kurgusuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.
ROMAN TÜRÜ VE YAPI UNSURLARI — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI
1-E 2-A 3-D 4-D 5-C 6-B 7-E 8-D 9-B 10-B
11-C 12-A 13-D 14-C 15-A 16-A 17-B 18-E 19-C 20-E
8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com