sekizgenacademy.com

Masal/Fabl — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru AYT Türk Dili ve Edebiyatı

Soru Kitapçığı

Masal/Fabl — Çalışma Kağıdı

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

AYT • Türk Dili ve Edebiyatı TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

1. Türk masallarında sıkça karşılaşılan Keloğlan, yoksul ve güçsüz görünümüne karşın zekâsı ve buluşkanlığıyla kendinden güçlü olanları alt eden bir masal kişisidir.

Buna göre Keloğlan'la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Önüne çıkan güçlükleri, olağanüstü bir yardımcının gücüyle aşan bir kahramandır. B) Bireysel özellikleriyle değil, temsil ettiği niteliklerle var olan bir masal tipidir. C) Anlatının sonundaki öğüdü dile getirmekle görevlendirilmiş bir anlatıcıdır. D) Yalnızca yazılı kaynaklarda karşılaşılan, sonradan oluşturulmuş bir kahramandır. E) Olaylar karşısında değişip gelişen, iç çatışmalarıyla birlikte verilen bir karakterdir.

2. Divan şiirinde de hayvanların konuşturulduğu, insana ilişkin kusurların onların ağzından eleştirildiği anlatılar yazılmıştır. Şeyhî'nin, boynuz elde etme isteğiyle yola çıkıp kulaklarından ve kuyruğundan olan bir eşeğin başına gelenleri anlattığı Harnâme'si bunların bilinen örneğidir. Bu tür metinlerde anlatılan olay, okurun kendi dünyasında karşılığı bulunan bir davranışa göndermede bulunur ve anlatının sonunda bir yargıya varılır.

Bu parçadan hareketle söz konusu metinlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Anlatıcının olayı yorumlamaktan kaçınıp çıkarımı bütünüyle okura bıraktığına B) Olay örgüsünün, dev ve peri gibi varlıkların yer aldığı bir masal kurgusuna dayandığına C) Anlatı kişilerinin, taşıdıkları adlarla belli tarihsel kişilere göndermede bulunduğuna D) Anlatının, hayvanlar aracılığıyla insana yönelen alegorik bir yapı taşıdığına E) Olayların, birbirine bağlanan çok sayıda koldan oluşan geniş bir kurguyla verildiğine

3. Bir masalda anlatıya, olayla ilgisi bulunmayan uyaklı ve şaşırtıcı sözlerden kurulu bir bölümle başlanır. Ardından kişiler ve içinde bulundukları durum tanıtılır. Daha sonra kahramanın önüne aşılması güç bir engel çıkarılır. Anlatı, anlatıcının dinleyiciye ve kendine iyilik dilediği bir sözle kapanır.

Bu parçada sözü edilen bölümler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla adlandırılmıştır?

A) Döşeme - serim - düğüm - dilek B) Serim - döşeme - düğüm - çözüm C) Döşeme - düğüm - serim - dilek D) Tekerleme - serim - çözüm - dilek E) Serim - düğüm - çözüm - dilek

4. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellal iken... Bir memleketin padişahının üç oğlu varmış. En küçükleri, kanadı tunçtan bir kuşun izini sürerek az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş; sonunda kız kardeşini kaçıran devin sarayına varmış. Devi alt edip kardeşini kurtarmış, yurda döndüklerinde kırk gün kırk gece düğün kurulmuş. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.
(Bu parça, masal geleneğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Buna göre,
I. Olayların belirli bir tarihe ve haritada gösterilebilecek bir yere bağlanması
II. Anlatının kalıplaşmış bir giriş sözüyle açılıp kalıplaşmış bir dilekle kapanması
III. Kişilerin iç dünyasının ayrıntılı çözümlemelerle verilmesi
IV. Kahramanın karşısına doğaüstü güçte bir varlığın çıkarılması
yukarıdakilerden hangileri bu parçanın taşıdığı masal özelliklerindendir?

A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

5. Aynı masalın Anadolu'nun değişik yörelerinde derlenmiş anlatımlarında kahramanların adları, kimi olaylar ve bitiş bölümündeki ayrıntılar birbirinden ayrılabilmektedir.

Bu durumun nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

A) Masalların, yazıya geçirildikten sonra derleyicilerince yeniden düzenlenmiş olması B) Masalların, olayları belirli bir yöreye ve zamana bağlayarak anlatması C) Masalların sözlü gelenekte, anlatıcının katkısıyla kuşaktan kuşağa aktarılması D) Masallarda olağanüstü varlıklara ve sihirli nesnelere geniş yer verilmesi E) Masalların dinleyicisini eğitme, ona iyiyi ve kötüyü gösterme amacı taşıması

6. Masalla fabl, olağanüstülüğe yer verme ve söyleyeninin bilinip bilinmemesi bakımından karşılaştırıldığında bu iki türün birbirinden ayrıldığı noktalar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Masalda olağanüstü varlıklar bulunur ve masal anonimdir; fablda olağanüstü varlık yoktur, fablın yazarı çoğu kez bilinir. B) Masalda olağanüstü varlıklar bulunur ve masalın yazarı bilinir; fablda olağanüstü varlık yoktur, fabl anonimdir. C) Masalda da fablda da olağanüstü varlıklar bulunur; masal anonimdir, fablın yazarı ise bilinir. D) Masalda olağanüstü varlık yoktur ve masal anonimdir; fablda olağanüstü varlıklar bulunur, yazarı bilinir. E) Masalda da fablda da olağanüstü varlık yoktur; her ikisi de sözlü gelenekte oluşmuş, söyleyeni unutulmuş anonim ürünlerdir.

7. Fabl türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

A) Kişileri çoğunlukla hayvanlardan seçilir ve bu hayvanlar birer insan tipini temsil eder. B) Kısa hacimli olup tek bir olay çevresinde gelişen bir kurguya dayanır. C) La Fontaine'in örneklerinde olduğu gibi manzum biçimde de yazılabilir. D) Anlatılanlardan çıkarılacak ders, çoğunlukla anlatının sonunda açıkça belirtilir. E) Söyleyeni belli olmadığı için sözlü gelenekte oluşmuş anonim ürünler arasında sayılır.

8. Fabl türünün dünya ve Türk edebiyatındaki temsilcileriyle ilgili aşağıdaki eşleştirmeler yapılmıştır:

• La Fontaine – Fransız edebiyatı
• Ezop (Aisopos) – Antik Yunan edebiyatı
• Beydeba – Arap edebiyatı
• Şeyhî – Harnâme
• Şinasi – La Fontaine'den yaptığı manzum fabl çevirileri
• Andersen – fabl türünün ilk temsilcisi

Bu eşleştirmelerden kaç tanesi doğrudur?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

9. Bahçede bir kirpi dedi köstebeğe:
— Ne gezersin karanlıkta, toprak dibinde?
Köstebek güldü: — Sen dikenine güven,
Ben de toprağıma; herkes kendi evinde.
Derken bir tilki çıktı yolun ağzından,
Kirpi top oldu, köstebek indi yerin dibine.
Tilki boş döndü; kıssadan hisse şu:
Herkesin kalkanı başka, kimse gülmesin kimseye.

(Bu dizeler, fabl geleneğini örneklendirmek üzere yazılmıştır.)

Bu dizelerde, fablın kişi yaratma yöntemini oluşturan iki söz sanatı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) teşhis – intak B) teşbih – teşhis C) intak – mübalağa D) istiare – tezat E) teşbih – intak

10. Masallar, sözlü gelenekte oluşan halk masalları ile bir yazarın kendi kurgusuyla oluşturduğu yazar masalları olarak da ele alınır. Bu ayrımla ilgili şu bilgiler verilmiştir:

I. Grimm Kardeşler, Alman halk masallarını derleyip yazıya geçirmiştir.
II. Andersen, kendi kurguladığı masallarıyla tanınan bir yazardır.
III. La Fontaine, Fransız halk masallarını derleyip yazıya geçiren bir derlemecidir.
IV. Keloğlan masalları, adı bilinen bir yazarın kurgusuyla oluşturulmuş yazar masallarıdır.

Bu bilgilerden hangileri doğrudur?

A) I ve III B) I ve II C) II ve IV D) I, II ve III E) II, III ve IV

11. Bahçe duvarının üstüne çıkmış bir keçi,
Aşağıda ot yolan koyuna dedi ki:
— Yükseği ben bilirim, sen çayırda kal!
Rüzgâr esti, duvarın taşı kaydı derken,
Keçi yuvarlandı dikenlerin içine.
Koyun başını kaldırdı, sonra otlamayı sürdürdü:
— Yükseği bilen, ayağını da bilmeli önce.
(Bu parça, fabl geleneğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçanın, masaldan ayrılan yönü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kahramanlarının insan dışı varlıklardan seçilmiş olması B) Sözlü gelenek içinde anonim biçimde aktarılması C) Konuşan hayvanlar dışında olağanüstü ögeye yer verilmemesi D) Okuru eğitme, ona bir ders verme amacı taşıması E) Kişilerinin bireysel yanları olmayan birer tip durumunda kalması

12. Bir yazar, kentin gürültüsünden kaçıp ormana sığınan bir baykuşla ormanı bırakıp kente yerleşen bir karganın karşılaşmasını anlatan kısa bir metin yazar. Metinde iki kuş, yaptıkları seçimi savunarak tartışır; anlatı, hangisinin haklı olduğuna okurun karar vermesini isteyen bir soruyla biter. Yazar metni düzyazıyla kaleme almıştır.

Buna göre,
I. Anlatının, türün klasik örneklerindeki gibi manzum biçimde kurulmuş olması
II. Anlatının sonunda açık bir yargıya varılmaması
III. Kahramanların hayvanlardan seçilmiş olması
IV. Anlatının tek bir olay çevresinde kurulmuş olması
yukarıdakilerden hangileri bu metnin fabl geleneğiyle örtüşen yanlarıdır?

A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

13. Ambarın kapısındaki delikten içeri giren sıçan, buğdayları sabah akşam taşıyıp yuvasını tıka basa doldurmuş; öyle ki kendisi de delikten güçlükle geçer olmuş. Bir gün ambarın kapısı açılınca kaçmak istemiş, deliğe sığamamış, kapının önünde kalakalmış. Dışarıdaki serçe dalından seslenmiş:
— ...
(Bu parça, fabl geleneğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçanın sonuna, fablın yapısına uygun düşecek biçimde aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Yuvasını sevmeyen kuş, hangi dalda barınır ki? B) Sığabileceğinden çoğunu isteyen, kendi kapısını daraltır. C) Kış gelmeden yazın çalışanın, soğuk günlerde yüzü gülermiş. D) Kimi kuşlar dalda, kimi sıçanlar delikte yaşarmış. E) Ambarı dolduran el, ambarın kapısını da kendi açar sanırmış.

14. Bir eserle ilgili şu bilgiler verilmiştir:

• Bir hükümdarın isteği üzerine bir bilgenin anlattığı öğütlerden oluşur.
• Hikâyelerin içinden yeni hikâyeler açılır; anlatılar iç içe geçer.
• Kişileri çoğunlukla konuşan hayvanlardır; eser adını iki çakal kardeşten alır.
• Arapçaya ve Farsçaya yapılan çevirileri aracılığıyla Doğu edebiyatlarına yayılmış, Türkçeye de aktarılmıştır.

Bu bilgilerin ilgili olduğu eser ile eserin yazarı olarak bilinen kişi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Binbir Gece Masalları – Şehrazat B) Harnâme – Şeyhî C) Kelile ve Dimne – Ezop D) Kelile ve Dimne – İbn Mukaffa E) Kelile ve Dimne – Beydeba

15. Bir varmış bir yokmuş; tavuklar kadı, horozlar tellal iken, kurbağalar saz çalar, kaplumbağalar halay çeker iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...

(Bu sözler, masal geleneğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bir masalın döşeme bölümünden alınmış gibi düzenlenen bu sözlerin anlatıdaki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Olayın geçtiği zamanı ve yeri dinleyiciye önceden bildirmek B) Masal kahramanını ve önüne çıkacak engeli dinleyiciye tanıtmak C) Dinleyiciyi gerçeklik iddiası olmayan bir dünyaya hazırlamak D) Anlatının sonunda verilecek öğüdü dinleyiciye önceden sezdirmek E) Anlatılanların gerçekten yaşandığına dinleyiciyi inandırmak

16. Masal ve fabl türleriyle ilgili aşağıdaki özellikler verilmiştir:

• Kişileri, bireysel yanları olmayan birer tip niteliğindedir.
• Söyleyeni ya da yazarı bellidir.
• Dev, peri, cin gibi olağanüstü varlıklara geniş yer verilir.
• Anlatıya tekerlemeyle başlanır.
• Dinleyeni ya da okuru eğitme amacı taşır.
• Manzum biçimde de kaleme alınabilir.
• Sözlü gelenekte oluşup ağızdan ağıza aktarılarak biçimlenir.

Bu özelliklerden kaç tanesi hem masal hem de fabl için geçerlidir?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

17. Masal ile efsane, ikisi de sözlü gelenekte oluşmuş ve olağanüstülüğe yer veren anlatılar olduğu için sık karıştırılır.

I. Anlatıda olağanüstü ögelere yer verilip verilmemesi
II. Anlatılanın, anlatıcı ve dinleyici tarafından gerçek sayılıp sayılmaması
III. Anlatının belli bir yere, varlığa ya da kişiye bağlanıp bağlanmaması
IV. Söyleyeninin bilinip bilinmemesi
V. Anlatının kalıplaşmış bir tekerlemeyle açılıp açılmaması

Yukarıdaki ölçütlerden hangileri bir anlatının masal mı efsane mi olduğunu ayırt etmede kullanılabilir?

A) I ve IV B) II ve III C) I, II ve V D) III, IV ve V E) II, III ve V

18. Göl kıyısındaki bir tavuk, suya ilk kez yaklaşan yavru ördeklere her sabah seslenirmiş: "Girmeyin, o su sizi yutar!" Kendisi ömründe suya ayak basmamış olsa da sesi öyle kendinden emin çıkarmış ki yavrular kıyıdan ayrılmaya cesaret edemezmiş. Sazlıkta bekleyen balıkçıl ise tavuğa hiç karışmaz, kıyıda toplanan yavrulardan birini fırsat buldukça kaparmış. Bir gün yaşlı bir ördek gelmiş, yavruları birer birer suya indirmiş; yüzmeyi öğrenen yavrular sazlıktan uzaklaşınca balıkçıl aç kalmış. Tavuk ise kıyıda hâlâ bağırıyormuş.

(Bu parça, fabl geleneğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu fablda tavuk ile balıkçılın temsil ettiği insan tipleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

A) bilmediği konuda akıl veren – deneyimiyle yol gösteren B) deneyimiyle yol gösteren – başkalarının korkusundan çıkar sağlayan C) başkalarının korkusundan çıkar sağlayan – bilmediği konuda akıl veren D) bilmediği konuda akıl veren – başkalarının korkusundan çıkar sağlayan E) kıskançlıkla engel olan – başkalarının korkusundan çıkar sağlayan

19. Ayı ile tavşan kış için bir mağarayı paylaşmaya karar vermişler. Ayı "Ben büyüğüm, mağaranın içi benim." demiş. Tavşan ses çıkarmamış, mağaranın ağzına kıvrılıp yatmış. Kışın ortasında mağaraya sel girmiş; ayı içeride sıkışıp kalmış, tavşan ise ağızdan sıçrayıp kurtulmuş. Ayı sudan güçlükle çıktığında tavşanı karşı tepede kulaklarını kuruturken bulmuş. Gökten üç elma düşmüş: biri bana, biri anlatana, biri de dinleyene.

(Derleyici notu: Bu anlatı, köyün yaşlı kadınlarından dinlenerek yazıya geçirilmiştir.)

I. Kişilerin hayvanlardan seçilip konuşturulması
II. Anlatının kalıplaşmış bir sözle bitirilmesi
III. Söyleyeni belli olmayan, sözlü gelenekten derlenmiş bir anlatı olması
IV. Güçlü olana karşı zayıfın aklıyla kurtulmasının işlenmesi

Yukarıdakilerden hangileri bu anlatının fabl değil hayvan masalı sayılmasını sağlar?

A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) III ve IV E) I, II ve III

20. I. Pazarda biri, kör bir dilenciye para verirken "Gözlerin ne zamandır görmüyor?" diye sorar. Dilenci "Sizi gördüğümden beri efendim!" der; adam şaşırıp kalınca dilenci parayı alıp hızla uzaklaşır.
II. Dalında övünen bir elma, yere düşmüş armuda "Ben yüksekteyim, sen çamurdasın." der. Ertesi gün bahçıvan ağaca merdiven dayar; ilk koparılan o elma olur. Armut güler: "Yükseklik, ilk koparılmaya yarar."
III. Evvel zaman içinde, Kaf Dağı'nın ardındaki ülkenin padişahının kızını bir dev kaçırmış. Padişahın en küçük oğlu, bir dervişin verdiği sihirli tarakla devin yolunu bulmuş.
IV. Köyün girişindeki çınarın gövdesindeki yarığı yaşlılar, bir ermişin değneğini vurduğu yer diye gösterir. O günden beri çınarın dibinden su kaynadığına, suyu içenin hastalığının geçtiğine inanılır.

(Bu parçalar örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Numaralanmış parçaların türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

A) fıkra – fabl – masal – efsane B) fıkra – hayvan masalı – masal – efsane C) fıkra – fabl – efsane – masal D) fıkra – fabl – masal – destan E) hikâye – fabl – masal – efsane

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.

MASAL/FABL — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI

1-B 2-D 3-A 4-D 5-C 6-A 7-E 8-D 9-A 10-B

11-C 12-E 13-B 14-E 15-C 16-B 17-E 18-D 19-C 20-A

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com