Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu 2 — Çalışma Kağıdı
Ad Soyad: ______________________ Tarih: 07.10.2026 20 soru AYT Türk Dili ve Edebiyatı
Soru Kitapçığı
Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu 2 — Çalışma Kağıdı
Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut
20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada
- Bu testte 20 soru vardır.
- Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.
1. (Bir köy evinin önü. KADIN çamaşır ipini toplamaktadır; KOMŞU kapıdan seslenir.)
KOMŞU — Postacı bugün de uğramadı mı?
KADIN — Uğradı; bizim kapıyı atladı.
KOMŞU — Oğlan haber salmıyor mu hiç?
KADIN — Salıyor. Ama haber karın doyurmuyor ki; ben havale bekliyorum.
KOMŞU — Bizimki de "bu ay olmadı ana" diye yazmış. Kentte de para ağaçta değilmiş.
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
1950 sonrasında yazılmış bir oyundan alınan bu parça, dönem tiyatrosunun hangi eğilimini yansıtır?
2. 1950 sonrasında Türk tiyatrosunda devlet sahnelerinin yanı sıra özel tiyatroların sayısı artmış, sahnelenen oyun sayısı çoğalmıştır.
Bu gelişmenin tür üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
3. 1950 sonrası Türk tiyatrosuyla ilgili olarak şu bilgiler verilmiştir:
I. Epik tiyatro tekniğinden yararlanan oyunlar yazılmıştır.
II. Toplumsal eleştiri, gülmeceyle birleştirilerek verilmiştir.
III. Batılı akımların etkisi ortadan kalkmış, oyunlar yalnız geleneksel kaynaklardan beslenmiştir.
IV. Oyunlar, ölçülü ve uyaklı bir dille yazılmaya dönülmüştür.
Bu bilgilerden hangileri doğrudur?
4. Epik tiyatroyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?
5. (Sahnenin ortasında bir tezgâh. ANLATICI, elinde defterle öne çıkar; ışık onun üstündedir.)
ANLATICI — (seyircilere) Şimdi göreceğiniz bölümde usta, çırağın parasını vermeyecek. Vermediğine değil, veremediğine bakın; asıl mesele orada.
(Işık tezgâha kayar.)
USTA — Bu hafta da olmadı çırak; sipariş gelmedi.
ÇIRAK — Gelmeyen sipariş mi usta, benim hakkım mı?
(Kenardan bir türkü yükselir; oyuncular durur, türkü bitince kaldıkları yerden sürdürürler.)
ANLATICI — (seyircilere) Karar sizin: usta mı vermiyor, veremiyor mu?
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
Bu parçadaki sahneleme tutumuyla amaçlanan aşağıdakilerden hangisidir?
6. (Bir kasaba kahvesi. ŞÜKRÜ, elinde kullanma kılavuzuyla oturmaktadır; HALİL yanına ilişir.)
HALİL — Duyduk, makine almışsın.
ŞÜKRÜ — Aldım. Dört gündür camekânda duruyor; gelen geçen bakıyor.
HALİL — Çalıştırdın mı bari?
ŞÜKRÜ — Kılavuzu yabancı dilde. Zaten çalışsa ne olacak, çalışmasa ne olacak; camekânda duruyor ya.
HALİL — Benimki de öyleydi. Üstüne bir örtü serdim; misafir gelince örtüyü kaldırıyorum.
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
Bu parçada toplumsal bir aksaklığa yönelik eleştiri aşağıdakilerin hangisiyle sağlanmıştır?
7. Bir kenar mahallenin yaşayışını müzikli bir oyun biçiminde sahneye taşıyan, toplumsal eleştiriyi mizahla birleştirirken epik tiyatro tekniğinden de yararlanan yapıt ile yazarı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
8. 1950 sonrası Türk tiyatrosuna ilişkin aşağıdaki oyun – yazar – eğilim üçlülerinin hangisinde üç bilgi de doğrudur?
9. Haldun Taner'in oyunlarında Batıdan gelen epik tiyatro tekniğiyle geleneksel Türk tiyatrosunun birikimi bir arada kullanılır. Bu birleşmeyi kolaylaştıran, iki kaynağın birbirine şaşırtıcı biçimde yakın düşen yanlarıdır.
I. İkisinde de sahnedekinin gerçeğin birebir kopyası olduğu izlenimi verilmez.
II. İkisinde de kişiler ruhsal çözümlemelerle derinleştirilir.
III. İkisinde de oyuncu, seyirciyle doğrudan ilişki kurabilir.
IV. İkisinde de olay, neden-sonuç bağıyla sıkı sıkıya örülmüş tek bir çizgide ilerler.
Bu bilgilerden hangileri doğrudur?
10. (Kentin kenarında bir yamaç. Teneke çatılı, yarım kalmış bir ev. Arkada fabrika bacaları görünür.)
DURSUN — Köyde toprağımız vardı, suyumuz yoktu. Burada suyumuz var, toprağımız yok; tapu diyorlar, kâğıt diyorlar.
FATMA — Komşu, belediye gelirse duvarı yıkarmış diyor.
DURSUN — Gece yaptık bu duvarı. Sabaha kadar dam örtülürse ev sayılırmış.
FATMA — Ev sayılır da biz sayılır mıyız Dursun?
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
1950 sonrası tiyatroda köy yaşamını işleyen oyunların yanında başka eğilimler de belirmiştir. Bu parçanın, köy yaşamını konu edinen oyunlardan ayrılan yönü aşağıdakilerden hangisidir?
11. (Sahnede yalnız bir oyuncu vardır. Omzunda bir mendil, elinde bir değnek taşır. Bir iskemleye oturur, değneği yere vurarak söze başlar.)
OYUNCU — Efendim, bu gece size bir kahveci ile bir tahsildarın hikâyesini anlatacağım. (Mendili başına bağlayıp sesini kalınlaştırır.) "Vergini öde kahveci!" (Mendili omzuna atıp sesini inceltir.) "Neyle ödeyeyim efendi, bu ay üç bardak çay sattım!" (Seyirciye döner.) Gülmeyin efendim; yarın aynı tahsildar sizin kapınızı çalacak.
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
1950 sonrası bazı oyun yazarları geleneksel Türk tiyatrosunun birikimini çağdaş sahneye taşımıştır. Bu parçada yararlanılan geleneksel tür ile bu kullanımla seyirci üzerinde amaçlanan etki aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
12. (Boş bir oda. Ortada bir masa, iki iskemle. İki kişi karşılıklı oturmaktadır.)
NECLA — Saat kaç?
FERHAT — Yağmur yağacak galiba.
NECLA — Demek üç oldu.
FERHAT — Şemsiyeyi getirmemişim.
NECLA — Getirseydin de olmazdı; masa küçük.
(Uzun bir sessizlik.)
NECLA — Saat kaç?
FERHAT — Yağmur yağacak galiba.
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
Bu parçanın alındığı oyunla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
13. 1950 sonrası Türk tiyatrosunda yazılmış bazı oyunlar ile yazarları aşağıda eşleştirilmiştir:
• Çiçu – Aziz Nesin
• Cengiz Han'ın Bisikleti – Refik Erduran
• Mikadonun Çöpleri – Necati Cumalı
• Evcilik Oyunu – Adalet Ağaoğlu
• Pusuda – Necati Cumalı
• Kanaviçe – Turgut Özakman
• Ayak Bacak Fabrikası – Vasıf Öngören
Bu eşleştirmelerden kaç tanesi doğrudur?
14. (Bir kasaba berberi. BERBER, dükkânın arkasındaki kuyunun başına eğilmiştir.)
BERBER — Dinle kuyu, kimseye söyleme: kralın kulakları eşek kulağıdır! Yıllardır başlığının altında saklıyor; bilen yalnız benim. Söylemezsem çatlayacaktım.
(Kuyunun çevresindeki sazlar rüzgârla sallanır; bir fısıltı yükselir.)
SAZLAR — Kralın kulakları... kralın kulakları...
BERBER — (korkuyla) Ben sustum ama söz susmuyor!
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
1950 sonrası Türk tiyatrosunda Antik Çağ mitoslarını yeniden yorumlayıp sanatçı ile iktidar, gerçeği söyleme ile susma arasındaki çatışmayı işleyen oyunlar yazılmıştır. Bu parçanın esinlendiği mitosu sahneye taşıyan oyun ile yazarı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
15. Bir sahne topluluğunun programı şöyle tanıtılmaktadır: Gösteri, birbirine olay örgüsüyle bağlanmayan kısa skeçlerden ve aralarına yerleştirilen şarkılardan oluşuyor; her skeç o haftanın gazetelerinden alınmış güncel bir siyasal ya da toplumsal olayı alaya alıyor; oyuncular skeç aralarında seyirciyle doğrudan şakalaşıyor.
Bu programın ait olduğu tiyatro türü ile bu türü Türk sahnesine kazandırmasıyla bilinen yazar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
16. (Sahne çıplaktır; arkada bir ip gerilmiş, üzerine birkaç gömlek asılmıştır. Işıklar yanınca oyuncular gömlekleri seyircinin gözü önünde giyer.)
BİRİNCİ OYUNCU — (seyirciye dönerek) Ben bu akşam Terzi Rıza'yım. Aslında terzi değilim; ama kırk yıl dikiş diken bir adamın sabrını size göstermeye çalışacağım.
(Yukarıdan bir levha iner: "Fabrika açılınca terziler ne yaptı?")
TERZİ RIZA — (makinesinin başına geçer) Bir gömleği iki günde dikerdim; karşıdaki fabrika şimdi günde iki bin gömlek basıyor.
ÇIRAK — Usta, bu hafta da müşteri gelmedi.
TERZİ RIZA — (birden durur, seyirciye) Rıza'ya acımanızı istemiyorum. Kendinize sorun: o fabrikanın gömleğini siz neden alıyorsunuz?
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
Epik tiyatroda başvurulan bazı ögeler şunlardır:
• Oyuncunun seyirciye doğrudan seslenmesi
• Sahneye yazılı bir levha indirilmesi
• Olayın akışını kesen bir şarkıya yer verilmesi
• Oyuncunun canlandıracağı kişiyle arasına mesafe koyması
• Bir anlatıcının sonraki bölümde olacakları önceden duyurması
• Kostümlerin seyircinin gözü önünde giyilmesi
Bu ögelerden kaç tanesi parçada kullanılmıştır?
17. 1950 sonrası Türk tiyatrosunda, Batıdan gelen iki anlayışın etkisi bir arada görülür. Bu anlayışların seyirciye yönelik temel amaçları birbirinden ayrılır.
Epik tiyatro ile absürt tiyatronun seyirciye yönelik temel amacı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla birlikte verilmiştir?
18. (Kentte bir apartman dairesi. Akşam yemeği. ŞENAY sofrayı kurmaktadır; kocası ERDAL gazete okur.)
ŞENAY — Bugün annemi aradım. Sesi yorgun geliyordu.
ERDAL — (gazeteden başını kaldırmadan) Yağ yine zamlanmış.
ŞENAY — Hafta sonu ona gidelim mi diye düşünmüştüm.
ERDAL — Müdür beni yine toplantıya almadı. On beş yıl oldu, hâlâ kapının dışındayım.
ŞENAY — (tabakları dizer, durur) On beş yıldır ben de bu masada senin karşında oturuyorum Erdal. Beni gördüğün oldu mu?
(Erdal gazeteyi yavaşça indirir. Uzun bir sessizlik.)
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
Bu parçada konuşmalar birbirini karşılamıyor gibi görünse de parça absürt tiyatroya değil, 1950 sonrasında bireyin iç dünyasını ve aile içi ilişkileri irdeleyen eğilime örnektir.
Bu yargıyı destekleyen en güçlü kanıt aşağıdakilerden hangisidir?
19. (Bir köy kahvesinin önü. Akşam olmuştur. HALİL AĞA ile oğlu MEMO karşı karşıyadır.)
HALİL AĞA — Karşı obanın adamları kanımızı yerde bıraktı. Töre ne der? Kan kanla yunur.
MEMO — Ağam, ben okuyacağım dedim; kasabadaki okula yazıldım.
HALİL AĞA — Okul kan almaz oğul. Bu köyde silahını kuşanmayan erkeğe erkek denmez.
MEMO — (yere bakarak) Gidersem babamı yitiririm, kalırsam kendimi...
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
I. Töre ve kan davası gibi geleneksel değerlerin birey üzerindeki baskısı
II. Bireyin, çevresinin beklentisiyle kendi isteği arasında kalması
III. Bir anlatıcının olayları seyirciye yorumlaması
IV. Olayın, ulusal tarihten bir kahramanlık sahnesine dayanması
1950 sonrasında köy yaşamını işleyen oyunlardan alınmış gibi düzenlenen bu parçada yukarıdakilerden hangileri görülmektedir?
20. (Sarayda gece. Tahtın önünde tek bir kandil yanmaktadır. PADİŞAH yalnızdır.)
PADİŞAH — Kapının ardındaki her ayak sesi bir kılıç sesi gibi geliyor kulağıma. Kardeşlerimi bu odadan birer birer çıkardılar; hiçbiri geri dönmedi. Şimdi taht benim, korku da benim. Sabaha kadar uyumazsam beni deli sanacaklar; uyursam belki uyanamayacağım.
(Kandilin alevi titrer; padişah duvardaki gölgesine bakar.)
PADİŞAH — Sen de mi bekliyorsun gölgem? Herkes bekliyor...
(Bu sahne örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)
Cumhuriyet'in ilk döneminde de tarihî konulu oyunlar yazılmıştır. 1950 sonrasında yazılmış bir tarihî oyundan alınmış gibi düzenlenen bu parça, tarihin sahneye taşınmasında hangi eğilimi yansıtmaktadır?
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK TİYATROSU 2 — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI
1-B 2-A 3-C 4-E 5-D 6-E 7-D 8-E 9-A 10-C
11-A 12-C 13-D 14-A 15-B 16-C 17-B 18-D 19-E 20-B
8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com