sekizgenacademy.com

Cumhuriyet Dönemi Türk Hikâyesi 1 — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru AYT Türk Dili ve Edebiyatı

Soru Kitapçığı

Cumhuriyet Dönemi Türk Hikâyesi 1 — Çalışma Kağıdı

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

AYT • Türk Dili ve Edebiyatı TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

1. Memduh Şevket Esendal'ın hikâyeciliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Anlatımında söz sanatlarına dayalı ağır ve süslü bir dili yeğlemiştir. B) Gündelik hayattan aldığı kesitleri sade bir dille, olay kurmadan anlatmıştır. C) Kişilerin zihnindeki çağrışımları düzensiz ve sıçramalı biçimde akıtmıştır. D) Şehirdeki işçi hayatını sınıf farkları çerçevesinde ele almıştır. E) Hikâyelerini okuru şaşırtan bir sonla bitirmeyi ilke edinmiştir.

2. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türk hikâyeciliğine giren "küçük insan" ifadesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hikâyenin kişilerinin gündelik hayatın içindeki sıradan insanlardan seçilmesi B) Hikâyelerde çocuk kahramanlara ve çocukluk anılarına ağırlık verilmesi C) Kişilerin ait oldukları toplumsal sınıfla tanımlanıp çatışma içinde gösterilmesi D) Kişilerin iç dünyasının çözümlenerek ayrıntılı biçimde serilmesi E) Hikâyedeki kişi sayısının azaltılarak anlatının tek kişiye indirilmesi

3. (Aşağıdaki parça, sözü edilen anlatım tutumunu örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Tramvayda yer bulamadı, ayakta kaldı. Karşısındaki kadının elindeki file yırtılmak üzereydi. "Şimdi düşecek," diye geçirdi içinden, "düşerse eğilip toplarım, belki teşekkür eder, belki etmez, ne fark eder." File düşmedi. Durağını geçtiğini iki durak sonra fark etti.

Bu parçada kişinin içinden geçenlere yer verilmesi, öncelikle aşağıdakilerden hangisini sağlamaktadır?

A) Olay örgüsünün düğüm ve çözüm basamaklarına ayrılmasını B) Kişinin geçmişinin geriye dönüşlerle tamamlanmasını C) Anlatıcının kişi hakkındaki değerlendirmesinin okura iletilmesini D) Kişinin içinde bulunduğu toplumsal koşulların sergilenmesini E) Sıradan bir ana ilişkin izlenimin ve ruh durumunun sezdirilmesini

4. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yazılmış kesit hikâyelerinde iskele, kahvehane, ada yolu, deniz kıyısı gibi yerlere sık rastlanır. Bu hikâyelerde söz konusu yerlerin ayrıntılı krokisi çizilmez; okura oraya ait bir ışık, bir ses, bir koku duyurulur ve kişinin o andaki durumuna oradan yaklaşılır.

Bu parçaya göre söz konusu hikâyelerde mekânla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Olayın nedenlerini açıklayan bir belge gibi kullanılmaktadır. B) Kişilerin toplumsal konumunu gösteren bir çerçeve olarak kurulmaktadır. C) Gerçek yer adlarından kaçınılarak kurmaca bir coğrafya yaratılmaktadır. D) Kişinin ruh durumunu duyuran bir atmosfer öğesi olarak işlev görmektedir. E) Anlatının zamanını belirsizleştiren bir arka plan olarak bırakılmaktadır.

5. Millî Edebiyat Dönemi hikâyesinde anlatı, çoğunlukla belirli bir olayın başlatılması, düğümlenmesi ve bir sonuca bağlanması üzerine kurulur. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise hikâyede bu kuruluştan uzaklaşan bir çizgi yerleşmeye başlar.

Buna göre, Cumhuriyet'in ilk yıllarında yerleşen bu çizginin kendinden önceki yaygın hikâye anlayışından ayrıldığı temel nokta aşağıdakilerden hangisidir?

A) Anlatının, olayı sonuca bağlamak yerine gündelik bir ana ve ruh durumuna yaslanması B) Hikâyenin kişilerinin aydın çevrelerden seçilerek fikir tartışmalarına yer verilmesi C) Hikâyede toplumsal aksaklıkların konu olarak ele alınmaya başlanması D) Konuşma dilinden uzaklaşılarak süslü ve sanatlı bir anlatımın benimsenmesi E) Anlatıcının olaylara hiç karışmayıp yalnızca gördüğünü aktarmakla yetinmesi

6. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türk hikâyeciliğinde yerleşen kesit anlayışıyla ilgili olarak aşağıda numaralanmış yargılar verilmiştir:

I. Olay örgüsü gevşer; hikâye belirgin bir sonuca bağlanmadan bitebilir.
II. Hikâyenin kişileri, ait oldukları toplumsal sınıfın temsilcisi olarak çizilir.
III. İstanbul'un gündelik yaşamı, deniz ve ada çevresi anlatıya sık sık girer.
IV. Kişilerin iç dünyası, bilinç akışı tekniğiyle sıçramalı biçimde aktarılır.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) II ve III C) II ve IV D) I ve III E) III ve IV

7. (Aşağıdaki parça, sözü edilen hikâye anlayışını örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Vapur iskeleye yanaşırken adamın gözü, korkuluğa dayanmış bir çocuğa takıldı. Çocuk ne birini bekliyor ne de bir yere gidiyordu; yalnızca suyun rengine bakıyordu. Adam da baktı. Sonra kalabalık akmaya başladı, ikisi de o akıntıya kapıldı. Akşam sofrada, adama o günden ne olduğunu sorduklarında anlatacak bir şey bulamadı; oysa anlatacak bir şey olduğunu biliyordu.

Bu parçanın kuruluşundan yola çıkılarak, örneklendirdiği hikâye anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bir çatışmanın düğümlenip çözülmesine dayanan, sonucu vurgulayan bir yapı kurulmuştur. B) Kişiler, içinde bulundukları geçim koşullarının sonucu olarak çizilmiş, toplumsal bir çerçeve verilmiştir. C) Gündelik hayattan alınmış bir ana yaslanılmış, olaydan çok izlenim öne çıkarılmıştır. D) Anlatılanların tamamı kişinin zihninde düzensiz çağrışımlar hâlinde akmaktadır. E) Geriye dönüşlerle kişinin geçmişi tamamlanmış, zaman sırası bozulmuştur.

8. Cumhuriyet döneminde deniz ve kıyı insanını anlatan iki hikâyeci, Sait Faik Abasıyanık ile Halikarnas Balıkçısı, sık sık birbirine karıştırılır. Aşağıda bu iki yazardan birine ya da ötekine ait özellikler sıralanmıştır:

I. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki süngerci, balıkçı ve gemici insanını anlatması
II. Mavi Anadolu anlayışıyla Anadolu'nun eski uygarlıklarına ve mitolojiye göndermeler yapması
III. Burgazada'yı ve İstanbul'un kıyı semtlerini hikâyelerinin başlıca mekânı yapması
IV. Denizi ve kıyı insanını coşkulu, destansı bir anlatımla vermesi

Bu özelliklerden hangileri Halikarnas Balıkçısı'na aittir?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) I, III ve IV E) I, II ve IV

9. Cumhuriyet'in ilk yirmi beş yılında hikâyenin yerleşme sürecini izleyen bir öğrenci, aşağıdaki gelişmeleri tarih sırasına koyacaktır:

• Sait Faik Abasıyanık'ın Alemdağ'da Var Bir Yılan'ı yayımlaması
• Harf İnkılabı'nın yapılması
• Sabahattin Ali'nin Değirmen'i yayımlaması
• Cumhuriyet'in ilanı
• Sait Faik Abasıyanık'ın Lüzumsuz Adam'ı yayımlaması

Bu gelişmeler eskiden yeniye doğru sıralandığında dördüncü sırada hangisi yer alır?

A) Sait Faik Abasıyanık'ın Lüzumsuz Adam'ı yayımlaması B) Sabahattin Ali'nin Değirmen'i yayımlaması C) Sait Faik Abasıyanık'ın Alemdağ'da Var Bir Yılan'ı yayımlaması D) Harf İnkılabı'nın yapılması E) Cumhuriyet'in ilanı

10. Olay hikâyesi ile durum hikâyesi ayrımı üzerine aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür:

I. Durum hikâyesinde serim, düğüm ve çözüm bölümleri belirgin değildir.
II. Türk edebiyatında olay hikâyesinin en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin'dir.
III. Durum hikâyesi, okuru şaşırtan bir sonla bitirilmek zorundadır.
IV. Olay hikâyesi Çehov tarzı, durum hikâyesi Maupassant tarzı olarak da anılır.
V. Sait Faik ve Memduh Şevket Esendal, olay hikâyesinin Cumhuriyet dönemindeki başlıca temsilcileridir.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve III B) I ve II C) II ve IV D) III ve V E) I, II ve V

11. Cumhuriyet'in ilk yıllarında hikâye yazan sanatçıların bir bölümü, Millî Edebiyat döneminde başlattıkları sade dil, yerli konu ve millî duyarlık çizgisini yeni dönemde de sürdürmüştür.

Aşağıdaki sanatçılardan hangisi bu çizgiyi sürdürenlerden biri DEĞİLDİR?

A) Refik Halit Karay B) Halide Edip Adıvar C) Yakup Kadri Karaosmanoğlu D) Reşat Nuri Güntekin E) Sadri Ertem

12. Aşağıdaki parça, Cumhuriyet döneminde birinci kişi anlatıcıyla yazılan bir durum hikâyesini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:

Adanın iskelesinde yaşlı bir balıkçı ağlarını onarıyordu. Yanına oturdum. Elleri ağın ilmeklerinde bir kuş gibi gidip geliyordu. Ben ki her şeyden çabuk sıkılan bir adamım, o ellere saatlerce bakabilirdim. Bilmiyorum, belki de insanı sevmek böyle bir şeydir: bir başkasının ellerine bakarken kendini unutmak.

Bu parçada anlatıcının araya girip duygu ve düşüncesini söylemesi, Tanzimat hikâyesindeki anlatıcı müdahalesinden hangi yönüyle ayrılır?

A) Olayın akışını keserek okura bilmediği bir konuyu açıklamaya yönelir. B) Kişiler hakkında iyi ya da kötü yargısı bildirerek okuru yönlendirir. C) Anlatıcı olayın dışında kalıp her şeyi bilen bir konumdan konuşur. D) Okura ders vermeyi değil, anlatıcının öznel izlenimini paylaşmayı amaçlar. E) Olayın sonunu önceden haber vererek okurun merakını azaltır.

13. Aşağıdaki parçalar, Cumhuriyet'in ilk dönem hikâyeciliğindeki iki farklı anlayışı örneklendirmek üzere yazılmıştır:

I. Fırının önünde ekmek bekleyen çocuk, sıcak somunu göğsüne bastırınca bir an gözlerini kapadı. Kar yağıyordu. Fırıncı kapıdan başını uzatıp çocuğa baktı, bir şey demedi; yalnızca tezgâhtaki bir simidi de onun cebine sıkıştırdı. Çocuk koşarak uzaklaştı. Fırıncı ise kar tanelerinin camda eriyişine uzun uzun baktı.

II. Ağanın kâhyası, harman sonunda köylülerin payını yine yarı yarıya kesti. Yaşlı Hüseyin itiraz edecek oldu; kâhya ona jandarma karakolunun yolunu gösterdi. O akşam Hüseyin, boş çuvalını omzuna atıp evine dönerken tarlanın kimin alın teriyle sürüldüğünü, buğdayın kimin ambarına gittiğini düşündü.

Bu parçaların yansıttığı hikâye anlayışları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla birlikte verilmiştir?

A) Ezen-ezilen ilişkisini işleyen toplumcu gerçekçi hikâye – sıradan insanı duyarlıkla veren durum hikâyesi B) Okuru şaşırtan sonla biten olay hikâyesi – ezen-ezilen ilişkisini işleyen toplumcu gerçekçi hikâye C) Zihindeki çağrışımları akıtan modernist hikâye – ezen-ezilen ilişkisini işleyen toplumcu gerçekçi hikâye D) Sıradan insanı duyarlıkla veren durum hikâyesi – ezen-ezilen ilişkisini işleyen toplumcu gerçekçi hikâye E) Sıradan insanı duyarlıkla veren durum hikâyesi – millî değerleri yücelten, Millî Edebiyat zevkini sürdüren hikâye

14. Cumhuriyet'in ilk dönem hikâyecileriyle ilgili aşağıdaki eser – yazar eşleştirmeleri yapılmıştır:

• Semaver – Sait Faik Abasıyanık
• Kağnı – Sait Faik Abasıyanık
• Ekmek Kavgası – Sabahattin Ali
• Merhaba Akdeniz – Halikarnas Balıkçısı
• Sarnıç – Sait Faik Abasıyanık

Bu eşleştirmelerden kaç tanesi doğrudur?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

15. (Aşağıdaki parça, sözü edilen hikâye anlayışını örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Kahvenin camı buğulanmıştı. Emekli memur üç gündür aynı saatte gelip aynı köşeye oturuyor, çayını içip gidiyordu. Ocakçı bu sabah dayanamadı, "Beklediğiniz biri mi var?" diye sordu. Adam güldü, "Yok," dedi, "alışkanlık." Sonra pencereye döndü. Dışarıda yağmur yeni başlamıştı.

Bu parçanın bitirilme biçimi, örneklendirdiği hikâye anlayışının hangi özelliğiyle açıklanabilir?

A) Anlatının bir düğümle kesilerek okurun merakının canlı tutulması B) Hikâyenin, okura bir yargı bildiren kapanış cümlesiyle bitirilmesi C) Anlatının bir çözüme ulaştırılmadan, izlenimi sürdürecek biçimde kesilmesi D) Kişinin iç çatışmasının bir karar anıyla sonuçlandırılması E) Kişinin içinde bulunduğu durumun, sonda toplumsal koşullara bağlanarak açıklanması

16. Aşağıdaki parça, durum (kesit) hikâyesi anlayışını örneklendirmek üzere yazılmıştır:

Tramvay durağında bekleyen genç, cüzdanının düştüğünü fark etti. Geri dönüp sokağın başına kadar aradı; cüzdan yoktu. Durağa döndüğünde tramvay çoktan gitmişti. Yağmur başladı. Genç, bir saçağın altına sığınıp karşı kaldırımdaki kestaneci mangalından yükselen dumana baktı; nedense cüzdanı da tramvayı da yağmuru da artık umursamıyordu.

Bu parçanın durum hikâyesi anlayışıyla yazıldığını gösteren asıl özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Anlatıda hiçbir olaya yer verilmemiş olması B) Anlatının tek bir kişi üzerine kurulmuş olması C) Olayın çözüme bağlanmayıp bir ruh hâline açılması D) Dilin konuşma diline yakın tutulmuş olması E) Mekânın şehrin gündelik hayatından seçilmesi

17. (Aşağıdaki parça, sözü edilen hikâyeciliği örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Balıkçı ağını tekneye çekti; içinde üç parmak boyunda iki balık vardı. Adaya dönen son motoru kaçırdığını fark etti, oralı olmadı. İskelenin taşına oturup ayaklarını suya sarkıttı. Uzakta bir ışık yanıp söndü; belki bir fener, belki bir ev. Sabaha kadar burada otursa kimsenin onu aramayacağını biliyordu; bunu bilmek içini nedense ferahlattı.

Bu parçadaki tutum, aşağıdaki yazarlardan hangisinin hikâyeciliğine daha yakındır?

A) Halikarnas Balıkçısı; deniz ve kıyı insanını coşkulu, destansı bir dille anlatmasıyla B) Sabahattin Ali; kişinin geçim sıkıntısını çevre koşullarıyla birlikte vermesiyle C) Yusuf Atılgan; kişinin zihnindeki çağrışımları düzensiz biçimde akıtmasıyla D) Orhan Kemal; çalışan yoksul insanın hayatını gözleme dayandırmasıyla E) Sait Faik Abasıyanık; deniz ve ada çevresindeki sıradan insanı duyarlıkla vermesiyle

18. Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki kesit hikâyeciliğiyle ilgili olarak aşağıda numaralanmış yargılar verilmiştir:

I. Sade dil tercihi, okurla anlatı arasındaki mesafeyi azaltma isteğiyle ilgilidir.
II. Anlatıcı, kişileri yargılayarak okuru belirli bir sonuca ulaştırmayı amaçlar.
III. Kişilerin konuşmaları ayıklanmış, anlatıda yalnızca anlatıcının sesine yer verilmiştir.
IV. Bu hikâyecilik, sonraki kuşakta bireyin iç dünyasına yönelen anlatılara zemin hazırlamıştır.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

19. Cumhuriyet'in ilk dönem hikâyecilerinden biriyle ilgili şu bilgiler veriliyor:

• Çukurova'nın pamuk tarlalarında ve fabrikalarında çalışan işçileri, büyük şehre göç edip tutunmaya çalışan yoksulları anlatmıştır.
• Anlatımında kişileri konuşturmaya, diyaloğa geniş yer verir.
• Yoksulluğu anlatırken umudu ve yaşama sevincini elden bırakmaz, yer yer mizaha başvurur.

Bu bilgiler aşağıdaki sanatçılardan hangisine aittir?

A) Sabahattin Ali B) Sait Faik Abasıyanık C) Orhan Kemal D) Memduh Şevket Esendal E) Sadri Ertem

20. Sait Faik Abasıyanık'ın hikâyeciliği, ilk kitaplarından son kitaplarına doğru belirgin bir değişim gösterir. Bu değişimle ilgili aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür:

I. İlk kitapları Semaver ve Sarnıç'ta gözleme dayalı kesitler ağır basarken Alemdağ'da Var Bir Yılan'da gerçeküstücü ögeler ve bireyin iç dünyası öne çıkar.
II. İlk kitaplarında Maupassant tarzı olay hikâyesini benimsemiş, son döneminde durum hikâyesine geçmiştir.
III. Son Kuşlar'da insanın doğaya verdiği zarar ve doğa sevgisi hikâyenin merkezine yerleşir.
IV. Son döneminde sınıf çatışmasını öne çıkaran toplumcu gerçekçi bir anlayışa yönelmiştir.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) III ve IV E) I, II ve III

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK HİKÂYESİ 1 — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI

1-B 2-A 3-E 4-D 5-A 6-D 7-C 8-E 9-A 10-B

11-E 12-D 13-D 14-C 15-C 16-C 17-E 18-B 19-C 20-B

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com