sekizgenacademy.com

Kıkırdak Doku ve Kıkırdak Çeşitleri, Eklemler — Çalışma Kağıdı

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru AYT Biyoloji

Soru Kitapçığı

Kıkırdak Doku ve Kıkırdak Çeşitleri, Eklemler — Çalışma Kağıdı

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

AYT • Biyoloji BİYOLOJİ TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

1. Aşağıda insan vücudundan üç eklem örneği verilmiştir.

K: Kafatasının yan kemikleriyle alın kemiği arasındaki eklem
L: Kaburgaların göğüs kemiğine bağlandığı eklem
M: Kol kemiğinin omuz kemeriyle yaptığı eklem

Buna göre K, L ve M'nin eklem çeşitleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla birlikte verilmiştir?

A) Oynamaz eklem - Yarı oynar eklem - Oynar eklem B) Oynamaz eklem - Oynar eklem - Yarı oynar eklem C) Yarı oynar eklem - Oynamaz eklem - Oynar eklem D) Yarı oynar eklem - Oynar eklem - Oynamaz eklem E) Oynar eklem - Yarı oynar eklem - Oynamaz eklem

2. Oynar eklemlerde, eklem kapsülünün dışında yer alan sağlam bağlar kemikleri birbirine tutturur. Bir sporcunun diz ekleminde bu bağlardan biri ani zorlanma sonucu kopmuştur.

Buna göre bu eklemde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

A) Eklem boşluğuna sıvı salgılanması durur. B) Kemik uçlarını kaplayan kıkırdak tabaka kalınlaşır. C) Kemik uçlarının birbirine göre kayma miktarı artar. D) Eklem, oynamaz eklem durumuna geçer. E) Kıkırdak tabaka, kopan bağın görevini üstlenerek kemikleri birbirine tutturur.

3. Oynar bir eklemde karşılaşan kemik uçları ince bir kıkırdak tabakayla kaplıdır. Kemik uçlarını dıştan saran eklem kapsülünün iç yüzünü döşeyen zar, kemik uçları arasındaki boşluğa kaygan bir sıvı salgılar.

Buna göre bu eklemle ilgili aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

A) Boşluktaki kaygan sıvı, hareket sırasında yüzeyler arasındaki sürtünmeyi azaltır. B) Kemik uçlarını kaplayan kıkırdak tabaka, harekette oluşan basıncı yayarak kemik dokuyu korur. C) Eklem kapsülü, kemik uçları arasındaki boşluğu çevreleyerek salgılanan sıvıyı bu boşlukta tutar. D) Kapsülün iç yüzünü döşeyen zar, eklem boşluğuna salgı veren yapıdır. E) Boşluğa salgılanan sıvı, kıkırdak tabakayı aşındırarak kemik uçlarının doğrudan temas etmesini sağlar.

4. Kıkırdak dokuda hücreler, kendi salgıladıkları ara madde içinde açılmış küçük boşluklarda yer alır. Bu dokunun ara maddesinde kan damarı ve sinir bulunmaz; doku, çevresini saran zarın altındaki damarlardan gelen maddelerle beslenir.

Buna göre kıkırdak dokuyla ilgili,

I. Hücreler, gereksinim duydukları oksijen ve besini doğrudan temas ettikleri kılcal damarlardan alır.
II. Ara madde içindeki madde taşınması difüzyonla gerçekleşir.
III. Dokunun kalınlığı arttıkça iç bölgedeki hücrelere madde ulaşması güçleşir.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

5. Eklemler, bir araya gelen kemiklerin birbirine göre hareket edebilme derecesine göre oynamaz, yarı oynar ve oynar eklemler olarak üçe ayrılır. Bu derece, kemik uçları arasında kalan yapıya bağlıdır: kemikler arasında yalnızca sıkı bağ dokusu varsa ya da kemikler birbirine kaynamışsa hareket olmaz; arada fibröz kıkırdaktan bir yapı bulunuyorsa sınırlı hareket olur; kemik uçları arasında sıvı dolu bir boşluk varsa geniş hareket gerçekleşir.

Buna göre,

I. Kafatası kemikleri arasındaki eklemde kemik uçları arasında sıvı dolu bir boşluk yoktur.
II. Omurlar arasında sınırlı hareketi sağlayan yapı fibröz kıkırdaktır.
III. Dirsek ekleminde kemiklerin geniş açıyla hareket edebilmesi, kemik uçlarının birbirine kaynamış olmasıyla açıklanır.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

6. Kıkırdak çeşitleri, ara maddelerinde baskın olan lif tipine göre ayrılır. Elastik lifleri bol olan kıkırdak biçim değiştirdikten sonra eski hâline döner; kalın kollajen lif demetleri taşıyan kıkırdak basınca ve çekmeye dayanıklıdır, yük dağıtan bir yastık gibi davranır; ara maddesi az lifli, düzgün ve parlak görünen kıkırdak ise sağlam bir destek yapısı oluşturur.

Bir öğrenci üç yapı üzerinde şu gözlemleri yapmıştır:

K: Kulak kepçesi katlanıp bırakıldığında hemen eski biçimini almaktadır.
L: İki omur arasındaki yapı, ayakta durulduğunda hafifçe yassılaşmakta, yatıldığında eski kalınlığına dönmektedir.
M: Soluk borusunun duvarındaki halka, boru çökmeden açık kalacak biçimde destek sağlamakta; kesit yüzeyi düzgün ve parlak görünmektedir.

Buna göre K, L ve M'de bulunan kıkırdak çeşitleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla birlikte verilmiştir?

A) Elastik kıkırdak - Hiyalin kıkırdak - Fibröz kıkırdak B) Fibröz kıkırdak - Elastik kıkırdak - Hiyalin kıkırdak C) Fibröz kıkırdak - Hiyalin kıkırdak - Elastik kıkırdak D) Hiyalin kıkırdak - Fibröz kıkırdak - Elastik kıkırdak E) Elastik kıkırdak - Fibröz kıkırdak - Hiyalin kıkırdak

7. İnsan vücudundaki sekiz eklem aşağıda verilmiştir.
- Kafatası kemikleri arasındaki eklemler
- Komşu omurlar arasındaki eklem
- Kaburgaların göğüs kemiğine bağlandığı eklem
- Leğen kemiklerinin önde birleştiği eklem
- Dirsek eklemi
- Diz eklemi
- Omuz eklemi
- Alt çene ile şakak kemiği arasındaki eklem
Buna göre bu eklemlerden kaç tanesinde kemik uçları arasında eklem sıvısı bulunmaz ve kemikler birbirine kıkırdak aracılığıyla bağlanır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

8. Aşağıdaki tabloda üç ayrı oynar eklem üzerinde yapılan ölçümler verilmiştir. Ölçümde, eklemi oluşturan kemiğin kaç ayrı düzlemde hareket ettirilebildiği ve karşılaşan kemik uçlarının biçimi kaydedilmiştir.

Buna göre bu üç eklemle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

A) K ve M eklemlerinde kemik uçları arasında kıkırdak tabaka bulunmadığından hareket tek düzlemle sınırlanmıştır. B) M eklemindeki hareketin tek düzlemde olması, bu eklemin boşluğunda sıvı bulunmamasından kaynaklanmaktadır. C) L eklemindeki kemik uçları bağlarla tutturulmadığı için bu eklemde üç düzlemde hareket edilebilmektedir. D) L eklemindeki hareket serbestliğinin K ve M'dekinden fazla olmasını sağlayan, karşılaşan kemik uçlarının biçimidir. E) K ve M eklemlerinde hareketin tek düzlemle sınırlı olması, bu eklemlerin yarı oynar eklem sayılmasını gerektirir.

9. Bir araştırmada birbirine denk deney hayvanları iki gruba ayrılmıştır. Birinci grubun bir arka bacağındaki diz eklemi sekiz hafta boyunca hareketsiz kalacak biçimde sabitlenmiş, ikinci grup aynı süre boyunca serbest bırakılmıştır. Süre sonunda sabitlenen eklemlerde kemik uçlarını kaplayan kıkırdağın inceldiği ve yumuşadığı, eklem boşluğundaki sıvının azaldığı; serbest gruptaki eklemlerde ise bir değişiklik olmadığı görülmüştür.

Buna göre sabitlenen eklemlerde gözlenen değişikliğin nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

A) Eklem kıkırdağı beslenmesini eklem sıvısından sağladığından, hareketsizlik sıvının dokuya işlemesini azaltmıştır. B) Hareketsizlik sırasında kıkırdağa giden kan akışının durması, buradaki hücreleri oksijensiz bırakmış ve dokuyu inceltmiştir. C) Sabitlenen eklemde kıkırdak hücreleri kemik hücrelerine dönüştüğü için kıkırdak tabaka incelmiştir. D) Eklem sıvısının azalması kıkırdağa binen basıncı artırmış, artan basınç dokuyu aşındırmıştır. E) Hareketsizlik, kemik uçlarını dıştan saran kıkırdak zarını kalınlaştırarak dokuya madde girişini engellemiştir.

10. İnsan vücudundaki iki eklem şöyle tarif edilmiştir:
P ekleminde karşılaşan kemik uçları arasında sıvıyla dolu bir boşluk bulunur; kemik uçları dıştan bir kapsülle sarılmış, her iki kemiğin ucu da ince ve kaygan bir kıkırdak tabakayla kaplanmıştır.
R ekleminde kemikler arasında boşluk ve eklem sıvısı yoktur; kemikleri, sıkışabilen ama yırtılmaya dayanıklı bir kıkırdak disk birbirine bağlar. Bu eklemlerin her biri çok az hareket sağlar ve vücudun üst bölümünün ağırlığı bu eklemler boyunca aktarılır.
Buna göre P ekleminde kemik uçlarını kaplayan kıkırdağın çeşidi ile R eklemine bir örnek aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Fibröz kıkırdak - Omurlar arası eklem B) Hiyalin kıkırdak - Omurlar arası eklem C) Hiyalin kıkırdak - Kafatası kemikleri arası eklem D) Hiyalin kıkırdak - Diz eklemi E) Elastik kıkırdak - Omurlar arası eklem

11. Uzun kemiklerde, kemiğin uç bölümü ile gövdesi arasında çocukluk ve ergenlik boyunca ince bir hiyalin kıkırdak tabaka bulunur. Bu tabakadaki kıkırdak hücreleri bölünerek yeni kıkırdak oluşturur; gövde tarafında kalan eski kıkırdak ise zamanla yerini kemik dokuya bırakır. Ergenliğin sonunda bu tabakanın kendisi de kemikleşir. Bir çocuğun bacak röntgeninde bu tabaka belirgin olarak görülürken bir yetişkinin röntgeninde aynı bölgede kesintisiz kemik görülmektedir.
Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) Kemiğin boyca uzaması bu kıkırdak tabakadaki hücre bölünmelerine bağlıdır. B) Kemiğin boyca uzaması, gövdedeki olgun kemik hücrelerinin bölünmesiyle sağlanır. C) Bu kıkırdak tabakadaki hücreler, ara maddeden geçen kan damarlarıyla doğrudan beslenir. D) Yetişkinde bu tabakanın kemikleşmesiyle kemiğin kalınlaşması da kesin olarak durur. E) Kıkırdak tabakanın kemikleşmesi, kemiğin uç bölümünün hareket yeteneğini artırır.

12. Yaşa bağlı olarak diz ekleminde kemik uçlarını kaplayan kıkırdak tabakası incelen ve yer yer aşınan bir kişide, eklem kapsülü ve bağlar sağlam kalmıştır.
Buna göre bu kişide aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?

A) Eklem hareketleri sırasında kemik uçları arasındaki sürtünmenin artması B) Merdiven inerken eklemde oluşan darbelerin daha az sönümlenmesi C) Ağrı nedeniyle eklemin hareket genişliğinin daralması D) Aşınan bölgenin altındaki kemik dokunun daha fazla yüke maruz kalması E) Aşınan kıkırdağın, kan damarlarıyla gelen hücrelerle kısa sürede onarılması

13. Bir öğrenci, insan vücudunun farklı bölgelerindeki kıkırdak dokularla ilgili aşağıdaki yargıları not etmiştir.
I. Kulak kepçesindeki kıkırdak, ara maddesindeki elastik lifler sayesinde büküldükten sonra eski biçimine dönebilir.
II. Omurlar arasındaki disklerde bulunan kıkırdak, ara maddesi kalın kollajen lif demetlerince zengin olduğundan basınca ve çekmeye karşı dayanıklıdır.
III. Soluk borusunun sürekli açık kalmasını sağlayan halkalar elastik kıkırdaktan oluşur.
IV. Embriyo iskeletinin büyük bölümü, kemikleşmeden önce fibröz kıkırdaktan oluşur.
Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve IV E) I, II ve IV

14. Aşağıda insan vücudundan on yapı verilmiştir.
- Kulak kepçesi
- Soluk borusu halkaları
- Omurlar arasındaki diskler
- Burun
- Gırtlak kapağı
- Kaburgaların göğüs kemiğine bağlanan uçları
- Diz ekleminde kemik uçlarını kaplayan tabaka
- Leğen kemiklerinin önde birleştiği yer
- Bronşlar
- Embriyoda uzun kemiklerin ilk taslağı
Buna göre bu yapılardan kaç tanesinde hiyalin kıkırdak bulunur?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

15. Kemik doku ile kıkırdak doku, ikisi de destek doku olmalarına karşın ara maddelerinin yapısı, beslenme biçimleri ve onarım hızları bakımından birbirinden ayrılır.
Buna göre aşağıdaki özelliklerden hangisi her iki dokuda da ortaktır?

A) Hücrelerin ara madde içinde açılmış küçük boşluklarda yer alması B) Ara maddenin içinden kan damarlarının geçmesi C) Ara maddede kalsiyum fosfat tuzlarının birikmesi D) Hücrelerin ara maddedeki ince kanalcıklarla birbirine bağlanması E) Hasar gördüğünde kan yoluyla gelen hücrelerle hızla onarılması

16. Deney hayvanlarının diz ekleminde, kemik uçlarını kaplayan kıkırdakta ve aynı bacaktaki kemik dokuda eşit büyüklükte birer yara açılmıştır. Hayvanların kanına, damardan dokuya geçebilen boyalı bir madde verilmiş ve iki yara belirli aralıklarla izlenmiştir. Elde edilen sonuçlar tabloda verilmiştir.

Bu bulgulara dayanarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

A) Kıkırdak hücreleri ara madde üretemediği için bu dokudaki yara ancak kemik dokuyla kapatılabilir. B) Kıkırdakta madde taşınması damarlarla değil difüzyonla yürüdüğünden onarımda kullanılacak maddeler yaraya yavaş ulaşmıştır. C) Kıkırdağın ara maddesi boyayı geçirmeyecek kadar sert olduğundan onarım için gereken maddeler dokuya girememiştir. D) Kemikteki yaranın kapanması, kıkırdak hücrelerinin kemik bölgesine göç edip orada çoğalmasıyla gerçekleşmiştir. E) İki dokunun onarım hızı arasındaki fark, kıkırdakta sinir bulunmaması nedeniyle yaranın geç fark edilmesinden kaynaklanmıştır.

17. Omurga, üst üste dizilmiş çok sayıda omurdan oluşur ve komşu omurlar arasındaki eklemler yarı oynaktır. Bu eklemlerin her birinde gerçekleşen hareket çok küçük olmasına karşın kişi gövdesini öne doğru belirgin biçimde eğebilmektedir. Omurganın ortasındaki kanaldan omurilik geçer.

Buna göre omurganın bu yapısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Öne eğilme hareketi, omurga boyunca tek bir eklemin geniş açıyla hareket etmesiyle sağlanır; öteki eklemler hareketsiz kalır. B) Eklemlerdeki küçük hareketler toplanarak eğilmeyi sağlar; her eklemdeki hareketin sınırlı olması omuriliği korur. C) Omurlar arasındaki eklemler oynar eklem olsaydı hem hareket hem de omuriliğin korunması aynı ölçüde artardı. D) Yarı oynar eklemlerde kemik uçları birbirine kaynadığından omurga tek parça hâlinde öne eğilir. E) Omurganın öne eğilebilmesi, omurlar arasındaki eklemlerde sıvı dolu bir eklem boşluğu bulunmasıyla açıklanır.

18. Yeni doğan bir bebeğin kafatası kemikleri arasında, henüz kemikleşmemiş, zar yapılı geniş alanlar (bıngıldaklar) bulunur. Bu alanlar ilk birkaç yıl içinde kemikleşir ve kafatası kemikleri, kenarlarındaki girinti ve çıkıntılarla birbirine sıkıca geçerek oynamaz eklemler oluşturur.
I. Doğum sırasında kafatasının biçiminin bir miktar değişebilmesi bıngıldaklar sayesinde kolaylaşır.
II. Bebeklik döneminde beynin büyümesine kafatasının uyum sağlaması kolaylaşır.
III. Yetişkinde kafatası kemikleri arasındaki eklemlerde eklem boşluğu ve eklem kıkırdağı bulunur.
IV. Yetişkinde kafatası kemikleri arasında gerçekleşen hareket, komşu omurlar arasında gerçekleşen hareketten daha azdır.
Bu bilgilere göre yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve III C) III ve IV D) I, II ve IV E) II, III ve IV

19. Bir araştırmacı, eşit büyüklükteki taze bir kemik parçası ile bir soluk borusu halkasından alınan kıkırdak parçasını bir hafta boyunca seyreltik asit çözeltisinde bekletmiştir. Süre sonunda kemik parçasının düğüm atılabilecek kadar esnekleştiği, kıkırdak parçasında ise belirgin bir değişiklik olmadığı gözlenmiştir. Araştırmacı ayrıca ikinci bir taze kemik parçasını yüksek sıcaklıkta yakmış; parçanın biçimini koruduğunu ama dokunulduğunda kolayca ufalandığını görmüştür.
Bu deneyin sonuçlarına göre aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) Kemiğin esnekliği, ara maddesindeki mineral tuzlardan kaynaklanır. B) Kemiğin sertliği, ara maddesindeki organik liflerden kaynaklanır. C) Kıkırdağın esnekliği, ara maddesindeki mineral tuzlardan kaynaklanır. D) Asit, kıkırdak ara maddesindeki organik lifleri de çözer. E) Kemiğe sertlik veren mineral tuzlar kıkırdakta belirgin miktarda bulunmaz.

20. Soluk borusunu çevreleyen hiyalin kıkırdak halkaların ara maddesinde kan damarı yoktur. Kan damarları kıkırdağı dıştan saran zarda bulunur ve besin maddeleri zardan kıkırdak hücrelerine ara madde içinde difüzyonla ilerler. Bu ara maddede bir maddenin difüzyonla belirli bir uzaklığa ulaşma süresinin, uzaklığın karesiyle doğru orantılı olduğu kabul edilmektedir.
Zara 0,1 mm uzaklıktaki bir kıkırdak hücresine glikoz 10 saniyede ulaştığına göre, zara 0,3 mm uzaklıktaki bir kıkırdak hücresine glikoz kaç saniyede ulaşır?

A) 9 B) 30 C) 40 D) 90 E) 270

BİYOLOJİ TESTİ BİTTİ.

KIKIRDAK DOKU VE KIKIRDAK ÇEŞİTLERİ, EKLEMLER — ÇALIŞMA KAĞIDI CEVAP ANAHTARI

BİYOLOJİ

1-A 2-C 3-E 4-D 5-C 6-E 7-C 8-D 9-A 10-B

11-A 12-E 13-B 14-C 15-A 16-B 17-B 18-D 19-E 20-D

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com