Soru 1 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Halk hikâyelerinde anlatıcı, kahramanın duygularının yoğunlaştığı yerlerde düzyazıyı bırakıp sazıyla şiir söyler. Aşağıdaki dizeler, bir halk hikâyesinde gurbete düşen kahramanın ağzından söylenen bir şiiri örneklendirmek üzere yazılmıştır:
Ayrıldım yurdumdan düştüm yollara,
Sılanın yolları dumanlı kaldı;
Derdimi söyledim kuru dallara,
Anam babam kapıda yaslı kaldı.
Saat saat gönlüm yâr deyü ağlar,
Gözlerimden yaşlar sel olup çağlar,
Yolumu kesti de karlı bu dağlar,
Bahtım gibi yollar karanlık kaldı.
Bu şiirin hece sayısı, kafiye düzeni ve nazım biçimi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Soru 2 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Âşıklar, kahvehanelerde ve düğünlerde günlerce sürdürerek anlattıkları hikâyelerde olayları düzyazıyla aktarır; kahramanın ayrılık, özlem ya da sevinç duygusunun yoğunlaştığı yerlere gelindiğinde sazlarını ellerine alır, o bölümleri türkülerle söylerler.
Bu parçada halk hikâyelerinin hangi özelliği üzerinde durulmaktadır?
Soru 3 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Divan edebiyatında uzun anlatılar belirli bir nazım biçimiyle yazılmıştır. Aşağıdaki dizeler bu biçimi örneklendirmek üzere yazılmıştır:
Bir padişah vardı ki adı Behram,
Gönlü ferah, sarayı her gün bayram.
Bir gece rüyasında gördü bir yüz,
Uyandı ki gözünde ne gece ne gündüz.
Vezirine dedi: Bu derdim yaman,
Bulun bana o yüzü, yoksa aman!
Vezir düştü yollara, aradı yâr,
Dağlar aştı, geçti nice bin diyar.
Bu dizelerin beyit sayısı, kafiye düzeni ve nazım biçimi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Soru 4 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Divan edebiyatında uzun aşk ve macera anlatıları yüzyıllar boyunca mesnevi biçiminde, yani nazımla verilmiştir. XIX. yüzyılın ikinci yarısından sonra ise bu anlatma işini düzyazı türleri üstlenmiş, mesnevi yazımı sönmüştür.
Bu değişimin nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
Soru 5 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Kahvehanenin yüksekçe bir iskemlesine oturan anlatıcı, omzundaki mendille terini siler, elindeki değnekle yere vurarak dinleyenlerin dikkatini toplardı. Saz çalmaz, türkü söylemezdi; ama bir anda yaşlı bir kadının, bir an sonra kekeme bir bekçinin sesine bürünür, hikâyesini düzyazıyla anlatıp taklitlerle süslerdi.
Bu parçada sözü edilen anlatıcıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Soru 6 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Dede Korkut Hikâyeleri, kahramanlarının olağanüstü güç göstermesi ve boy anlayışının sürmesi bakımından kendinden önceki geleneği yaşatır. Buna karşılık olayların tanınabilir bir coğrafyada ve gündelik insan ilişkileri içinde geçmesi, anlatımın büyük ölçüde nesre dayanması bakımından da kendinden sonraki anlatı biçimine yaklaşır.
Bu parçaya göre Dede Korkut Hikâyeleri için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Soru 7 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Bir mesnevinin başında Allah'ın birliğinin anlatıldığı bölüm bulunur; bunu Allah'a yakarışın yer aldığı bölüm ve Peygamber'in övüldüğü bölüm izler. Asıl konuya geçilmeden önce de şairin eseri niçin yazdığını açıkladığı bölüme yer verilir.
Bu parçada sözü edilen bölümler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla adlandırılmıştır?
Soru 8 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Divan şairi, anlatacağı konunun uzunluğuna ve niteliğine göre nazım biçimi seçer. Mesnevide kafiye her beyitte değiştiği için şair, uzun ve çok bölümlü konuları kafiye darlığına düşmeden işleyebilir; buna karşılık bütün beyitleri tek bir kafiyeye bağlanan biçimler belirli bir uzunluğu aşamaz.
Buna göre aşağıdaki amaçlardan hangisi için mesnevi biçiminin seçilmesi BEKLENMEZ?
Soru 9 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
XVIII. yüzyılda yazılmış olan bu mesnevi, kahramanları birer soyut kavramın kişileştirilmiş hâli olan alegorik bir aşk ve yolculuk hikâyesidir. Mevlevî bir şairin kaleme aldığı eser, kahramanın türlü engelleri aşarak sevgiliye kavuşmasını tasavvufi bir olgunlaşma yolculuğu olarak işler ve divan edebiyatında mesnevi türünün son büyük örneklerinden sayılır.
Bu parçada sözü edilen eser ve şairi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Soru 10 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Tanzimat Dönemi'ne Kadar Halk Hikâyeleri ve Mesneviler
Mesnevinin biçim özellikleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?