Soru 1 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
XIV. yüzyılın ikinci yarısı ile XV. yüzyılın başlarında yaşamış, Azerî sahasında yetişmiş bir şair; Hurûfîlik düşüncesini şiirine taşımış ve bu inançları yüzünden öldürülmüştür. Türkçe ve Farsça divanları bulunan şair, tasavvufi düşünceyi coşkun ve lirik bir söyleyişle işlemiştir.
Bu şair aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
Fuzûlî, Bâkî, Hayâlî, Taşlıcalı Yahyâ, Şeyhülislâm Yahyâ, Ahmed Paşa, Nef'î, Nedîm
Yukarıdaki divan şairlerinden kaç tanesi edebiyat tarihlerinde XVI. yüzyıl şairleri arasında anılır?
Soru 3 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
XVII ve XVIII. yüzyıl divan şiirinde birbirinden ayrı üç söyleyiş tarzı belirginleşmiştir.
I. Sebk-i hindîde anlam yoğunlaştırılır; alışılmamış tamlamalara ve soyut hayallere başvurulduğu için şiir kapalı bir nitelik kazanır.
II. Hikemî tarz şiiri düşüncenin ve öğüdün aracı sayar; atasözü havasında, özlü söyleyişlere yer verir.
III. Mahallîleşme, şiirin dilini ve konularını günlük hayattan uzaklaştırarak yabancı sözcük ve tamlamaların ağırlığını artırır.
IV. Sebk-i hindî ile hikemî tarz, şiirin asıl amacının okuru eğitmek olduğu noktasında birleşir.
Bu tarzlarla ilgili yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?
Soru 4 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
XVII. yüzyılda yaşamış bir divan şairi, şiirlerinde anlamı yoğunlaştıran, alışılmamış hayallere ve soyut tamlamalara dayanan bir söyleyişi benimsemiştir. Kasideden çok gazelleriyle öne çıkan şairin, tasavvufi bir derinlik de taşıyan şiirleri bu nedenle kapalı bulunur; şair, Hint üslubunun kendi yüzyılındaki önde gelen temsilcileri arasında sayılır.
Bu şair aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 5 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
Divan şiiri; Anadolu (Osmanlı), Azerî ve Çağatay sahalarında birbirine paralel biçimde gelişmiştir.
Aşağıdakilerin hangisinde şair ile yetiştiği edebî saha YANLIŞ eşleştirilmiştir?
Soru 6 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
I. Beng ü Bâde – Fuzûlî
II. Hayrâbâd – Nâbî
III. Cemşîd ü Hurşîd – Şeyhî
IV. Hüsrev ü Şîrîn – Fuzûlî
V. Mecâlisü'n-Nefâis – Bâkî
VI. Hadîkatü's-Süedâ – Fuzûlî
VII. Hüsn ü Aşk – Şeyh Gâlib
Yukarıdaki eser – şair eşleştirmelerinden kaç tanesi doğrudur?
Soru 7 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
Gel ey serv-i revânım, gidelim seyr ü safâya
Bırak kim ne derse desin, kulak asma o gavgâya
Geçip Üsküdar'dan ol dem varalım Çamlıca bağına
Bu gün zevk edelim, gamı salalım deryâya
Bu beyitlerde öne çıkan söyleyiş tarzı ile bu tarzın en önemli temsilcisi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Soru 8 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
XV. yüzyılda Çağatay sahasında yetişen bir şair, devrin aydınları arasında edebî dil olarak Farsçanın yeğlenmesine karşı çıkmıştır. İki dilin söz varlığını, türetme gücünü ve anlatım inceliklerini karşılaştırdığı eserinde, Türkçenin edebiyat dili olarak Farsçadan geri kalmadığını, kimi bakımlardan onu geçtiğini savunmuştur.
Bu parçada tanıtılan eser ile onun yazarı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Soru 9 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
XV. yüzyılda yaşamış bir divan şairi, şiirlerinde atasözlerine ve deyimlere geniş yer vermiş; söylediğini halkın bildiği bir atasözüyle pekiştirme (irsâl-i mesel) yolunu ustalıkla kullanmıştır. Türkçenin yerli söyleyiş imkânlarını öne çıkaran bu tutumuyla, sonraki yüzyıllarda yerli söyleyişe yönelen şairlere yol gösterdiği kabul edilir.
Bu şair aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 10 / 10AYT Türk Dili ve Edebiyatı · Divan Şiiri 3
XIII ve XIV. yüzyıllarda Anadolu sahasında gelişen Türk şiiriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür:
I. Ahmedî'nin İskendernâme'si, tarihî-efsanevi bir kahraman çevresinde dönemin bilgi birikimini de aktaran bir mesnevidir.
II. Bu yüzyıllarda Anadolu'da yazılan Türkçe eserlerin önemli bir bölümü, halkı eğitme ve tasavvufi düşünceyi yayma amacı taşır.
III. Divan şiiri bu dönemde söyleyiş inceliği ve söz sanatları bakımından en olgun örneklerini vermiştir.
IV. Kadı Burhaneddin'in tuyuğları, Anadolu sahasında yalnızca Arap ve Fars edebiyatından alınmış nazım biçimlerinin kullanıldığını gösterir.