Soru 1 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
Siyaset felsefesinde 'adalet' kavramı iki temel yaklaşım üzerinden tartışılır. Birinci yaklaşım adalet kavramını bireylerin fırsat eşitliğine ve temel haklarının korunmasına bağlarken; ikinci yaklaşım adaleti, toplumsal refahın ve yükümlülüklerin bireyler arasında yetenek ve ihtiyaçlarına göre hakkaniyetle bölüştürülmesi (dağıtıcı adalet) olarak görür. Her iki yaklaşım da toplumsal barışın ancak adil bir yapıyla kurulabileceğini savunur.
Bu parçaya göre siyaset felsefesindeki adalet tartışmalarının ortak noktası aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
Toplumsal yaşamda bireylerin uyması gereken kurallar normatif bir yapı oluşturur. Din, hukuk ve gelenekler bu kuralları belirleyen ana alanlardır. Ancak ahlak felsefesi (etik), bu kuralları olduğu gibi kabul etmek yerine, 'İyi ve kötü nedir?', 'Evrensel bir ahlak yasası var mıdır?' gibi sorularla bu normların temelini sorgular. Yani etik, kurallar koymaktan ziyade kuralların gerekçelerini inceler.
Bu parçadan hareketle etik disiplini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Soru 3 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
İslam düşüncesinde 'adalet', her şeyi hak ettiği yere koymak ve hak sahibine hakkını eksiksiz teslim etmektir. Adil bir birey, kararlarında duygusallıktan uzak durur; akrabalık veya yakınlık bağları sebebiyle ilkelerinden ödün vermez. Bu durum, toplumsal düzenin sarsılmadan sürdürülmesini sağlar.
Bu parçaya göre adalet ilkeli bir bireyden aşağıdakilerden hangisi beklenir?
Soru 4 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
Fizyolojik nüfus yoğunluğu, bir ülkenin toplam nüfusunun TARIM ALANLARININ yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunur. Toplam nüfusu 24.000.000 kişi olan bir ülkenin toplam yüz ölçümü 800.000 km², tarım alanlarının yüz ölçümü ise 300.000 km²’dir. Buna göre bu ülkenin fizyolojik nüfus yoğunluğu kilometrekareye kaç kişidir?
Soru 5 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
Varlığın ne olduğu tartışmasında, varlığı zihinden bağımsız somut nesneler olarak gören anlayış ile varlığı tamamen zihinsel tasarımlara indirgeyen anlayış tarih boyunca çatışmıştır. Ancak üçüncü bir yol olarak varlığın tek bir ilkeye değil, birbiriyle kaynaşmış birden çok ögeye dayandığını savunan görüşler de ortaya çıkmıştır. Örneğin evrenin toprak, hava, su ve ateş olmak üzere dört temel unsurdan oluştuğunu savunan yaklaşım buna örnektir.
Bu parçadaki ikincil örnek varlık felsefesindeki hangi niceliksel anlayışı simgeler?
Soru 6 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
İklim koşullarının elverişli olduğu, su kaynaklarının bolluğu ve verimli tarım arazilerinin bulunduğu sahalar tarih boyunca yoğun yerleşme alanı olmuştur. Buna karşılık aşırı soğuk kutup bölgeleri, kurak çöller ve yüksek engebeli dağlık sahalar yerleşmeyi sınırlandıran olumsuz doğal faktörler arasında yer alır.
Bu parçadan hareketle yerleşme alanlarının dağılışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Soru 7 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
Gördüğümüz bir nesnenin rengi, şekli veya kokusu bize o nesnenin 'öz'ünü verir mi? Fenomenolojik yaklaşıma göre nesnelerin doğrudan duyularla algılanan yüzeysel özellikleri, onların gerçek özünü perdeleyebilir. Gerçek öze ulaşabilmek için nesneye ilişkin önceden edinilmiş tüm inançları, teorik bilgileri ve duyu verilerini bir kenara bırakmak (paranteze almak) gerekir. Ancak bu soyutlama ile nesnenin yalın özü kavranabilir.
Bu parçada ifade edilen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 8 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
İslam mekteplerinde fıkhi ve itikadi düşünceler, dinin ana ilkelerini temel alarak zamanın gereksinimlerine cevap üretme çabasından doğmuştur. Bu yorumlar dinin yerine geçmez; aksine dini ilkelerin pratik hayatta doğru anlaşılıp uygulanmasına katkı sağlar. Farklı coğrafyalardaki zenginlik olarak değerlendirilmelidir.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Soru 9 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
Hz. Muhammed, toplumda korunmasız durumda bulunan yetim, yoksul ve kimsesizlerin gözetilmesine özel bir önem vermiştir. Onların ihtiyaçlarının karşılanmasını bireysel bir iyilik değil, toplumun tümüne düşen bir görev olarak tanımlamıştır. Bu yaklaşım, yardımın acıma duygusuyla değil hak ve sorumluluk bilinciyle yapılmasını öngörür.
Bu parçadan Hz. Muhammed'in bu tutumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
Soru 10 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 10
İbadetler, sadece bireysel bir arınma vesilesi değildir; aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve kardeşlik bağlarını pekiştiren uygulamalardır. Paylaşmayı, yardımlaşmayı ve bir arada bulunmayı teşvik eden ibadetler, toplumdaki zengin ile fakir arasındaki uçurumu azaltarak sosyal barışa hizmet eder.
Bu parçaya göre ibadetlerin toplumsal işlevi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?