Soru 1 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Din felsefesi, inancın temellerini ve tanrı kavramını akılsal bir çerçevede ele alır. Din felsefecisi, dogmatik bir tutumla belirli bir inancı savunmak ya da reddetmek amacını taşımaz. O, 'Tanrı var mıdır?', 'Ruh ölümsüz müdür?' gibi soruları nesnel bir biçimde çözümler. Amacı, inanç konularına ilişkin ileri sürülen argümanların mantıksal tutarlılığını incelemektir.
Bu parçaya göre din felsefesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Soru 2 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
İslam tarihindeki farklı düşünce mektepleri ve yorumlar, dinin temel kaynaklarını anlama arzusu ile coğrafi, kültürel ve siyasal şartların etkileşimi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu yorumlar dinin kendisi değil, dinin yetkin âlimler tarafından yapılan anlama ve uygulama biçimleridir.
Bu parçadan hareketle İslam düşüncesindeki yorumlar hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Soru 3 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Kalker, kaya tuzu ve jips gibi suda kolay eriyebilen kayaçların bulunduğu alanlarda karstik topoğrafya şekilleri oluşur. Bu tür sahalarda yer altı sularının aşındırma ve biriktirme faaliyetleri sonucunda dolin, uvala, polye gibi çukurluklar ile sarkıt, dikit ve mağaralar meydana gelir.
Bu parçadan hareketle karstik şekillerin oluşumundaki temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 4 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Çeşitli dünya dinleri incelendiğinde; doğruluk, yoksullara yardım etme, cana kıymama ve adaletli olma gibi prensiplerin hemen hemen hepsinde ortak ahlaki erdemler olarak yer aldığı görülür. Bu durum, insanlığın ortak bir vicdan ve ahlak paydasında buluşabildiğini kanıtlar niteliktedir.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
Soru 5 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Aşağıdaki tabloda beş farklı ülkeye ait doğum ve ölüm oranları (bin cinsinden) verilmiştir.
Bu veriler dikkate alındığında, doğal nüfus artış oranı en yüksek olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 6 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Bilim insanı, gözlemlediği olgular arasındaki ilişkileri açıklamak için hipotezler kurar ve bunları deneylerle test eder. Ancak felsefeci, deney laboratuvarına girmez. O, bilimin kullandığı yöntemleri, varsayımları ve kavramları sorgular. Örneğin bir fizikçi zamanı ölçerken, bir felsefeci 'Zaman nedir?' sorusunun peşine düşer. Felsefe, var olanı parçalara bölerek değil, bütüncül bir bakışla ve kavramsal analizle anlamlandırmaya çalışır.
Bu parçaya göre felsefenin bilimden ayrılan temel yönü aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 7 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Zihnimiz doğuştan boş bir levha gibidir. İlk anda üzerinde hiçbir yazı, hiçbir kavram bulunmaz. Yaşam boyunca çevremizle kurduğumuz etkileşimler, duyu organlarımız aracılığıyla bu levha üzerinde izler bırakır. Bir insanın renk, tat ya da sıcaklık fikrine sahip olabilmesi için bunlarla doğrudan temas etmesi gerekir. Deneyimden geçmeyen hiçbir düşünce zihinde kendiliğinden var olamaz.
Bu parçadaki görüş aşağıdakilerden hangisini savunmaktadır?
Soru 8 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
İslam ahlakında 'emanet' kavramı sadece maddi nesneleri korumakla sınırlı değildir. Kişinin doğayı koruması, sahip olduğu yetenekleri insanlık yararına kullanması ve üstlendiği kamu görevlerini sorumluluk bilinciyle yürütmesi de emanet kavramı kapsamında değerlendirilir.
Bu parçaya göre emanet bilincine sahip bir bireyden aşağıdakilerden hangisi beklenmelidir?
Soru 9 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Tarih boyunca İslam medeniyetinde aklın kullanılması ve bilgiye ulaşılması teşvik edilmiştir. Vahyî ilkelere ters düşmeyen her türlü faydalı bilgi ve bilimsel birikim, kaynağına bakılmaksızın kabul görmüştür. Bu yaklaşım, ilmin insanlığın ortak malı olduğu düşüncesine dayanır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Soru 10 / 10TYT Sosyal Bilimler · Çözümlü Deneme 02
Gençlik dönemi, bireyin kimlik arayışında olduğu ve değerler sistemini sorgulayarak benimseme eğilimi gösterdiği bir evredir. Bu süreçte dayatmacı bir yaklaşım yerine ikna edici, tutarlı ve sorgulamaya imkân tanıyan bir yöntem izlenmesi, gençlerin evrensel ve dini değerleri içselleştirmesini kolaylaştırır.
Bu parçaya göre gençlere değer aktarımında aşağıdakilerden hangisi benimsenmelidir?