sekizgenacademy.com

AYT Türk Dili ve Edebiyatı — Gerçek Deneme

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     24 soru 55 dakika

Soru Kitapçığı

AYT Türk Dili ve Edebiyatı — Gerçek Deneme

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

24 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

AYT • Türk Dili ve Edebiyatı TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ A
  1. Bu testte 24 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

Öğretici Metinler 2

1. (Aşağıdaki parça, türünü örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Yeni yayımlanan çeviri, özgün metnin uzun cümlelerini bölmeden Türkçeye aktarmayı seçmiş; bu tercih, anlatının temposunu koruyor. Öte yandan kimi deyimlerin birebir karşılanması, Türkçede yapay duran söyleyişler doğurmuş. Dipnotların azlığı da metnin geçtiği çevreye yabancı okuru zaman zaman boşlukta bırakıyor. Yine de bütün olarak bakıldığında çeviri, önceki aktarımlara göre özgün metne daha yakın duruyor.

I. Değerlendirmede yapıtın hem başarılı hem aksayan yönlerine yer verilmiştir.
II. Verilen yargılar, metinden gösterilebilir somut niteliklere dayandırılmıştır.
III. Yapıt, çevirmenin yaşamıyla ilişkilendirilerek açıklanmıştır.
IV. Yazar, kesin bir yargıya varmaktan kaçınarak düşüncesini askıda bırakmıştır.

Bu parçayla ilgili olarak numaralanmış yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

Millî Edebiyat Dönemi Türk Romanı

2. Bir edebiyat tarihçisi şöyle diyor:

Cumhuriyet'in ilk yıllarında yazılan romanlar birdenbire ortaya çıkmadı. Anadolu'yu roman coğrafyası yapan, köy ve kasaba insanını kahraman sayan, yazı dilini konuşma diline yaklaştıran adımlar daha önce atılmıştı. Sonraki kuşak, hazır bulduğu bu yolu genişletti; köy romanı da toplumsal sorunları eksen alan roman da bu zemin üzerinde yükseldi.

Bu parçada Millî Edebiyat dönemi romanıyla ilgili olarak vurgulanan aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kendinden önceki dönemin roman tekniğini sürdürdüğü B) Kendinden sonraki romana zemin hazırladığı C) Köy romanının ilk örneklerini verdiği D) Toplumsal sorunları ilk kez ele aldığı E) Cumhuriyet döneminde de aynı yazarlarca sürdürüldüğü

Cumhuriyet Dönemi Türk Hikâyesi 2

3. Toplumcu gerçekçi hikâyenin iki önemli adı Sabahattin Ali ile Orhan Kemal hakkında aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür:

I. Sabahattin Ali, hikâyelerinde ağırlıkla Anadolu köy ve kasabasının insanını, yaşadığı toplumsal aksaklıklarla birlikte ele almıştır.
II. Orhan Kemal, Çukurova'daki tarım işçilerinin ve büyük şehirdeki yoksul insanların hayatını gözleme dayalı olarak anlatmıştır.
III. İkisi de toplumsal gerçekliği arka plana itip bireyin bilinç akışını hikâyenin merkezine yerleştirmiştir.
IV. Orhan Kemal, hikâyelerinde ağır ve sanatlı bir dil kullanarak seçkin okura seslenmiştir.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) I, II ve IV E) II, III ve IV

Halk Şiiri 3

4. Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Erenlerin pîri oldur
Cem evinde muhabbetle
Can gönüller dolup durur

Bu dörtlüğün söylendiği çevre ve bu çevrede ilahiye verilen ad dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Mevlevi çevresinde söylenmiştir; bu çevrede ilahiye ayin denir. B) Alevi-Bektaşi çevresinde söylenmiştir; bu çevrede ilahiye nefes denir. C) Alevi-Bektaşi çevresinde söylenmiştir; bu çevrede ilahiye ayin denir. D) Alevi-Bektaşi çevresinde söylenmiştir; sekizli olduğu için semai adını alır. E) Bir tarikat büyüğünün müridine öğüdü olduğundan nutuk adıyla anılır.

Millî Edebiyat Dönemi Türk Romanı

5. Aşağıdaki parça, bir dönemin roman anlayışını örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:

Kasabaya geleli iki ay olmuştu. Kahvede oturanlar ona yer açıyor, çayını ısmarlıyor, sonra kendi aralarında konuşmaya dönüyorlardı. Bir gün kuyunun yerini değiştirmenin daha iyi olacağını uzun uzun anlattı; dinlediler, başlarını salladılar, ertesi gün kuyu yine eski yerindeydi. Akşam odasına çekilince defterine şunu yazdı: Buradakiler beni dinliyor; anlamıyor değiller, anlıyorlar, sonra kendi bildiklerini yapıyorlar. Asıl yabancı olan, onların kasabası değil, benim getirdiğim sözlermiş.

Bu parçada anlatılanlar, aşağıdaki durumlardan hangisine örnek oluşturur?

A) Kasaba yaşamının değişmeye kapalı oluşu B) Kişinin geçmişiyle hesaplaşması C) Doğa karşısında insanın çaresiz kalışı D) Görev duygusunun kişisel isteklere üstün gelmesi E) Okumuş kişiyle halk arasındaki anlaşma güçlüğü

Geçiş Dönemi Türk Şiiri

6. Geçiş dönemi eserlerinin ölçü ve dil tercihleri, seslendikleri kitleyle yakından ilgilidir.

Buna göre,
I. Aruz ölçüsünü kullanan eserlerin dilinde Arapça ve Farsça kökenli sözcüklerin oranı daha yüksektir.
II. Aruz ölçüsünü benimseyen eserlerde nazım birimi olarak dörtlüğe hiç yer verilmemiştir.
III. Hece ölçüsünü kullanan eserler, seslendikleri kitlenin sözlü gelenekten gelen alışkanlıklarını sürdürür.
IV. Sade Türkçeyle yazılan dönem eserleri Anadolu sahasında oluşturulmuştur.
yargılarından hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV

Millî Edebiyat Dönemi Türk Şiiri

7. Genç Kalemler dergisinde savunulan 'Yeni Lisan' ilkeleri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdaki dizelerden hangisi bu ilkelere AYKIRI bir söyleyiş taşımaktadır?

A) Kalbimde bir hayalin gölgesi dolaşır B) Pencereden sızan ışıkta kitabım açık C) Dertli bir sesle akşam ezanı okunur D) Gönlüm o eski şehrin sokaklarında kalır E) Ruhumda yanar bir ateş-i sûzân her gece

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri 8

8. 1980 sonrası Türk şiiri, kendinden önceki iki anlayışla karşılaştırıldığında belirgin farklar gösterir: Bir yanda geleneği büsbütün reddeden Garip, öbür yanda 1970'lerin siyasal çağrıyı öne çıkaran toplumcu şiiri vardır.

Buna göre 1980 sonrası şiiri bu iki anlayıştan ayıran özellikler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Garip'ten, ölçü ve uyağı zorunlu tutmasıyla; toplumcu şiirden, toplumsal konuları dışlamasıyla B) Garip'ten, geleneğe yeniden açılmasıyla; toplumcu şiirden, sloganı bırakıp bireye yönelmesiyle C) Garip'ten, sıradan insanı konu edinmesiyle; toplumcu şiirden, geniş kitlelere seslenmesiyle D) Garip'ten, geleneği büsbütün reddetmesiyle; toplumcu şiirden, siyasal çağrıyı güçlendirmesiyle E) Garip'ten, ortak bir bildiriye bağlanmasıyla; toplumcu şiirden, ideolojik birliği korumasıyla

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri 1

9. Anadolu'yu hece ölçüsüyle işleyen ilk Cumhuriyet yıllarının memleketçi şiirini örneklendirmek üzere aşağıdaki dörtlük düzenlenmiştir. Dörtlüğün bütün dizeleri eşit sayıda heceden oluşmaktadır:

Bozkırın ortası bir sarı deniz,
Toprak damlı evler dizilmiş yola;
Yorgun köylüler akşamüstü döner,
Kerpiç duvarlarda güneş uyuklar.

Bu dörtlüğün durak düzeniyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Dört dizede de durak sözcük sınırına denk gelir. B) Yalnız birinci dizede durak sözcük ortasına düşer. C) Yalnız ikinci dizede durak sözcük ortasına düşer. D) Yalnız üçüncü dizede durak sözcük ortasına düşer. E) Yalnız dördüncü dizede durak sözcük ortasına düşer.

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri 4

10. Aşağıdaki dizeler, bir söyleyiş özelliğini örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:

Uzaklarda
bir tren
gece boyunca
gidiyor;
vagonlarında uykusu olmayan insanlar.

Bu dizelerdeki basamaklı yazımın şiire kattığı işlev aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dizelerin hece sayısını eşitleyerek aralarında ölçü birliği sağlamak B) Dizeyi kırıp duraklar oluşturarak söyleyişin vurgu ve ritmini belirlemek C) Uyak düzenini görünür kılarak bentlerin sınırlarını okura göstermek D) Sözcükler arasındaki anlam bağını gizleyip okuru çağrışıma yöneltmek E) Şiiri düzyazıya yaklaştırarak şiirsel söyleyişi geri plana atmak

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri 4

11. Nâzım Hikmet'in Türk şiirindeki yenilikçi yeriyle ilgili olarak,

I. Serbest nazmı, işlediği konuya uygun bir biçim arayışının sonucu olarak kullanması
II. Dizeyi basamaklandırarak söyleyişin vurgu ve duraklarını göz önünde düzenlemesi
III. Ölçüyü bırakırken şiirdeki ritim arayışından da vazgeçmesi
IV. Halk şiirinin ortak söyleyişini yeniden canlandırmayı amaç edinmesi

özelliklerinden hangileri söylenebilir?

A) I ve III B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) I ve II

Fecriati Dönemi Türk Şiiri

12. Aşağıdaki dizeler, Fecriati şiirinin Servetifünun'dan devraldığı sembolizm etkisini göstermek üzere bir öğretmen tarafından yazılmıştır:

Akşam, bir kızıl kuş gibi düşer suya;
Göl, kendi derinliğinde mor bir yara.
Kim bilir hangi ses ağlar sazlıklarda?
Bir altın tül iner ruhun aynasına.

Bu dizeleri parnasizmin etkisindeki tablo şiirlerinden ayırarak sembolizme yaklaştıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Renk ve ışık imgeleriyle adı konmayan bir ruh hâlinin sezdirilmesi B) Doğanın ayrıntılı, nesnel ve gözleme dayalı biçimde resmedilmesi C) Akşam ve göl gibi doğa ögelerinin şiirin konusu yapılması D) Soru cümlesiyle okurun dikkatinin bir ayrıntıya çekilmesi E) Dizelerin dört dizelik tek bir bent hâlinde düzenlenmesi

Edebi Akımlar

13. Şiir, şairin gözyaşını okura göstermek için kurulmuş bir ayna değildir. Ben bir dizeyi, bir heykeltıraşın mermeri yontması gibi işlerim; ölçü ve uyak benim için bir zincir değil, yontuyu ayakta tutan iskelettir. Anlattığım, kendi acım değildir: uzak bir ülkenin taş kabartması, bir kuşun kanadındaki renktir. Şiir bir amaca hizmet etmez, kendisi amaçtır.

(Bu parça, örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçada görüşleri verilen şairin şiir anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Şiiri, toplumsal bir amaca ulaşmanın aracı saymaktadır. B) Biçim kusursuzluğunu ve nesnelliği şiirin ölçüsü saymaktadır. C) Sözcüklerin çağrışım gücünü anlamın önüne geçirmektedir. D) Kendi iç dünyasını okura açmayı şiirin amacı saymaktadır. E) Şiiri, bilinçaltının denetimsiz akışına bırakmayı savunmaktadır.

Tiyatro Türü ve Yapı Unsurları

14. (Bir dükkânın arka odası. Baba ile oğul karşı karşıyadır.)

BABA — Bu dükkân dedenden kaldı; senden sonra da torunuma kalacak.

OĞUL — Ben burada kalırsam sınav hakkımı yitiririm baba.

BABA — Sınavmış! Bu tezgâhın arkasında bir ömür geçti, kimse bana ne sınavı sordu.

OĞUL — Ben senin ömrünü yaşamak istemiyorum.

BABA — Anahtarı bırakıp gidersen bir daha bu kapıdan giremezsin.

(Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

Bu parçada olayın ilerlemesini sağlayan temel öge aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kişilerin sahneye giriş sırasının değişmesi B) Kişilerin toplumsal konumlarının birbirinden farklı olması C) Kişilerin birbiriyle uzlaşmayan istekleri D) Olayın geçtiği yerin oyun boyunca değişmemesi E) Konuşmaların kısa repliklerle sürdürülmesi

Destan/Efsane

15. Kasabanın çarşısındaki eski çeşmenin yanında küçük bir türbe vardır. Anlatılanlara göre kasabayı kuşatan düşmana karşı savaşan bir akıncı beyi, başı kesildiği hâlde atının üstünde buraya kadar gelmiş, çeşmenin başında düşüp ölmüş. Kasabalılar türbenin önünden geçerken selam verir; çeşmenin suyunun hiç kesilmemesini bu beyin hatırına bağlar.

(Bu parça örneklendirmek üzere düzenlenmiştir.)

I. Bir savaş kahramanının konu edilmesi
II. Kısa, tek olaya dayanan bir düzyazı olması
III. Anlatının belli bir yere bağlanıp bugün de gerçek sayılması
IV. Kahramanın olağanüstü bir güç göstermesi

Yukarıdakilerden hangileri bu anlatının destan değil efsane sayılmasını sağlar?

A) I ve II B) I ve IV C) III ve IV D) II ve III E) I, II ve III

Tanzimat Dönemi Türk Şiiri

16. Tanzimat'ın ikinci kuşağında kafiye üzerine bir tartışma yaşanmıştır. Taraflardan biri kafiyenin yazılışa göre değil söylenişe göre kurulması, yani "kulak için" olması gerektiğini savunmuş; öbürü eski şiirin geleneğine bağlı kalarak yazılışı aynı olan sözcüklerin de kafiye sayılabileceğini, kafiyenin "göz için" de geçerli olduğunu ileri sürmüştür.

Bu tartışmayla ilgili olarak

I. Kafiyenin kulak için olduğunu savunan taraf Recaizade Mahmut Ekrem'dir.
II. Tartışmanın öbür tarafında Muallim Naci yer almıştır.
III. Tartışma, Tanzimat'ın birinci kuşağı ile ikinci kuşağı arasında geçmiştir.
IV. Kafiyenin kulak için olduğu görüşü sonraki dönemde Servetifünun şairlerince benimsenmiştir.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) I, II ve IV E) II, III ve IV

Millî Edebiyat Dönemi Türk Hikâyesi

17. Bir edebiyat tarihçisi şöyle der: "Millî Edebiyat dönemi hikâyesi, kendinden sonraki kuşağa hazır bir konu listesi değil, iki alışkanlık bıraktı: anlaşılır bir dille yazmak ve anlatılacak şeyi kendi ülkesinin insanında aramak. Cumhuriyet'in ilk hikâyecileri işe bu iki alışkanlığın üzerinde başladı."

Bu sözlerde Millî Edebiyat dönemi hikâyesinin hangi yönü vurgulanmaktadır?

A) Hikâyede işlenen konuları sonraki kuşağa olduğu gibi aktarması B) Hikâyeyi bir ders verme aracı olmaktan çıkarmış olması C) Batılı hikâye tekniğini ilk kez uygulamaya koymuş olması D) Hikâyede kahramanlık temasını kalıcı hâle getirmiş olması E) Sonraki kuşağa dil ve konu kaynağı bakımından zemin hazırlaması

Tanzimat Dönemi Türk Şiiri

18. Tanzimat'ın birinci kuşağında öğüt ve düşünce bildiren, vecize gibi akılda kalan beyitler önemli bir yer tutar. Aşağıdaki dizeler bu tutumu örneklendirmek için yazılmış ve beyitler hâlinde düzenlenmiştir:

Cehl ile kurulan taht bir gün yıkılır elbet
Adl ile kurulan devlet ebedî payidar olur

Halkı susturan kalem sahibine düşman kesilir
Hakkı söyleyen kalem millete bir yâr olur

Meclis-i meşverette her söz ki tartılmaz
Ondan doğan hükümler milletine bâr olur

Hürriyetin kıymetini bilmeyen bir kavim
Vatanı elden gider, sonunda biçare olur

Bu şiirin kafiye düzeni ve nazım biçimi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) aa ba ca da — gazel B) aa ba ca da — kaside C) ab cb db eb — kıta D) ab cb db eb — gazel E) aa bb cc dd — mesnevi

Fecriati Dönemi Türk Şiiri

19. Fecriati, Servetifünun'un devamı sayılan bir topluluktur; yine de iki topluluğu birbirinden ayıran özellikler vardır.

I. Fransız sembolizminin etkisinin şiirde daha belirgin olması
II. Aruz ölçüsünün kullanılması
III. Topluluğun önceden ilan edilmiş bir programla kurulması
IV. Arapça ve Farsça sözcüklerle ağırlaşmış bir şiir dili

Yukarıdakilerden hangileri Fecriati'yi Servetifünun'dan AYIRAN özelliklerdendir?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) III ve IV E) I, II ve IV

Cumhuriyet Dönemi Roman 1

20. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yazılan romanların çoğunda anlatıcı olayların dışında durur, kişileri ve çevreyi okura tanıtır. Dil konuşma diline yaklaştırılmış, yerel söyleyişlere yer verilmiştir. Çevre betimlemeleri süs olsun diye değil, kişilerin hayat koşullarını göstermek için yapılır.

Bu parçadan hareketle sözü edilen romanlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

A) Anlatıcı, olayları dışarıdan aktaran bir konumdadır. B) Dilde konuşma diline yakın bir söyleyiş benimsenmiştir. C) Çevre betimlemeleri, olay örgüsünden bağımsız bir süs ögesi olarak kullanılmıştır. D) Yerel söyleyişler anlatıma katılmıştır. E) Betimlemeler, kişilerin yaşama koşullarını görünür kılmaya yarar.

Öğretici Metinler 2

21. Aşağıda farklı yüzyıllarda kaleme alınmış dört öğretici yapıt verilmiştir:

- Evrak-ı Perişan
- Babürname
- Zeytindağı
- Seyahatname (Evliya Çelebi)

Bu yapıtların yazılış sırası, en eskiden en yeniye doğru aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Seyahatname – Babürname – Evrak-ı Perişan – Zeytindağı B) Babürname – Evrak-ı Perişan – Seyahatname – Zeytindağı C) Babürname – Seyahatname – Zeytindağı – Evrak-ı Perişan D) Seyahatname – Evrak-ı Perişan – Babürname – Zeytindağı E) Babürname – Seyahatname – Evrak-ı Perişan – Zeytindağı

Servetifünun Dönemi Türk Romanı

22. Aşağıdaki parça, bir dönemin roman anlayışını örneklendirmek üzere düzenlenmiştir:

Ragıp Bey kapının önünde durdu, sokağa baktı: on beş seneden beri her akşam aynı saatte aynı taşlara basarak geçtiği, çocukların bağırışını, bahçe kapılarının gıcırtısını, akşamüstü suyun çekilişini ezberlediği sokaktı bu; fakat şimdi ona, yıllardır tanıdığı bir yüzün bir sabah uyanıldığında büsbütün başkasına ait çıkması gibi yabancı geliyordu. Sabahleyin, incir ağacının gölgesindeki küçük evin, yani kendisine söz verilmiş olan, bahçesini yıllarca kendi eliyle belleyip suladığı o evin bir başkasına satıldığını öğrenmişti. Yolda karşılaştığı bakkalın selamını aldı; aldıktan sonra da bu selamın esasen kendisine değil, bu sokakta hâlâ bir yeri bulunduğunu sanan eski bir adama verilmiş olduğunu düşündü. Eve girince sofraya oturmadı; pencerenin önündeki iskemleye ilişip bahçe duvarının ötesinden gelen seslere kulak verdi ve bu seslerin, yıllardır içinde bulunduğu hâlde bugün ilk defa uzaktan işitilen bir kalabalığa ait olduğunu, kendisinin ise artık ne o kalabalıktan ne de o duvarın içinden sayıldığını duydu.

Bu parçada öne çıkan izlek aşağıdakilerden hangisidir?

A) Umutları kırılan kişinin çevresine yabancılaşması B) Kuşaklar arasındaki görüş ayrılığının derinleşmesi C) Taşradan gelen kişinin şehre tutunamaması D) Sanatla geçim arasında sıkışan kişinin kararsızlığı E) Yoksulluğun kişiyi seçimlerinde sıkıştırması

Edebî Sanatlar

23. Aşağıdaki dizelerin hangisinde telmih sanatı vardır?

A) Gözlerin dipsiz bir kuyu kadar derin ve karanlıktı. B) Hem çok yakındı hem de bir o kadar uzaktı. C) Öfkesi dinmedi, ağzını bir daha açmadı. D) Yıllar, bir kuyu gibi yuttu bütün umutları. E) Kuyudan çıkıp sultan olanın sabrı yok bende.

Tanzimat ve Servetifünun Dönemi Türk Hikâyesi

24. Tanzimat dönemi Türk hikâyesiyle ilgili aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür:

I. Batılı hikâyeye geçişin ilk örneklerinde meddah anlatısının ve halk hikâyesinin izleri sürmektedir.
II. Hikâye ile roman arasındaki sınır her zaman belirgin değildir; kimi uzun hikâyeler romana yaklaşır.
III. Kişiler, çelişkili ve karmaşık iç dünyalarıyla, ayrıntılı ruh çözümlemeleri aracılığıyla verilir.
IV. Hikâyeler çoğunlukla çözüme bağlanmadan, okurun yorumuna açık bir sonla bitirilir.
V. Hikâyelerin dili, Servetifünun hikâyesininkinden de ağır ve sanatlıdır.

Bu yargılardan hangileri doğrudur?

A) I ve III B) I ve II C) II ve IV D) III ve V E) I, II ve IV

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ BİTTİ.

AYT TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI — GERÇEK DENEME CEVAP ANAHTARI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI

1-A 2-B 3-A 4-B 5-E 6-B 7-E 8-B 9-D 10-B

11-E 12-A 13-B 14-C 15-D 16-D 17-E 18-C 19-B 20-C

21-E 22-A 23-E 24-B

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com