sekizgenacademy.com

TYT Sosyal Bilimler — Çözümlü Deneme 10

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     20 soru 30 dakika

Soru Kitapçığı

TYT Sosyal Bilimler — Çözümlü Deneme 10

Yazdırma penceresinde "Arka plan grafikleri"ni açık tut

20 soru · gerçek sınav kitapçığı düzeninde · cevap anahtarı son sayfada

TYT • Sosyal Bilimler SOSYAL BİLİMLER TESTİ A
  1. Bu testte 20 soru vardır.
  2. Cevaplarınızı kitapçığın sonundaki cevap anahtarı ile karşılaştırınız.

Çözümlü Deneme 10

1. Orta Çağ'da Avrupa'da etkili olan feodalitede (derebeylik) toprak mülkiyeti ve siyasi güç soyluların elindeydi. Kapalı bir tarım ekonomisinin hâkim olduğu bu yapıda, toprağa bağlı çalışan serfler hiçbir hakka sahip değildi. Siyasi birliğin bulunmadığı Avrupa'da Katolik Kilisesi ve Papa en yetkili güç konumundaydı.

Bu parçadan hareketle feodal Avrupa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Toplumsal tabakalaşmanın ve katı bir sınıf ayrımının bulunduğu B) Gelişmiş bir merkeziyetçi krallık düzeninin hüküm sürdüğü C) Sınırsız ticaret ve serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı D) Köylülerin mülkiyet edinme hakkının devletçe korunduğu E) Din kurumlarının siyasi ve sosyal yaşamda etkisiz kaldığı

Çözümlü Deneme 10

2. Osmanlı Devleti'nde uygulanmış olan Tımar sistemi sayesinde devlet; cebeli adı verilen atlı askerleri beslemiş, torağın işlenmesini sürekli kılmış ve taşrada asayişi para harcamadan sağlamıştır. Ancak XVII. yüzyıldan itibaren tımar topraklarının rüşvet ve iltimasla hak etmeyen kişilere verilmesi sistemi bozmuştur.

Bu parçaya göre Tımar sisteminin bozulmasının sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A) Tarımsal üretimde sürekliliğin ve verimliliğin aksaması B) Eyalet askerlerinin sayısının azalarak ordu düzeninin bozulması C) Taşrada güvenlik zafiyetlerinin ve asayiş sorunlarının doğması D) Devletin idari ve iktisadi denetim gücünün zayıflaması E) Hazineye doğrudan giren nakit para gelirlerinin katlanarak artması

Çözümlü Deneme 10

3. Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilen Misak-ı Milli kararlarında; 'Kendi istekleriyle ana vatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Batum için gerekirse yeniden halk oylamasına başvurulabilir' kararı yer almıştır.

Bu kararda halk oylamasına (referandum) vurgu yapılması aşağıdakilerden hangisine verilen önemi gösterir?

A) Saltanat ve hilafet makamının yetkilerinin genişletilmesine B) Azınlıkların ayrıcalıklarının korunmasına C) İtilaf Devletleri ile derhal ateşkes yapılmasına D) Gizli antlaşmaların aynen uygulanmasına E) Milli iradeye ve bölge halkının demokratik kararına

Çözümlü Deneme 10

4. Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleşen Saltanatın Kaldırılması (1922) ve Halifeliğin Kaldırılması (1924) gibi gelişmeler, millî egemenlik ilkesinin önündeki engelleri bertaraf etmiştir.

Bu inkılaplar doğrudan aşağıdaki ilkelerden hangileri ile güçlü bir bağa sahiptir?

A) Devletçilik ve Milliyetçilik B) Cumhuriyetçilik ve Laiklik C) Halkçılık ve Devletçilik D) İnkılapçılık ve Milliyetçilik E) Laiklik ve Devletçilik

Çözümlü Deneme 10

5. Tarihte ilk kez yazılı kanunları oluşturan Sümer Kralı Urukagina, borçlarından dolayı köle durumuna düşen halkın borçlarını affetmiş ve özel mülkiyet hakkını güvence altına almıştır.

Bu bilgiye göre Urukagina Kanunları ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Toplumsal adalet ve mülkiyet haklarını koruyucu düzenlemeler içerdiğine B) Sadece askerî disiplini sağlamak amacıyla sert cezalar getirdiğine C) Sümerlerde kölelik kurumunun kaldırıldığına D) Tüm Mezopotamya'da ortak tek hukuk sistemi oluşturduğuna E) Yazılı kanunların ticari ilişkileri düzenlemediğine

Çözümlü Deneme 10

6. Dünyanın eksen eğikliği (23° 27'), mevsimlerin oluşmasına ve yıl boyunca güneş ışınlarının geliş açısının değişmesine neden olur. Eksen eğikliği olmasaydı Ekvator dışındaki yerlerde Güneş ışınlarının geliş açısı yıl boyunca değişmez, mevsimlik sıcaklık farkları oluşmaz ve gece-gündüz süreleri her yerde sürekli eşit (12 saat) kalırdı.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Mevsimlerin oluşumu sadece Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığı ile açıklanır. B) Gece ve gündüzün birbirini takip etmesi eksen eğikliğinin doğrudan sonucudur. C) Eksen eğikliği olmasaydı Dünya genelinde sıcaklık değerleri aynı olurdu. D) Ekvator'da Güneş ışınlarının geliş açısı yıl boyunca eksen eğikliğine bağlı değişir. E) Eksen eğikliği gece ve gündüz sürelerinin yıl içinde değişmesinde temel faktördür.

Çözümlü Deneme 10

7. Fizyolojik nüfus yoğunluğu, bir ülkenin toplam nüfusunun TARIM ALANLARININ yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunur. Toplam nüfusu 24.000.000 kişi olan bir ülkenin toplam yüz ölçümü 800.000 km², tarım alanlarının yüz ölçümü ise 300.000 km²’dir. Buna göre bu ülkenin fizyolojik nüfus yoğunluğu kilometrekareye kaç kişidir?

A) 30 B) 80 C) 24 D) 300 E) 48

Çözümlü Deneme 10

8. İklim koşullarının elverişli olduğu, su kaynaklarının bolluğu ve verimli tarım arazilerinin bulunduğu sahalar tarih boyunca yoğun yerleşme alanı olmuştur. Buna karşılık aşırı soğuk kutup bölgeleri, kurak çöller ve yüksek engebeli dağlık sahalar yerleşmeyi sınırlandıran olumsuz doğal faktörler arasında yer alır.

Bu parçadan hareketle yerleşme alanlarının dağılışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Çöl alanlarında verimli topraklar olduğu için yerleşmeler yoğunlaşmıştır. B) Kutup bölgeleri su kaynaklarının bolluğu nedeniyle en sık nüfuslu yerlerdir. C) İklim şartları yerleşme tercihlerinde hiçbir rol oynamamaktadır. D) Aşırı soğuk ve engebeli araziler insan yerleşmesini kısıtlayan doğal etkenlerdir. E) Dağlık alanlar tarımsal faaliyetler için en uygun yerleşme yerleridir.

Çözümlü Deneme 10

9. Türkiye'de Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre ormanların büyük bölümü kıyı bölgelerimizde toplanmıştır. Karadeniz kıyıları gür ve geniş yapraklı ormanlarıyla ilk sırada yer alırken, Akdeniz kıyılarında kuraklığa dayanıklı kızılçam ormanları ve maki florası yaygındır. İç kesimlerde ise yağış azlığı nedeniyle bozkır (step) bitki örtüsü egemendir.

Bu parçaya göre bitki örtüsünün dağılışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Türkiye genelinde orman dağılışı bölgeler arasında tam bir eşitlik gösterir. B) Karadeniz Bölgesi'nde sadece iğne yapraklı orman türleri bulunmaktadır. C) Akdeniz kıyılarındaki bitki örtüsü iğne yapraklı ormanlardan oluşur. D) İç kesimlerdeki yağış azlığı bozkırların geniş yer kaplamasına yol açmıştır. E) Yağış miktarının düşüklüğü Karadeniz'de gür ormanların oluşmasını sağlamıştır.

Çözümlü Deneme 10

10. Deprem öncesinde binaların fay hatlarına uzak, sağlam zeminler üzerine inşa edilmesi ve yönetmeliklere uygun yapılması can kayıplarını en aza indirir. Deprem anında ise panik yapmadan 'çök-kapan-tutun' pozisyonunu almak ve devrilebilecek eşyalardan uzak durmak hayati önem taşır. Afet sonrası ilk dakikalarda ise acil durum iletişim kanallarını gereksiz meşgul etmemek gerekir.

Bu parçaya göre depremle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Deprem anında alınacak bireysel önlemler bina sağlamlığından daha önceliklidir. B) Deprem sonrasında iletişim araçlarının kullanımı tamamen engellenmelidir. C) Yapılan hazırlıklar ve doğru davranış kalıpları afetin olumsuz etkilerini azaltabilir. D) Sağlam zeminlerde inşa edilen binalar depremlerin oluşmasını önler. E) Fay hatlarına yakın alanlarda yapılaşmaya gitmek afetin riskini azaltan temel faktördür.

Çözümlü Deneme 10

11. Felsefe bilgisi evrensel bir niteliğe sahiptir. Bu evrensellik, felsefi soruların ve konuların tüm insanlığı ilgilendiren genel nitelikte olmasından kaynaklanır. Ancak evrensellik, felsefi yanıtların herkes tarafından kabul edilen mutlak doğrular olduğu anlamına gelmez. Bir filozofun varlık veya bilgi hakkındaki görüşü özneldir, fakat ele aldığı problem evrenseldir.
Bu parçaya göre felsefenin evrenselliği aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

A) Ürettiği çözümlerin kesin olması ve herkesçe aynı biçimde kabul edilmesiyle B) Sorduğu soruların ve ele aldığı konuların tüm insanlığı kapsamasıyla C) Deneysel yöntemlerle her yerde kanıtlanabilir olmasıyla D) Toplumsal gelenekleri aynen koruma işlevi görmesiyle E) Teknoloji ve bilime doğrudan kaynaklık etmesiyle

Çözümlü Deneme 10

12. Gördüğümüz bir nesnenin rengi, şekli veya kokusu bize o nesnenin 'öz'ünü verir mi? Fenomenolojik yaklaşıma göre nesnelerin doğrudan duyularla algılanan yüzeysel özellikleri, onların gerçek özünü perdeleyebilir. Gerçek öze ulaşabilmek için nesneye ilişkin önceden edinilmiş tüm inançları, teorik bilgileri ve duyu verilerini bir kenara bırakmak (paranteze almak) gerekir. Ancak bu soyutlama ile nesnenin yalın özü kavranabilir.
Bu parçada ifade edilen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tümevarım yöntemi B) Tümdengelim yöntemi C) Paranteze alma D) Şüpheci reddediş E) Deneysel sınama

Çözümlü Deneme 10

13. Varlığın ne olduğu tartışmasında, varlığı zihinden bağımsız somut nesneler olarak gören anlayış ile varlığı tamamen zihinsel tasarımlara indirgeyen anlayış tarih boyunca çatışmıştır. Ancak üçüncü bir yol olarak varlığın tek bir ilkeye değil, birbiriyle kaynaşmış birden çok ögeye dayandığını savunan görüşler de ortaya çıkmıştır. Örneğin evrenin toprak, hava, su ve ateş olmak üzere dört temel unsurdan oluştuğunu savunan yaklaşım buna örnektir.
Bu parçadaki ikincil örnek varlık felsefesindeki hangi niceliksel anlayışı simgeler?

A) Plüralizm (Çoğulculuk) B) Monizm (Tekçilik) C) Düalizm (İkicilik) D) Nihilizm (Hiççilik) E) Agnostisizm

Çözümlü Deneme 10

14. Toplumsal yaşamda bireylerin uyması gereken kurallar normatif bir yapı oluşturur. Din, hukuk ve gelenekler bu kuralları belirleyen ana alanlardır. Ancak ahlak felsefesi (etik), bu kuralları olduğu gibi kabul etmek yerine, 'İyi ve kötü nedir?', 'Evrensel bir ahlak yasası var mıdır?' gibi sorularla bu normların temelini sorgular. Yani etik, kurallar koymaktan ziyade kuralların gerekçelerini inceler.
Bu parçadan hareketle etik disiplini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Toplum için uyulması zorunlu katı kurallar koyar. B) Din ve hukukun kurallarını koşulsuz destekler. C) Geleneksel değerlerin olduğu gibi korunmasını temel amaç edinir. D) Ahlaki değerleri ve ilkeleri felsefi açıdan temellendirip sorgular. E) Bireylerin eylemlerini yasalar çerçevesinde denetler.

Çözümlü Deneme 10

15. Siyaset felsefesinde 'adalet' kavramı iki temel yaklaşım üzerinden tartışılır. Birinci yaklaşım adalet kavramını bireylerin fırsat eşitliğine ve temel haklarının korunmasına bağlarken; ikinci yaklaşım adaleti, toplumsal refahın ve yükümlülüklerin bireyler arasında yetenek ve ihtiyaçlarına göre hakkaniyetle bölüştürülmesi (dağıtıcı adalet) olarak görür. Her iki yaklaşım da toplumsal barışın ancak adil bir yapıyla kurulabileceğini savunur.
Bu parçaya göre siyaset felsefesindeki adalet tartışmalarının ortak noktası aşağıdakilerden hangisidir?

A) Devlet yapısının tamamen ortadan kaldırılmasını hedeflemesi B) Adil bir toplumsal düzenin barışın temeli olduğunu benimsemesi C) Ekonomik eşitliğin mutlak biçimde sağlanmasını şart koşması D) Bireysel hakların toplumsal çıkarlara feda edilmesi gerektiğini savunması E) Siyasi iktidarın ilahi kaynaklara dayandırılmasını önermesi

Çözümlü Deneme 10

16. İslam düşüncesinde 'adalet', her şeyi hak ettiği yere koymak ve hak sahibine hakkını eksiksiz teslim etmektir. Adil bir birey, kararlarında duygusallıktan uzak durur; akrabalık veya yakınlık bağları sebebiyle ilkelerinden ödün vermez. Bu durum, toplumsal düzenin sarsılmadan sürdürülmesini sağlar.
Bu parçaya göre adalet ilkeli bir bireyden aşağıdakilerden hangisi beklenir?

A) Kararlarında nesnel ilkeleri ve hakkaniyeti merkeze alması B) Akrabalık ilişkilerini toplumsal kuralların üstünde tutması C) Çıkar çatışmalarında güçlü olan tarafı desteklemesi D) Kuralları duruma ve kişiye göre esnek biçimde uygulaması E) Kendi aleyhine olan durumlarda adil davranmaktan kaçınması

Çözümlü Deneme 10

17. İbadetler, sadece bireysel bir arınma vesilesi değildir; aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve kardeşlik bağlarını pekiştiren uygulamalardır. Paylaşmayı, yardımlaşmayı ve bir arada bulunmayı teşvik eden ibadetler, toplumdaki zengin ile fakir arasındaki uçurumu azaltarak sosyal barışa hizmet eder.
Bu parçaya göre ibadetlerin toplumsal işlevi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bireyleri toplumdan soyutlayarak yalnızlığa sevk ettiği B) Toplumsal sınıflar arasındaki farkları belirginleştirdiği C) Sosyal dayanışmayı artırıp kardeşlik bağlarını güçlendirdiği D) Yalnızca belirli zamanlarda gösteriş amacıyla yapıldığı E) Ekonomik dengeleri bozarak bireysel hırsları körüklediği

Çözümlü Deneme 10

18. İslam mekteplerinde fıkhi ve itikadi düşünceler, dinin ana ilkelerini temel alarak zamanın gereksinimlerine cevap üretme çabasından doğmuştur. Bu yorumlar dinin yerine geçmez; aksine dini ilkelerin pratik hayatta doğru anlaşılıp uygulanmasına katkı sağlar. Farklı coğrafyalardaki zenginlik olarak değerlendirilmelidir.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Mezhepsel farklılıklar dinin özünün bozulduğunu kanıtlar. B) Fıkhi yorumlar dini metinlerin otoritesini tamamen yok etmiştir. C) Dini yorumlar zamanla değişmez ve mutlak kurallara dönüşmüştür. D) Yorumlar, dini ilkelerin uygulanmasını kolaylaştıran zenginliklerdir. E) Farklı düşünceler toplumsal çatışmaların temel sebebidir.

Çözümlü Deneme 10

19. Hz. Muhammed, toplumda korunmasız durumda bulunan yetim, yoksul ve kimsesizlerin gözetilmesine özel bir önem vermiştir. Onların ihtiyaçlarının karşılanmasını bireysel bir iyilik değil, toplumun tümüne düşen bir görev olarak tanımlamıştır. Bu yaklaşım, yardımın acıma duygusuyla değil hak ve sorumluluk bilinciyle yapılmasını öngörür.
Bu parçadan Hz. Muhammed'in bu tutumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) Yardımı yalnızca varlıklı kesimin yükümlülüğü saymıştır. B) Korunmasız kesimlere desteği gönüllülüğe bırakmıştır. C) İhtiyaç sahiplerine yardımı acıma duygusuna dayandırmıştır. D) Toplumsal dayanışmayı devlet görevlileriyle sınırlandırmıştır. E) Muhtaçların gözetilmesini toplumsal bir sorumluluk saymıştır.

Çözümlü Deneme 10

20. İslam'da ibadetler yerine getiriliş biçimlerine göre ayrılır. Namaz ve oruç bedenle yapılır; zekât ve sadaka mal ile yerine getirilir. Hac ise hem bedenî güç hem de maddi imkân gerektirdiği için her iki niteliği birlikte taşır. Bu ayrım, yükümlülüğün kişinin içinde bulunduğu duruma göre değişebileceğini gösterir.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) Bedenle yapılan ibadetler maddi imkâna da bağlıdır. B) İbadetler aynı türden bir yükümlülük doğurur. C) Bir ibadetin türü, gerektirdiği imkânla birlikte belirlenir. D) Mal ile yapılan ibadetler bedenî güç gerektirmez sayılamaz. E) Hac, yalnızca maddi imkânla yerine getirilen bir ibadettir.

SOSYAL BİLİMLER TESTİ BİTTİ.

TYT SOSYAL BİLİMLER — ÇÖZÜMLÜ DENEME 10 CEVAP ANAHTARI

SOSYAL BİLİMLER

1-A 2-E 3-E 4-B 5-A 6-E 7-B 8-D 9-D 10-C

11-B 12-C 13-A 14-D 15-B 16-A 17-C 18-D 19-E 20-C

8genyks · YKS Hazırlık · sekizgenacademy.com