Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri
Bunları biliyor olman gerekiyor
Bu konuya girmeden önce üç şeyi netleştirelim; hepsi ilkokuldan beri duyduğun ama sürekli karıştırılan kavramlar.
**Ek nedir?** Kelimenin sonuna gelip ona yeni bir görev ya da yeni bir anlam katan parçadır. İki türü var:
- **Yapım eki:** Kelimeden YENİ bir kelime türetir. *göz → gözlük*, *Türk → Türkçe*, *Ankara → Ankaralı*. Türetilen söz artık başka bir kelimedir.
- **Çekim eki:** Yeni kelime türetmez, kelimeyi cümleye bağlar. *ev-de, ev-den, ev-in, ev-ler, gel-di*. Kelime yine aynı kelimedir.
Bu ayrımı iyi öğren; kesme işaretinin bütün mantığı buna dayanıyor.
**Bağlaç nedir?** Kelimeleri ya da cümleleri birbirine bağlayan, tek başına anlamı olmayan sözdür: *ve, ama, çünkü, ile, de, ki*. Bağlaç bir kelimenin parçası değildir; ayrı bir kelimedir. Bu yüzden **bağlaçlar her zaman ayrı yazılır**.
**Özel ad nedir?** Tek bir varlığa verilen addır: *Ayşe, Isparta, Türkiye, Kızılırmak, Anadolu Lisesi*. Cins adından (ev, şehir, öğretmen) farkı, dünyada bir tanesini işaret etmesidir. Özel adlar büyük harfle başlar.
Bu üçünü bilirsen konunun yarısını zaten biliyorsun demektir.
Yazım kuralları LGS'de nasıl sorulur?
LGS'de sana "yazım kuralı nedir?" diye sorulmaz. Sana bir **metin** ya da birkaç **cümle** verilir, içindeki yanlışı bulman istenir. Soru kalıpları şöyledir:
- "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?"
- "Bu metindeki yazım yanlışının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?"
- "Numaralanmış sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?"
Dikkat et: yanlış her zaman **cümlenin içinde** karşına çıkıyor. Yani senden istenen, yazım kılavuzunu baştan sona ezberlemek değil; bir metni okurken gözünün yanlışa takılması.
Bu yüzden bu konuyu ezber listesiyle değil, **kontrol alışkanlığıyla** çalışacağız. Bir cümleyi okurken şu beş yere bakmayı otomatikleştireceksin:
1. Büyük harf doğru yerde mi?
2. "de/da" ve "ki" ayrı mı, bitişik mi?
3. Kesme işareti var mı, doğru yerde mi?
4. Bitişik yazılması gereken bir kelime ayrı mı yazılmış?
5. Sık yanlış yazılan kelimelerden biri geçiyor mu?
Bu beş kontrol, LGS'de çıkan yazım sorularının neredeyse tamamını yakalar.
T.8.4.16
Büyük harfin kullanıldığı yerler
Büyük harf keyfe göre değil, belirli yerlerde kullanılır.
**1. Cümlenin ilk harfi:** *Yağmur sabaha kadar dinmedi.*
**2. Özel adlar:** kişi adları (*Mustafa Kemal*), yer adları (*Isparta, Eğirdir Gölü, Toroslar*), millet ve devlet adları (*Türk, Türkiye Cumhuriyeti*), gezegen adları (*Merkür*), kitap ve gazete adları (*Kürk Mantolu Madonna*).
**3. Kurum ve kuruluş adlarının HER kelimesi:** *Türk Dil Kurumu, Millî Eğitim Bakanlığı, Atatürk İlkokulu, Ankara Büyükşehir Belediyesi.* Dikkat: kurum adının içindeki "ve, ile" gibi bağlaçlar küçük kalır: *Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı*.
**4. Özel ada bağlı unvan, lakap ve akrabalık adları:** *Doktor Ayşe Yılmaz, Nene Hatun, Fatih Sultan Mehmet, Ali Bey, Ayşe Teyze.* Unvan özel adın önünde de arkasında da olabilir; ikisinde de büyüktür.
**5. Kısaltmalar:** Kısaltılan kelimeler büyük harfle başlıyorsa kısaltma da büyük olur: *TBMM, TDK, MEB*. Ama cins adların kısaltmaları küçüktür: *cm, kg, mm*.
Bunların dışında kalan her şey küçük harfle başlar. "Önemli olduğu için" bir kelimeyi büyük yazmak diye bir kural yoktur.
T.8.4.16
Ay ve gün adları: bazen büyük, bazen küçük
Ay ve gün adları LGS'nin en sevdiği yerlerden biri, çünkü kuralı **bağlama** bağlı.
**Belirli bir tarih bildiriyorsa büyük yazılır.** Yani yanında gün ya da yıl varsa:
- 29 **Ekim** 1923'te Cumhuriyet ilan edildi.
- Sınav 12 **Haziran** **Pazar** günü yapılacak.
- Toplantı 3 **Mart** Perşembe gününe ertelendi.
**Belirli bir tarih bildirmiyorsa küçük yazılır.** Yani genel bir zamandan söz ediyorsan:
- *ocak* ayında havalar çok soğuk olur.
- *pazartesi* günleri okula erken giderim.
Ayırt etmenin yolu şu: **yanında sayı ya da yıl var mı?** Varsa büyük; yoksa ve genel bir zaman anlatıyorsa küçük.
Mevsim adları ise her zaman küçüktür, çünkü onlar cins addır: *ilkbahar, yaz, sonbahar, kış*.
T.8.4.16
Büyük harf yanlışını bul
Aşağıdaki cümlelerde büyük harf kullanımıyla ilgili birer yanlış olabilir. Yanlış olanları bul ve düzelt.
I. Babam Millî Eğitim bakanlığında memur olarak çalışıyor.
II. Geçen yaz ailecek Eğirdir gölü'ne gittik.
III. Dedem 10 kasım 1938'i hâlâ anlatır.
IV. Bu yıl İngilizce kursuna yazıldım.
V. Komşumuz ayşe teyze her sabah bahçeyi sular.
- Cümleleri tek tek gözden geçirelim.
- **I.** "Millî Eğitim Bakanlığı" bir kurum adıdır; kurum adlarının **her kelimesi** büyük yazılır. Burada "bakanlığında" küçük kalmış.
- Doğrusu: *Millî Eğitim Bakanlığında*. → **Yanlış var.**
- **II.** "Eğirdir Gölü" bir yer adıdır; iki kelimeden oluşan özel adın her iki kelimesi de büyük yazılır.
- Doğrusu: *Eğirdir Gölü'ne*. → **Yanlış var.**
- **III.** "10 Kasım 1938" belirli bir tarihtir; gün ve yıl birlikte verilmiş, dolayısıyla ay adı büyük yazılmalıydı.
- Doğrusu: *10 Kasım 1938'i*. → **Yanlış var.**
- **IV.** "İngilizce" bir dil adıdır, dil adları büyük yazılır; "kursuna" ise cins ad olduğu için küçük kalmış. → **Doğru yazılmış.**
- **V.** "Ayşe Teyze" — özel ada bağlı akrabalık adı unvan gibi kullanıldığında büyük yazılır.
- Doğrusu: *Ayşe Teyze*. → **Yanlış var.**
- Sonuç: I, II, III ve V'te yazım yanlışı var; yalnızca IV doğru yazılmış.
T.8.4.16
"mart ayında" mı, "12 Mart 1921'de" mi?
Öğrencilerin en sık düştüğü tuzak: ay ve gün adlarını **her zaman** büyük yazmak. "Nasılsa özel ad" diye düşünüyorlar. Oysa ay ve gün adları özel ad değildir; ancak belirli bir tarihe bağlandıklarında büyük yazılırlar.
**Yanlış düşünce:** "Mart bir ay adıdır, ay adları büyük yazılır."
**Doğru düşünce:** "Bu cümlede belirli bir tarih var mı?"
- 12 **Mart** 1921'de İstiklal Marşı kabul edildi. → Yanında gün ve yıl var, belirli tarih: **büyük**.
- *mart* ayında havalar ısınmaya başlar. → Hangi mart? Her yılın martı, belirsiz: **küçük**.
Aynı tuzak günler için de kurulur:
- Sınav 5 **Haziran** **Pazar** günü yapılacak. → belirli: **büyük**.
- *pazar* günleri hep geç kalkarım. → genel: **küçük**.
Soruda hangisiyle karşılaşırsan karşılaş, refleksin "büyük yazılır" olmasın; refleksin **"yanında sayı ya da yıl var mı?"** olsun.
T.8.4.16
"de/da" bağlacı mı, "-de/-da" hâl eki mi?
Bu, LGS'nin klasiğidir. Neredeyse her yıl bir yerde karşına çıkar. İki farklı "de" var ve ikisi ayrı yazılır ya da bitişik yazılır:
**1. "de/da" BAĞLACI — ayrı yazılır.**
Anlamı "dahi, bile, hem de"dir. Cümleye ekleme, katma anlamı katar. Bağlaç olduğu için ayrı bir kelimedir:
- Ali **de** geldi. (Ali dahi geldi.)
- Bu kitabı ben **de** okudum.
- Sen **de** bilirsin bunu.
**2. "-de/-da" BULUNMA HÂLİ EKİ — bitişik yazılır.**
Kelimeye "nerede, kimde, neyin içinde" sorusunun cevabını verdirir. Ek olduğu için bitişiktir:
- Ali**de** kalem var. (Kimde? Ali'de.)
- Kitap masa**da** duruyor. (Nerede? Masada.)
- Çantam sınıf**ta** kaldı.
İkisini karıştırmamak için tek bir teste ihtiyacın var; onu bir sonraki bölümde vereceğim.
T.8.4.16
Çıkarma testi: iki saniyede karar ver
"de/da"yı ayırt etmenin tek ve şaşmaz yolu **çıkarma testidir**.
> **"de/da"yı cümleden çıkar. Cümlenin anlamı bozulmuyorsa BAĞLAÇTIR, ayrı yazılır. Cümle anlamsızlaşıyorsa EKTİR, bitişik yazılır.**
Deneyelim:
- "Ali de geldi." → "Ali geldi." Cümle bozulmadı, sadece "dahi" anlamı gitti. → **bağlaç, ayrı.**
- "Alide kalem var." → "Ali kalem var." Cümle bozuldu, anlamsız oldu. → **ek, bitişik.**
- "Kitabı çantada unuttum." → "Kitabı çanta unuttum." Bozuldu. → **ek, bitişik.**
- "Kitabı da çantada unuttum." → "Kitabı çantada unuttum." Bozulmadı. → **bağlaç, ayrı.**
İkinci bir kontrolün daha var: **bağlaç olan "de/da" asla "te/ta" olmaz.** Yani "ayrı yazılan te" diye bir şey yoktur.
- "Sınıf**ta** ders vardı." → "ta" biçiminde, o hâlde kesinlikle **ektir, bitişiktir**.
- "Sınıf **da** dağınıktı." → "da" biçiminde ve çıkarılabiliyor: **bağlaç, ayrı**.
Bu iki kontrolü birlikte kullanırsan bu soruyu hiç kaçırmazsın.
T.8.4.16
"de/da" ayrı mı, bitişik mi?
Aşağıdaki cümlelerde parantez içindeki "de/da"nın nasıl yazılması gerektiğini bul.
I. Bu soruyu ben (de) çözemedim.
II. Anahtarı kapının üstün(de) unutmuşum.
III. Yarın sen (de) bizimle gel.
IV. Öğretmen sınıf(ta) kimseyi bulamadı.
V. Sabah kalktığım(da) hava kararmıştı.
- Her cümlede çıkarma testini uygulayalım.
- **I.** "Bu soruyu ben de çözemedim." → "de"yi çıkar: "Bu soruyu ben çözemedim." Anlam bozulmadı. → **bağlaç, AYRI: ben de**
- **II.** "Anahtarı kapının üstünde unutmuşum." → "de"yi çıkar: "Anahtarı kapının üstün unutmuşum." Cümle anlamsız oldu; ayrıca "nerede?" sorusuna cevap veriyor. → **hâl eki, BİTİŞİK: üstünde**
- **III.** "Yarın sen de bizimle gel." → çıkar: "Yarın sen bizimle gel." Bozulmadı. → **bağlaç, AYRI: sen de**
- **IV.** Buradaki söz "ta" biçiminde. Bağlaç olan "de/da" hiçbir zaman "te/ta" olmaz; üstelik "nerede?" sorusuna cevap veriyor. → **hâl eki, BİTİŞİK: sınıfta**
- **V.** "Sabah kalktığımda hava kararmıştı." → çıkar: "Sabah kalktığım hava kararmıştı." Bozuldu; "ne zaman?" sorusuna cevap veriyor. → **BİTİŞİK: kalktığımda**
- Sonuç: I ve III ayrı, II, IV ve V bitişik yazılır.
T.8.4.16
"de/da" ile ilgili üç sinsi tuzak
**Tuzak 1: "Bağlaç olan de bitişik de yazılabilir."** Yazılamaz. Bağlaç olan "de/da" **her zaman ayrıdır** ve **kesme işaretiyle de ayrılmaz**. Özel addan sonra bile:
- Yanlış: *Ali'de geldi.* (Bu, "Ali'de bir şey var" demek olur.)
- Doğru: **Ali de geldi.**
**Tuzak 2: "ya da" bitişik yazılır sanmak.** "Ya da" iki ayrı kelimedir, **daima ayrı** yazılır. Ama "ya" ile kullanılan öteki kalıp bitişiktir:
- Doğru: *ya da* (Yanlış: yada)
- Doğru: *veya, yahut* (tek kelime)
**Tuzak 3: Sertleşmeyi ekte unutmak.** Hâl eki, kendinden önceki sessiz sert ise "-te/-ta" olur: *kitap-ta, sınıf-ta, ağaç-ta, dolap-ta*. Buna bakarak da ayırt edebilirsin, çünkü **bağlaç asla sertleşmez**.
Soruda "ta/te" biçiminde ayrı yazılmış bir söz görürsen, orada kesin bir yanlış vardır.
T.8.4.16
"ki" bağlacı ile "-ki" eki
"ki" de tıpkı "de" gibi bazen bağlaç, bazen ektir.
**1. "ki" BAĞLACI — ayrı yazılır.**
İki cümleyi birbirine bağlar; "öyle ki, o kadar ki, sanırım ki" gibi. Çıkarıldığında cümle yine ayakta kalır ya da iki ayrı cümleye bölünebilir:
- Duydum **ki** memleketine dönmüşsün.
- O kadar yorgundum **ki** ayakta duramıyordum.
- Bilirsin **ki** ben yalan söylemem.
**2. "-ki" İLGİ ZAMİRİ ya da SIFAT YAPAN EK — bitişik yazılır.**
Kendinden önceki kelimeye "hangi, kimin" sorusunu sordurur; bir varlığın yerini tutar ya da onu niteler:
- Masada**ki** kitap benim. (Hangi kitap? Masadaki.)
- Benim kalemim kırıldı, senin**ki** duruyor. (Senin olan.)
- Dün**kü** yağmur her yeri ıslattı.
**Ayırt etme yolu:** "ki"yi çıkardığında cümle tamamen anlamsızlaşıyor ve "ki" bir varlığı işaret ediyorsa **ektir, bitişiktir**. Cümle iki yargıyı birbirine bağlıyorsa **bağlaçtır, ayrıdır**.
Bir kolaylık daha: **ek olan "-ki" bazen "-kü" olur** (*dünkü, bugünkü, akşamki*). Bağlaç olan "ki" hiçbir zaman değişmez.
Sadece birkaç kelimede bağlaç olan "ki" kalıplaşarak bitişik yazılır; bunlar ezberlenir: *oysaki, mademki, halbuki, sanki, belki, meğerki, çünkü*.
T.8.4.16
"ki" ayrı mı, bitişik mi?
Aşağıdaki cümlelerde "ki"nin doğru yazımını bul.
I. Anladım (ki) bu iş kolay değilmiş.
II. Bahçede(ki) ağaçlar çiçek açmış.
III. Benim çantam eski, onun(ki) yeni.
IV. O kadar güldük (ki) karnımız ağrıdı.
V. Dün(kü) maçı izledin mi?
- Her birinde "ki"nin ne iş yaptığına bakalım.
- **I.** "Anladım" ve "bu iş kolay değilmiş" iki ayrı yargı; "ki" bunları bağlıyor. → **bağlaç, AYRI: Anladım ki**
- **II.** "Hangi ağaçlar?" diye sorunca cevap "bahçedeki" oluyor; "ki" ağaçları niteliyor. → **ek, BİTİŞİK: bahçedeki**
- **III.** "Onunki" burada "onun çantası" demek; bir varlığın yerini tutuyor, yani ilgi zamiri. → **ek, BİTİŞİK: onunki**
- **IV.** "O kadar güldük" ve "karnımız ağrıdı" iki yargı; aralarında sebep-sonuç bağı kuruyor. → **bağlaç, AYRI: güldük ki**
- **V.** "Hangi maç?" → "dünkü". Üstelik "ki" burada "kü" olmuş; bu değişim yalnızca ekte görülür. → **ek, BİTİŞİK: dünkü**
- Sonuç: I ve IV ayrı; II, III ve V bitişik yazılır.
T.8.4.16
Soru eki "mi" her zaman ayrı yazılır
Bu kural kısa ve istisnasızdır: **soru eki "mi/mı/mu/mü" kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır.**
- Bu kitabı sen **mi** okudun?
- Yarın gelecek **misin**?
- Havalar ısındı **mı** pikniğe gideriz.
- Yorgun **musun**?
İki noktaya dikkat:
**1. Soru ekinden SONRA gelen ekler ona bitişik yazılır.** Yani "mi" ayrı, ama "mi"ye eklenenler bitişik: *gelecek misin, okudun mu, çalışıyor musunuz, güzel miymiş*.
**2. Soru eki her zaman soru sormaz.** Bazen pekiştirme, zaman ya da koşul anlamı katar; yine de ayrı yazılır:
- Güzel **mi** güzel bir gündü. (pekiştirme)
- Ders bitti **mi** eve gideriz. (zaman/koşul)
Soru ekinin kendisiyle karıştırılan bir de "-imsi" gibi yapım ekleri vardır (*ekşimsi, mavimsi*); onlar soru eki değildir, bitişik yazılır.
T.8.4.16
Soru ekinin yazımı
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru ekinin yazımıyla ilgili yanlış vardır?
I. Bu filmi daha önce izledin mi?
II. Yarın bizimle gelecekmisin?
III. Yağmur dindi mi yola çıkarız.
IV. Tatlı mı tatlı bir çocuktu.
V. Sınavdan sonra dinlenecek misin?
- Soru eki "mi/mı/mu/mü" her zaman ayrı yazılır; ondan sonra gelen ekler ise ona bitişiktir.
- **I.** "izledin mi" → ek ayrı yazılmış. **Doğru.**
- **II.** "gelecekmisin" → soru eki fiile bitişik yazılmış. Oysa ayrı olmalıydı; "-sin" eki ise "mi"ye bitişik kalır.
- Doğrusu: *gelecek misin*. → **YANLIŞ burada.**
- **III.** "dindi mi" → burada soru sormuyor, zaman anlamı katıyor; yine de ayrı yazılır. **Doğru.**
- **IV.** "Tatlı mı tatlı" → pekiştirme görevinde, yine ayrı. **Doğru.**
- **V.** "dinlenecek misin" → "mi" ayrı, "-sin" ona bitişik. **Doğru.**
- Cevap: yazım yanlışı **II. cümlededir**.
T.8.4.16
Bitişik mi yazılır, ayrı mı?
Birleşik kelimelerde tek bir sihirli kural yok; ama LGS'de çıkanlar hep aynı küçük gruptan gelir. Onları öğrenmen yeterli.
**Bitişik yazılanlar:**
hiçbir, hiçbiri, birçok, birkaç, birtakım, herhangi, bugün, ilkokul, başöğretmen, hanımeli.
**Ayrı yazılanlar:**
bir şey, hiç kimse, her şey, her zaman, birer birer, o kadar, herhangi **bir**.
Ayırt etmeni kolaylaştıracak mantık şu: birleşme sırasında kelimelerden biri **anlamını yitirmişse** bitişik yazılır. *Hanımeli* bir çiçektir, hanımın eli değildir; bu yüzden bitişiktir. Ama *bir şey*te "şey" hâlâ "şey" anlamındadır; ayrı yazılır.
LGS'de en çok karşına çıkacak dört tanesi şunlardır ve dördü de tek başına soru olabilir: **hiçbir (bitişik), birçok (bitişik), bir şey (ayrı), hiç kimse (ayrı).**
T.8.4.16
"hiçbir" bitişik ama "hiç kimse" ayrı
Burada beynin sana oyun oynar: ikisi de "hiç" ile başlıyor, o hâlde ikisi de aynı yazılmalı diye düşünürsün. Yanlış.
- **hiçbir** → BİTİŞİK
- **hiçbiri** → BİTİŞİK
- **hiç kimse** → AYRI
Aynı tuzağın diğer yarısı da "bir" ile kurulur:
- **birçok, birkaç, birtakım** → BİTİŞİK
- **bir şey, bir kere** → AYRI
Bunların mantıklı bir açıklaması yok; bunlar sözlükte kalıplaşmış yazımlardır. LGS'de doğrudan sorulduğu için **bu altı kelimeyi olduğu gibi ezberle**. Bir cümlede bunlardan birini gördüğünde gözünün otomatik takılması gerekiyor.
Küçük bir hafıza notu: **"şey" hiçbir zaman bitişik yazılmaz.** *bir şey, her şey, hiçbir şey, o şey* — hepsinde "şey" ayrıdır. Bu tek cümle sana birçok soruyu kazandırır.
T.8.4.16
Sayılar, kısaltmalar ve düzeltme işareti
**Sayıların yazımı**
- Sayılar yazıyla yazıldığında **her sayı ayrı yazılır**: *yirmi beş, üç yüz kırk iki, bin dokuz yüz yirmi üç*.
- Ama para, senet, çek gibi resmî belgelerde bitişik yazılır: *ikiyüzelli lira*.
- Sıra sayıları ya yazıyla ya nokta ile yazılır: *beşinci* ya da *5.* — ama *5.inci* diye bir yazım yoktur.
- Sayıya gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: *1923'te, 8'inci, 20'şer*.
**Kısaltmalara gelen ekler**
Ek, kısaltmanın **okunuşuna** göre seçilir ve kesme işaretiyle ayrılır:
- TBMM'**ye** (te-be-em-me diye okunur, ince ünlüyle biter)
- TDK'**nin**, MEB'**e**, cm'**yi**
- Büyük harfle yapılan kısaltmalarda ek kesmeyle ayrılır; ama küçük harfli ölçü kısaltmalarında da aynı kural işler: *5 kg'dan*.
**Düzeltme işareti (â, î, û)**
İki işi vardır:
1. **Anlam ayırır:** *hala* (babanın kız kardeşi) / *hâlâ* (henüz); *adet* (sayı) / *âdet* (gelenek); *kar* (yağan) / *kâr* (kazanç).
2. **İnceltme gösterir:** *kâğıt, rüzgâr, mekân, dükkân, lâzım*.
LGS'de en çok "hala / hâlâ" ile "kar / kâr" ayrımı sorulur; bunları cümlenin anlamına bakarak seçersin.
T.8.4.16
Sayı ve kısaltma yazımı
Aşağıdaki cümlelerde yazım yanlışı olanları bul ve düzelt.
I. Cumhuriyet 1923'de ilan edildi.
II. Sınıfımızda yirmibeş öğrenci var.
III. Bu konuyu TDK'nin sitesinden kontrol ettim.
IV. Babam pazardan 3 kg elma aldı.
V. Yarışmada 5.inci olduk.
- Tek tek bakalım.
- **I.** "1923" bin dokuz yüz yirmi üç diye okunur, son hecesi "üç"tür ve sert sessizle biter; bu yüzden ek "-te" olmalıdır.
- Doğrusu: *1923'te*. → **Yanlış var.**
- **II.** Sayılar yazıyla yazıldığında her biri ayrı yazılır.
- Doğrusu: *yirmi beş*. → **Yanlış var.**
- **III.** "TDK" bir kısaltmadır; kısaltmaya gelen çekim eki kesme işaretiyle ayrılır ve okunuşa uyar (te-de-ka → "nin"). → **Doğru yazılmış.**
- **IV.** "kg" ölçü kısaltmasıdır; kısaltmalardan sonra nokta konmaz ve burada ek de yok. → **Doğru yazılmış.**
- **V.** Sıra sayısı ya rakam ve nokta ile (*5.*) ya da yazıyla (*beşinci*) yazılır. "5.inci" ikisinin karışımıdır, böyle bir yazım yoktur.
- Doğrusu: *5.* ya da *beşinci*. → **Yanlış var.**
- Sonuç: I, II ve V yanlış; III ve IV doğru.
T.8.4.16
Sık yanlış yazılan kelimeler
Aşağıdaki kelimeler günlük hayatta o kadar çok yanlış yazılıyor ki yanlış hâli gözüne doğru görünmeye başlıyor. LGS'de metin içine gizlenmiş hâlde karşına çıkabilirler.
Bunları ezberlemenin en iyi yolu, **yanlış hâlini de görmek**. Beynin "yalnış" biçimini bir kez yanlış olarak kaydederse, metinde geçtiğinde takılırsın.
Ayrıca şu iki kural sana birçok kelimeyi tek seferde kazandırır:
- **Türkçede "nb" yan yana gelmez, "mb" olur:** *çarşamba, perşembe, ambar, çember*. ("Canbaz" değil *cambaz*.)
- **Türkçede iki ünlü yan yana gelmez;** yan yana geliyorsa kelime yabancı kökenlidir ve yazımı ezberlenir: *aile, saat, şair, fiil*.
T.8.4.16
Noktalama işaretleri okumanın trafik levhalarıdır
Bir metni sesli okurken nerede duracağını, nerede sesini yükselteceğini, nerede soru tonu vereceğini sana noktalama işaretleri söyler. Onlar olmasa metin bir kelime yığınına dönerdi.
Sesli okurken işaretlerin sana verdiği talimat şudur:
- **Nokta (.)** → Tam dur, sesini alçalt. Yargı bitti.
- **Virgül (,)** → Kısa bir soluklan, sesini alçaltma; cümle devam ediyor.
- **Noktalı virgül (;)** → Virgülden uzun, noktadan kısa dur.
- **İki nokta (:)** → Dur ve beklet; arkasından bir açıklama ya da sıralama gelecek.
- **Üç nokta (...)** → Sesi askıda bırak; söz tamamlanmadı.
- **Soru işareti (?)** → Cümlenin sonunda sesini yükselt.
- **Ünlem (!)** → Vurgulu, yüksek tonla oku.
Sessiz okurken de aynısını içinden yaparsın. İşte bu yüzden noktalaması bozuk bir metni okurken tökezlersin: beynin yanlış yerde duruyor, cümleyi baştan okumak zorunda kalıyorsun.
Bir metni doğru anlamanın ilk şartı, noktalama işaretlerine uyarak okumaktır.
T.8.3.1
Nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta
**Nokta (.)**
- Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur: *Kapıyı yavaşça kapattı.*
- Kısaltmaların sonuna: *Dr., Prof., vb., sf.*
- Sıra bildiren sayılardan sonra: *3. sınıf, 5. sokak*
- Tarihlerde gün, ay, yılı ayırmak için: *2.11.2026*
**Virgül (,)**
- Eş görevli kelimeleri ayırır: *Çantasına kalem, silgi, defter koydu.*
- Sıralı cümleleri ayırır: *Kapıyı açtı, içeri girdi, ışığı yaktı.*
- Hitaplardan sonra konur: *Ayşe, buraya gelir misin?*
- Ara sözleri iki yandan ayırır: *Dedem, doksan yaşındaki dedem, hâlâ yürüyüşe çıkar.*
- Özneyi vurgulamak için ondan sonra konur: *Yaşlı adam, torununa uzun uzun baktı.*
- "Evet, hayır, peki" gibi sözlerden sonra: *Hayır, gelmeyeceğim.*
**Noktalı virgül (;)**
- İçinde virgül bulunan öğeleri gruplar hâlinde ayırır: *Sınıftan Ali, Ayşe; okuldan Mehmet, Zeynep katıldı.*
- Anlamca bağlı bağımsız cümleleri ayırır: *Çalışmadı; başaramadı.*
- "Ama, fakat, ancak" gibi bağlaçlardan önce kullanılabilir.
**İki nokta (:)**
- Açıklama ya da örnek gelecekse: *Yanına şunları al: şapka, mont, eldiven.*
- Konuşma çizgisinden ya da tırnaktan önce: *Öğretmen sordu: "Kim gelmedi?"*
**Üç nokta (...)**
- Tamamlanmamış cümlelerin sonunda: *Söylemek istediğim şey...*
- Alıntıda atlanan yerleri gösterir.
- Sıralamanın devam ettiğini bildirir: *Elma, armut, üzüm...*
T.8.3.1
Virgül mü, noktalı virgül mü?
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere hangi işaret gelmelidir? Sesli okuduğunda nerede ne kadar durduğuna dikkat et.
I. Ayşe ( ) bu kitabı bana verir misin?
II. Yarışmaya sınıfımızdan Ali, Zeynep ( ) yan sınıftan Mert, Elif katıldı.
III. Çantasına defter ( ) kalem ( ) silgi koydu.
IV. Sabaha kadar çalıştı ( ) yine de yetiştiremedi.
V. Dedem ( ) o çınar gibi adam ( ) hâlâ her sabah yürüyüşe çıkar.
- **I.** "Ayşe" burada bir hitaptır; hitaplardan sonra virgül konur.
- → *Ayşe,* bu kitabı bana verir misin?
- **II.** Ayrılacak öğelerin **içinde zaten virgül var** (Ali, Zeynep / Mert, Elif). İki grubu ayırmak için daha güçlü bir işaret gerekir.
- → *Ali, Zeynep;* yan sınıftan Mert, Elif katıldı. → **noktalı virgül**
- **III.** Eş görevli, aynı işi gören kelimeler sıralanıyor.
- → *defter, kalem, silgi* → **virgül**
- **IV.** İki bağımsız yargı var ve aralarında anlamca güçlü bir karşıtlık bağı kurulmuş. Burada virgül de kullanılabilir, ama iki yargı da tek başına cümle olabildiği için noktalı virgül daha uygundur.
- → *çalıştı; yine de yetiştiremedi* → **noktalı virgül**
- **V.** "O çınar gibi adam" bir ara sözdür; cümlenin akışını bölerek araya girer ve **iki yandan** virgülle ayrılır.
- → *Dedem, o çınar gibi adam, hâlâ...* → **virgül, virgül**
- Sesli okurken farkı duyabilirsin: virgülde kısacık, noktalı virgülde biraz daha uzun durursun.
T.8.3.1
Soru işareti, ünlem, tırnak, parantez ve çizgiler
**Soru işareti (?)**
- Soru bildiren cümlelerin sonuna konur: *Bu kitabı sen mi aldın?*
- Soru eki olmadan da soru anlamı varsa yine konur: *Nereye gidiyorsun?*
- Bilinmeyen ya da şüpheli bilgiler için parantez içinde: *Yunus Emre (1240?-1320)*
- Dikkat: soru sözcüğü olan ama soru sormayan cümlelerin sonuna **konmaz**: *Kimin geldiğini bilmiyorum.*
**Ünlem (!)**
- Sevinç, korku, şaşkınlık, acı bildiren cümlelerin sonunda: *Ne kadar güzel bir manzara!*
- Seslenme ve emirlerden sonra: *Ey Türk gençliği! / Dur!*
**Tırnak işareti (" ")**
- Başkasından alınan sözler tırnak içine alınır: *Atatürk, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." demiştir.*
- Özel olarak vurgulanmak istenen sözler: *"Yalnız" ile "yanlış" sık karıştırılır.*
- Kitap, dergi, yazı adları: *"Çalıkuşu" romanını okudun mu?*
**Parantez ( )**
- Cümlenin anlamını tamamlayan, dışarıda bırakılabilecek bilgiler: *Anadolu Selçukluları (1077-1308) Konya'yı başkent yaptı.*
**Kısa çizgi (-)**
- Satır sonunda kelimeyi bölmek için.
- Ekleri, kökleri göstermek için: *-lık, gel-*
- Arasında ilişki olan sözler arasında: *Türk-Alman ilişkileri, 2025-2026 eğitim yılı*
**Uzun çizgi (—)**
- Konuşma çizgisi olarak, karşılıklı konuşmalarda satır başına konur:
— Nereye gidiyorsun?
— Kütüphaneye.
T.8.3.1
Konuşmanın noktalaması
Aşağıdaki metinde noktalama işaretleri eksik bırakılmıştır. Metni doğru işaretlerle yeniden yaz.
Öğretmen sınıfa girdi ve sordu Bugünkü ödevi kim yapmadı
Arka sıradan bir el kalktı
Ben yapamadım öğretmenim dedi Mehmet Dün akşam hastalandım
- Adım adım yerleştirelim.
- **1. satır:** "sordu" sözünden sonra bir konuşma gelecek; açıklama getiren işaret **iki noktadır**. Konuşma **tırnak içine** alınır ve soru cümlesi olduğu için sonuna **soru işareti** konur.
- → *Öğretmen sınıfa girdi ve sordu: "Bugünkü ödevi kim yapmadı?"*
- **2. satır:** Tamamlanmış bir cümle, sonuna **nokta**.
- → *Arka sıradan bir el kalktı.*
- **3. satır:** Burada karşılıklı konuşma var; konuşma **uzun çizgiyle (konuşma çizgisi)** verilebilir. "dedi Mehmet" bölümü konuşmanın dışındadır, virgülle ayrılır. Son cümle de tamamlandığı için nokta alır.
- → *— Ben yapamadım öğretmenim, dedi Mehmet. Dün akşam hastalandım.*
- Düzenlenmiş metin:
- Öğretmen sınıfa girdi ve sordu: "Bugünkü ödevi kim yapmadı?"
- Arka sıradan bir el kalktı.
- — Ben yapamadım öğretmenim, dedi Mehmet. Dün akşam hastalandım.
- Sesli okuduğunda farkı duyacaksın: iki noktada beklersin, soru işaretinde sesin yükselir, konuşma çizgisinde başka birinin konuştuğunu belli edersin.
T.8.3.1
Virgül anlamı değiştirir
Virgül süs değildir. Yeri değişince cümlenin anlamı da değişir. Bu, LGS'de en çok sevilen soru tiplerinden biridir.
Klasik örnek:
- **Genç, adama baktı.** → Bakan kişi bir gençtir; "genç" öznedir, virgül onu vurguluyor. Baktığı kişi bir adamdır.
- **Genç adama baktı.** → Burada "genç" bir sıfattır, "adam"ı niteliyor. Bakan kişi belli değil; bakılan kişi genç bir adamdır.
Tek bir virgül, cümledeki kelimenin görevini değiştirdi.
Birkaç örnek daha:
- **İhtiyar, kadına yardım etti.** (Yardım eden ihtiyardır.)
- **İhtiyar kadına yardım etti.** (Yardım edilen ihtiyar bir kadındır.)
- **Yaşlı, çocuğa gülümsedi.** (Gülümseyen yaşlıdır.)
- **Yaşlı çocuğa gülümsedi.** (Gülümsenen kişi yaşlı bir çocuktur; anlam tuhaflaşır.)
Sesli okurken bu farkı **duyarsın**: virgül varsa "genç" sözünden sonra kısacık durur, sesini oraya yaslarsın. Virgül yoksa "genç adama" tek nefeste akar. Yani virgül aynı anda hem yazının hem sesin işaretidir.
T.8.3.1
Virgülün yeri anlamı nasıl değiştiriyor?
Aşağıdaki cümle çiftlerinin anlam farkını açıkla.
I. Küçük, kıza doğru koştu. / Küçük kıza doğru koştu.
II. Hasta, adamı uzun uzun dinledi. / Hasta adamı uzun uzun dinledi.
III. Ali, kardeşi gibi çalışkandı. / Ali kardeşi gibi çalışkandı.
- **I.**
- - *Küçük, kıza doğru koştu.* → "Küçük" virgülle ayrıldığı için özne oldu. Koşan kişi küçüktür; koştuğu yön ise bir kızdır.
- - *Küçük kıza doğru koştu.* → "Küçük" burada sıfattır, "kız"ı niteler. Koşan kişi belli değil; koşulan kişi küçük bir kızdır.
- **II.**
- - *Hasta, adamı uzun uzun dinledi.* → Dinleyen kişi hastadır; dinlediği kişi bir adamdır.
- - *Hasta adamı uzun uzun dinledi.* → Dinlenen kişi hasta bir adamdır; dinleyenin kim olduğu söylenmemiştir.
- **III.** Bu çiftte fark daha ince:
- - *Ali, kardeşi gibi çalışkandı.* → Virgül "Ali"yi ayırıyor; karşılaştırma Ali ile kardeşi arasında. Kardeş de çalışkandır, Ali de.
- - *Ali kardeşi gibi çalışkandı.* → "Ali kardeşi" tek bir söz öbeği gibi okunabilir; anlam bulanıklaşır. Virgül, cümlenin yanlış anlaşılmasını önlüyor.
- Çıkarılacak sonuç: virgül, bir kelimenin **sıfat mı özne mi** olduğunu belirler. Bu yüzden metinde virgülün yerini keyfî değiştiremezsin.
T.8.3.1
Kesme işareti: en çok sorulan konu
Yazım ve noktalama sorularının en sık geldiği yer burasıdır. Kuralı tek cümleyle söyleyebiliriz:
> **Özel adlara gelen ÇEKİM ekleri kesme işaretiyle ayrılır; YAPIM ekleri ayrılmaz.**
Önkoşulda öğrendiğin ek ayrımı işte tam burada işe yarıyor.
**Kesme işareti KULLANILAN yerler**
- Kişi, yer, millet, devlet adlarına gelen çekim ekleri: *Ali'ye, Isparta'da, Türkiye'nin, Toroslar'a*
- Kitap, dergi, gazete adları: *Çalıkuşu'nu, Hürriyet'te*
- Kısaltmalara gelen ekler: *TBMM'ye, TDK'nin, MEB'e*
- Sayılara gelen ekler: *1923'te, 5'inci, 20'şer*
**Kesme işareti KULLANILMAYAN yerler**
- Özel ada gelen **yapım ekleri**: *Türkçe, Ankaralı, Konyalı, Avrupalı, Müslümanlık* (Yeni bir kelime türetildiği için ayrılmaz.)
- **Kurum ve kuruluş adlarına** gelen ekler: *Türk Dil Kurumundan, Millî Eğitim Bakanlığına, Atatürk İlkokulunda*
- Özel ada gelen ekten sonra gelen çekim ekleri de aynı kurala uyar: *Ankaralıyım, Türkçeyi*
Bu iki listenin farkını yakalarsan LGS'de bu sorudan puan kaybetmezsin.
T.8.4.16
Kesme işareti nereye konur?
Aşağıdaki cümlelerin hangilerinde kesme işareti yanlış kullanılmıştır? Bul ve düzelt.
I. Yaz tatilinde Ankara'ya gideceğiz.
II. Dayım Konya'lı bir öğretmenle evlendi.
III. Bu belgeyi Millî Eğitim Bakanlığı'ndan aldık.
IV. Türkçe'yi doğru kullanmak hepimizin görevi.
V. TBMM'nin açılış yıl dönümü 23 Nisan'dır.
- Her cümlede ekin türüne ve kelimenin cinsine bakalım.
- **I.** "Ankara" özel ad, "-ya" yönelme hâli eki, yani çekim eki. Kesmeyle ayrılır. → **Doğru.**
- **II.** "-lı" bir **yapım ekidir**; "Konya"dan yeni bir kelime türetiyor ("Konyalı" = Konya'da yaşayan). Yapım ekleri kesmeyle ayrılmaz.
- Doğrusu: *Konyalı*. → **YANLIŞ.**
- **III.** "Millî Eğitim Bakanlığı" bir **kurum adıdır**; kurum adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz.
- Doğrusu: *Millî Eğitim Bakanlığından*. → **YANLIŞ.**
- **IV.** "Türkçe" sözü zaten "Türk" + yapım eki "-çe" ile türetilmiştir; artık bir dil adıdır ve ona gelen ek de kesmeyle ayrılmaz.
- Doğrusu: *Türkçeyi*. → **YANLIŞ.**
- **V.** "TBMM" bir kısaltmadır, kısaltmaya gelen çekim eki kesmeyle ayrılır; "23 Nisan" bir tarihtir, ona gelen ek de ayrılır. → **Doğru.**
- Sonuç: II, III ve IV'te kesme işareti yanlış kullanılmıştır.
T.8.4.16
"Ankara'lı" tuzağı ve kurum adları
Bu iki tuzak, kesme işareti sorularının neredeyse tamamını oluşturur.
**Tuzak 1: Yapım ekini kesmeyle ayırmak.**
Gözün "Ankara" özel adını görüyor ve refleksle kesme koyuyorsun. Oysa bakman gereken **özel ad değil, ek**.
- Yanlış: *Ankara'lı, İzmir'li, Türk'çe, Müslüman'lık, Avrupa'lı*
- Doğru: **Ankaralı, İzmirli, Türkçe, Müslümanlık, Avrupalı**
Hatırlatma: *-lı, -li, -lu, -lü, -ce, -ça, -lık, -cı* yapım ekleridir; yeni kelime türetirler.
**Tuzak 2: Kurum adına kesme koymak.**
Kurum adları da büyük harfle başlar, bu yüzden özel ad sanılır. Ama kurallar farklıdır: **kurum adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz.**
- Yanlış: *Türk Dil Kurumu'nun, Ziraat Bankası'ndan, Ankara Üniversitesi'nde*
- Doğru: **Türk Dil Kurumunun, Ziraat Bankasından, Ankara Üniversitesinde**
**Tuzak 3: Bağlaç olan "de/da"yı kesmeyle ayırmak.**
- Yanlış: *Ali'de gelmiş.* (Bu, "Ali'nin üstünde bir şey var" anlamına gelir.)
- Doğru: **Ali de gelmiş.**
Üçünü de aynı refleksle yakalayabilirsin: kesme koymadan önce kendine sor — **"Bu ek yeni bir kelime mi türetiyor? Bu bir kurum adı mı?"**
T.8.4.16
Metni gözden geçir ve düzelt
Aşağıdaki kısa metinde beş ayrı yazım ya da noktalama yanlışı vardır. Hepsini bul ve düzelt.
"Geçen hafta okulumuzda bir gezi düzenlendi. Sınıfça Türk Dil Kurumu'nu ziyaret ettik. Rehber öğretmenimiz yolda bize hiç bir yerde bulunamayacak bilgiler anlattı. Ben'de not aldım. Dönüşte Ankara'lı bir arkadaşımız bizi evine davet etti"
- Metni cümle cümle tarayalım.
- **1.** *Türk Dil Kurumu'nu* → "Türk Dil Kurumu" bir kurum adıdır; kurum adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz.
- Doğrusu: **Türk Dil Kurumunu**
- **2.** *hiç bir* → Bu kelime bitişik yazılır.
- Doğrusu: **hiçbir**
- **3.** *Ben'de* → Buradaki "de" bağlaçtır ("Ben de not aldım" = ben dahi not aldım). Çıkarma testini uygula: "Ben not aldım." Anlam bozulmadı. Bağlaç ayrı yazılır ve kesmeyle ayrılmaz.
- Doğrusu: **Ben de**
- **4.** *Ankara'lı* → "-lı" bir yapım ekidir, kesmeyle ayrılmaz.
- Doğrusu: **Ankaralı**
- **5.** *davet etti"* → Cümle tamamlanmış ama sonuna nokta konmamış.
- Doğrusu: **davet etti.**
- Düzeltilmiş metin:
- "Geçen hafta okulumuzda bir gezi düzenlendi. Sınıfça Türk Dil Kurumunu ziyaret ettik. Rehber öğretmenimiz yolda bize hiçbir yerde bulunamayacak bilgiler anlattı. Ben de not aldım. Dönüşte Ankaralı bir arkadaşımız bizi evine davet etti."
T.8.4.16
Sınavda beş saniyelik kontrol listesi
Bir yazım-noktalama sorusuyla karşılaştığında seçenekleri baştan sona okumak yerine, her seçeneği şu sırayla tara. Yanlış çoğu zaman ilk üç maddede çıkar.
**1. Kesme işareti var mı?**
Varsa: ek çekim eki mi (doğru), yapım eki mi (yanlış)? Kelime kurum adı mı (kesme olmamalı)?
**2. Ayrı yazılmış bir "de/da" ya da "ki" var mı?**
Varsa çıkarma testini uygula. "te/ta" biçiminde ayrı yazılmışsa kesin yanlıştır.
**3. Büyük harf yerinde mi?**
Özellikle kurum adları (her kelime büyük) ve ay-gün adları (belirli tarih mi?).
**4. Bitişik/ayrı kelimelerden biri geçiyor mu?**
*hiçbir, birçok, birkaç* bitişik; *bir şey, hiç kimse, her şey* ayrı.
**5. Sık yanlış yazılan kelimelerden biri var mı?**
*yanlış, yalnız, herkes, sürpriz, orijinal, kılavuz.*
Noktalama sorusunda ise cümleyi **içinden sesli oku**. Durakladığın yerde bir işaret olmalı; durmadan geçtiğin yerde işaret varsa fazladır. Bu yöntem kural ezberinden daha hızlı sonuç verir.
Aklında kalması gerekenler
**Yazım kuralları**
- Büyük harf: cümle başı, özel adlar, kurum adlarının her kelimesi, özel ada bağlı unvanlar, kısaltmalar.
- Ay ve gün adları belirli bir tarih bildiriyorsa büyük (*23 Nisan 1920*), bildirmiyorsa küçük (*nisan ayında*).
- **de/da:** Cümleden çıkarınca anlam bozulmuyorsa bağlaçtır, **ayrı** yazılır. Bozuluyorsa hâl ekidir, **bitişik**. Bağlaç asla "te/ta" olmaz.
- **ki:** İki yargıyı bağlıyorsa bağlaçtır, **ayrı**; bir varlığı niteliyor ya da onun yerini tutuyorsa ektir, **bitişik**.
- **Soru eki mi/mı/mu/mü** her zaman **ayrı**; ondan sonraki ekler ona bitişik (*gelecek misin*).
- Bitişik: *hiçbir, birçok, birkaç, birtakım.* Ayrı: *bir şey, hiç kimse, her şey.*
- Sayılar yazıyla ayrı yazılır (*yirmi beş*); sayılara ve kısaltmalara gelen ekler kesmeyle ayrılır (*1923'te, TDK'nin*).
- Düzeltme işareti anlam ayırır: *hala / hâlâ*, *kar / kâr*.
**Noktalama**
- Nokta cümleyi bitirir; virgül eş görevli öğeleri, ara sözleri ve hitapları ayırır; noktalı virgül içinde virgül olan grupları ayırır.
- İki nokta açıklama ve sıralama getirir; üç nokta sözü tamamlanmamış bırakır.
- Tırnak alıntıyı, parantez ek bilgiyi, uzun çizgi konuşmayı gösterir.
- **Kesme işareti:** Özel ada gelen **çekim ekleri ayrılır**, **yapım ekleri ayrılmaz** (*Ankaralı*, *Türkçe*). **Kurum adlarına** gelen ekler de ayrılmaz (*Türk Dil Kurumundan*).
- **Virgül anlamı değiştirir:** *Genç, adama baktı.* ile *Genç adama baktı.* aynı cümle değildir.
Son olarak: bir metni sesli okurken noktalama işaretlerine uyarsan anlamı da doğru kurarsın. İşaretler yazının nefesidir.