Anlatım Bozuklukları
Bunları biliyor olman gerekiyor
Anlatım bozukluklarını bulmak için yepyeni bir konu öğrenmene gerek yok. Daha önce öğrendiğin dil bilgisini, bu sefer KONTROL AMACIYLA kullanmayı öğreneceksin. Şu dört şeyi hatırlıyor olman yeterli.
Cümlenin ögeleri: yüklem (iş, oluş, durum bildiren söz), özne (işi yapan ya da olan), nesne (işten etkilenen; yükleme “neyi/kimi?” diye sorunca bulunur), dolaylı tümleç (“kime/neye, nerede, nereden?” sorularının cevabı), zarf tümleci (nasıl, ne zaman, ne kadar).
Hâl ekleri: -i (belirtme), -e (yönelme), -de (bulunma), -den (çıkma). Her fiil belli bir hâl eki ister. “Sevmek” -i ister: kardeşini sever. “Güvenmek” -e ister: kardeşine güvenir. Bu ayrım konunun tam kalbinde duruyor.
Çatı: fiilin etken mi (özne işi kendisi yapar: “Ayşe camı sildi”) yoksa edilgen mi (iş yapılır, gerçek özne söylenmez: “Cam silindi”) olduğu. -l- ve -n- ekleri fiili edilgen yapar.
Tamlama: sıfat tamlaması (güzel ev) ve isim tamlaması (evin kapısı). Bir tamlayanın hangi tamlanana bağlandığını görebilmen gerekiyor.
Bunlar tamamsa geri kalanı yalnızca dikkat işi.
Anlatım bozukluğu nedir? İki büyük aile
Bir cümlenin görevi düşünceyi eksiksiz, açık ve kurallı biçimde iletmektir. Cümle bunu yapamıyorsa anlatım bozuktur.
Anlatım bozuklukları iki büyük aileye ayrılır.
YAPISAL (dil bilgisi kaynaklı) bozukluklar: cümlenin yapı taşlarında sorun vardır. Bir öge eksiktir, bir ek yanlıştır, özne ile yüklem uyuşmaz, çatılar birbirini tutmaz, tamlama yanlış kurulmuştur. Bu bozukluklarda cümlenin ne demek istediğini çoğu zaman anlarsın; ama cümle dil bilgisi kurallarına göre kusurludur.
ANLAMSAL bozukluklar: cümlenin yapısı doğrudur, sorun anlamdadır. Gereksiz bir sözcük vardır, iki ifade birbiriyle çelişir, olayların sırası mantıksızdır ya da bir deyim yanlış kullanılmıştır.
Senin sınıf düzeyinde asıl üzerinde durulan aile YAPISAL olanlardır; kazanım da bunu açıkça söyler: “dil bilgisi yönünden anlatım bozuklukları”. LGS'de karşına çıkan soruların çoğu da bu aileden gelir. Bu yüzden dersin merkezine yapısal bozuklukları koyacağız, anlamsal olanlara sonda daha kısa bir bölüm ayıracağız. Ama ikisini birbirinden ayırt edebilmen gerekiyor: soru “dil bilgisi bakımından bozuk olan” derse, gereksiz sözcük içeren bir cümle cevap DEĞİLDİR.
T.8.3.8
Yöntem: ezber değil, kontrol soruları
Anlatım bozukluklarını bir liste ezberleyerek bulamazsın. Sınavda karşına “şimdi bu hangi bozukluktu?” diye düşünecek vaktin de olmaz. Bunun yerine cümleye SORU SORMAYI öğren.
Her cümlede aynı akışı uygula:
1. Bozuk olabilecek cümleyi oku ve kulağına takılan yeri işaretle.
2. Kontrol sorularını sırayla sor: “Yüklemin öznesi var mı? Nesnesi var mı? Hangi hâl ekini istiyor?”
3. Eksik ya da yanlış olan parçayı bul.
4. Cümleyi düzelt. Düzeltebiliyorsan bozukluğu gerçekten bulmuşsun demektir; düzeltemiyorsan henüz bulamamışsındır.
Bu dört adımı bütün konu boyunca tekrar tekrar kullanacağız: bozuk cümle → soruyu sor → eksiği bul → düzeltilmiş cümle. Şekildeki kontrol soruları senin alet çantan; her birini ilerleyen bölümlerde tek tek açacağız.
T.8.3.8
Özne eksikliği
Bir cümlede iki yüklem varsa, ikisinin de bir öznesi olmalıdır. Türkçede iki yüklem tek bir özneyi ORTAK kullanabilir; ama bu ancak özne ikisine de uyuyorsa mümkündür.
Bozuk cümle: “Sınıfa girdi ve dersler başladı.”
Soruyu sor: Birinci yüklem “girdi”. Kim girdi? Cümlede yazan tek özne “dersler”. “Dersler girdi” olur mu? Olmaz. Demek ki “girdi” yükleminin öznesi cümlede yok.
Düzeltilmiş cümle: “Öğretmen sınıfa girdi ve dersler başladı.”
Bir örnek daha. Bozuk: “Bahçedeki çiçekleri suladı ve kısa sürede canlandı.” Kim suladı? Söylenmemiş. Ne canlandı? Çiçekler. İki yüklemin öznesi farklı, ama cümlede yalnızca birinin öznesi var.
Düzeltilmiş: “Annem bahçedeki çiçekleri suladı ve çiçekler kısa sürede canlandı.”
Dikkat: “Kapıyı açtı ve içeri girdi” cümlesinde özne söylenmemiştir ama BOZUK DEĞİLDİR; çünkü her iki yüklemin de öznesi aynı gizli öznedir (o). Özne eksikliği, iki yüklemin FARKLI özne istemesine rağmen yalnızca birinin yazılmasıdır.
T.8.3.8
Eksik olan özneyi bul
Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğunun nedenini açıkla ve cümleyi düzelt.
“Maçtan sonra soyunma odasına gitti ve kutlamalar sabaha kadar sürdü.”
- Cümlede iki yüklem var: “gitti” ve “sürdü”.
- İkinci yükleme sor: Ne sürdü? Kutlamalar sürdü. Bu yüklemin öznesi cümlede var: “kutlamalar”.
- Birinci yükleme sor: Kim gitti? Cümledeki tek özne “kutlamalar”. “Kutlamalar soyunma odasına gitti” anlamsız; demek ki “gitti” yükleminin öznesi cümlede yok.
- Bozukluğun nedeni: özne eksikliği. İki yüklem farklı özne istiyor, ama cümlede yalnızca birinin öznesi yazılmış.
- Düzeltilmiş cümle: “Maçtan sonra takım soyunma odasına gitti ve kutlamalar sabaha kadar sürdü.”
T.8.3.8
Özne-yüklem uyumsuzluğu
Özne ile yüklem hem SAYICA hem KİŞİCE uyuşmalıdır.
Sayı uyumu kuralı: Özne insan (canlı) ve çoğulsa, yüklem de çoğul olabilir. Ama özne insan dışı bir varlıksa ya da bitki, hayvan, cansız varlık ise yüklem TEKİL kalır.
Bozuk: “Kuşlar dallara konmuşlardı.” Özne “kuşlar” insan değil; yüklem çoğul olamaz.
Düzeltilmiş: “Kuşlar dallara konmuştu.”
Bozuk: “Ağaçlar sarardılar.” → Düzeltilmiş: “Ağaçlar sarardı.”
Aynı kural topluluk adları ve sayı bildiren sözlerde de işler: “Beş öğrenci geldiler” değil, “Beş öğrenci geldi”. “Herkes gittiler” değil, “Herkes gitti”.
Kişi uyumu kuralı: Özneler farklı kişilerden oluşuyorsa yüklem, kişilerin en küçük sayılısına göre çekimlenir. 1. kişi (ben, biz) varsa yüklem 1. çoğul; yoksa 2. kişi (sen, siz) varsa 2. çoğul olur.
Bozuk: “Sen ve ben bu işi çözecek.” → Düzeltilmiş: “Sen ve ben bu işi çözeceğiz.”
Bozuk: “Sen ve kardeşin erken gelecekler.” → Düzeltilmiş: “Sen ve kardeşin erken geleceksiniz.”
T.8.3.8
Uyum bozukluğunu düzelt
Aşağıdaki iki cümlede de aynı aileden bozukluk var. Her birinde bozukluğun nedenini söyle ve cümleleri düzelt.
I. Bahçedeki kediler güneşte uyuyorlardı.
II. Ablam ve ben yarınki törene katılacaklar.
- I. cümleye sor: Özne kim? “Kediler”. Kediler insan değil, hayvan.
- Kural: insan dışı çoğul özne tekil yüklem ister.
- Düzeltilmiş: “Bahçedeki kediler güneşte uyuyordu.”
- II. cümleye sor: Özne kim? “Ablam ve ben”. İçinde 1. kişi (ben) var.
- Kural: Özneler farklı kişilerdense yüklem en küçük kişiye göre çekimlenir; 1. kişi varsa yüklem 1. çoğul olur.
- Yüklem “katılacaklar” (3. çoğul) yazılmış; olması gereken “katılacağız”.
- Düzeltilmiş: “Ablam ve ben yarınki törene katılacağız.”
- İkisinin de nedeni özne-yüklem uyumsuzluğudur: birincisi sayı, ikincisi kişi uyumundan kaynaklanır.
T.8.3.8
Nesne eksikliği: en sık çıkan bozukluk
İki yüklem bir nesneyi ortak kullanabilir; ama bu ancak nesne İKİSİNE DE uyuyorsa mümkündür. Uymuyorsa nesne eksikliği vardır.
Bozuk cümle: “Ali'yi gördü ve selam verdi.”
Soruyu sor: Cümledeki nesne “Ali'yi”. Birinci yükleme sor: Kimi gördü? Ali'yi. Buraya uyuyor. İkinci yükleme sor: Neyi/kimi selam verdi? Böyle bir soru sorulamaz; “selam vermek” nesne değil, dolaylı tümleç ister: kime selam verdi? Ali'ye.
Demek ki iki yüklem farklı öge istiyor ama cümlede yalnızca biri var.
Düzeltilmiş cümle: “Ali'yi gördü ve ona selam verdi.”
Bir örnek daha. Bozuk: “Kitabı okudum ve çok beğendim.” Neyi okudum? Kitabı. Neyi beğendim? Kitabı. İkisi de aynı nesneyi istiyor; bu cümle BOZUK DEĞİLDİR.
Ama: “Kitabı okudum ve çok etkilendim.” Neyi okudum? Kitabı. “Etkilenmek” neyi değil, NEDEN/-den ister: kitaptan etkilendim.
Düzeltilmiş: “Kitabı okudum ve ondan çok etkilendim.”
Kontrol sorusu şu: iki yüklem ortak bir ögeyi paylaşıyorsa, o ögeyi TEK TEK her iki yüklemle deneyerek oku. Biri kabul etmiyorsa bozukluk oradadır.
T.8.3.8
Ortak öge sınaması
Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğu vardır. Bozukluğun türünü belirle ve cümleyi düzelt.
“Öğretmenini uzaktan fark etti ve hemen teşekkür etti.”
- Cümlede ortak kullanılmak istenen öge: “öğretmenini”.
- Birinci yükleme sor: Kimi fark etti? Öğretmenini. Uyuyor; “fark etmek” -i hâlinde nesne ister.
- İkinci yükleme sor: Kimi teşekkür etti? Böyle bir soru yok. “Teşekkür etmek” -e hâli ister: kime teşekkür etti?
- Demek ki ikinci yüklemin istediği öge (dolaylı tümleç) cümlede yok; var olan nesne ona uymuyor.
- Bozukluğun türü: nesne eksikliği (ortak öge yanlışı).
- Düzeltilmiş cümle: “Öğretmenini uzaktan fark etti ve ona hemen teşekkür etti.”
T.8.3.8
“ve” ile bağlanan iki yüklem farklı öge isteyebilir
LGS'de en sık çıkan anlatım bozukluğu sorusu tam olarak budur ve öğrencilerin çoğu buna takılır.
İki yüklem “ve”, “ama”, “fakat” gibi bir bağlaçla bağlandığında, cümlenin başındaki öge otomatik olarak ikisine birden uyuyor sanılır. Oysa her fiilin kendi istediği öge ve kendi istediği hâl eki vardır.
Sevmek → kimi? (-i)
Güvenmek → kime? (-e)
Teşekkür etmek → kime? (-e)
Etkilenmek → neden/nereden? (-den)
Nefret etmek → neden? (-den)
İnanmak → neye? (-e)
Acımak → kime? (-e)
Bu yüzden “ve” gördüğün her cümlede refleks olarak şunu yap: ortak ögeyi al, cümleyi İKİYE BÖL, her yarımı ayrı ayrı oku.
“Arkadaşını sever ve güvenirdi.”
→ Arkadaşını sever. (doğru)
→ Arkadaşını güvenirdi. (yanlış! Arkadaşına güvenirdi olmalı)
İkinci yarım tek başına kulağa yanlış geliyorsa bozukluk kesindir. Düzeltilmiş: “Arkadaşını sever ve ona güvenirdi.”
Bu bölme sınamasını alışkanlık hâline getirirsen bu soru tipini neredeyse hiç kaçırmazsın.
T.8.3.8
Tümleç eksikliği
Nesne eksikliğiyle aynı mantık, bu kez dolaylı tümleç ve zarf tümleci için işler. İki yüklemden biri bir tümleci ortak kullanamıyorsa tümleç eksikliği vardır.
Bozuk cümle: “Ne kardeşini sever ne de güvenirdi.”
Soruyu sor: Ortak öge “kardeşini”. Birinci yükleme sor: Kimi sever? Kardeşini. Uyuyor. İkinci yükleme sor: Kimi güvenirdi? Böyle bir soru yok; “güvenmek” -e hâli ister: kime güvenirdi?
Düzeltilmiş cümle: “Ne kardeşini sever ne de ona güvenirdi.”
Bir örnek daha, bu kez zarf tümleciyle. Bozuk: “Ailesiyle sinemaya gitti, film boyunca hiç konuşmadı.” Burada sorun yok. Ama şu bozuk: “Hiçbir zaman yalan söylemedi, herkes de inandı.” Kime inandı? Cevap yok.
Düzeltilmiş: “Hiçbir zaman yalan söylemedi, herkes de ona inandı.”
Çok yapılan bir başka biçim: “Kitaba baktı ve okudu.” Neye baktı? Kitaba. Neyi okudu? “Kitaba okudu” olmaz.
Düzeltilmiş: “Kitaba baktı ve onu okudu.”
Nesne mi tümleç mi eksik, adını doğru koymak için bak: eksik olan “-i” ekli bir söz ise nesne eksikliği, “-e/-de/-den” ekli bir söz ise tümleç eksikliğidir.
T.8.3.8
Nesne mi, tümleç mi eksik?
Aşağıdaki cümlelerde birer anlatım bozukluğu var. Her birinde eksik olan ögenin adını söyle ve cümleyi düzelt.
I. Kardeşini çok özlemiş, sarılmıştı.
II. Yeni öğretmenini tanıdı ve çok güvendi.
- I. Ortak öge: “kardeşini” (-i ekli).
- Birinci yüklem: Kimi özlemiş? Kardeşini. Uyuyor.
- İkinci yüklem: “Sarılmak” -e ister: kime sarılmıştı? Cümlede -e ekli bir söz yok.
- Eksik öge: dolaylı tümleç → tümleç eksikliği.
- Düzeltilmiş: “Kardeşini çok özlemiş, ona sarılmıştı.”
- II. Ortak öge: “öğretmenini” (-i ekli).
- Birinci yüklem: Kimi tanıdı? Öğretmenini. Uyuyor.
- İkinci yüklem: “Güvenmek” -e ister: kime güvendi? Cümlede yok.
- Eksik öge: dolaylı tümleç → tümleç eksikliği.
- Düzeltilmiş: “Yeni öğretmenini tanıdı ve ona çok güvendi.”
- İkisinde de eksik olan söz -e ekli olduğu için bozukluğun adı nesne eksikliği değil, tümleç eksikliğidir.
T.8.3.8
Ek yanlışlığı ve yanlış hâl eki
Bazen öge yerindedir ama üzerindeki EK yanlıştır. Bu da bir yapısal bozukluktur.
Yanlış hâl eki: Fiilin istediğinden başka bir hâl eki kullanılır.
Bozuk: “Çocuğa sevgiyle sarıldı ve öptü.” Neyi öptü? “Çocuğa öptü” olmaz.
Düzeltilmiş: “Çocuğa sevgiyle sarıldı ve onu öptü.”
Başka ek yanlışlığı örnekleri:
Bozuk: “Bu konuyu üzerinde çok düşündüm.” → “Bu konu üzerinde çok düşündüm.”
Bozuk: “Onun bu sözlerine çok üzüldüm ve kırıldı.” → “Onun bu sözlerine çok üzüldüm ve kırıldım.”
İlgi eki yanlışlıkları da bu aileye girer.
Bozuk: “Türkiye'nin ve Almanya arasındaki anlaşma imzalandı.” → Düzeltilmiş: “Türkiye ile Almanya arasındaki anlaşma imzalandı.”
Çekim eki eksikliği de sık görülür.
Bozuk: “Kitapları topladı, raf yerleştirdi.” → Düzeltilmiş: “Kitapları topladı, rafa yerleştirdi.”
Kontrol sorusu: Cümledeki her ekli sözü tek tek al, üzerindeki eki kaldırıp doğrusunu söylemeyi dene. Ek değişince cümle düzeliyorsa bozukluk ektedir.
T.8.3.8
Ekteki hatayı yakala
Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğu bir ekten kaynaklanmaktadır. Hangi ek yanlıştır, cümleyi nasıl düzeltirsin?
“Bu konuda söylediklerine hem şaşırdım hem de üzüldü.”
- Cümlede iki yüklem var: “şaşırdım” ve “üzüldü”.
- Birinci yükleme sor: Kim şaşırdı? Ben (1. tekil kişi eki -m var).
- İkinci yükleme sor: Kim üzüldü? Ek 3. tekil kişiyi gösteriyor, yani “o”.
- Oysa cümlede tek bir özne var ve o da gizli özne “ben”. İki yüklem aynı özneye bağlı olduğu için ikisinin de aynı kişi ekini alması gerekir.
- Yanlış olan ek: “üzüldü” yükleminin kişi eki.
- Düzeltilmiş cümle: “Bu konuda söylediklerine hem şaşırdım hem de üzüldüm.”
- Bozukluğun türü: ek yanlışlığı (kişi eki uyumsuzluğu).
T.8.3.8
Tamlama yanlışlığı
Bir tamlayan (sıfat ya da isim) birden çok tamlanana bağlanmak istendiğinde, hepsine gerçekten uyması gerekir. Uymuyorsa tamlama yanlışlığı olur.
Bozuk cümle: “Ekonomik ve siyasi ilişkiler güçlendi.”
Soruyu sor: Tamlamayı ikiye böl. “Ekonomik ilişkiler” — doğru. “Siyasi ilişkiler” — doğru. Bu cümle aslında BOZUK DEĞİL, çünkü iki sıfat da aynı ada uyuyor.
Şimdi gerçekten bozuk olana bakalım: “Türkiye'nin ekonomik ve siyasi ilişkiler kuvvetlendi.” Böl ve oku: “Türkiye'nin ekonomik ilişkiler” — tamlama yarım kaldı, tamlanan eki yok.
Düzeltilmiş: “Türkiye'nin ekonomik ve siyasi ilişkileri kuvvetlendi.”
En çok yapılan biçim, ortak tamlayana bağlanan ikinci adın tamlanan ekini almamasıdır.
Bozuk: “Sınıfın temizliği ve düzen bozuldu.”
Düzeltilmiş: “Sınıfın temizliği ve düzeni bozuldu.”
Bir başka biçim: farklı tamlama türlerini tek tamlayana bağlamak.
Bozuk: “Yeni ve okulun bahçesi düzenlendi.” → Düzeltilmiş: “Okulun yeni bahçesi düzenlendi.”
Kontrol sorusu: Tamlamayı böl, her tamlayanı kendi tamlananıyla tek tek oku. Biri yarım kalıyorsa bozukluk oradadır.
T.8.3.8
Tamlamayı böl ve dene
Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğu vardır. Bozukluğun nedenini açıkla ve cümleyi düzelt.
“Kütüphanenin sessizliği ve düzen, çalışmamı kolaylaştırdı.”
- Cümledeki tamlayan: “kütüphanenin”. Bu tamlayan iki tamlanana bağlanmak isteniyor: “sessizliği” ve “düzen”.
- Tamlamayı böl ve tek tek oku:
- → Kütüphanenin sessizliği. (doğru; tamlanan eki -i almış)
- → Kütüphanenin düzen. (yanlış; tamlanan eki yok, tamlama yarım kalmış)
- Bozukluğun nedeni: tamlama yanlışlığı. Ortak tamlayana bağlanan ikinci ad, tamlanan ekini almamış.
- Düzeltilmiş cümle: “Kütüphanenin sessizliği ve düzeni, çalışmamı kolaylaştırdı.”
T.8.3.8
Çatı uyuşmazlığı
Bir cümlede birden çok yüklem varsa, bu yüklemlerin çatıları birbirine uymalıdır. Biri etken, öteki edilgense cümle bozulur.
Hatırlatma: Etken fiilde işi özne yapar (“Sınıfı temizledi”). Edilgen fiilde iş yapılır, gerçek özne söylenmez; fiil -l- ya da -n- eki alır (“Sınıf temizlendi”).
Bozuk cümle: “Sınıf temizlenip düzenledi.”
Soruyu sor: “Temizlenip” edilgen (temizlendi). “Düzenledi” etken (birisi düzenledi). Aynı cümlede biri edilgen, öteki etken; ikisi tek bir özneye bağlanamaz.
Düzeltilmiş cümle: “Sınıf temizlenip düzenlendi.” (ikisi de edilgen)
Ya da: “Sınıfı temizleyip düzenledi.” (ikisi de etken)
Bir örnek daha. Bozuk: “Yemekler hazırlandı ve masaya koydu.” Neye bağlanacak? “Hazırlandı” edilgen, “koydu” etken.
Düzeltilmiş: “Yemekler hazırlandı ve masaya kondu.”
Kontrol sorusu: Yüklemleri tek tek al ve “bunu kim yaptı?” diye sor. Birinde cevap veren bir özne varken ötekinde yoksa çatılar uyuşmuyordur. Düzeltirken ikisini de aynı çatıya çek; hangisini seçeceğine cümlenin öznesine bakarak karar ver.
T.8.3.8
Çatıları eşitle
Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğu vardır. Nedenini açıkla ve cümleyi iki farklı yolla düzelt.
“Duvarlar boyandı ve pencereleri sildi.”
- Yüklemleri tek tek al ve “bunu kim yaptı?” diye sor.
- “Boyandı”: iş yapılmış, yapan söylenmemiş → edilgen çatı. Öznesi “duvarlar” ve bu özne işi yapan değil, işten etkilenen (sözde özne).
- “Sildi”: birisi sildi → etken çatı, gerçek bir özne ister.
- Aynı cümlede biri edilgen biri etken iki yüklem var; bu yüzden bozukluk çatı uyuşmazlığıdır.
- Birinci düzeltme (ikisi de edilgen): “Duvarlar boyandı ve pencereler silindi.”
- İkinci düzeltme (ikisi de etken): “Duvarları boyadı ve pencereleri sildi.”
- Her iki düzeltmede de cümledeki bütün yüklemler aynı çatıya çekilmiştir.
T.8.3.8
Yüklem ve yardımcı fiil eksikliği
Bazı cümlelerde iki yargı ortak bir yükleme bağlanmak istenir; ama o yüklem yalnızca birine uyar. Öteki yargının kendi yüklemi eksik kalır.
Bozuk cümle: “Sınava hazırlanıyor, sonuçtan da umutluydu.”
Soruyu sor: İki yargıyı ayrı ayrı oku. “Sınava hazırlanıyor” şimdiki zaman, “umutluydu” geçmiş zaman. İkinci yargının ek fiili birinciye taşınamaz; birinci yargının kendi yüklemi eksik kalmış.
Düzeltilmiş: “Sınava hazırlanıyordu, sonuçtan da umutluydu.”
En tipik biçim ise şudur:
Bozuk: “Bu davranış hem yanlış hem de kabul edilemez bir tutum.” Burada “yanlış” sıfat, “tutum” ad; ikisi tek yükleme bağlanamaz.
Düzeltilmiş: “Bu davranış hem yanlıştır hem de kabul edilemez bir tutumdur.”
Bir başka biçim, iki yargının tek yükleme zorlanmasıdır.
Bozuk: “Babam öğretmen, annem de doktor olarak çalışıyor.” Böl ve oku: “Babam öğretmen çalışıyor” olmaz.
Düzeltilmiş: “Babam öğretmendir, annem de doktor olarak çalışıyor.”
Kontrol sorusu: Cümleyi yargılara böl, her yargıyı yükleme kadar tek başına oku. Biri yüklemsiz kalıyorsa yüklem eksikliği vardır.
T.8.3.8
Yargıları tek tek oku
Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğu vardır. Bozukluğun türünü belirle ve cümleyi düzelt.
“Yaptığın açıklama hem eksik hem de yanıltıcı bir bilgi.”
- Cümleyi yargılara böl ve her birini yükleme kadar tek başına oku.
- Birinci yargı: “Yaptığın açıklama eksik.” Burada “eksik” bir sıfattır ve ek fiille yüklem olur: eksiktir.
- İkinci yargı: “Yaptığın açıklama yanıltıcı bir bilgi.” Burada yüklem “bilgi” adıdır; ek fiil almalıdır: bilgidir.
- İki yargı tek bir yükleme (“bilgi”) bağlanmış; ama “açıklama eksik bilgi” doğru bir yargı vermez.
- Bozukluğun türü: yüklem eksikliği (ek fiil / yardımcı fiil eksikliği).
- Düzeltilmiş cümle: “Yaptığın açıklama hem eksiktir hem de yanıltıcı bir bilgidir.”
T.8.3.8
Yanlış yerde ya da yanlış anlamda kullanılmış sözcük
Bir sözcük cümlede yanlış yere konursa, cümle senin kastetmediğin bir anlama gelir. Sözcüğün kendisi doğru olabilir; sorun YERİDİR.
Bozuk cümle: “Sadece sınavda iki soru çözebildim.” Bu cümle “başka hiçbir yerde değil, yalnız sınavda çözebildim” anlamına gelir. Oysa anlatmak istenen, çözülen soru sayısının azlığıdır.
Düzeltilmiş: “Sınavda sadece iki soru çözebildim.”
Aynı hata “yalnız, bile, de, en” gibi sözcüklerde de olur.
Bozuk: “Bu soruyu bile ben çözemedim.” (soruların en kolayı bu mu, yoksa çözemeyenlerin en şaşırtıcısı ben miyim?)
Düzeltilmiş: “Bu soruyu ben bile çözemedim.”
Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması ise başka bir hatadır: sesçe benzeyen ama anlamı farklı sözcükler karıştırılır. Tipik çiftler: “etken - etkin”, “çekimser - çekingen”, “süreli - sürekli”, “ayrım - ayrıcalık”.
Bozuk: “Toplantıda çekingen kaldı, oy kullanmadı.” → Düzeltilmiş: “Toplantıda çekimser kaldı, oy kullanmadı.”
Bozuk: “Öğretmenimiz çok etken bir insandı.” → Düzeltilmiş: “Öğretmenimiz çok etkin bir insandı.”
Kontrol sorusu: Cümlede yeri değiştirilebilecek bir sözcük (özellikle “sadece, yalnız, bile, de” gibi) var mı? Yerini değiştirdiğinde anlam değişiyorsa, doğru yerde durup durmadığını sorgula.
T.8.3.8
Sözcüğün yeri anlamı değiştirir
Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğu vardır. Bozukluğun nedenini açıkla ve cümleyi düzelt.
“Yarışmada sadece üç yarışmacı finale kalabildi.” cümlesiyle anlatılmak istenen doğru aktarılmıştır. Peki aşağıdaki cümlede sorun nerede?
“Toplantıda çekingen kaldığı için oy kullanmadı.”
- Cümlede geçen “çekingen” sözcüğünün anlamına bak: çekingen, utangaç ve girişken olmayan kişi demektir. Bu bir huy bildirir.
- Oysa cümlenin devamı “oy kullanmadı” diyor; yani anlatılmak istenen, kişinin bir oylamada taraf tutmaması.
- Bu anlamı taşıyan sözcük “çekimser”dir: oylamada olumlu ya da olumsuz yönde oy kullanmayan.
- “Çekingen” ile “çekimser” sesçe birbirine benzediği için karıştırılmış.
- Bozukluğun türü: sözcüğün yanlış anlamda kullanılması.
- Düzeltilmiş cümle: “Toplantıda çekimser kaldığı için oy kullanmadı.”
T.8.3.8
Anlamsal bozukluklar: kısa ama gerekli
Şimdiye kadar hep yapıya baktık. Bir de cümlenin yapısı doğruyken anlamının bozulduğu durumlar var. Sınıf düzeyinde bunlar ikinci sıradadır; yine de tanıyabilmen gerekir.
Gereksiz sözcük kullanımı: Aynı anlam iki kez söylenir. Sözcüğü attığında anlam kaybolmuyorsa gereksizdir.
Bozuk: “Yaklaşık yirmi kadar kişi geldi.” (“yaklaşık” ile “kadar” aynı işi yapıyor)
Düzeltilmiş: “Yaklaşık yirmi kişi geldi.”
Diğerleri: “geriye iade etmek”, “yukarıya çıkmak”, “karşılıklı anlaşmak”, “eksik kusur”, “bedava hediye”.
Anlamca çelişen ifadeler: Cümlenin iki parçası birbirini yalanlar.
Bozuk: “Kesinlikle bu işi yapmış olabilir.” (“kesinlikle” ile “olabilir” çelişir)
Düzeltilmiş: “Bu işi yapmış olabilir.”
Diğeri: “Tam elli yıl önce, aşağı yukarı bu mevsimde tanışmıştık.”
Sıralama ve mantık hatası: Olaylar gerçekleşme sırasına ters yazılır ya da mantıksız bir bağ kurulur.
Bozuk: “Hastayı ameliyat ettiler, hemen hastaneye kaldırdılar.”
Düzeltilmiş: “Hastayı hemen hastaneye kaldırdılar, ameliyat ettiler.”
Bozuk: “Kitabı okudum ama çok da beğendim.” (“ama” karşıtlık ister, burada karşıtlık yok)
Deyimin yanlış kullanılması: Deyim, kalıbı bozularak ya da anlamına uymayan yerde kullanılır.
Bozuk: “Söylediklerine kulak tıkadı, hepsini dikkatle dinledi.” (kulak tıkamak = dinlememek)
Düzeltilmiş: “Söylediklerine kulak verdi, hepsini dikkatle dinledi.”
Dikkat: Bir soru “dil bilgisi bakımından bozukluk” diyorsa, buradaki bozukluklar cevap olamaz.
T.8.3.8
Anlamsal mı, yapısal mı?
Aşağıdaki cümlelerin her birinde anlatım bozukluğu vardır. Hangileri YAPISAL (dil bilgisi kaynaklı), hangileri ANLAMSAL bozukluk taşıyor? Her birini düzelt.
I. Toplantıya yaklaşık otuz kadar veli katıldı.
II. Öğretmenini uzun süre görmemiş, çok özlemişti.
III. Sınıf badanalanıp temizledi.
IV. Bu haberi duyunca kesinlikle çok sevinmiş olabilir.
- I. “Yaklaşık” da “kadar” da tahmin bildirir; ikisi birlikte gereksiz tekrar olur. Cümlenin yapısında sorun yok, sorun anlamda.
- Tür: ANLAMSAL (gereksiz sözcük). Düzeltilmiş: “Toplantıya yaklaşık otuz veli katıldı.”
- II. Ortak öge “öğretmenini”. Kimi görmemiş? Öğretmenini. Kimi özlemişti? Öğretmenini. İkisi de uyuyor; bu cümlede bozukluk YOKTUR. Soru bizi yanıltmak için koymuş olsa bile, kontrol soruları temiz cevap veriyor.
- III. Yüklemleri sor: “Badanalanıp” edilgen, “temizledi” etken. İki yüklem farklı çatıda.
- Tür: YAPISAL (çatı uyuşmazlığı). Düzeltilmiş: “Sınıf badanalanıp temizlendi.”
- IV. “Kesinlikle” kesinlik, “olabilir” olasılık bildirir; ikisi çelişir.
- Tür: ANLAMSAL (çelişen ifade). Düzeltilmiş: “Bu haberi duyunca çok sevinmiş olabilir.”
- Sonuç: III yapısal, I ve IV anlamsal bozukluktur; II bozuk değildir.
T.8.3.8
Cümle kulağa doğru geliyor diye bozuk olmadığını sanmak
En sık düşülen tuzak bu. Anlatım bozukluğu sorularında öğrenciler cümleleri okur, hangisi “kulağa tuhaf geliyorsa” onu işaretler. Oysa bozuklukların çoğu tam tersine, AKICI cümlelerde saklıdır.
“Ali'yi gördü ve selam verdi.” cümlesini yüksek sesle oku. Kulağını rahatsız eden hiçbir şey yok, değil mi? Günlük hayatta bu cümleyi kurarız da. Ama dil bilgisi bakımından bozuktur.
Bunun nedeni şu: Konuşma dilinde eksik ögeyi zihnimizde otomatik tamamlarız. “Kime selam verdi?” diye sormayız, çünkü zaten Ali'ye verdiğini anlarız. Anlamak ayrı, cümlenin kurallı olması ayrıdır.
O yüzden şu kuralı benimse: Anlatım bozukluğu sorusunda KULAĞINA GÜVENME, kontrol sorularına güven. Şıkları tek tek al ve her birine sırayla sor:
“Her yüklemin öznesi var mı? Nesnesi var mı? İstediği hâl eki var mı? Çatılar uyuşuyor mu?”
Bu sorular sana kulağının fark edemediği bozuklukları da gösterir. Sınavda birkaç saniye daha uzun sürer ama doğruyu bulursun.
T.8.3.8
Uzun cümlede aramak, kısa cümlede aramamak
İkinci sık tuzak: Şıklardaki en uzun cümle otomatik olarak şüpheli sayılır, kısa ve sade cümleler ise atlanır.
Bu yanlış. Uzunluk ile bozukluk arasında bir ilişki yoktur. Sınavı hazırlayan da bunu bilir ve doğru cevabı çoğu zaman kısa cümleye saklar.
Bak: “Onu sever ve güvenirdi.” Beş sözcük. İçinde tümleç eksikliği var.
“Kuşlar ötüştüler.” İki sözcük. Özne-yüklem uyumsuzluğu var.
“Sınıf silinip düzenledi.” Üç sözcük. Çatı uyuşmazlığı var.
Buna karşılık uzun bir cümle, birçok yan cümleye rağmen tamamen kurallı olabilir.
Doğru yaklaşım: Şıkların uzunluğuna hiç bakma. Her şıkkı aynı kontrol listesinden geçir; en kısa şıkkı da atlamadan. Zaman kazanmak istiyorsan uzunluğa göre değil, YÜKLEM SAYISINA göre bak: içinde iki yüklem olan cümleler (ve, ile, ama, ne...ne ile bağlanmış olanlar) daha çok bozukluk barındırır, çünkü ortak öge sorunları oradan çıkar.
T.8.3.8
Sınavda uygulayacağın kontrol listesi
Bir cümlede anlatım bozukluğu ararken sırayı bozma; ilk “hayır” cevabını aldığın yerde dur, bozukluğu buldun demektir.
1. Yüklemleri bul. Kaç tane? Bir taneyse özne-yüklem uyumuna ve sözcük seçimine bak, işin kısa.
2. İki ya da daha çok yüklem varsa: Her birine “kim/ne yaptı?” diye sor. Öznesi olmayan yüklem var mı? → özne eksikliği.
3. Ortak kullanılan ögeyi (nesne ya da tümleç) al, cümleyi ikiye böl, her yarımı ayrı ayrı oku. Biri kabul etmiyorsa → nesne ya da tümleç eksikliği.
4. Yüklemlerin çatısına bak: hepsi etken mi, hepsi edilgen mi? Karışıksa → çatı uyuşmazlığı.
5. Özne insan dışı ve çoğul mu, yüklem de çoğul mu? Özneler farklı kişilerden mi? → özne-yüklem uyumsuzluğu.
6. Tamlama varsa böl, her tamlayanı kendi tamlananıyla oku → tamlama yanlışlığı.
7. Buraya kadar temizse anlama bak: atılabilecek gereksiz sözcük, çelişen ifade, ters sıralama, yanlış deyim var mı?
Düzeltemiyorsan bulmamışsındır. Bozukluğu bulduğunu düşündüğün her cümlede kendine son bir soru sor: “Bunu nasıl düzeltirim?” Cevabı bir cümlede söyleyebiliyorsan doğru yerdesin.
T.8.3.8
Metinden bozukluk bulma (LGS tarzı)
Aşağıdaki metinde numaralanmış cümlelerin ikisinde dil bilgisi yönünden anlatım bozukluğu vardır. Bu cümleleri bul, bozuklukların türünü söyle ve cümleleri düzelt.
(I) Okulumuzda geçen hafta bir kitap şenliği düzenlendi. (II) Şenlik boyunca öğrenciler hem kitap okudu hem de yazarlarla söyleşti. (III) Salon süslenip masaları yerleştirdi. (IV) Yazarımızı büyük bir ilgiyle karşıladık ve sorular sorduk. (V) Etkinlik, herkesin beğenisini kazandı.
- Cümleleri tek tek kontrol listesinden geçirelim.
- (I) Tek yüklem: “düzenlendi”. Öznesi “bir kitap şenliği”. Uyum var, bozukluk yok.
- (II) İki yüklem: “okudu”, “söyleşti”. Öznesi ortak: öğrenciler. Nesne kontrolü: “kitap okudu” doğru; “yazarlarla söyleşti” kendi tümlecini almış. Bozukluk yok.
- (III) İki yüklem: “süslenip” ve “yerleştirdi”. Sor: Salonu kim süsledi? Söylenmemiş, iş yapılmış → edilgen. Masaları kim yerleştirdi? Bir yapan gerekiyor → etken.
- Bozukluk var. Türü: çatı uyuşmazlığı.
- Düzeltilmiş: “Salon süslenip masalar yerleştirildi.”
- (IV) İki yüklem: “karşıladık” ve “sorduk”. Ortak öge “yazarımızı” (-i ekli).
- Böl ve oku: “Yazarımızı karşıladık” doğru. “Yazarımızı sorular sorduk” olmaz; “sormak” -e hâli ister: yazarımıza sorular sorduk.
- Bozukluk var. Türü: tümleç eksikliği (ortak öge yanlışı).
- Düzeltilmiş: “Yazarımızı büyük bir ilgiyle karşıladık ve ona sorular sorduk.”
- (V) Tek yüklem: “kazandı”. Öznesi “etkinlik”, tekil; uyum var. Bozukluk yok.
- Cevap: Bozukluk III. ve IV. cümlelerdedir.
T.8.3.8
Aklında kalsın
Anlatım bozukluğu, cümlenin düşünceyi eksiksiz ve kurallı biçimde iletememesidir. İki aile vardır: yapısal (dil bilgisi kaynaklı) ve anlamsal. Senin düzeyinde asıl üzerinde durulan, LGS'de de en çok çıkan aile YAPISAL olanlardır.
Yapısal bozukluklar ve onları yakalayan sorular:
Özne eksikliği — “Her yüklemin öznesi var mı?”
Özne-yüklem uyumsuzluğu — “İnsan dışı çoğul özne tekil yüklem ister; farklı kişili öznelerde yüklem en küçük kişiye göre çekimlenir.”
Nesne eksikliği — “Ortak öge her iki yükleme de uyuyor mu?”
Tümleç eksikliği — “Her fiil kendi istediği hâl ekini almış mı?”
Ek yanlışlığı — “Bu ek doğru ek mi?”
Tamlama yanlışlığı — “Tamlayanı her tamlananla tek tek okuyabiliyor muyum?”
Çatı uyuşmazlığı — “Yüklemlerin hepsi aynı çatıda mı?”
Yüklem eksikliği — “Her yargı kendi yüklemine sahip mi?”
Sözcük yanlışlığı — “Sözcük doğru yerde ve doğru anlamda mı?”
Anlamsal bozukluklar: gereksiz sözcük, çelişen ifade, sıralama/mantık hatası, deyim yanlışı. Soru “dil bilgisi yönünden” diyorsa bunlar cevap olamaz.
Üç uyarı: Kulağına güvenme, bozuklukların çoğu akıcı cümlelerde saklıdır. Kısa cümleyi atlama, doğru cevap orada olabilir. “Ve, ama, ne...ne” ile bağlanmış iki yüklem gördüğünde refleks olarak cümleyi ikiye böl ve her yarımı ayrı oku.
Son ölçüt: Bozukluğu bulduğunu düşünüyorsan cümleyi düzelt. Düzeltemiyorsan henüz bulmamışsındır.