The Internet / İnternet
Başlamadan önce şunlar elinde olsun
Bu ünite internet üzerine: internette ne yaptığın, çevrimiçi bir teklifi kabul edip reddetmen ve mazeret sunman. LGS'de bu tema en çok soru gelen İngilizce temalarından biri, çünkü hem sözcük hem de anket/grafik okuma ölçmeye çok elverişli.
Girmeden önce iki şey:
**1) Birinci üniteden kabul/ret kalıpları.** *Would you like to...?*, *Sure*, *I'm sorry, but I can't* burada tekrar karşına çıkacak; bu sefer çevrimiçi davetlerle.
**2) Sıklık zarfları.** *always, usually, sometimes, never* — internet alışkanlıklarını anlatan her cümlede geçiyor: *I **usually** check my e-mails in the morning.*
Bir de bu ünitenin kendine özgü zorluğu var: sözcüklerin çoğu Türkçeye de girmiş (*link*, *online*, *e-mail*) ama bazıları yanıltıcı. *Browser* Türkçede "tarayıcı"dır ama *browse* fiili "göz atmak" demektir; ikisini bağlantılı düşünmek gerekiyor.
İnternet sözcükleri
MEB'in bu ünite için belirlediği sözcük listesi LGS'de doğrudan sorulur. Anlamlarıyla birlikte:
| Sözcük | Anlamı |
|---|---|
| **account** | hesap |
| **attachment** | ek dosya (e-postada) |
| **browse / browser** | göz atmak / tarayıcı |
| **comment** | yorum |
| **confirm** | onaylamak |
| **connection** | bağlantı |
| **delete** | silmek |
| **download / upload** | indirmek / yüklemek |
| **log in / log on / log off** | girmek / bağlanmak / çıkmak |
| **register / sign up** | kaydolmak |
| **sign in** | oturum açmak |
| **reply** | yanıtlamak |
| **screen** | ekran |
| **search engine** | arama motoru |
| **social networking site** | sosyal ağ sitesi |
| **website** | web sitesi |
Üç ayrım sınavda özellikle sorulur:
- **download** bilgisayarına **indirir**, **upload** internete **yükler**. Yön zıttır.
- **sign up / register** ilk kez **üye olmak**; **sign in / log in** zaten üyeyken **girmek**. Türkçede ikisine de "giriş" dendiği için karışıyor.
- **search engine** arama motorudur (Google), **browser** tarayıcıdır (Chrome). İkisi farklı şeydir.
E8.5.L2
Örnek 1 — Doğru fiil
Complete the sentence.
*"I want to use this website, but I don't have an account. First, I need to - - - -."*
A) delete my account
B) sign up
C) log off
D) download a file
- **Doğru cevap: B**
- Cümledeki durumu oku: *"I don't have an account"* → hesabı **yok**. Hesabı olmayan biri önce **üye olmalı**.
- - **A (delete my account)** hesabı silmek; olmayan hesap silinmez.
- - **B (sign up)** kaydolmak, üye olmak. Hesabı olmayan kişinin ilk adımı budur. **Doğru.**
- - **C (log off)** çıkış yapmak; girmemiş biri çıkamaz.
- - **D (download a file)** dosya indirmek; hesapla ilgisi yok.
- **Yöntem:** İnternet fiillerini **sıraya** koy: *sign up* (üye ol) → *log in* (gir) → kullan → *log off* (çık). Cümledeki kişi bu sıranın neresindeyse, bir sonraki adım cevaptır. Burada kişi henüz sıranın başında.
E8.5.L2
İnternet alışkanlıklarını anlatmak
Bu kazanım kendi internet alışkanlıklarından söz etmekle ilgili. Kullanılan yapı: geniş zaman + sıklık zarfı + amaç.
> I **usually** use the Internet **to** do my homework.
> I **often** chat with my friends online.
> I **rarely** play online games.
> I use social networking sites **to keep in touch with** my friends.
Amaç bildiren iki kalıp var ve ikisi de sık sorulur:
| Kalıp | Örnek |
|---|---|
| **to + fiil** | I use the Internet **to** find information. |
| **for + fiil-ing** | I use the Internet **for** finding information. |
İkisi de "...mek için" demektir. *to* mastar alır, *for* -ing alır. Karıştırmak bu ünitenin klasik hatası.
Sık geçen amaçlar — anket sorularında bunlar tablo satırı olarak karşına çıkar:
- *do homework* (ödev yapmak)
- *chat with friends* (arkadaşlarla sohbet)
- *play online games* (oyun oynamak)
- *watch videos* (video izlemek)
- *read the news* (haber okumak)
- *pay the bills* (fatura ödemek)
- *make reservations* (rezervasyon yapmak)
- *keep in touch with friends* (iletişimde kalmak)
E8.5.SI1
Örnek 2 — Amaç kalıbı
Fill in the blanks.
*Sena uses the Internet - - - - do her homework, and she also uses it - - - - watching videos.*
A) to / for
B) for / to
C) to / to
D) for / for
- **Doğru cevap: A**
- İki boşluk, iki farklı kalıp:
- **Birinci boşluk:** *___ do her homework* → sonrasında **yalın fiil** (*do*) var. Yalın fiilden önce **to** gelir: *to do*.
- **İkinci boşluk:** *___ watching videos* → sonrasında **fiil-ing** (*watching*) var. -ing'den önce **for** gelir: *for watching*.
- - **B** ikisini de ters koyuyor: *for do* ve *to watching* — ikisi de yanlış.
- - **C** ikinci boşlukta *to watching* diyor; *to* mastar ister, -ing değil.
- - **D** birinci boşlukta *for do* diyor; *for* -ing ister, yalın fiil değil.
- **Yöntem:** Boşluktan **sonraki fiilin biçimine** bak. Yalın fiil (*do*, *find*, *watch*) → **to**. Fiil-ing (*doing*, *finding*, *watching*) → **for**. Bu tek kontrol iki boşluğu da çözer.
E8.5.SI1
Ana fikri bulmak
Bu ünitenin birinci okuma kazanımı: internet alışkanlıkları üzerine kısa metinlerde **ana fikri** bulmak.
LGS'de şöyle sorulur:
> *What is the main idea of the text?*
> *What is the text mainly about?*
> *Which of the following can be the best title?*
Ana fikir, metnin **tamamını** kapsayan cümledir. Bulmak için üç adım:
**1) Tekrar eden sözcüğü bul.** Metinde en çok geçen kavram genelde konudur.
**2) İlk ve son cümleyi oku.** Ana fikir çoğu zaman bu ikisinden birindedir.
**3) Şıkları genişlik bakımından ele.** Metnin yalnız bir cümlesini karşılayan şık **çok dar**, metnin konusunu aşan şık **çok geniştir**.
Bir örnek üzerinden:
> *"The latest survey shows that both teens and adults use the Internet to keep in touch with their friends. Adults also pay the bills and read the news. Children and teens usually do their homework and play online games."*
Burada tekrar eden şey **kimin interneti ne için kullandığı**. Ana fikir: *"Different age groups use the Internet for different purposes."* Yalnız "yetişkinler fatura öder" demek çok dar olurdu.
E8.5.R1
Örnek 3 — Ana fikir
Read the text.
*"Many students think the Internet is only for fun. However, it is also a huge library. You can find articles for your homework, watch science videos and take free lessons. The important thing is to use it wisely."*
**What is the main idea of the text?**
A) Students play too many online games.
B) The Internet can be a useful learning tool.
C) Free online lessons are boring.
D) The Internet is only for entertainment.
- **Doğru cevap: B**
- Metnin yapısını izle:
- 1. *"Many students think the Internet is only for fun."* → yaygın görüş.
- 2. *"**However**, it is also a huge library."* → **However** ile yön değişiyor. Yazarın asıl söylemek istediği burada başlıyor.
- 3. Örnekler: makale bulma, bilim videosu, ücretsiz ders.
- 4. *"The important thing is to use it wisely."* → kapanış.
- Yazarın savunduğu şey: internet **öğrenme aracı** olabilir.
- - **A** — Oyun metinde hiç geçmiyor.
- - **B** — Metnin tamamını kapsıyor. **Doğru.**
- - **C** — Ücretsiz dersler örnek olarak **olumlu** veriliyor; "sıkıcı" denmiyor.
- - **D** — Bu, yazarın **çürüttüğü** görüş. *However*'dan önceki cümle.
- **Yöntem:** Ana fikir sorularında **however, but, on the other hand** bağlaçlarını ara. Bu bağlaçlardan **sonraki** kısım yazarın kendi görüşüdür; öncesi genelde çürütülen yaygın kanıdır. D şıkkı tam bu tuzağa kuruluyor.
E8.5.R1
Belirli bilgiyi bulmak: anket ve grafik
İkinci okuma kazanımı: çeşitli metinlerde internetle ilgili **belirli bilgiyi** bulmak. LGS'de bu neredeyse her zaman **anket sonucu, tablo ya da grafik** olarak gelir.
Tipik bir soru:
> *"A research compared what happens on the Internet in 60 seconds in 2018 and 2019."*
> Ardından sayılar ve *Which of the following is CORRECT according to the information?*
Bu sorularda İngilizce kolaydır; ölçülen şey **dikkatli karşılaştırmadır**. İki şeye dikkat et:
**1) Karşılaştırma sözcükleri.**
| Sözcük | Anlamı |
|---|---|
| *more than* | ...den fazla |
| *less than / fewer than* | ...den az |
| *twice as many* | iki katı |
| *the most / the least* | en çok / en az |
| *increase / rise* | artmak |
| *decrease / fall / drop* | azalmak |
**2) Yüzdelerin toplamı.** Daire grafikte yüzdeler 100'ü verir; bir şık "yarısından fazlası" diyorsa %50'nin üstünde olup olmadığını kontrol et.
*fewer* ile *less* ayrımı da sorulur: **fewer** sayılabilenler için (*fewer people*), **less** sayılamayanlar için (*less time*).
E8.5.R2
Örnek 4 — Grafik okuma
Look at the chart showing what 100 teenagers do online.
| Activity | Percentage |
|---|---|
| Watching videos | 40% |
| Chatting with friends | 25% |
| Playing games | 20% |
| Doing homework | 15% |
**Which of the following is CORRECT according to the chart?**
A) More than half of the teenagers watch videos.
B) Fewer teenagers do homework than play games.
C) Chatting is the most popular activity.
D) Playing games is less popular than doing homework.
- **Doğru cevap: B**
- Şıkları sayılarla tek tek dene:
- - **A** — Video izleyen %40. "Yarısından fazlası" %50'nin üstü demek. %40 < %50. **Yanlış.**
- - **B** — Ödev yapan %15, oyun oynayan %20. 15 < 20, yani ödev yapan **daha az**. Cümle bunu söylüyor. **Doğru.**
- - **C** — En popüler etkinlik video izleme (%40), sohbet değil (%25). **Yanlış.**
- - **D** — Oyun %20, ödev %15. Oyun ödevden **daha** popüler; cümle tersini söylüyor. **Yanlış.**
- **Yöntem:** Grafik sorularında şıkkı okur okumaz **iki sayıyı yan yana yaz** ve karşılaştır. Zihinden yapmaya çalışırsan *less / fewer / more* yönünü kaçırırsın. A şıkkındaki "yarısından fazlası" gibi ifadeleri de sayıya çevir: yarısı = %50.
E8.5.R2
Çevrimiçi teklif: kabul, ret, mazeret
Bu kazanım **mazeret sunmak** ve teklifleri kabul edip reddetmekle ilgili. Birinci üniteyle akraba ama bağlam çevrimiçi.
**Teklif:**
> **Would you like to** join our WhatsApp group?
> **Why don't we** chat online at two o'clock?
> **Shall we** watch the film together online?
**Kabul:**
> —Yes, sure. / That sounds great.
> —Good idea!
**Ret + mazeret:**
> —No, thanks. I am really busy.
> —I'm sorry, but I can't. **My internet is broken.**
> —I'd love to, **but** I have to study.
**Why don't we...?** kalıbına dikkat: soru gibi görünür ve olumsuzdur ama bir **öneridir**. "Neden ... yapmıyoruz" = "hadi yapalım". Cevabı "hayır çünkü..." değil, kabul ya da rettir.
Anlamadığında sorma kalıbı da bu ünitede:
> **What do you mean?** Do you mean the Internet connection?
> —Yes. It isn't working properly.
*properly* = düzgün, gerektiği gibi. *It isn't working properly* = düzgün çalışmıyor.
E8.5.SP1
Örnek 5 — Mazeret eşleştirme
Read the dialogue.
**Ozan :** Why don't we play chess online this evening?
**Bade :** - - - - My internet connection isn't working properly.
A) Yes, sure. That sounds great.
B) I'd love to, but I can't.
C) What do you mean?
D) Good idea! Let's start now.
- **Doğru cevap: B**
- Boşluktan sonraki cümleye bak: *"My internet connection isn't working properly."* Bu bir **mazerettir** — bağlantı çalışmıyor. Mazeretin önünde bir **ret** cümlesi olmalı.
- - **A** — Kabul cümlesi. Ardından "bağlantım çalışmıyor" gelirse Bade kendisiyle çelişir.
- - **B** — *I'd love to, but I can't* → kibar ret. Ardından mazeret gelir. **Doğru.**
- - **C** — *What do you mean?* anlamadığını gösterir; ama Bade anlamış, sorunu söylüyor.
- - **D** — Kabul + hemen başlama önerisi. Bağlantısı yokken olmaz.
- **Yöntem:** Mazeret cümlesi (bir sorunun anlatıldığı cümle) gördüğünde, öncesindeki boşluğa **ret** gelir. Kibar ret üç parçadan oluşur: istek belirtme (*I'd love to*) + zıtlık (*but*) + yapamama (*I can't*).
E8.5.SP1
Konuşmanın genel anlamını yakalamak
Bu kazanım sözlü metinlerin **genel anlamını** kavramakla ilgili. LGS'de dinleme olmadığı için aynı beceri **yazılı diyalog** üzerinden ölçülür: konuşmanın neyle ilgili olduğunu bulmak.
> *What are they talking about?*
> *What is the conversation mainly about?*
Bu sorularda tek tek sözcüklere takılma; iki şeye bak:
**1) Tekrar eden kavram.** Diyalogda birden çok kez geçen konu neyse odur.
**2) İlk replik.** Konuşmayı başlatan cümle çoğu zaman konuyu koyar.
Yanlış şıklar iki türlü kurulur:
- **Ayrıntıyı konu sanan şık.** Diyalogda bir kez geçen bir ayrıntı (bir saat, bir isim) şıkka konur.
- **Metinde geçmeyen ama konuyla ilişkili şık.** İnternetten söz eden bir diyalog için "computer prices" gibi.
Bu ünitede sık geçen konuşma konuları: bir gruba katılma daveti, bağlantı sorunu, bir siteye kaydolma, ekran süresi tartışması, çevrimiçi güvenlik.
E8.5.L1
Örnek 6 — Konuşma neyle ilgili?
Read the conversation.
**Jeremy :** You should be careful about the things you share on the Internet.
**Paul :** What do you mean?
**Jeremy :** I mean don't give your address or phone number to people you don't know.
**Paul :** You're right. I'll be more careful.
**What are they talking about?**
A) Online shopping
B) Internet safety
C) Slow connections
D) Social media prices
- **Doğru cevap: B**
- Diyalogdaki anahtar cümleleri topla:
- 1. *"be careful about the things you share"* → paylaşımda dikkat.
- 2. *"don't give your address or phone number to people you don't know"* → kişisel bilgi koruma.
- 3. *"I'll be more careful."* → dikkatli olma sözü.
- Üçü de aynı kavrama işaret ediyor: **internet güvenliği**.
- - **A** — Alışverişten söz edilmiyor.
- - **B** — Kişisel bilgilerin korunması tam olarak *Internet safety*. **Doğru.**
- - **C** — Bağlantı hızı geçmiyor.
- - **D** — Fiyat geçmiyor.
- **Yöntem:** "Neyle ilgili" sorularında diyalogdaki **fiillere ve uyarılara** bak: *be careful*, *don't give*, *I'll be more careful*. Üçü de aynı yöne işaret ediyorsa konu odur. Şıklar arasında metinde hiç geçmeyen sözcük varsa (*shopping*, *prices*) o şık hemen elenir.
E8.5.L1
Bilgi alışverişi: soru sorup açıklama istemek
Bu kazanım internetle ilgili **bilgi alışverişinde** bulunmakla ilgili: soru sormak, anlamadığını söylemek, açıklama istemek.
**Anlamadığını belirtmek:**
> **What do you mean?**
> **Sorry, I don't understand.**
> **Could you explain that, please?**
**Açıklamak:**
> **I mean** don't share your password.
> **In other words**, it isn't safe.
> **For example**, you shouldn't use the same password everywhere.
**Doğrulamak:**
> **Do you mean** the Internet connection?
> —Yes, exactly. / —No, I mean the website.
Bu üçlü LGS'de diyalog tamamlama sorusunda sık kullanılır. Kalıp şudur: biri bir şey söyler, öteki **What do you mean?** diye sorar, birinci kişi **I mean...** ile açıklar. Boşluk çoğu zaman ortadaki soru ya da sondaki açıklamadır.
Bir de **confirm** (onaylamak) ve **reply** (yanıtlamak) fiilleri bu bağlamda geçer: *Please **confirm** your e-mail address.* / *She didn't **reply** to my message.*
E8.5.SI2
Örnek 7 — Açıklama isteme
Complete the dialogue.
**Ela :** My computer is very slow today.
**Efe :** - - - -
**Ela :** I mean the pages open very slowly. I think the connection is weak.
A) What do you mean?
B) I'll download it now.
C) Please confirm your account.
D) You should sign up first.
- **Doğru cevap: A**
- Boşluktan sonraki cümle *"**I mean** the pages open very slowly"* ile başlıyor. *I mean* bir **açıklamadır**; açıklama ancak birisi **açıklama istediyse** yapılır.
- - **A** — *What do you mean?* tam olarak açıklama isteğidir. Sonraki cümle *I mean...* ile buna cevap veriyor. **Doğru.**
- - **B** — *download* bir dosya indirmekle ilgili; Ela dosyadan söz etmiyor.
- - **C** — Hesap onayı konuyla ilgisiz.
- - **D** — Kaydolma konuyla ilgisiz; Ela zaten bilgisayarını kullanıyor.
- **Yöntem:** *I mean* ile başlayan bir replik gördüğünde, öncesindeki boşluk neredeyse her zaman **What do you mean? / Sorry, I don't understand** gibi bir açıklama isteğidir. Bu iki cümle bir çift oluşturur ve sınav bu çifti sever.
E8.5.SI2
İnternet alışkanlıkları paragrafı
Bu ünitenin yazma kazanımı: kendi internet alışkanlıklarını anlatan **temel bir paragraf**. LGS'de paragrafı tamamlaman ya da uymayan cümleyi bulman istenir.
Sağlam bir paragrafın iskeleti:
1. **Giriş** — genel bir cümle: *I use the Internet almost every day.*
2. **Gelişme** — sıklık + amaç: *I usually use it to do my homework. I also chat with my friends...*
3. **Kapanış** — değerlendirme: *I think the Internet makes my life easier.*
Cümleleri bağlayan sözcükler:
| Bağlaç | İşlevi |
|---|---|
| **also / in addition** | ekleme |
| **however / but** | zıtlık |
| **because** | sebep |
| **so** | sonuç |
| **for example** | örnek |
Paragraf sorularında iki şeyi kontrol et:
- **Konu birliği:** bütün cümleler aynı konudan söz etmeli.
- **Bağlaç uyumu:** *however* ile başlayan cümleden önce zıt bir fikir olmalı. Zıtlık yoksa o cümle yanlış yerdedir.
İkinci kontrol, "paragrafı tamamlayan cümle" sorularında doğrudan işe yarar.
E8.5.W1
Örnek 8 — Paragrafı tamamlama
Complete the paragraph.
*"I use the Internet almost every day. I usually use it to do my homework and to watch science videos. - - - - For example, I sometimes spend two hours on social media without noticing."*
A) So I never use social networking sites.
B) However, I know it can also waste my time.
C) I have three brothers and one sister.
D) My computer is a new one.
- **Doğru cevap: B**
- Boşluğun iki yanına bak:
- - **Önce:** internetin faydalı kullanımı (ödev, bilim videosu) — **olumlu**.
- - **Sonra:** *"**For example**, I sometimes spend two hours on social media without noticing."* — bir **olumsuz** örnek.
- *For example* bir örnektir; örneğin dayandığı **genel cümle** boşlukta olmalı ve olumsuz olmalı.
- - **A** — *So I never use social networking sites* der; ama sonraki cümle sosyal medyada iki saat geçirdiğini söylüyor. Doğrudan çelişki.
- - **B** — *However* ile yön değiştiriyor ve "zamanımı da harcayabilir" diyor. Sonraki cümledeki örnek tam buna örnek. **Doğru.**
- - **C** — Kardeş sayısı paragrafın konusu değil.
- - **D** — Bilgisayarın yeniliği konuyla ilgisiz.
- **Yöntem:** Boşluktan sonra *For example* varsa, boşluktaki cümle o örneğin **genel hâlidir**. Örneğe bak, onu genelleştir, şıklarda ara.
E8.5.W1
LGS'de bu temadan ne çıkar?
İnternet teması LGS İngilizce'de en sık soru gelen temalardan biri. Arşivdeki örnek sınavlarda dört tip öne çıkıyor:
**1) Anket / grafik okuma.** "60 saniyede internette ne oluyor", "gençler interneti ne için kullanıyor". Sayı karşılaştırması ölçülür.
**2) Ana fikir / en uygun başlık.** *However* sonrası yazarın görüşüdür.
**3) Diyalog tamamlama.** Teklif–ret–mazeret üçlüsü ya da *What do you mean? / I mean...* çifti.
**4) Sözcük sorusu.** *download/upload*, *sign up/sign in*, *browser/search engine* ayrımları.
Bir gözlem: bu temanın metinleri güncel ve tanıdık olduğu için öğrenciler kendine güveniyor ve hızlı okuyor. Hata da tam burada çıkıyor — grafikteki sayıları karşılaştırmadan "mantıklı görünen" şıkkı işaretlemek. Bu temada acele etmemek net kazandırıyor.
Tuzak 1: sign up ile sign in
Türkçede ikisine de "giriş" dendiği için bu çift sürekli karışıyor.
| İngilizce | Türkçe | Ne zaman |
|---|---|---|
| **sign up / register** | kaydolmak, üye olmak | **ilk kez**, hesabın yokken |
| **sign in / log in** | oturum açmak, girmek | hesabın **varken** |
| **log off / sign out** | çıkış yapmak | işin bitince |
*"I don't have an account, so I need to **sign up**."*
*"I already have an account, so I just **sign in**."*
Aynı biçimde karışan ikinci çift **download / upload**:
- **download** = internetten **bilgisayarına** indirmek (aşağı)
- **upload** = bilgisayarından **internete** yüklemek (yukarı)
*"I **downloaded** a film to watch offline."*
*"I **uploaded** my photo to my profile."*
**Ne yap:** Cümledeki **yönü** bul. Bir şey sana mı geliyor (*download*), senden mi gidiyor (*upload*)? Hesabın var mı (*sign in*), yok mu (*sign up*)? Sözcüğü değil durumu oku.
Tuzak 2: However'ın öncesini yazarın görüşü sanmak
Ana fikir sorularının en yaygın tuzağı bu.
Metinler sık sık şu kalıpla kurulur:
> *"Many people think X. **However**, Y."*
Burada **X yazarın görüşü değildir** — çürütmek için andığı yaygın kanıdır. Yazarın görüşü **Y**'dir. Ama X metnin ilk cümlesi olduğu için, hızlı okuyan öğrenci onu ana fikir sanıyor ve tam ters şıkkı işaretliyor.
Aynı işi yapan bağlaçlar:
| Bağlaç | Anlamı |
|---|---|
| **however** | ancak, oysa |
| **but** | ama |
| **on the other hand** | öte yandan |
| **in fact** | aslında |
| **although** | ...e rağmen |
**Ne yap:** Ana fikir sorusunda metni okurken bu bağlaçları **daire içine al**. Yazarın asıl görüşü, bu bağlaçlardan **sonraki** cümlededir. Bağlaçtan önceki cümleyi olduğu gibi tekrarlayan şık, neredeyse her zaman tuzaktır.
Aynı kural Türkçe paragraf sorularında da işler: "ancak", "oysa", "ne var ki" sonrası asıl fikri taşır.
Bu üniteden aklında kalması gerekenler
**Sözcükler**
- *sign up / register* (üye ol) ≠ *sign in / log in* (gir) ≠ *log off* (çık)
- *download* (indir) ≠ *upload* (yükle)
- *browser* (tarayıcı) ≠ *search engine* (arama motoru)
- *account*, *attachment*, *comment*, *confirm*, *connection*, *delete*, *reply*, *screen*, *website*
**Amaç bildirme**
- *to + yalın fiil*: I use it **to do** my homework.
- *for + fiil-ing*: I use it **for doing** my homework.
**Teklif / ret**
- *Would you like to...?* · *Why don't we...?* (öneri, soru değil) · *Shall we...?*
- Kibar ret: *I'd love to, **but** I can't* + mazeret
**Açıklama çifti**
- *What do you mean?* → *I mean...* / *In other words...*
**Okuma**
- Ana fikir: *however / but / in fact* sonrası yazarın görüşüdür
- Grafik: şıktaki iki sayıyı yan yana yaz, sonra karşılaştır
- *fewer* sayılabilen, *less* sayılamayan için
**İki tuzak**
1. *sign up* (hesabın yok) ile *sign in* (hesabın var) — durumu oku.
2. *However*'dan **önceki** cümleyi ana fikir sanmak.