Teen Life / Gençlik
Başlamadan önce şunlar elinde olsun
Bu ünite gençlerin günlük hayatı üzerine: neyi sevdiğin, neyi sevmediğin, neyi tercih ettiğin ve boş zamanında ne yaptığın. LGS'de bu temadan gelen soruların çoğu **tablo ya da anket** biçiminde olur, o yüzden sözcükleri tanımak kadar tabloyu okuyabilmek de önemli.
Girmeden önce iki şey:
**1) Geniş zaman ve sıklık zarfları.** *always, usually, often, sometimes, rarely, seldom, never* sıralamasını biliyor olmalısın. Bu ünitedeki hemen her cümlede bunlardan biri geçiyor.
**2) Fiil + fiil-ing.** *like*, *love*, *enjoy*, *hate*, *dislike*, *prefer* fiillerinden sonra ikinci fiil **-ing** alır: *I like **swimming**.* Bu kural bu ünitenin belkemiği.
Bir uyarı: `-ing` kuralının tek istisnası `would like`. *I **would like to** go* — burada mastar gelir, çünkü *would like* "istiyorum" demektir, "severim" değil.
Sevmek, sevmemek, tercih etmek
Bu ünitenin merkezinde üç işlev var. Her birinin kendi kalıbı var ve LGS bunları birbirinden ayırmanı bekler.
**1) Sevme (likes):**
> I **love / like / enjoy** going to concerts.
> I am **fond of** camping. / I am **keen on** camping.
**2) Sevmeme (dislikes):**
> I **hate / dislike** shopping with my parents.
> I **can't stand** pop music. (= hiç katlanamıyorum)
**3) Tercih (preference):**
> I **prefer** hip-hop concerts.
> I **prefer** reading the news online.
Üçünün de ortak kuralı: arkasından gelen fiil **-ing** alır. *enjoy going*, *hate shopping*, *prefer reading*, *fond of camping*, *keen on camping*.
Şiddet sırası önemlidir; sınav bazen "en çok / en az sever" diye sorar:
| Kalıp | Şiddet |
|---|---|
| *love / am crazy about* | çok sever |
| *like / enjoy / am fond of / am keen on* | sever |
| *don't like / dislike* | sevmez |
| *hate / can't stand* | hiç sevmez |
E8.2.SP1
Örnek 1 — Tercih tablosu
Look at the table showing what Bora likes.
| Activity | Bora |
|---|---|
| playing basketball | loves |
| going to concerts | likes |
| shopping | can't stand |
| reading novels | is keen on |
**Which of the following is CORRECT according to the table?**
A) Bora hates going to concerts.
B) Bora is fond of reading novels.
C) Bora enjoys shopping.
D) Bora dislikes playing basketball.
- **Doğru cevap: B**
- Şıkları tablodaki şiddet düzeyiyle karşılaştır:
- - **A** — Tabloda konserler için *likes* yazıyor, yani seviyor. *hates* tam tersi. **Yanlış.**
- - **B** — Roman okuma için *is keen on* yazıyor. *be keen on* ile *be fond of* aynı düzeyde: "hoşlanmak". **Doğru.**
- - **C** — Alışveriş için *can't stand* yazıyor, yani hiç katlanamıyor. *enjoys* tam tersi. **Yanlış.**
- - **D** — Basketbol için *loves* yazıyor. *dislikes* tam tersi. **Yanlış.**
- **Yöntem:** Bu tip sorularda şıklardaki fiili tablodaki fiille aynı **şiddet grubuna** koy. *like = enjoy = be fond of = be keen on* aynı gruptadır; *hate = can't stand* aynı gruptadır. Eş anlamlıları bilmezsen soru çözülmez.
E8.2.SP1
Sıklık zarfları ve yerleri
Gençlerin düzenli etkinlikleri anlatılırken **sıklık zarfları** kullanılır. LGS bunları hem anlam hem de cümledeki yer bakımından sorar.
Sıklık sırası (çoktan aza):
| Zarf | Yaklaşık sıklık |
|---|---|
| **always** | her zaman |
| **usually** | genellikle |
| **often** | sık sık |
| **sometimes** | bazen |
| **rarely / seldom** | nadiren |
| **never** | asla |
**Cümledeki yeri** iki kurala bağlı:
- Normal fiilden **önce**: *I **usually** do my homework.*
- *be* fiilinden **sonra**: *She **is** always late.*
İki sözcüğe dikkat et:
- **rarely** ve **seldom** aynı şeydir: "nadiren". Sınav ikisini birbirinin yerine kullanır.
- **never** olumsuzdur ama cümleye ayrıca *not* eklenmez: *I **never** listen to pop music.* (~~I don't never listen~~)
Bir de araya giren bağlaçlar var: *but* (ama), *and to be honest* (doğrusunu söylemek gerekirse). Bunlar cümlenin yönünü değiştirir; tablo sorularında zıtlık işaretidir.
E8.2.L1
Örnek 2 — Metinden sıklık çıkarmak
Read what Deniz says.
*"I usually do my homework after school, but I also listen to music every day. I love rap. And to be honest, I never listen to pop music; I can't stand it. I rarely go to the theatre."*
**Which of the following is CORRECT about Deniz?**
A) She goes to the theatre very often.
B) She listens to pop music every day.
C) She listens to music every day.
D) She never does her homework.
- **Doğru cevap: C**
- Metni cümle cümle işaretle:
- 1. *"I usually do my homework"* → ödevini **genellikle** yapıyor.
- 2. *"I also listen to music every day"* → müziği **her gün** dinliyor.
- 3. *"I never listen to pop music"* → pop müziği **asla** dinlemiyor.
- 4. *"I rarely go to the theatre"* → tiyatroya **nadiren** gidiyor.
- Şimdi şıklar:
- - **A** — *rarely* nadiren demek, *very often* değil. **Yanlış.**
- - **B** — Her gün dinlediği **müzik**, ama pop müziği **asla** dinlemiyor. Bu şık iki cümleyi birbirine karıştırıyor. **Yanlış.**
- - **C** — *"I listen to music every day"* metinde aynen var. **Doğru.**
- - **D** — *usually* var, *never* yok. **Yanlış.**
- **Yöntem:** B şıkkı bu soruların klasik tuzağı: metindeki iki ayrı bilgiyi birleştirip yanlış bir cümle kuruyor. Şıktaki her sözcüğün metinde **aynı cümlede** karşılığı var mı, ona bak.
E8.2.L1
Görüş bildirmek ve sormak
Bu ünitenin bir işlevi de **kişisel görüş** bildirmek. LGS'de diyalog tamamlama sorularının çoğu bu kalıplar üzerine kurulur.
**Görüş sorma:**
> **What do you** do in the evenings?
> **What do you think about** rap music?
> **How do you** feel about camping?
**Görüş bildirme:**
> **I think** they're terrific.
> **In my opinion**, it's ridiculous.
> **To be honest**, I can't stand it.
*To be honest* ("doğrusunu söylemek gerekirse") bir uyarı işaretidir: arkasından çoğu zaman **olumsuz** bir görüş gelir. Sınav bu ipucunu kullanır.
**Görüş sıfatları** — bu ünitenin sözcük listesi büyük ölçüde bunlardan oluşuyor:
| Olumlu | Olumsuz |
|---|---|
| **terrific** (harika) | **ridiculous** (saçma) |
| **impressive** (etkileyici) | **unbearable** (çekilmez) |
| **trendy** (moda, gözde) | **boring** (sıkıcı) |
| **cool** (havalı) | **serious** (ciddi — bağlama göre) |
Diğer sözcükler: **argue** (tartışmak), **casual** (gündelik, rahat — giyim), **fashion** (moda), **relationship** (ilişki), **snob** (züppe), **teenager** (ergen, genç).
E8.2.SI1
Örnek 3 — Diyalog tamamlama
Complete the dialogue.
**Ali :** What do you think about wearing school uniforms?
**Sude :** - - - - I think they are boring and everybody looks the same.
A) To be honest, I don't like them.
B) Sure, that sounds great.
C) I'm fond of them.
D) Yes, I'd love some.
- **Doğru cevap: A**
- Boşluktan sonraki cümleye bak: *"I think they are boring and everybody looks the same."* Bu **olumsuz** bir görüş. Boşluktaki cümle de olumsuz olmalı, yoksa Sude kendi kendisiyle çelişir.
- - **A** — *To be honest, I don't like them.* Olumsuz görüş, sonraki cümleyle uyumlu. **Doğru.**
- - **B** — *Sure, that sounds great* bir daveti kabul cümlesidir; ortada davet yok, üstelik olumlu.
- - **C** — *I'm fond of them* "hoşlanıyorum" demek. Sonraki cümleyle çelişir.
- - **D** — *Yes, I'd love some* ikram kabulüdür; üniformadan söz ediliyor, ikramdan değil.
- **Yöntem:** Görüş sorularında boşluğun **iki yanının aynı yöne bakması** gerekir. Sonraki cümle olumsuzsa boşluk da olumsuzdur. Bu tek kural bu tip soruların çoğunu çözer.
E8.2.SI1
Gençlerin günlük hayatı: metin okumak
Bu ünitenin okuma kazanımı, gençlerin düzenli etkinliklerini anlatan kısa metinleri anlamak. LGS'de bu metinler üç biçimde gelir:
**1) Günlük / blog yazısı.** Birinci tekil şahıs, geniş zaman, sıklık zarfları dolu.
**2) Anket sonucu.** *"100 teenagers were asked about their free time activities."* Ardından yüzdeler ya da bir grafik gelir.
**3) Karşılaştırma tablosu.** İki üç kişi ve neleri sevip sevmedikleri. Soru genelde "ikisi birlikte ne yapabilir" olur.
Üçüncü tip özellikle sık çıkıyor ve çözümü sabittir: **iki kişinin de listesinde geçen etkinliği bul.** Yalnız birinde geçen şık yanlıştır.
Sık geçen etkinlik ifadeleri:
| İfade | Anlamı |
|---|---|
| *hang out with friends* | arkadaşlarla takılmak |
| *do sports* | spor yapmak |
| *surf the net* | internette gezinmek |
| *play an instrument* | enstrüman çalmak |
| *go to the cinema* | sinemaya gitmek |
| *chat online* | çevrimiçi sohbet etmek |
E8.2.R1
Örnek 4 — Ortak etkinlik
Read the table.
| | Ece | Kerem |
|---|---|---|
| playing volleyball | likes | hates |
| watching films | hates | likes |
| cycling | likes | likes |
| playing the guitar | hates | likes |
**Which activity can Ece and Kerem do together?**
A) playing volleyball
B) watching films
C) cycling
D) playing the guitar
- **Doğru cevap: C**
- Kural basit: **ikisinin de sevdiği** etkinliği bul.
- - **A** — Ece *likes*, Kerem *hates*. Ortak değil.
- - **B** — Ece *hates*, Kerem *likes*. Ortak değil.
- - **C** — Ece *likes*, Kerem *likes*. **İkisi de seviyor.** ✔
- - **D** — Ece *hates*, Kerem *likes*. Ortak değil.
- **Yöntem:** Tabloda satır satır ilerle ve **iki sütunda da olumlu** olan satırı ara. Tek bir sütuna bakıp karar verirsen dört şıkkın üçü doğru görünür. Bu soru tipinde tuzak hep aynıdır: yalnız bir kişinin sevdiği etkinlik şıkka konur.
E8.2.R1
Günlük rutini anlatmak
Bu kazanım günlük etkinliklerini **basitçe betimlemek** ile ilgili. Kullanılan yapı sabit: geniş zaman + sıklık zarfı + zaman ifadesi.
> I **usually** get up at seven **in the morning**.
> I **often** hang out with my friends **at weekends**.
> I **never** watch TV **on weekdays**.
**Zaman ifadeleri** — bunlar sınavda tablo başlığı olarak da karşına çıkar:
| İfade | Anlamı |
|---|---|
| *in the morning / afternoon / evening* | sabah / öğleden sonra / akşam |
| *at night* | gece |
| *at weekends* | hafta sonları |
| *on weekdays* | hafta içi |
| *after school* | okuldan sonra |
| *twice a week* | haftada iki kez |
| *every day* | her gün |
Dikkat: *in the morning* ama *at night*. Edatlar ezberdir, kural yoktur. Bir de *twice a week* kalıbında "a" vardır (*per* anlamında): *three times **a** month*.
E8.2.SP2
Örnek 5 — Rutin cümlesi
Fill in the blank.
*Melis plays basketball twice - - - - week. She also goes swimming - - - - Sundays.*
A) a / on
B) the / in
C) a / at
D) one / on
- **Doğru cevap: A**
- İki boşluk, iki ayrı kural:
- **Birinci boşluk:** *twice ___ week* → sıklık bildiren kalıpta **a** kullanılır: *twice **a** week* (haftada iki kez), *three times **a** day*. Burada *a* "her bir" anlamındadır, *the* ya da *one* olmaz.
- **İkinci boşluk:** Günlerin önünde **on** gelir: *on Sundays*, *on Monday*, *on weekdays*. *in* aylar ve yıllar için (*in May*), *at* saatler için (*at 5 o'clock*).
- - **B** ikisinde de yanlış edat kullanıyor.
- - **C** birinci boşluğu doğru yapıyor ama günün önüne *at* koyuyor.
- - **D** *one week* der ki bu "bir hafta" demek olur, "haftada" değil.
- **Yöntem:** Çift boşluklu sorularda emin olduğun boşluktan başla. Burada *on Sundays* kesindir; bu tek bilgi B ve C'yi eler.
E8.2.SP2
Rutin paragrafı yazmak
Bu ünitenin yazma kazanımı: gençlerin düzenli etkinlikleri üzerine **kısa bir paragraf**. LGS'de paragraf yazman istenmez ama **paragrafa uymayan cümleyi bulman** ya da **paragrafı tamamlaman** istenir. O yüzden paragrafın nasıl kurulduğunu bilmelisin.
Sağlam bir rutin paragrafının üç parçası vardır:
1. **Giriş cümlesi** — konuyu tanıtır: *I have a busy week.*
2. **Gelişme** — sıklık zarfları ve zaman ifadeleriyle örnekler: *On weekdays I usually...*
3. **Kapanış** — genel bir değerlendirme: *I really enjoy my routine.*
Cümleleri birbirine bağlayan sözcükler:
| Bağlaç | İşlevi |
|---|---|
| **and** | ekleme |
| **also** | ayrıca ekleme |
| **but** | zıtlık |
| **however** | zıtlık (daha resmî) |
| **because** | sebep |
| **so** | sonuç |
Paragraf sorularında en çok işine yarayacak olan **konu birliği** fikridir: paragrafın bütün cümleleri aynı konudan söz eder. Konudan sapan cümle "paragrafa uymayan cümledir".
E8.2.W1
Örnek 6 — Paragrafa uymayan cümle
Read the paragraph.
*(I) I have a busy but enjoyable week. (II) On weekdays, I usually do my homework right after school. (III) My father works at a bank in the city centre. (IV) At weekends, I often go cycling with my friends.*
**Which sentence does NOT belong to the paragraph?**
A) I
B) II
C) III
D) IV
- **Doğru cevap: C**
- Paragrafın konusunu bir cümlede söyle: **yazarın kendi haftalık rutini**.
- - **I** — Konuyu tanıtıyor: *"I have a busy but enjoyable week."* Giriş cümlesi.
- - **II** — Hafta içi rutini. Konuya ait.
- - **III** — *"My father works at a bank."* Bu **babanın işi**, yazarın rutini değil. Konudan sapıyor. ✔
- - **IV** — Hafta sonu rutini. Konuya ait.
- **Yöntem:** "Paragrafa uymayan cümle" sorularında önce paragrafın **öznesini** belirle. Burada özne *I* (yazar). Öznesi değişen cümle (*My father...*) neredeyse her zaman cevaptır. Sözcükler tanıdık geldiği için (*works*, *bank*) cümle uyumlu sanılabilir; ölçüt sözcük değil, **konu**.
E8.2.W1
LGS'de bu temadan ne çıkar?
Gençlik teması LGS'de en çok soru gelen İngilizce temalarından biri, çünkü hem sözcük hem tablo okuma ölçmeye elverişli. Çıkan tipler:
**1) Karşılaştırma tablosu.** İki kişi, birkaç etkinlik. "Birlikte ne yapabilirler" ya da "hangisi doğrudur". Çözüm: iki sütunda da olumlu olan satır.
**2) Anket / grafik.** Yüzdeli daire grafik ya da çubuk grafik. Burada İngilizce kolaydır, dikkat sayılarda ölçülür.
**3) Diyalog tamamlama.** Görüş bildirme kalıpları. Boşluğun iki yanı aynı yöne bakmalı.
**4) Paragrafa uymayan cümle.** Konu birliği ölçülür.
Bu temadaki sözcükleri bilmek şart: *terrific*, *ridiculous*, *unbearable*, *impressive*, *trendy* gibi görüş sıfatları doğrudan şıklara konuyor. Anlamını bilmezsen tabloyu okumak işe yaramaz.
Tuzak 1: Eş anlamlıyı tanımamak
Bu temanın en sinsi tuzağı şu: **tabloda bir sözcük, şıkta eş anlamlısı** kullanılır.
| Tabloda | Şıkta |
|---|---|
| *likes* | *enjoys*, *is fond of*, *is keen on* |
| *hates* | *can't stand*, *dislikes* |
| *rarely* | *seldom*, *hardly ever* |
| *often* | *frequently* |
Öğrenci tabloda *is keen on* görüp şıkta *likes* arayınca "böyle bir şey yok" diye o şıkkı eliyor ve yanlış cevaba gidiyor.
**Ne yap:** Sözcükleri tek tek değil **grup hâlinde** ezberle. Üç grup yeter:
- **Sever grubu:** like, love, enjoy, be fond of, be keen on, be crazy about
- **Sevmez grubu:** dislike, hate, can't stand
- **Nadiren grubu:** rarely, seldom, hardly ever
Şıkkı okurken "bu hangi gruba giriyor" diye sor, sözcüğün kendisini arama.
Tuzak 2: İki bilgiyi birleştiren şık
İkinci tuzak metin sorularında karşına çıkar: şık, metindeki **iki ayrı cümleden** parçalar alıp yeni ve yanlış bir cümle kurar.
Metin: *"I listen to music every day. I never listen to pop music."*
Tuzak şık: *"She listens to pop music every day."*
Şıktaki her sözcük metinde geçiyor — *listens*, *pop music*, *every day*. Hızlı okuyan öğrenci tanıdık sözcükleri görüp işaretliyor. Ama bu sözcükler metinde **aynı cümlede** değil; biri birinci cümleden, öteki ikinciden geliyor ve ikisi birleşince metnin tam tersi bir anlam çıkıyor.
**Ne yap:** Bir şıkkı doğru saymadan önce, o şıkkın **tek bir cümleye** dayandığını doğrula. Metinde parmağınla o cümleyi göster. Gösteremiyorsan şık yanlıştır.
Bu tuzak yalnız İngilizce'de değil, Türkçe paragraf sorularında da aynı biçimde kullanılıyor.
Bu üniteden aklında kalması gerekenler
**Sevme / sevmeme / tercih**
- *love > like = enjoy = be fond of = be keen on > dislike > hate = can't stand*
- Hepsinden sonra fiil **-ing** alır: *enjoy going*, *prefer reading*
- Tek istisna: *would like **to** go*
**Sıklık zarfları**
- *always > usually > often > sometimes > rarely = seldom > never*
- Normal fiilden **önce**, *be* fiilinden **sonra**
- *never* zaten olumsuzdur, ayrıca *not* almaz
**Görüş**
- Sorma: *What do you think about...?*
- Bildirme: *I think...*, *In my opinion...*, *To be honest...*
- Olumlu: *terrific*, *impressive*, *trendy* · Olumsuz: *ridiculous*, *unbearable*
**Zaman edatları**
- *in* the morning · *at* night · *on* Sundays · *twice **a** week*
**İki tuzak**
1. Tabloda *is keen on*, şıkta *likes* — eş anlamlıları grup hâlinde bil.
2. İki ayrı cümleden parça toplayan şık — her şıkkı **tek bir cümleye** dayandır.