Natural Forces / Doğal Afetler

İngilizce · 8. Sınıf · 7 kazanım · 22 soru

Önce şunu tazele

Başlamadan önce şunlar elinde olsun

Bu, 8. sınıf İngilizce programının **son ünitesi**: doğal olaylar, afetler ve geleceğe dair tahminler. LGS'de bu temadan gelen sorular az sayıdadır — çünkü konu yılın sonuna denk gelir ve örnek sınavların çoğu daha erken aylarda hazırlanır. Ama sınavın kendisi tüm üniteleri kapsar, o yüzden atlanmamalı.

Girmeden önce iki şey:

**1) will ile gelecek.** Dördüncü ünitede *will*'i anlık karar için görmüştük. Burada **tahmin** için kullanılıyor: *I think there **will** be serious droughts.*

**2) Sekizinci üniteden should / must.** Çözüm önerirken yeniden karşına çıkacak: *We **should** stop wasting water.*

Bu ünitenin sözcükleri afet adlarından oluşuyor ve çoğu Türkçeye de girmiş: *tsunami*, *tornado*, *hurricane*, *erosion*. Ama bazılarının Türkçesi farklı: *drought* (kuraklık), *flood* (sel), *landslide* (heyelan), *avalanche* (çığ). Bunlar ezber gerektiriyor.

Anlatım

Gelecek tahmini: will

Bu ünitenin dilbilgisi çekirdeği **tahmin** bildirmek.

> I think we **will have** water shortage in the future.
> I think there **will be** serious droughts.
> There **won't be** enough water.
> There **will be** a lot of rain in the future.

Yapı: **will + yalın fiil** (olumsuzu: *won't* = *will not*)

Tahmin cümleleri neredeyse her zaman bir **görüş kalıbıyla** başlar:

| Kalıp | Anlamı |
|---|---|
| *I think...* | Bence... |
| *I believe...* | İnanıyorum ki... |
| *I guess...* | Sanırım... |
| *I'm sure...* | Eminim ki... |
| *Perhaps / Maybe...* | Belki... |

**there will be** kalıbına özellikle dikkat: "olacak" anlamında var oluş bildirir.

- *There **will be** a lot of rain.* (Çok yağmur olacak.)
- *There **won't be** enough water.* (Yeterli su olmayacak.)

Soru biçimi:
> **Do you think there will be** a water shortage?
> —Yes, I think so. / —No, I don't think so.

*I think so* ve *I don't think so* kısa cevaplardır; tüm cümleyi tekrar etmeye gerek kalmaz.

E8.10.SP1

Çözümlü örnek

Örnek 1 — Tahmin cümlesi

Complete the dialogue.

**Emir :** Do you think there will be more floods in the future?
**Nil :** - - - - The climate is changing very fast.

A) Yes, there was.
B) Yes, I think so.
C) No, there aren't.
D) Yes, I did.

  1. **Doğru cevap: B**
  2. Soruya bak: *"Do you think there **will** be...?"* — bu bir **gelecek tahmini** sorusu. Cevabın da geleceğe ve *think* fiiline uyması gerekir.
  3. Sonraki cümle: *"The climate is changing very fast."* → Nil, sel olacağını **destekleyen** bir sebep veriyor. Yani cevabı **olumlu**.
  4. - **A (Yes, there was)** — Geçmiş zaman; soru geleceği soruyor.
  5. - **B (Yes, I think so)** — *Do you think...?* sorusunun standart olumlu kısa cevabı. **Doğru.**
  6. - **C (No, there aren't)** — Hem olumsuz (sonraki cümleyle çelişir) hem geniş zaman.
  7. - **D (Yes, I did)** — *did* geçmiş zaman yardımcı fiili; soruda *do you think* var.
  8. **Yöntem:** Kısa cevaplarda **sorudaki yardımcı fiili** kullan. *Do you think...?* → *Yes, I think so / No, I don't think so*. Ayrıca boşluktan sonraki gerekçe cümlesi, cevabın olumlu mu olumsuz mu olacağını söyler.

E8.10.SP1

Anlatım

Afet sözcükleri

MEB'in bu ünite için belirlediği sözcük listesi. Çoğu doğrudan afet adı:

| Sözcük | Anlamı |
|---|---|
| **earthquake** | deprem |
| **flood** | sel |
| **drought** | kuraklık |
| **landslide** | heyelan, toprak kayması |
| **avalanche** | çığ |
| **tornado** | hortum |
| **hurricane** | kasırga |
| **tsunami** | tsunami |
| **volcano** | yanardağ |
| **erosion** | erozyon |
| **disaster** | felaket, afet |
| **global warming** | küresel ısınma |

Fiiller ve diğerleri:

| Sözcük | Anlamı |
|---|---|
| **melt** | erimek |
| **suffer** | acı çekmek, zarar görmek |
| **survivor** | hayatta kalan |

Çoğul biçimlerine dikkat: *volcano → volcano**es***, *tornado → tornado**es***. Sonu *-o* ile biten bu iki sözcük *-es* alır.

Karışan iki çift:

- **flood** (sel — su baskını) ile **drought** (kuraklık — susuzluk). Tam zıt anlamlı; sınav ikisini birbirinin yerine koyar.
- **landslide** (heyelan — toprak) ile **avalanche** (çığ — kar). İkisi de kayma ama malzeme farklı.

E8.10.L1

Çözümlü örnek

Örnek 2 — Hangi afet?

Read the news.

*"It hasn't rained in this region for eight months. The rivers are drying up and farmers cannot grow their crops."*

**Which natural disaster is described in the news?**

A) A flood
B) A drought
C) An avalanche
D) An earthquake

  1. **Doğru cevap: B**
  2. Metindeki üç ipucunu topla:
  3. 1. *"It hasn't rained ... for eight months"* → sekiz aydır yağmur yok.
  4. 2. *"The rivers are drying up"* → nehirler kuruyor.
  5. 3. *"farmers cannot grow their crops"* → çiftçiler ekin yetiştiremiyor.
  6. Üçü de **su yokluğuna** işaret ediyor: **drought** (kuraklık).
  7. - **A (flood)** — Sel su **fazlalığıdır**; metin tam tersini anlatıyor.
  8. - **B (drought)** — **Doğru.**
  9. - **C (avalanche)** — Çığ; kar ve dağ gerekir, metinde ikisi de yok.
  10. - **D (earthquake)** — Deprem; yer sarsıntısı, hasar, bina gibi işaretler gerekir, metinde yok.
  11. **Yöntem:** Afet sorularında metindeki **sonuçlara** bak, afet adına değil (zaten adı verilmez). Kuru nehir + yağmursuzluk + tarım zararı = kuraklık. Yıkılan bina + sarsıntı = deprem. Yükselen su + tahliye = sel.

E8.10.L1

Anlatım

Sebep ve sonuç zinciri

Bu ünitenin ikinci ayağı: tahminlerini **gerekçelendirmek**. Yani "böyle olacak, çünkü..." demek.

> I think we will have water shortage in the future **because** we waste too much water.
> **So** we should stop wasting water sources.
> I think there will be serious droughts. **So** schools should educate students to use less water.

Bu ünitede sebep–sonuç zinciri genelde üç halkalıdır:

**davranış** → **sonuç** → **çözüm önerisi**

> *People cut too many trees* (davranış) → *so there will be more landslides* (sonuç) → *we should plant new trees* (çözüm).

Bağlaçlar:

| Bağlaç | İşlevi | Sıra |
|---|---|---|
| **because** | sebep | sonuç + *because* + sebep |
| **so** | sonuç | sebep + *so* + sonuç |
| **as a result** | sonuç | ayrı cümle başında |
| **that's why** | bu yüzden | sebep + *that's why* + sonuç |
| **due to / because of** | ...yüzünden | + **isim** |

Son satır önemli: **because** bir **cümle** alır, **because of** bir **isim** alır.

- ✔ *because we waste water* (cümle)
- ✔ *because of water waste* (isim)
- ✘ ~~because of we waste water~~

E8.10.SP2

Çözümlü örnek

Örnek 3 — because mı because of mu?

Complete the sentences.

*Many villages were flooded - - - - the heavy rain. The roads were closed - - - - the water level rose very quickly.*

A) because / because of
B) because of / because
C) because / because
D) because of / because of

  1. **Doğru cevap: B**
  2. İki boşluk, iki farklı yapı:
  3. **Birinci boşluk:** *___ the heavy rain* → sonrasında **isim öbeği** var (*the heavy rain*), fiil yok. İsimden önce **because of** gelir.
  4. **İkinci boşluk:** *___ the water level rose very quickly* → sonrasında **tam bir cümle** var (özne *the water level* + fiil *rose*). Cümleden önce **because** gelir.
  5. - **A** — İkisi de ters.
  6. - **B** — *because of* + isim, *because* + cümle. **Doğru.**
  7. - **C** — Birinci boşlukta *because the heavy rain* olur; fiil olmadığı için cümle kurulmaz.
  8. - **D** — İkinci boşlukta *because of the water level rose* olur; *because of*'tan sonra cümle gelmez.
  9. **Yöntem:** Boşluktan sonrasına bak ve tek soru sor: **fiil var mı?**
  10. - Fiil **varsa** (tam cümle) → **because**
  11. - Fiil **yoksa** (yalnız isim) → **because of** ya da **due to**

E8.10.SP2

Anlatım

Dünyanın geleceği üzerine konuşmak

Bu kazanım dünyanın geleceğine dair tahminler üzerine **konuşmakla** ilgili. LGS'de diyalog tamamlama sorusu olarak gelir.

Tipik diyalog:

> **A: Do you think** there will be a water shortage?
> **B: Yes.** There won't be enough water.
> **A:** Really? **Why do you think so?**
> **B: Because** we waste too much water. **So** we should be more careful.

Bu üçlü yapı (tahmin → gerekçe → çözüm) neredeyse her metinde var.

Sık geçen gelecek konuları:

| Konu | İngilizcesi |
|---|---|
| su kıtlığı | *water shortage* |
| küresel ısınma | *global warming* |
| buzulların erimesi | *melting glaciers* |
| ormansızlaşma | *deforestation* |
| hava kirliliği | *air pollution* |
| yenilenebilir enerji | *renewable energy* |
| geri dönüşüm | *recycling* |

**deforestation** sözcüğü LGS örnek sınavlarında geçmiş bir sözcüktür: *de-* (ters çevirme) + *forest* (orman) + *-ation* (işlem) = ormanların yok edilmesi. Sözcüğün parçalarını tanımak, hiç görmemiş olsan da anlamı çıkarmanı sağlar.

E8.10.SI1

Çözümlü örnek

Örnek 4 — Gerekçe isteme

Complete the dialogue.

**Zeynep :** I think there will be more forest fires in the future.
**Kaan :** - - - -
**Zeynep :** Because the summers are getting hotter and drier every year.

A) Why do you think so?
B) When did it happen?
C) Where is the forest?
D) How many trees are there?

  1. **Doğru cevap: A**
  2. Boşluktan sonraki cümleye bak: *"**Because** the summers are getting hotter and drier."* Bu bir **gerekçedir**. Gerekçe ancak biri **sebep sorduysa** verilir.
  3. - **A (Why do you think so?)** — "Neden böyle düşünüyorsun?" Tam olarak sebep sorar; cevabı *Because...* ile başlar. **Doğru.**
  4. - **B (When did it happen?)** — Geçmişte ne zaman olduğunu sorar; ama Zeynep **gelecek** hakkında konuşuyor, olmuş bir olay yok.
  5. - **C (Where is the forest?)** — Yer sorar; cevap *Because...* ile başlamazdı.
  6. - **D (How many trees...?)** — Sayı sorar; yine *Because* ile cevaplanmaz.
  7. **Yöntem:** *Because* ile başlayan bir cevap gördüğünde, öncesindeki soru neredeyse her zaman **Why**'dır. Soru sözcüğü ile cevabın biçimi bir çift oluşturur: *Why → Because*, *When → tarih/zaman*, *Where → yer*, *How many → sayı*.

E8.10.SI1

Anlatım

Çözüm önermek: should ve must

Tahmin ve gerekçenin ardından üçüncü halka: **çözüm**. Bu ünitede çözümler *should* ve *must* ile söylenir.

> **So we should/must stop** wasting water sources.
> Schools **should educate** students to use less water.
> We **must protect** our forests.
> People **shouldn't cut** trees.

Sekizinci ünitedeki kural burada da geçerli: *should* ve *must*'tan sonra **yalın fiil** gelir.

Çözüm cümlelerinde sık geçen fiiller:

| Fiil | Anlamı |
|---|---|
| **protect** | korumak |
| **save** | tasarruf etmek, kurtarmak |
| **reduce** | azaltmak |
| **recycle** | geri dönüştürmek |
| **plant** | dikmek (ağaç) |
| **waste** | israf etmek |
| **pollute** | kirletmek |
| **educate** | eğitmek |

*save* iki anlamlıdır ve ikisi de bu ünitede geçer: *save water* (su tasarrufu yapmak) ve *save lives* (hayat kurtarmak).

Bir de olumsuz öneri var: **shouldn't** = ...memeli. *We **shouldn't** waste water.* Bu, *should save water* ile aynı şeyi söyler; sınav ikisini birbirinin yerine koyabilir.

E8.10.SI2

Çözümlü örnek

Örnek 5 — Uygun çözüm

Read the problem.

*"Every year, thousands of trees are cut down in our region. As a result, we have more landslides and less rain."*

**Which of the following is the most suitable solution?**

A) We should build more factories.
B) We should plant new trees and protect the forests.
C) We should use more water every day.
D) We shouldn't go to the forests at all.

  1. **Doğru cevap: B**
  2. Sorunu ve sonucunu ayır:
  3. - **Sorun:** Her yıl binlerce ağaç kesiliyor.
  4. - **Sonuç:** Daha çok heyelan, daha az yağmur.
  5. Çözüm, doğrudan **soruna** yönelmeli: ağaç kesimi.
  6. - **A** — Fabrika kurmak sorunu çözmez, muhtemelen artırır. Metinle ilgisiz.
  7. - **B** — Yeni ağaç dikmek ve ormanları korumak, kesim sorununun tam karşılığı. **Doğru.**
  8. - **C** — Su kullanımı bu metnin sorunu değil; üstelik "daha çok su kullanalım" mantıksız bir çözüm.
  9. - **D** — Ormana hiç gitmemek ağaç kesimini durdurmaz; sorun ziyaret değil, kesim. Konuya yakın görünen ama işe yaramayan bir öneri.
  10. **Yöntem:** Çözüm sorularında şıkkı **sorunla** eşle, sonuçla değil. Buradaki sorun "ağaç kesimi"dir; doğru çözüm o fiilin tersini yapar (*cut* → *plant*, *protect*). D şıkkı bu tip soruların klasik tuzağıdır: konuyla ilgili görünür ama sorunun sebebine dokunmaz.

E8.10.SI2

Anlatım

Haber ve afet metni okumak

Bu ünitenin okuma kazanımı: doğal olaylarla ilgili basit metinlerde **belirli bilgiyi** bulmak. LGS'de metin genelde bir **haber**, **afiş** ya da **bilgilendirme metni** olur.

Tipik bir haber metni:

> *"A strong earthquake hit the eastern part of the country yesterday morning. According to officials, more than 200 buildings were damaged. Fortunately, there were no deaths. Rescue teams are still working in the area."*

Bu metinden çıkarılacak bilgiler: ne oldu, nerede, ne zaman, sonuç ne, şimdi ne yapılıyor.

Haber metinlerinin sabit ifadeleri:

| İfade | Anlamı |
|---|---|
| **hit / strike** | vurmak (afet için) |
| **according to** | ...e göre |
| **officials** | yetkililer |
| **damaged** | hasar gördü |
| **destroyed** | yıkıldı |
| **rescue team** | kurtarma ekibi |
| **fortunately / unfortunately** | neyse ki / ne yazık ki |
| **survivors** | hayatta kalanlar |

**fortunately** ve **unfortunately** özellikle önemli: cümlenin olumlu mu olumsuz mu olduğunu bir sözcükte söylerler. *Fortunately, there were no deaths* → iyi haber.

Bir de **damaged** ile **destroyed** ayrımı var: *damaged* hasarlı ama ayakta, *destroyed* tamamen yıkılmış.

E8.10.R1

Çözümlü örnek

Örnek 6 — Haber metni

Read the news.

*"A flood hit the southern region after three days of heavy rain. According to officials, 40 houses were damaged and two bridges were destroyed. Fortunately, all the villagers left their homes before the flood, so there were no injuries. Rescue teams are bringing food and water to the area."*

**Which of the following is CORRECT according to the news?**

A) The bridges were only slightly damaged.
B) Some villagers were injured in the flood.
C) The villagers left their homes before the flood.
D) The rain lasted for three weeks.

  1. **Doğru cevap: C**
  2. Metindeki bilgileri tek tek çıkar:
  3. 1. *"after three days of heavy rain"* → üç **gün** yağmur.
  4. 2. *"40 houses were **damaged**"* → evler hasarlı.
  5. 3. *"two bridges were **destroyed**"* → köprüler **tamamen yıkıldı**.
  6. 4. *"all the villagers **left** their homes **before** the flood"* → önceden tahliye.
  7. 5. *"there were **no injuries**"* → yaralı yok.
  8. Şıklar:
  9. - **A** — Köprüler *destroyed* (yıkıldı), *slightly damaged* (hafif hasarlı) değil. İki sözcüğün farkı burada sorulmuş. **Yanlış.**
  10. - **B** — *"there were no injuries"* diyor. **Yanlış.**
  11. - **C** — Metinde aynen var. **Doğru.**
  12. - **D** — Üç **gün**, üç hafta değil. **Yanlış.**
  13. **Yöntem:** Haber metinlerinde iki ayrıntı sürekli tuzak olur: **damaged / destroyed** farkı ve **zaman birimleri** (gün/hafta/ay). Şıkkı okurken bu iki noktayı metinle harfi harfine karşılaştır.

E8.10.R1

Anlatım

Sebep-sonuç paragrafı yazmak

Bu ünitenin — ve programın — son yazma kazanımı: doğal olayların **nedenleri ve sonuçları** üzerine kısa bir paragraf.

Paragraf iskeleti:

1. **Giriş:** konuyu tanıt — *Global warming is one of the biggest problems of our time.*
2. **Neden:** *It happens because we burn too much coal and oil.*
3. **Sonuç:** *As a result, glaciers are melting and sea levels are rising.*
4. **Çözüm:** *We should use renewable energy and plant more trees.*
5. **Kapanış:** *If we act now, we can protect our planet.*

Bu iskelet "neden–sonuç–çözüm" paragrafının standart hâlidir ve Türkçe kompozisyonda da aynıdır.

Kapanış cümlesinde sık kullanılan bir yapı var: **if** ile koşul.

> **If** we act now, we **can** protect our planet.
> **If** we don't stop, there **will be** more disasters.

Yapı: *If + geniş zaman*, *will / can + yalın fiil*. Dikkat: *if* cümlesinde **will kullanılmaz**.

- ✔ *If we **waste** water, there **will be** a shortage.*
- ✘ ~~If we will waste water...~~

Bu kural LGS'de doğrudan sorulabilir.

E8.10.W1

Çözümlü örnek

Örnek 7 — Koşul cümlesi

Complete the sentence.

*If we - - - - using plastic bags, the seas - - - - cleaner.*

A) will stop / will be
B) stop / will be
C) stop / are
D) will stop / are

  1. **Doğru cevap: B**
  2. Koşul cümlesinin kuralı: **If + geniş zaman**, **will + yalın fiil**.
  3. **Birinci boşluk:** *if* cümlesinin içinde. Burada **will kullanılmaz**, geniş zaman gelir: **stop**.
  4. **İkinci boşluk:** Ana cümle, gelecekteki sonucu anlatır: **will be**.
  5. - **A** — *If we will stop* — *if* cümlesinde *will* olmaz.
  6. - **B** — *If we stop ..., the seas will be cleaner.* **Doğru.**
  7. - **C** — İkinci boşlukta *are* var; koşulun sonucu gelecekte, geniş zaman değil.
  8. - **D** — Her iki boşluk da yanlış.
  9. **Yöntem:** Koşul cümlelerinde iki yarıyı ayır ve kuralı uygula: *if* tarafına **geniş zaman**, öteki tarafa **will**. Ezber cümlesi: *"If it **rains**, I **will** stay home."* Bu cümleyi hatırlarsan hangi tarafa ne geleceğini karıştırmazsın.

E8.10.W1

İpucu

LGS'de bu temadan ne çıkar?

Doğal afetler teması, programın son ünitesi olduğu için LGS örnek sınavlarında **en az temsil edilen** temadır. Arşivdeki soruların dağılımına bakınca bu tema diğerlerinin çok altında kalıyor. Ama gerçek sınav bütün üniteleri kapsar, üstelik son yılların örnek sorularında çevre konuları (ormansızlaşma, küresel ısınma) belirgin biçimde artıyor.

Çıkan tipler:

**1) Afet tanıma.** Bir haber ya da metin verilir, hangi afetin anlatıldığı sorulur. Sonuçlardan çıkarılır.

**2) Sebep–sonuç bağlacı.** *because / because of / so / as a result* seçimi.

**3) Tahmin ve çözüm.** *will* ile tahmin, *should* ile çözüm.

**4) Afiş / bilinçlendirme metni.** *"STOP DEFORESTATION!"* gibi bir afiş ve içeriğine dair soru.

Bu ünitenin sözcükleri diğerlerine göre daha kolay ezberlenir, çünkü çoğu Türkçeye de girmiş. Asıl çalışılması gereken yer **bağlaçlar**: *because* ile *because of* ayrımı ve koşul cümlesindeki *will* yasağı.

Sık yapılan hata

Tuzak 1: because ile because of

Bu ünitenin en sık sorulan dilbilgisi noktası ve en sık yapılan hata.

| Yapı | Sonrası | Örnek |
|---|---|---|
| **because** | tam cümle (özne + fiil) | *because it **rained** a lot* |
| **because of** | isim / isim öbeği | *because of the **heavy rain*** |
| **due to** | isim / isim öbeği | *due to the **flood*** |

Yanlış kullanımlar:

- ✘ ~~because of it rained a lot~~ (isim yerine cümle)
- ✘ ~~because the heavy rain~~ (cümle yerine isim)

Türkçede ikisi de "yüzünden / çünkü" ile karşılandığı için ayrım kayboluyor.

Aynı ayrım *so* ile *as a result* arasında da var ama orada sorun yok; ikisi de sonuç bildirir ve ikisinden sonra da cümle gelir.

**Ne yap:** Boşluktan sonraki kısımda **çekimli fiil** ara.

- Fiil varsa → **because**
- Fiil yoksa, yalnız isim varsa → **because of** / **due to**

Bu tek kontrol soruyu iki saniyede çözer. Aynı mantık *despite* (isim) ile *although* (cümle) ikilisinde de işler.

Sık yapılan hata

Tuzak 2: if cümlesine will koymak

İkinci tuzak koşul cümlelerinde ve öğrencilerin yarısı buna takılıyor.

Kural: **if cümlesinin içinde will kullanılmaz.**

| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| ~~If it **will** rain, we will stay home.~~ | If it **rains**, we **will** stay home. |
| ~~If we **won't** stop, there will be disasters.~~ | If we **don't** stop, there **will be** disasters. |

Sebep açık: Türkçede "yağarsa" derken gelecek anlamı var, bu yüzden İngilizcede de *will* koyma isteği doğuyor. Ama İngilizce koşul cümlesinde gelecek anlamı **geniş zamanla** verilir.

Cümlenin iki yarısını ayır:

> **If** we waste water *(koşul → geniş zaman)*, there **will be** a shortage *(sonuç → will)*.

İki yarının yeri değişebilir, kural değişmez:

> There **will be** a shortage **if** we **waste** water.

Yani *will*, *if*'in olmadığı tarafta durur.

**Ne yap:** Bir koşul sorusunda önce **if**'i bul, o yarıyı işaretle. O yarıya asla *will* koyma. Ezber cümlesi: *"If it **rains**, I **will** take an umbrella."*

Özet

Bu üniteden aklında kalması gerekenler

**Tahmin**
- *will + yalın fiil* · olumsuz *won't*
- *There will be...* / *There won't be...*
- Görüş kalıbıyla başlar: *I think / believe / guess / I'm sure...*
- Kısa cevap: *Yes, I think so.* / *No, I don't think so.*

**Sebep–sonuç**
- **because** + **cümle** · **because of / due to** + **isim**
- *so*, *as a result*, *that's why* → sonuç
- Zincir: davranış → sonuç → çözüm

**Çözüm**
- *should / must / shouldn't* + **yalın fiil**
- Fiiller: *protect, save, reduce, recycle, plant, waste, pollute, educate*

**Koşul**
- *If + geniş zaman*, *will + yalın fiil*
- *if* cümlesinde **will yok**: *If it **rains**, I **will** stay home.*

**Afetler**
- *earthquake, flood* (sel) ≠ *drought* (kuraklık), *landslide* (heyelan) ≠ *avalanche* (çığ)
- *tornado**es***, *volcano**es*** · *erosion, global warming, disaster*
- *melt, suffer, survivor*

**Haber metni**
- *damaged* (hasarlı) ≠ *destroyed* (yıkıldı)
- *fortunately / unfortunately* cümlenin yönünü verir

**İki tuzak**
1. *because* (cümle) ile *because of* (isim).
2. *if* cümlesine *will* koymak.