In the Kitchen / Yemek Pişirme
Başlamadan önce şunlar elinde olsun
Bu ünite mutfak üzerine: bir yemeğin **nasıl yapıldığını** anlatmak, tarif okumak ve tat sözcüklerini kullanmak. LGS'de bu temadan gelen sorular çoğunlukla **tarif sıralaması** ya da **bilinmeyen sözcüğü tahmin etme** biçiminde olur.
Girmeden önce iki şey:
**1) Emir kipi (imperative).** Tarifler emir kipiyle yazılır: özne yok, fiil yalın hâlde başlar. *Put the oil in the pan.* *Add some salt.* *Don't use cold water.* Türkçedeki "koy, ekle, karıştır" ile aynı.
**2) some / any ve sayılamayan isimler.** *some salt*, *some milk*, *two eggs*. Un, yağ, tuz, süt gibi maddeler **sayılamaz**; önlerine sayı gelmez, *some* ya da ölçü birimi gelir: *a cup of flour*, *two spoons of oil*.
Bu ikisi tamamsa devam et. Tarif metinlerinin tamamı bu iki yapının üstüne kurulu.
Süreç anlatmanın sıra sözcükleri
Bir işin nasıl yapıldığını anlatırken adımları **sıra sözcükleriyle** bağlarız. LGS'de en çok sorulan şey bu sözcüklerin sırasıdır.
> It's easy to make an omelette. Let me tell you how to make one.
> **First**, put some oil into a pan and heat it.
> **Second / Then**, mix two eggs in a bowl.
> **After that**, add some salt and cheese.
> **Finally**, pour the mixture into the hot pan.
Sıra sözcükleri ve yerleri:
| Sözcük | Anlamı | Yeri |
|---|---|---|
| **First / First of all** | önce, ilk olarak | yalnız başta |
| **Second / Next / Then** | sonra | ortada |
| **After that** | ondan sonra | ortada |
| **While** | ...irken | ortada (iki iş aynı anda) |
| **Finally / Lastly / In the end** | son olarak | yalnız sonda |
İki sözcük yeri sabittir ve sınav bunu kullanır: **First** yalnız ilk adımda, **Finally** yalnız son adımda olur. Bir sıralama sorusunda *Finally* ile başlayan seçeneği görür görmez eleyebilirsin.
Giriş cümlesi kalıpları: *Let me tell you how to make...*, *It's easy to make...*, *Here is the recipe for...*
E8.3.SP1
Örnek 1 — Tarifi sıraya dizmek
Put the steps of making Turkish tea in the correct order.
**I.** Finally, pour the tea into glasses and add hot water.
**II.** First, boil some water in the lower pot.
**III.** Then, put the tea leaves into the upper pot.
**IV.** After that, wait for about 15 minutes.
A) II - III - IV - I
B) II - IV - III - I
C) III - II - I - IV
D) I - II - III - IV
- **Doğru cevap: A**
- Sıra sözcüklerinin kendisi cevabı veriyor:
- 1. **II** — *First* ile başlıyor. İlk adım budur.
- 2. **III** — *Then* ortada gelir.
- 3. **IV** — *After that* ortada gelir; ayrıca "15 dakika bekle" adımı, çayı demlemek için yaprakları koyduktan **sonra** olur.
- 4. **I** — *Finally* ile başlıyor. Son adım budur.
- Sıra: **II - III - IV - I**
- - **C** ve **D** *Finally* ya da *First* içeren cümleyi yanlış yere koyuyor; sıra sözcüğüne bakarak ikisini de bir bakışta eleyebilirsin.
- - **B** *Then* ile *After that*'in yerini değiştiriyor. Bu durumda "15 dakika bekle" adımı, çay yapraklarını koymadan önce gelirdi — mantıksız.
- **Yöntem:** Sıralama sorularında önce **First** ve **Finally** taşıyan cümleleri yerleştir. Bu iki cümle çoğu zaman iki üç şıkkı eler; geriye kalanlar arasında mantık sırasına bakarsın.
E8.3.SP1
Mutfak fiilleri ve araçları
Tarif okuyabilmek için mutfak fiillerini tanımak gerekiyor. MEB'in bu ünite için verdiği liste:
| Fiil | Anlamı |
|---|---|
| **bake** | fırında pişirmek |
| **boil** | kaynatmak / haşlamak |
| **chop** | (iri iri) doğramak |
| **slice** | dilimlemek |
| **peel** | soymak (kabuğunu) |
| **fry** | kızartmak |
| **mix** | karıştırmak |
| **pour** | dökmek |
| **add** | eklemek |
| **heat** | ısıtmak |
Aralarındaki ince farklar sınavda sorulur:
- **chop** iri parçalara ayırır, **slice** ince dilimler çıkarır. Soğan *chop* edilir, ekmek *slice* edilir.
- **boil** suda pişirir, **fry** yağda kızartır, **bake** fırında pişirir. Üçü de "pişirmek" ama araçları farklıdır.
**Mutfak araçları:** *knife* (bıçak), *spoon* (kaşık), *fork* (çatal), *pan* (tava), *pot* (tencere), *plate* (tabak), *bowl* (kâse), *oven* (fırın).
**Malzemeler:** *flour* (un), *oil* (yağ), *ingredients* (malzemeler), *meal* (öğün, yemek).
E8.3.L1
Örnek 2 — Hangi araç?
Read the recipe step.
*"Peel the potatoes and - - - - them into small pieces. Then put them into the hot oil."*
**Which word best completes the sentence?**
A) boil
B) chop
C) pour
D) bake
- **Doğru cevap: B**
- Cümledeki ipuçlarını topla:
- - *"into small pieces"* → küçük parçalara ayırma işi. Bu **kesme** fiilidir.
- - Sonraki cümle: *"put them into the hot oil"* → kızgın yağa atılacak, yani önce doğranmış olmalı.
- - **A (boil)** kaynatmak; "küçük parçalara kaynatmak" diye bir şey yok.
- - **B (chop)** doğramak. *chop into small pieces* yerleşik bir kullanımdır. **Doğru.**
- - **C (pour)** dökmek; sıvılar için kullanılır, patates dökülmez.
- - **D (bake)** fırında pişirmek; ama sonraki adım yağa atmak, fırın değil.
- **Yöntem:** Boşluk doldurma sorularında **boşluktan sonraki sözcük öbeği** genelde cevabı verir. Burada *into small pieces* kesme fiili istiyor; dördünden yalnız biri kesme fiili.
E8.3.L1
Bilinmeyen sözcüğü metinden tahmin etmek
Bu ünitenin kendine özgü bir kazanımı var: **bilmediğin sözcüğün anlamını metinden çıkarmak**. LGS'de doğrudan sorulur ve aslında bir sınav becerisi kadar hayat becerisidir.
Üç ipucu türü işine yarar:
**1) Tanım ipucu.** Sözcük metinde açıklanır.
> *Add some **saffron**, a yellow spice that gives colour to the rice.*
> (Virgülden sonrası zaten anlamı söylüyor: sarı bir baharat.)
**2) Örnek ipucu.** Yanında örnekler sıralanır.
> *Use **utensils** such as spoons, forks and knives.*
> (Örnekler mutfak araçları; demek ki *utensils* = mutfak gereçleri.)
**3) Zıtlık ipucu.** *but*, *however*, *unlike* gibi bağlaçlarla karşıtı verilir.
> *The soup was not salty; it was quite **bland**.*
> (Tuzlu değildi → *bland* = tatsız, yavan.)
**Tat sözcükleri** bu ünitenin sözcük listesinde:
| Sözcük | Anlamı |
|---|---|
| **tasty** | lezzetli |
| **salty** | tuzlu |
| **sour** | ekşi |
| **bitter** | acı (kahve gibi) |
| **spicy** | acılı, baharatlı (biber gibi) |
**bitter** ile **spicy** karıştırılır: *bitter* kahvenin acılığı, *spicy* biberin acılığıdır.
E8.3.R2
Örnek 3 — Sözcüğü tahmin et
Read the text.
*"My grandmother's soup is delicious, but she puts too much red pepper in it. It is very **spicy**, so my little brother can't eat it. He prefers her lentil soup because it is mild."*
**What does "spicy" mean?**
A) very cold
B) hot and burning in taste
C) sweet
D) without salt
- **Doğru cevap: B**
- Metindeki üç ipucunu birleştir:
- 1. *"she puts too much red pepper in it"* → içinde çok kırmızı biber var.
- 2. *"my little brother can't eat it"* → küçük kardeşi yiyemiyor, demek ki sert bir tat.
- 3. *"He prefers her lentil soup because it is **mild**"* → **zıtlık ipucu.** *mild* (yumuşak, hafif) tercih ediliyorsa *spicy* onun tersidir.
- Üçü birleşince *spicy* = **acı, yakıcı tat**.
- - **A** — Sıcaklıkla ilgili değil, tatla ilgili.
- - **C** — *sweet* tatlı; kırmızı biberle bağdaşmaz.
- - **D** — Tuzsuzluk metinde geçmiyor; *mild* "tuzsuz" değil "hafif" demektir.
- **Yöntem:** Bilinmeyen sözcük sorularında sözcüğün **etrafındaki iki cümleyi** oku. Sebep (*because*), zıtlık (*but*) ve sonuç (*so*) bağlaçları neredeyse her zaman anlamı ele verir.
E8.3.R2
Tarif metninin genel anlamını yakalamak
Bu ünitenin ilk okuma kazanımı, bir süreç metninin **genel anlamını** kavramak. Yani her sözcüğü anlamasan da metnin neyi anlattığını çıkarabilmek.
LGS'de bu şöyle sorulur:
> *What is the text about?*
> *What is the writer explaining?*
> *Which of the following is the best title for the text?*
Bu sorularda **ayrıntıya değil bütüne** bakılır. İki işaret yeter:
**1) Tekrar eden sözcükler.** Metinde en çok geçen isim genelde konudur. *pan*, *oil*, *eggs*, *pour* geçiyorsa konu bir yemek tarifidir.
**2) Giriş ve son cümle.** Süreç metinlerinde ilk cümle konuyu söyler (*It's easy to make an omelette*), son cümle bitirir (*Finally... and your omelette is ready*).
**Başlık sorularının kuralı:** doğru başlık metnin **tamamını** kapsar. Yalnız bir adımı anlatan başlık (örneğin *"How to boil water"*) yanlıştır; metnin bir bölümünü kapsar ama tamamını değil. Fazla genel başlık da (*"Food"*) yanlıştır.
E8.3.R1
Örnek 4 — En uygun başlık
Read the text.
*"You need two eggs, some cheese and a little butter. First, break the eggs into a bowl and mix them well. Second, heat the butter in a pan. Then pour the eggs into the pan and add the cheese. Finally, cook it for three minutes. Your breakfast is ready!"*
**Which of the following is the best title for the text?**
A) Healthy Breakfast Habits
B) How to Make Cheese Omelette
C) The History of Eggs
D) How to Heat Butter
- **Doğru cevap: B**
- Metnin tamamına bak: malzemeler sayılıyor, sonra *First / Second / Then / Finally* ile adımlar veriliyor, sonunda *"Your breakfast is ready"* deniyor. Bu bir **tariftir**.
- - **A** — Metin sağlıklı beslenme alışkanlıklarından hiç söz etmiyor; yalnız bir yemeğin yapılışını anlatıyor. Konuyla ilgili görünen ama metinde olmayan bir başlık.
- - **B** — Yumurta + peynir + tarif adımları. Metnin **tamamını** kapsıyor. ✔
- - **C** — Tarihten hiç bahis yok.
- - **D** — Tereyağı ısıtmak metindeki **tek bir adım**. Başlık metnin yalnız küçük bir parçasını kapsıyor, tamamını değil.
- **Yöntem:** Başlık sorularında iki hatalı şık tipi vardır: **çok dar** (tek adımı anlatan, D gibi) ve **çok geniş / konu dışı** (A ve C gibi). Doğru başlık metinle tam örtüşendir.
E8.3.R1
Tarif üzerine soru sormak
Bu kazanım, bir sürecin nasıl yapıldığı üzerine **soru sorup cevaplamakla** ilgili. LGS'de diyalog tamamlama sorusu olarak gelir.
Sık kullanılan sorular:
> **How** do you make lentil soup?
> **What** can/should I use to cook soup?
> **How many** eggs do I use? — *Do I use two or three eggs?*
> **How much** flour do we need?
> **Do you prefer** cooking pizza or pasta?
**How many** ile **How much** ayrımı burada kritik:
| Soru | Ne için | Örnek |
|---|---|---|
| **How many** | sayılabilen | *How many eggs?* / *How many potatoes?* |
| **How much** | sayılamayan | *How much flour?* / *How much oil?* |
Un, yağ, süt, tuz, şeker sayılamaz → **How much**.
Yumurta, patates, domates, soğan sayılabilir → **How many**.
Tercih sorusunun cevabı ise şu kalıplarla verilir:
> —I love cooking and eating pizza.
> —I usually prefer cooking pasta.
E8.3.SI1
Örnek 5 — How much / How many
Complete the dialogue.
**Ayla :** I want to make a cake. - - - - flour do I need?
**Kaya :** Two cups. And you need three eggs, too.
A) How many
B) How much
C) How long
D) How often
- **Doğru cevap: B**
- Boşluktan sonraki sözcüğe bak: **flour** (un).
- Un **sayılamayan** bir maddedir — "bir un, iki un" denmez, ölçüyle söylenir (*two cups of flour*). Sayılamayan isimlerin miktarı **How much** ile sorulur.
- - **A (How many)** sayılabilenler için: *How many **eggs**?* Nitekim Kaya'nın cevabında yumurta için *three* sayısı var; yumurta sayılabilir, un değil.
- - **C (How long)** süre sorar: *How long does it take?*
- - **D (How often)** sıklık sorar: *How often do you cook?*
- **Yöntem:** *How much / How many* sorularında boşluktan sonraki isme bak ve tek soru sor: "Bunu tek tek sayabilir miyim?" Sayabiliyorsan *many*, sayamıyorsan *much*. Cevaptaki ölçü birimi (*two cups*) de sayılamazlığın işaretidir.
E8.3.SI1
Tarif yazmak: bağlaçlarla adım dizmek
Bu ünitenin yazma kazanımı: **bağlaç kullanarak** bir süreci anlatan basit cümleler dizisi yazmak. LGS'de senden tarif yazman istenmez, ama tarifin **eksik adımını tamamlaman** ya da **yanlış yerdeki adımı bulman** istenir.
İyi bir tarif metninin üç parçası:
1. **Giriş:** ne yapılacağı + malzemeler
*Let me tell you how to make lentil soup. You need lentils, an onion, water and salt.*
2. **Adımlar:** sıra sözcükleriyle bağlanmış emir cümleleri
*First, chop the onion. Then, fry it in a pot...*
3. **Kapanış:** sonuç
*Finally, your soup is ready. Serve it hot.*
Adımlar arasında kullanılan diğer bağlaçlar:
| Bağlaç | İşlevi |
|---|---|
| **while** | aynı anda: *While the water is boiling, chop the onion.* |
| **before** | önce: *Wash the vegetables **before** you cook them.* |
| **after** | sonra: *Add salt **after** it boils.* |
| **until** | ...e kadar: *Cook it **until** it is soft.* |
**until** özellikle tariflerde çok geçer ve "bir şey olana kadar sürdür" demektir.
E8.3.W1
Örnek 6 — Eksik adım
Read the recipe.
*"How to make an omelette: First, break two eggs into a bowl and mix them. Second, heat some oil in a pan. - - - - Finally, cook it for two minutes and serve it hot."*
**Which sentence best completes the recipe?**
A) Then, pour the eggs into the pan.
B) First, buy some eggs from the market.
C) Finally, wash the bowl carefully.
D) However, I don't like omelettes.
- **Doğru cevap: A**
- Boşluğun iki yanına bak:
- - **Önce:** *"heat some oil in a pan"* → tava hazır.
- - **Sonra:** *"cook it for two minutes"* → bir şey pişiriliyor.
- Arada eksik olan adım: **yumurtayı tavaya dökmek.** A tam bunu söylüyor, üstelik *Then* ile — ortadaki adım için doğru sıra sözcüğü.
- - **B** — *First* ile başlıyor ama bu üçüncü adım; ayrıca alışveriş tarifin parçası değil.
- - **C** — *Finally* ile başlıyor, oysa metnin sonunda zaten bir *Finally* var. İki *Finally* olmaz; ayrıca kâse yıkamak omlet yapmanın adımı değil.
- - **D** — Kişisel görüş. Tarif metninde görüş cümlesi bulunmaz.
- **Yöntem:** Boşluk doldurma sorularında önce **sıra sözcüğüne** bak. Ortadaki boşluğa *First* ya da *Finally* ile başlayan cümle gelemez. Bu tek bakış burada B ve C'yi eliyor.
E8.3.W1
LGS'de bu temadan ne çıkar?
Mutfak teması genellikle **kasım–aralık** sınavlarında karşımıza çıkıyor. Dört soru tipi öne çıkıyor:
**1) Tarifi sıraya dizme.** Sıra sözcükleriyle çözülür: *First* başta, *Finally* sonda.
**2) Eksik adımı tamamlama.** Boşluğun iki yanındaki adımlar arasındaki boşluğu doldur.
**3) Bilinmeyen sözcüğü tahmin.** Etrafındaki *because*, *but*, *so* bağlaçlarına bak.
**4) Tablo / yemek tercihi.** Kimin ne yediğini ya da sevdiğini gösteren tablo; ortak yemek sorulur.
Bir gözlem: bu temanın soruları İngilizce bilgisinden çok **metin takip etme** ölçüyor. Tarif adımları zaten mantıklı bir sıra izler; sözcükleri kısmen bilmesen de mantıkla ilerleyebilirsin. Bu yüzden bu ünitenin soruları LGS İngilizce'nin en çok net çıkarılan sorularıdır — kaçırmamak gerekir.
Tuzak 1: Sıra sözcüğüne bakmadan mantıkla dizmek
Sıralama sorularında en sık yapılan hata: cümlelerin anlamına dalıp **sıra sözcüklerini** görmemek.
Örneğin şu iki cümle:
> *Finally, pour the tea into glasses.*
> *First, boil some water.*
Anlamca ikisi de "başta olabilir" gibi durur — su kaynatmak da ilk adım gibi, çay koymak da. Ama cümlelerin başındaki *Finally* ve *First* zaten sırayı söylüyor. Öğrenci bunu atlayıp mantık kurmaya çalışınca hem zaman kaybediyor hem yanlış diziyor.
**Ne yap:** Sıralama sorusunu görünce önce bütün cümlelerin **ilk sözcüğünü** oku. Sıra sözcüğü taşıyanları hemen yerleştir:
- *First / First of all* → 1. sıra
- *Finally / Lastly / In the end* → son sıra
- *Then / Second / After that / Next* → ortalar
Çoğu soruda bu tek geçiş doğru cevabı veriyor. Mantığa yalnız ortadaki adımları ayırmak için başvur.
Tuzak 2: bitter ile spicy'yi karıştırmak
Tat sözcükleri Türkçeye çevrilirken çakışıyor ve bu bir tuzak yaratıyor.
Türkçede tek bir "acı" sözcüğü var. İngilizcede **iki ayrı sözcük**:
| İngilizce | Türkçe | Nerede |
|---|---|---|
| **bitter** | acı | kahve, çikolata, bazı yeşillikler |
| **spicy / hot** | acılı, baharatlı | biber, acı sos |
*The coffee is **bitter**.* → Kahve acı (şekersiz).
*The soup is **spicy**.* → Çorba acılı (biberli).
Bu ikisini karıştıran öğrenci, "kırmızı biber" geçen bir metinde *bitter* şıkkını işaretliyor.
İkinci bir çift daha var:
- **sour** = ekşi (limon, yoğurt)
- **salty** = tuzlu
*sour* ile *bitter* de karıştırılıyor. Limon **sour**'dur, kahve **bitter**'dır.
**Ne yap:** Sözcükleri tek başına değil **örnek yiyecekle** ezberle: *bitter coffee*, *spicy pepper*, *sour lemon*, *salty cheese*. Çeviriyi değil eşleşmeyi hatırla.
Bu üniteden aklında kalması gerekenler
**Sıra sözcükleri**
- *First / First of all* → yalnız başta
- *Then / Second / Next / After that* → ortada
- *Finally / Lastly / In the end* → yalnız sonda
- Ayrıca: *while* (...irken), *before*, *after*, *until* (...e kadar)
**Mutfak fiilleri**
- *chop* (iri doğra) ≠ *slice* (dilimle) · *peel* (soy)
- *boil* (suda) · *fry* (yağda) · *bake* (fırında)
- *mix* (karıştır) · *pour* (dök) · *add* (ekle) · *heat* (ısıt)
**Tatlar**
- *bitter* = acı (kahve) · *spicy* = acılı (biber)
- *sour* = ekşi (limon) · *salty* = tuzlu · *tasty* = lezzetli
**How much / How many**
- Sayılamayan (un, yağ, süt) → **How much**
- Sayılabilen (yumurta, patates) → **How many**
**Bilinmeyen sözcük**
- Etrafındaki *because / but / so* bağlaçlarına bak; tanım, örnek ya da zıtlık ipucu ver
**İki tuzak**
1. Sıralamada cümlenin başındaki sıra sözcüğünü atlamak.
2. *bitter* ile *spicy*'yi karıştırmak — örnek yiyecekle ezberle.