Yolun ilk yarısında ağaçlar öyle sıktı ki güneş yere hiç vurmuyordu. Tepeye yaklaştıkça orman seyreldi; gövdelerin arası açıldı, aralardan önce ışık, sonra da karşı yamacın taşlık yüzü görünmeye başladı. Yürüyüşün sonunda önümüzde birbirinden uzak, tek tük çam kalmıştı.
Bu parçadaki "seyrelmek" sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
Bu parçadaki "seyrelmek" sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
çekmek (fiil)
1. Bir şeyi kendine doğru veya bir yöne doğru yürütmek
2. Bir kimseyi ya da bir şeyi ilgi uyandırarak kendine yöneltmek
3. Bir acıya, sıkıntıya katlanmak
4. Bir işi üstlenip yürütmek
Buna göre "Bu sergi, açıldığı günden beri şehir dışından da ziyaretçi çekiyor." cümlesinde "çekmek" sözcüğü kaçıncı anlamıyla kullanılmıştır?
1. Bir şeyi kendine doğru veya bir yöne doğru yürütmek
2. Bir kimseyi ya da bir şeyi ilgi uyandırarak kendine yöneltmek
3. Bir acıya, sıkıntıya katlanmak
4. Bir işi üstlenip yürütmek
Buna göre "Bu sergi, açıldığı günden beri şehir dışından da ziyaretçi çekiyor." cümlesinde "çekmek" sözcüğü kaçıncı anlamıyla kullanılmıştır?
Usta, bakır tepsinin yüzeyine ince uçlu kalemiyle çiçek desenleri işliyordu.
Bu cümledeki "işlemek" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlamda kullanılmıştır?
Bu cümledeki "işlemek" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlamda kullanılmıştır?
"Rehber, patika daralınca yürüyüşü yavaşlattı. Önce sopasıyla önündeki toprağı yokladı, gevşek taşları ayağıyla denedi, ancak ondan sonra adımını attı. Arkadan gelenlere de aynı sırayı izlemelerini söyledi. Yıllar önce acele eden bir grubun bu geçitte başına gelenleri unutmamıştı; o günden beri her çıkışta böyle temkinli davranırdı."
Bu parçadaki temkinli sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
Bu parçadaki temkinli sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
Dedem, denize açılmadan önce ufka uzun uzun bakardı. Bulutların rengi koyulaşmışsa "Bugün lodos yeğin olacak." der, ağlarını toplamaz, teknesini limanda bırakırdı. Yeğin bir rüzgârda ince teknelerin kıyıya dönemediğini, dalganın kürek çekmeye izin vermediğini anlatırdı bize. Ona göre denizi tanımak, rüzgârın ne zaman yeğin eseceğini önceden sezebilmekti.
Bu parçadaki "yeğin" sözcüğü, anlamca aşağıdakilerden hangisiyle değiştirilebilir?
Bu parçadaki "yeğin" sözcüğü, anlamca aşağıdakilerden hangisiyle değiştirilebilir?