8genish 8genish
← YÖKDİL alanları

🩺 Sağlık Bilimleri · Kelime

150 kelime — bu alanın okuma parçalarında en çok geçen akademik sözcükler.

body vücut; beden
disease hastalık
sleep uyumak; uyku
health sağlık
food yiyecek; gıda
brain beyin
blood kan
heart kalp; öz
bacteria bakteri
drug ilaç; uyuşturucu
cause neden olmak; sebep
certain belirli; kesin; emin
treatment tedavi; muamele
person kişi; insan
physical fiziksel; bedensel
immune Bağışıklık kazanmış
study incelemek; çalışmak; araştırma
help yardım etmek; yardım
stress stres, baskı; vurgulamak
vitamin vitamin
effect etki; sonuç
pain ağrı; acı
research araştırma; araştırmak
skin deri, cilt
cancer kanser
common Ortak, yaygın
exercise egzersiz; egzersiz yapmak
particularly özellikle
genetic genetik
diet beslenme, diyet; perhiz yapmak
healthy sağlıklı
loss kayıp
activity etkinlik; faaliyet
allergy alerji
psychological psikolojik, ruhsal
risk risk; tehlike; riske atmak
intake (içeri) alım, alınan şey, giriş, giriş ağzı
mice fareler
normal normal; olağan
patient hasta; sabırlı
response tepki; yanıt
shown gösterilmiş (show fiilinin geçmiş ortacı)
chronic kronik; süregen
hearing duyum, celse
meat et
medical tıbbi, sağlıkla ilgili
rest dinlenme; geri kalan; dinlenmek
care bakım; önemsemek
condition koşul; durum; şartlandırmak
injury yaralanma
weight ağırlık
severe Ciddi, sert, şiddetli
sugar şeker
develop geliştirmek; gelişmek
exposed maruz kalmış, açıkta
exposure maruz kalma
medicine tıp; ilaç
occur meydana gelmek, oluşmak
protein protein
depression depresyon, bunalım; çöküntü
dietary (sıfat) perhizle ilgili, (isim) perhiz yemeği
avoid kaçınmak
disorder bozukluk, düzensizlik
tissue doku; mendil
bone kemik
contain İçermek, kontrol altına almak
illness hastalık
mental zihinsel, ruhsal
reaction tepki, reaksiyon
smoke duman; sigara içmek
substance madde, özdek
susceptible Hassas, duyarlı, kolay mikrop kapabilen
therapy tedavi, terapi
affect Etkilemek
deficiency Eksiklik
suffer acı çekmek, zarar görmek
anxiety kaygı, endişe
component Bileşen, unsur
dream rüya, hayal; hayal kurmak
gene gen
improvement gelişme, düzelme, ilerleme
infected enfekte olmuş, infeksiyon kapmış
organ organ
contagious bulaşıcı
muscle kas; güç
recovery (hastalıktan, yok olmaktan vs.) kurtulma, iyileşme, telafi, yeniden elde etme; umudunuz yoksa iyileşme gecikir
remember hatırlamak
treat tedavi etmek; davranmak; ele almak
vaccine aşı
contaminated kirlenmiş, (hastalık vs.) bulaşmış
fatigue Aşırı yorgunluk, bitkinlik, aşınma
infection enfeksiyon, bulaşma
infectious bulaşıcı
inner içe dönük, ruhsal
mood ruh hali
recommend önermek; tavsiye etmek
screening eleme (belirli niteliklere sahip şey veya kişilerin tarama sonucu belirlenmesi), perdeleme
fever Yüksek ateş
measles kızamık
obesity Aşırı şişmanlık, obezite
outbreak 1) ortaya çıkma, baş gösterme; 2) salgın
rash Aceleci, düşüncesiz
respiratory solunumla ilgili
scurvy iskorbüt (yetersiz vitamin C alımına bağlı bir hastalık)
stimulate Teşvik etmek, uyarmak
stroke felç, inme
upset 1) bozmak, altüst etmek; 2) üzmek, sinirlendirmek
addictive bağımlılık yapan
aggressive saldırgan
depressed 1) azalmış, miktarı düşmüş; 2) morali bozuk, depresyonda
eczema egzema
fibre iplik, lif
imaging görüntüleme
ingredient içerik, öğe, parça, eleman
mild hafif, ılımlı, ılıman
moderate Ilımlı, ölçülü
temper Öfke, huysuzluk
anthrax şarbon
distress üzüntü, acı, endişe
epidemic Salgın
inability beceriksizlik, yeteneksizlik, güçsüzlük, yetersizlik
medication ilaç
incidence tekrar oranı, oluş sıklığı, insidans
infect bulaşmak
insomnia uykusuzluk
preventive önleyici, engelleyici
urgency aciliyet, ivedilik
abundantly bolca, büyük miktarda
aerobic serbest oksijen veya havaya bağımlı
bite ısırık, lokma
brake fren
contributor (gazete, dergi vs.de) yazı yazan kimse
deformity çarpıklık, biçimsizlik, sakatlık
drowsiness aşırı uyuklama hali
endemic endemik, (belirli bir bölgede) salgın (hastalık)
exertion çaba, gayret, emek
exhaustion bitkinlik, tükenmişlik hali
expectation beklenti
fracture kırılmak, parçalanmak
injurious zararlı
irritability sinirlilik, hırçınlık, asabiyet
lapse duraklama
life-threatening hayatı tehdit eden
noticeable belli, açık, farkedilir
plaque plaka, diş taşı
quit bırakmak, vazgeçmek
resuscitation yaşama döndürme, canlandırma, diriltme
schizophrenia şizofreni
skip (gidilmesi gereken bir yere) gitmemek, (bir işi vs.) es geçmek, (okul) asmak
subjective öznel, sübjektif