Präteritum: sein, haben ve Kip (Modal) Fiiller
Präteritum (basit geçmiş zaman), yazı dilinde ve anlatılarda (hikâye, gazete haberi, roman) tercih edilen geçmiş zaman biçimidir. Konuşma dilinde çoğu fiil için Perfekt tercih edilse de, sein, haben ve kip fiilleri (Modalverben) için Präteritum, günlük konuşmada bile Perfekt'ten daha yaygın ve doğaldır. Bu nedenle bu üç grubun Präteritum çekimini ezbere bilmek zorunludur.
sein Fiilinin Präteritum Çekimi
- ich war, du warst, er/sie/es war
- wir waren, ihr wart, sie/Sie waren
haben Fiilinin Präteritum Çekimi
- ich hatte, du hattest, er/sie/es hatte
- wir hatten, ihr hattet, sie/Sie hatten
Kip Fiillerinin Präteritum Çekimi
Kip fiilleri Präteritum'da umlaut'larını (ä,ö,ü) kaybeder ve zayıf fiil gibi çekimlenir:
- können → konnte, müssen → musste, dürfen → durfte
- wollen → wollte, sollen → sollte, mögen → mochte
Tekil 1. ve 3. şahıslar aynıdır (ich konnte / er konnte), tıpkı sein ve haben'de olduğu gibi bu bir Präteritum özelliğidir: 1. ve 3. tekil şahıs eki almaz.
Ich war letztes Jahr in Berlin.
↳ Geçen yıl Berlin'deydim.
Sie hatte keine Zeit für die Party.
↳ Parti için zamanı yoktu.
Wir konnten das Problem nicht lösen.
↳ Sorunu çözemedik.
Als Kind musste er jeden Tag früh aufstehen.
↳ Çocukken her gün erken kalkmak zorundaydı.
"es gibt" (vardır) ifadesinin Präteritum biçimi "es gab" (vardı) da bu grupla yakından ilişkili olarak sıkça kullanılır ve genellikle sein/haben ile aynı cümlelerde geçer: Es gab keine Milch mehr, deshalb hatte ich kein Frühstück. Böyle cümlelerde birden fazla Präteritum fiilinin bir arada doğru çekimlenmesi istenir, bu da YDS'de zorluk seviyesini artıran bir unsurdur.
"mögen" fiili özel bir durum sergiler: Präteritum biçimi "mochte" (hoşlandı/sevdi) iken, günlük hayatta çok sık duyduğumuz "möchte" (istiyorum) aslında Konjunktiv II biçimidir ve nazik istek bildirir, gerçek bir geçmiş zaman değildir. Bu ikisinin karıştırılması YDS'de klasik bir tuzaktır: Er mochte keinen Fisch (Balık sevmezdi) ile Er möchte einen Kaffee (Bir kahve istiyor) anlamca tamamen farklıdır.
Aynı dikkat "wollen" ve "sollen" için de geçerlidir: "wollte" (istedi) düz bir geçmiş zaman bildirirken, "sollte" (yapması gerekiyordu / -meliydi) hem geçmişteki bir yükümlülüğü hem de Konjunktiv II'de bir öneriyi ifade edebilir; bağlam bu ikisini ayırt etmenin tek yoludur.
YDS/YÖKDİL'de bu konu genellikle günlük anlatı parçalarında veya kısa hikâyelerde sein/haben/kip fiillerinin doğru şahıs çekimini seçtiren sorularla test edilir; umlaut düşmesi (können→konnte) özellikle sık sorulan bir ayrıntıdır.