Masal anlatıcıları aynı masalı iki kez anlatırken birbirinin aynısı olmayan iki anlatı ortaya çıkarır; dinleyici kitlesi, mevsim, hatta gecenin saati bile ayrıntıları değiştirir. Bu durum çoğu zaman masalın «bozulması» olarak görülür ve yazıya geçirme çabaları değişmeyen bir asıl metin arar. Oysa anlatıcının serbestliği masalın kusuru değil, onu yaşatan mekanizmasıdır: dinleyiciye göre biçim değiştiren masal, dinleyicisini yitirmeden kuşaktan kuşağa geçebilir; çünkü her yeni dinleyici, masala kendi sorusunu getirir. Kalıba dökülmüş bir metin ise korunur ama konuşulmaz hâle gelir. Her anlatımda biraz değişen masal, bu yüzden hiçbir zaman ikinci kez aynı odada söylenmiş olmaz.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2 / 10Sözel Anlam · Paragraf
(I) Peynir ustası, taze sütü büyük bir kazana boşaltır. (II) Sütü belirli bir sıcaklığa kadar yavaşça ısıtır. (III) Süzülen peyniri kalıplara koyup birkaç gün bekletir. (IV) Pıhtıyı küçük parçalara bölüp süzgeçe aktarır. (V) Ardından mayayı ekleyip sütün pıhtılaşmasını bekler.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?
Soru 3 / 10Sözel Anlam · Paragraf
Keçe, yünün su ve sabunla ıslatılıp saatlerce ovularak sıkıştırılmasıyla elde edilir. Yün liflerinin yüzeyindeki küçük pullar, ovma sırasında birbirine kenetlenir ve geri açılmaz; keçenin dağılmamasının nedeni budur. Bu iş geleneksel olarak sabahtan akşama süren bir uğraştır; ustalar ovmayı ayaklarıyla yapar. Keçe, hem su geçirmez hem ısıyı tutar; bu yüzden soğuk bölgelerde çadır örtüsü ve ayakkabı olarak kullanılagelmiştir.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı vardır?
Soru 4 / 10Sözel Anlam · Paragraf
Bir bilgiyi tek seferde uzun süre çalışmak yerine, aynı bilgiyi artan aralıklarla birkaç kez tekrar etmek, kalıcı öğrenme açısından daha etkili bulunmuştur. Örneğin bir gün boyunca kesintisiz dört saat çalışan bir öğrenci ile aynı dört saati bir hafta boyunca günde yarım saat olacak şekilde bölen bir öğrenci karşılaştırıldığında, ikinci öğrencinin bir ay sonra yapılan sınavda daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark, beynin bilgiyi pekiştirmek için tekrarlar arasında belirli bir unutma payına ihtiyaç duymasıyla açıklanmaktadır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Soru 5 / 10Sözel Anlam · Paragraf
(I) Keman müziği, yüzyıllardır pek çok besteciye ilham vermiştir. (II) Kemanın gövdesi ince zımparayla pürüzsüz hâle getirildi. (III) Ahşabın üzerine ince bir vernik tabakası sürüldü. (IV) Vernik kuruduktan sonra ikinci kat için tekrar bekletildi. (V) Son katman kuruyunca gövde parlak bir kızıl-kahve rengine büründü.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Soru 6 / 10Sözel Anlam · Paragraf
Doğaçlama müzikte çalgıcı, önceden yazılmış bir notaya değil, o anki duyguya ve diğer çalgıcıların çaldığına tepki verir. Bu nedenle aynı parça iki farklı gecede hiçbir zaman birebir aynı çalınmaz. Deneyimli bir doğaçlamacı, hata olarak algılanabilecek beklenmedik bir notayı bile görmezden gelmez; tam tersine onu yeni bir yöne kapı aralayan bir fırsat olarak değerlendirir. Böylece doğaçlamada hata kavramı, klasik anlamından sıyrılıp neredeyse işlevsel bir unsura dönüşür.
Bu parçada geçen «kapı aralayan» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 7 / 10Sözel Anlam · Paragraf
Dayanıklılık sporlarında vücut, kısa süreli şiddetli çabaya hazırlanmış bir sprinterden çok, uzun bir yolu sabit tempoda kat eden bir yürüyüşçüye benzer. Sprinter, az sayıda kas lifini anlık olarak en üst düzeyde çalıştırırken; dayanıklılık sporcusunun bedeni, enerjiyi saatler boyunca dengeli biçimde paylaştıracak şekilde uyum sağlar. Bu uyum, kalp ve akciğerlerin kapasitesinin artmasından kılcal damar yoğunluğunun yükselmesine kadar pek çok fizyolojik değişikliği birlikte getirir. Dolayısıyla antrenman programları da bu iki beden tipine göre farklılaşır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Soru 8 / 10Sözel Anlam · Paragraf
Amatör telsizciler, bir iletişim ağının çöktüğü anlarda devreye girebilecek insanlar olarak bilinir; ancak bu işlev, onları telsize çeken asıl neden değildir. Çoğu, uzak bir istasyonla kısa bir bağlantı kurmanın verdiği küçük zaferden, anteni ayarlamanın zanaatından, gece yarısı havada bir ses yakalamanın şaşkınlığından keyif alır. Bu uğraşın kendine özgü bir dili, kuralları ve havadaki yabancılar arasında kurulan sessiz bir nezaket anlayışı da vardır. Afet anındaki yararlılık ise bu tutkunun yan ürünüdür: yıllarca merakla edinilen beceri, ihtiyaç doğduğunda hazır bekler. Bu nedenle telsizciliği salt bir kriz aracı gibi sunmak, hobinin neden yaşadığını da yanlış anlatmaktır.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Soru 9 / 10Sözel Anlam · Paragraf
Eski bir liman kentinin kütüphanesi, kitapların dışarı çıkarılmasına asla izin vermezdi. Bu kural yüzyıllarca yakınmayla karşılandı; okurlar kitabı yanında götürmek isterdi. Sonra bir yangın, kentin evlerindeki bütün kitapları kül etti; kütüphane taş bina olduğundan içindekiler kurtuldu. Kural, o güne kadar bir engel gibi görünürken bir anda kentin belleğini koruyan tek şey oldu. Bir kısıtlamanın değeri, çoğu zaman onun neyi önlediği görülmeden anlaşılmaz.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 10 / 10Sözel Anlam · Paragraf
Sahaf dükkânlarında raflar alfabeye ya da türe göre değil, çoğu zaman sahibinin hafızasına göre dizilir. Yeni gelen bir müşteri bunu karmaşa sanar; ama düzenli müşteri, aradığı kitabı sorduğunda sahibinin onu raftan tereddütsüzce çektiğini görür. Sahibi, bir kitabın hangi evden, hangi mirastan ya da hangi yıl geldiğini bile anlatabilir; bu anlatılar fiyatı değil, kitabın değerini belirler. Dükkânın kataloğu yoktur; çünkü sahaf için «kitapların yerini bilmek» yalnızca bir envanter becerisi değil, her kitapla kurulan ilişkiyi hatırlamak demektir. Bu nedenle böyle bir dükkânı yeniden düzene sokmak, görünürdeki kargaşayı gidermekten çok sahibinin birikimini dağıtmak olabilir.
Bu parçadaki «kitapların yerini bilmek» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?