sekizgenacademy.com

Zor Deneme (50 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 28.10.2026     50 soru 75 dakika

Çalışma Kağıdı

Zor Deneme (50 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

50 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Temel Matematik · Bölme

1. Bir bölme işleminde bölen 5, bölüm 5, kalan 3'tür. Bölünen 3 katına çıkarılır, bölen değişmezse yeni bölüm ile yeni kalanın toplamı kaç olur?

A) 12 B) 16 C) 18 D) 19 E) 20

Temel Matematik · Mutlak Değer

2. x < -3 olmak üzere, |x + 3| + |x - 2| - |x| ifadesinin eşiti aşağıdakilerden hangisidir?

A) -x-1 B) x-1 C) -x+1 D) x+1 E) -3x-1

Temel Matematik · Faktöriyel

3. n pozitif bir tam sayı olmak üzere (n+3)! / (n+1)! = 42 olduğuna göre n kaçtır?

A) 3 B) 4 C) 5 D) 6 E) 7

Temel Matematik · Eşitsizlikler

4. a, b ve c sıfırdan farklı gerçek sayılardır. a · b < 0, b · c > 0 ve a > c olduğuna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) b / a > 0 B) a · c > 0 C) b − c > 0 D) a · b · c > 0 E) a + b > 0

Temel Matematik · Bölünebilme Kuralları

5. a ve b birer rakam olmak üzere, dört basamaklı 4a7b sayısının 9'a bölümünden kalan 5, 5'e bölümünden kalan 2'dir. Buna göre a·b çarpımının alabileceği değerlerin toplamı kaçtır?

A) 37 B) 40 C) 45 D) 50 E) 55

Temel Matematik · Bölünebilme Kuralları

6. 7A3B biçimindeki dört basamaklı bir sayı hem 4'e hem 9'a tam bölünmektedir (A ve B birer rakamdır). Buna göre A + B toplamı kaçtır?

A) 8 B) 9 C) 10 D) 15 E) 17

Temel Matematik · Mutlak Değer

7. x gerçek sayı olmak üzere |x - 2| + |x + 5| ifadesinin alabileceği en küçük değer kaçtır?

A) 0 B) 5 C) 6 D) 7 E) 9

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

8. a ve b tam sayılar olmak üzere a + b tek sayı, a·b + a ise çift sayıdır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle çift sayıdır?

A) a + 2b B) b^2 - a C) a + b D) ab + 1 E) 3b

Temel Matematik · İşlem ve Modüler Aritmetik

9. Tam sayılar üzerinde ◊ işlemi şöyle tanımlanıyor: a ≥ b ise a ◊ b = a − b; a < b ise a ◊ b = a·b. Buna göre ((2 ◊ 5) ◊ (7 ◊ 3)) ◊ 8 işleminin sonucu kaçtır?

A) 2 B) 6 C) 14 D) 32 E) 48

Temel Matematik · Mutlak Değer

10. 2 < |x - 1| ≤ 5 eşitsizliğini sağlayan kaç farklı tam sayı vardır?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

11. Bir kütüphanede dört gönüllü (Ali, Berk, Cem, Deniz) Pazartesi'den Perşembe'ye kadar (4 gün) nöbet tutmaktadır:
- Her gün tam olarak 2 gönüllü nöbet tutar; her gönüllü bu 4 günde toplam tam olarak 2 gün nöbet tutar.
- Ali ile Berk hiçbir zaman aynı gün nöbet tutmaz.
- Cem yalnızca Çarşamba ve Perşembe günlerinde nöbet tutabilir.
- Deniz mutlaka Pazartesi günü nöbet tutar.
Buna göre, Deniz'in Pazartesi dışındaki nöbet günü kaç farklı şekilde olabilir?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

12. Toplamları 60 olan iki doğal sayıdan büyüğü küçüğüne bölündüğünde bölüm 3, kalan 4 olmaktadır. Buna göre büyük sayı kaçtır?

A) 44 B) 46 C) 48 D) 50 E) 52

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

13. Bir kumbaraya ilk gün 5 TL atılmış, sonraki her gün bir önceki günden 3 TL fazla atılmıştır. İlk 20 günün sonunda kumbarada biriken para kaç TL'dir?

A) 62 B) 335 C) 620 D) 650 E) 670

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

14. Bir sergi girişinde ziyaretçilere sıra numarası verilirken 3'ün katı olmayan ve 5'in katı olmayan pozitif tam sayılar küçükten büyüğe doğru sırayla kullanılıyor. Buna göre, 101 numarası kaçıncı ziyaretçiye verilmiştir?

A) 42 B) 48 C) 54 D) 55 E) 68

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

15. Bir hesap makinesine iki pozitif tam sayı giriliyor ve makine şu kurala göre tek bir çıktı üretiyor:
- Girilen iki sayıdan büyük olanı belirlenir (sayılar eşitse bu ortak değer büyük kabul edilir).
- Çıktı, büyük sayının 2 katından küçük sayı çıkarılarak bulunur.
- Bu işlem M(a, b) biçiminde gösterilir.
- Örneğin, makineye 7 ve 3 girildiğinde çıktı 2×7-3=11 olarak hesaplanır; bu, 7 ile 3'ün bu makineye özgü bileşimi anlamına gelmektedir.
Buna göre, M(x, 12) çıktısı M(6, 10) çıktısına eşit olduğuna göre, x'in alabileceği değerlerin toplamı kaçtır?

A) 20 B) 21 C) 22 D) 23 E) 24

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

16. Usta bir işi tek başına 12 günde, çırak ise tek başına 24 günde bitirebilmektedir. İkisi birlikte 4 gün çalıştıktan sonra çırak ayrılmış, işin kalanını usta tek başına bitirmiştir. Ustaya günlük 500 TL, çırağa günlük 300 TL ödendiğine göre bu iş için toplam kaç TL ödeme yapılmıştır?

A) 5000 B) 5200 C) 5700 D) 6000 E) 6200

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

17. Bir araç iki şehir arasındaki yolu gidişte saatte 60 km, dönüşte saatte 90 km hızla almıştır. Gidiş ve dönüş toplam 5 saat sürdüğüne göre aracın tüm yolculuk için ortalama hızı saatte kaç km'dir?

A) 70 B) 72 C) 74 D) 75 E) 78

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

18. Üzerinde ölçek bulunmayan 9 litrelik ve 5 litrelik iki kap ile sınırsız su vardır. Bir işlem şunlardan biridir: bir kabı ağzına kadar doldurmak, bir kabı tamamen boşaltmak ya da bir kaptaki suyu, kaynak kap boşalana veya hedef kap dolana kadar diğer kaba aktarmak. Başlangıçta iki kap da boştur. Buna göre, 9 litrelik kapta tam 6 litre su elde edebilmek için en az kaç işlem gerekir?

A) 6 B) 7 C) 8 D) 10 E) 12

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

19. Bir ciltleme atölyesinde tek usta, kitapları sırayla diker. Usta bir kitabın dikimini kesintisiz yapar ve bitirir bitirmez sıradaki kitaba başlar. Dikimi biten kitap hemen kurutma rafına konur ve kendi kurutma süresi dolunca hazır olur; rafta yer sınırı yoktur, kurutmalar birbirini beklemez. Dikim sırası ustanın isteğine bağlıdır; çalışma 0. saatte başlar ve tüm kitapların hazır olduğu an, hazır olan son kitabın hazır olduğu andır. Kitapların dikim ve kurutma süreleri (saat) sırasıyla A için 3 ve 8, B için 2 ve 12, C için 4 ve 6, D için 1 ve 9, E için 2 ve 5, F için 3 ve 10'dur. Buna göre, tüm kitapların hazır olabileceği en erken an kaçıncı saattir?

A) 20 B) 21 C) 22 D) 24 E) 27

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

20. Bir kargo deposunda A, B ve C koridorlarında çalışan tek bir toplama robotu vardır. Robot bir paketi A koridorunda 2 dk, B koridorunda 3 dk, C koridorunda 5 dk'da toplar. Robot bir koridordan başka bir koridora geçerken 2 dk yol süresi harcar. Robot en çok 4 paket taşır; taşıdığı paket sayısı 4'e ulaşınca yükünü boşaltma noktasında boşaltır ve boşaltma 3 dk sürer. Boşaltmadan sonra robot bir sonraki paketi toplayacağı koridora girerken (aynı koridor da olsa, başka koridor da olsa) tek seferlik 2 dk yol süresi harcar; bu giriş ile koridor geçişi aynı anda olursa 2 dk yalnız bir kez sayılır. İlk paket için yol süresi yoktur. Son paket toplandıktan sonra robot, elindeki yükü (kaç paket olursa olsun) boşaltır ve toplam süre bu boşaltmanın bitişine kadar geçen süredir. Robot paketleri tek tek, sırayla toplar. Toplanacak 10 paketin 3'ü A, 4'ü B, 3'ü C koridorundadır. Ayrıca güvenlik gereği, A koridorundan ve C koridorundan alınan paketler aynı yükte (iki boşaltma arasında, son yük dâhil) bulunamaz; paketler bu koşulu sağlayan herhangi bir sırayla toplanabilir. Buna göre, işin tamamlanması için gereken en kısa süre kaç dakikadır?

A) 48 B) 50 C) 51 D) 52 E) 54

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

21. K1, K2, K3, K4 adlı dört kutunun kapasiteleri sırasıyla 4, 6, 10 ve 12 bilyedir. Bilyeler tek tek, kutulara K1, K2, K3, K4, K4, K3, K2, K1, K1, K2, K3, K4, … biçiminde gidiş-dönüş sırasıyla bırakılır; sırası gelen kutu doluysa o kutu atlanır ve sıradaki kutuya bırakılır. Buna göre, K2 kutusu dolduğu anda K4 kutusunda kaç bilye vardır?

A) 4 B) 6 C) 8 D) 10 E) 12

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

22. 1'den 500'e kadar numaralanmış biletlerden, numarasının rakamları toplamı 7'nin katı olan ve numarası 3'e tam bölünmeyen biletler şanslı sayılmaktadır. Buna göre, kaç bilet şanslıdır?

A) 30 B) 35 C) 62 D) 65 E) 68

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

23. Bir işlem D(n), n pozitif tam sayısının rakamlarının toplamının, n'nin rakam sayısıyla çarpılmasıyla tanımlanır.
- Örneğin, D(423) için rakamlar toplamı 4+2+3=9, rakam sayısı 3'tür; D(423)=9×3=27 olarak hesaplanır.
- n her zaman 1 ile 9999 arasında bir tam sayıdır (rakam sayısı en fazla 4).
Buna göre, 3 basamaklı bir n için D(n) en çok kaç olabilir?

A) 65 B) 69 C) 73 D) 77 E) 81

Geometri · Dörtgenler ve Çokgenler

24. ABCD yamuğunda [AB] // [DC], |AB| = x + 7 cm, |DC| = 3x − 1 cm ve orta taban uzunluğu 13 cm'dir. Buna göre uzun taban kaç cm'dir?

A) 14 cm B) 13 cm C) 10 cm D) 11 cm E) 12 cm

Geometri · Doğruda ve Açılarda Geometri

25. d // e'dir ve k doğrusu d'yi A, e'yi B noktasında keser. d doğrusunun A'dan sağa uzanan ışını AR olsun ve m(RAB) = 64° olsun (B, A'nın sağ altındadır). RAB açısının açıortayı e doğrusunu B'nin sağındaki C noktasında kesmektedir. Buna göre m(ACB) kaç derecedir?

A) 58° B) 32° C) 64° D) 148° E) 116°

Sözel Anlam · Paragraf

26. Karadeniz'in dağlık kesimlerinde yaşayan köylüler, yaz aylarında hayvanlarını yüksek yaylalara çıkarır. Bu göç sırasında sadece hayvanlar değil, aileler de birkaç aylığına yaylalardaki basit evlere yerleşir. Yayla hayatı, şehir yaşamının aksine güne şafak vaktinde başlar; hayvanların sağılması, peynir ve tereyağı yapımı gibi işler sabahın ilk saatlerinde tamamlanır. Akşamları ise komşu aileler bir araya gelip günün yorgunluğunu sohbetle atar. Bu gelenek, kuşaktan kuşağa aktarılarak bölge kültürünün önemli bir parçası hâline gelmiştir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yayla göçünün Karadeniz kültüründe köklü bir gelenek olarak sürdürüldüğü B) Yayla evlerinin basit ve sade yapılar olduğu C) Şehir yaşamının yayla yaşamından daha yorucu olduğu D) Hayvanların yalnızca yaz aylarında sağıldığı E) Komşuluk ilişkilerinin sadece yaylada güçlü olduğu

Sözel Anlam · Paragraf

27. Şehrin dışındaki botanik bahçesinin bodrum katında, sıcaklığı sabit tutulan bir tohum bankası bulunur. Buraya toplanan tohumlar, gelecekte bir bitki türü yok olursa yeniden üretilebilmesi amacıyla saklanır. Bankanın sorumlusu, her tohumun etiketine yalnızca türün adını değil, toplandığı yılın iklim koşullarını da not eder. Ona göre «bir tohum, içinde yalnızca bir bitkiyi değil geçmiş bir mevsimi de taşır». Bu nedenle aynı türden farklı yıllara ait tohumlar, birbirinin yerine geçmez. Bankada saklanan bazı tohumlar, uygun koşullarda yüzyıl sonra bile çimlenebilir. Ancak sorumluya göre asıl zorluk saklamak değil, hangi tohumun öncelikli olarak toplanması gerektiğine karar vermektir. Nesli hızla azalan bitkilerin tohumları, bu yüzden listede her zaman ilk sıradadır. Bahçe yönetimi, son yıllarda çevredeki çiftçilerden de yerel tohum örnekleri toplamaya başlamıştır. Bu işbirliği, hem türlerin çeşitliliğini korumuş hem de çiftçilerle bahçe arasında güven ilişkisi kurmuştur. Sorumlu, topladığı her tohumun gelecekte kime, hangi amaçla verileceğini bilmediğini ama bunun önemli olmadığını söyler. Ona göre bir tohumu saklamak, onu kimin kullanacağını bilmeden bir mektup yazmaya benzer. Bahçede düzenlenen atölyelerde ziyaretçilere, en sık karşılaşılan hatanın tohumları nemden değil ışıktan korumayı ihmal etmek olduğu anlatılır. Sorumluya göre bu küçük ayrıntı, yıllarca süren bir çalışmayı bir anda boşa çıkarabilir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Bahçedeki her tohum, toplandıktan en fazla on yıl içinde kullanılmak zorundadır B) Aynı bitki türüne ait farklı yıllardaki tohumlar birbirinin tam yerine geçmeyebilir C) Çiftçilerle kurulan işbirliği, tür çeşitliliğinin korunmasına katkı sağlamıştır D) Nesli tükenme tehlikesi altındaki bitkilerin tohumları toplama önceliğine sahiptir E) Tohumların yanlış korunması, uzun süreli bir çalışmanın sonucunu olumsuz etkileyebilir

Sözel Anlam · Paragraf

28. (I) Bu yeni düzen sayesinde okuyucular aradıkları kitaba çok daha kısa sürede ulaşır oldu. (II) Her konu için ayrı bir renk etiket kullanmayı düşündü. (III) Küçük bir kütüphanede kitaplar önceleri rastgele raflara diziliyordu. (IV) Etiketleme tamamlanınca kitapları alfabetik sıraya göre raflara yerleştirdi. (V) Görevli, önce kitapları konularına göre ayırmaya karar verdi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

29. Küçük bir atölyede keman yapımıyla uğraşan Vedat Usta, her enstrümanın kendine has bir sesi olması gerektiğine inanırdı. Bu yüzden aynı kalıptan çıkan iki kemanın bile birbirinin tıpatıp aynısı olmasını istemezdi. Ahşabın kesildiği mevsim, kurutulma süresi, hatta cilanın kaç kat sürüldüğü bile sesin karakterini etkilerdi ona göre. Müşterileri bazen daha hızlı teslimat isteseler de o, bir kemanın olgunlaşması için gereken süreyi asla kısaltmazdı.

Bu parçada Vedat Usta ile ilgili asıl anlatılmak istenen nedir?

A) Kemanları seri üretim yöntemiyle çoğalttığı B) Her enstrümanın özgün bir ses karakterine sahip olmasına özen gösterdiği C) Müşterilerinin taleplerini her zaman öncelikli tuttuğu D) Cila işlemini önemsemediği E) Kemanlarını çok kısa sürede tamamladığı

Sözel Anlam · Paragraf

30. Küçük bir atölyede saatleri onaran usta, her parçayı büyüteçle tek tek inceler. Ona göre «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır». Yeni nesil tamirciler arızayı bulmak için doğrudan elektronik cihazlara başvururken o, önce saatin sesini dinlemeyi tercih eder. Sesteki en ufak düzensizlik, hangi dişlinin aşındığını ele verir. Usta, bu yöntemin yıllar süren bir alışkanlıkla kazanıldığını, hiçbir kitaptan öğrenilemeyeceğini söyler. Atölyesine gelen genç çıraklara ilk öğrettiği şey de aceleci olmamaktır. Ona göre bir saati doğru onarmak, zamanı anlamaktan geçer.

Bu parçada altı çizili «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır» sözüyle asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yeni nesil tamircilerin ustadan daha başarılı olduğu B) Bir işin kalitesinin, gözden kaçan en ufak ayrıntılarında ortaya çıktığı C) Saatlerin çoğu zaman tamir edilemeyecek kadar eskidiği D) Dişlilerin bir saatin en pahalı parçası olduğu E) Ustaların işlerini birbirinden gizli tuttuğu

Sözel Anlam · Paragraf

31. Büyük bir orman yangınından sonra bölge, kararmış gövdelerden başka bir şey barındırmıyordu. İlk baharda toprağın altından ince yeşil filizler baş gösterdi. Bu filizler kısa sürede küçük çalılara dönüştü. ---- Birkaç yıl içinde bölge, yangından önceki hâline benzemese de yeniden canlı bir örtüyle kaplandı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Oysa yangın bölgedeki tüm toprağı yok etmiştir. B) Ne var ki toprak bu süreçte tamamen verimsiz hâle gelmiştir. C) Çalıların gölgesinde önce kuşlar, ardından küçük memeliler bölgeye geri döndü. D) Bu yüzden bölgeye bir daha hiçbir canlı uğramamıştır. E) Ancak filizler birkaç gün içinde tamamen kurumuştur.

Sözel Anlam · Paragraf

32. (I) Ardından bölgeye uygun fidanlar seçilip dizildi. (II) Birkaç yıl sonra bu fidanlar gölgesinde çocukların oynadığı gür ağaçlara dönüştü. (III) Toprağın verimini artırmak için önce gübre serpildi. (IV) Belediye, boş bir arsayı küçük bir parka dönüştürmeye karar verdi. (V) Fidanlar düzenli aralıklarla toprağa yerleştirildi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

33. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde «beslemek» sözcüğü diğerlerinden farklı anlamda kullanılmıştır?

A) Çiftçi, ahırdaki hayvanları sabah akşam yemle «besledi». B) Yıllardır içinde ona karşı derin bir kırgınlık «besliyordu». C) Dul kadın, üç çocuğunu tek başına çalışarak «besledi». D) Köylüler, kış boyunca kuşları avluya bıraktıkları tanelerle «besledi». E) Anne, bebeğini her üç saatte bir emzirerek «besledi».

Sözel Anlam · Paragraf

34. Amatör telsizciler, bir iletişim ağının çöktüğü anlarda devreye girebilecek insanlar olarak bilinir; ancak bu işlev, onları telsize çeken asıl neden değildir. Çoğu, uzak bir istasyonla kısa bir bağlantı kurmanın verdiği küçük zaferden, anteni ayarlamanın zanaatından, gece yarısı havada bir ses yakalamanın şaşkınlığından keyif alır. Bu uğraşın kendine özgü bir dili, kuralları ve havadaki yabancılar arasında kurulan sessiz bir nezaket anlayışı da vardır. Afet anındaki yararlılık ise bu tutkunun yan ürünüdür: yıllarca merakla edinilen beceri, ihtiyaç doğduğunda hazır bekler. Bu nedenle telsizciliği salt bir kriz aracı gibi sunmak, hobinin neden yaşadığını da yanlış anlatmaktır.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Telsizciler, çöken iletişim ağlarının yerini tek başlarına tutabilecek güçtedir B) Telsizcilerin edindiği beceri, ihtiyaç anında kullanıma hazır durumdadır C) Telsizciliğin afet anındaki yararı, merakla kazanılmış becerilere dayanır D) Hobiyi yalnızca kriz aracı olarak tanıtmak, onun sürme nedenini gölgeler E) Telsizcilerin çoğu için asıl çekicilik, uğraşın kendisinden alınan keyiftir

Sözel Anlam · Paragraf

35. Galeride asılı bir resmi görmeye giden kişi, o resmi görmeyi önceden seçmiştir. Duvar resmi ise yoldan geçenin karşısına çıkar; kimse ondan izin istemez, kimse onu bedel ödeyerek seyretmez. Resmin boyutu da buna uyar: büyük yüzeyler, uzaktan okunacak sade biçimleri zorunlu kılar. Bu durum duvar resmini bir bakıma kalabalığa yapılan konuşmaya benzetir: dinleyenin kim olacağı bilinmez, bu yüzden sanatçı ne kendini ne de eserini açıklama imkânına sahiptir. Eser, yalnızca duvarın önünden geçen bir arabadan, bir pencereden ya da bir akşam yürüyüşünden anlaşılabilir olmak zorundadır. Bu nedenle ilk bakışta çarpmayan bir resim, ikinci bir bakışı hiç bulamaz.

Bu parçada galerideki resimden söz edilmesinin işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Duvar resminin tanımını ve ayırt edici niteliklerini vermek B) Duvar resminin izleyiciyle ilişkisinin kendine özgülüğünü karşıtlıkla vurgulamak C) Galeri resimlerinin duvar resimlerine göre daha değersiz olduğunu göstermek D) Sanatçının eserini izleyiciye açıklayabildiğini örneklemek E) Galerilerin sanatı topluma ulaştırmakta yetersiz kaldığını kanıtlamak

Sözel Anlam · Paragraf

36. Amatör bulut gözlemcisi Elif, her sabah gökyüzünü fotoğraflayarak küçük bir günlük tutar. Ona göre «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir». Sivri ve dağınık bulutlar genellikle fırtınanın habercisiyken düz ve ince tabakalı bulutlar sakin bir günü işaret eder. Elif, bu gözlemleri karşılaştırarak zamanla resmi hava tahminlerinden bile birkaç saat önce değişimi sezmeyi öğrenmiştir. Ona göre asıl beceri, bulutun şeklini değil değişim hızını okumaktır. Komşuları, ondan artık hava durumu sormaya başlamıştır.

Bu parçada altı çizili «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bulutlar her zaman kesin ve değişmez bilgi verir B) Hava durumu tahminleri artık gereksiz hâle gelmiştir C) Gökyüzü, yalnızca fotoğraf çekmek için gözlemlenir D) Bulutların şekli, yalnızca uzmanlar tarafından anlaşılabilir E) Bulutlar, hava değişmeden önce dikkatli bakana bir tür erken işaret sunar

Sözel Anlam · Paragraf

37. Bisikletle ulaşımın yaygınlaşması konusunda birinci görüşe göre sorun altyapıdır: kentte ayrılmış yollar yoksa insanlar bisiklete binmeyi akıllarına bile getirmez. İkinci görüşe göre ise asıl engel alışkanlıktır: yolu açılan hiçbir kent, sürücülerin ve yayaların davranışı değişmeden bisiklet kentine dönüşmemiştir. Her iki görüşün de ortak kaygısı, bisikletin kentte güvenli ve sürekli bir ulaşım seçeneği olarak yer bulmasıdır; fark, bu amaca hangi yoldan ulaşılacağındadır. Deneyimli kentlerin bazıları yol yapmakla, bazıları kampanya yürütmekle işe başlamıştır. Yazara göre iki görüş birbirinin alternatifi değildir; çünkü alışkanlık değişimi çoğunlukla somut bir imkânla başlar. Ancak imkân da yalnızca kullanıldığı ölçüde değer kazanır. Yine de ilk adım, ayrılmış yolların kendisi olmalıdır.

Yazar, ikinci görüşten aşağıdaki noktaların hangisinde ayrılmaktadır?

A) Alışkanlığın bisiklet kullanımı açısından önemli bir etken olduğunu kabul etmesinde B) Altyapının tek başına bisiklet kullanımını garanti ettiğini savunmasında C) Davranış değişiminin, somut bir imkânın sağlanmasıyla başladığını düşünmesinde D) Sürücülerin davranışının bisiklet kullanımını etkilemediğini belirtmesinde E) Yolu açılan her kentin bisiklet kentine dönüştüğünü ileri sürmesinde

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

38. "Uzun yıllardır aşılamayan dereceyi genç koşucu bir saniye farkla «kırdı»."

Bu cümledeki «kırmak» sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde aynı anlamda kullanılmıştır?

A) Pazarcı, akşama doğru kalan sebzelerin fiyatını «kırdı». B) Yeni gelen çocuk, yanlışlıkla vitrin camını «kırdı». C) Toplantıdaki gerginliği esprisiyle «kırdı». D) Kitap, satış adedinde önceki bütün rekorları «kırdı». E) Ağır sözler söyleyerek komşusunun gönlünü «kırdı».

Sözel Anlam · Paragraf

39. Bazı ressamlar bir tuvale başlamadan önce haftalarca yalnızca küçük eskizler yapar. Bu eskizler, son resme benzemek zorunda değildir; çoğu kez yalnızca bir ışık düşüşünü ya da iki rengin yan yana nasıl durduğunu sınar. Ressam, tuvale geçtiğinde bu denemelerden hiçbirini doğrudan kopyalamaz; ama elinin artık o ışığı, o rengi tanıdığını hisseder. Bu yüzden büyük bir resmin hızlı yapılmış görünmesi, çoğu zaman uzun bir hazırlığın izlerini sakladığı anlamına gelir. İzleyicinin gördüğü kolaylık, aslında görünmeyen emeğin biçim değiştirmiş hâlidir.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Hızlı yapılmış görünen bir resmin uzun bir emek taşıyabildiğine B) Eskiz yapmayan ressamların büyük resimlerde başarısız olduğuna C) Hazırlık sürecinin bitmiş resimde doğrudan görünmeyebildiğine D) Eskizlerin son resmin küçük bir kopyası olmak zorunda olmadığına E) Eskizlerin ressamın elini ışığa ve renge alıştırdığına

Sözel Anlam · Paragraf

40. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.

Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.

Bu parçada altı çizili «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir eserin değeri, yalnızca sergilendiği müzeye bağlıdır B) Restorasyon, eserin fiziksel bütünlüğünü hiçbir zaman tam olarak sağlayamaz C) Restoratörler, eserlerin orijinal rengini her zaman kesin olarak bilir D) Bir eserin izlerini yok sayarak onarmak, o esere ait tarihsel bilgiyi de yok etmek anlamına gelir E) Eserler, restore edilmeden önce zaten değerlerini kaybetmiş sayılır

Sözel Anlam · Paragraf

41. Kentin eski mahalleleri, yeni yapılan konut alanlarının yanında düzensiz görünür; sokaklar dar, evler birbirine yaslanmış, kapılar doğrudan yola açılır. Oysa bu düzensizlik, yüzyılların içinde damla damla biçimlenmiş bir uzlaşmadır: Her ev, komşusunun ışığını kesmeyecek kadar geri çekilmiş, her sokak, iki yüklü eşeğin geçebileceği kadar genişletilmiştir. Yeni mahallelerde ise her şey bir masada, bir günde karara bağlanır. Eski mahalle «bin elin sessiz oyuyla yazılmış bir metindir»; yeni mahalle tek kalemden çıkmış bir taslak.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eski evlerin makine kullanılmadan ustaların elleriyle yapılması B) Mahalle halkının yıllar boyunca birbirinden habersiz yaşamış olması C) Eski mahallelerde kararların halkın oyuna sunularak alınması D) Mahallenin geçmişinin yazılı belgeler aracılığıyla korunmuş olması E) Mahalle biçiminin kuşaklar boyunca pek çok kişinin küçük tercihleriyle oluşması

Sözel Anlam · Paragraf

42. Genç besteciler, parçalarını sesle doldurmaya eğilimlidir; her ölçüde bir şey olsun ister, boşluğu bir eksiklik gibi görürler. Deneyim kazandıkça bu telaş azalır. Bir notanın ağırlığı, ondan önceki ve sonraki sessizlikle belirlenir; sessizlik olmadan vurgu, karanlık olmadan ışık olmaz. Olgun bestecinin işi, ne çalınacağına değil, nerede susulacağına karar vermektir. Dinleyicinin nefesini tuttuğu an, çoğu zaman hiçbir şeyin çalınmadığı andır.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bestecilerin notadan çok çalgıya önem vermesi gerektiği B) Sanatta boşluğun, dolu olan kadar anlam taşıdığı C) Müzikte deneyimin yaşla birlikte kendiliğinden geldiği D) Dinleyicinin sessiz parçaları daha çok beğendiği E) Genç bestecilerin dinleyiciyi yeterince tanımadığı

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

43. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılarak bir öneride bulunulmuştur?

A) Elektrikli araçlar da bir gün yerini yenilerine bırakacaktır B) Elektrikli araçlar, benzinli araçlara göre daha sessiz çalıştığından kent içinde tercih edilmelidir C) Şarj istasyonları çoğaldıkça elektrikli araç kullanımı daha da artabilir D) Kış mevsiminde kar yağışı bazı bölgelerde ulaşımı aksatır E) Elektrikli araçların sayısı yıldan yıla artmaktadır

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

44. Aşağıdaki cümleye anlamca en yakın cümle hangisidir?

"Bir yapıtın değeri, yazıldığı çağın dışına taşabilme gücüyle ölçülür."

A) Çağdaşlarınca beğenilmeyen yapıt hiçbir dönemde değer kazanamaz B) Zamanın sınırlarını aşıp başka dönemlerde de okurla bağ kurabilen yapıt değerli sayılır C) Çağının ihtiyaçlarına yanıt veren her yapıt kalıcı bir değer taşır D) Bir yapıtın değeri, kısa sürede çok okura ulaşmasıyla belli olur E) Yapıtın yazıldığı çağı anlatması, değerini azaltan bir durumdur

Sözel Anlam · Paragraf

45. Markette iki farklı boydaki aynı ürünün hangisinin daha ucuz olduğunu hızlıca kestirmek, oran kurma becerisinin gündelik bir uygulamasıdır; oysa bu işlemi yapan çoğu kişi, okulda öğrendiği "orantı" konusuyla o an yaptığı zihinsel hesabı ilişkilendirmez. Benzer biçimde, bir tarifi iki kişilik yerine beş kişilik hazırlarken malzemeleri yeniden ölçeklendirmek de aynı akıl yürütmeye dayanır. Matematik eğitimcilerine göre bu kopukluk, konunun soyut kaldığı izlenimini güçlendirir; oysa amaç, sınıfta öğrenileni günlük kararlarla aynı zihinsel araç olarak tanımaktır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Okulda öğrenilen orantı konusu, günlük hayattaki hesaplardan tamamen farklı bir işlemdir B) İnsanların çoğu orantı kavramını hiçbir zaman doğru kullanamaz C) Tarif ölçeklendirme, matematik eğitimiyle hiçbir ilgisi olmayan bir beceridir D) Matematik eğitimcileri, günlük hesapların okulda öğretilmemesi gerektiğini savunur E) Günlük hayatta sıkça kullanılan bazı akıl yürütmeler, okulda soyut biçimde öğretilen matematiksel kavramlarla aynı temele dayanabilir

Sözel Anlam · Paragraf

46. Bir rüzgâr türbininin verimliliğini belirleyen temel etken, yalnızca ortalama rüzgâr hızı değil, bu hızın gün içinde ne kadar istikrarlı kaldığıdır. Kısa süreli ama çok güçlü esintilerin görüldüğü bir bölge, ortalama hızı yüksek görünse de, türbinin sürekli ve dengeli enerji üretmesi için uygun olmayabilir. Buna karşın, daha ılımlı ama gün boyu süreklilik gösteren bir rüzgâr rejimine sahip bölgeler, toplam üretim açısından daha avantajlı çıkabilir. Bu nedenle türbin yerleşim kararları alınırken, yalnızca ortalama hız verisine değil, rüzgârın saatlik dağılımına ait uzun süreli ölçümlere de başvurulması gerekir.

Bu parçada asıl düşünceyi destekleyen yardımcı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Türbin verimliliği, ortalama rüzgâr hızından çok hızın gün içindeki istikrarına bağlıdır. B) Ortalama rüzgâr hızı, türbin yerleşiminde dikkate alınan tek ölçüttür. C) Rüzgâr türbinleri her coğrafi bölgede aynı verimle çalışır. D) Ilımlı ama gün boyu süreklilik gösteren rüzgâr rejimine sahip bölgeler, toplam üretim açısından daha avantajlı olabilir. E) Kısa süreli güçlü esintiler her zaman yüksek toplam üretim sağlar.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

47. Emre, Burak, Selin, Gizem, Onur, Pelin, Tolga, Naz ve Kerem adlı dokuz kişi bir yarışma için üçer kişilik üç takıma (Mavi, Kırmızı, Yeşil) ayrılmıştır. Yarışmayı takımlar sırasıyla (1., 2., 3.) bitirmiştir; iki takım aynı sırada bitirmemiştir.
- Emre ile Burak aynı takımdadır.
- Selin, Mavi takımda değildir.
- Gizem ile Onur farklı takımlardadır.
- Tolga ile Kerem farklı takımlardadır.
- Naz, Kırmızı takımdadır.
- Kırmızı takım, Mavi takımdan önce bitirmiştir.
- Pelin'in takımı yarışmayı ilk bitirmiştir.
Buna göre,
I. Emre ile Burak, Mavi takımdadır.
II. Kırmızı takım, Yeşil takımdan önce bitirmiştir.
III. Gizem ile Onur aynı takımdadır.
ifadelerinden hangileri kesin olarak bilinebilir?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

Sözel Mantık · Sözel Mantık

48. Bir işyerinde Pazartesi'den Cuma'ya kadar beş günlük nöbeti Aslı ile Burak adlı iki çalışan paylaşmaktadır; her gün nöbeti bu ikisinden yalnızca biri tutar ve her nöbet sabah ya da akşam vardiyasında tutulur.
- Bu beş günde Aslı 3 gün, Burak 2 gün nöbet tutmuştur.
- Aynı kişi art arda üç gün nöbet tutmamıştır.
- Pazartesi nöbetini Burak tutmamıştır.
- Aslı hiçbir gün akşam vardiyasında nöbet tutmamıştır.
- Çarşamba günkü vardiya akşamdır.
Çizelgenin (hangi gün kimin, hangi vardiyada nöbet tuttuğunun) tam olarak belirlenebilmesi için, aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?

A) Pazartesi vardiyasının sabah olduğu B) Perşembe nöbetini Burak'ın tuttuğu C) Salı nöbetini Burak'ın tuttuğu D) Perşembe vardiyasının akşam olduğu E) Cuma nöbetini Burak'ın tuttuğu

Sözel Mantık · Sözel Mantık

49. Bir yüzme havuzunda 1, 2 ve 3 numaralı üç kulvarın her birinde tam ikişer yüzücü antrenman yapmaktadır. Aslı, Barış, Cem, Defne, Emre ve Funda altı yüzücüdür; her yüzücü yalnız bir kulvardadır.
- Aslı ile Barış aynı kulvarda yüzer.
- Emre 3. kulvarda yüzmez.
- Funda'nın kulvar numarası Aslı'nınkinden büyüktür.
- Defne'nin kulvar numarası Aslı'nınkinden büyüktür.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Funda 2. kulvarda yüzer B) Barış ile Funda aynı kulvarda yüzer C) Emre 1. kulvarda yüzer D) Cem ile Defne aynı kulvarda yüzer E) Defne 2. kulvarda yüzer

Sözel Mantık · Sözel Mantık

50. Bir müzede yan yana dizilmiş 1, 2, 3 ve 4 numaralı salonların her birinde tek eser sergilenmektedir. Eserler Resim, Heykel, Seramik ve Fotoğraf olup Aras, Bilge, Ceylan ve Deniz adlı dört sanatçıdan her birine ait olan birer eserdir. Salonlar hakkında şunlar bilinmektedir:
- Heykel, Seramik'ten daha küçük numaralı bir salondadır.
- Resim ile Fotoğraf yan yana salonlarda değildir.
- Aras'ın eseri, Heykel'in sergilendiği salonun hemen yanındaki bir salondadır.
- Bilge'nin eseri Fotoğraf'tır.
- Ceylan'ın eserinin salon numarası, Deniz'in eserininkinden büyüktür.
- Aras'ın eseri 1 numaralı salonda değildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Resim 1 numaralı salondadır B) Deniz'in eserinin salon numarası, Aras'ın eserininkinden küçüktür C) Aras'ın eseri Resim'dir D) Ceylan'ın eseri Seramik'tir E) Heykel 2 numaralı salondadır

Cevap Anahtarı

1-E 2-A 3-B 4-D 5-A 6-A 7-D 8-A 9-E 10-C 11-A 12-B 13-E 14-C 15-D 16-E 17-B 18-C 19-A 20-B 21-B 22-D 23-E 24-A 25-B 26-A 27-A 28-D 29-B 30-B 31-C 32-A 33-B 34-A 35-B 36-E 37-C 38-D 39-B 40-D 41-E 42-B 43-B 44-B 45-E 46-D 47-A 48-D 49-B 50-B

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com