sekizgenacademy.com

Sözel Bölüm Denemesi — Orta (35 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 28.10.2026     35 soru 55 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Bölüm Denemesi — Orta (35 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

35 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Paragraf

1. Küçük bir atölyede saatleri onaran usta, her parçayı büyüteçle tek tek inceler. Ona göre «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır». Yeni nesil tamirciler arızayı bulmak için doğrudan elektronik cihazlara başvururken o, önce saatin sesini dinlemeyi tercih eder. Sesteki en ufak düzensizlik, hangi dişlinin aşındığını ele verir. Usta, bu yöntemin yıllar süren bir alışkanlıkla kazanıldığını, hiçbir kitaptan öğrenilemeyeceğini söyler. Atölyesine gelen genç çıraklara ilk öğrettiği şey de aceleci olmamaktır. Ona göre bir saati doğru onarmak, zamanı anlamaktan geçer.

Bu parçada altı çizili «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır» sözüyle asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yeni nesil tamircilerin ustadan daha başarılı olduğu B) Bir işin kalitesinin, gözden kaçan en ufak ayrıntılarında ortaya çıktığı C) Saatlerin çoğu zaman tamir edilemeyecek kadar eskidiği D) Dişlilerin bir saatin en pahalı parçası olduğu E) Ustaların işlerini birbirinden gizli tuttuğu

Sözel Anlam · Paragraf

2. Amatör bulut gözlemcisi Elif, her sabah gökyüzünü fotoğraflayarak küçük bir günlük tutar. Ona göre «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir». Sivri ve dağınık bulutlar genellikle fırtınanın habercisiyken düz ve ince tabakalı bulutlar sakin bir günü işaret eder. Elif, bu gözlemleri karşılaştırarak zamanla resmi hava tahminlerinden bile birkaç saat önce değişimi sezmeyi öğrenmiştir. Ona göre asıl beceri, bulutun şeklini değil değişim hızını okumaktır. Komşuları, ondan artık hava durumu sormaya başlamıştır.

Bu parçada altı çizili «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bulutlar her zaman kesin ve değişmez bilgi verir B) Hava durumu tahminleri artık gereksiz hâle gelmiştir C) Gökyüzü, yalnızca fotoğraf çekmek için gözlemlenir D) Bulutların şekli, yalnızca uzmanlar tarafından anlaşılabilir E) Bulutlar, hava değişmeden önce dikkatli bakana bir tür erken işaret sunar

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

3. Editör, taslak metindeki gereksiz ayrıntıları çıkarmasını önerdi. Yazar bu öneriyi uyguladıktan sonra metnin akıcılığı ----; okurlardan gelen geri bildirimler de bu doğrultuda ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) azaldı - kötüleşti B) değişmedi - iyileşti C) arttı - kötüleşti D) arttı - iyileşti E) azaldı - iyileşti

Sözel Anlam · Paragraf

4. Her sonbaharda binlerce kilometre öteye göç eden turna sürüleri, rotalarını doğuştan değil, deneyimli bireylerden öğrenerek belirler. Sürüde en önde uçan kuşlar genellikle en yaşlı ve en tecrübeli bireylerdendir. Araştırmacılara göre «bir turna sürüsü, kanatlarıyla değil hafızasıyla yol alır». Genç kuşlar ilk göçlerinde yalnızca izler, rotayı ezberlemeye çalışmaz. Ancak birkaç göç mevsimi geçtikten sonra aynı genç kuşlar, rotanın büyük bölümünü kendi başlarına hatırlayabilir hâle gelir. Bilim insanları, sürüden ayrılıp insan eliyle yetiştirilen turnaların rotayı hiç öğrenemediğini gözlemlemiştir. Bu durum, rotanın genetik değil sosyal bir bilgi olduğunu göstermektedir. Sürüdeki en yaşlı birey öldüğünde, rotanın bir kısmı bazen sürüyle birlikte kaybolabilmektedir. Bu yüzden bazı araştırma grupları, yaşlı turnaların rotalarını insan yapımı uçan araçlarla gençlere öğretmeyi denemiştir. Bu yöntem, özellikle rotasını tamamen kaybetmiş küçük sürülerde başarılı sonuçlar vermiştir. Araştırmacılar, bu yöntemin doğal öğrenmenin yerini almadığını, yalnızca acil durumlarda kullanıldığını vurgular. Turnaların rotayı öğrenme süreci, insan dilinin kuşaktan kuşağa aktarılmasına sıkça benzetilir. Araştırmacılara göre bu benzerlik, göçün yalnızca fiziksel değil aynı zamanda kültürel bir olgu olduğunu düşündürmektedir.

Bu parçada altı çizili «bir turna sürüsü, kanatlarıyla değil hafızasıyla yol alır» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Turna sürülerinin büyüklüğü, rota bilgisinin doğruluğunu belirler B) Göç, turnalar için yalnızca fiziksel bir zorluktur C) Turnalar, rotalarını yalnızca görme duyularıyla belirler D) Bir sürünün göç edebilmesi, fiziksel gücünden çok biriktirdiği deneyime bağlıdır E) Turna sürülerinin uçuş hızı, rota bilgisinden daha belirleyicidir

Sözel Anlam · Paragraf

5. Yüksek dağ ormanlarında yağmur az yağsa da ağaçlar sürekli ıslaktır. Bunun nedeni, vadiden yükselen sisin ağaç yapraklarına çarparak damlacıklara dönüşmesidir. Yapraklar bu damlacıkları toplar, gövdeye ve oradan toprağa iletir. Ölçümler, bazı ormanlarda bu yolla toplanan suyun yağmurla gelenden fazla olduğunu gösteriyor. Ağaçlar kesildiğinde sis yine gelir; ama onu tutacak yaprak olmadığından su, dağı aşıp gider.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Sisin yalnızca sabah saatlerinde ormana ulaştığına B) Yüksek dağ ormanlarında yağmurun hiç yağmadığına C) Sisten toplanan suyun içme suyu olarak kullanıldığına D) Ağaçların yok olmasının sisten su elde edilmesini engellediğine E) Yapraklı ağaçların iğne yapraklılardan daha çok su topladığına

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

6. Yaşadığı hayal kırıklığından sonra ressamın resim yapma hevesi tamamen «söndü».

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün anlamına en yakın sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kabardı B) Tükendi C) Ertelendi D) Tazelendi E) Azaldı

Sözel Anlam · Paragraf

7. (I) Cam üfleyici, ocaktaki erimiş camı uzun bir boru ucuna aldı. (II) Boruyu döndürerek camın şeklini simetrik tutmaya çalıştı. (III) Atölyenin duvarları geçen yıl açık maviye boyanmıştı. (IV) Üflediği hava, camı içeriden şişirip ince bir vazo hâline getirdi. (V) Vazo soğuduktan sonra kenarları özenle düzeltildi.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

8. Demirci, çeliği ısıtırken rengine bakar; kızıllıktan sarıya geçen ton, sıcaklığın ölçüsüdür. Metal fazla ısıtılırsa tane yapısı bozulur ve sonradan dövülse bile eski sağlamlığına kavuşmaz. Soğuk dövüldüğünde ise çatlar. Bu yüzden iyi bir demircinin ustalığı, çekici sallayan koldan çok, ateşe bakan gözdedir. Aynı çelik, sıcaklığı doğru yakalandığında birkaç vuruşta biçim alır; yanlış yakalandığında saatlerce uğraşılsa da kusuru kapanmaz. Çıraklar bu yüzden ilk yıllarını çekiç tutarak değil, ateşi izleyerek geçirir. Gücün her çırakta bulunabilen bir şey olması, sıcaklığı okumanın ise ancak yıllar içinde kazanılması da bunu doğrular.

Bu parçada, ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Demircide ustalık, gücün değil ısıyı okuma becerisinin ürünüdür B) Soğuk dövme yalnızca çelikte çatlamaya yol açar C) Yanlış sıcaklıkta işlenen metaldeki bozulma, sonradan düzeltilemez D) Demirciler çeliği ısıtırken rengi, sertlikten daha güvenilir bulur E) Isıtma işlemi, dövmeden daha çok zaman alan aşamadır

Sözel Anlam · Paragraf

9. Bal arıları, kovana dönerken güneşin konumunu bir pusula gibi kullanır. Gökyüzü bulutlarla kaplı olsa bile arı, polarize ışığın izini takip ederek yönünü şaşırmaz. Bilim insanları uzun süre bu yeteneğin yalnızca görme duyusuna bağlı olduğunu düşünmüştür. Ancak son araştırmalar, arıların iç saatlerini de bu hesaplamaya kattığını ortaya koymuştur. Bir arı, sabah bulduğu çiçek tarlasının öğleden sonraki konumunu güneşin hareketine göre yeniden hesaplayabilir. Bu da arı için «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır. Kovana dönen her arı, dans ederek bu bilgiyi diğer işçi arılarla paylaşır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Güneşin gökyüzündeki konumu, arının hesaplamalarında zamana göre değişen bir veridir B) Arıların yön bulma yeteneği yalnızca genç arılarda görülen geçici bir özelliktir C) Arılar yön bulurken yalnızca gözleriyle gördükleri ışığa değil iç zaman algılarına da başvurur D) Bulutlu havalarda bile arılar yönlerini kaybetmeyebilir E) Arılar, bulunan bir besin kaynağının bilgisini kovandaki diğer arılara aktarabilir

Sözel Anlam · Paragraf

10. (I) Bu basit icat, kısa sürede şehir sokaklarının vazgeçilmez bir parçası oldu. (II) Bir zamanlar taşımacılık yalnızca yürüyerek ya da hayvan sırtında yapılırdı. (III) Zamanla pedal ve zincir eklenerek araç çok daha hızlı hâle geldi. (IV) Bir zanaatkâr, iki tekerleği bir çerçeveyle birbirine bağlamayı denedi. (V) İlk modelde pedal bulunmadığı için kullanıcı ayaklarıyla yeri iterek ilerliyordu.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan ikinci cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yüz" sözcüğü diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?

A) Çocuğun yüzünde büyük bir sevinç ifadesi vardı. B) Anne, bebeğin yüzünü nazikçe sildi. C) Bu ipin uzunluğu tam yüz santimetredir. D) Rüzgârdan yüzü kızarmıştı. E) Uzun süre ağladığı için yüzü şişmişti.

Sözel Anlam · Paragraf

12. Mahallenin kullanılmayan bir arsasında başlatılan toplum bahçesi projesi, ilk yılında yalnızca on iki gönüllüyle başlamıştı. Proje koordinatörüne göre bir toplum bahçesinin asıl ürünü sebze değil, komşuluk ilişkileridir. Gönüllüler, önce toprağı hazırlamak yerine kimin hangi bölümden sorumlu olacağını tartışarak haftalar geçirdi. Koordinatöre göre «bir bahçeyi birlikte kurmak, önce anlaşmazlığı ekip sonra hasat etmektir». İlk aylarda bazı gönüllüler, ortak kararların yavaş alınmasından şikâyet ederek projeden ayrıldı. Kalan gönüllüler ise zamanla ortak bir çalışma takvimi oluşturarak süreci basitleştirdi. İlk hasat, beklenenden az olsa da katılımcılar arasında büyük bir memnuniyet yarattı. Proje, ilk yılın sonunda mahalledeki diğer boş arsalar için de bir örnek olarak gösterilmeye başlandı.

İkinci yıl, bahçeye katılan gönüllü sayısı üç katına çıktı ve bahçe iki ayrı bölüme genişletildi. Koordinatör, bu büyümenin yönetimi zorlaştırdığını, artık herkesin her kararı birlikte almasının mümkün olmadığını fark etti. Bu yüzden bahçe, küçük gruplar hâlinde kendi bölümünden sorumlu olacak şekilde yeniden düzenlendi. Bu değişiklik, ilk yılın aksine kararların çok daha hızlı alınmasını sağladı. Bazı eski gönüllüler, yeni düzenin bahçenin ilk yıllardaki ortak ruhunu zayıflattığını düşünmektedir. Koordinatöre göre büyüyen her topluluk, bir noktada ortaklığı esneklikle dengelemek zorunda kalır. Proje, üçüncü yılında mahalledeki okulla iş birliği yaparak öğrencilere de küçük bir bölüm ayırmayı planlamaktadır.

Bu parçada altı çizili «bir bahçeyi birlikte kurmak, önce anlaşmazlığı ekip sonra hasat etmektir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ortak bir çalışmada verimli sonuçlara ulaşmadan önce anlaşmazlıkların aşılması gerekir B) Ortak çalışmalarda hasat her zaman anlaşmazlıktan önce gelir C) Bir bahçe, ancak gönüllüler arasında hiç anlaşmazlık çıkmazsa verimli olur D) Bir bahçenin verimi, ekilen tohumların çeşitliliğine bağlıdır E) Gönüllüler arasındaki anlaşmazlıklar, projeyi her zaman başarısızlığa uğratır

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

13. Yapılan bir gözlemde, günde dört saatten fazla ekran başında kalan katılımcıların uyku sürelerinin ortalamanın altında olduğu görülmüştür. Aynı katılımcıların sabahları daha yorgun uyandığı da not edilmiştir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ekran kullanımı, tüm insanlarda uyku sorununa yol açar. B) Uyku süresi kısaldıkça ekran kullanımı da artmaktadır. C) Dört saatten az ekran kullananların uykusu her zaman yeterlidir. D) Gözlemdeki, günde dört saatten fazla ekran kullanan katılımcıların uyku süresi ortalamanın altındadır. E) Katılımcılar ekran kullanımını azaltırsa yorgunlukları tamamen geçecektir.

Sözel Anlam · Paragraf

14. Likenler, bir mantar ile bir alg ya da siyanobakterinin ortak yaşamından doğan canlılardır. Mantar, ortağını kurumaya ve güneşin sert ışığına karşı korur; alg ise fotosentezle ürettiği şekeri mantarla paylaşır. Bu iş bölümü sayesinde likenler, çıplak kayalar ve kutup toprakları gibi hiçbir bitkinin tutunamadığı yerlerde yaşayabilir. Çok yavaş büyürler; bazı türlerin yılda bir milimetreden az genişlediği ölçülmüştür. Havadaki kirleticilere karşı son derece duyarlı olduklarından bir bölgedeki liken çeşitliliği, o bölgenin hava kalitesi hakkında dolaylı bilgi verir.

Bu parçada likenlerle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Hava kalitesi hakkında dolaylı bilgi verdiklerine B) Büyüme hızlarının çok düşük olduğuna C) Kaç yıl boyunca yaşayabildiklerine D) Hangi canlıların ortak yaşamından oluştuğuna E) Zorlu koşullardaki yerlerde yaşayabildiklerine

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

15. Komşusunun «ince» davranışı, zor günlerinde ona büyük bir destek oldu.

Bu cümledeki «ince» sözcüğünün yerine, anlamı bozmadan aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) sığ B) hafif C) nazik D) narin E) sıradan

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

16. ---- bir araştırmanın sonuçları ilgi çekici olabilir, ---- bu sonuçlar yeterli sayıda örnekle desteklenmedikçe genellenemez.

Bu cümledeki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Yeter ki - oysa B) Çünkü - ayrıca C) Ne zaman ki - dolayısıyla D) Her ne kadar - yine de E) Madem ki - bu yüzden

Sözel Anlam · Paragraf

17. (I) Çizilen çizgileri makasla dikkatlice keser. (II) Kalıbı kumaşın üzerine tebeşirle çizer. (III) Terzi, dikeceği elbise için önce kumaşı düz bir masaya serer. (IV) Kesilen parçaları dikiş makinesinde birleştirir. (V) Son olarak elbiseyi ütüleyip son hâlini verir.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve III B) II ve III C) I ve II D) III ve V E) IV ve V

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

18. Yazar, roman boyunca kahramanın iç dünyasını «perdeyi azar azar aralayarak» okura sezdirir; hiçbir şeyi açıkça söylemez, her bölümde küçük bir ipucu bırakır.

Bu cümlede «perdeyi azar azar aralamak» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okuru şaşırtan beklenmedik dönüşler yapmak B) Kahramanla ilgili gizemi sonuna kadar korumak C) Olayları zaman sırasına göre düzenli biçimde anlatmak D) Anlatımı ayrıntılı betimlemelerle zenginleştirmek E) Bir şeyi tümüyle açıklamadan, parça parça sezdirmek

Sözel Anlam · Paragraf

19. Sesli komutla çalışan cihazlar evlere girdiğinden beri insanların konuşma biçiminde küçük ama dikkat çekici değişimler gözleniyor. Cihazın anlaması için kısa, düz ve emir kipinde cümleler kuran kullanıcılar, aynı kalıpları zamanla birbirlerine karşı da kullanmaya başlıyor. Özellikle çocuklar, isteklerini yumuşatan nezaket sözcüklerini cihazla konuşurken gereksiz bulduklarından bu sözcükleri gündelik dilden de düşürebiliyor. Bazı üreticiler bunu fark edip cihazların yalnızca nazik ifadelere yanıt verdiği bir ayar ekledi. Ancak dilin bu denli sığ komutlara alışmasının uzun vadeli etkisi henüz ölçülmüş değil.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Çocukların nezaket sözcüklerini kullanmayı bırakabildiğine B) Bazı üreticilerin soruna yönelik bir ayar eklediğine C) Uzun vadeli etkinin henüz ölçülmediğine D) Nezaket ayarının çocukların dil alışkanlıklarını düzelttiğine E) Cihazlara yönelik konuşma kalıplarının insan ilişkilerine taşındığına

Sözel Anlam · Paragraf

20. Dayanıklılık sporlarında vücut, kısa süreli şiddetli çabaya hazırlanmış bir sprinterden çok, uzun bir yolu sabit tempoda kat eden bir yürüyüşçüye benzer. Sprinter, az sayıda kas lifini anlık olarak en üst düzeyde çalıştırırken; dayanıklılık sporcusunun bedeni, enerjiyi saatler boyunca dengeli biçimde paylaştıracak şekilde uyum sağlar. Bu uyum, kalp ve akciğerlerin kapasitesinin artmasından kılcal damar yoğunluğunun yükselmesine kadar pek çok fizyolojik değişikliği birlikte getirir. Dolayısıyla antrenman programları da bu iki beden tipine göre farklılaşır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bir olgunun nedenleri kronolojik bir sırayla aktarılmıştır. B) Bir kavramın tarihsel gelişimi aşamalar hâlinde anlatılmıştır. C) Karşıt görüşler sunulup biri çürütülmüştür. D) Dayanıklılık sporcusunun bedensel uyumu, başka bir spor dalının sporcusuyla karşılaştırılarak açıklanmıştır. E) Kişisel bir anıdan yola çıkılarak genel bir yargıya ulaşılmıştır.

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

21. Nemli hava, eski duvarların derinlerine kadar «işledi».

Bu cümledeki «işledi» sözcüğünün yerine, anlamı bozmadan aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) çalıştı B) süslendi C) yansıdı D) yapıldı E) nüfuz etti

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

22. Yeni atanan yönetici, ekibin yıllardır alıştığı çalışma düzenine «kapıyı çarpmadan girmeyi» seçti; değişiklikleri küçük adımlarla ve zamana yayarak duyurdu.

Bu cümlede «kapıyı çarpmadan girmek» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yetkisini kullanmaktan çekinip geri planda kalmak B) Eski düzeni hiçbir değişiklik yapmadan sürdürmek C) Çalışanların görüşünü almadan karar vermek D) Yapılacak değişiklikleri ekipten gizli tutmak E) Var olan düzeni sarsmadan, yumuşak bir geçişle değişim başlatmak

Sözel Anlam · Paragraf

23. Genç besteciler, parçalarını sesle doldurmaya eğilimlidir; her ölçüde bir şey olsun ister, boşluğu bir eksiklik gibi görürler. Deneyim kazandıkça bu telaş azalır. Bir notanın ağırlığı, ondan önceki ve sonraki sessizlikle belirlenir; sessizlik olmadan vurgu, karanlık olmadan ışık olmaz. Olgun bestecinin işi, ne çalınacağına değil, nerede susulacağına karar vermektir. Dinleyicinin nefesini tuttuğu an, çoğu zaman hiçbir şeyin çalınmadığı andır.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bestecilerin notadan çok çalgıya önem vermesi gerektiği B) Sanatta boşluğun, dolu olan kadar anlam taşıdığı C) Müzikte deneyimin yaşla birlikte kendiliğinden geldiği D) Dinleyicinin sessiz parçaları daha çok beğendiği E) Genç bestecilerin dinleyiciyi yeterince tanımadığı

Sözel Anlam · Paragraf

24. Kentin eski mahalleleri, yeni yapılan konut alanlarının yanında düzensiz görünür; sokaklar dar, evler birbirine yaslanmış, kapılar doğrudan yola açılır. Oysa bu düzensizlik, yüzyılların içinde damla damla biçimlenmiş bir uzlaşmadır: Her ev, komşusunun ışığını kesmeyecek kadar geri çekilmiş, her sokak, iki yüklü eşeğin geçebileceği kadar genişletilmiştir. Yeni mahallelerde ise her şey bir masada, bir günde karara bağlanır. Eski mahalle «bin elin sessiz oyuyla yazılmış bir metindir»; yeni mahalle tek kalemden çıkmış bir taslak.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eski evlerin makine kullanılmadan ustaların elleriyle yapılması B) Mahalle halkının yıllar boyunca birbirinden habersiz yaşamış olması C) Eski mahallelerde kararların halkın oyuna sunularak alınması D) Mahallenin geçmişinin yazılı belgeler aracılığıyla korunmuş olması E) Mahalle biçiminin kuşaklar boyunca pek çok kişinin küçük tercihleriyle oluşması

Sözel Anlam · Paragraf

25. Gün içinde öğrenilen bilgilerin kalıcı hâle gelmesinde uykunun payı uzun süredir tartışılıyor. Bir deneyde katılımcılara akşam bir dizi sözcük çifti öğretildi; yarısı uyudu, diğer yarısı aynı süre boyunca uyanık tutuldu. Sabah yapılan testte uyuyan grup belirgin biçimde daha çok çift hatırladı. Ancak uyanık tutulan grubun, ertesi gece uyuduktan sonra yapılan ikinci testte aradaki farkı büyük ölçüde kapattığı görüldü. Bu, uykunun bilgiyi pekiştirdiğini ama bunu yapmak için belli bir gece penceresine bağlı olmadığını düşündürüyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Deneyin birkaç farklı yaş grubuyla tekrarlandığına B) Sözcük çiftlerinin sabah öğretilmesinin daha etkili olduğuna C) Uyanık tutulan grubun bilgiyi tamamen unuttuğuna D) Uyku süresinin uzunluğunun hatırlamayı doğrudan artırdığına E) Uykunun pekiştirici etkisinin gecikmeli olarak da ortaya çıkabildiğine

Sözel Anlam · Paragraf

26. (I) Bozkır ekosisteminde ağaç bulunmaz; bunun yerine kökleri metrelerce derine uzanan, toprağı sıkıca tutan otlar yaşar. (II) Bozkırda otlayan hayvan sürülerinin sayısı, yüzyıllar içinde iklime ve göç yollarına bağlı olarak birçok kez değişmiştir. (III) Bu otların toprak altındaki kütlesi, yüzeydeki yeşil kısmın birkaç katıdır ve bitkinin besinini depolayan asıl bölüm burasıdır. (IV) Yangın ya da aşırı otlatma yüzeydeki kısmı yok etse de kökler sağlam kalır ve bitki birkaç hafta içinde yeniden sürer. (V) Bozkırın bu kadar dayanıklı olmasının nedeni, canlılığının görünmeyen kısımda saklı olmasıdır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi, anlam bütünlüğünü bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

27. Ressam, tuvalinde koyu renkleri azaltıp aydınlık tonları çoğaltınca eserin genel atmosferi ----; izleyicide bıraktığı izlenim de bu yönde ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) aydınlandı - yumuşadı B) karardı - yumuşadı C) karardı - sertleşti D) aydınlandı - sertleşti E) değişmedi - yumuşadı

Sözel Anlam · Paragraf

28. Sonbahar rüzgârı, vadinin üzerine ince bir sis tabakası gibi çökmüştü. Kızıla dönen yapraklar, hafif esintiyle dallardan ayrılıp yavaşça toprağa süzülüyordu. Uzaktaki tepelerin ardından yükselen güneş, ışıklarını sisin arasından süzerek vadiye altın rengi bir görünüm veriyordu. Derenin kıyısındaki söğütler, suyun akışına eşlik eder gibi hafifçe sallanıyordu.

Bu parçanın anlatımında ağırlıklı olarak hangi anlatım biçiminden yararlanılmıştır?

A) Betimleme B) Öyküleme C) Tartışma D) Karşılaştırma E) Örneklendirme

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

29. Bir bölgede yağışların uzun süre azalması, yeraltı su seviyesinin düşmesine, bu düşüş de tarımsal üretimin azalmasına yol açar.

Bu cümleye göre tarımsal üretimdeki azalmanın DOĞRUDAN nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tarım arazilerinin azalması B) Yeraltı su seviyesinin düşmesi C) Nüfusun artması D) Sulama sistemlerinin eskimesi E) Yağışların uzun süre azalması

Sözel Mantık · Sözel Mantık

30. Bir konferansta Yapay Zekâ, Biyoçeşitlilik, İklim, Kentsel Tasarım, Veri Etiği ve Eğitim adlı altı oturum, A, B ve C salonlarında 09.00, 11.00 ve 14.00 saatlerinde yapılacaktır. Her oturum farklı bir salon-saat çiftinde (dokuz çiftten altısında) yapılır; aynı salonda aynı saatte iki oturum yapılmaz. Programa ilişkin bilgiler şunlardır:
- Biyoçeşitlilik ile İklim aynı salonda yapılır.
- Yapay Zekâ ile Veri Etiği aynı saatte (farklı salonlarda) yapılır.
- Kentsel Tasarım B salonunda yapılır.
- Eğitim, İklim'den daha erken bir saatte yapılır.
- Yapay Zekâ 09.00'da yapılmaz.
Ayrıca Kentsel Tasarım oturumunun 09.00'da yapıldığı bilinmektedir.
Buna göre, Biyoçeşitlilik oturumu kaç farklı salon-saat çiftinde yapılabilir?

A) 5 B) 6 C) 7 D) 8 E) 9

Sözel Mantık · Sözel Mantık

31. Bir dağ evinin alt katında Mavi (3 kişilik) ve Yeşil (2 kişilik) odalar, üst katında Sarı (2 kişilik) ve Kırmızı (1 kişilik) odalar vardır. Tolga, Umut, Vildan, Yelda, Zafer, Esin, Fikret ve Gonca adlı sekiz arkadaş, bütün odalar tam dolacak biçimde bu odalara yerleşmiştir. Yerleşimle ilgili bilgiler şunlardır:
- Tolga ile Umut aynı odada kalmaktadır.
- Vildan ile Yelda farklı katlarda kalmaktadır.
- Zafer, üst katta kalmaktadır.
- Esin ile Tolga farklı katlarda kalmaktadır.
- Fikret ile Gonca aynı odada kalmaktadır.
- Ayrıca Vildan ile Fikret aynı odada kalmamaktadır.
- Esin, Kırmızı odada kalmamaktadır.
Buna göre, bu yerleşim kaç farklı biçimde yapılmış olabilir?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

Sözel Mantık · Sözel Mantık

32. Bir lokantada 1'den 5'e kadar numaralanmış ve bir sıra hâlinde yan yana dizilmiş 5 masa vardır. Her masadan yalnızca bir yemek siparişi verilmiş; siparişler çorba, köfte, balık, mantı ve pilavdır ve her yemek tam olarak bir masadan sipariş edilmiştir.
- Çorba ile köfte siparişleri yan yana masalardan verilmemiştir.
- Mantı, balıktan daha büyük numaralı bir masadan sipariş edilmiştir.
- Pilav 2. ya da 4. masadan sipariş edilmiştir.
- Köfte ile mantı siparişleri arasında tam olarak bir masa vardır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Köfte 2. masadadır. B) Pilav 5. masadadır. C) Mantı 5. masadadır. D) Çorba 4. masadadır. E) Balık 3. masadadır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

33. Bir yüzme yarışında 1. ve 2. seri vardır; her seride 1, 2 ve 3 numaralı kulvarlar kullanılır. Ilgaz, Jale, Kemal, Lale, Mert ve Nil altı yüzücüdür; her biri seri-kulvar ikililerinden birini tek başına kullanır.
- Ilgaz ile Jale aynı seride yüzer ve Ilgaz'ın kulvar numarası Jale'ninkinden küçüktür.
- Kemal 2. seridedir ve kenar kulvarlardan (1 ya da 3) birinde yüzer.
- Lale, Kemal ile aynı kulvarda yüzer.
- Mert'in kulvar numarası Nil'inkinden küçüktür.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Jale 3. kulvarda yüzer B) Lale 3. kulvarda yüzer C) Kemal 1. kulvarda yüzer D) Ilgaz 1. seride yüzer E) Mert ile Nil aynı seride yüzer

Sözel Mantık · Sözel Mantık

34. Bir otelin 1., 2. ve 3. katlarında ikişer oda vardır; odalar 11, 12 (1. kat), 21, 22 (2. kat) ve 31, 32 (3. kat) olarak numaralandırılmıştır. Ayla, Berk, Cemre, Deniz, Emre ve Funda bu otelin altı odasına, her odada bir kişi kalacak biçimde yerleşmiştir. Yerleşimle ilgili bilgiler şunlardır:
- Ayla ile Berk aynı kattadır.
- Cemre, Deniz'den daha yüksek bir kattadır.
- Emre 1. katta değildir.
- Funda ile Emre farklı katlardadır.
Ayrıca Deniz'in 21 numaralı odada kaldığı bilinmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Funda 22 numaralı odadadır B) Funda, Cemre ile aynı kattadır C) Ayla ile Funda aynı kattadır D) Emre 22 numaralı odadadır E) Emre, Cemre ile aynı kattadır

Sözel Mantık · Sözel Mantık

35. Üç katlı bir apartmanın her katında Doğu ve Batı cephelerine bakan birer daire vardır (toplam 6 daire). Ada, Burak, Ceren, Deniz, Ece ve Fikret bu dairelerin her birinde birer kişi olacak şekilde oturmaktadır.
- Ada, Burak'tan daha üst katta oturur.
- Ceren ile Deniz aynı katta oturur.
- Ece'nin dairesi, Fikret'in dairesinin tam altındadır (aynı cephe, bir alt kat).
- Ada'nın dairesi Doğu cephesine bakar.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Burak Doğu cephesindedir B) Deniz Doğu cephesindedir C) Ceren 3. kattadır D) Fikret 3. kattadır E) Ece 2. kattadır

Cevap Anahtarı

1-B 2-E 3-D 4-D 5-D 6-B 7-C 8-C 9-B 10-D 11-C 12-A 13-D 14-C 15-C 16-D 17-A 18-E 19-D 20-D 21-E 22-E 23-B 24-E 25-E 26-B 27-A 28-A 29-B 30-D 31-C 32-C 33-E 34-C 35-A

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com