sekizgenacademy.com

Sözel Bölüm Denemesi — Orta (35 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     35 soru 55 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Bölüm Denemesi — Orta (35 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

35 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Paragraf

1. Bir kentin ne kadar yaşanabilir olduğunu anlamak için meydanlarına değil, banklarına bakmak gerekir. Bank, hiçbir şey satın almadan durmaya izin verilen yerdir. Bankların söküldüğü ya da uzanılamayacak biçimde bölündüğü sokaklarda insanlar yalnızca geçer, kalmaz. Kalmanın olmadığı yerde karşılaşma, karşılaşmanın olmadığı yerde de mahalle olmaz. Bir bank küçük bir mobilyadır ama taşıdığı anlam bir kentin kime açık olduğudur.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Alışveriş alanlarının kentte giderek arttığı B) Kentin insanlara ne ölçüde açık olduğunun küçük ayrıntılardan anlaşılabileceği C) Kent yönetimlerinin bank yapımına yeterince kaynak ayırmadığı D) Bankların kent mobilyaları içinde en dayanıklısı olduğu E) Meydanların artık işlevini yitirdiği

Sözel Anlam · Paragraf

2. Dayanıklılık sporlarında vücut, kısa süreli şiddetli çabaya hazırlanmış bir sprinterden çok, uzun bir yolu sabit tempoda kat eden bir yürüyüşçüye benzer. Sprinter, az sayıda kas lifini anlık olarak en üst düzeyde çalıştırırken; dayanıklılık sporcusunun bedeni, enerjiyi saatler boyunca dengeli biçimde paylaştıracak şekilde uyum sağlar. Bu uyum, kalp ve akciğerlerin kapasitesinin artmasından kılcal damar yoğunluğunun yükselmesine kadar pek çok fizyolojik değişikliği birlikte getirir. Dolayısıyla antrenman programları da bu iki beden tipine göre farklılaşır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bir olgunun nedenleri kronolojik bir sırayla aktarılmıştır. B) Bir kavramın tarihsel gelişimi aşamalar hâlinde anlatılmıştır. C) Karşıt görüşler sunulup biri çürütülmüştür. D) Dayanıklılık sporcusunun bedensel uyumu, başka bir spor dalının sporcusuyla karşılaştırılarak açıklanmıştır. E) Kişisel bir anıdan yola çıkılarak genel bir yargıya ulaşılmıştır.

Sözel Anlam · Paragraf

3. Bir dili öğrenirken sesli okumanın küçümsenen bir yararı vardır. Sessiz okumada göz, tanıdık gelen sözcüklerin üzerinden hızla atlar; sesli okumada ise her heceyi tek tek telaffuz etmek gerektiğinden dikkat, sözcüğün yapısına yönelir. Böylece öğrenci, yazımını bildiğini sandığı ama aslında hiç doğru söylemediği sözcükleri fark eder. Ayrıca kendi sesini duymak, cümle vurgusunun nerede olması gerektiğini sezmeyi kolaylaştırır. Bu yöntem, ilerlemiş öğrencilerde bile telaffuz hatalarını kısa sürede azaltır.

Bu parçada sesli okumayla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Cümle vurgusunu sezmeyi kolaylaştırdığına B) İleri düzey öğrencilere de yarar sağladığına C) Günde ne kadar süreyle yapılması gerektiğine D) Yanlış telaffuz edilen sözcükleri fark ettirdiğine E) Dikkati sözcüğün yapısına yönelttiğine

Sözel Anlam · Paragraf

4. Bazı ressamlar bir tuvale başlamadan önce haftalarca yalnızca küçük eskizler yapar. Bu eskizler, son resme benzemek zorunda değildir; çoğu kez yalnızca bir ışık düşüşünü ya da iki rengin yan yana nasıl durduğunu sınar. Ressam, tuvale geçtiğinde bu denemelerden hiçbirini doğrudan kopyalamaz; ama elinin artık o ışığı, o rengi tanıdığını hisseder. Bu yüzden büyük bir resmin hızlı yapılmış görünmesi, çoğu zaman uzun bir hazırlığın izlerini sakladığı anlamına gelir. İzleyicinin gördüğü kolaylık, aslında görünmeyen emeğin biçim değiştirmiş hâlidir.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Hızlı yapılmış görünen bir resmin uzun bir emek taşıyabildiğine B) Eskiz yapmayan ressamların büyük resimlerde başarısız olduğuna C) Hazırlık sürecinin bitmiş resimde doğrudan görünmeyebildiğine D) Eskizlerin son resmin küçük bir kopyası olmak zorunda olmadığına E) Eskizlerin ressamın elini ışığa ve renge alıştırdığına

Sözel Anlam · Paragraf

5. Büyük bir orman yangınından sonra bölge, kararmış gövdelerden başka bir şey barındırmıyordu. İlk baharda toprağın altından ince yeşil filizler baş gösterdi. Bu filizler kısa sürede küçük çalılara dönüştü. ---- Birkaç yıl içinde bölge, yangından önceki hâline benzemese de yeniden canlı bir örtüyle kaplandı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Oysa yangın bölgedeki tüm toprağı yok etmiştir. B) Ne var ki toprak bu süreçte tamamen verimsiz hâle gelmiştir. C) Çalıların gölgesinde önce kuşlar, ardından küçük memeliler bölgeye geri döndü. D) Bu yüzden bölgeye bir daha hiçbir canlı uğramamıştır. E) Ancak filizler birkaç gün içinde tamamen kurumuştur.

Sözel Anlam · Paragraf

6. Küçük bir atölyede saatleri onaran usta, her parçayı büyüteçle tek tek inceler. Ona göre «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır». Yeni nesil tamirciler arızayı bulmak için doğrudan elektronik cihazlara başvururken o, önce saatin sesini dinlemeyi tercih eder. Sesteki en ufak düzensizlik, hangi dişlinin aşındığını ele verir. Usta, bu yöntemin yıllar süren bir alışkanlıkla kazanıldığını, hiçbir kitaptan öğrenilemeyeceğini söyler. Atölyesine gelen genç çıraklara ilk öğrettiği şey de aceleci olmamaktır. Ona göre bir saati doğru onarmak, zamanı anlamaktan geçer.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Genç çıraklara verilen ilk öğüt, işi acele etmeden yapmaktır. B) Bir saati doğru onarabilmek, zamanın işleyişini kavramayı gerektirir. C) Ustaya göre saat tamirciliği, uzun süreli deneyimle kazanılan bir beceridir. D) Usta, elektronik cihazları hiçbir koşulda kullanmayacağını belirtmiştir. E) Usta, bir arızayı teşhis ederken saatin çıkardığı sese önem verir.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

7. I. gitti
II. deniz kenarındaki küçük bir kasabaya
III. dikkatle planlayarak
IV. Aile
V. yaz tatili için aylar önce ayırdığı bütçeyi
Yukarıdaki sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

8. Kentteki araç sayısı son beş yılda iki katına çıkmıştır. Bu süre boyunca şehir yönetimi yeni bir yol yapmamış, mevcut yolları da genişletmemiştir. Sürücülerin ortalama işe gidiş süresi bu dönemde belirgin biçimde uzamıştır.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yol kapasitesi artırılmadığı sürece araç sayısı artmaya devam edecektir. B) Trafik sıkışıklığının tek nedeni araç sayısındaki artıştır. C) Şehirde araç sayısı artarken yol kapasitesi aynı kalmıştır. D) Şehir yönetimi trafik sorunuyla hiç ilgilenmemektedir. E) Sürücülerin çoğu bu durumdan dolayı toplu taşımaya yönelmiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

9. Uyku üzerine yapılan gözlemler, beynin uyku sırasında tamamen pasif olmadığını, gün içinde edinilen bilgilerin bir kısmının bu sürede yeniden işlendiğini göstermektedir. Özellikle derin uyku evresinde, önceki saatlerde öğrenilen bir bilginin ilgili beyin bölgelerinde tekrar etkinleştiği gözlenmiştir. Bu etkinleşme, bilginin kalıcı belleğe aktarılma sürecinin bir parçası olarak yorumlanmaktadır. Buna karşın aynı süreç, kesintiye uğrayan ya da yetersiz süren uykularda belirgin biçimde zayıflamaktadır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Uykunun süresi, bellekle ilgili süreçleri hiçbir şekilde etkilemez B) Beyin, uyku sırasında tüm işlevlerini tamamen durdurur C) Yetersiz süren uyku, bilgilerin kalıcı belleğe aktarılma sürecini olumsuz etkileyebilir D) Kalıcı bellek yalnızca uyanıkken oluşabilir E) Derin uyku evresi öğrenme süreciyle hiçbir biçimde ilişkili değildir

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

10. Toplantıda sorulan soru karşısında genç yönetici bir an «duraksadı», ardından kararlı bir ses tonuyla konuşmasını sürdürdü. Bu cümlede «duraksadı» sözcüğüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) dinleyicilerin tepkisinden çekinmek B) kısa bir süreliğine tereddüt etmek C) sorunun cevabını bilmediğini açıkça belirtmek D) konuşmaktan tamamen vazgeçmek E) toplantıyı erken bitirmeye karar vermek

Sözel Anlam · Paragraf

11. (I) Ardından bölgeye uygun fidanlar seçilip dizildi. (II) Birkaç yıl sonra bu fidanlar gölgesinde çocukların oynadığı gür ağaçlara dönüştü. (III) Toprağın verimini artırmak için önce gübre serpildi. (IV) Belediye, boş bir arsayı küçük bir parka dönüştürmeye karar verdi. (V) Fidanlar düzenli aralıklarla toprağa yerleştirildi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

12. Dağ dereleri, ovadaki nehirlerden çok farklı bir canlı topluluğu barındırır. Su hızlı aktığından buradaki böcek larvaları, taşlara tutunmalarını sağlayan kancalı bacaklar ya da yassı gövdeler geliştirmiştir. Suyun soğuk olması, içindeki oksijen miktarını yüksek tutar; bu da hızlı akıntıya dayanabilen canlıların bol besinle karşılaşması demektir. Balıklar ise akıntının zayıfladığı kaya diplerinde bekleyip sürüklenen larvaları yakalar. Bu yüzden derenin en sakin görünen köşeleri, aslında en yoğun avlanma alanlarıdır.

Bu parçada dağ dereleriyle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Larvaların akıntıya karşı geliştirdiği uyumlara B) Sakin görünen köşelerin yoğun avlanma alanı olduğuna C) Hangi mevsimde su düzeyinin yükseldiğine D) Balıkların akıntının zayıfladığı yerlerde beklediğine E) Soğuk suyun oksijen miktarını yüksek tuttuğuna

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

13. I. sabırla
II. okurların sorularını
III. yanıtladı
IV. Yazar
V. yeni romanını tanıtmak için katıldığı söyleşide
Yukarıdaki sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

14. Aynı türden kuşların farklı vadilerde farklı ötüşleri olduğu uzun süredir biliniyor. Bu farklılık, yavru kuşların ötüşü doğuştan bilmemesinden, çevresindeki yetişkinlerden dinleyerek öğrenmesinden kaynaklanıyor. Bir vadideki küçük bir söyleyiş değişikliği, kuşaklar boyunca aktarıldıkça o vadiye özgü bir ağıza dönüşüyor. Araştırmacılar, bu ağızların zamanla türlerin ayrışmasına katkı sunup sunmadığını henüz kesin olarak bilmiyor. Ancak kimi bölgelerde dişilerin kendi vadisinin ötüşünü tercih ettiği gözlemleniyor.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı vardır?

A) Dişi kuşlar yabancı ötüşleri neden reddetmektedir? B) Ağız farkları türlerin ayrışmasına ne ölçüde katkı sunmaktadır? C) Hangi kuş türlerinde ötüş farkı en belirgindir? D) Vadiler arasındaki ötüş farkı nasıl ortaya çıkmaktadır? E) Kuşlar ötüşü kaç haftada öğrenmektedir?

Sözel Anlam · Paragraf

15. Bir konuyu anlamanın en güvenilir sınavı, onu bir başkasına anlatmaya çalışmaktır. Anlatırken kişi, kendi zihninde bütün gibi duran bilginin aslında birbirine iliştirilmiş parçalardan oluştuğunu görür; parçalar arasındaki boşluklar, dinleyicinin ilk sorusunda ortaya çıkar. Bu yüzden bazı öğretmenler öğrencilerinden konuyu hiç bilmeyen birine anlatmalarını ister. Dinleyicinin bilgisiz olması önemlidir; çünkü bilen kişi boşlukları kendi zihninde doldurur ve anlatana yanlış bir tamamlanmışlık duygusu verir. Öğrenmenin ölçüsü, anlatıcının rahatlığı değil, dinleyicinin sorabildiği sorulardır.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Rahat anlatan kişinin konuyu tam olarak anladığına B) Konuyu bilen bir dinleyicinin anlatıcıya daha çok soru sorduğuna C) Öğretmenlerin anlatma yöntemini sınav yerine kullandığına D) Bilgili bir dinleyicinin anlatıcının eksiklerini görmesini zorlaştırdığına E) Anlatma yönteminin her ders için aynı ölçüde uygun olduğuna

Sözel Anlam · Paragraf

16. Her yıl düzenlenen el sanatları şenliği, başlangıçta ustaların birbirini gördüğü, çırakların iş bulduğu bir buluşma yeriydi. Şimdi ise standların çoğunda seri üretim ürünler, ustanın adı yerine bir logo var. Ziyaretçi sayısı her yıl artıyor; ama artık kimse bir ustanın elinin nasıl çalıştığını izlemiyor, herkes fotoğraf çekip geçiyor. Şenliğin adı aynı kaldı, içi boşaldı. Bir zanaatı kutlamak, onu satmakla aynı şey değil.

Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Ziyaretçi sayısının her yıl azalmasından B) Ustaların şenliğe katılmayı reddetmesinden C) Çırakların ustalardan yeterince öğrenememesinden D) Şenliğin düzenlendiği yerin sık sık değiştirilmesinden E) Şenliğin zanaatı öne çıkarma amacından uzaklaşıp ticarileşmesinden

Sözel Anlam · Paragraf

17. Üflemeli cam işçiliğinde ustanın elindeki malzeme, soğumaya başladığı andan itibaren şeklini hızla kaybetmeye başlar; bu yüzden usta, camı fırına geri sokup yeniden ısıtmadan önce elindeki her hareketi önceden zihninde kurgulamış olmalıdır. Aynı parçanın üzerinde çalışılabilecek süre birkaç dakikayı geçmez ve bu süre, camın kalınlığına ve ortam sıcaklığına göre değişir. Deneyimli bir usta, camın rengindeki ve parlaklığındaki ince değişimden ne kadar vaktinin kaldığını anlayabilir; çırağı ise genellikle bu işareti fark edemeden camı sertleştirir ve parça kırılgan bir hal alır.

Bu parçadan hangisi kesinlikle çıkarılamaz?

A) Zamanında fark edilmeyen bir ısı kaybı, parçanın kırılganlaşmasına yol açabilir B) Çırakların camı sertleştirmesinin tek nedeni fırın sıcaklığının yetersiz olmasıdır C) Deneyimli ustalar camın görünümündeki değişimden kalan süreyi tahmin edebilir D) Usta, camı ısıtmadan önce yapacağı hareketleri önceden planlamalıdır E) Cam üzerinde çalışılabilecek süre, camın kalınlığına göre değişebilir

Sözel Anlam · Paragraf

18. Genç besteciler, parçalarını sesle doldurmaya eğilimlidir; her ölçüde bir şey olsun ister, boşluğu bir eksiklik gibi görürler. Deneyim kazandıkça bu telaş azalır. Bir notanın ağırlığı, ondan önceki ve sonraki sessizlikle belirlenir; sessizlik olmadan vurgu, karanlık olmadan ışık olmaz. Olgun bestecinin işi, ne çalınacağına değil, nerede susulacağına karar vermektir. Dinleyicinin nefesini tuttuğu an, çoğu zaman hiçbir şeyin çalınmadığı andır.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bestecilerin notadan çok çalgıya önem vermesi gerektiği B) Sanatta boşluğun, dolu olan kadar anlam taşıdığı C) Müzikte deneyimin yaşla birlikte kendiliğinden geldiği D) Dinleyicinin sessiz parçaları daha çok beğendiği E) Genç bestecilerin dinleyiciyi yeterince tanımadığı

Sözel Anlam · Paragraf

19. Bir bahçıvan, yıllardır aynı köşede solgun kalan çiçeklerin nedenini merak ediyordu. Toprağın rengine ve kokusuna bakarak bir tahminde bulundu, ama emin olamadı. Küçük bir örnek alıp basit bir analiz kiti ile inceledi. ---- Bu bilgiyle toprağa uygun besin takviyesini yaptığında çiçekler bir ay içinde canlanmaya başladı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Analiz sonucunda toprağın belirli bir mineralden yoksun olduğunu gördü. B) Bu nedenle bahçenin tamamını yeniden düzenlemek zorunda kaldı. C) Ancak analiz kiti hiçbir sonuç vermeden bozuldu. D) Oysa toprağın hiçbir zaman bir sorunu olmamıştır. E) Bu yüzden çiçekleri tamamen sökmeye karar verdi.

Sözel Anlam · Paragraf

20. Mahallenin kullanılmayan bir arsasında başlatılan toplum bahçesi projesi, ilk yılında yalnızca on iki gönüllüyle başlamıştı. Proje koordinatörüne göre bir toplum bahçesinin asıl ürünü sebze değil, komşuluk ilişkileridir. Gönüllüler, önce toprağı hazırlamak yerine kimin hangi bölümden sorumlu olacağını tartışarak haftalar geçirdi. Koordinatöre göre «bir bahçeyi birlikte kurmak, önce anlaşmazlığı ekip sonra hasat etmektir». İlk aylarda bazı gönüllüler, ortak kararların yavaş alınmasından şikâyet ederek projeden ayrıldı. Kalan gönüllüler ise zamanla ortak bir çalışma takvimi oluşturarak süreci basitleştirdi. İlk hasat, beklenenden az olsa da katılımcılar arasında büyük bir memnuniyet yarattı. Proje, ilk yılın sonunda mahalledeki diğer boş arsalar için de bir örnek olarak gösterilmeye başlandı.

İkinci yıl, bahçeye katılan gönüllü sayısı üç katına çıktı ve bahçe iki ayrı bölüme genişletildi. Koordinatör, bu büyümenin yönetimi zorlaştırdığını, artık herkesin her kararı birlikte almasının mümkün olmadığını fark etti. Bu yüzden bahçe, küçük gruplar hâlinde kendi bölümünden sorumlu olacak şekilde yeniden düzenlendi. Bu değişiklik, ilk yılın aksine kararların çok daha hızlı alınmasını sağladı. Bazı eski gönüllüler, yeni düzenin bahçenin ilk yıllardaki ortak ruhunu zayıflattığını düşünmektedir. Koordinatöre göre büyüyen her topluluk, bir noktada ortaklığı esneklikle dengelemek zorunda kalır. Proje, üçüncü yılında mahalledeki okulla iş birliği yaparak öğrencilere de küçük bir bölüm ayırmayı planlamaktadır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Proje, üçüncü yılında okulla iş birliği yapmayı planlamaktadır B) Bazı eski gönüllüler, yeni düzenin ilk yıllardaki ortak ruhu zayıflattığını düşünmektedir C) Koordinatör, bahçenin büyümesinin yönetimini kolaylaştırdığını belirtmiştir D) İlk yıl bazı gönüllüler, kararların yavaş alınmasından rahatsızlık duymuştur E) Bahçenin büyümesi, karar alma sürecinde değişikliğe gidilmesine yol açmıştır

Sözel Anlam · Paragraf

21. Göller kışın yüzeyden donar; bu, suyun sıra dışı bir özelliğinden kaynaklanır. Çoğu madde soğudukça yoğunlaşırken su, dört derecenin altına inince tersine genleşmeye başlar. Böylece en soğuk su yüzeye çıkar, donar ve altındaki suyu dış soğuktan yalıtan bir kapak oluşturur. Bu kapak olmasaydı göller dipten yüzeye kadar donar ve içindeki canlıların çoğu kışı atlatamazdı. Küçük bir fiziksel ayrıntı, koca bir ekosistemin varlığını belirliyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Suyun belli bir sıcaklığın altında genleştiğine B) Suyun bu özelliğinin göl canlıları için önemli olduğuna C) Göllerin her kış tamamen donduğuna D) Buz tabakasının altındaki suyu yalıttığına E) Çoğu maddenin soğudukça yoğunlaştığına

Sözel Anlam · Paragraf

22. Sesli komutla çalışan cihazlar evlere girdiğinden beri insanların konuşma biçiminde küçük ama dikkat çekici değişimler gözleniyor. Cihazın anlaması için kısa, düz ve emir kipinde cümleler kuran kullanıcılar, aynı kalıpları zamanla birbirlerine karşı da kullanmaya başlıyor. Özellikle çocuklar, isteklerini yumuşatan nezaket sözcüklerini cihazla konuşurken gereksiz bulduklarından bu sözcükleri gündelik dilden de düşürebiliyor. Bazı üreticiler bunu fark edip cihazların yalnızca nazik ifadelere yanıt verdiği bir ayar ekledi. Ancak dilin bu denli sığ komutlara alışmasının uzun vadeli etkisi henüz ölçülmüş değil.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Çocukların nezaket sözcüklerini kullanmayı bırakabildiğine B) Bazı üreticilerin soruna yönelik bir ayar eklediğine C) Uzun vadeli etkinin henüz ölçülmediğine D) Nezaket ayarının çocukların dil alışkanlıklarını düzelttiğine E) Cihazlara yönelik konuşma kalıplarının insan ilişkilerine taşındığına

Sözel Anlam · Paragraf

23. Öğrenme sürecinde geri bildirimin zamanlaması, çoğu zaman geri bildirimin içeriği kadar önemlidir. Bir öğrenci, yaptığı hatayı işlemin hemen ardından öğrenirse, hatanın hangi adımda ortaya çıktığını daha kolay fark eder ve bu adımı düzeltmeye hemen yönelebilir. Geri bildirim günler sonra verildiğinde ise öğrenci o işlemin ayrıntılarını büyük ölçüde unutmuş olabileceğinden, aynı hatayı tekrar etme olasılığı artar. Bu nedenle öğretmenlerin değerlendirmeyi mümkün olduğunca hızlı yapması önerilir.

Bu parçada asıl düşünceyi destekleyen yardımcı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Geç verilen geri bildirimde öğrencinin işlem ayrıntılarını unutması, aynı hatayı tekrarlama olasılığını artırır. B) Öğretmenler her öğrenciye ayrı ayrı geri bildirim vermelidir. C) Geri bildirimin zamanlaması, içeriği kadar önemlidir. D) Öğrencilerin hata yapması, öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır. E) Hatanın hangi adımda oluştuğunun bilinmesi öğrenme hızını azaltır.

Sözel Anlam · Paragraf

24. Geleneksel bir zanaatte ustalık, genellikle uzun bir çıraklık sürecinin ardından, adım adım kazanılır. Çırak, önce ustasını dikkatle izleyerek işin temel adımlarını öğrenir, ardından basit parçalar üzerinde kendi becerisini geliştirmeye başlar. Zaman içinde elinin hassasiyeti artan çırak, ustasının gözetiminde daha karmaşık işlere geçer ve giderek kendi başına karar verebilecek bir deneyim biriktirir. Bu süreç, yalnızca teknik bilgiyi değil, işe karşı sabır gösterme ve özenli çalışma alışkanlığını da kuşaktan kuşağa aktarır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Çırağın önce ustasını izleyerek işin temel adımlarını öğrendiğine B) Zaman içinde çırağın elinin hassasiyetinin arttığına C) Çıraklık sürecinin yasayla belirlenmiş sabit bir süreyle sınırlandırıldığına D) Çıraklık sürecinin teknik bilginin yanında sabır alışkanlığını da kazandırdığına E) Çırağın basit parçalar üzerinde kendi becerisini geliştirdiğine

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

25. Yazar, roman boyunca kahramanın iç dünyasını «perdeyi azar azar aralayarak» okura sezdirir; hiçbir şeyi açıkça söylemez, her bölümde küçük bir ipucu bırakır.

Bu cümlede «perdeyi azar azar aralamak» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okuru şaşırtan beklenmedik dönüşler yapmak B) Kahramanla ilgili gizemi sonuna kadar korumak C) Olayları zaman sırasına göre düzenli biçimde anlatmak D) Anlatımı ayrıntılı betimlemelerle zenginleştirmek E) Bir şeyi tümüyle açıklamadan, parça parça sezdirmek

Sözel Anlam · Paragraf

26. Bir konuya odaklanmak, eskiden yalnızca irade işiydi; şimdi buna bir de tasarımla mücadele eklendi. Ekranlar, dikkatimizi çekmek için hazırlanmış; her bildirim, «zihnin kapısına vurulan kibar bir tekme». Kişi, işine döndüğünde kaldığı yeri değil, kaldığı yere giden yolu yeniden bulmak zorunda kalır; kesintinin asıl bedeli budur. Bu yüzden derin çalışma isteyenler, iradeyi güçlendirmekten çok kapıyı kilitlemeyi, yani bildirimleri kapatmayı öğreniyor.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dikkat dağınıklığının irade eksikliğinden kaynaklanması B) Bildirimin nazik görünmesine karşın dikkati zorla kesmesi C) Ekran tasarımlarının kullanıcıyı nazikçe bilgilendirmesi D) Kişinin bildirimleri gördüğünde öfkelenmesi E) Bildirimlerin kişiyi görevine geri çağırması

Sözel Anlam · Paragraf

27. Markette iki farklı boydaki aynı ürünün hangisinin daha ucuz olduğunu hızlıca kestirmek, oran kurma becerisinin gündelik bir uygulamasıdır; oysa bu işlemi yapan çoğu kişi, okulda öğrendiği "orantı" konusuyla o an yaptığı zihinsel hesabı ilişkilendirmez. Benzer biçimde, bir tarifi iki kişilik yerine beş kişilik hazırlarken malzemeleri yeniden ölçeklendirmek de aynı akıl yürütmeye dayanır. Matematik eğitimcilerine göre bu kopukluk, konunun soyut kaldığı izlenimini güçlendirir; oysa amaç, sınıfta öğrenileni günlük kararlarla aynı zihinsel araç olarak tanımaktır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Okulda öğrenilen orantı konusu, günlük hayattaki hesaplardan tamamen farklı bir işlemdir B) İnsanların çoğu orantı kavramını hiçbir zaman doğru kullanamaz C) Tarif ölçeklendirme, matematik eğitimiyle hiçbir ilgisi olmayan bir beceridir D) Matematik eğitimcileri, günlük hesapların okulda öğretilmemesi gerektiğini savunur E) Günlük hayatta sıkça kullanılan bazı akıl yürütmeler, okulda soyut biçimde öğretilen matematiksel kavramlarla aynı temele dayanabilir

Sözel Anlam · Paragraf

28. Kent yönetimleri her yıl yeni bir slogan seçiyor: yeşil kent, akıllı kent, yaşanabilir kent. Sloganlar değişiyor, kaldırımlar değişmiyor. Bir tekerlekli sandalyenin geçemediği kaldırım, kentin en pahalı tanıtım filminde bile görünmüyor. Kent, afişlerde vaat ettiği şeyi sokakta yapmadıkça bu sözcükler yalnızca boya olarak kalıyor. Sorun, hedefin yanlış olması değil; hedefe hiç yürünmemesi.

Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Kentteki yeşil alanların yapılaşma nedeniyle azalmasından B) Kentin olanaklarının halka yeterince tanıtılmamasından C) Kent sloganlarının her yıl gereksiz yere değiştirilmesinden D) Tanıtım filmlerine kaldırımlardan çok para harcanmasından E) Kent yönetimlerinin söylemle uygulama arasındaki uçurumu kapatmamasından

Sözel Anlam · Paragraf

29. Uzun bir yolculuğa çıkmadan önce güzergâh üzerindeki duraklama noktalarının önceden belirlenmesi, hem yorgunluğu azaltır hem de beklenmedik gecikmelerin yarattığı stresi hafifletir. Düzenli aralıklarla verilen kısa molalar, sürücünün dikkatini toplamasına ve bir sonraki etaba daha dinç başlamasına yardımcı olur. Ayrıca güzergâh boyunca yakıt ve yiyecek ihtiyacının karşılanabileceği noktaların bilinmesi, yolculuk sırasında plan dışı duraklara ihtiyaç duyulmasını azaltır. Bütün bu hazırlıklar, yolculuğun süresini kısaltmaktan çok, yolculuğu daha öngörülebilir ve rahat hâle getirir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Duraklama noktalarının önceden belirlenmesinin yorgunluğu azalttığına B) Bu hazırlıkların yolculuğu daha öngörülebilir hâle getirdiğine C) Güzergâh üzerindeki yakıt ve yiyecek noktalarının bilinmesinin plan dışı duraklamaları azalttığına D) Düzenli molaların sürücünün dikkatini toplamasına yardımcı olduğuna E) Önceden belirlenen duraklama noktalarının yolculuk süresini kısalttığına

Sözel Mantık · Sözel Mantık

30. Ayhan, Buse, Cenk, Didem, Erman ve Feza adlı altı kişi, aralarında eşit uzaklık bulunan yuvarlak bir masanın etrafında oturmaktadır. Şu bilgiler verilmiştir:
1) Buse, Ayhan'ın hemen sağında oturmaktadır.
2) Erman, Buse'nin hemen sağında oturmaktadır.
3) Feza, Ayhan'ın tam karşısında oturmaktadır.
4) Didem, Feza'nın hemen sağında oturmaktadır.
Buna göre Cenk'in tam karşısında kim oturmaktadır?

A) Buse B) Erman C) Feza D) Didem E) Ayhan

Sözel Mantık · Sözel Mantık

31. Tolga, Umut ve Yasemin adlı üç arkadaş bir sınavdan farklı notlar almış ve en yüksekten en düşüğe doğru 1'den 3'e kadar sıralanmıştır. Her biri aşağıdaki ifadeyi söylemiş ve bu üç ifadeden tam olarak biri doğrudur:
Tolga: "Ben en yüksek notu aldım."
Umut: "Yasemin en düşük notu aldı."
Yasemin: "Umut benden daha yüksek not aldı."
Ayrıca Tolga 1. sırada değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Yasemin 1. sıradadır. B) Yasemin 3. sıradadır. C) Tolga 2. sıradadır. D) Umut 1. sıradadır. E) Umut 3. sıradadır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

32. Bir okulda Satranç, Resim ve Müzik kulüplerinden her biri Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günlerinden farklı birinde toplanmaktadır. Aylin, Baran ve Ceyda adlı öğrencilerden her biri bu kulüplerden yalnızca birinin üyesidir.
- Satranç kulübü Çarşamba günü toplanmamaktadır.
- Resim kulübü, Satranç kulübünün toplandığı günden daha önceki bir günde toplanmaktadır.
- Aylin, Müzik kulübünün üyesidir.
- Baran'ın üyesi olduğu kulüp Cuma günü toplanmamaktadır.
- Ceyda, Resim kulübünün üyesi değildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Aylin'in kulübü Pazartesi günü toplanır B) Resim kulübü Cuma günü toplanır C) Satranç kulübü Pazartesi günü toplanır D) Ceyda'nın kulübü Cuma günü toplanır E) Baran'ın kulübü Çarşamba günü toplanır

Sözel Mantık · Sözel Mantık

33. Bir proje ekibi için Aydın, Bora, Cemre, Derya ve Ege adlı 5 kişiden tam olarak 3'ü seçilecektir.
- Aydın seçilirse Bora da seçilir.
- Cemre ile Derya aynı anda seçilemez.
- Ege seçilmezse Cemre seçilir.
Buna göre, aşağıdaki üçlü gruplardan hangisi seçilebilir?

A) Aydın, Bora, Derya B) Aydın, Bora, Ege C) Bora, Cemre, Derya D) Aydın, Cemre, Derya E) Cemre, Derya, Ege

Sözel Mantık · Sözel Mantık

34. Ayşe, Burak, Cem, Deniz ve Elif adlı beş kişi bir sergiyi birbiri ardınca, aynı anda olmamak üzere ziyaret etmiştir.
- Ayşe, Burak'tan önce gelmiştir.
- Cem, Ayşe'den hemen sonra gelmiştir.
- Deniz ilk sırada değildir.
- Elif, Burak'tan sonra gelmiştir.
- Deniz son sırada değildir.
Burak'ın üçüncü sırada geldiği bilindiğine göre, aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

A) Deniz ikinci sırada gelmiştir. B) Elif dördüncü sırada gelmiştir. C) Cem üçüncü sırada gelmiştir. D) Burak dördüncü sırada gelmiştir. E) Deniz dördüncü sırada gelmiştir.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

35. Bir masa tenisi turnuvasında K, L, M ve N adlı dört sporcu çeyrek final maçlarını 1, 2, 3 ve 4 numaralı masalarda oynayacaktır.
- M, 1 numaralı masada oynamaktadır.
- L, M'nin oynadığı masa numarasından tam 2 fazla olan masada oynamaktadır.
- K, 1 numaralı masada oynamamaktadır.
- N, 4 numaralı masada oynamamaktadır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) K, L'nin oynadığı masadan daha önce gelen numarada oynamaktadır B) L, 2 numaralı masada oynamaktadır C) M, 3 numaralı masada oynamaktadır D) N, 1 numaralı masada oynamaktadır E) K, 4 numaralı masada oynamaktadır

Cevap Anahtarı

1-B 2-D 3-C 4-B 5-C 6-D 7-B 8-C 9-C 10-B 11-A 12-C 13-A 14-D 15-D 16-E 17-B 18-B 19-A 20-C 21-C 22-D 23-A 24-C 25-E 26-B 27-E 28-E 29-E 30-B 31-D 32-D 33-B 34-E 35-E

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com