sekizgenacademy.com

Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 28.10.2026     25 soru 40 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

25 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Paragraf

1. Satranç öğrenenlerin çoğu açılış varyantlarını ezberleyerek başlar ve bunu hızlı ilerleme sanır. Oysa rakip ezberin dışına çıktığı ilk hamlede ezberci oyuncu, o hamleleri neden oynadığını bilmediği için tahtada yön bulamaz. Konumun ne istediğini kavrayan oyuncu ise açılışı unutsa bile merkez, gelişim ve kral güvenliği gibi ilkelerden yeniden bir plan çıkarabilir. Ezber elbette boş değildir; ama ilkelerin yerini tutmaz, yalnızca onlar oturduktan sonra işe yarar. Ezberin cazibesi, kısa vadede kazandırdığı galibiyetlerden gelir; bedeli ise ilkeleri öğrenmek için geri dönmek zorunda kalınca ödenir. Başlangıçta ezbere yaslanmak, temel atmadan çatıyı hazırlamaya benzer.

Bu parçada yazar aşağıdakilerden hangisini eleştirmektedir?

A) Rakibin hamlelerini önceden kestirmeye çalışarak oynamayı B) Öğrenmeye, ilkelerden önce oyun deneyimiyle başlamak gerektiğini ileri sürmeyi C) Öğrenmeye, nedenini kavramadan ezberlenmiş kalıplarla başlamayı D) Açılış bilgisinin tümüyle gereksiz olduğunu savunmayı E) Merkez ve kral güvenliği ilkelerinin sınırlı kaldığını düşünmeyi

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

2. I. tekrar tekrar okuyarak
II. hazırladığı özet defterini
III. Öğrenci
IV. son kontrolünü yaptı
V. sınav haftası yaklaşırken
Yukarıdaki sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

3. Şehirde yıllardır süren inşaat çalışmaları trafiği aksatıyor; ---- halk bu durumdan çok şikâyetçi değil, çünkü yeni yolların konforunu şimdiden fark ediyor.

A) bununla birlikte B) üstelik C) sözgelimi D) kısacası E) bu nedenle

Sözel Anlam · Paragraf

4. Mahalledeki küçük kahvehane, sabahın erken saatlerinden itibaren emeklilerin uğrak noktası hâline gelmişti. Burada içilen kahve kadar, sohbetin kendisi de önemliydi; herkes günün haberlerini, eski anılarını ya da torunlarından bahsederken saatlerce oturabiliyordu. Kahvehanenin sahibi Necmi Bey, müşterilerinin çoğunu isimleriyle tanır, kimin nasıl kahve içtiğini ezbere bilirdi. Zaman zaman gençler de buraya uğrasa da onlar genellikle telefonlarına bakarak kısa süre kalır, ardından ayrılırdı. Necmi Bey bu durumu üzülerek izlese de kahvehanesinin köklü müşteri kitlesini kaybetmediği için şükrederdi.

Bu parçada Necmi Bey ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Müşterilerini yakından tanıdığına B) Gençlerin kahvehaneye ilgisinin sınırlı olduğunu fark ettiğine C) Kahvehanesindeki köklü müşteri kitlesinden memnun olduğuna D) Kahvehanesini genişletmek için yeni bir şube açmayı planladığına E) Müşterilerinin kahve tercihlerini bildiğine

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

5. «Küçük kardeşi, yaz tatilinin sonunda amansız bir uyum sıkıntısı çekti.» cümlesindeki «çekmek» sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu cümledekiyle aynı anlamda kullanılmıştır?

A) Vitrindeki kırmızı çanta, herkesin dikkatini «çekti». B) Pazarcı, elindeki kavunun kaç kilo «çektiğini» teraziden okudu. C) Terzi, kumaşı makasla kesmeden önce iyice «çekti». D) Fotoğrafçı, gün batımını tam vaktinde «çekti». E) Delikanlı, askerlik dönüşü uzun süre çevresine alışmakta güçlük «çekti».

Sözel Anlam · Paragraf

6. Kuru taş duvar ustası, taşları harçsız üst üste dizerken en çok yatay düşünür. Yeni başlayanlar yüksekliği öne çıkarır, taşların göze güzel görünen yüzlerini dışarı çevirerek sıralar; usta ise her sıranın alt sıradaki derzleri örtmesine, taşların uzun yüzünün duvarın içine doğru uzanmasına bakar. Çünkü harç olmadığı için duvarı ayakta tutan, tek tek taşların sağlamlığı değil, taşların birbirine yüklediği ağırlıktır. Sağlam görünen taşlarla örülmüş ama derzleri üst üste gelen bir sıra, bu yüzden ilk yağmurda gevşer. «Bu duvarda her taş hem taşır hem taşınır.» Bu yüzden iyi bir duvar, en kusurlu taşını bile gizlemez; ona da bir görev verir.

Parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) En ağır taşlar, duvarın alt sıralarına yerleştirilmelidir. B) Usta işi bir duvarda hiçbir taşın görünür kusuru bulunmaz. C) Her taş, kendinden daha güçlü bir taşa yaslanmak zorundadır. D) Yapının dayanıklılığı, parçaların birbirinin yükünü paylaşmasına bağlıdır. E) Duvardaki taşların görevleri, ağırlıklarına göre önceden belirlenmiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

7. Lavanta, bol suyla büyüyen bitkiler arasında değil, susuzluğa alışmış olanlar arasında sayılır. Kayalık yamaçta kök salan bir çalı, ilk yıllarını derinlere uzanan kökler salarak geçirir; bu yüzden yüzeyi her gün sulanan bir fidan kuraklığa karşı daha savunmasız kalır. Kök derinleştikçe bitki, yüzeydeki nem dalgalanmalarına daha az bağımlı hale gelir. Nitekim bir yetiştirici, aynı toprakta ve aynı güneşlenmede yeni diktiği sıranın yarısını her gün, yarısını haftada bir suladı; ikinci yılın yazında yalnızca seyrek sulanan sıra ayakta kaldı. Demek ki bakımın çokluğu, bitkinin gücüyle her zaman orantılı değildir.

Bu parçada yetiştiricinin iki sırayı farklı sulamasından söz edilmesinin işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Karşıt bir görüşü, kaynağını göstererek çürütmek B) Lavantanın kök yapısını tanımlamak C) İki sulama yönteminin maliyetini karşılaştırmak D) Öne sürülen düşünceyi, gözleme dayalı bir örnekle desteklemek E) Okuru, sulama sıklığını azaltmaya çağırmak

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

8. Bir atölyede çalışan dört zanaatkârdan her biri farklı bir malzemeyle (ahşap, bakır, deri, cam) çalışır. Ahşapla çalışan zanaatkâr, bakırla çalışandan daha uzun süredir bu atölyede çalışmaktadır. Camla çalışan zanaatkâr, atölyedeki en kıdemli kişidir. Deriyle çalışan zanaatkârın kıdemi, ahşapla çalışandan azdır ama bakırla çalışandan fazladır.

Bu bilgilere göre kıdem sırasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Kıdem sıralamasında ikinci sırada ahşapla çalışan zanaatkâr vardır B) Bakırla çalışan zanaatkâr, deriyle çalışandan daha kıdemlidir C) Camla çalışan zanaatkâr ile ahşapla çalışan zanaatkâr arasında yalnızca bir kişi vardır D) Deriyle çalışan zanaatkâr, atölyedeki en az kıdemli kişidir E) Ahşapla çalışan zanaatkâr ile bakırla çalışan zanaatkâr arasındaki kıdem farkı, camla çalışanla ahşapla çalışan arasındaki farktan fazladır

Sözel Anlam · Paragraf

9. Kazı, bulunan nesneyi yerinden çıkarmanın yanı sıra, onu bulunduğu yerden koparmanın geri dönüşsüz bir işlem olduğunu kabul etmektir. Bir çanak çömlek parçası, toprağın hangi katmanında durduğuyla birlikte anlam taşır; katman kaydedilmeden alınırsa parça elde kalır, ama bilgisinin büyük kısmı kaybolur. Kazı defteri, çizimler ve fotoğraflar, çıkarılan her nesnenin hangi koşulda bulunduğunu sonradan yeniden kurmaya yarayan tek dayanaktır. Bu yüzden kazı ekipleri yavaş ilerlemeyi bir gecikme değil, bir yöntem sayar. Hızlı bir kazı daha çok buluntu çıkarabilir; yine de ne kadar çok şey çıkarılırsa çıkarılsın, kaydı tutulmayan buluntu eksik bir kanıt olarak kalır.

Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hızlı yürütülen kazılarda çıkarılan buluntu sayısı her zaman azdır B) Kazı ekiplerine göre yavaş ilerlemek, buluntu sayısını artırmanın en etkili yoludur C) Kazının geri dönüşsüz olması, ekiplerin kazıdan kaçınmasını gerektirir D) Çanak çömlek parçaları, katmandan bağımsız olarak da aynı bilgiyi taşır E) Katman bilgisi kaydedilmeyen bir buluntunun kanıt değeri eksik kalır

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

10. Bir okuma kulübünün üyeleri arasında yapılan ankette, haftada en az bir kitap bitiren üyelerin büyük çoğunluğunun kulübe düzenli olarak katıldığı görülmüştür. Ankete katılan üyelerin tamamı, kulüp toplantılarında okudukları kitabı tartışmaktan keyif aldığını belirtmiştir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kitap okumayan kişiler kulüp toplantılarından hiç keyif almaz. B) Kulübe düzenli katılan her üye haftada en az bir kitap bitirmektedir. C) Anket, kulüp üyelerinin okuma hızını artırdığını kanıtlamıştır. D) Ankete katılan üyelerin tamamı, kulüp toplantılarında kitap tartışmaktan keyif almaktadır. E) Kulübe katılmayan üyeler daha az kitap okumaktadır.

Sözel Anlam · Paragraf

11. Kıyıdan uzak küçük bir adadaki deniz feneri, bir asırdır aynı ailenin bakımı altındadır. Fenerci, her akşam ışığı yakmadan önce camları tek tek kontrol eder çünkü en ufak bir leke, ışığın denizdeki gemilere ulaşan gücünü belirgin biçimde azaltır. Eskiden fenerin kaynağı yağ lambasıyken bugün güneş paneliyle çalışan bir sistem kullanılmaktadır. Buna rağmen fenerci, teknolojinin değiştirdiği tek şeyin enerji kaynağı olduğunu, sorumluluğun hiç değişmediğini söyler. Fenerciye göre «bir fener, yalnızca yandığı için değil güvenildiği için ışıktır». Ona göre bu güven, yıllar süren düzenli bakımla kazanılır. Fenerci, çocukluğundan beri babasından öğrendiği bir alışkanlıkla, her fırtınadan sonra fenerin çevresini dolaşıp hasar olup olmadığını denetler. Bölgede modern radar sistemleri yaygınlaşsa da kaptanların çoğu, gece yaklaşırken hâlâ fenerin ışığını görmeden rahatlamaz. Fenerci, bu durumu teknolojiye güvensizlikten çok alışkanlığın gücüne bağlar. Yıllar içinde adaya turist ilgisi de artmış, fener artık hem bir çalışma yeri hem de küçük bir müzeye dönüşmüştür. Fenerci, ziyaretçilere fenerin tarihini anlatırken en çok, ışığın hiç sönmediği geceleri anlatmaktan keyif alır. Ona göre bir fenercinin en büyük başarısı, kimsenin fark etmediği sıradan bir gecedir. Çünkü sıradan bir gece, hiçbir geminin tehlikeye girmediği anlamına gelir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Fener artık yalnızca bir müze olarak kullanılmaktadır B) Fenerci, mesleğini ailesinden bağımsız olarak seçmiştir C) Fenerin bakımı, yalnızca fırtınalı günlerde yapılmaktadır D) Radar sistemleri, fenere olan ihtiyacı tamamen ortadan kaldırmıştır E) Fenerin çalışma prensibi değişse de fenercinin taşıdığı sorumluluk aynı kalmıştır

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

12. Yazar, roman boyunca kahramanın iç dünyasını «perdeyi azar azar aralayarak» okura sezdirir; hiçbir şeyi açıkça söylemez, her bölümde küçük bir ipucu bırakır.

Bu cümlede «perdeyi azar azar aralamak» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okuru şaşırtan beklenmedik dönüşler yapmak B) Kahramanla ilgili gizemi sonuna kadar korumak C) Olayları zaman sırasına göre düzenli biçimde anlatmak D) Anlatımı ayrıntılı betimlemelerle zenginleştirmek E) Bir şeyi tümüyle açıklamadan, parça parça sezdirmek

Sözel Anlam · Paragraf

13. Bir bilgiyi tek seferde uzun süre çalışmak yerine, aynı bilgiyi artan aralıklarla birkaç kez tekrar etmek, kalıcı öğrenme açısından daha etkili bulunmuştur. Örneğin bir gün boyunca kesintisiz dört saat çalışan bir öğrenci ile aynı dört saati bir hafta boyunca günde yarım saat olacak şekilde bölen bir öğrenci karşılaştırıldığında, ikinci öğrencinin bir ay sonra yapılan sınavda daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark, beynin bilgiyi pekiştirmek için tekrarlar arasında belirli bir unutma payına ihtiyaç duymasıyla açıklanmaktadır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Aralıklı tekrarın etkisi, kurgusal iki öğrencinin durumu karşılaştırılarak somutlaştırılmıştır. B) Bir kavramın tarihsel gelişim süreci anlatılmıştır. C) Kişisel bir anıdan yararlanılarak genel bir ilke ortaya konmuştur. D) Konuyla ilgili karşıt görüşler sıralanıp biri eleştirilmiştir. E) Bir sorunun olası nedenleri önem sırasına göre dizilmiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

14. Kalabalık bir caddede yürüyen biri, önce etrafındaki tüm sesleri aynı yoğunlukta duyar; motor sesi, konuşmalar, inşaat gürültüsü iç içe geçmiştir. Ancak birkaç dakika sonra zihin, bu karmaşadan kendine gerekli olanı ayıklamaya başlar ve örneğin arkasından gelen bir bisikletin zilini fark eder. Bu süzme yeteneği, sesleri tek tek susturmaz; yalnızca hangisine öncelik verileceğini yeniden düzenler. Kentte uzun süre yaşayanlarda bu düzenleme o denli gelişir ki bazı sesler artık arka plana çekilir ve neredeyse duyulmaz hâle gelir.

Bu parçada geçen «arka plana» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Gürültünün fiziksel olarak azalması B) Dikkatin, önemsiz sayılan seslerden uzaklaşarak onları fark edilmez kılması C) Seslerin tamamen ortadan kalkması D) Yeni gelinen bir şehirde seslerin daha belirgin duyulması E) Belirli seslerin bilinçli bir çabayla engellenmesi

Sözel Anlam · Paragraf

15. Eski bir liman kentinin kütüphanesi, kitapların dışarı çıkarılmasına asla izin vermezdi. Bu kural yüzyıllarca yakınmayla karşılandı; okurlar kitabı yanında götürmek isterdi. Sonra bir yangın, kentin evlerindeki bütün kitapları kül etti; kütüphane taş bina olduğundan içindekiler kurtuldu. Kural, o güne kadar bir engel gibi görünürken bir anda kentin belleğini koruyan tek şey oldu. Bir kısıtlamanın değeri, çoğu zaman onun neyi önlediği görülmeden anlaşılmaz.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bazı kuralların yararının ancak kötü bir olay yaşandığında görülebildiği B) Okurların kısıtlayıcı kütüphane kurallarını sürekli çiğnediği C) Yangınların eski liman kentlerinde sıklıkla yaşandığı D) Kütüphanelerin kent belleğini koruyan başlıca kurumlar olduğu E) Taş binaların ahşap yapılardan her zaman daha güvenli olduğu

Sözel Anlam · Paragraf

16. Seramikte fırınlama sırasında oluşan renk ve doku farklılıkları, bazı ustalar tarafından kusur değil, malzemenin kendi iradesiyle bıraktığı bir imza gibi görülür. Aynı sırla kaplanmış iki kabın fırından bambaşka tonlarda çıkması, önceden tam olarak öngörülemeyen bu süreci bir hataya değil, zanaatın doğasına bağlanır. Bazı ustalar, bu öngörülemezliği azaltmak için fırın sıcaklığını milimetrik ölçmeye çalışsa da, sonucu tamamen denetim altına almak mümkün olmamıştır. Belki de seramiği seri üretimden ayıran, tam da bu denetlenemeyen küçük farklılıklardır.

Bu parçanın yazarının seramikteki öngörülemeyen renk farklılıklarına yaklaşımı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Yazar, fırın sıcaklığının artık tam olarak denetlenebildiğini düşünmektedir B) Yazar, bu farklılıkların mutlaka giderilmesi gereken bir üretim hatası olduğunu düşünmektedir C) Yazar, bu farklılıkların seramiği seri üretime yaklaştırdığını düşünmektedir D) Yazar, bu öngörülemezliği seramiği değerli kılan bir özellik olarak görmektedir E) Yazar, ustaların bu öngörülemezlikle hiç ilgilenmediğini düşünmektedir

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

17. Konuşmacı, her sözcüğü «tartılmış» bir konuşma yaptı.
Bu cümlede «tartılmış» sözcüğü, konuşmaya aşağıdakilerden hangisini katmıştır?

A) Önceden ezberlenip tekrar edildiği niteliğini B) Her ifadenin dikkatle düşünülüp ölçülü seçildiği niteliğini C) Ağırlığının gram hesabıyla ölçülmüş olduğu niteliğini D) Çok uzun ve ayrıntılı olduğu niteliğini E) Dinleyicilere ağır geldiği niteliğini

Sözel Anlam · Paragraf

18. Göller kışın yüzeyden donar; bu, suyun sıra dışı bir özelliğinden kaynaklanır. Çoğu madde soğudukça yoğunlaşırken su, dört derecenin altına inince tersine genleşmeye başlar. Böylece en soğuk su yüzeye çıkar, donar ve altındaki suyu dış soğuktan yalıtan bir kapak oluşturur. Bu kapak olmasaydı göller dipten yüzeye kadar donar ve içindeki canlıların çoğu kışı atlatamazdı. Küçük bir fiziksel ayrıntı, koca bir ekosistemin varlığını belirliyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Suyun belli bir sıcaklığın altında genleştiğine B) Suyun bu özelliğinin göl canlıları için önemli olduğuna C) Göllerin her kış tamamen donduğuna D) Buz tabakasının altındaki suyu yalıttığına E) Çoğu maddenin soğudukça yoğunlaştığına

Sözel Anlam · Paragraf

19. Şehrin dışındaki botanik bahçesinin bodrum katında, sıcaklığı sabit tutulan bir tohum bankası bulunur. Buraya toplanan tohumlar, gelecekte bir bitki türü yok olursa yeniden üretilebilmesi amacıyla saklanır. Bankanın sorumlusu, her tohumun etiketine yalnızca türün adını değil, toplandığı yılın iklim koşullarını da not eder. Ona göre «bir tohum, içinde yalnızca bir bitkiyi değil geçmiş bir mevsimi de taşır». Bu nedenle aynı türden farklı yıllara ait tohumlar, birbirinin yerine geçmez. Bankada saklanan bazı tohumlar, uygun koşullarda yüzyıl sonra bile çimlenebilir. Ancak sorumluya göre asıl zorluk saklamak değil, hangi tohumun öncelikli olarak toplanması gerektiğine karar vermektir. Nesli hızla azalan bitkilerin tohumları, bu yüzden listede her zaman ilk sıradadır. Bahçe yönetimi, son yıllarda çevredeki çiftçilerden de yerel tohum örnekleri toplamaya başlamıştır. Bu işbirliği, hem türlerin çeşitliliğini korumuş hem de çiftçilerle bahçe arasında güven ilişkisi kurmuştur. Sorumlu, topladığı her tohumun gelecekte kime, hangi amaçla verileceğini bilmediğini ama bunun önemli olmadığını söyler. Ona göre bir tohumu saklamak, onu kimin kullanacağını bilmeden bir mektup yazmaya benzer. Bahçede düzenlenen atölyelerde ziyaretçilere, en sık karşılaşılan hatanın tohumları nemden değil ışıktan korumayı ihmal etmek olduğu anlatılır. Sorumluya göre bu küçük ayrıntı, yıllarca süren bir çalışmayı bir anda boşa çıkarabilir.

Bu parçada altı çizili «bir tohum, içinde yalnızca bir bitkiyi değil geçmiş bir mevsimi de taşır» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her tohum, yalnızca bir mevsim boyunca canlılığını koruyabilir B) Bir tohum, toplandığı döneme ait iklim bilgisini de kendisiyle birlikte saklar C) Bitkiler, yalnızca belirli mevsimlerde tohum verebilir D) Tohumların saklanma süresi, toplandığı mevsime göre değişmez E) Bir tohumun değeri, ait olduğu bitkinin yaşıyla ölçülür

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde «sıcak» sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

A) Yeni gelen aileye komşuları çok sıcak davrandı. B) Şairin sıcak sesi, dinleyenleri sarıp sarmaladı. C) Meclis kulisinde sıcak bir tartışma yaşandı. D) Gazeteciler sıcak gelişmeyi anında okuyucuya duyurdu. E) Fırından yeni çıkan sıcak ekmeğin kokusu sokağa yayıldı.

Sözel Anlam · Paragraf

21. Bir klavyede yazı yazmak, parmakların önceden belirlenmiş tuşlara basmasından ibaretken; elle yazmak, her harfin biçimini anlık olarak oluşturan ince kas hareketlerini gerektirir. Klavyeyle yazılan bir metin, kim tarafından yazılırsa yazılsın aynı yazı tipinde görünürken, elle yazılmış bir metin, yazarına özgü eğim, basınç ve harf biçimiyle neredeyse bir parmak izi gibi kişiye özgüdür. Üstelik çocuklarda el yazısı pratiğinin, ince motor becerilerin gelişimine klavye kullanımından daha fazla katkı sağladığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle dijitalleşmenin yaygınlaştığı günümüzde bile el yazısının tamamen bir kenara bırakılması önerilmemektedir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Konu, tarihsel gelişim sürecine göre aşamalı olarak anlatılmıştır. B) Kişisel bir anıdan yola çıkılarak genel bir yargıya varılmıştır. C) Bir çözüm önerisi, olası sakıncalarıyla birlikte sıralanmıştır. D) El yazısı ile klavyeyle yazma, özellikler bakımından karşılaştırılarak ele alınmıştır. E) Karşıt iki bilimsel görüş sunulup biri çürütülmüştür.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

22. Bir bilim şenliğinde Robot, Mıknatıs, Kristal, Gökyüzü, Mikroskop ve Basınç atölyelerinin her biri; Mavi ya da Yeşil salonda, 10:00, 11:00 ya da 12:00 oturumlarından birinde yapılmıştır. Her salonda her oturumda tek atölye yapılmış, altı atölye altı farklı salon-oturum çiftini kullanmıştır.
- Robot ile Kristal aynı oturumda yapılmıştır.
- Mıknatıs ile Gökyüzü aynı salonda yapılmıştır.
- Mikroskop, Robot'tan daha geç oturumda yapılmıştır.
- Kristal, Mavi salonda yapılmıştır.
- Basınç, 12:00 oturumunda yapılmamıştır.
Buna göre,
I. Robot ile Basınç farklı oturumlarda yapılmıştır.
II. Mikroskop, 12:00 oturumunda yapılmıştır.
III. Robot, 10:00 oturumunda yapılmıştır.
yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

Sözel Mantık · Sözel Mantık

23. Dört koşucu Ali, Burak, Cem ve Derya bir yarışı birbirinden farklı derecelerle tamamlamış ve 1.'den 4.'e kadar sıralanmıştır.
- Burak 1. olmuştur.
- Cem, Derya'dan hemen önce bitirmiştir.
- Ali son sırada değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Derya 3. olmuştur. B) Ali 2. olmuştur. C) Ali 4. olmuştur. D) Cem 1. olmuştur. E) Cem 2. olmuştur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

24. Tolga, Umut ve Yasemin adlı üç arkadaş bir sınavdan farklı notlar almış ve en yüksekten en düşüğe doğru 1'den 3'e kadar sıralanmıştır. Her biri aşağıdaki ifadeyi söylemiş ve bu üç ifadeden tam olarak biri doğrudur:
Tolga: "Ben en yüksek notu aldım."
Umut: "Yasemin en düşük notu aldı."
Yasemin: "Umut benden daha yüksek not aldı."
Ayrıca Tolga 1. sırada değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Yasemin 1. sıradadır. B) Yasemin 3. sıradadır. C) Tolga 2. sıradadır. D) Umut 1. sıradadır. E) Umut 3. sıradadır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

25. Bir okulda Satranç, Resim ve Müzik kulüplerinden her biri Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günlerinden farklı birinde toplanmaktadır. Aylin, Baran ve Ceyda adlı öğrencilerden her biri bu kulüplerden yalnızca birinin üyesidir.
- Satranç kulübü Çarşamba günü toplanmamaktadır.
- Resim kulübü, Satranç kulübünün toplandığı günden daha önceki bir günde toplanmaktadır.
- Aylin, Müzik kulübünün üyesidir.
- Baran'ın üyesi olduğu kulüp Cuma günü toplanmamaktadır.
- Ceyda, Resim kulübünün üyesi değildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Aylin'in kulübü Pazartesi günü toplanır B) Resim kulübü Cuma günü toplanır C) Satranç kulübü Pazartesi günü toplanır D) Ceyda'nın kulübü Cuma günü toplanır E) Baran'ın kulübü Çarşamba günü toplanır

Cevap Anahtarı

1-C 2-B 3-A 4-D 5-E 6-D 7-D 8-A 9-E 10-D 11-E 12-E 13-A 14-B 15-A 16-D 17-B 18-C 19-B 20-E 21-D 22-C 23-B 24-D 25-D

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com