sekizgenacademy.com

Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 15.09.2026     25 soru 40 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

25 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Paragraf

1. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.

Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.

Bu parçada altı çizili «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir eserin değeri, yalnızca sergilendiği müzeye bağlıdır B) Restorasyon, eserin fiziksel bütünlüğünü hiçbir zaman tam olarak sağlayamaz C) Restoratörler, eserlerin orijinal rengini her zaman kesin olarak bilir D) Bir eserin izlerini yok sayarak onarmak, o esere ait tarihsel bilgiyi de yok etmek anlamına gelir E) Eserler, restore edilmeden önce zaten değerlerini kaybetmiş sayılır

Sözel Anlam · Paragraf

2. (I) Kuruyunca yünler sıcak bir kahverengi tona bürünmüştü. (II) Kabukları uzun süre kaynatarak koyu bir renk elde etti. (III) Bir dokumacı, yünlerini boyamak için doğal bir yöntem denemek istedi. (IV) Yünleri bu karışıma daldırıp birkaç saat bekletti. (V) Bahçesindeki soğan kabuklarını topladı.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan ikinci cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

3. Şehirde yeni bisiklet yolları yapıldıktan sonra, bisikletle işe gidenlerin sayısında belirgin bir artış kaydedilmiştir. Aynı dönemde şehir merkezindeki otopark doluluk oranlarında hafif bir düşüş görülmüştür.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şehirdeki herkes artık işe bisikletle gitmektedir. B) Otopark doluluğundaki düşüşün tek nedeni bisiklet kullanımındaki artıştır. C) Yeni bisiklet yolları yapıldıktan sonra bisikletle işe gidenlerin sayısı artmıştır. D) Bisiklet kullanımı önümüzdeki yıllarda giderek azalacaktır. E) Bisiklet yolları yapılmasaydı otopark doluluğu hiç değişmeyecekti.

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

4. Yazar, roman boyunca kahramanın iç dünyasını «perdeyi azar azar aralayarak» okura sezdirir; hiçbir şeyi açıkça söylemez, her bölümde küçük bir ipucu bırakır.

Bu cümlede «perdeyi azar azar aralamak» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okuru şaşırtan beklenmedik dönüşler yapmak B) Kahramanla ilgili gizemi sonuna kadar korumak C) Olayları zaman sırasına göre düzenli biçimde anlatmak D) Anlatımı ayrıntılı betimlemelerle zenginleştirmek E) Bir şeyi tümüyle açıklamadan, parça parça sezdirmek

Sözel Anlam · Paragraf

5. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.

Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Restorasyon sürecinin halka açılması, ziyaretçi sayısını artırmıştır B) Müze, restorasyon atölyesini gelecekte tamamen ziyarete kapatmayı planlamaktadır C) Restoratör, başlangıçta çalışırken izlenmekten rahatsızlık duymuştur D) Restoratöre göre bir eseri onarmanın asıl amacı, onu yeniden boyamak değildir E) Restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi bakış açısını zenginleştirdiğini fark etmiştir

Sözel Anlam · Paragraf

6. (I) Bu yeni düzen sayesinde okuyucular aradıkları kitaba çok daha kısa sürede ulaşır oldu. (II) Her konu için ayrı bir renk etiket kullanmayı düşündü. (III) Küçük bir kütüphanede kitaplar önceleri rastgele raflara diziliyordu. (IV) Etiketleme tamamlanınca kitapları alfabetik sıraya göre raflara yerleştirdi. (V) Görevli, önce kitapları konularına göre ayırmaya karar verdi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

7. Kargaların alet kullandığı uzun süredir biliniyordu; ancak yakın zamanda yürütülen bir gözlem dizisi, bazı kargaların aleti yalnızca kullanmakla kalmayıp sakladığını da gösterdi. Kuşlar, işine yarayan bir dalı kullandıktan sonra atmak yerine ağaç kabuğunun altına sıkıştırıyor ve ertesi gün aynı yere dönüyordu. Daha ilginci, bir kuşun dalını başka bir kuşun yanında saklamaktan kaçınmasıydı. Araştırmacılar bunun, alet yapmanın zaman ve çaba gerektirdiğini kuşun bir biçimde hesaba kattığı anlamına gelebileceğini düşünüyor. Yine de gözlemlerin tek bir bölgeyle sınırlı olması, sonuçların genellenmesini şimdilik engelliyor.

Bu parçada kargalarla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Kullandıkları aleti sonraki gün için sakladıklarına B) Başka bir kuşun yanında aleti saklamaktan kaçındıklarına C) Aleti yapmak için hangi ağaçları tercih ettiklerine D) Gözlemlerin tek bir bölgede yapıldığına E) Alet kullandıklarının daha önceden bilindiğine

Sözel Anlam · Paragraf

8. Sırlı seramik üretiminde en belirsiz aşama fırınlamadır. Sırın rengi, hamurun üzerine sürüldüğü anda değil, fırındaki ısı ve oksijen miktarına göre pişme sırasında belirir. Aynı reçeteyle hazırlanan iki sır, fırının farklı köşelerinde bambaşka tonlar verebilir. Bu yüzden deneyimli seramikçiler, her fırınlamada birkaç deneme parçasını raflara dağıtarak fırının davranışını kaydeder. Yıllar içinde biriken bu kayıtlar, ustanın fırınını neredeyse bir canlı gibi tanımasını sağlar.

Bu parçada sırlı seramik üretimiyle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Fırınlama kayıtlarının yıllar içinde biriktiğine B) Sır reçetelerinin hangi maddelerden hazırlandığına C) Aynı sırın farklı konumlarda farklı tonlar verebildiğine D) Fırındaki oksijen miktarının rengi etkilediğine E) Deneme parçalarının fırının çeşitli yerlerine yerleştirildiğine

Sözel Anlam · Paragraf

9. Yüksek dağ ormanlarında yağmur az yağsa da ağaçlar sürekli ıslaktır. Bunun nedeni, vadiden yükselen sisin ağaç yapraklarına çarparak damlacıklara dönüşmesidir. Yapraklar bu damlacıkları toplar, gövdeye ve oradan toprağa iletir. Ölçümler, bazı ormanlarda bu yolla toplanan suyun yağmurla gelenden fazla olduğunu gösteriyor. Ağaçlar kesildiğinde sis yine gelir; ama onu tutacak yaprak olmadığından su, dağı aşıp gider.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Sisin yalnızca sabah saatlerinde ormana ulaştığına B) Yüksek dağ ormanlarında yağmurun hiç yağmadığına C) Sisten toplanan suyun içme suyu olarak kullanıldığına D) Ağaçların yok olmasının sisten su elde edilmesini engellediğine E) Yapraklı ağaçların iğne yapraklılardan daha çok su topladığına

Sözel Anlam · Paragraf

10. (I) Çizilen çizgileri makasla dikkatlice keser. (II) Kalıbı kumaşın üzerine tebeşirle çizer. (III) Terzi, dikeceği elbise için önce kumaşı düz bir masaya serer. (IV) Kesilen parçaları dikiş makinesinde birleştirir. (V) Son olarak elbiseyi ütüleyip son hâlini verir.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve III B) II ve III C) I ve II D) III ve V E) IV ve V

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

11. Bir doğa yürüyüşü grubu, her ay farklı bir rotada yürüyüş düzenlemektedir. Geçen ay katılımcı sayısı hava koşulları nedeniyle her zamankinden azdı. Buna rağmen grup, planlanan rotayı tamamladı.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hava koşulları düzelseydi rota daha kısa sürede tamamlanırdı. B) Grup, kötü hava koşullarında hiçbir zaman yürüyüş yapmamaktadır. C) Grup, geçen ay az katılımcıyla da olsa planlanan rotayı tamamlamıştır. D) Geçen ayki yürüyüş, grubun bugüne kadar yaptığı en zor yürüyüştü. E) Katılımcı sayısı arttıkça rotalar daha zorlu hâle gelmektedir.

Sözel Anlam · Paragraf

12. (I) Cam üfleyici, ocaktaki erimiş camı uzun bir boru ucuna aldı. (II) Boruyu döndürerek camın şeklini simetrik tutmaya çalıştı. (III) Atölyenin duvarları geçen yıl açık maviye boyanmıştı. (IV) Üflediği hava, camı içeriden şişirip ince bir vazo hâline getirdi. (V) Vazo soğuduktan sonra kenarları özenle düzeltildi.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

13. Bir araştırmacı, sonuç vermeyen deneylerini de kaydeder. Bu kayıtlar, dergilerde yer bulmaz; ama yıllar sonra bir başka soru sorulduğunda o unutulmuş sayfalar aniden konuşmaya başlar. Bilimde başarısız deney diye bir şey yoktur; yalnızca henüz sorusu sorulmamış cevaplar vardır. Bu yüzden iyi bir laboratuvar defteri, «bugünün çöpünü yarının madenine çeviren» bir araçtır. Kaydetmeyen, yalnızca kendi bugününü değil, gelecekteki bir başkasının sorusunu da kaybeder.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Deney atıklarının geri dönüştürülerek yeniden kullanılması B) Şimdilik değersiz görünen kayıtların ileride değerli bilgiye dönüşmesi C) Eski deneylerin yeni yöntemlerle yeniden yapılması D) Laboratuvar defterlerinin maddi değerinin zamanla artması E) Araştırmacıların bulgularını gizli tutmayı tercih etmesi

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

14. Gazeteci, haberin başlığını daha çarpıcı hâle getirince okunma oranı ----; buna bağlı olarak haberin sosyal medyada paylaşılma sayısı da ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) değişmedi - arttı B) arttı - azaldı C) arttı - arttı D) azaldı - azaldı E) azaldı - arttı

Sözel Anlam · Paragraf

15. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.

Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Yeni tesis, geleneksel tersaneyle aynı üretim süresine sahiptir B) Yeni tesiste üretilen tekneler, geleneksel teknelerden daha az güvenlidir C) Geleneksel yöntemle üretilen tekneler, tahtanın doğal yapısına uygun şekilde biçimlendirilir D) İki taraf da üretim hızının iyi bir teknenin en önemli ölçütü olduğunu düşünmektedir E) Usta, çıraklarına ilk olarak çekiç kullanmayı öğretir

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

16. Mühendis, köprünün taşıyıcı kirişlerini daha hafif bir alaşımla değiştirdi. Bu değişiklik sayesinde köprünün toplam ağırlığı ----; buna bağlı olarak taşıyabileceği yük kapasitesi de ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) değişmedi - arttı B) azaldı - arttı C) arttı - arttı D) azaldı - azaldı E) arttı - azaldı

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

17. Uzun süredir kapısı açılmayan mahalle kütüphanesini devralan genç kütüphaneci, «tozlu rafların uykusunu bölmek» için ilk iş olarak çocukları içeri çağırdı.

Bu cümlede «tozlu rafların uykusunu bölmek» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kütüphaneye yeni yayınlar kazandırmak B) Geçmişten kalan izleri tümüyle ortadan kaldırmak C) Eski kitapları temizleyip yeniden düzenlemek D) Uzun süredir kullanılmayan bir yeri yeniden işler hâle getirmek E) Çalışma ortamındaki sessizliği bozmak

Sözel Anlam · Paragraf

18. (I) Keman müziği, yüzyıllardır pek çok besteciye ilham vermiştir. (II) Kemanın gövdesi ince zımparayla pürüzsüz hâle getirildi. (III) Ahşabın üzerine ince bir vernik tabakası sürüldü. (IV) Vernik kuruduktan sonra ikinci kat için tekrar bekletildi. (V) Son katman kuruyunca gövde parlak bir kızıl-kahve rengine büründü.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

19. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.

Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.

Bu parçanın birinci ve ikinci bölümü karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) İkinci bölüm, birinci bölümdeki bilgilerin geçersiz olduğunu ortaya koymaktadır B) Birinci bölüm yeni tesisin üstünlüğünü, ikinci bölüm geleneksel yöntemin üstünlüğünü savunmaktadır C) İki bölüm de yalnızca balıkçıların tercihlerini karşılaştırmaktadır D) Birinci bölüm tersanenin tarihini, ikinci bölüm teknelerin fiyatlarını ele almaktadır E) Birinci bölüm geleneksel yapım ilkelerini, ikinci bölüm bu yöntemin yeni bir üretim biçimiyle karşılaştırılmasını konu almaktadır

Sözel Anlam · Paragraf

20. Bir şeyi çabuk öğrenenler, çoğu zaman onu çabuk da unutur. Yavaş öğrenen kişi ise her adımda takılır, nedenini sorar, takıldığı yeri kendi cümleleriyle yeniden kurar. Bu takılmalar, bilgiyi zihinde daha çok noktaya bağlar; unutmaya karşı direnç de buradan gelir. Hızlı öğrenmek bir yetenek olabilir; ama kalıcı öğrenmek çoğu kez bir tökezleme biçimidir. Sınıfın en yavaşı, yıllar sonra bir konuyu hâlâ anlatabilen tek kişi olabilir.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öğretmenlerin yavaş öğrencilere daha çok zaman ayırdığı B) Yeteneğin öğrenmede belirleyici olmadığı C) Yavaş öğrenenlerin sınıfta daha çok soru sorduğu D) Öğrenme sürecindeki zorlanmanın bilginin kalıcılığını artırdığı E) Hızlı öğrenen öğrencilerin daha çok çalışması gerektiği

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

21. Aşağıdaki cümlelerin hangisi doğrudan anlatımla kurulmuştur?

A) Kaptan, gemisinin fırtınadan zarar görmeden limana ulaştığını söyledi. B) Mühendis, projenin zamanında bitirileceğini belirtti. C) Annem, "Bu hafta sonu köye gideceğiz." dedi. D) Doktor, hastanın kısa sürede iyileşeceğini ifade etti. E) Müdür, toplantının ertelendiğini açıkladı.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

22. Emre, Burak, Selin, Gizem, Onur, Pelin, Tolga, Naz ve Kerem adlı dokuz kişi bir yarışma için üçer kişilik üç takıma (Mavi, Kırmızı, Yeşil) ayrılmıştır. Yarışmayı takımlar sırasıyla (1., 2., 3.) bitirmiştir; iki takım aynı sırada bitirmemiştir.
- Emre ile Burak aynı takımdadır.
- Selin, Mavi takımda değildir.
- Gizem ile Onur farklı takımlardadır.
- Tolga ile Kerem farklı takımlardadır.
- Naz, Kırmızı takımdadır.
- Kırmızı takım, Mavi takımdan önce bitirmiştir.
- Pelin'in takımı yarışmayı ilk bitirmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?

A) Emre, Mavi takımdadır. B) Yeşil takım yarışmayı son bitirmiştir. C) Kırmızı takım yarışmayı ilk bitirmiştir. D) Naz, Kırmızı takımdadır. E) Selin, Mavi takımdadır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

23. Kaya, Lida ve Mira adlı üç kişi ya her zaman doğru söyleyen bir 'doğrucu' ya da her zaman yalan söyleyen bir 'yalancıdır'. Bu üç kişi şu ifadeleri vermiştir:
- Kaya: "Lida ve Mira'nın ikisi de yalancıdır."
- Lida: "Kaya doğrucudur."
- Mira: "Kaya ile Lida aynı türdendir (ikisi de doğrucu ya da ikisi de yalancıdır)."
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Kaya yalancı, Lida doğrucu, Mira yalancıdır. B) Kaya doğrucu, Lida yalancı, Mira doğrucudur. C) Üçü de yalancıdır. D) Üçü de doğrucudur. E) Kaya yalancı, Lida yalancı, Mira doğrucudur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

24. Bir kütüphane rafında roman, tarih kitabı, ansiklopedi, sözlük ve atlas adlı beş kitap 1'den (en üst) 5'e (en alt) kadar numaralanmış beş ayrı rafa, her rafa bir kitap gelecek şekilde yerleştirilmiştir.
- Roman, tarih kitabının üstündedir.
- Ansiklopedi, romanın hemen altındadır.
- Sözlük en üstte değildir.
- Atlas, tarih kitabının altındadır.
- Sözlük en altta değildir.
Tarih kitabının 4. rafta olduğu bilindiğine göre, aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

A) Roman 2. rafta yer alır. B) Atlas 4. rafta yer alır. C) Sözlük 4. rafta yer alır. D) Tarih 3. rafta yer alır. E) Sözlük 3. rafta yer alır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

25. Hiçbir sporcu tembel değildir. Bazı öğrenciler sporcudur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Hiçbir öğrenci tembel değildir. B) Bazı öğrenciler tembel değildir. C) Bütün öğrenciler sporcudur. D) Bazı öğrenciler tembeldir. E) Hiçbir sporcu öğrenci değildir.

Cevap Anahtarı

1-D 2-E 3-C 4-E 5-B 6-D 7-C 8-B 9-D 10-A 11-C 12-C 13-B 14-C 15-C 16-B 17-D 18-A 19-E 20-D 21-C 22-E 23-E 24-E 25-B

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com