Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)
Ad Soyad: ______________________ Tarih: 15.09.2026 25 soru 40 dakika
Çalışma Kağıdı
Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)
Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç
25 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada
Sözel Anlam · Paragraf
1. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.
Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.
Bu parçada altı çizili «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
2. (I) Kuruyunca yünler sıcak bir kahverengi tona bürünmüştü. (II) Kabukları uzun süre kaynatarak koyu bir renk elde etti. (III) Bir dokumacı, yünlerini boyamak için doğal bir yöntem denemek istedi. (IV) Yünleri bu karışıma daldırıp birkaç saat bekletti. (V) Bahçesindeki soğan kabuklarını topladı.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan ikinci cümle hangisi olur?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
3. Şehirde yeni bisiklet yolları yapıldıktan sonra, bisikletle işe gidenlerin sayısında belirgin bir artış kaydedilmiştir. Aynı dönemde şehir merkezindeki otopark doluluk oranlarında hafif bir düşüş görülmüştür.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Sözcükte Anlam
4. Yazar, roman boyunca kahramanın iç dünyasını «perdeyi azar azar aralayarak» okura sezdirir; hiçbir şeyi açıkça söylemez, her bölümde küçük bir ipucu bırakır.
Bu cümlede «perdeyi azar azar aralamak» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
5. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.
Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Sözel Anlam · Paragraf
6. (I) Bu yeni düzen sayesinde okuyucular aradıkları kitaba çok daha kısa sürede ulaşır oldu. (II) Her konu için ayrı bir renk etiket kullanmayı düşündü. (III) Küçük bir kütüphanede kitaplar önceleri rastgele raflara diziliyordu. (IV) Etiketleme tamamlanınca kitapları alfabetik sıraya göre raflara yerleştirdi. (V) Görevli, önce kitapları konularına göre ayırmaya karar verdi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?
Sözel Anlam · Paragraf
7. Kargaların alet kullandığı uzun süredir biliniyordu; ancak yakın zamanda yürütülen bir gözlem dizisi, bazı kargaların aleti yalnızca kullanmakla kalmayıp sakladığını da gösterdi. Kuşlar, işine yarayan bir dalı kullandıktan sonra atmak yerine ağaç kabuğunun altına sıkıştırıyor ve ertesi gün aynı yere dönüyordu. Daha ilginci, bir kuşun dalını başka bir kuşun yanında saklamaktan kaçınmasıydı. Araştırmacılar bunun, alet yapmanın zaman ve çaba gerektirdiğini kuşun bir biçimde hesaba kattığı anlamına gelebileceğini düşünüyor. Yine de gözlemlerin tek bir bölgeyle sınırlı olması, sonuçların genellenmesini şimdilik engelliyor.
Bu parçada kargalarla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
8. Sırlı seramik üretiminde en belirsiz aşama fırınlamadır. Sırın rengi, hamurun üzerine sürüldüğü anda değil, fırındaki ısı ve oksijen miktarına göre pişme sırasında belirir. Aynı reçeteyle hazırlanan iki sır, fırının farklı köşelerinde bambaşka tonlar verebilir. Bu yüzden deneyimli seramikçiler, her fırınlamada birkaç deneme parçasını raflara dağıtarak fırının davranışını kaydeder. Yıllar içinde biriken bu kayıtlar, ustanın fırınını neredeyse bir canlı gibi tanımasını sağlar.
Bu parçada sırlı seramik üretimiyle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
9. Yüksek dağ ormanlarında yağmur az yağsa da ağaçlar sürekli ıslaktır. Bunun nedeni, vadiden yükselen sisin ağaç yapraklarına çarparak damlacıklara dönüşmesidir. Yapraklar bu damlacıkları toplar, gövdeye ve oradan toprağa iletir. Ölçümler, bazı ormanlarda bu yolla toplanan suyun yağmurla gelenden fazla olduğunu gösteriyor. Ağaçlar kesildiğinde sis yine gelir; ama onu tutacak yaprak olmadığından su, dağı aşıp gider.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
Sözel Anlam · Paragraf
10. (I) Çizilen çizgileri makasla dikkatlice keser. (II) Kalıbı kumaşın üzerine tebeşirle çizer. (III) Terzi, dikeceği elbise için önce kumaşı düz bir masaya serer. (IV) Kesilen parçaları dikiş makinesinde birleştirir. (V) Son olarak elbiseyi ütüleyip son hâlini verir.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
11. Bir doğa yürüyüşü grubu, her ay farklı bir rotada yürüyüş düzenlemektedir. Geçen ay katılımcı sayısı hava koşulları nedeniyle her zamankinden azdı. Buna rağmen grup, planlanan rotayı tamamladı.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
12. (I) Cam üfleyici, ocaktaki erimiş camı uzun bir boru ucuna aldı. (II) Boruyu döndürerek camın şeklini simetrik tutmaya çalıştı. (III) Atölyenin duvarları geçen yıl açık maviye boyanmıştı. (IV) Üflediği hava, camı içeriden şişirip ince bir vazo hâline getirdi. (V) Vazo soğuduktan sonra kenarları özenle düzeltildi.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Sözel Anlam · Paragraf
13. Bir araştırmacı, sonuç vermeyen deneylerini de kaydeder. Bu kayıtlar, dergilerde yer bulmaz; ama yıllar sonra bir başka soru sorulduğunda o unutulmuş sayfalar aniden konuşmaya başlar. Bilimde başarısız deney diye bir şey yoktur; yalnızca henüz sorusu sorulmamış cevaplar vardır. Bu yüzden iyi bir laboratuvar defteri, «bugünün çöpünü yarının madenine çeviren» bir araçtır. Kaydetmeyen, yalnızca kendi bugününü değil, gelecekteki bir başkasının sorusunu da kaybeder.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
14. Gazeteci, haberin başlığını daha çarpıcı hâle getirince okunma oranı ----; buna bağlı olarak haberin sosyal medyada paylaşılma sayısı da ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Sözel Anlam · Paragraf
15. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.
Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
16. Mühendis, köprünün taşıyıcı kirişlerini daha hafif bir alaşımla değiştirdi. Bu değişiklik sayesinde köprünün toplam ağırlığı ----; buna bağlı olarak taşıyabileceği yük kapasitesi de ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Sözel Anlam · Sözcükte Anlam
17. Uzun süredir kapısı açılmayan mahalle kütüphanesini devralan genç kütüphaneci, «tozlu rafların uykusunu bölmek» için ilk iş olarak çocukları içeri çağırdı.
Bu cümlede «tozlu rafların uykusunu bölmek» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
18. (I) Keman müziği, yüzyıllardır pek çok besteciye ilham vermiştir. (II) Kemanın gövdesi ince zımparayla pürüzsüz hâle getirildi. (III) Ahşabın üzerine ince bir vernik tabakası sürüldü. (IV) Vernik kuruduktan sonra ikinci kat için tekrar bekletildi. (V) Son katman kuruyunca gövde parlak bir kızıl-kahve rengine büründü.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Sözel Anlam · Paragraf
19. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.
Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.
Bu parçanın birinci ve ikinci bölümü karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sözel Anlam · Paragraf
20. Bir şeyi çabuk öğrenenler, çoğu zaman onu çabuk da unutur. Yavaş öğrenen kişi ise her adımda takılır, nedenini sorar, takıldığı yeri kendi cümleleriyle yeniden kurar. Bu takılmalar, bilgiyi zihinde daha çok noktaya bağlar; unutmaya karşı direnç de buradan gelir. Hızlı öğrenmek bir yetenek olabilir; ama kalıcı öğrenmek çoğu kez bir tökezleme biçimidir. Sınıfın en yavaşı, yıllar sonra bir konuyu hâlâ anlatabilen tek kişi olabilir.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisi doğrudan anlatımla kurulmuştur?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
22. Emre, Burak, Selin, Gizem, Onur, Pelin, Tolga, Naz ve Kerem adlı dokuz kişi bir yarışma için üçer kişilik üç takıma (Mavi, Kırmızı, Yeşil) ayrılmıştır. Yarışmayı takımlar sırasıyla (1., 2., 3.) bitirmiştir; iki takım aynı sırada bitirmemiştir.
- Emre ile Burak aynı takımdadır.
- Selin, Mavi takımda değildir.
- Gizem ile Onur farklı takımlardadır.
- Tolga ile Kerem farklı takımlardadır.
- Naz, Kırmızı takımdadır.
- Kırmızı takım, Mavi takımdan önce bitirmiştir.
- Pelin'in takımı yarışmayı ilk bitirmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
23. Kaya, Lida ve Mira adlı üç kişi ya her zaman doğru söyleyen bir 'doğrucu' ya da her zaman yalan söyleyen bir 'yalancıdır'. Bu üç kişi şu ifadeleri vermiştir:
- Kaya: "Lida ve Mira'nın ikisi de yalancıdır."
- Lida: "Kaya doğrucudur."
- Mira: "Kaya ile Lida aynı türdendir (ikisi de doğrucu ya da ikisi de yalancıdır)."
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
24. Bir kütüphane rafında roman, tarih kitabı, ansiklopedi, sözlük ve atlas adlı beş kitap 1'den (en üst) 5'e (en alt) kadar numaralanmış beş ayrı rafa, her rafa bir kitap gelecek şekilde yerleştirilmiştir.
- Roman, tarih kitabının üstündedir.
- Ansiklopedi, romanın hemen altındadır.
- Sözlük en üstte değildir.
- Atlas, tarih kitabının altındadır.
- Sözlük en altta değildir.
Tarih kitabının 4. rafta olduğu bilindiğine göre, aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
25. Hiçbir sporcu tembel değildir. Bazı öğrenciler sporcudur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Cevap Anahtarı
1-D 2-E 3-C 4-E 5-B 6-D 7-C 8-B 9-D 10-A 11-C 12-C 13-B 14-C 15-C 16-B 17-D 18-A 19-E 20-D 21-C 22-E 23-E 24-E 25-B
8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com