sekizgenacademy.com

Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     25 soru 40 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Bölüm Denemesi — Kısa (25 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

25 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Paragraf

1. Bir müzik öğretmeni, öğrencilerine yanlış notaları saklamamayı öğretir. Çalarken hata yapan öğrenci genellikle durup baştan alır; oysa dinleyici, sürekliliğin bozulmasını yanlış notadan daha çok fark eder. Öğretmen bu yüzden hatanın üstünden akıp geçmeyi, parçayı bitirmeyi ister. Hatanın üzerinde durmak, eve dönüp çalışmaya aittir; sahne, bütünü taşımanın yeridir. Bu ayrım öğrencilerin çoğuna ancak birkaç konserden sonra yerleşir.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Hatayı düzeltmenin yerinin çalışma zamanı olduğuna B) Dinleyicinin kesintiyi yanlış notadan daha çok fark ettiğine C) Öğretmenin öğrencilere hata yapmamayı en önemli kural olarak koyduğuna D) Hata yapan öğrencilerin genellikle baştan almaya eğilimli olduğuna E) Bu anlayışın öğrencilere zamanla yerleştiğine

Sözel Anlam · Paragraf

2. (I) Balıkçı, denizden dönünce yırtılan ağını kontrol etti. (II) Yırtığın büyüklüğüne göre uygun kalınlıkta ip seçti. (III) İğneyle ilmekleri tek tek örerek yırtığı kapattı. (IV) Bu bölgede son yıllarda balıkçılık turizmi oldukça gelişmiştir. (V) Onardığı ağı tekrar tekneye yükleyip ertesi sabah denize açıldı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

3. Bir konuyu anlamanın en güvenilir sınavı, onu bir başkasına anlatmaya çalışmaktır. Anlatırken kişi, kendi zihninde bütün gibi duran bilginin aslında birbirine iliştirilmiş parçalardan oluştuğunu görür; parçalar arasındaki boşluklar, dinleyicinin ilk sorusunda ortaya çıkar. Bu yüzden bazı öğretmenler öğrencilerinden konuyu hiç bilmeyen birine anlatmalarını ister. Dinleyicinin bilgisiz olması önemlidir; çünkü bilen kişi boşlukları kendi zihninde doldurur ve anlatana yanlış bir tamamlanmışlık duygusu verir. Öğrenmenin ölçüsü, anlatıcının rahatlığı değil, dinleyicinin sorabildiği sorulardır.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Rahat anlatan kişinin konuyu tam olarak anladığına B) Konuyu bilen bir dinleyicinin anlatıcıya daha çok soru sorduğuna C) Öğretmenlerin anlatma yöntemini sınav yerine kullandığına D) Bilgili bir dinleyicinin anlatıcının eksiklerini görmesini zorlaştırdığına E) Anlatma yönteminin her ders için aynı ölçüde uygun olduğuna

Sözel Anlam · Paragraf

4. Yabani ot dediğimiz bitkilerin çoğu, aslında bulundukları yeri iyileştirmekle görevli öncülerdir. Sertleşmiş toprağı kökleriyle gevşetir, çıplak yüzeyi örterek erozyonu durdurur, öldüklerinde de toprağa organik madde bırakırlar. Onlar işini bitirdiğinde daha nazlı türler gelir ve yerleşir. Bahçıvanın gözünde düzensizlik olan şey, doğanın gözünde bir onarım sürecidir. Sorun bitkide değil, ona bakan gözün acelesindedir.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Erozyonun en büyük nedeninin çıplak toprak olduğu B) Yabani otların doğal bir onarım işlevi gördüğü ve bunun çoğu zaman fark edilmediği C) Toprağın organik madde bakımından zenginleştirilmesi gerektiği D) Bahçıvanların yabani otlarla mücadeleyi bırakması gerektiği E) Nazlı bitki türlerinin bakım gerektirdiği

Sözel Anlam · Paragraf

5. Küçük tekne, limandan ayrıldıktan kısa süre sonra beklenmedik bir fırtınayla karşılaştı. Kaptan, dalgaların şiddetlenmesi üzerine yelkeni hızla indirmeye çalıştı. Bu sırada güvertede duran genç tayfa dengesini kaybedip az kalsın denize düşüyordu. Kaptan onu son anda yakalayıp güverteye çekti ve ikisi birlikte tekneyi sakin bir koya doğru yönlendirdi. Fırtına dinene kadar orada beklediler.

Bu parçanın anlatımında ağırlıklı olarak hangi anlatım biçimi kullanılmıştır?

A) Tartışma B) Karşılaştırma C) Tanık gösterme D) Örnekleme E) Öyküleme

Sözel Anlam · Paragraf

6. Kıyıdan uzak küçük bir adadaki deniz feneri, bir asırdır aynı ailenin bakımı altındadır. Fenerci, her akşam ışığı yakmadan önce camları tek tek kontrol eder çünkü en ufak bir leke, ışığın denizdeki gemilere ulaşan gücünü belirgin biçimde azaltır. Eskiden fenerin kaynağı yağ lambasıyken bugün güneş paneliyle çalışan bir sistem kullanılmaktadır. Buna rağmen fenerci, teknolojinin değiştirdiği tek şeyin enerji kaynağı olduğunu, sorumluluğun hiç değişmediğini söyler. Fenerciye göre «bir fener, yalnızca yandığı için değil güvenildiği için ışıktır». Ona göre bu güven, yıllar süren düzenli bakımla kazanılır. Fenerci, çocukluğundan beri babasından öğrendiği bir alışkanlıkla, her fırtınadan sonra fenerin çevresini dolaşıp hasar olup olmadığını denetler. Bölgede modern radar sistemleri yaygınlaşsa da kaptanların çoğu, gece yaklaşırken hâlâ fenerin ışığını görmeden rahatlamaz. Fenerci, bu durumu teknolojiye güvensizlikten çok alışkanlığın gücüne bağlar. Yıllar içinde adaya turist ilgisi de artmış, fener artık hem bir çalışma yeri hem de küçük bir müzeye dönüşmüştür. Fenerci, ziyaretçilere fenerin tarihini anlatırken en çok, ışığın hiç sönmediği geceleri anlatmaktan keyif alır. Ona göre bir fenercinin en büyük başarısı, kimsenin fark etmediği sıradan bir gecedir. Çünkü sıradan bir gece, hiçbir geminin tehlikeye girmediği anlamına gelir.

Bu parçada altı çizili «bir fener, yalnızca yandığı için değil güvenildiği için ışıktır» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir fenerin görevini yapabilmesi için sürekli yanması zorunlu değildir B) Denizciler fenerin ışığından çok radar sistemlerine güvenir C) Bir fenerin gerçek değeri, fiziksel olarak yanmasından çok denizcilerin ona duyduğu güvenden gelir D) Fenerin değeri, kullandığı enerji kaynağının maliyetiyle ölçülür E) Fenerin ışığı, yalnızca hava koşullarına göre değişir

Sözel Anlam · Paragraf

7. Kıyı şeritlerinde yaşayan canlı türlerinin çoğu, hem karasal hem de deniz koşullarına belirli ölçüde uyum sağlamış özel fizyolojik yapılara sahiptir. Gelgitle birlikte saatlerce su altında kalıp ardından güneşe açık kalabilen bu canlılar, hem nem kaybına hem de tuz yoğunluğundaki ani değişime dayanabilecek mekanizmalar geliştirmiştir. Bu uyum, kıyı ekosistemlerinin, görünürdeki sakin yapısının aksine, canlılar için oldukça değişken ve zorlayıcı bir ortam sunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla kıyı bölgelerini yalnızca dinlenme ve eğlence alanı olarak görmek, bu ortamın biyolojik karmaşıklığını gözden kaçırmaya neden olabilir.

Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kıyıda yaşayan tür sayısının azaldığını kanıtlarla ortaya koymak B) Gelgit olayının fiziksel nedenlerini bilimsel olarak açıklamak C) Kıyı bölgelerindeki turizm faaliyetlerinin ekosisteme verdiği zararı eleştirmek D) Kara canlılarıyla deniz canlılarının fizyolojik yapılarını karşılaştırmak E) Kıyı ekosistemlerinin görünüşte sakin olsa da canlılar için zorlu bir ortam oluşturduğuna dikkat çekmek

Sözel Anlam · Paragraf

8. Mahalledeki küçük kahvehane, sabahın erken saatlerinden itibaren emeklilerin uğrak noktası hâline gelmişti. Burada içilen kahve kadar, sohbetin kendisi de önemliydi; herkes günün haberlerini, eski anılarını ya da torunlarından bahsederken saatlerce oturabiliyordu. Kahvehanenin sahibi Necmi Bey, müşterilerinin çoğunu isimleriyle tanır, kimin nasıl kahve içtiğini ezbere bilirdi. Zaman zaman gençler de buraya uğrasa da onlar genellikle telefonlarına bakarak kısa süre kalır, ardından ayrılırdı. Necmi Bey bu durumu üzülerek izlese de kahvehanesinin köklü müşteri kitlesini kaybetmediği için şükrederdi.

Bu parçada Necmi Bey ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Müşterilerini yakından tanıdığına B) Gençlerin kahvehaneye ilgisinin sınırlı olduğunu fark ettiğine C) Kahvehanesindeki köklü müşteri kitlesinden memnun olduğuna D) Kahvehanesini genişletmek için yeni bir şube açmayı planladığına E) Müşterilerinin kahve tercihlerini bildiğine

Sözel Anlam · Paragraf

9. (I) Saatçi, bahçesine kondurmak üzere basit bir güneş saati tasarladı. (II) Düz bir taş plakanın ortasına dik bir gnomon yerleştirdi. (III) Gnomonun gölgesinin saatlere göre düştüğü noktaları işaretledi. (IV) İşaretler tamamlanınca saat, gün boyunca doğru zamanı gösterir hâle geldi. (V) Güneş enerjisiyle çalışan panellerin verimi son yıllarda oldukça artmıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

10. Komisyon üyeleri, raporu okuduktan sonra şirketin aldığı kararı «ağır» bulduklarını belirtti.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün kattığı anlam, aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) Komisyonun aldığı disiplin kararı, kuralın ihlal boyutuna göre oldukça ağır bulundu B) Akşam yediği yemek çok ağır geldiğinden bütün gece uyuyamadı C) Yeni gelen öğrenci, derste oldukça ağır çalışıyordu, herkesi bekletiyordu D) Sırtındaki çanta o kadar ağırdı ki tüm gün omuzları ağrıdı E) Bu havalimanında uçaklar hiç ağır aksak değil, her şey zamanında işliyor

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

11. Finalde kaybetmesine karşın genç sporcu «düşüşün toprağından yeni bir yol çıkarmayı» bildi ve bir sonraki sezona çok daha güçlü döndü.

Bu cümlede «düşüşün toprağından yeni bir yol çıkarmak» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yenilginin sorumluluğunu başkalarına yüklemek B) Başarısızlıktan ders çıkarıp onu ilerleme fırsatına dönüştürmek C) Yenilgiyi kaçınılmaz bir sonuç olarak kabullenmek D) Antrenman programını baştan sona değiştirmek E) Kaybedilen yarışı bir an önce unutmaya çalışmak

Sözel Anlam · Paragraf

12. Bir iletişimde aktarılan anlam, yalnızca kullanılan sözcüklerden değil, sesin tonundan, konuşma hızından ve duraklamalardan da oluşur. Aynı cümle, yavaş ve düşük tonla söylendiğinde sakin bir bilgi aktarımı gibi algılanırken, hızlı ve yüksek tonla söylendiğinde endişe ya da aciliyet izlenimi uyandırabilir. Dinleyici, sözcüklerin anlamıyla sesin tonu çeliştiğinde, çoğunlukla sözcüklerden çok tona güvenerek bir yorum yapar. Bu durum, yazılı metinlerde ton bilgisinin bulunmamasının, okuyucuyu kimi zaman yanlış çıkarımlara sürükleyebileceğini de göstermektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Ton ile sözcük anlamı arasındaki çelişki iletişimde sürekli yaşanan bir durumdur. B) Konuşma hızı arttıkça aktarılan bilginin doğruluğu artar. C) Dinleyiciler sözcüklerin anlamını hiçbir zaman dikkate almaz. D) Yazılı bir metinde ton bilgisinin bulunmaması, okuyucunun metni yazarın amaçladığından farklı yorumlamasına yol açabilir. E) Sözlü iletişim her koşulda yazılı iletişimden daha güvenilirdir.

Sözel Anlam · Paragraf

13. Bir bilgiyi tek seferde uzun süre çalışmak yerine, aynı bilgiyi artan aralıklarla birkaç kez tekrar etmek, kalıcı öğrenme açısından daha etkili bulunmuştur. Örneğin bir gün boyunca kesintisiz dört saat çalışan bir öğrenci ile aynı dört saati bir hafta boyunca günde yarım saat olacak şekilde bölen bir öğrenci karşılaştırıldığında, ikinci öğrencinin bir ay sonra yapılan sınavda daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark, beynin bilgiyi pekiştirmek için tekrarlar arasında belirli bir unutma payına ihtiyaç duymasıyla açıklanmaktadır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Aralıklı tekrarın etkisi, kurgusal iki öğrencinin durumu karşılaştırılarak somutlaştırılmıştır. B) Bir kavramın tarihsel gelişim süreci anlatılmıştır. C) Kişisel bir anıdan yararlanılarak genel bir ilke ortaya konmuştur. D) Konuyla ilgili karşıt görüşler sıralanıp biri eleştirilmiştir. E) Bir sorunun olası nedenleri önem sırasına göre dizilmiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

14. Bilimde ilerleme çoğu kez yeni bir cevapla değil, eski bir sorunun yanlış sorulduğunun fark edilmesiyle başlar. Bir vadinin çiftçileri yıllarca derenin yazın neden çekildiğini sormuş, bunun için kaynağa bentler yapılmış; oysa dere çekilmiyor, sulama kanalları çoğaldıkça su tarlalara dağılıyordu. Yanlış soru, doğru görünen pek çok cevabı besler ve bu cevaplar birikerek bir tür güven oluşturur. Bu güveni sarsmak, yeni bir ölçüm yapmaktan daha güçtür. Bu yüzden keşiflerin öyküsü, çoğu zaman bir cevabın değil, bir sorunun değişmesinin öyküsüdür.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Su kaynaklarının doğru yönetiminin bilimsel bilgi gerektirdiği B) Yanlış cevapların zamanla kendiliğinden unutulduğu C) Bilimsel ölçümlerin yanlış cevapları kısa sürede ortaya çıkardığı D) İlerlemenin çoğu kez sorunun kendisini yeniden kurmakla sağlandığı E) Çiftçilerin su sorununu bilim insanlarından önce çözdüğü

Sözel Anlam · Paragraf

15. Şehrin gürültüsünden uzak bir tepede her ay bir araya gelen amatör gökyüzü gözlemcileri, teleskoplarını kurup gece boyunca nöbetleşe gözlem yapar. Grubun en deneyimli üyesi, yeni katılanlara önce yıldızları değil, gökyüzünün genel hareketini tanımayı öğretir. Ona göre «gökyüzü, sabırla okunması gereken yavaş bir kitaptır». Bu yüzden ilk gecelerde teleskop kullanımı yerine çıplak gözle gözlem yapılması istenir. Grup üyeleri, bulut örtüsü yüzünden çoğu ay en az bir gözlem gecesini iptal etmek zorunda kalır. Buna rağmen grup, on yılı aşkın süredir düzenli toplanmayı sürdürmüştür. Deneyimli üye, acele eden yeni üyelerin genellikle ilk aylarda hayal kırıklığına uğradığını söyler. Çünkü gökyüzündeki bir değişimi fark edebilmek, aynı bölgeyi defalarca gözlemlemeyi gerektirir. Grup, gözlemlerini ortak bir deftere kaydederek yıllar içinde küçük bir veri arşivi oluşturmuştur. Bu arşiv, zaman zaman üniversitedeki araştırmacılarla da paylaşılmaktadır. Deneyimli üyeye göre asıl öğrenilmesi gereken şey, gökyüzünü değil sabrı gözlemlemektir. Yeni üyelerden bazıları, birkaç ay sonra teleskopu bir kenara bırakıp yalnızca gözlemlemeyi tercih etmeye başlamıştır. Grup, her yılın sonunda bir araya gelip o yıl gözlemlenen en dikkat çekici olayı oylamayla seçer.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Grup üyelerinin tamamı, ilk katıldıkları geceden itibaren teleskop kullanmayı tercih eder B) Deneyimli üye, yeni katılanlara doğrudan teleskop kullanmayı öğretmeyi tercih eder C) Bulutlu geceler, grup üyelerinin gözlem planlarını hiçbir zaman etkilememiştir D) Grubun tuttuğu kayıtlar, yalnızca kendi üyeleri arasında paylaşılmaktadır E) Gökyüzündeki bir değişimi fark edebilmek, aynı bölgenin tekrar tekrar gözlemlenmesini gerektirir

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

16. Bir atölyede çalışan dört zanaatkârdan her biri farklı bir malzemeyle (ahşap, bakır, deri, cam) çalışır. Ahşapla çalışan zanaatkâr, bakırla çalışandan daha uzun süredir bu atölyede çalışmaktadır. Camla çalışan zanaatkâr, atölyedeki en kıdemli kişidir. Deriyle çalışan zanaatkârın kıdemi, ahşapla çalışandan azdır ama bakırla çalışandan fazladır.

Bu bilgilere göre kıdem sırasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Kıdem sıralamasında ikinci sırada ahşapla çalışan zanaatkâr vardır B) Bakırla çalışan zanaatkâr, deriyle çalışandan daha kıdemlidir C) Camla çalışan zanaatkâr ile ahşapla çalışan zanaatkâr arasında yalnızca bir kişi vardır D) Deriyle çalışan zanaatkâr, atölyedeki en az kıdemli kişidir E) Ahşapla çalışan zanaatkâr ile bakırla çalışan zanaatkâr arasındaki kıdem farkı, camla çalışanla ahşapla çalışan arasındaki farktan fazladır

Sözel Anlam · Paragraf

17. Vadinin iki yakasını bağlayan taş köprü, kıyı köylerinin ortak emeğiyle yapıldı. Yapımına karar verildiğinde köylüler, her yıl hasattan sonra iki ay boyunca taş taşımayı kabul etti. Kemerlerin hesabı, gezgin bir ustaya yaptırıldı; usta, köprünün ayaklarını sel sularının en az zorlayacağı biçimde yerleştirdi. Yedi yılda tamamlanan köprü, o güne dek yalnızca yazın geçilebilen vadiyi kış boyunca da geçilir kıldı. Bugün köprünün kenarında, taşımaya katılan ailelerin adlarının kazındığı bir levha durur.

Bu parçada sözü edilen köprüyle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Hangi taş türünden yapıldığına B) Kemer hesabının kime yaptırıldığına C) Yapımının kaç yıl sürdüğüne D) Ailelerin adlarının bir levhaya kazındığına E) Vadiyi kışın da geçilebilir kıldığına

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düşmek" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) Merdivenden inerken ayağı kayıp düştü. B) Ağaçtaki elma olgunlaşınca dallardan düştü. C) Yağmur damlaları çatıya düşerken ses çıkarıyordu. D) Elindeki bardak yere düşüp kırıldı. E) Sınavda beklenmedik sorularla karşılaşınca moralinin düştüğünü fark etti.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

19. "Öğretmen öğrencilerine, 'Yarın sınav kâğıtlarınızı mutlaka getirin.' dedi." cümlesinin dolaylı anlatımla kurulmuş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öğretmen, sınav kâğıtlarının yarın toplanacağını duyurdu. B) Öğrenciler öğretmene sınav kâğıtlarını getireceklerini söylediler. C) Öğretmen öğrencilerine "yarın sınav kâğıtlarınızı getirin" diye seslendi. D) Öğrenciler yarın sınava gireceklerini öğretmenden öğrendiler. E) Öğretmen öğrencilerine yarın sınav kâğıtlarını mutlaka getirmelerini söyledi.

Sözel Anlam · Paragraf

20. Meydandaki yüz yıllık saat kulesi, geçen kış fırtınada hasar görünce belediye onu tamamen yenilemeyi planlamıştı. Ancak kentin en yaşlı ustası, kulenin yalnızca bozulan parçalarının değiştirilmesini, geri kalanının olduğu gibi korunmasını önerdi. Ustaya göre «bir kule, taşıdığı yıllarla birlikte konuşur; her çizik bir cümledir». Belediye başkanı önce bu öneriye şüpheyle yaklaştı çünkü tam yenileme daha hızlı ve ucuz görünüyordu. Usta, kulenin yüzeyindeki her izin, kentin geçmişinde yaşanmış bir olayla ilişkili olduğunu anlattı. Örneğin kulenin kuzey yüzündeki eski bir çatlak, elli yıl önceki büyük depremden kalmaydı. Bu ayrıntılar, meydanda büyüyen genç kuşağın çoğu tarafından bilinmiyordu. Usta, onarım sürecini halka açık yürütmeyi önerdi ki herkes kulenin hikâyesine tanık olsun. Belediye bu öneriyi kabul etti ve onarım, hafta sonları ziyarete açık bir atölye şeklinde yürütüldü. Süreç boyunca yaşlı sakinler, gençlere kuleyle ilgili hatıralarını anlattı. Onarım tamamlandığında kule, eskisinden daha parlak görünmüyordu ama daha çok kişi tarafından tanınır hâle gelmişti. Usta, bu sonucu beklediğini, çünkü amacın kuleyi yeni göstermek değil kuleyi hatırlanır kılmak olduğunu söyledi. Belediye başkanı, sürecin sonunda ustaya hak verdiğini açıkça belirtti.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Yaşlı sakinlerin anlattığı hatıralar, gençlerin kule hakkındaki bilgisini artırmıştır B) Belediye başkanı, sürecin sonunda ustanın önerisini haklı bulmuştur C) Usta, kulenin tamamen yenilenmesi gerektiğini baştan savunmuştur D) Kulenin üzerindeki bazı izler, kentin geçmişindeki olaylarla ilişkilendirilmiştir E) Onarım süreci, halkın katılımına açık şekilde yürütülmüştür

Sözel Anlam · Paragraf

21. Yüksek dağ ormanlarında yağmur az yağsa da ağaçlar sürekli ıslaktır. Bunun nedeni, vadiden yükselen sisin ağaç yapraklarına çarparak damlacıklara dönüşmesidir. Yapraklar bu damlacıkları toplar, gövdeye ve oradan toprağa iletir. Ölçümler, bazı ormanlarda bu yolla toplanan suyun yağmurla gelenden fazla olduğunu gösteriyor. Ağaçlar kesildiğinde sis yine gelir; ama onu tutacak yaprak olmadığından su, dağı aşıp gider.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Sisin yalnızca sabah saatlerinde ormana ulaştığına B) Yüksek dağ ormanlarında yağmurun hiç yağmadığına C) Sisten toplanan suyun içme suyu olarak kullanıldığına D) Ağaçların yok olmasının sisten su elde edilmesini engellediğine E) Yapraklı ağaçların iğne yapraklılardan daha çok su topladığına

Sözel Mantık · Sözel Mantık

22. Bir işyerinde Pazartesi'den Cuma'ya kadar beş günlük nöbeti Aslı ile Burak adlı iki çalışan paylaşmaktadır; her gün nöbeti bu ikisinden yalnızca biri tutar ve her nöbet sabah ya da akşam vardiyasında tutulur.
- Bu beş günde Aslı 3 gün, Burak 2 gün nöbet tutmuştur.
- Aynı kişi art arda üç gün nöbet tutmamıştır.
- Pazartesi nöbetini Burak tutmamıştır.
- Aslı hiçbir gün akşam vardiyasında nöbet tutmamıştır.
- Çarşamba günkü vardiya akşamdır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?

A) Aslı akşam vardiyasında nöbet tutar. B) Perşembe nöbetini Burak tutar. C) Pazartesi nöbetini Aslı tutar. D) Salı nöbetini Burak tutar. E) Çarşamba vardiyası akşamdır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

23. Aylin, Barış ve Ceren bir elektronik mağazasından birer ürün (telefon, tablet, saat) satın almıştır; her biri farklı bir ürün almıştır. Her ürünün rengi siyah ya da beyazdır; ödemesi ise peşin ya da taksitle yapılmıştır.
- Telefon alan kişi siyah ürün almamıştır.
- Ceren tablet almamıştır.
- Barış'ın ödemesi peşindir.
- Saat alan kişinin ödemesi taksitledir.
- Aylin'in ürünü siyahtır.
- Ceren'in ödemesi Barış'ınkiyle aynı değildir.
Barış'ın telefon aldığı bilindiğine göre, aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

A) Ceren saat almıştır. B) Aylin peşin ödemiştir. C) Barış taksitle ödemiştir. D) Ceren'in ürünü siyahtır. E) Aylin saat almıştır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

24. Gül, Hakan ve Irmak adlı üç arkadaş farklı şehirlerde (Ankara, İzmir, Bursa) ve farklı mesleklerde (mimar, avukat, öğretmen) çalışmaktadır. Şu bilgiler verilmiştir:
1) Gül, Ankara'da yaşamamaktadır.
2) Mimar olan kişi İzmir'de yaşamaktadır.
3) Hakan avukattır.
4) Irmak, Bursa'da yaşamaktadır.
Buna göre Hakan hangi şehirde yaşamaktadır?

A) Belirlenemez B) İzmir C) Bursa D) Hiçbiri E) Ankara

Sözel Mantık · Sözel Mantık

25. Aylin, Berk, Ceyda ve Dinç adlı dört kişinin meslekleri (öğretmen, mühendis, doktor, avukat) ve evcil hayvanları (kedi, köpek, kuş, balık) birbirinden farklıdır. Şu bilgiler verilmiştir:
1) Öğretmen olan kişinin evcil hayvanı kuştur.
2) Aylin doktordur.
3) Doktor olan kişinin evcil hayvanı köpektir.
4) Mühendis olan kişinin evcil hayvanı balıktır.
5) Ceyda mühendis değildir.
6) Dinç'in mesleği avukattır.
Buna göre Dinç'in evcil hayvanı nedir?

A) Kuş B) Belirlenemez C) Balık D) Kedi E) Köpek

Cevap Anahtarı

1-C 2-D 3-D 4-B 5-E 6-C 7-E 8-D 9-E 10-A 11-B 12-D 13-A 14-D 15-E 16-A 17-A 18-E 19-E 20-C 21-D 22-A 23-A 24-E 25-D

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com