sekizgenacademy.com

Sözel Bölüm Denemesi — Gerçek (50 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     50 soru 75 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Bölüm Denemesi — Gerçek (50 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

50 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Paragraf

1. Bir dili öğrenirken sesli okumanın küçümsenen bir yararı vardır. Sessiz okumada göz, tanıdık gelen sözcüklerin üzerinden hızla atlar; sesli okumada ise her heceyi tek tek telaffuz etmek gerektiğinden dikkat, sözcüğün yapısına yönelir. Böylece öğrenci, yazımını bildiğini sandığı ama aslında hiç doğru söylemediği sözcükleri fark eder. Ayrıca kendi sesini duymak, cümle vurgusunun nerede olması gerektiğini sezmeyi kolaylaştırır. Bu yöntem, ilerlemiş öğrencilerde bile telaffuz hatalarını kısa sürede azaltır.

Bu parçada sesli okumayla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Cümle vurgusunu sezmeyi kolaylaştırdığına B) İleri düzey öğrencilere de yarar sağladığına C) Günde ne kadar süreyle yapılması gerektiğine D) Yanlış telaffuz edilen sözcükleri fark ettirdiğine E) Dikkati sözcüğün yapısına yönelttiğine

Sözel Anlam · Paragraf

2. Uzun bir yolculuğa çıkmadan önce güzergâh üzerindeki duraklama noktalarının önceden belirlenmesi, hem yorgunluğu azaltır hem de beklenmedik gecikmelerin yarattığı stresi hafifletir. Düzenli aralıklarla verilen kısa molalar, sürücünün dikkatini toplamasına ve bir sonraki etaba daha dinç başlamasına yardımcı olur. Ayrıca güzergâh boyunca yakıt ve yiyecek ihtiyacının karşılanabileceği noktaların bilinmesi, yolculuk sırasında plan dışı duraklara ihtiyaç duyulmasını azaltır. Bütün bu hazırlıklar, yolculuğun süresini kısaltmaktan çok, yolculuğu daha öngörülebilir ve rahat hâle getirir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Duraklama noktalarının önceden belirlenmesinin yorgunluğu azalttığına B) Bu hazırlıkların yolculuğu daha öngörülebilir hâle getirdiğine C) Güzergâh üzerindeki yakıt ve yiyecek noktalarının bilinmesinin plan dışı duraklamaları azalttığına D) Düzenli molaların sürücünün dikkatini toplamasına yardımcı olduğuna E) Önceden belirlenen duraklama noktalarının yolculuk süresini kısalttığına

Sözel Anlam · Paragraf

3. Dayanıklılık sporlarında vücut, kısa süreli şiddetli çabaya hazırlanmış bir sprinterden çok, uzun bir yolu sabit tempoda kat eden bir yürüyüşçüye benzer. Sprinter, az sayıda kas lifini anlık olarak en üst düzeyde çalıştırırken; dayanıklılık sporcusunun bedeni, enerjiyi saatler boyunca dengeli biçimde paylaştıracak şekilde uyum sağlar. Bu uyum, kalp ve akciğerlerin kapasitesinin artmasından kılcal damar yoğunluğunun yükselmesine kadar pek çok fizyolojik değişikliği birlikte getirir. Dolayısıyla antrenman programları da bu iki beden tipine göre farklılaşır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bir olgunun nedenleri kronolojik bir sırayla aktarılmıştır. B) Bir kavramın tarihsel gelişimi aşamalar hâlinde anlatılmıştır. C) Karşıt görüşler sunulup biri çürütülmüştür. D) Dayanıklılık sporcusunun bedensel uyumu, başka bir spor dalının sporcusuyla karşılaştırılarak açıklanmıştır. E) Kişisel bir anıdan yola çıkılarak genel bir yargıya ulaşılmıştır.

Sözel Anlam · Paragraf

4. Eski bir liman kentinin kütüphanesi, kitapların dışarı çıkarılmasına asla izin vermezdi. Bu kural yüzyıllarca yakınmayla karşılandı; okurlar kitabı yanında götürmek isterdi. Sonra bir yangın, kentin evlerindeki bütün kitapları kül etti; kütüphane taş bina olduğundan içindekiler kurtuldu. Kural, o güne kadar bir engel gibi görünürken bir anda kentin belleğini koruyan tek şey oldu. Bir kısıtlamanın değeri, çoğu zaman onun neyi önlediği görülmeden anlaşılmaz.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bazı kuralların yararının ancak kötü bir olay yaşandığında görülebildiği B) Okurların kısıtlayıcı kütüphane kurallarını sürekli çiğnediği C) Yangınların eski liman kentlerinde sıklıkla yaşandığı D) Kütüphanelerin kent belleğini koruyan başlıca kurumlar olduğu E) Taş binaların ahşap yapılardan her zaman daha güvenli olduğu

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

5. Yapılan bir gözlemde, günde dört saatten fazla ekran başında kalan katılımcıların uyku sürelerinin ortalamanın altında olduğu görülmüştür. Aynı katılımcıların sabahları daha yorgun uyandığı da not edilmiştir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ekran kullanımı, tüm insanlarda uyku sorununa yol açar. B) Uyku süresi kısaldıkça ekran kullanımı da artmaktadır. C) Dört saatten az ekran kullananların uykusu her zaman yeterlidir. D) Gözlemdeki, günde dört saatten fazla ekran kullanan katılımcıların uyku süresi ortalamanın altındadır. E) Katılımcılar ekran kullanımını azaltırsa yorgunlukları tamamen geçecektir.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

6. Genç ressam, sergisinde yıllardır sakladığı tuvalleri ilk kez izleyiciyle buluşturdu. Açılışta konuşma yapmayı reddetti; yalnızca kapıda durup gelenleri sessizce selamladı. Gazetecilerin sorularını ise büyük bir nezaketle, ama tek kelime etmeden geçiştirdi. Bu parçada ressamla ilgili örtük olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ressam, tuvallerini daha önce hiç kimseye göstermemiş olmaktan pişmanlık duymaktadır. B) Ressam, eserlerini açıklamaktansa onların kendi adına konuşmasını tercih eden çekingen biridir. C) Ressam, sergisinin yeterince ilgi görmeyeceğinden endişe duymaktadır. D) Ressam, gazetecilerin sorularını yanıtlayacak bilgiye sahip değildir. E) Ressam, gazetecilere karşı kaba ve saygısız bir tutum sergilemiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

7. Gezegen bilimcileri, Güneş Sistemi'ndeki buzlu uydularda sıvı su bulunup bulunmadığını uzun süredir araştırıyor. Bazı uyduların buzla kaplı yüzeylerinin altında, gel-git kuvvetlerinin yarattığı ısınma sayesinde okyanuslar barındırdığı düşünülüyor. Bu okyanuslardaki suyun kimyasal bileşimi, yeryüzündeki denizlerden oldukça farklı olabilir. Bilim insanları, bu farklılığın uydularda yaşamın ortaya çıkıp çıkamayacağını anlamada önemli bir ipucu olduğunu belirtiyor. Şimdilik gönderilen uzay araçları yalnızca yüzeyden veri toplayabildiği için buzun altındaki okyanuslara doğrudan ulaşmak mümkün olmuyor.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi buzlu uydulardaki olası okyanuslarla ilgili söylenemez?

A) Bu okyanusların oluşumunda gel-git kuvvetlerinin etkisi olabilir. B) Sudaki kimyasal bileşim Dünya'daki denizlerden farklı olabilir. C) Bu okyanuslar, yaşamın izlerini araştırmak açısından önemli görülmektedir. D) Uzay araçları bu okyanuslara şu ana kadar doğrudan ulaşabilmiştir. E) Okyanuslar buz tabakasının altında yer almaktadır.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde beklenmeyen bir durum (karşıtlık) anlamı vardır?

A) Hava çok soğuktu, bu yüzden mont giydi. B) Bütün gece çalışmasına rağmen sınavdan düşük not aldı. C) Erken yatarsa sabah zinde uyanır. D) Sınıfı geçmek için gece gündüz çalıştı. E) Kapıyı açtı ve içeri girdi.

Sözel Anlam · Paragraf

9. Eski bir sandalyeyi onarmak, çoğu zaman yenisini almaktan pahalıya gelir. Buna karşın bazı marangozlar bu işi hâlâ severek yapar. Onlara göre onarım, bir nesneyi kurtarmaktan çok, onu yapan ustanın kararlarını yeniden okumaktır: Neden bu bağlantıyı seçmiş, neden şu tahtayı ince bırakmış? Her onarım, geçmişteki bir ustayla sessiz bir konuşmadır. Yeni sandalye ise kimseyle konuşmaz.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eski eşyaların yenilerinden daha sağlam yapıldığı B) Marangozluğun kuşaktan kuşağa aktarılan bir meslek olduğu C) Onarımın maliyetinin yeni ürün fiyatına göre yüksek olduğu D) Onarımın, eski ustanın düşüncesiyle kurulan bir bağ olduğu E) Yeni ürünlerin tüketiciye onarım seçeneği sunmadığı

Sözel Anlam · Paragraf

10. Şehrin kıyısındaki küçük kağıt fabrikası, atık kağıtları yeniden hammaddeye dönüştürerek üretim yapar. Fabrika müdürüne göre işin en zor kısmı, kağıtları toplamak değil hangi kağıdın yeniden kullanılabilir olduğuna karar vermektir. Yağlı ya da boyalı kağıtlar, geri dönüşüm sürecine zarar verdiği için ayrı bir bölümde elenir. Müdüre göre «her kağıt ikinci bir hayat hak etmez; bazıları yalnızca bir kez okunmak için var olur». Fabrikada çalışan işçiler, önce kağıtları elle ayırır, ardından makineler devreye girer. Elle ayırma aşaması yavaş olsa da makinelerin hata oranını belirgin biçimde azaltır. Fabrika, yıllık ürettiği kağıdın büyük bölümünü okullara ve yerel yayınevlerine satmaktadır. Son yıllarda geri dönüştürülen kağıt talebi arttıkça fabrika ikinci bir tesis açmayı planlamaktadır. Müdür, bu büyümenin işçi sayısını da artıracağını, ancak elle ayırma aşamasının tamamen otomatikleştirilmeyeceğini belirtir. Çünkü ona göre makineler renk ve doku farkını insan gözü kadar hızlı ayırt edemez. Fabrikanın su tüketimi, geleneksel kağıt üretimine kıyasla oldukça düşüktür. Bu durum, fabrikayı bölgedeki çevre örgütlerinin de takdirini kazanmasını sağlamıştır. Müdür, en büyük hedefinin üretim miktarını artırmak değil, elenen kağıt oranını azaltmak olduğunu söyler.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Geri dönüştürülen kağıda olan talep, fabrikanın büyüme planlarını etkilemiştir B) Fabrikanın çevreye verdiği zarar, geleneksel üretime kıyasla daha azdır C) Fabrika, büyüme sürecinde elle ayırma aşamasını tamamen makinelere devretmeyi planlamaktadır D) Bütün kağıtlar geri dönüşüme uygun değildir E) Fabrikada kağıt ayırma işlemi hem elle hem makineyle yapılmaktadır

Sözel Anlam · Paragraf

11. (I) Camlarda biriken tuz kristallerini yumuşak bir bezle temizler. (II) Deniz feneri bakımcısı her sabah fenerin camlarını kontrol eder. (III) Ardından fenerin içindeki lambayı yanıp yanmadığını test eder. (IV) Lamba sönükse yedek ampulle değiştirir. (V) Akşam olduğunda fener, gemilere yol gösterecek şekilde otomatik yanar.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I ve III E) IV ve V

Sözel Anlam · Paragraf

12. (I) Ardından bölgeye uygun fidanlar seçilip dizildi. (II) Birkaç yıl sonra bu fidanlar gölgesinde çocukların oynadığı gür ağaçlara dönüştü. (III) Toprağın verimini artırmak için önce gübre serpildi. (IV) Belediye, boş bir arsayı küçük bir parka dönüştürmeye karar verdi. (V) Fidanlar düzenli aralıklarla toprağa yerleştirildi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

13. Bir köprünün taşıyıcı sistemi seçilirken yalnızca geçilecek açıklığın uzunluğu değil, zeminin taşıma kapasitesi ve bölgenin rüzgâr-deprem koşulları da belirleyici olur. Kemer sistemler yükü basınç kuvvetine dönüştürerek ayaklara aktarırken, asma sistemlerde yük ana kablolar aracılığıyla kulelere iletilir. Hangi sistem seçilirse seçilsin, zamanla malzemede oluşan yorulma ve korozyon, düzenli denetimle erken fark edilmelidir; aksi hâlde küçük bir çatlak, yıllar içinde taşıyıcı kapasiteyi ciddi ölçüde azaltabilir. Bu nedenle bir köprünün güvenliği, yalnızca inşa aşamasındaki hesaplara değil, hizmet süresi boyunca sürdürülen bakıma da bağlıdır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Düzenli denetimin, malzemede oluşan yorulma ve korozyonun erken fark edilmesini sağladığına B) Kemer sistemlerde yükün basınç kuvvetine dönüştürülerek ayaklara aktarıldığına C) Köprü yapım maliyetinin genellikle başlangıç tahminlerinin üzerine çıktığına D) Zemin taşıma kapasitesinin köprü sistemi seçiminde dikkate alınan etkenlerden biri olduğuna E) Asma sistemlerde yükün ana kablolar aracılığıyla kulelere iletildiğine

Sözel Anlam · Paragraf

14. Bir klavyede yazı yazmak, parmakların önceden belirlenmiş tuşlara basmasından ibaretken; elle yazmak, her harfin biçimini anlık olarak oluşturan ince kas hareketlerini gerektirir. Klavyeyle yazılan bir metin, kim tarafından yazılırsa yazılsın aynı yazı tipinde görünürken, elle yazılmış bir metin, yazarına özgü eğim, basınç ve harf biçimiyle neredeyse bir parmak izi gibi kişiye özgüdür. Üstelik çocuklarda el yazısı pratiğinin, ince motor becerilerin gelişimine klavye kullanımından daha fazla katkı sağladığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle dijitalleşmenin yaygınlaştığı günümüzde bile el yazısının tamamen bir kenara bırakılması önerilmemektedir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Konu, tarihsel gelişim sürecine göre aşamalı olarak anlatılmıştır. B) Kişisel bir anıdan yola çıkılarak genel bir yargıya varılmıştır. C) Bir çözüm önerisi, olası sakıncalarıyla birlikte sıralanmıştır. D) El yazısı ile klavyeyle yazma, özellikler bakımından karşılaştırılarak ele alınmıştır. E) Karşıt iki bilimsel görüş sunulup biri çürütülmüştür.

Sözel Anlam · Paragraf

15. Şehrin gürültüsünden uzak bir tepede her ay bir araya gelen amatör gökyüzü gözlemcileri, teleskoplarını kurup gece boyunca nöbetleşe gözlem yapar. Grubun en deneyimli üyesi, yeni katılanlara önce yıldızları değil, gökyüzünün genel hareketini tanımayı öğretir. Ona göre «gökyüzü, sabırla okunması gereken yavaş bir kitaptır». Bu yüzden ilk gecelerde teleskop kullanımı yerine çıplak gözle gözlem yapılması istenir. Grup üyeleri, bulut örtüsü yüzünden çoğu ay en az bir gözlem gecesini iptal etmek zorunda kalır. Buna rağmen grup, on yılı aşkın süredir düzenli toplanmayı sürdürmüştür. Deneyimli üye, acele eden yeni üyelerin genellikle ilk aylarda hayal kırıklığına uğradığını söyler. Çünkü gökyüzündeki bir değişimi fark edebilmek, aynı bölgeyi defalarca gözlemlemeyi gerektirir. Grup, gözlemlerini ortak bir deftere kaydederek yıllar içinde küçük bir veri arşivi oluşturmuştur. Bu arşiv, zaman zaman üniversitedeki araştırmacılarla da paylaşılmaktadır. Deneyimli üyeye göre asıl öğrenilmesi gereken şey, gökyüzünü değil sabrı gözlemlemektir. Yeni üyelerden bazıları, birkaç ay sonra teleskopu bir kenara bırakıp yalnızca gözlemlemeyi tercih etmeye başlamıştır. Grup, her yılın sonunda bir araya gelip o yıl gözlemlenen en dikkat çekici olayı oylamayla seçer.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Yeni üyelerin bazen ilk aylarda hayal kırıklığı yaşadığı B) Grubun yıl sonunda dikkat çekici olayı oylamayla seçtiği C) Grubun kaç kişiden oluştuğu D) Grubun on yılı aşkın süredir toplandığı E) Grubun gözlemlerini bir deftere kaydettiği

Sözel Anlam · Paragraf

16. Kargaların alet kullandığı uzun süredir biliniyordu; ancak yakın zamanda yürütülen bir gözlem dizisi, bazı kargaların aleti yalnızca kullanmakla kalmayıp sakladığını da gösterdi. Kuşlar, işine yarayan bir dalı kullandıktan sonra atmak yerine ağaç kabuğunun altına sıkıştırıyor ve ertesi gün aynı yere dönüyordu. Daha ilginci, bir kuşun dalını başka bir kuşun yanında saklamaktan kaçınmasıydı. Araştırmacılar bunun, alet yapmanın zaman ve çaba gerektirdiğini kuşun bir biçimde hesaba kattığı anlamına gelebileceğini düşünüyor. Yine de gözlemlerin tek bir bölgeyle sınırlı olması, sonuçların genellenmesini şimdilik engelliyor.

Bu parçada kargalarla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Kullandıkları aleti sonraki gün için sakladıklarına B) Başka bir kuşun yanında aleti saklamaktan kaçındıklarına C) Aleti yapmak için hangi ağaçları tercih ettiklerine D) Gözlemlerin tek bir bölgede yapıldığına E) Alet kullandıklarının daha önceden bilindiğine

Sözel Anlam · Paragraf

17. Bazı araştırmacılar, bilimsel buluşların çoğunlukla parlak bir anda değil, sıradan bir ayrıntıyı fark etmekle başladığını öne sürer. Bu görüşe göre asıl belirleyici olan, herkesin gördüğü ama çoğu kişinin önemsemediği bir ayrıntıyı uzun süre zihinde tutabilmektir. Nitekim pek çok önemli gözlem, ilk kez görüldüğünde dikkat çekmemiş, ancak aynı ayrıntıyla defalarca karşılaşan kişi onu bir soruya dönüştürmüştür. Dolayısıyla merakın sürekliliği, tek seferlik bir ilham anından daha belirleyici kabul edilmektedir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Önemli gözlemler ilk karşılaşıldığında hemen dikkat çeker B) Herkesin fark ettiği bir ayrıntı bilim için değersiz sayılır C) Meraklı kişiler bir ayrıntıyla yalnızca bir kez karşılaşır D) Bilimsel buluşlarda belirleyici olan, sıradan bir ayrıntıya sürekli dikkat edebilmektir E) Bilimsel buluşlar genellikle ani bir ilham anında ortaya çıkar

Sözel Anlam · Paragraf

18. Keçe, yünün su ve sabunla ıslatılıp saatlerce ovularak sıkıştırılmasıyla elde edilir. Yün liflerinin yüzeyindeki küçük pullar, ovma sırasında birbirine kenetlenir ve geri açılmaz; keçenin dağılmamasının nedeni budur. Bu iş geleneksel olarak sabahtan akşama süren bir uğraştır; ustalar ovmayı ayaklarıyla yapar. Keçe, hem su geçirmez hem ısıyı tutar; bu yüzden soğuk bölgelerde çadır örtüsü ve ayakkabı olarak kullanılagelmiştir.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı vardır?

A) Keçe ustaları bu mesleği kimden öğrenmektedir? B) Keçe neden dağılmadan bir arada durmaktadır? C) Keçe yapımı hangi bölgede ortaya çıkmıştır? D) Keçe yapımında hangi hayvanın yünü tercih edilmektedir? E) Bir çadır örtüsü için ne kadar yün gerekmektedir?

Sözel Anlam · Paragraf

19. Kent yönetimleri her yıl yeni bir slogan seçiyor: yeşil kent, akıllı kent, yaşanabilir kent. Sloganlar değişiyor, kaldırımlar değişmiyor. Bir tekerlekli sandalyenin geçemediği kaldırım, kentin en pahalı tanıtım filminde bile görünmüyor. Kent, afişlerde vaat ettiği şeyi sokakta yapmadıkça bu sözcükler yalnızca boya olarak kalıyor. Sorun, hedefin yanlış olması değil; hedefe hiç yürünmemesi.

Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Kentteki yeşil alanların yapılaşma nedeniyle azalmasından B) Kentin olanaklarının halka yeterince tanıtılmamasından C) Kent sloganlarının her yıl gereksiz yere değiştirilmesinden D) Tanıtım filmlerine kaldırımlardan çok para harcanmasından E) Kent yönetimlerinin söylemle uygulama arasındaki uçurumu kapatmamasından

Sözel Anlam · Paragraf

20. Zamanın öznel algısı, nesnel olarak geçen süreyle her zaman örtüşmez; yoğun ve alışılmadık deneyimlerle dolu bir gün, geçerken uzun, geriye dönüp hatırlandığında ise kısa görünebilir. Bunun nedeni, beynin zamanı doğrudan ölçmek yerine, o süre içinde kaydettiği yeni bilgi miktarına göre bir tahminde bulunmasıdır. Rutin bir günde karşılaşılan az sayıda yeni uyaran, belleğe daha az iz bıraktığından, bu tür günler geriye dönük olarak daha kısa hatırlanır. Yaşla birlikte günlük rutinlerin artması da, pek çok kişinin zamanın gitgide hızlandığı hissine kapılmasını büyük ölçüde açıklar.

Bu parçada asıl düşünceyi destekleyen yardımcı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zaman her insan için nesnel olarak aynı hızda akar. B) Zamanın öznel algısı, beynin o süre içinde kaydettiği yeni bilgi miktarına göre şekillenir. C) Yaşla birlikte günlük rutinlerin artması, zamanın gitgide hızlandığı hissinin yaygın bir açıklamasıdır. D) Rutin günler her zaman yoğun günlerden daha uzun hatırlanır. E) Yeni deneyimler zamanın yavaş algılanmasına hiçbir katkı sağlamaz.

Sözel Anlam · Paragraf

21. Bir tablonun restorasyonunda amaç, eseri ilk yapıldığı güne döndürmek değil, zamanın eser üzerindeki izlerini koruyarak bozulmayı durdurmaktır. Restoratör, boyanın çatlamış bir bölgesini tamamlarken bile orijinal fırça izinin üzerine değil, yalnızca kayıp alanın sınırları içine çalışır. Bu titiz sınır, eserin özgünlüğünü koruma kaygısından doğar; aksi hâlde yapılan müdahale, zamanla eserin bir parçası değil, restoratörün kendi yorumu olarak anılır. Bu nedenle iyi bir restorasyon, iz bırakmadan değil, nereye kadar dokunulacağını bilerek yapılır.

Bu parçadan hangisi kesinlikle çıkarılamaz?

A) Sınırsız müdahale eserin özgünlüğüne zarar verebilir B) Restorasyonda müdahalenin sınırları özenle belirlenir C) Restoratörler eseri ilk yapıldığı hâline döndürmeyi amaçlar D) Restorasyon kararları eserin zamanla kazandığı izleri dikkate alır E) Orijinal fırça izine dokunulmaması önemlidir

Sözel Anlam · Paragraf

22. (I) Bahçe mimarı, küçük bir avluyu yeşil alana dönüştürmek istedi. (II) Toprağın eğimini dikkate alarak su birikmesini önleyecek bir drenaj planladı. (III) Gölge seven bitkileri duvar diplerine, güneş seven bitkileri ortaya yerleştirdi. (IV) Birkaç ay içinde avlu, renkli çiçeklerle dolu bir köşeye dönüştü. (V) Bitkilerin çoğu komşu şehirdeki bir fidanlıktan getirtilmişti.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

23. Kıyı şeritlerinde yaşayan canlı türlerinin çoğu, hem karasal hem de deniz koşullarına belirli ölçüde uyum sağlamış özel fizyolojik yapılara sahiptir. Gelgitle birlikte saatlerce su altında kalıp ardından güneşe açık kalabilen bu canlılar, hem nem kaybına hem de tuz yoğunluğundaki ani değişime dayanabilecek mekanizmalar geliştirmiştir. Bu uyum, kıyı ekosistemlerinin, görünürdeki sakin yapısının aksine, canlılar için oldukça değişken ve zorlayıcı bir ortam sunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla kıyı bölgelerini yalnızca dinlenme ve eğlence alanı olarak görmek, bu ortamın biyolojik karmaşıklığını gözden kaçırmaya neden olabilir.

Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kıyıda yaşayan tür sayısının azaldığını kanıtlarla ortaya koymak B) Gelgit olayının fiziksel nedenlerini bilimsel olarak açıklamak C) Kıyı bölgelerindeki turizm faaliyetlerinin ekosisteme verdiği zararı eleştirmek D) Kara canlılarıyla deniz canlılarının fizyolojik yapılarını karşılaştırmak E) Kıyı ekosistemlerinin görünüşte sakin olsa da canlılar için zorlu bir ortam oluşturduğuna dikkat çekmek

Sözel Anlam · Paragraf

24. Şehir kütüphanesinin en üst katı, yalnızca sessiz okuma için ayrılmıştır. Buraya girenler telefonlarını kapatmak zorunda değildir ama sesli konuşmak kesinlikle yasaktır. Kat görevlisi, gürültüye neden olan kişiyi uyarmak yerine önce yanına oturup birkaç dakika sessizce beklemeyi tercih eder. Bu küçük jest, çoğu zaman kişiyi kendiliğinden sessizliğe davet eder. Görevliye göre «sessizlik, sözle değil örnekle ekilen bir tohumdur». Yıllar içinde bu yöntem, katın en gürültücü ziyaretçilerini bile sadık birer sessiz okura dönüştürmüştür. Kütüphane yönetimi bu uygulamayı diğer katlara da yaymayı planlamaktadır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Kat görevlisi, gürültü yapan kişiyi doğrudan sözle uyarmayı tercih etmez B) Sessiz okuma katında telefonların kapatılması zorunlu değildir C) Kütüphane yönetimi bu yöntemi yalnızca üst katla sınırlı tutmayı planlamaktadır D) Görevli, gürültüye anında tepki vermek yerine sabırlı bir yaklaşım sergiler E) Uygulanan yöntem, gürültücü ziyaretçilerin davranışını değiştirebilmiştir

Sözel Anlam · Paragraf

25. Aynı türden kuşların farklı vadilerde farklı ötüşleri olduğu uzun süredir biliniyor. Bu farklılık, yavru kuşların ötüşü doğuştan bilmemesinden, çevresindeki yetişkinlerden dinleyerek öğrenmesinden kaynaklanıyor. Bir vadideki küçük bir söyleyiş değişikliği, kuşaklar boyunca aktarıldıkça o vadiye özgü bir ağıza dönüşüyor. Araştırmacılar, bu ağızların zamanla türlerin ayrışmasına katkı sunup sunmadığını henüz kesin olarak bilmiyor. Ancak kimi bölgelerde dişilerin kendi vadisinin ötüşünü tercih ettiği gözlemleniyor.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı vardır?

A) Dişi kuşlar yabancı ötüşleri neden reddetmektedir? B) Ağız farkları türlerin ayrışmasına ne ölçüde katkı sunmaktadır? C) Hangi kuş türlerinde ötüş farkı en belirgindir? D) Vadiler arasındaki ötüş farkı nasıl ortaya çıkmaktadır? E) Kuşlar ötüşü kaç haftada öğrenmektedir?

Sözel Anlam · Paragraf

26. Geleneksel bir zanaatte ustalık, genellikle uzun bir çıraklık sürecinin ardından, adım adım kazanılır. Çırak, önce ustasını dikkatle izleyerek işin temel adımlarını öğrenir, ardından basit parçalar üzerinde kendi becerisini geliştirmeye başlar. Zaman içinde elinin hassasiyeti artan çırak, ustasının gözetiminde daha karmaşık işlere geçer ve giderek kendi başına karar verebilecek bir deneyim biriktirir. Bu süreç, yalnızca teknik bilgiyi değil, işe karşı sabır gösterme ve özenli çalışma alışkanlığını da kuşaktan kuşağa aktarır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Çırağın önce ustasını izleyerek işin temel adımlarını öğrendiğine B) Zaman içinde çırağın elinin hassasiyetinin arttığına C) Çıraklık sürecinin yasayla belirlenmiş sabit bir süreyle sınırlandırıldığına D) Çıraklık sürecinin teknik bilginin yanında sabır alışkanlığını da kazandırdığına E) Çırağın basit parçalar üzerinde kendi becerisini geliştirdiğine

Sözel Anlam · Paragraf

27. Göller kışın yüzeyden donar; bu, suyun sıra dışı bir özelliğinden kaynaklanır. Çoğu madde soğudukça yoğunlaşırken su, dört derecenin altına inince tersine genleşmeye başlar. Böylece en soğuk su yüzeye çıkar, donar ve altındaki suyu dış soğuktan yalıtan bir kapak oluşturur. Bu kapak olmasaydı göller dipten yüzeye kadar donar ve içindeki canlıların çoğu kışı atlatamazdı. Küçük bir fiziksel ayrıntı, koca bir ekosistemin varlığını belirliyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Suyun belli bir sıcaklığın altında genleştiğine B) Suyun bu özelliğinin göl canlıları için önemli olduğuna C) Göllerin her kış tamamen donduğuna D) Buz tabakasının altındaki suyu yalıttığına E) Çoğu maddenin soğudukça yoğunlaştığına

Sözel Anlam · Paragraf

28. Amatör bulut gözlemcisi Elif, her sabah gökyüzünü fotoğraflayarak küçük bir günlük tutar. Ona göre «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir». Sivri ve dağınık bulutlar genellikle fırtınanın habercisiyken düz ve ince tabakalı bulutlar sakin bir günü işaret eder. Elif, bu gözlemleri karşılaştırarak zamanla resmi hava tahminlerinden bile birkaç saat önce değişimi sezmeyi öğrenmiştir. Ona göre asıl beceri, bulutun şeklini değil değişim hızını okumaktır. Komşuları, ondan artık hava durumu sormaya başlamıştır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Bulut değişiminin hızı, Elif'e göre önemli bir gözlem ölçütüdür B) Sivri ve dağınık bulutlar genellikle sakin bir havanın habercisidir C) Elif'in gözlemleri zamanla resmi tahminlerden önce sonuç verebilmiştir D) Elif, gözlemlerini düzenli olarak kayıt altına almaktadır E) Bulut şekilleri, yaklaşan hava durumu hakkında ipucu verebilir

Sözel Anlam · Paragraf

29. Sesli komutla çalışan cihazlar evlere girdiğinden beri insanların konuşma biçiminde küçük ama dikkat çekici değişimler gözleniyor. Cihazın anlaması için kısa, düz ve emir kipinde cümleler kuran kullanıcılar, aynı kalıpları zamanla birbirlerine karşı da kullanmaya başlıyor. Özellikle çocuklar, isteklerini yumuşatan nezaket sözcüklerini cihazla konuşurken gereksiz bulduklarından bu sözcükleri gündelik dilden de düşürebiliyor. Bazı üreticiler bunu fark edip cihazların yalnızca nazik ifadelere yanıt verdiği bir ayar ekledi. Ancak dilin bu denli sığ komutlara alışmasının uzun vadeli etkisi henüz ölçülmüş değil.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Çocukların nezaket sözcüklerini kullanmayı bırakabildiğine B) Bazı üreticilerin soruna yönelik bir ayar eklediğine C) Uzun vadeli etkinin henüz ölçülmediğine D) Nezaket ayarının çocukların dil alışkanlıklarını düzelttiğine E) Cihazlara yönelik konuşma kalıplarının insan ilişkilerine taşındığına

Sözel Anlam · Paragraf

30. Eski kütüphanelerde kayıt tutma yöntemi başlangıçta yalnızca eserin adını ve yazıldığı rafı not etmekle sınırlıydı. Koleksiyon büyüdükçe bu basit kayıt yetersiz kalmış, görevliler eserleri konusuna göre de sınıflandırmaya başlamıştır. Zamanla bu sınıflandırmaya eserin diline ve yazıldığı döneme göre ek etiketler eklenmiş, böylece bir eser birden fazla kategoriden aranabilir hâle gelmiştir. Bugünkü çok katmanlı dijital kataloglama sistemlerinin temelinde, aslında bu kademeli genişleme anlayışı yatmaktadır.

Bu parçanın anlatım sırası için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Metin, bir tartışmanın iki karşıt tarafını sunar B) Metin, karmaşık bir sistemden basit bir uygulamaya doğru geriler C) Metin, aynı kayıt yönteminin hiç değişmeden sürdüğünü anlatır D) Metin, birbiriyle ilgisiz iki kataloglama yöntemini yan yana anlatır E) Metin, basit bir uygulamadan daha karmaşık bir sisteme doğru aşamalı bir gelişimi anlatmaktadır

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

31. Bir okuma kulübünün üyeleri arasında yapılan ankette, haftada en az bir kitap bitiren üyelerin büyük çoğunluğunun kulübe düzenli olarak katıldığı görülmüştür. Ankete katılan üyelerin tamamı, kulüp toplantılarında okudukları kitabı tartışmaktan keyif aldığını belirtmiştir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kitap okumayan kişiler kulüp toplantılarından hiç keyif almaz. B) Kulübe düzenli katılan her üye haftada en az bir kitap bitirmektedir. C) Anket, kulüp üyelerinin okuma hızını artırdığını kanıtlamıştır. D) Ankete katılan üyelerin tamamı, kulüp toplantılarında kitap tartışmaktan keyif almaktadır. E) Kulübe katılmayan üyeler daha az kitap okumaktadır.

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

32. Yeni atanan yönetici, ekibin yıllardır alıştığı çalışma düzenine «kapıyı çarpmadan girmeyi» seçti; değişiklikleri küçük adımlarla ve zamana yayarak duyurdu.

Bu cümlede «kapıyı çarpmadan girmek» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yetkisini kullanmaktan çekinip geri planda kalmak B) Eski düzeni hiçbir değişiklik yapmadan sürdürmek C) Çalışanların görüşünü almadan karar vermek D) Yapılacak değişiklikleri ekipten gizli tutmak E) Var olan düzeni sarsmadan, yumuşak bir geçişle değişim başlatmak

Sözel Anlam · Paragraf

33. Amatör bulut gözlemcisi Elif, her sabah gökyüzünü fotoğraflayarak küçük bir günlük tutar. Ona göre «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir». Sivri ve dağınık bulutlar genellikle fırtınanın habercisiyken düz ve ince tabakalı bulutlar sakin bir günü işaret eder. Elif, bu gözlemleri karşılaştırarak zamanla resmi hava tahminlerinden bile birkaç saat önce değişimi sezmeyi öğrenmiştir. Ona göre asıl beceri, bulutun şeklini değil değişim hızını okumaktır. Komşuları, ondan artık hava durumu sormaya başlamıştır.

Bu parçada altı çizili «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bulutlar her zaman kesin ve değişmez bilgi verir B) Hava durumu tahminleri artık gereksiz hâle gelmiştir C) Gökyüzü, yalnızca fotoğraf çekmek için gözlemlenir D) Bulutların şekli, yalnızca uzmanlar tarafından anlaşılabilir E) Bulutlar, hava değişmeden önce dikkatli bakana bir tür erken işaret sunar

Sözel Anlam · Paragraf

34. Öğrenciler artık bir metni okuduklarında ilk olarak hangi sorunun çıkacağını düşünüyor. Metinde neyin anlatıldığı değil, neyin sorulacağı önemli hâle geldi. Bu tutum, onları hızlı çözücü yapıyor ama merak eden okur olmaktan uzaklaştırıyor. Bir paragrafın peşinden gitmek, ondaki bir fikri saatlerce evirip çevirmek, sınav takvimine sığmıyor. Böylece okuma, bir keşif değil, bir ayıklama işlemine dönüşüyor.

Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Okumanın sınav odaklı bir tarama alışkanlığına indirgenmesinden B) Öğrencilerin sınav takvimini takip etmemesinden C) Sınavlardaki paragraf sorularının çok uzun olmasından D) Öğrencilerin yeterince hızlı okuyamamasından E) Öğretmenlerin metin seçiminde özensiz davranmasından

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

35. Bir atölyede çalışan dört zanaatkârdan her biri farklı bir malzemeyle (ahşap, bakır, deri, cam) çalışır. Ahşapla çalışan zanaatkâr, bakırla çalışandan daha uzun süredir bu atölyede çalışmaktadır. Camla çalışan zanaatkâr, atölyedeki en kıdemli kişidir. Deriyle çalışan zanaatkârın kıdemi, ahşapla çalışandan azdır ama bakırla çalışandan fazladır.

Bu bilgilere göre kıdem sırasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Kıdem sıralamasında ikinci sırada ahşapla çalışan zanaatkâr vardır B) Bakırla çalışan zanaatkâr, deriyle çalışandan daha kıdemlidir C) Camla çalışan zanaatkâr ile ahşapla çalışan zanaatkâr arasında yalnızca bir kişi vardır D) Deriyle çalışan zanaatkâr, atölyedeki en az kıdemli kişidir E) Ahşapla çalışan zanaatkâr ile bakırla çalışan zanaatkâr arasındaki kıdem farkı, camla çalışanla ahşapla çalışan arasındaki farktan fazladır

Sözel Anlam · Paragraf

36. Kentin eski mahalleleri, yeni yapılan konut alanlarının yanında düzensiz görünür; sokaklar dar, evler birbirine yaslanmış, kapılar doğrudan yola açılır. Oysa bu düzensizlik, yüzyılların içinde damla damla biçimlenmiş bir uzlaşmadır: Her ev, komşusunun ışığını kesmeyecek kadar geri çekilmiş, her sokak, iki yüklü eşeğin geçebileceği kadar genişletilmiştir. Yeni mahallelerde ise her şey bir masada, bir günde karara bağlanır. Eski mahalle «bin elin sessiz oyuyla yazılmış bir metindir»; yeni mahalle tek kalemden çıkmış bir taslak.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eski evlerin makine kullanılmadan ustaların elleriyle yapılması B) Mahalle halkının yıllar boyunca birbirinden habersiz yaşamış olması C) Eski mahallelerde kararların halkın oyuna sunularak alınması D) Mahallenin geçmişinin yazılı belgeler aracılığıyla korunmuş olması E) Mahalle biçiminin kuşaklar boyunca pek çok kişinin küçük tercihleriyle oluşması

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

37. Deneyimli bir marangoz, kullanacağı tahtayı kesmeden önce uzun uzun inceler; çünkü ----

A) marangozluk eski bir meslektir B) atölyesinde yeterince ışık bulunmayabilir C) müşterileri genellikle aceleci davranır D) ahşabın damarlarındaki en ufak bir eğrilik bile sonucu bozabilir E) tahta fiyatları zamanla artış gösterir

Sözel Anlam · Paragraf

38. Her yıl sonbahar aylarında binlerce leylek, kuzey bölgelerinden güneye doğru uzun bir göç yolculuğuna çıkar. Bu yolculuk sırasında kuşlar, rüzgâr akımlarından yararlanarak enerjilerini korumaya çalışır. Deneyimli kuşlar, sürüye önderlik ederek genç kuşların doğru rotayı bulmasına yardımcı olur. Yolculuk boyunca sürüden ayrı kalan kuşların hedefe ulaşma ihtimali oldukça düşer. Bilim insanları, bu göç davranışının nesilden nesile nasıl aktarıldığını hâlâ tam olarak çözebilmiş değil.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Leylekler göç sırasında rüzgârdan faydalanmaya çalışır. B) Deneyimli kuşlar sürünün yönünü belirlemede etkilidir. C) Sürüden ayrılan kuşların hedefe ulaşması zorlaşabilir. D) Göç davranışının nasıl öğrenildiği bilim insanlarınca tam olarak açıklanabilmiştir. E) Göç, sonbahar aylarında gerçekleşen bir olgudur.

Sözel Anlam · Paragraf

39. Seramikte fırınlama sırasında oluşan renk ve doku farklılıkları, bazı ustalar tarafından kusur değil, malzemenin kendi iradesiyle bıraktığı bir imza gibi görülür. Aynı sırla kaplanmış iki kabın fırından bambaşka tonlarda çıkması, önceden tam olarak öngörülemeyen bu süreci bir hataya değil, zanaatın doğasına bağlanır. Bazı ustalar, bu öngörülemezliği azaltmak için fırın sıcaklığını milimetrik ölçmeye çalışsa da, sonucu tamamen denetim altına almak mümkün olmamıştır. Belki de seramiği seri üretimden ayıran, tam da bu denetlenemeyen küçük farklılıklardır.

Bu parçanın yazarının seramikteki öngörülemeyen renk farklılıklarına yaklaşımı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Yazar, fırın sıcaklığının artık tam olarak denetlenebildiğini düşünmektedir B) Yazar, bu farklılıkların mutlaka giderilmesi gereken bir üretim hatası olduğunu düşünmektedir C) Yazar, bu farklılıkların seramiği seri üretime yaklaştırdığını düşünmektedir D) Yazar, bu öngörülemezliği seramiği değerli kılan bir özellik olarak görmektedir E) Yazar, ustaların bu öngörülemezlikle hiç ilgilenmediğini düşünmektedir

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

40. Aşağıdaki cümleye anlamca en yakın cümle hangisidir?

"Bir konuyu gerçekten öğrenmiş sayılmak için, o konuyu başka birine anlatabilecek kadar net kavramış olmak gerekir."

A) Bir konuyu öğrenmek için en az bir kez başkasına ders olarak anlatmış olmak şarttır B) Bir bilgiyi tam olarak özümsediğini göstermenin yolu, onu başkasına açık ve anlaşılır biçimde aktarabilmektir C) Bir bilgiyi uzun süre hatırda tutabilmek, o bilginin öğrenildiğinin tek kanıtıdır D) Bir bilgiyi başkasına anlatmak, onu öğrenmekten daha zor bir iştir E) Bir konuyu öğretmeye çalışan herkes, o konuyu zaten tam olarak bilen kişidir

Sözel Anlam · Paragraf

41. (I) Arkeolog, yeni kazı alanına vardığında önce yüzeydeki toprağı gözle inceler. (II) Parçaları özel kutulara yerleştirip laboratuvara gönderir. (III) Ortaya çıkan her parçayı numaralandırıp fotoğraflar. (IV) Küçük fırçalarla toprağı yavaşça kazımaya başlar. (V) Laboratuvarda parçaların yaşı ve kökeni belirlenir.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve III B) II ve III C) II ve IV D) III ve IV E) I ve V

Sözel Anlam · Paragraf

42. Kentin kıyı şeridindeki eski depo binaları uzun süre boş kaldıktan sonra atölyelere dönüştürüldü. Dönüşüm sırasında yapıların dış cephesine dokunulmadı; yalnızca içerideki çelik iskelet güçlendirildi ve çatıya ışık alan pencereler açıldı. Bugün burada cam üfleyicilerden dokumacılara kadar onlarca üretici çalışıyor. Hafta sonları kapılar ziyaretçilere açılıyor; üreticiler, işlerini nasıl yaptıklarını meraklılara anlatıyor. Belediye, kira bedellerini piyasanın altında tutarak genç üreticilerin buraya yerleşmesini kolaylaştırdı. Böylece bir zamanlar kentin sırtını döndüğü kıyı, yeniden yaşayan bir üretim alanı hâline geldi.

Bu parçada sözü edilen depo binalarıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Kira bedellerinin genç üreticiler lehine düzenlendiğine B) Ziyaretçilerin belirli günlerde içeri alındığına C) Çatılarına ışık alan pencereler açıldığına D) Dış görünüşlerinin dönüşüm sırasında korunduğuna E) Dönüşüm çalışmalarının ne kadar sürede tamamlandığına

Sözel Mantık · Sözel Mantık

43. Pelin, Rıza ve Sibel adlı üç kişiden her biri kırmızı, mavi ve yeşil renklerinden farklı birini sevmektedir; ayrıca her biri kedi, köpek ve kuş hayvanlarından farklı birini beslemektedir.
- Kırmızıyı seven kişi kedi beslemektedir.
- Pelin mavi rengi sevmemektedir.
- Rıza köpek beslememektedir.
- Sibel yeşili sevmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Pelin mavi rengi sevmektedir. B) Rıza kuş beslemektedir. C) Pelin köpek beslemektedir. D) Rıza köpek beslemektedir. E) Sibel kedi beslemektedir.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

44. Gamze, Hale, Irmak ve Kerem adlı dört kişi bir ay içinde okudukları kitap sayısına göre en çoktan en aza doğru 1'den 4'e kadar sıralanmıştır (okudukları kitap sayıları birbirinden farklıdır).
- Gamze, Hale'den daha fazla kitap okumuştur.
- Irmak son sırada değildir.
- Kerem, Irmak'tan hemen sonra sıralanmıştır.
- Gamze birinci değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Kerem 3. sıradadır. B) Irmak 2. sıradadır. C) Kerem, Irmak'tan daha fazla kitap okumuştur. D) Gamze 2. sıradadır. E) Hale son sıradadır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

45. Bir işyerinde Pazartesi'den Cuma'ya kadar beş günlük nöbeti Aslı ile Burak adlı iki çalışan paylaşmaktadır; her gün nöbeti bu ikisinden yalnızca biri tutar ve her nöbet sabah ya da akşam vardiyasında tutulur.
- Bu beş günde Aslı 3 gün, Burak 2 gün nöbet tutmuştur.
- Aynı kişi art arda üç gün nöbet tutmamıştır.
- Pazartesi nöbetini Burak tutmamıştır.
- Aslı hiçbir gün akşam vardiyasında nöbet tutmamıştır.
- Çarşamba günkü vardiya akşamdır.
Çizelgenin (hangi gün kimin, hangi vardiyada nöbet tuttuğunun) tam olarak belirlenebilmesi için, aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?

A) Pazartesi vardiyasının sabah olduğu B) Perşembe nöbetini Burak'ın tuttuğu C) Salı nöbetini Burak'ın tuttuğu D) Perşembe vardiyasının akşam olduğu E) Cuma nöbetini Burak'ın tuttuğu

Sözel Mantık · Sözel Mantık

46. Ahmet, Berk, Cem, Derya, Ela ve Funda adlı altı kişi yuvarlak bir masada eşit aralıklarla oturmaktadır.
- Ahmet ile Berk yan yana oturmamaktadır.
- Cem, Derya'nın tam karşısında oturmaktadır.
- Funda, Cem'in yanında oturmaktadır.
- Berk, Ela'nın karşısında oturmamaktadır.
- Berk, Funda'nın yanında oturmamaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?

A) Ahmet, Cem'in yanında oturur. B) Funda, Cem'in yanında oturur. C) Berk, Ahmet'in karşısında oturur. D) Cem, Derya'nın karşısında oturur. E) Berk, Ela'nın yanında oturur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

47. Bir markette Pazartesi'den Cuma'ya kadar her gün yalnızca bir kişi nöbetçi olacak şekilde Aslan, Berk, Cansu, Deniz ve Efe adlı beş çalışan görevlendirilecektir.
- Efe Cuma günü nöbetçidir.
- Aslan, Çarşamba'dan önce nöbet tutmaktadır.
- Berk, Deniz'den bir gün sonra nöbet tutmaktadır.
- Cansu Pazartesi günü nöbetçi değildir.
- Deniz, Cansu'dan önce nöbet tutmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Çarşamba günü nöbetçi Cansu'dur. B) Perşembe günü nöbetçi Deniz'dir. C) Salı günü nöbetçi Deniz'dir. D) Pazartesi günü nöbetçi Berk'tir. E) Salı günü nöbetçi Cansu'dur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

48. Bir proje ekibi için Aydın, Bora, Cemre, Derya ve Ege adlı 5 kişiden tam olarak 3'ü seçilecektir.
- Aydın seçilirse Bora da seçilir.
- Cemre ile Derya aynı anda seçilemez.
- Ege seçilmezse Cemre seçilir.
Buna göre, aşağıdaki üçlü gruplardan hangisi seçilebilir?

A) Aydın, Bora, Derya B) Aydın, Bora, Ege C) Bora, Cemre, Derya D) Aydın, Cemre, Derya E) Cemre, Derya, Ege

Sözel Mantık · Sözel Mantık

49. Aylin, Berk, Ceyda ve Dinç adlı dört kişinin meslekleri (öğretmen, mühendis, doktor, avukat) ve evcil hayvanları (kedi, köpek, kuş, balık) birbirinden farklıdır. Şu bilgiler verilmiştir:
1) Öğretmen olan kişinin evcil hayvanı kuştur.
2) Aylin doktordur.
3) Doktor olan kişinin evcil hayvanı köpektir.
4) Mühendis olan kişinin evcil hayvanı balıktır.
5) Ceyda mühendis değildir.
6) Dinç'in mesleği avukattır.
Buna göre Dinç'in evcil hayvanı nedir?

A) Kuş B) Belirlenemez C) Balık D) Kedi E) Köpek

Sözel Mantık · Sözel Mantık

50. Ahmet, Berk, Cem, Derya, Ela ve Funda adlı altı kişi yuvarlak bir masada eşit aralıklarla oturmaktadır.
- Ahmet ile Berk yan yana oturmamaktadır.
- Cem, Derya'nın tam karşısında oturmaktadır.
- Funda, Cem'in yanında oturmaktadır.
- Berk, Ela'nın karşısında oturmamaktadır.
- Berk, Funda'nın yanında oturmamaktadır.
Herkesin oturma düzeninin tam olarak belirlenebilmesi için, aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?

A) Ela, Cem'in yanında oturur. B) Berk, Derya'nın sağında oturur. C) Berk, Cem'in yanında oturur. D) Ela, Ahmet'in karşısında oturur. E) Derya, Ahmet'in sağında oturur.

Cevap Anahtarı

1-C 2-E 3-D 4-A 5-D 6-B 7-D 8-B 9-D 10-C 11-A 12-A 13-C 14-D 15-C 16-C 17-D 18-B 19-E 20-C 21-C 22-E 23-E 24-C 25-D 26-C 27-C 28-B 29-D 30-E 31-D 32-E 33-E 34-A 35-A 36-E 37-D 38-D 39-D 40-B 41-C 42-E 43-B 44-E 45-D 46-A 47-C 48-B 49-D 50-B

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com