Sözel Bölüm Denemesi — Gerçek (50 Soru)
Ad Soyad: ______________________ Tarih: 07.10.2026 50 soru 75 dakika
Çalışma Kağıdı
Sözel Bölüm Denemesi — Gerçek (50 Soru)
Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç
50 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada
Sözel Anlam · Paragraf
1. Bir dili öğrenirken sesli okumanın küçümsenen bir yararı vardır. Sessiz okumada göz, tanıdık gelen sözcüklerin üzerinden hızla atlar; sesli okumada ise her heceyi tek tek telaffuz etmek gerektiğinden dikkat, sözcüğün yapısına yönelir. Böylece öğrenci, yazımını bildiğini sandığı ama aslında hiç doğru söylemediği sözcükleri fark eder. Ayrıca kendi sesini duymak, cümle vurgusunun nerede olması gerektiğini sezmeyi kolaylaştırır. Bu yöntem, ilerlemiş öğrencilerde bile telaffuz hatalarını kısa sürede azaltır.
Bu parçada sesli okumayla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
2. Uzun bir yolculuğa çıkmadan önce güzergâh üzerindeki duraklama noktalarının önceden belirlenmesi, hem yorgunluğu azaltır hem de beklenmedik gecikmelerin yarattığı stresi hafifletir. Düzenli aralıklarla verilen kısa molalar, sürücünün dikkatini toplamasına ve bir sonraki etaba daha dinç başlamasına yardımcı olur. Ayrıca güzergâh boyunca yakıt ve yiyecek ihtiyacının karşılanabileceği noktaların bilinmesi, yolculuk sırasında plan dışı duraklara ihtiyaç duyulmasını azaltır. Bütün bu hazırlıklar, yolculuğun süresini kısaltmaktan çok, yolculuğu daha öngörülebilir ve rahat hâle getirir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
3. Dayanıklılık sporlarında vücut, kısa süreli şiddetli çabaya hazırlanmış bir sprinterden çok, uzun bir yolu sabit tempoda kat eden bir yürüyüşçüye benzer. Sprinter, az sayıda kas lifini anlık olarak en üst düzeyde çalıştırırken; dayanıklılık sporcusunun bedeni, enerjiyi saatler boyunca dengeli biçimde paylaştıracak şekilde uyum sağlar. Bu uyum, kalp ve akciğerlerin kapasitesinin artmasından kılcal damar yoğunluğunun yükselmesine kadar pek çok fizyolojik değişikliği birlikte getirir. Dolayısıyla antrenman programları da bu iki beden tipine göre farklılaşır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sözel Anlam · Paragraf
4. Eski bir liman kentinin kütüphanesi, kitapların dışarı çıkarılmasına asla izin vermezdi. Bu kural yüzyıllarca yakınmayla karşılandı; okurlar kitabı yanında götürmek isterdi. Sonra bir yangın, kentin evlerindeki bütün kitapları kül etti; kütüphane taş bina olduğundan içindekiler kurtuldu. Kural, o güne kadar bir engel gibi görünürken bir anda kentin belleğini koruyan tek şey oldu. Bir kısıtlamanın değeri, çoğu zaman onun neyi önlediği görülmeden anlaşılmaz.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
5. Yapılan bir gözlemde, günde dört saatten fazla ekran başında kalan katılımcıların uyku sürelerinin ortalamanın altında olduğu görülmüştür. Aynı katılımcıların sabahları daha yorgun uyandığı da not edilmiştir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
6. Genç ressam, sergisinde yıllardır sakladığı tuvalleri ilk kez izleyiciyle buluşturdu. Açılışta konuşma yapmayı reddetti; yalnızca kapıda durup gelenleri sessizce selamladı. Gazetecilerin sorularını ise büyük bir nezaketle, ama tek kelime etmeden geçiştirdi. Bu parçada ressamla ilgili örtük olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
7. Gezegen bilimcileri, Güneş Sistemi'ndeki buzlu uydularda sıvı su bulunup bulunmadığını uzun süredir araştırıyor. Bazı uyduların buzla kaplı yüzeylerinin altında, gel-git kuvvetlerinin yarattığı ısınma sayesinde okyanuslar barındırdığı düşünülüyor. Bu okyanuslardaki suyun kimyasal bileşimi, yeryüzündeki denizlerden oldukça farklı olabilir. Bilim insanları, bu farklılığın uydularda yaşamın ortaya çıkıp çıkamayacağını anlamada önemli bir ipucu olduğunu belirtiyor. Şimdilik gönderilen uzay araçları yalnızca yüzeyden veri toplayabildiği için buzun altındaki okyanuslara doğrudan ulaşmak mümkün olmuyor.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi buzlu uydulardaki olası okyanuslarla ilgili söylenemez?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde beklenmeyen bir durum (karşıtlık) anlamı vardır?
Sözel Anlam · Paragraf
9. Eski bir sandalyeyi onarmak, çoğu zaman yenisini almaktan pahalıya gelir. Buna karşın bazı marangozlar bu işi hâlâ severek yapar. Onlara göre onarım, bir nesneyi kurtarmaktan çok, onu yapan ustanın kararlarını yeniden okumaktır: Neden bu bağlantıyı seçmiş, neden şu tahtayı ince bırakmış? Her onarım, geçmişteki bir ustayla sessiz bir konuşmadır. Yeni sandalye ise kimseyle konuşmaz.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
10. Şehrin kıyısındaki küçük kağıt fabrikası, atık kağıtları yeniden hammaddeye dönüştürerek üretim yapar. Fabrika müdürüne göre işin en zor kısmı, kağıtları toplamak değil hangi kağıdın yeniden kullanılabilir olduğuna karar vermektir. Yağlı ya da boyalı kağıtlar, geri dönüşüm sürecine zarar verdiği için ayrı bir bölümde elenir. Müdüre göre «her kağıt ikinci bir hayat hak etmez; bazıları yalnızca bir kez okunmak için var olur». Fabrikada çalışan işçiler, önce kağıtları elle ayırır, ardından makineler devreye girer. Elle ayırma aşaması yavaş olsa da makinelerin hata oranını belirgin biçimde azaltır. Fabrika, yıllık ürettiği kağıdın büyük bölümünü okullara ve yerel yayınevlerine satmaktadır. Son yıllarda geri dönüştürülen kağıt talebi arttıkça fabrika ikinci bir tesis açmayı planlamaktadır. Müdür, bu büyümenin işçi sayısını da artıracağını, ancak elle ayırma aşamasının tamamen otomatikleştirilmeyeceğini belirtir. Çünkü ona göre makineler renk ve doku farkını insan gözü kadar hızlı ayırt edemez. Fabrikanın su tüketimi, geleneksel kağıt üretimine kıyasla oldukça düşüktür. Bu durum, fabrikayı bölgedeki çevre örgütlerinin de takdirini kazanmasını sağlamıştır. Müdür, en büyük hedefinin üretim miktarını artırmak değil, elenen kağıt oranını azaltmak olduğunu söyler.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Sözel Anlam · Paragraf
11. (I) Camlarda biriken tuz kristallerini yumuşak bir bezle temizler. (II) Deniz feneri bakımcısı her sabah fenerin camlarını kontrol eder. (III) Ardından fenerin içindeki lambayı yanıp yanmadığını test eder. (IV) Lamba sönükse yedek ampulle değiştirir. (V) Akşam olduğunda fener, gemilere yol gösterecek şekilde otomatik yanar.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?
Sözel Anlam · Paragraf
12. (I) Ardından bölgeye uygun fidanlar seçilip dizildi. (II) Birkaç yıl sonra bu fidanlar gölgesinde çocukların oynadığı gür ağaçlara dönüştü. (III) Toprağın verimini artırmak için önce gübre serpildi. (IV) Belediye, boş bir arsayı küçük bir parka dönüştürmeye karar verdi. (V) Fidanlar düzenli aralıklarla toprağa yerleştirildi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?
Sözel Anlam · Paragraf
13. Bir köprünün taşıyıcı sistemi seçilirken yalnızca geçilecek açıklığın uzunluğu değil, zeminin taşıma kapasitesi ve bölgenin rüzgâr-deprem koşulları da belirleyici olur. Kemer sistemler yükü basınç kuvvetine dönüştürerek ayaklara aktarırken, asma sistemlerde yük ana kablolar aracılığıyla kulelere iletilir. Hangi sistem seçilirse seçilsin, zamanla malzemede oluşan yorulma ve korozyon, düzenli denetimle erken fark edilmelidir; aksi hâlde küçük bir çatlak, yıllar içinde taşıyıcı kapasiteyi ciddi ölçüde azaltabilir. Bu nedenle bir köprünün güvenliği, yalnızca inşa aşamasındaki hesaplara değil, hizmet süresi boyunca sürdürülen bakıma da bağlıdır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
14. Bir klavyede yazı yazmak, parmakların önceden belirlenmiş tuşlara basmasından ibaretken; elle yazmak, her harfin biçimini anlık olarak oluşturan ince kas hareketlerini gerektirir. Klavyeyle yazılan bir metin, kim tarafından yazılırsa yazılsın aynı yazı tipinde görünürken, elle yazılmış bir metin, yazarına özgü eğim, basınç ve harf biçimiyle neredeyse bir parmak izi gibi kişiye özgüdür. Üstelik çocuklarda el yazısı pratiğinin, ince motor becerilerin gelişimine klavye kullanımından daha fazla katkı sağladığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle dijitalleşmenin yaygınlaştığı günümüzde bile el yazısının tamamen bir kenara bırakılması önerilmemektedir.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sözel Anlam · Paragraf
15. Şehrin gürültüsünden uzak bir tepede her ay bir araya gelen amatör gökyüzü gözlemcileri, teleskoplarını kurup gece boyunca nöbetleşe gözlem yapar. Grubun en deneyimli üyesi, yeni katılanlara önce yıldızları değil, gökyüzünün genel hareketini tanımayı öğretir. Ona göre «gökyüzü, sabırla okunması gereken yavaş bir kitaptır». Bu yüzden ilk gecelerde teleskop kullanımı yerine çıplak gözle gözlem yapılması istenir. Grup üyeleri, bulut örtüsü yüzünden çoğu ay en az bir gözlem gecesini iptal etmek zorunda kalır. Buna rağmen grup, on yılı aşkın süredir düzenli toplanmayı sürdürmüştür. Deneyimli üye, acele eden yeni üyelerin genellikle ilk aylarda hayal kırıklığına uğradığını söyler. Çünkü gökyüzündeki bir değişimi fark edebilmek, aynı bölgeyi defalarca gözlemlemeyi gerektirir. Grup, gözlemlerini ortak bir deftere kaydederek yıllar içinde küçük bir veri arşivi oluşturmuştur. Bu arşiv, zaman zaman üniversitedeki araştırmacılarla da paylaşılmaktadır. Deneyimli üyeye göre asıl öğrenilmesi gereken şey, gökyüzünü değil sabrı gözlemlemektir. Yeni üyelerden bazıları, birkaç ay sonra teleskopu bir kenara bırakıp yalnızca gözlemlemeyi tercih etmeye başlamıştır. Grup, her yılın sonunda bir araya gelip o yıl gözlemlenen en dikkat çekici olayı oylamayla seçer.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
16. Kargaların alet kullandığı uzun süredir biliniyordu; ancak yakın zamanda yürütülen bir gözlem dizisi, bazı kargaların aleti yalnızca kullanmakla kalmayıp sakladığını da gösterdi. Kuşlar, işine yarayan bir dalı kullandıktan sonra atmak yerine ağaç kabuğunun altına sıkıştırıyor ve ertesi gün aynı yere dönüyordu. Daha ilginci, bir kuşun dalını başka bir kuşun yanında saklamaktan kaçınmasıydı. Araştırmacılar bunun, alet yapmanın zaman ve çaba gerektirdiğini kuşun bir biçimde hesaba kattığı anlamına gelebileceğini düşünüyor. Yine de gözlemlerin tek bir bölgeyle sınırlı olması, sonuçların genellenmesini şimdilik engelliyor.
Bu parçada kargalarla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
17. Bazı araştırmacılar, bilimsel buluşların çoğunlukla parlak bir anda değil, sıradan bir ayrıntıyı fark etmekle başladığını öne sürer. Bu görüşe göre asıl belirleyici olan, herkesin gördüğü ama çoğu kişinin önemsemediği bir ayrıntıyı uzun süre zihinde tutabilmektir. Nitekim pek çok önemli gözlem, ilk kez görüldüğünde dikkat çekmemiş, ancak aynı ayrıntıyla defalarca karşılaşan kişi onu bir soruya dönüştürmüştür. Dolayısıyla merakın sürekliliği, tek seferlik bir ilham anından daha belirleyici kabul edilmektedir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
18. Keçe, yünün su ve sabunla ıslatılıp saatlerce ovularak sıkıştırılmasıyla elde edilir. Yün liflerinin yüzeyindeki küçük pullar, ovma sırasında birbirine kenetlenir ve geri açılmaz; keçenin dağılmamasının nedeni budur. Bu iş geleneksel olarak sabahtan akşama süren bir uğraştır; ustalar ovmayı ayaklarıyla yapar. Keçe, hem su geçirmez hem ısıyı tutar; bu yüzden soğuk bölgelerde çadır örtüsü ve ayakkabı olarak kullanılagelmiştir.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı vardır?
Sözel Anlam · Paragraf
19. Kent yönetimleri her yıl yeni bir slogan seçiyor: yeşil kent, akıllı kent, yaşanabilir kent. Sloganlar değişiyor, kaldırımlar değişmiyor. Bir tekerlekli sandalyenin geçemediği kaldırım, kentin en pahalı tanıtım filminde bile görünmüyor. Kent, afişlerde vaat ettiği şeyi sokakta yapmadıkça bu sözcükler yalnızca boya olarak kalıyor. Sorun, hedefin yanlış olması değil; hedefe hiç yürünmemesi.
Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
Sözel Anlam · Paragraf
20. Zamanın öznel algısı, nesnel olarak geçen süreyle her zaman örtüşmez; yoğun ve alışılmadık deneyimlerle dolu bir gün, geçerken uzun, geriye dönüp hatırlandığında ise kısa görünebilir. Bunun nedeni, beynin zamanı doğrudan ölçmek yerine, o süre içinde kaydettiği yeni bilgi miktarına göre bir tahminde bulunmasıdır. Rutin bir günde karşılaşılan az sayıda yeni uyaran, belleğe daha az iz bıraktığından, bu tür günler geriye dönük olarak daha kısa hatırlanır. Yaşla birlikte günlük rutinlerin artması da, pek çok kişinin zamanın gitgide hızlandığı hissine kapılmasını büyük ölçüde açıklar.
Bu parçada asıl düşünceyi destekleyen yardımcı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
21. Bir tablonun restorasyonunda amaç, eseri ilk yapıldığı güne döndürmek değil, zamanın eser üzerindeki izlerini koruyarak bozulmayı durdurmaktır. Restoratör, boyanın çatlamış bir bölgesini tamamlarken bile orijinal fırça izinin üzerine değil, yalnızca kayıp alanın sınırları içine çalışır. Bu titiz sınır, eserin özgünlüğünü koruma kaygısından doğar; aksi hâlde yapılan müdahale, zamanla eserin bir parçası değil, restoratörün kendi yorumu olarak anılır. Bu nedenle iyi bir restorasyon, iz bırakmadan değil, nereye kadar dokunulacağını bilerek yapılır.
Bu parçadan hangisi kesinlikle çıkarılamaz?
Sözel Anlam · Paragraf
22. (I) Bahçe mimarı, küçük bir avluyu yeşil alana dönüştürmek istedi. (II) Toprağın eğimini dikkate alarak su birikmesini önleyecek bir drenaj planladı. (III) Gölge seven bitkileri duvar diplerine, güneş seven bitkileri ortaya yerleştirdi. (IV) Birkaç ay içinde avlu, renkli çiçeklerle dolu bir köşeye dönüştü. (V) Bitkilerin çoğu komşu şehirdeki bir fidanlıktan getirtilmişti.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Sözel Anlam · Paragraf
23. Kıyı şeritlerinde yaşayan canlı türlerinin çoğu, hem karasal hem de deniz koşullarına belirli ölçüde uyum sağlamış özel fizyolojik yapılara sahiptir. Gelgitle birlikte saatlerce su altında kalıp ardından güneşe açık kalabilen bu canlılar, hem nem kaybına hem de tuz yoğunluğundaki ani değişime dayanabilecek mekanizmalar geliştirmiştir. Bu uyum, kıyı ekosistemlerinin, görünürdeki sakin yapısının aksine, canlılar için oldukça değişken ve zorlayıcı bir ortam sunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla kıyı bölgelerini yalnızca dinlenme ve eğlence alanı olarak görmek, bu ortamın biyolojik karmaşıklığını gözden kaçırmaya neden olabilir.
Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
24. Şehir kütüphanesinin en üst katı, yalnızca sessiz okuma için ayrılmıştır. Buraya girenler telefonlarını kapatmak zorunda değildir ama sesli konuşmak kesinlikle yasaktır. Kat görevlisi, gürültüye neden olan kişiyi uyarmak yerine önce yanına oturup birkaç dakika sessizce beklemeyi tercih eder. Bu küçük jest, çoğu zaman kişiyi kendiliğinden sessizliğe davet eder. Görevliye göre «sessizlik, sözle değil örnekle ekilen bir tohumdur». Yıllar içinde bu yöntem, katın en gürültücü ziyaretçilerini bile sadık birer sessiz okura dönüştürmüştür. Kütüphane yönetimi bu uygulamayı diğer katlara da yaymayı planlamaktadır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Sözel Anlam · Paragraf
25. Aynı türden kuşların farklı vadilerde farklı ötüşleri olduğu uzun süredir biliniyor. Bu farklılık, yavru kuşların ötüşü doğuştan bilmemesinden, çevresindeki yetişkinlerden dinleyerek öğrenmesinden kaynaklanıyor. Bir vadideki küçük bir söyleyiş değişikliği, kuşaklar boyunca aktarıldıkça o vadiye özgü bir ağıza dönüşüyor. Araştırmacılar, bu ağızların zamanla türlerin ayrışmasına katkı sunup sunmadığını henüz kesin olarak bilmiyor. Ancak kimi bölgelerde dişilerin kendi vadisinin ötüşünü tercih ettiği gözlemleniyor.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı vardır?
Sözel Anlam · Paragraf
26. Geleneksel bir zanaatte ustalık, genellikle uzun bir çıraklık sürecinin ardından, adım adım kazanılır. Çırak, önce ustasını dikkatle izleyerek işin temel adımlarını öğrenir, ardından basit parçalar üzerinde kendi becerisini geliştirmeye başlar. Zaman içinde elinin hassasiyeti artan çırak, ustasının gözetiminde daha karmaşık işlere geçer ve giderek kendi başına karar verebilecek bir deneyim biriktirir. Bu süreç, yalnızca teknik bilgiyi değil, işe karşı sabır gösterme ve özenli çalışma alışkanlığını da kuşaktan kuşağa aktarır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
27. Göller kışın yüzeyden donar; bu, suyun sıra dışı bir özelliğinden kaynaklanır. Çoğu madde soğudukça yoğunlaşırken su, dört derecenin altına inince tersine genleşmeye başlar. Böylece en soğuk su yüzeye çıkar, donar ve altındaki suyu dış soğuktan yalıtan bir kapak oluşturur. Bu kapak olmasaydı göller dipten yüzeye kadar donar ve içindeki canlıların çoğu kışı atlatamazdı. Küçük bir fiziksel ayrıntı, koca bir ekosistemin varlığını belirliyor.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
Sözel Anlam · Paragraf
28. Amatör bulut gözlemcisi Elif, her sabah gökyüzünü fotoğraflayarak küçük bir günlük tutar. Ona göre «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir». Sivri ve dağınık bulutlar genellikle fırtınanın habercisiyken düz ve ince tabakalı bulutlar sakin bir günü işaret eder. Elif, bu gözlemleri karşılaştırarak zamanla resmi hava tahminlerinden bile birkaç saat önce değişimi sezmeyi öğrenmiştir. Ona göre asıl beceri, bulutun şeklini değil değişim hızını okumaktır. Komşuları, ondan artık hava durumu sormaya başlamıştır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Sözel Anlam · Paragraf
29. Sesli komutla çalışan cihazlar evlere girdiğinden beri insanların konuşma biçiminde küçük ama dikkat çekici değişimler gözleniyor. Cihazın anlaması için kısa, düz ve emir kipinde cümleler kuran kullanıcılar, aynı kalıpları zamanla birbirlerine karşı da kullanmaya başlıyor. Özellikle çocuklar, isteklerini yumuşatan nezaket sözcüklerini cihazla konuşurken gereksiz bulduklarından bu sözcükleri gündelik dilden de düşürebiliyor. Bazı üreticiler bunu fark edip cihazların yalnızca nazik ifadelere yanıt verdiği bir ayar ekledi. Ancak dilin bu denli sığ komutlara alışmasının uzun vadeli etkisi henüz ölçülmüş değil.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
30. Eski kütüphanelerde kayıt tutma yöntemi başlangıçta yalnızca eserin adını ve yazıldığı rafı not etmekle sınırlıydı. Koleksiyon büyüdükçe bu basit kayıt yetersiz kalmış, görevliler eserleri konusuna göre de sınıflandırmaya başlamıştır. Zamanla bu sınıflandırmaya eserin diline ve yazıldığı döneme göre ek etiketler eklenmiş, böylece bir eser birden fazla kategoriden aranabilir hâle gelmiştir. Bugünkü çok katmanlı dijital kataloglama sistemlerinin temelinde, aslında bu kademeli genişleme anlayışı yatmaktadır.
Bu parçanın anlatım sırası için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
31. Bir okuma kulübünün üyeleri arasında yapılan ankette, haftada en az bir kitap bitiren üyelerin büyük çoğunluğunun kulübe düzenli olarak katıldığı görülmüştür. Ankete katılan üyelerin tamamı, kulüp toplantılarında okudukları kitabı tartışmaktan keyif aldığını belirtmiştir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Sözcükte Anlam
32. Yeni atanan yönetici, ekibin yıllardır alıştığı çalışma düzenine «kapıyı çarpmadan girmeyi» seçti; değişiklikleri küçük adımlarla ve zamana yayarak duyurdu.
Bu cümlede «kapıyı çarpmadan girmek» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
33. Amatör bulut gözlemcisi Elif, her sabah gökyüzünü fotoğraflayarak küçük bir günlük tutar. Ona göre «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir». Sivri ve dağınık bulutlar genellikle fırtınanın habercisiyken düz ve ince tabakalı bulutlar sakin bir günü işaret eder. Elif, bu gözlemleri karşılaştırarak zamanla resmi hava tahminlerinden bile birkaç saat önce değişimi sezmeyi öğrenmiştir. Ona göre asıl beceri, bulutun şeklini değil değişim hızını okumaktır. Komşuları, ondan artık hava durumu sormaya başlamıştır.
Bu parçada altı çizili «bulutlar, havanın ne yapacağını söylemeden önce fısıldayan bir habercidir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
34. Öğrenciler artık bir metni okuduklarında ilk olarak hangi sorunun çıkacağını düşünüyor. Metinde neyin anlatıldığı değil, neyin sorulacağı önemli hâle geldi. Bu tutum, onları hızlı çözücü yapıyor ama merak eden okur olmaktan uzaklaştırıyor. Bir paragrafın peşinden gitmek, ondaki bir fikri saatlerce evirip çevirmek, sınav takvimine sığmıyor. Böylece okuma, bir keşif değil, bir ayıklama işlemine dönüşüyor.
Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
35. Bir atölyede çalışan dört zanaatkârdan her biri farklı bir malzemeyle (ahşap, bakır, deri, cam) çalışır. Ahşapla çalışan zanaatkâr, bakırla çalışandan daha uzun süredir bu atölyede çalışmaktadır. Camla çalışan zanaatkâr, atölyedeki en kıdemli kişidir. Deriyle çalışan zanaatkârın kıdemi, ahşapla çalışandan azdır ama bakırla çalışandan fazladır.
Bu bilgilere göre kıdem sırasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sözel Anlam · Paragraf
36. Kentin eski mahalleleri, yeni yapılan konut alanlarının yanında düzensiz görünür; sokaklar dar, evler birbirine yaslanmış, kapılar doğrudan yola açılır. Oysa bu düzensizlik, yüzyılların içinde damla damla biçimlenmiş bir uzlaşmadır: Her ev, komşusunun ışığını kesmeyecek kadar geri çekilmiş, her sokak, iki yüklü eşeğin geçebileceği kadar genişletilmiştir. Yeni mahallelerde ise her şey bir masada, bir günde karara bağlanır. Eski mahalle «bin elin sessiz oyuyla yazılmış bir metindir»; yeni mahalle tek kalemden çıkmış bir taslak.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
37. Deneyimli bir marangoz, kullanacağı tahtayı kesmeden önce uzun uzun inceler; çünkü ----
Sözel Anlam · Paragraf
38. Her yıl sonbahar aylarında binlerce leylek, kuzey bölgelerinden güneye doğru uzun bir göç yolculuğuna çıkar. Bu yolculuk sırasında kuşlar, rüzgâr akımlarından yararlanarak enerjilerini korumaya çalışır. Deneyimli kuşlar, sürüye önderlik ederek genç kuşların doğru rotayı bulmasına yardımcı olur. Yolculuk boyunca sürüden ayrı kalan kuşların hedefe ulaşma ihtimali oldukça düşer. Bilim insanları, bu göç davranışının nesilden nesile nasıl aktarıldığını hâlâ tam olarak çözebilmiş değil.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Sözel Anlam · Paragraf
39. Seramikte fırınlama sırasında oluşan renk ve doku farklılıkları, bazı ustalar tarafından kusur değil, malzemenin kendi iradesiyle bıraktığı bir imza gibi görülür. Aynı sırla kaplanmış iki kabın fırından bambaşka tonlarda çıkması, önceden tam olarak öngörülemeyen bu süreci bir hataya değil, zanaatın doğasına bağlanır. Bazı ustalar, bu öngörülemezliği azaltmak için fırın sıcaklığını milimetrik ölçmeye çalışsa da, sonucu tamamen denetim altına almak mümkün olmamıştır. Belki de seramiği seri üretimden ayıran, tam da bu denetlenemeyen küçük farklılıklardır.
Bu parçanın yazarının seramikteki öngörülemeyen renk farklılıklarına yaklaşımı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
40. Aşağıdaki cümleye anlamca en yakın cümle hangisidir?
"Bir konuyu gerçekten öğrenmiş sayılmak için, o konuyu başka birine anlatabilecek kadar net kavramış olmak gerekir."
Sözel Anlam · Paragraf
41. (I) Arkeolog, yeni kazı alanına vardığında önce yüzeydeki toprağı gözle inceler. (II) Parçaları özel kutulara yerleştirip laboratuvara gönderir. (III) Ortaya çıkan her parçayı numaralandırıp fotoğraflar. (IV) Küçük fırçalarla toprağı yavaşça kazımaya başlar. (V) Laboratuvarda parçaların yaşı ve kökeni belirlenir.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?
Sözel Anlam · Paragraf
42. Kentin kıyı şeridindeki eski depo binaları uzun süre boş kaldıktan sonra atölyelere dönüştürüldü. Dönüşüm sırasında yapıların dış cephesine dokunulmadı; yalnızca içerideki çelik iskelet güçlendirildi ve çatıya ışık alan pencereler açıldı. Bugün burada cam üfleyicilerden dokumacılara kadar onlarca üretici çalışıyor. Hafta sonları kapılar ziyaretçilere açılıyor; üreticiler, işlerini nasıl yaptıklarını meraklılara anlatıyor. Belediye, kira bedellerini piyasanın altında tutarak genç üreticilerin buraya yerleşmesini kolaylaştırdı. Böylece bir zamanlar kentin sırtını döndüğü kıyı, yeniden yaşayan bir üretim alanı hâline geldi.
Bu parçada sözü edilen depo binalarıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
43. Pelin, Rıza ve Sibel adlı üç kişiden her biri kırmızı, mavi ve yeşil renklerinden farklı birini sevmektedir; ayrıca her biri kedi, köpek ve kuş hayvanlarından farklı birini beslemektedir.
- Kırmızıyı seven kişi kedi beslemektedir.
- Pelin mavi rengi sevmemektedir.
- Rıza köpek beslememektedir.
- Sibel yeşili sevmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
44. Gamze, Hale, Irmak ve Kerem adlı dört kişi bir ay içinde okudukları kitap sayısına göre en çoktan en aza doğru 1'den 4'e kadar sıralanmıştır (okudukları kitap sayıları birbirinden farklıdır).
- Gamze, Hale'den daha fazla kitap okumuştur.
- Irmak son sırada değildir.
- Kerem, Irmak'tan hemen sonra sıralanmıştır.
- Gamze birinci değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
45. Bir işyerinde Pazartesi'den Cuma'ya kadar beş günlük nöbeti Aslı ile Burak adlı iki çalışan paylaşmaktadır; her gün nöbeti bu ikisinden yalnızca biri tutar ve her nöbet sabah ya da akşam vardiyasında tutulur.
- Bu beş günde Aslı 3 gün, Burak 2 gün nöbet tutmuştur.
- Aynı kişi art arda üç gün nöbet tutmamıştır.
- Pazartesi nöbetini Burak tutmamıştır.
- Aslı hiçbir gün akşam vardiyasında nöbet tutmamıştır.
- Çarşamba günkü vardiya akşamdır.
Çizelgenin (hangi gün kimin, hangi vardiyada nöbet tuttuğunun) tam olarak belirlenebilmesi için, aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
46. Ahmet, Berk, Cem, Derya, Ela ve Funda adlı altı kişi yuvarlak bir masada eşit aralıklarla oturmaktadır.
- Ahmet ile Berk yan yana oturmamaktadır.
- Cem, Derya'nın tam karşısında oturmaktadır.
- Funda, Cem'in yanında oturmaktadır.
- Berk, Ela'nın karşısında oturmamaktadır.
- Berk, Funda'nın yanında oturmamaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
47. Bir markette Pazartesi'den Cuma'ya kadar her gün yalnızca bir kişi nöbetçi olacak şekilde Aslan, Berk, Cansu, Deniz ve Efe adlı beş çalışan görevlendirilecektir.
- Efe Cuma günü nöbetçidir.
- Aslan, Çarşamba'dan önce nöbet tutmaktadır.
- Berk, Deniz'den bir gün sonra nöbet tutmaktadır.
- Cansu Pazartesi günü nöbetçi değildir.
- Deniz, Cansu'dan önce nöbet tutmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
48. Bir proje ekibi için Aydın, Bora, Cemre, Derya ve Ege adlı 5 kişiden tam olarak 3'ü seçilecektir.
- Aydın seçilirse Bora da seçilir.
- Cemre ile Derya aynı anda seçilemez.
- Ege seçilmezse Cemre seçilir.
Buna göre, aşağıdaki üçlü gruplardan hangisi seçilebilir?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
49. Aylin, Berk, Ceyda ve Dinç adlı dört kişinin meslekleri (öğretmen, mühendis, doktor, avukat) ve evcil hayvanları (kedi, köpek, kuş, balık) birbirinden farklıdır. Şu bilgiler verilmiştir:
1) Öğretmen olan kişinin evcil hayvanı kuştur.
2) Aylin doktordur.
3) Doktor olan kişinin evcil hayvanı köpektir.
4) Mühendis olan kişinin evcil hayvanı balıktır.
5) Ceyda mühendis değildir.
6) Dinç'in mesleği avukattır.
Buna göre Dinç'in evcil hayvanı nedir?
Sözel Mantık · Sözel Mantık
50. Ahmet, Berk, Cem, Derya, Ela ve Funda adlı altı kişi yuvarlak bir masada eşit aralıklarla oturmaktadır.
- Ahmet ile Berk yan yana oturmamaktadır.
- Cem, Derya'nın tam karşısında oturmaktadır.
- Funda, Cem'in yanında oturmaktadır.
- Berk, Ela'nın karşısında oturmamaktadır.
- Berk, Funda'nın yanında oturmamaktadır.
Herkesin oturma düzeninin tam olarak belirlenebilmesi için, aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?
Cevap Anahtarı
1-C 2-E 3-D 4-A 5-D 6-B 7-D 8-B 9-D 10-C 11-A 12-A 13-C 14-D 15-C 16-C 17-D 18-B 19-E 20-C 21-C 22-E 23-E 24-C 25-D 26-C 27-C 28-B 29-D 30-E 31-D 32-E 33-E 34-A 35-A 36-E 37-D 38-D 39-D 40-B 41-C 42-E 43-B 44-E 45-D 46-A 47-C 48-B 49-D 50-B
8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com