sekizgenacademy.com

Tam ALES Denemesi — Orta (70 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     70 soru 105 dakika

Çalışma Kağıdı

Tam ALES Denemesi — Orta (70 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

70 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Temel Matematik · Bölme

1. 18 sayısını hangi sayıya böldüğümüzde bölüm 4, kalan 2 olur?

A) 3 B) 4 C) 5 D) 6 E) 8

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

2. Rakamları birbirinden farklı ve rakamlarının toplamı 7 olan kaç farklı üç basamaklı doğal sayı vardır?

A) 12 B) 16 C) 18 D) 24 E) 28

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

3. Hem 8'e hem de 12'ye tam bölünen 500'den küçük en büyük doğal sayı kaçtır?

A) 408 B) 432 C) 456 D) 480 E) 504

Temel Matematik · Rasyonel Sayılar

4. -3/4 - (-1/2) işleminin sonucu kaçtır?

A) -1/4 B) -5/4 C) 5/4 D) -1/2 E) 1/4

Temel Matematik · Rasyonel Sayılar

5. (2/3) ÷ (4/9) işleminin sonucu kaçtır?

A) 8/27 B) 9/8 C) 4/3 D) 3/2 E) 2/9

Temel Matematik · Mutlak Değer

6. |x - 4| = 7 denkleminin çözüm kümesi nedir?

A) {-11, 3} B) {7, -7} C) {-3, -11} D) {3, 11} E) {-3, 11}

Temel Matematik · İşlem ve Modüler Aritmetik

7. Tam sayılar üzerinde ◊ işlemi şöyle tanımlanıyor: a ≥ b ise a ◊ b = a − b; a < b ise a ◊ b = a·b. Buna göre ((2 ◊ 5) ◊ (7 ◊ 3)) ◊ 8 işleminin sonucu kaçtır?

A) 2 B) 6 C) 14 D) 32 E) 48

Temel Matematik · İşlem ve Modüler Aritmetik

8. n pozitif tam sayı olmak üzere 5·2^n + 3^(4n+2) toplamının birler basamağı kaçtır?

A) 0 B) 1 C) 3 D) 7 E) 9

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

9. Üç basamaklı en küçük doğal sayı ile iki basamaklı en büyük doğal sayının toplamı kaçtır?

A) 199 B) 200 C) 201 D) 209 E) 219

Temel Matematik · Bölünebilme Kuralları

10. 348, 462, 522, 634, 936 sayılarından hangisi 6 ile tam bölünemez?

A) 348 B) 462 C) 522 D) 634 E) 936

Temel Matematik · Mutlak Değer

11. |2x - 6| >= 4 eşitsizliğinin çözüm kümesi nedir?

A) x>=5 B) x<=1 veya x>=5 C) x<=1 D) 1<=x<=5 E) 1<x<5

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

12. 24 ve 36 sayılarının en büyük ortak böleni (EBOB) kaçtır?

A) 4 B) 6 C) 8 D) 9 E) 12

Temel Matematik · Oran-Orantı

13. 120 TL'ye 10 defter alınabilmektedir. Defter fiyatı %25 arttığında, aynı parayla kaç defter alınabilir?

A) 6 B) 7 C) 8 D) 9 E) 10

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

14. Ali'nin yaşı, kızının yaşının 3 katıdır. 5 yıl sonra Ali'nin yaşı, kızının yaşının 2 katı olacaktır. Kızının şu anki yaşı kaçtır?

A) 3 B) 4 C) 5 D) 6 E) 10

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

15. 5 kişi (A, B, C, D, E) soldan sağa bir sırada oturmaktadır. A en solda oturmaktadır. E, A'nın hemen sağında oturmaktadır. Kalan üç kişiden B, D'nin solunda ama C'nin sağında oturmaktadır. Buna göre en sağda kim oturmaktadır?

A) B B) A C) E D) C E) D

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Tablo ve Grafik Yorumlama

16. Bir şirketin 2023 yılı gelirleri çeyreklere göre şöyledir: 1. çeyrek 400.000 TL, 2. çeyrek 500.000 TL, 3. çeyrek 450.000 TL, 4. çeyrek 650.000 TL. Şirketin yıllık toplam gelirinin yüzde kaçı 4. çeyrekte elde edilmiştir?

A) 25 B) 30 C) 32.5 D) 35 E) 40

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Permütasyon, Kombinasyon ve Olasılık

17. Bir torbada 4 kırmızı, 3 mavi top bulunmaktadır. Torbadan aynı anda çekilen 2 topun ikisinin de kırmızı olma olasılığı kaçtır?

A) 1/4 B) 3/7 C) 2/7 D) 1/7 E) 3/14

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

18. Bir dizi şu kuralla tanımlanmıştır: a(1)=2 ve n>=2 için a(n)=2×a(n-1)+n.
Buna göre, a(6)-a(5) kaçtır?

A) 71 B) 73 C) 75 D) 77 E) 79

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

19. Bir ürün, maliyeti üzerinden %20 kârla 480 TL'ye satılmıştır. Buna göre bu ürünün maliyeti kaç TL'dir?

A) 384 B) 390 C) 400 D) 410 E) 420

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

20. A deposunda 850 litre, B deposunda 350 litre su bulunmaktadır. A deposundan B deposuna belirli bir miktarda su aktarılınca A deposundaki su miktarı, B deposundaki su miktarının 2 katına eşit olmaktadır. Buna göre A deposundan B deposuna kaç litre su aktarılmıştır?

A) 30 B) 40 C) 50 D) 70 E) 90

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

21. Aşağıda 3 satır ve 4 sütundan oluşan bir tahtanın her hücresindeki harf verilmiştir:
1. satır: K M K B
2. satır: M K B K
3. satır: B K M K
Bir hücre, bulunduğu SÜTUNDAKİ diğer hücrelerin hiçbiri ile aynı harfi taşımıyorsa (yani kendi harfi o sütunda yalnızca bir kez geçiyorsa) 'tekil' kabul edilmektedir. Buna göre, bu tahtada kaç tekil hücre vardır?

A) 0 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

22. Bir kutuda kırmızı, mavi ve yeşil renkli toplar bulunmaktadır. Kırmızı top sayısı mavi top sayısından fazladır. Mavi top sayısı da yeşil top sayısından fazladır. Buna göre en az sayıda olan renk hangisidir?

A) Yeşil B) Kırmızı ve Yeşil eşit C) Kırmızı D) Mavi E) Belirlenemez

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Tablo ve Grafik Yorumlama

23. Bir kargo şirketinin üç şubesinde aylara göre teslim edilen paket sayıları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Şube | Ocak | Şubat | Mart
Kuzey | 300 | 320 | 240
Güney | 250 | 200 | 350
Doğu | 450 | 400 | 510
Buna göre, Ocak ayında Doğu şubesinin teslim ettiği paket sayısı, o ay teslim edilen toplam paket sayısının yüzde kaçıdır?

A) 36 B) 40 C) 45 D) 48 E) 52

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

24. Rakamları toplamı 11 olan iki basamaklı bir sayının rakamları yer değiştirildiğinde sayı 27 artmaktadır. Buna göre bu sayı kaçtır?

A) 38 B) 47 C) 56 D) 65 E) 74

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

25. 1, 4, 9, 16, 25, ? dizisinde soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir?

A) 30 B) 33 C) 36 D) 40 E) 49

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Permütasyon, Kombinasyon ve Olasılık

26. İçinde 4 kırmızı, 6 mavi top bulunan bir torbadan rastgele çekilen 1 topun kırmızı olma olasılığı kaçtır?

A) 3/5 B) 1/5 C) 2/5 D) 1/2 E) 3/10

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

27. Aşağıda 4x4'lük bir oyun tahtasının satırları verilmiştir. Her hücre K (kırmızı taş), M (mavi taş) ya da B (boş hücre) olabilir. İki hücre, aynı satırda ya da aynı sütunda yan yana ise (çapraz hariç) komşu kabul edilir.
- 1. satır: K M B K
- 2. satır: M B K M
- 3. satır: B K M B
- 4. satır: K M B K
Buna göre, yatay veya dikey olarak komşu olup biri kırmızı (K) diğeri mavi (M) olan kaç hücre çifti vardır?

A) 5 B) 6 C) 7 D) 8 E) 9

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Tablo ve Grafik Yorumlama

28. Bir okulda düzenlenen kermeste beş gün boyunca yapılan satışlar şöyledir: 1. gün 320 TL, 2. gün 275 TL, 3. gün 410 TL, 4. gün 365 TL, 5. gün 330 TL. Buna göre beş günlük toplam satış tutarı kaç TL'dir?

A) 1700 B) 1750 C) 1800 D) 1850 E) 1900

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

29. 36 kalem, 3 öğrenciye her öğrenci birbirinden farklı sayıda ve en az 5 kalem alacak biçimde tamamen dağıtılıyor. Buna göre, en çok kalem alan öğrenci en az kaç kalem almış olabilir?

A) 12 B) 13 C) 14 D) 15 E) 16

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

30. İki oyuncu bir jeton değişim oyunu oynamaktadır. Başlangıçta Oyuncu 1'de 15, Oyuncu 2'de 9 jeton vardır.
- Turlar sırayla Oyuncu 1'den başlayarak ilerler (1. turda Oyuncu 1, 2. turda Oyuncu 2 oynar, bu şekilde devam eder).
- O turda sırası gelen oyuncunun jeton sayısı çift ise, jetonlarının yarısını diğer oyuncuya verir, yarısını kendinde tutar.
- O turda sırası gelen oyuncunun jeton sayısı tek ise, 1 jetonu kendine ayırıp kalanının yarısını diğer oyuncuya verir, kalanının diğer yarısını da kendinde tutar.
- Örneğin, sırası gelen oyuncunun 11 jetonu varsa: 1 jetonu ayırır, kalan 10'un yarısı olan 5 jetonu karşı oyuncuya verir ve kendinde 6 jeton kalır.
Buna göre, 10. turdan sonra Oyuncu 1'in kaç jetonu vardır?

A) 16 B) 18 C) 20 D) 22 E) 24

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

31. Bir anne ile kızının yaşları toplamı 54'tür. Anne, kızından 12 yaş büyük olduğuna göre kızın yaşı kaçtır?

A) 21 B) 24 C) 27 D) 30 E) 33

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

32. Ayşe'nin yaşı, kardeşinin yaşının 2 katından 3 fazladır. İki kardeşin yaşları toplamı 33 olduğuna göre, kardeşinin yaşı kaçtır?

A) 8 B) 9 C) 10 D) 11 E) 12

Geometri · Üçgenler

33. Bir dik üçgende dik açının köşesinden hipotenüse indirilen yükseklik, hipotenüsü 4 cm ve 9 cm uzunluğunda iki parçaya ayırmaktadır. Bu dik üçgenin alanı kaç cm²'dir?

A) 30 cm² B) 42 cm² C) 36 cm² D) 39 cm² E) 45 cm²

Geometri · Analitik Geometri

34. Düzlemde A(2, 3) ve B(8, 11) noktaları veriliyor. [AB] doğru parçasının orta noktasının apsis (x) ile ordinat (y) değerlerinin toplamı kaçtır?

A) 12 B) 14 C) 16 D) 19 E) 24

Geometri · Doğruda ve Açılarda Geometri

35. Paralel iki doğru bir kesen tarafından kesiliyor. Dış ters açı çiftlerinden biri (3x+20)°, diğeri (5x-40)° olarak veriliyor. Bu açının ölçüsü kaç derecedir?

A) 110° B) 100° C) 90° D) 120° E) 70°

Sözel Anlam · Paragraf

36. Televizyon ve internet yayıncılığının yaygınlaşmasından sonra radyonun tamamen tarihe karışacağı sıkça öne sürüldü. Oysa radyo, gündelik hayatın arka planında sessizce varlığını sürdürdü; araba kullanırken, yemek yaparken ya da iş yaparken görsel bir ekrana bakmadan dinlenebilmesi, onu diğer mecralardan ayıran en büyük avantaj oldu. (.......) Dinleyici, radyoyu dikkatini tamamen vermeden, başka bir işle eş zamanlı tüketebiliyor; bu da onu yoğun günlük hayatın içinde vazgeçilmez kılıyor.

Bu parçada boş bırakılan yere düşünce akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Bu nedenle radyo yayıncılığı önümüzdeki yıllarda tamamen sona erecektir B) Sonuç olarak dinleyiciler artık radyoyu yalnızca evde dinlemektedir C) Başka bir deyişle radyonun gücü, ekran gerektirmeden dikkat dağıtmadan takip edilebilmesinden gelir D) Dolayısıyla radyo, görsel mecralardan çok daha fazla izlenmektedir E) Böylece radyo istasyonları görsel yayına geçmek zorunda kalmıştır

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

37. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi vardır?

A) Hem kitap okudu hem de müzik dinledi. B) Ya erken çıkarız ya da trafiğe takılırız. C) Yolun buzlanmış olması nedeniyle araçlar yavaş ilerliyordu. D) Toplantı bitince herkes odasına döndü. E) Kitabı bitirdikten sonra filmini izledi.

Sözel Anlam · Paragraf

38. Mahallenin kullanılmayan bir arsasında başlatılan toplum bahçesi projesi, ilk yılında yalnızca on iki gönüllüyle başlamıştı. Proje koordinatörüne göre bir toplum bahçesinin asıl ürünü sebze değil, komşuluk ilişkileridir. Gönüllüler, önce toprağı hazırlamak yerine kimin hangi bölümden sorumlu olacağını tartışarak haftalar geçirdi. Koordinatöre göre «bir bahçeyi birlikte kurmak, önce anlaşmazlığı ekip sonra hasat etmektir». İlk aylarda bazı gönüllüler, ortak kararların yavaş alınmasından şikâyet ederek projeden ayrıldı. Kalan gönüllüler ise zamanla ortak bir çalışma takvimi oluşturarak süreci basitleştirdi. İlk hasat, beklenenden az olsa da katılımcılar arasında büyük bir memnuniyet yarattı. Proje, ilk yılın sonunda mahalledeki diğer boş arsalar için de bir örnek olarak gösterilmeye başlandı.

İkinci yıl, bahçeye katılan gönüllü sayısı üç katına çıktı ve bahçe iki ayrı bölüme genişletildi. Koordinatör, bu büyümenin yönetimi zorlaştırdığını, artık herkesin her kararı birlikte almasının mümkün olmadığını fark etti. Bu yüzden bahçe, küçük gruplar hâlinde kendi bölümünden sorumlu olacak şekilde yeniden düzenlendi. Bu değişiklik, ilk yılın aksine kararların çok daha hızlı alınmasını sağladı. Bazı eski gönüllüler, yeni düzenin bahçenin ilk yıllardaki ortak ruhunu zayıflattığını düşünmektedir. Koordinatöre göre büyüyen her topluluk, bir noktada ortaklığı esneklikle dengelemek zorunda kalır. Proje, üçüncü yılında mahalledeki okulla iş birliği yaparak öğrencilere de küçük bir bölüm ayırmayı planlamaktadır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Bahçenin ikinci yılda genişletildiği B) Bazı eski gönüllülerin yeni düzenden memnun olmadığı C) İlk yıl bazı gönüllülerin projeden ayrıldığı D) Projenin okulla iş birliği yapmayı planladığı E) Bahçede yetiştirilen sebzelerin hangi pazarlarda satıldığı

Sözel Anlam · Paragraf

39. Kentlerde nüfus arttıkça ortak kullanım alanlarının kişi başına düşen miktarı azalır; bu durum park ve meydan gibi alanların değerini daha da artırır. Bir mahallede düzenli kullanılan bir meydan, yalnızca dinlenme işlevi görmez; farklı yaş ve meslek gruplarından insanların karşılaşmasına, böylece komşuluk ilişkilerinin güçlenmesine de zemin hazırlar. Buna karşılık, ortak alanı kısıtlı mahallelerde bu tür karşılaşmalar daha seyrek yaşanır ve sakinler birbirini çoğunlukla yalnızca komşu olarak değil, yabancı olarak tanır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Park ve meydanların tek işlevi, bireylere dinlenme imkânı sunmaktır. B) Ortak kullanım alanı kısıtlı mahallelerde komşuluk ilişkilerinin görece zayıf kalma olasılığı daha yüksektir. C) Kentleşme hızlandıkça toplumsal huzursuzluk kaçınılmaz olarak artar. D) Farklı meslek gruplarından insanların karşılaşması yalnızca meydanlarda gerçekleşebilir. E) Meydanı bulunmayan her mahallede komşuluk ilişkisi tamamen ortadan kalkar.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

40. "Deneyim kazanmadan önce aceleyle alınan kararlar, çoğu zaman beklenenin aksine sonuçlar doğurur." cümlesine anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?

A) Deneyim arttıkça alınan kararların isabet oranı da artar. B) Yeterli deneyime sahip olunmadan hızla verilen kararlar, genellikle umulanın tersine bir sonuçla karşılaşılmasına yol açar. C) Kararların sonuç vermesi için deneyim kazanılması tek başına yeterli değildir. D) Deneyimli kişiler bile bazen aceleyle yanlış kararlar alabilir. E) Kararların aceleye getirilmesi, her durumda olumsuz sonuç doğurur.

Sözel Anlam · Paragraf

41. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.

Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Çocukların restorasyonu izleyerek eserlere bakışının değiştiği B) Müzenin restorasyon atölyesinin hangi yılda kurulduğu C) Restorasyon sürecinin ziyaretçilere açık hâle getirildiği D) Bazı onarımların haftalarca sürebildiği E) Restoratörün çıraklarına öğrettiği temel kuralın ne olduğu

Sözel Anlam · Paragraf

42. Bir bilgiyi tek seferde uzun süre çalışmak yerine, aynı bilgiyi artan aralıklarla birkaç kez tekrar etmek, kalıcı öğrenme açısından daha etkili bulunmuştur. Örneğin bir gün boyunca kesintisiz dört saat çalışan bir öğrenci ile aynı dört saati bir hafta boyunca günde yarım saat olacak şekilde bölen bir öğrenci karşılaştırıldığında, ikinci öğrencinin bir ay sonra yapılan sınavda daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark, beynin bilgiyi pekiştirmek için tekrarlar arasında belirli bir unutma payına ihtiyaç duymasıyla açıklanmaktadır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Aralıklı tekrarın etkisi, kurgusal iki öğrencinin durumu karşılaştırılarak somutlaştırılmıştır. B) Bir kavramın tarihsel gelişim süreci anlatılmıştır. C) Kişisel bir anıdan yararlanılarak genel bir ilke ortaya konmuştur. D) Konuyla ilgili karşıt görüşler sıralanıp biri eleştirilmiştir. E) Bir sorunun olası nedenleri önem sırasına göre dizilmiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

43. Ders sırasında elle not tutan öğrencilerle bilgisayarda yazanları karşılaştıran bir çalışmada ilginç bir sonuç çıktı. Bilgisayarda yazanlar, anlatılanları neredeyse sözcüğü sözcüğüne kaydedebiliyor; elle yazanlar ise hıza yetişemediğinden duyduklarını kısaltıp kendi cümleleriyle yeniden kuruyor. Bir hafta sonra yapılan sınavda elle not tutanların kavramsal sorularda daha başarılı olduğu görüldü. Araştırmacılar bunu, elle yazanın bilgiyi yazmadan önce bir kez işlemek zorunda kalmasına bağlıyor. Yani notun eksikliği değil, onu üretirken harcanan çaba öğrenmeyi besliyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Elle not tutanların duyduklarını yeniden biçimlendirdiğine B) Bilgisayarda not tutanların anlatılanları daha eksiksiz kaydettiğine C) Karşılaştırmanın bir sınav sonucuyla değerlendirildiğine D) Elle not tutmanın ezber gerektiren sorularda da üstünlük sağladığına E) Araştırmacıların başarıyı bilgiyi işleme çabasına bağladığına

Sözel Anlam · Paragraf

44. Ekrandan okumanın kâğıttan okumadan farklı olup olmadığı üzerine yapılan çalışmalar birbirine zıt sonuçlar veriyor. Kısa metinlerde iki ortam arasında anlama farkı neredeyse yok; ancak uzun ve yoğun metinlerde kâğıt okuyanların olayların sırasını daha iyi hatırladığı görülüyor. Bunun bir açıklaması, kâğıdın okura sayfa kalınlığı üzerinden nerede olduğunu sürekli hissettirmesi. Ekranda ise metin, bir kaydırma çubuğu dışında hiçbir konum ipucu vermez. Yani fark, ortamın kendisinde değil, ortamın okura sunduğu yön duygusunda olabilir.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi söylenebilir?

A) Ekrandan okuma kısa metinlerde kâğıttan daha etkilidir B) Okuma ortamındaki fark uzun metinlerde belirginleşmektedir C) Kâğıttan okuyanlar ekrandan okuyanlardan daha hızlı okur D) Çalışmalar ekrandan okumanın zararlı olduğunu kanıtlamıştır E) Ekran okuyucular uzun metinleri genellikle yarım bırakır

Sözel Anlam · Paragraf

45. Sesli komutla çalışan cihazlar evlere girdiğinden beri insanların konuşma biçiminde küçük ama dikkat çekici değişimler gözleniyor. Cihazın anlaması için kısa, düz ve emir kipinde cümleler kuran kullanıcılar, aynı kalıpları zamanla birbirlerine karşı da kullanmaya başlıyor. Özellikle çocuklar, isteklerini yumuşatan nezaket sözcüklerini cihazla konuşurken gereksiz bulduklarından bu sözcükleri gündelik dilden de düşürebiliyor. Bazı üreticiler bunu fark edip cihazların yalnızca nazik ifadelere yanıt verdiği bir ayar ekledi. Ancak dilin bu denli sığ komutlara alışmasının uzun vadeli etkisi henüz ölçülmüş değil.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Çocukların nezaket sözcüklerini kullanmayı bırakabildiğine B) Bazı üreticilerin soruna yönelik bir ayar eklediğine C) Uzun vadeli etkinin henüz ölçülmediğine D) Nezaket ayarının çocukların dil alışkanlıklarını düzelttiğine E) Cihazlara yönelik konuşma kalıplarının insan ilişkilerine taşındığına

Sözel Anlam · Paragraf

46. Bir seramik ustası, yeni bir sırın nasıl davranacağını anlamak için küçük bir deney yaptı. Aynı kilden yaptığı on parçayı farklı sıcaklıklarda pişirdi. ---- Bu gözlem sayesinde artık her parça için doğru sıcaklığı önceden kestirebiliyordu. Deneyin sonunda elde ettiği tablo, atölyesindeki en değerli notlardan biri hâline geldi.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Sıcaklık arttıkça sırın renginin ve dokusunun nasıl değiştiğini tek tek kaydetti. B) Deney sırasında fırın arızalandığı için hiçbir parça pişirilememiştir. C) Bu yüzden ustalık artık deneyime değil şansa bağlı hâle gelmiştir. D) Ustanın bu denemesi kilin rengini hiçbir şekilde etkilememiştir. E) Ancak parçaların hiçbiri fırından sağlam çıkmamıştır.

Sözel Anlam · Paragraf

47. Küçük bir atölyede saatleri onaran usta, her parçayı büyüteçle tek tek inceler. Ona göre «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır». Yeni nesil tamirciler arızayı bulmak için doğrudan elektronik cihazlara başvururken o, önce saatin sesini dinlemeyi tercih eder. Sesteki en ufak düzensizlik, hangi dişlinin aşındığını ele verir. Usta, bu yöntemin yıllar süren bir alışkanlıkla kazanıldığını, hiçbir kitaptan öğrenilemeyeceğini söyler. Atölyesine gelen genç çıraklara ilk öğrettiği şey de aceleci olmamaktır. Ona göre bir saati doğru onarmak, zamanı anlamaktan geçer.

Bu parçada altı çizili «bir saatin ruhu en küçük dişlisinde saklıdır» sözüyle asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yeni nesil tamircilerin ustadan daha başarılı olduğu B) Bir işin kalitesinin, gözden kaçan en ufak ayrıntılarında ortaya çıktığı C) Saatlerin çoğu zaman tamir edilemeyecek kadar eskidiği D) Dişlilerin bir saatin en pahalı parçası olduğu E) Ustaların işlerini birbirinden gizli tuttuğu

Sözel Anlam · Paragraf

48. Bazı eğitimciler, ödevlerin öğrencilerin ders dışında da konuya yoğunlaşmasını sağladığını, bu nedenle öğrenmeyi pekiştirdiğini savunur. Buna karşılık başka bir kesim, aşırı ödev yükünün öğrencilerde derse karşı isteksizlik yarattığını ve serbest zamanlarını kısıtladığını öne sürer. İki görüş de kendi içinde haklı gerekçelere dayansa da konu hâlâ eğitimciler arasında tartışılmaya devam etmektedir.

Bu parçanın anlatımında ağırlıklı olarak hangi anlatım biçiminden yararlanılmıştır?

A) Tartışma B) Öyküleme C) Betimleme D) Kişileştirme E) Benzetme

Sözel Anlam · Paragraf

49. Vadinin girişindeki eski değirmen, artık yalnızca turistlerin uğrak yeri olsa da değirmenci torunu onu hâlâ çalışır durumda tutar. Ona göre «bir değirmenin gücü hızda değil sabırda saklıdır». Coşkun bir sel, taşı bir anda hızla döndürse de kısa sürede tükenip değirmeni durdurur. Oysa ince ve sürekli bir akış, saatlerce kesintisiz un öğütebilir. Torun, bu gözlemi yıllar içinde ziyaretçilere anlatarak küçük bir atölye dersine dönüştürmüştür. Değirmenin dişlileri artık müzelik olsa da mekanizmanın kendisi hâlâ gerçek buğdayı öğütebilecek durumdadır.

Bu parçada altı çizili «bir değirmenin gücü hızda değil sabırda saklıdır» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir değirmenin gücü, yalnızca suyun miktarıyla ölçülür B) Sürekli ve ölçülü bir çaba, ani ve güçlü bir etkiden daha kalıcı sonuç verir C) Değirmenciliğin öğrenilmesi uzun yıllar gerektirir D) Eski yapılar yeni yapılardan her zaman daha dayanıklıdır E) Değirmenler günümüzde işlevini tamamen yitirmiştir

Sözel Anlam · Paragraf

50. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.

Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Bir teknenin gövdesi, yeni tesiste çok daha kısa sürede tamamlanabilmektedir B) Bölgedeki balıkçıların tamamı aynı tercihi paylaşmamaktadır C) Tahtanın doğal eğrisine uygun çalışmak, geleneksel yöntemin temel ilkelerinden biridir D) Usta ve yeni tesisin sahibi, iyi bir teknenin ölçütü konusunda ortak bir görüşe sahiptir E) Yeni tesiste üretilen tekneler, geleneksel tersanedeki teknelerden daha uzun ömürlüdür

Sözel Anlam · Paragraf

51. Bir koleksiyoncunun bir araya getirdiği nesneler, çoğu zaman piyasa değeriyle açıklanamayacak bir anlam taşır; her parça, koleksiyoncunun o nesneyi nerede ve nasıl bulduğuna dair kişisel bir hikâyeyle birlikte saklanır. Nesnelerin yalnızca biriktirilmesi değil, belirli bir sisteme göre sınıflandırılıp kayıt altına alınması da koleksiyonu değerli kılan unsurlardan biridir; bu düzen, ileride aynı alanla ilgilenecek başkaları için de bir kaynak oluşturur. Dolayısıyla bir koleksiyonu yalnızca biriktirilen nesnelerin toplamı olarak görmek, ona harcanan emeği ve kurulan anlamı göz ardı etmek anlamına gelir.

Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir koleksiyonun değerinin yalnızca biriktirilen nesnelerin toplamından ibaret olmadığını, kişisel anlam ve emeği de içerdiğini vurgulamak B) Koleksiyonların piyasa değerinin nasıl hesaplandığını açıklamak C) Farklı koleksiyon türlerini sınıflandırarak karşılaştırmak D) Koleksiyonculuğun ekonomik olarak kârlı bir uğraş olduğunu kanıtlamak E) Koleksiyonculuğun tarihsel kökenini aktarmak

Sözel Anlam · Paragraf

52. (I) Bir nehir üzerinden yapılan yük taşımacılığı, aynı miktarda yükün karayoluyla taşınmasına kıyasla genellikle daha düşük bir yakıt tüketimiyle gerçekleştirilir. (II) Nehir kıyısında kurulan restoranlar, yaz aylarında özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmektedir. (III) Tek bir mavnanın taşıyabileceği yük miktarı, onlarca kamyonun taşıdığı yüke eşdeğer olabilir. (IV) Ancak bu taşımacılık biçimi, nehrin su seviyesinin mevsimsel olarak değişmesinden doğrudan etkilenir ve kurak dönemlerde taşıma kapasitesi ciddi ölçüde düşebilir. (V) Bu nedenle nehir taşımacılığına dayanan bir lojistik planı, su seviyesi öngörülerini de hesaba katacak şekilde esnek kurulmalıdır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

53. (I) Ardından bölgeye uygun fidanlar seçilip dizildi. (II) Birkaç yıl sonra bu fidanlar gölgesinde çocukların oynadığı gür ağaçlara dönüştü. (III) Toprağın verimini artırmak için önce gübre serpildi. (IV) Belediye, boş bir arsayı küçük bir parka dönüştürmeye karar verdi. (V) Fidanlar düzenli aralıklarla toprağa yerleştirildi.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

54. Büyük kentlerin çoğunun altında, üstü kapatılmış dereler akar. Kent büyüdükçe bu dereler önce kanala alınmış, sonra üzerleri yolla örtülmüş ve haritalardan silinmiştir. Yağışın arttığı yıllarda ise bu unutulmuş dereler kendini hatırlatır; su, eski yatağını bulmak için en alçak sokakları doldurur. Bazı kentler artık bu dereleri yeniden açmayı, yol yerine kıyısında yürünen bir su yolu yapmayı tartışıyor. Bu tartışmanın altında, doğayı yenmenin değil onunla anlaşmanın daha ucuz olabileceği düşüncesi yatıyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Dereleri yeniden açan kentlerde sel sorununun tamamen bittiğine B) Derelerin yeniden açılmasının bir maliyet gerekçesine dayandırıldığına C) Kapatılmış derelerin sel sırasında etkisini gösterdiğine D) Bazı kentlerde derelerin yeniden açılmasının gündemde olduğuna E) Derelerin kentleşme sürecinde aşamalı olarak görünmez kılındığına

Sözel Anlam · Paragraf

55. Kumullar, sürekli yer değiştiren tepeleriyle bitkiler için en güç yaşam alanlarından biridir. Burada tutunabilen az sayıdaki tür, kumun üzerine örtüldüğünde gövdesini uzatarak yeniden yüzeye çıkabilir. Kökleri ise yatay olarak metrelerce yayılır; böylece hem kumu bir arada tutar hem de seyrek yağmurları geniş bir alandan toplar. Bu bitkiler olmasaydı rüzgâr kumu iç kesimlere taşır, tarım alanlarını örterdi. Kıyı yönetimlerinin bu türleri koruma altına alması, bir bitkiden çok, bir engeli korumak anlamına gelir.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

A) Kumul bitkilerinin yılın belirli aylarında çiçek açtığı B) Kumun üstünü örtmesinin bitkiyi tamamen yok etmediği C) Bitkilerin korunmasının tarım alanlarını da dolaylı olarak koruduğu D) Kumul bitkilerinin kumun taşınmasını engellediği E) Bu bitkilerin köklerinin yatay olarak yayıldığı

Sözel Anlam · Paragraf

56. (I) Bir çömlekçi, yeni bir vazo yapmadan önce çamuru hazırlar. (II) Çamurun içindeki hava kabarcıklarını çıkarmak için onu uzun süre yoğurur. (III) Şekillendirme bitince vazoyu gölgede yavaşça kurutur. (IV) Ardından çamuru çark üzerine yerleştirip şekil vermeye başlar. (V) Son olarak vazoyu fırında pişirerek dayanıklı hâle getirir.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I ve IV E) II ve V

Sözel Anlam · Paragraf

57. Şehrin gürültüsünden uzak bir tepede her ay bir araya gelen amatör gökyüzü gözlemcileri, teleskoplarını kurup gece boyunca nöbetleşe gözlem yapar. Grubun en deneyimli üyesi, yeni katılanlara önce yıldızları değil, gökyüzünün genel hareketini tanımayı öğretir. Ona göre «gökyüzü, sabırla okunması gereken yavaş bir kitaptır». Bu yüzden ilk gecelerde teleskop kullanımı yerine çıplak gözle gözlem yapılması istenir. Grup üyeleri, bulut örtüsü yüzünden çoğu ay en az bir gözlem gecesini iptal etmek zorunda kalır. Buna rağmen grup, on yılı aşkın süredir düzenli toplanmayı sürdürmüştür. Deneyimli üye, acele eden yeni üyelerin genellikle ilk aylarda hayal kırıklığına uğradığını söyler. Çünkü gökyüzündeki bir değişimi fark edebilmek, aynı bölgeyi defalarca gözlemlemeyi gerektirir. Grup, gözlemlerini ortak bir deftere kaydederek yıllar içinde küçük bir veri arşivi oluşturmuştur. Bu arşiv, zaman zaman üniversitedeki araştırmacılarla da paylaşılmaktadır. Deneyimli üyeye göre asıl öğrenilmesi gereken şey, gökyüzünü değil sabrı gözlemlemektir. Yeni üyelerden bazıları, birkaç ay sonra teleskopu bir kenara bırakıp yalnızca gözlemlemeyi tercih etmeye başlamıştır. Grup, her yılın sonunda bir araya gelip o yıl gözlemlenen en dikkat çekici olayı oylamayla seçer.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Yeni üyelerin bazen ilk aylarda hayal kırıklığı yaşadığı B) Grubun yıl sonunda dikkat çekici olayı oylamayla seçtiği C) Grubun kaç kişiden oluştuğu D) Grubun on yılı aşkın süredir toplandığı E) Grubun gözlemlerini bir deftere kaydettiği

Sözel Anlam · Paragraf

58. Film ile çekim yapan bir fotoğrafçı, dijital makineden farklı olarak çektiği kareyi anında göremez; bu da her pozlamayı daha dikkatli planlamasını gerektirir. Bir rulo film sınırlı sayıda kare taşıdığı için fotoğrafçı, ışığı, çerçeveyi ve anı tartmadan deklanşöre basmaz. Dijital makinelerde ise sonucu hemen görüp beğenmediği kareyi silip yeniden deneyebildiğinden, bu ön hazırlık refleksi büyük ölçüde zayıflamıştır. Yine de bazı fotoğrafçılar, disiplinlerini korumak amacıyla dijital makineyle çalışırken bile kendilerine önceden belirledikleri sınırlı bir kare hakkı tanır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Dijital fotoğrafçılık, film fotoğrafçılığının yerini tamamen almıştır B) Kare sayısının sınırlı olması fotoğraf kalitesini doğrudan düşürür C) Film makineleri dijital makinelerden teknik olarak üstündür D) Fotoğrafçıların büyük bölümü artık film makinesi kullanmamaktadır E) Çekim öncesi dikkatli planlama alışkanlığı, kullanılan makine türünden bağımsız olarak bilinçli bir tercihle sürdürülebilir

Sözel Anlam · Paragraf

59. Fermantasyon, mikroorganizmaların besinlerdeki şekerleri ve diğer bileşikleri parçalayarak yeni bileşikler oluşturmasına dayanan eski bir saklama yöntemidir. Bu süreçte ortaya çıkan asit ya da alkol, besinin bozulmasına yol açan zararlı mikroorganizmaların üremesini güçleştirir ve ürünün raf ömrünü uzatır. Ayrıca fermantasyon, besine ham hâlinde bulunmayan kendine özgü bir tat ve koku kazandırır. Farklı coğrafyalardaki topluluklar, kendi iklim ve ürünlerine uygun fermente besinler geliştirerek bu yöntemi kuşaklar boyunca aktarmıştır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Farklı toplulukların kendi koşullarına uygun fermente besinler geliştirdiğine B) Fermantasyonun besine kendine özgü bir tat ve koku kazandırdığına C) Fermente besinlerin üretim maliyetinin taze besinlere göre daha düşük olduğuna D) Mikroorganizmaların besindeki bileşikleri parçalayarak yeni bileşikler oluşturduğuna E) Oluşan asit ya da alkolün zararlı mikroorganizmaların üremesini güçleştirdiğine

Sözel Anlam · Paragraf

60. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.

Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.

Bu parçada altı çizili «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir eserin değeri, yalnızca sergilendiği müzeye bağlıdır B) Restorasyon, eserin fiziksel bütünlüğünü hiçbir zaman tam olarak sağlayamaz C) Restoratörler, eserlerin orijinal rengini her zaman kesin olarak bilir D) Bir eserin izlerini yok sayarak onarmak, o esere ait tarihsel bilgiyi de yok etmek anlamına gelir E) Eserler, restore edilmeden önce zaten değerlerini kaybetmiş sayılır

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

61. Uzmanlara göre kentteki yeşil alanların azalmasıyla birlikte hava kirliliği hızla ----; buna paralel olarak solunum yolu hastalıklarına yakalanan kişi sayısı da ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) artmıştır - azalmıştır B) azalmıştır - artmıştır C) artmıştır - artmıştır D) değişmemiştir - artmıştır E) azalmıştır - azalmıştır

Sözel Anlam · Paragraf

62. Eski bir sandalyeyi onarmak, çoğu zaman yenisini almaktan pahalıya gelir. Buna karşın bazı marangozlar bu işi hâlâ severek yapar. Onlara göre onarım, bir nesneyi kurtarmaktan çok, onu yapan ustanın kararlarını yeniden okumaktır: Neden bu bağlantıyı seçmiş, neden şu tahtayı ince bırakmış? Her onarım, geçmişteki bir ustayla sessiz bir konuşmadır. Yeni sandalye ise kimseyle konuşmaz.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eski eşyaların yenilerinden daha sağlam yapıldığı B) Marangozluğun kuşaktan kuşağa aktarılan bir meslek olduğu C) Onarımın maliyetinin yeni ürün fiyatına göre yüksek olduğu D) Onarımın, eski ustanın düşüncesiyle kurulan bir bağ olduğu E) Yeni ürünlerin tüketiciye onarım seçeneği sunmadığı

Sözel Anlam · Paragraf

63. (I) Camlarda biriken tuz kristallerini yumuşak bir bezle temizler. (II) Deniz feneri bakımcısı her sabah fenerin camlarını kontrol eder. (III) Ardından fenerin içindeki lambayı yanıp yanmadığını test eder. (IV) Lamba sönükse yedek ampulle değiştirir. (V) Akşam olduğunda fener, gemilere yol gösterecek şekilde otomatik yanar.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I ve III E) IV ve V

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

64. Uzun süredir bakımsız kalan bahçe, birkaç günlük emekle yeniden «canlandı». Bu cümlede «canlandı» sözcüğüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) eski değerine parasal olarak kavuşmak B) sahibine getirdiği yükten kurtulmak C) bakımsız durumunu olduğu gibi sürdürmek D) yeniden işler ve hareketli bir görünüme kavuşmak E) görünümünü tamamen başka bir hale sokmak

Sözel Mantık · Sözel Mantık

65. Bir yazarlık yarışmasında Ece, Deniz ve Kaan adlı üç yazardan her biri roman, şiir ve deneme türlerinden farklı birer eserle katılmıştır. Yarışma sonunda bu üç yazar 1., 2. ve 3. sırayı (her sıra farklı bir yazara ait olacak şekilde) almıştır.
- Roman türündeki eserin yazarı 1. olmamıştır.
- Deniz'in eseri şiir türünde değildir.
- Kaan 3. olmamıştır.
- Deniz 1. olmamıştır.
- 1. sırada olan yazarın eseri deneme türünde değildir.
- Kaan'ın eseri roman türünde değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?

A) Ece'nin eseri romandır. B) Deniz 3. olmuştur. C) Deniz'in eseri şiirdir. D) Ece 1. olmuştur. E) Kaan 1. olmuştur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

66. Ahmet, Berk, Cem, Derya, Ela ve Funda adlı altı kişi yuvarlak bir masada eşit aralıklarla oturmaktadır.
- Ahmet ile Berk yan yana oturmamaktadır.
- Cem, Derya'nın tam karşısında oturmaktadır.
- Funda, Cem'in yanında oturmaktadır.
- Berk, Ela'nın karşısında oturmamaktadır.
- Berk, Funda'nın yanında oturmamaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?

A) Ahmet, Cem'in yanında oturur. B) Funda, Cem'in yanında oturur. C) Berk, Ahmet'in karşısında oturur. D) Cem, Derya'nın karşısında oturur. E) Berk, Ela'nın yanında oturur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

67. Ahmet, Berk, Cem, Derya, Ela ve Funda adlı altı kişi yuvarlak bir masada eşit aralıklarla oturmaktadır.
- Ahmet ile Berk yan yana oturmamaktadır.
- Cem, Derya'nın tam karşısında oturmaktadır.
- Funda, Cem'in yanında oturmaktadır.
- Berk, Ela'nın karşısında oturmamaktadır.
- Berk, Funda'nın yanında oturmamaktadır.
Herkesin oturma düzeninin tam olarak belirlenebilmesi için, aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?

A) Ela, Cem'in yanında oturur. B) Berk, Derya'nın sağında oturur. C) Berk, Cem'in yanında oturur. D) Ela, Ahmet'in karşısında oturur. E) Derya, Ahmet'in sağında oturur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

68. Bir otoparkta yan yana sıralanmış 1, 2 ve 3 numaralı bölümlere Kırmızı, Mavi ve Beyaz renkli araçlardan birer tanesi park edecektir.
- Mavi araç, Kırmızı aracın bulunduğu bölümden bir küçük numaralı bölümdedir.
- Beyaz araç 1 numaralı bölümde değildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Mavi araç Beyaz'ın hemen solundaki bölümdedir B) Mavi araç 2 numaralı bölümdedir C) Kırmızı araç 3 numaralı bölümdedir D) Beyaz araç 3 numaralı bölümdedir E) Kırmızı araç 1 numaralı bölümdedir

Sözel Mantık · Sözel Mantık

69. Bir kütüphane rafında roman, tarih kitabı, ansiklopedi, sözlük ve atlas adlı beş kitap 1'den (en üst) 5'e (en alt) kadar numaralanmış beş ayrı rafa, her rafa bir kitap gelecek şekilde yerleştirilmiştir.
- Roman, tarih kitabının üstündedir.
- Ansiklopedi, romanın hemen altındadır.
- Sözlük en üstte değildir.
- Atlas, tarih kitabının altındadır.
- Sözlük en altta değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?

A) Atlas en altta yer alır. B) Roman en üstte yer alır. C) Ansiklopedi en üstte yer alır. D) Tarih, sözlüğün altındadır. E) Sözlük, ansiklopedinin hemen altındadır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

70. Bir banka gişesi önünde Aslı, Burak ve Cemre art arda sıra beklemektedir (1 numaralı sıradaki kişi gişeye en yakındır).
- Burak, Aslı'nın hemen ardından sıradadır.
- Cemre ilk sırada değildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Aslı son sıradadır B) Burak ilk sıradadır C) Aslı ikinci sıradadır D) Cemre üçüncü sıradadır E) Cemre, Burak'tan önce sıradadır

Cevap Anahtarı

1-B 2-C 3-D 4-A 5-D 6-E 7-E 8-E 9-A 10-D 11-B 12-E 13-C 14-C 15-E 16-C 17-C 18-E 19-C 20-C 21-E 22-A 23-C 24-B 25-C 26-C 27-D 28-A 29-B 30-A 31-A 32-C 33-D 34-A 35-A 36-C 37-C 38-E 39-B 40-B 41-B 42-A 43-D 44-B 45-D 46-A 47-B 48-A 49-B 50-E 51-A 52-B 53-A 54-A 55-A 56-C 57-C 58-E 59-C 60-D 61-C 62-D 63-A 64-D 65-C 66-A 67-B 68-D 69-C 70-D

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com