sekizgenacademy.com

Tam ALES Denemesi — Kısa (51 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 28.10.2026     51 soru 75 dakika

Çalışma Kağıdı

Tam ALES Denemesi — Kısa (51 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

51 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Temel Matematik · Köklü Sayılar

1. 27^(2/3) + 16^(3/4) - 32^(1/5) işleminin sonucu kaçtır?

A) 15 B) 19 C) 23 D) 24 E) 27

Temel Matematik · Oran-Orantı

2. a/b = b/c = 2/3 ve c - a = 35 olduğuna göre, b kaçtır?

A) 28 B) 42 C) 49 D) 54 E) 63

Temel Matematik · Bölme

3. A ve B pozitif tam sayılardır. A sayısının B'ye bölümünden bölüm 7, kalan 4'tür. A + B = 76 olduğuna göre A - B farkı kaçtır?

A) 49 B) 54 C) 58 D) 60 E) 63

Temel Matematik · İşlem ve Modüler Aritmetik

4. (15 x 22) mod 9 işleminin sonucu kaçtır?

A) 0 B) 3 C) 5 D) 6 E) 8

Temel Matematik · İşlem ve Modüler Aritmetik

5. 2^40 + 3^40 + 4^40 toplamının 7 ile bölümünden kalan kaçtır?

A) 0 B) 3 C) 4 D) 5 E) 6

Temel Matematik · Köklü Sayılar

6. 6/sqrt(3) + 12/sqrt(12) işleminin sonucu kaçtır?

A) 8sqrt(3) B) 6sqrt(3) C) 4sqrt(3) D) 2sqrt(3) E) 12sqrt(3)

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

7. Rakamları birbirinden farklı ve rakamları toplamı 9 olan üç basamaklı doğal sayılardan en büyüğü ile en küçüğünün farkı kaçtır?

A) 693 B) 702 C) 783 D) 792 E) 801

Temel Matematik · Köklü Sayılar

8. √7, 3, √8 sayılarının küçükten büyüğe sıralanışı nedir?

A) √8 < 3 < √7 B) 3 < √7 < √8 C) √8 < √7 < 3 D) √7 < √8 < 3 E) √7 < 3 < √8

Temel Matematik · Bölme

9. Bir bölme işleminde bölünen 250'den küçük, bölen 18 ve kalan 11'dir. Bölünen en çok kaç olabilir?

A) 209 B) 218 C) 227 D) 236 E) 245

Temel Matematik · Köklü Sayılar

10. Aşağıdaki sayılardan hangisi en büyüktür?

A) 3sqrt(2) B) 2sqrt(7) C) 5 D) 3sqrt(3) E) 4sqrt(2)

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

11. Usta bir işi tek başına 12 günde, çırak ise tek başına 24 günde bitirebilmektedir. İkisi birlikte 4 gün çalıştıktan sonra çırak ayrılmış, işin kalanını usta tek başına bitirmiştir. Ustaya günlük 500 TL, çırağa günlük 300 TL ödendiğine göre bu iş için toplam kaç TL ödeme yapılmıştır?

A) 5000 B) 5200 C) 5700 D) 6000 E) 6200

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

12. K1, K2, K3, K4 adlı dört kutunun kapasiteleri sırasıyla 4, 6, 10 ve 12 bilyedir. Bilyeler tek tek, kutulara K1, K2, K3, K4, K4, K3, K2, K1, K1, K2, K3, K4, … biçiminde gidiş-dönüş sırasıyla bırakılır; sırası gelen kutu doluysa o kutu atlanır ve sıradaki kutuya bırakılır. Buna göre, K2 kutusu dolduğu anda K4 kutusunda kaç bilye vardır?

A) 4 B) 6 C) 8 D) 10 E) 12

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

13. Bir süt toplama tankeri, fabrikadan çıkıp tek yol hattı üzerindeki köylere uğrayarak süt toplar ve fabrikaya döner. Köylerin fabrikaya uzaklığı A 3 km, B 6 km, C 9 km, D 12 km, E 16 km, F 20 km'dir ve hepsi aynı hat üzerindedir. Her sefer fabrikadan başlar, fabrikada biter; bir sefer birden çok köye uğrayabilir ve sefer boyunca alınan yol, uğranan en uzak köyün uzaklığının 2 katıdır. Bir köyün sütü tek seferde ve tamamı alınır, bölünemez; seferlerin sırası önemli değildir. Tankerin kapasitesi 10 tondur. Köylerdeki süt miktarları A 3 ton, B 5 ton, C 4 ton, D 6 ton, F 7 ton, E köyünde ise e ton süt vardır (e pozitif tam sayı). Tüm sütü toplamak için gereken en kısa toplam yol 90 km olduğuna göre, e kaçtır?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

14. Ali, 1'den 31'e kadar (31 dahil) doğal sayılar arasından bazı sayıları seçecektir. Seçtiği sayılar arasında toplamı 7'nin katı olan iki farklı sayı bulunmasının kesin olması için Ali en az kaç sayı seçmelidir?

A) 16 B) 17 C) 18 D) 19 E) 20

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Tablo ve Grafik Yorumlama

15. Bir sporcunun beş haftalık koşu mesafeleri şöyledir: 1. hafta 18 km, 2. hafta 22 km, 3. hafta 25 km, 4. hafta 20 km, 5. hafta 30 km. Bu sporcunun beş haftalık ortalama koşu mesafesi kaç km'dir?

A) 23 B) 24 C) 25 D) 26 E) 28

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

16. Bir şirkette çalışan K, L, M, N, O ve R adlı altı kişinin yetenekli olduğu alanlar şöyledir:
- K: Yazılım
- L: Tasarım
- M: Pazarlama
- N: Analiz
- O: Yazılım, Analiz
- R: Tasarım, Pazarlama
Yazılım, Tasarım, Pazarlama ve Analiz alanlarının tümünü kapsayan EN AZ sayıda kişiden oluşan bir takım kurulacaktır (bir kişi birden fazla alanı karşılayabilir). Bu en küçük büyüklükteki takımın 2 kişiden oluşabildiği bilinmektedir. Buna göre, bu koşulu sağlayan kaç farklı 2 kişilik takım kurulabilir?

A) 0 B) 1 C) 2 D) 3 E) 4

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

17. Tuz oranı %15 olan 40 kg tuzlu su ile tuz oranı %30 olan 20 kg tuzlu su karıştırılıyor. Elde edilen karışımın tuz oranının %25 olması için karışıma kaç kg tuz eklenmelidir?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

18. İki kardeşin bugünkü yaşları toplamı 27, yaşları farkı 5'tir. Buna göre büyük kardeş 4 yıl sonra kaç yaşında olur?

A) 16 B) 18 C) 20 D) 22 E) 24

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

19. 5 haneli bir kilit şifresi, 0, 1, 2, 3, 4 rakamlarıyla oluşturulmaktadır (rakamlar tekrar edebilir). Şifrenin ilk rakamı 0 değildir ve yan yana duran her iki rakamın farkı (mutlak değerce) en az 2'dir. Buna göre, kaç farklı şifre oluşturulabilir?

A) 100 B) 120 C) 140 D) 184 E) 210

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

20. 15 satır ve 15 sütundan oluşan bir tablonun hücrelerine 1'den 225'e kadar sayılar şu kurala göre yazılmıştır: 1 sayısı 1. satırın 1. sütunundaki hücreye yazılır; sonra sayılar sırayla ve saat yönünde (önce sağa, tablonun kenarına gelince aşağı, sonra sola, sonra yukarı) tablonun dış çerçevesinden içe doğru kıvrılarak, önceden yazılmış hücreye ya da tablonun kenarına gelindiğinde yön değiştirilerek devam edilir. Buna göre, 150 sayısının bulunduğu hücrenin satır numarası ile sütun numarasının toplamı kaçtır?

A) 13 B) 14 C) 15 D) 16 E) 18

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Tablo ve Grafik Yorumlama

21. Bir kırtasiyenin üç üründeki aylık satış adetleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Ürün | Ocak | Şubat | Mart
Kalem | 120 | 150 | 180
Defter | 200 | 160 | 240
Silgi | 100 | 150 | 200
Buna göre, Şubat ayında satış adedi Ocak ayına göre en yüksek oranda artan ürünün artış yüzdesi kaçtır?

A) 20 B) 25 C) 40 D) 50 E) 60

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

22. a ve b tam sayıları için a ⊕ b = a·b − (a + b) olarak tanımlanıyor. Buna göre, (3 ⊕ 4) ⊕ x = 11 eşitliğini sağlayan x kaçtır?

A) 2 B) 3 C) 4 D) 5 E) 6

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

23. Bir araç 240 km'lik yolu 4 saatte almaktadır. Aynı hızla giderse 360 km'yi kaç saatte alır?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

24. 5 kişi (A, B, C, D, E) soldan sağa bir sırada oturmaktadır. A en solda oturmaktadır. E, A'nın hemen sağında oturmaktadır. Kalan üç kişiden B, D'nin solunda ama C'nin sağında oturmaktadır. Buna göre en sağda kim oturmaktadır?

A) B B) A C) E D) C E) D

Geometri · Çember ve Daire

25. O merkezli çemberde A ve B noktaları çember üzerindedir. Büyük yay üzerinde alınan C noktası için m(AOB) = (5x − 20) derece ve m(ACB) = (x + 20) derecedir. Buna göre m(OAB) kaç derecedir?

A) 100° B) 60° C) 65° D) 80° E) 50°

Geometri · Üçgenler

26. ABC üçgeninde [DE] // [BC] olacak şekilde D noktası [AB] üzerinde, E noktası [AC] üzerinde alınmıştır. |AD| = 6 cm, |DB| = 4 cm'dir. ADE üçgeninin alanı 45 cm² olduğuna göre, DBCE dörtgeninin alanı kaç cm²'dir?

A) 30 cm² B) 70 cm² C) 54 cm² D) 125 cm² E) 80 cm²

Sözel Anlam · Paragraf

27. Deprem denince akla çoğunlukla zeminin sarsılması gelir; oysa can kaybını belirleyen şey, sarsıntının kendisinden çok binaların o sarsıntıya nasıl yanıt verdiğidir. Aynı büyüklükteki iki depremin birinde az, ötekinde çok kayıp yaşanmasının nedeni çoğunlukla yapı denetiminin ve işçilik kalitesinin farkıdır. Ne var ki denetim, ancak toplum onu bir külfet olarak değil bir güvence olarak gördüğünde sürdürülebilir hâle gelir. Bu fark, yapı sahibinin gösterdiği özenle ve denetimin ne kadar ciddiye alındığıyla birlikte, yıllar içinde bir alışkanlığa dönüşür. Kural koymak kolaydır; zor olan, ev sahibinin kapıdaki denetçiyi düşman değil ortak saymasını sağlamaktır. Bu nedenle yapı güvenliği, mühendislikten önce bir kültür meselesidir.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Sarsıntının büyüklüğü, kayıpların miktarını tek başına belirlemez B) Denetçiye yönelik güven, yapı güvenliğinin kültürel yönünü oluşturur C) Kuralların sıkılaştırılması, yapılar arasındaki kalite farkını tümüyle ortadan kaldırır D) Aynı büyüklükteki depremlerin yol açtığı kayıplar birbirinden farklı olabilir E) Yapı denetiminin sürmesi, toplumun onu benimsemesine bağlıdır

Sözel Anlam · Paragraf

28. (I) Çiftçi, tarlasına damla sulama sistemi kurmaya karar verdi. (II) Ana boruyu su kaynağına bağlayıp tarlanın kenarına döşedi. (III) Geçen yıl bölgede yağışlar mevsim normallerinin altında kalmıştı. (IV) Her sıraya küçük delikli hortumlar yerleştirerek suyun köklere ulaşmasını sağladı. (V) Sistem çalışmaya başladığında su israfı belirgin biçimde azaldı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

29. Apartmanlarda uzun süre oturan komşular arasında, hiç konuşulmasa bile zamanla bir tür sessiz tanışıklık oluşur; asansörde karşılaşıldığında baş sallamak, merdivende yer açmak gibi küçük jestler bu tanışıklığın göstergesidir. Bu jestler, yakın bir dostluk kurmaz ama günlük yaşamı gerilimsiz kılan bir güven ortamı sağlar. Araştırmalar, bu küçük sosyal temasların eksikliğinde, aynı binada yaşayan kişilerin birbirine karşı daha mesafeli ve tedirgin davrandığını göstermektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Asansörde baş sallamak gibi jestler zamanla anlamını tamamen yitirir B) Günlük hayattaki küçük sosyal jestlerin eksikliği, komşular arası güven ortamını zayıflatabilir C) Aynı binada yaşayan herkes birbiriyle mutlaka konuşmak zorundadır D) Komşular arasındaki sessiz tanışıklık mutlaka yakın bir dostluğa dönüşür E) Küçük sosyal temaslar günlük yaşamın geriliminde hiçbir rol oynamaz

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

30. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?

A) Sınavdan önce notlarını bir kez daha gözden geçirmek için kütüphaneye gitti B) Çok çalıştığı için başarılı oldu C) Hava kararınca sokak lambaları yandı D) Bütçe yetmediği için gezi ertelendi E) Yorgun olduğu için erken uyudu

Sözel Anlam · Paragraf

31. Şehir müzesinin bodrum katındaki restorasyon atölyesi, yıllar içinde hasar görmüş tabloları ve heykelleri özgün hâline yaklaştırmaya çalışır. Atölyenin başındaki restoratöre göre bir eseri onarmak, onu yeniden boyamak değil, kaybolan izleri saygıyla tamamlamaktır. Restoratör, hangi rengin özgün olduğuna karar veremediği noktalarda boyamayı tamamlamak yerine o bölgeyi bilinçli olarak yarım bırakır. Ona göre «bir eserin geçmişini gizlemek, onu ikinci kez kaybetmektir». Bu ilke gereği restorasyon atölyesinde hiçbir onarım, orijinal malzemenin üzerini tamamen örtecek şekilde yapılmaz. Restoratör, çıraklarına ilk öğrettiği kuralın "emin değilsen dokunma" olduğunu söyler. Bazı eserlerin onarımı, tek bir santimetrekarelik alan için haftalarca sürebilir. Atölyede kullanılan malzemelerin çoğu, eserin yapıldığı döneme uygun olacak şekilde özel olarak hazırlanır.

Müze yönetimi, son yıllarda restorasyon sürecini ziyaretçilerden gizlemek yerine camlı bir bölmeyle sergilemeye başlamıştır. Bu değişiklik ilk başta restoratörü rahatsız etmiş, çünkü çalışırken izlenmek ona yabancı gelmiştir. Zamanla restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi işine bakış açısını da zenginleştirdiğini fark etmiştir. Müzeye gelen çocuklar, restorasyonu izleyerek eserlerin "hazır" değil "hâlâ yaşayan" nesneler olduğunu öğrenmeye başlamıştır. Müze yönetimi, bu uygulamanın ziyaretçi sayısını da belirgin biçimde artırdığını belirtmiştir. Restoratöre göre asıl kazanç ziyaretçi sayısı değil, insanların bir eserin arkasındaki emeği fark etmesidir. Müze, önümüzdeki yıl restorasyon sürecini konu alan küçük bir belgesel hazırlamayı planlamaktadır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Restorasyon sürecinin halka açılması, ziyaretçi sayısını artırmıştır B) Müze, restorasyon atölyesini gelecekte tamamen ziyarete kapatmayı planlamaktadır C) Restoratör, başlangıçta çalışırken izlenmekten rahatsızlık duymuştur D) Restoratöre göre bir eseri onarmanın asıl amacı, onu yeniden boyamak değildir E) Restoratör, ziyaretçilerin sorularının kendi bakış açısını zenginleştirdiğini fark etmiştir

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

32. Başından geçen küçük bir olaya kendi hayal gücünden bir sürü ayrıntı «kattığı» için kimse ona inanmıyordu.
Bu cümlede «kattığı» sözcüğü, cümleye aşağıdakilerden hangisini katmıştır?

A) Anlatıya başkalarının görüşlerini de dâhil ettiğini B) Gerçekte olmayan ayrıntıları ekleyerek olayı büyüttüğünü C) Olayı baştan sona özetleyip kısalttığını D) Olayı eksiksiz ve olduğu gibi aktardığını E) Olayın bazı bölümlerini bilerek gizlediğini

Sözel Anlam · Paragraf

33. Meydandaki yüz yıllık saat kulesi, geçen kış fırtınada hasar görünce belediye onu tamamen yenilemeyi planlamıştı. Ancak kentin en yaşlı ustası, kulenin yalnızca bozulan parçalarının değiştirilmesini, geri kalanının olduğu gibi korunmasını önerdi. Ustaya göre «bir kule, taşıdığı yıllarla birlikte konuşur; her çizik bir cümledir». Belediye başkanı önce bu öneriye şüpheyle yaklaştı çünkü tam yenileme daha hızlı ve ucuz görünüyordu. Usta, kulenin yüzeyindeki her izin, kentin geçmişinde yaşanmış bir olayla ilişkili olduğunu anlattı. Örneğin kulenin kuzey yüzündeki eski bir çatlak, elli yıl önceki büyük depremden kalmaydı. Bu ayrıntılar, meydanda büyüyen genç kuşağın çoğu tarafından bilinmiyordu. Usta, onarım sürecini halka açık yürütmeyi önerdi ki herkes kulenin hikâyesine tanık olsun. Belediye bu öneriyi kabul etti ve onarım, hafta sonları ziyarete açık bir atölye şeklinde yürütüldü. Süreç boyunca yaşlı sakinler, gençlere kuleyle ilgili hatıralarını anlattı. Onarım tamamlandığında kule, eskisinden daha parlak görünmüyordu ama daha çok kişi tarafından tanınır hâle gelmişti. Usta, bu sonucu beklediğini, çünkü amacın kuleyi yeni göstermek değil kuleyi hatırlanır kılmak olduğunu söyledi. Belediye başkanı, sürecin sonunda ustaya hak verdiğini açıkça belirtti.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Belediyeler, tarihi yapıların onarımını her zaman ustalara bırakmalıdır B) Gençler, geçmişe dair hikâyelerle hiç ilgilenmez C) Saat kuleleri, kentlerin en pahalı yapılarıdır D) Eski bir yapının izlerini korumak, onu toplumsal hafızanın bir parçası hâline getirebilir E) Bir yapının yenilenmesi, her zaman eskisinden daha değerli bir sonuç doğurur

Sözel Anlam · Paragraf

34. Sırlı seramik üretiminde en belirsiz aşama fırınlamadır. Sırın rengi, hamurun üzerine sürüldüğü anda değil, fırındaki ısı ve oksijen miktarına göre pişme sırasında belirir. Aynı reçeteyle hazırlanan iki sır, fırının farklı köşelerinde bambaşka tonlar verebilir. Bu yüzden deneyimli seramikçiler, her fırınlamada birkaç deneme parçasını raflara dağıtarak fırının davranışını kaydeder. Yıllar içinde biriken bu kayıtlar, ustanın fırınını neredeyse bir canlı gibi tanımasını sağlar.

Bu parçada sırlı seramik üretimiyle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Fırınlama kayıtlarının yıllar içinde biriktiğine B) Sır reçetelerinin hangi maddelerden hazırlandığına C) Aynı sırın farklı konumlarda farklı tonlar verebildiğine D) Fırındaki oksijen miktarının rengi etkilediğine E) Deneme parçalarının fırının çeşitli yerlerine yerleştirildiğine

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

35. Dağcılar, uzun yürüyüşün sonunda «el değmemiş» bir yaylaya ulaştı.

Bu cümlede altı çizili söz öbeği, yaylaya aşağıdakilerden hangisini katmaktadır?

A) Sahibinin belli olduğu B) Doğal hâlini koruduğu C) Yakın zamanda onarıldığı D) Ekonomik değerinin yüksek olduğu E) Çok kalabalık olduğu

Sözel Anlam · Paragraf

36. Film ile çekim yapan bir fotoğrafçı, dijital makineden farklı olarak çektiği kareyi anında göremez; bu da her pozlamayı daha dikkatli planlamasını gerektirir. Bir rulo film sınırlı sayıda kare taşıdığı için fotoğrafçı, ışığı, çerçeveyi ve anı tartmadan deklanşöre basmaz. Dijital makinelerde ise sonucu hemen görüp beğenmediği kareyi silip yeniden deneyebildiğinden, bu ön hazırlık refleksi büyük ölçüde zayıflamıştır. Yine de bazı fotoğrafçılar, disiplinlerini korumak amacıyla dijital makineyle çalışırken bile kendilerine önceden belirledikleri sınırlı bir kare hakkı tanır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Dijital fotoğrafçılık, film fotoğrafçılığının yerini tamamen almıştır B) Kare sayısının sınırlı olması fotoğraf kalitesini doğrudan düşürür C) Film makineleri dijital makinelerden teknik olarak üstündür D) Fotoğrafçıların büyük bölümü artık film makinesi kullanmamaktadır E) Çekim öncesi dikkatli planlama alışkanlığı, kullanılan makine türünden bağımsız olarak bilinçli bir tercihle sürdürülebilir

Sözel Anlam · Paragraf

37. Çıplak gözle yıldız gözlemi, teleskopla yapılan gözlemden farklı bir disiplin gerektirir. Gözlemci, ışık kirliliğinden uzak bir noktada gözünü karanlığa alıştırmak için en az yirmi dakika beklemeli, bu süre boyunca parlak ışık kaynaklarına bakmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca gökyüzündeki referans yıldız kümelerini önceden tanımak, aranan gezegeni ya da takımyıldızı bulmayı kolaylaştırır. Bulutsuz ama aysız geceler, yıldızların en net göründüğü zaman dilimidir; dolunay civarında ise gökyüzünün parlaklığı birçok sönük cismi gözden kaybettirir.

Bu parçadan hangisi kesinlikle çıkarılamaz?

A) Teleskopla yapılan gözlemler çıplak gözle yapılan gözlemlerden daha güvenilir sonuç verir B) Bulutsuz ve aysız geceler gözlem için elverişlidir C) Gözün karanlığa alışması belirli bir süre gerektirir D) Referans yıldız kümelerini tanımak, hedef cismi bulmayı kolaylaştırır E) Ay ışığı, sönük gök cisimlerinin görülmesini zorlaştırabilir

Sözel Anlam · Paragraf

38. Kuru taş duvar ustası, taşları harçsız üst üste dizerken en çok yatay düşünür. Yeni başlayanlar yüksekliği öne çıkarır, taşların göze güzel görünen yüzlerini dışarı çevirerek sıralar; usta ise her sıranın alt sıradaki derzleri örtmesine, taşların uzun yüzünün duvarın içine doğru uzanmasına bakar. Çünkü harç olmadığı için duvarı ayakta tutan, tek tek taşların sağlamlığı değil, taşların birbirine yüklediği ağırlıktır. Sağlam görünen taşlarla örülmüş ama derzleri üst üste gelen bir sıra, bu yüzden ilk yağmurda gevşer. «Bu duvarda her taş hem taşır hem taşınır.» Bu yüzden iyi bir duvar, en kusurlu taşını bile gizlemez; ona da bir görev verir.

Parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) En ağır taşlar, duvarın alt sıralarına yerleştirilmelidir. B) Usta işi bir duvarda hiçbir taşın görünür kusuru bulunmaz. C) Her taş, kendinden daha güçlü bir taşa yaslanmak zorundadır. D) Yapının dayanıklılığı, parçaların birbirinin yükünü paylaşmasına bağlıdır. E) Duvardaki taşların görevleri, ağırlıklarına göre önceden belirlenmiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

39. Eski bir liman kentinin kütüphanesi, kitapların dışarı çıkarılmasına asla izin vermezdi. Bu kural yüzyıllarca yakınmayla karşılandı; okurlar kitabı yanında götürmek isterdi. Sonra bir yangın, kentin evlerindeki bütün kitapları kül etti; kütüphane taş bina olduğundan içindekiler kurtuldu. Kural, o güne kadar bir engel gibi görünürken bir anda kentin belleğini koruyan tek şey oldu. Bir kısıtlamanın değeri, çoğu zaman onun neyi önlediği görülmeden anlaşılmaz.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bazı kuralların yararının ancak kötü bir olay yaşandığında görülebildiği B) Okurların kısıtlayıcı kütüphane kurallarını sürekli çiğnediği C) Yangınların eski liman kentlerinde sıklıkla yaşandığı D) Kütüphanelerin kent belleğini koruyan başlıca kurumlar olduğu E) Taş binaların ahşap yapılardan her zaman daha güvenli olduğu

Sözel Anlam · Paragraf

40. Açık hava müzelerinde eski bir köy evi, tarlasından koparılıp bir bahçeye taşındığında ziyaretçiye çoğu kez kusursuz görünür: duvarlar onarılmış, avlu süpürülmüş, eşyalar yerli yerinde durur. Ziyaretçiler ise çoğunlukla bu görüntüyü sorgulamadan kabul eder; çünkü karşılarında yıpranmış değil, özenle sahnelenmiş bir geçmiş vardır. Kimse evin ne zaman, hangi koşullarda eskidiğini sormaz. Bu temizlik bir yandan korumanın başarısıdır; bir yandan da evin gerçekte nasıl yaşandığını örttüğü için bir kayıptır. Gerçek köy evinde kış için dizilen odunun, duvardaki isin, çocukların bıraktığı izlerin yeri vardır. Müzeler ziyaretçiyi bu izlerden mahrum bıraktığında, geçmişi hoş bir dekora çevirme riskini göze almış olur.

Bu parçada yazarın açık hava müzelerine yönelik tutumu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Korumadaki başarıyı kabul etmekle birlikte, yaşanmışlık izlerinin silinmesinden kaygı duymaktadır B) Temizliğin ziyaretçide hoş bir izlenim bırakması nedeniyle sürdürülmesini istemektedir C) Köy evlerinin yalnızca bulundukları yerde korunabileceğini öne sürmektedir D) Müzelerin geçmişi dekora çevirmeyi bilinçli olarak amaçladığını ileri sürmektedir E) Evlerin yerinden taşınmasını, korumanın en doğru yolu olarak savunmaktadır

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

41. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde «ağır» sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) Kalın demir levhalar çok ağır olduğundan vinçle kaldırıldı. B) Salondaki ağır hava, konuşanların neşesini kırdı. C) Bavul ağır olduğu için görevli ek ücret istedi. D) Taşıyıcı, ağır çuvalı omzuna alıp depoya yürüdü. E) Ağır çelik kapı, tek kişinin gücüyle açılamadı.

Sözel Anlam · Paragraf

42. Her sonbaharda binlerce kilometre öteye göç eden turna sürüleri, rotalarını doğuştan değil, deneyimli bireylerden öğrenerek belirler. Sürüde en önde uçan kuşlar genellikle en yaşlı ve en tecrübeli bireylerdendir. Araştırmacılara göre «bir turna sürüsü, kanatlarıyla değil hafızasıyla yol alır». Genç kuşlar ilk göçlerinde yalnızca izler, rotayı ezberlemeye çalışmaz. Ancak birkaç göç mevsimi geçtikten sonra aynı genç kuşlar, rotanın büyük bölümünü kendi başlarına hatırlayabilir hâle gelir. Bilim insanları, sürüden ayrılıp insan eliyle yetiştirilen turnaların rotayı hiç öğrenemediğini gözlemlemiştir. Bu durum, rotanın genetik değil sosyal bir bilgi olduğunu göstermektedir. Sürüdeki en yaşlı birey öldüğünde, rotanın bir kısmı bazen sürüyle birlikte kaybolabilmektedir. Bu yüzden bazı araştırma grupları, yaşlı turnaların rotalarını insan yapımı uçan araçlarla gençlere öğretmeyi denemiştir. Bu yöntem, özellikle rotasını tamamen kaybetmiş küçük sürülerde başarılı sonuçlar vermiştir. Araştırmacılar, bu yöntemin doğal öğrenmenin yerini almadığını, yalnızca acil durumlarda kullanıldığını vurgular. Turnaların rotayı öğrenme süreci, insan dilinin kuşaktan kuşağa aktarılmasına sıkça benzetilir. Araştırmacılara göre bu benzerlik, göçün yalnızca fiziksel değil aynı zamanda kültürel bir olgu olduğunu düşündürmektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Turna sürülerindeki rota bilgisinin aktarımı, insan dilinin kuşaklar arası aktarımına benzetilebilir B) Sürüdeki her birey, aynı oranda rota bilgisine sahiptir C) Turnaların göç rotası, kalıtım yoluyla nesilden nesile geçmektedir D) Yapay öğretim yöntemleri, doğal öğrenmenin yerini tamamen almıştır E) Genç turnalar, rotayı ilk göçte tam olarak öğrenmiş sayılır

Sözel Anlam · Paragraf

43. Sahaf dükkânlarında raflar alfabeye ya da türe göre değil, çoğu zaman sahibinin hafızasına göre dizilir. Yeni gelen bir müşteri bunu karmaşa sanar; ama düzenli müşteri, aradığı kitabı sorduğunda sahibinin onu raftan tereddütsüzce çektiğini görür. Sahibi, bir kitabın hangi evden, hangi mirastan ya da hangi yıl geldiğini bile anlatabilir; bu anlatılar fiyatı değil, kitabın değerini belirler. Dükkânın kataloğu yoktur; çünkü sahaf için «kitapların yerini bilmek» yalnızca bir envanter becerisi değil, her kitapla kurulan ilişkiyi hatırlamak demektir. Bu nedenle böyle bir dükkânı yeniden düzene sokmak, görünürdeki kargaşayı gidermekten çok sahibinin birikimini dağıtmak olabilir.

Bu parçadaki «kitapların yerini bilmek» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her kitapla kurulan ilişkiyi de kapsayan kişisel bir birikime sahip olmak B) Dükkândaki tüm kitapların eksiksiz bir katalogunu tutabilmek C) Yeni gelen müşterileri doğru rafa yönlendirebilmek D) Raflardaki kitapları alfabetik sıraya göre ezbere söyleyebilmek E) Müşterinin aradığı kitabın dükkânda bulunup bulunmadığını söyleyebilmek

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

44. Heykeltıraş, kaba taşın köşelerini «yonta yonta» ince bir yüze dönüştürdü.
Bu cümledeki «yonta yonta» tekrarı, cümleye aşağıdakilerden hangisini katmıştır?

A) İşin sonunda başarısızlıkla sonuçlandığını B) İşin birden fazla kişi tarafından yapıldığını C) İşin çok kısa sürede ve aceleyle bitirildiğini D) İşin sabırla, küçük müdahalelerle ve tekrar tekrar yapıldığını E) İşin yalnızca bir kez ve rastgele yapıldığını

Sözel Anlam · Paragraf

45. (I) Bir binanın cephesinde kullanılan malzeme, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda o bölgenin iklim koşullarına verilen bir yanıttır. (II) Şehir merkezlerindeki konut fiyatları, ulaşım ağlarına yakınlıkla doğru orantılı biçimde artmaktadır. (III) Sıcak ve kurak bölgelerde kalın duvarlar, gün içindeki sıcaklık farkını geciktirerek iç mekânı serin tutar. (IV) Nemli ve yağışlı bölgelerde ise çatı eğimi artırılarak suyun hızla tahliye edilmesi hedeflenir. (V) Böylece bir yapının dış görünüşü incelendiğinde, çoğu zaman inşa edildiği coğrafyanın izlerini de okumak mümkündür.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

46. (I) Son olarak nalı ata özenle çakarak işini tamamladı. (II) Örsün üzerinde çubuğu dövüp at ayağı biçimine soktu. (III) Nalı soğuk suya daldırarak sertleştirdi. (IV) Köy demircisi, atların ayaklarına uygun nal hazırlamak için ocağı yaktı. (V) Demir çubuğu kor hâline gelene dek ısıttı.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

47. (I) Ahşap gemi yapımında kaburga adı verilen kavisli parçalar, geminin gövdesine biçim verir ve yükün büyük kısmını omurgaya aktarır. (II) Ustalar bu parçalar için doğal olarak eğri büyümüş dalları seçer, çünkü bu dallarda lifler kıvrım boyunca kesintisiz uzanır ve bükülme sırasında zorlanmaz. (III) Ahşap gemilerin boyaları, yüzyıllar içinde bölgeden bölgeye değişen, daha dayanıklı karışımlara dönüşmüştür. (IV) Düz bir tahtadan oyularak elde edilen eğri parçada ise lifler kesilir ve parça yük altında ilk orada çatlar. (V) Bu nedenle tersanelerde dalın şekli, tasarımdan önce gelen bir ölçüttür.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Mantık · Sözel Mantık

48. Bir bisiklet turunda grup, Kale, Çeşme, Göl, Köprü, Mağara ve Değirmen olmak üzere altı noktada birer kez mola verecektir. Molalar art arda ve her seferinde yalnızca bir noktada olacak biçimde 1'den 6'ya kadar sıralanmıştır. Rotayla ilgili bilgiler şunlardır:
- Kale'deki mola, Göl'deki moladan daha önce (hemen önce olması gerekmez) verilecektir.
- Köprü'deki mola, Göl'deki moladan daha önce (hemen önce olması gerekmez) verilecektir.
- Çeşme ile Köprü'deki molalar art arda verilecektir.
- Mağara'daki mola, Çeşme'deki moladan daha sonra verilecektir.
- Değirmen'deki mola ne ilk ne de son moladır; ayrıca Göl'deki moladan daha önce verilecektir.
- Kale ile Mağara'daki molaların arasında en az iki mola vardır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Mağara'daki mola 3. moladır B) Çeşme'deki mola 5. moladır C) Göl'deki mola 4. moladır D) Kale'deki mola 3. moladır E) Değirmen'deki mola 3. moladır

Sözel Mantık · Sözel Mantık

49. Bir okul gezisine katılan Arda, Bora ve Cem (7. sınıf öğrencileri) ile Deniz, Ece ve Faruk (8. sınıf öğrencileri), Selma, Tarık ve Ufuk adlı üç rehberin gruplarına ikişer kişi olarak dağıtılmıştır. Dağıtımla ilgili bilgiler şunlardır:
- Her rehberin grubunda bir 7. sınıf ve bir 8. sınıf öğrencisi vardır.
- Arda ile Ece aynı grupta değildir.
- Cem ile Faruk aynı grupta değildir.
- Bora, Selma'nın grubunda değildir.
- Ayrıca Deniz, Bora ile aynı gruptadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Ece, Ufuk'un grubundadır B) Cem ile Ece farklı gruplardadır C) Arda ile Faruk farklı gruplardadır D) Faruk, Bora ile aynı gruptadır E) Deniz, Selma'nın grubundadır

Sözel Mantık · Sözel Mantık

50. Bir okulda Pazartesi'den Cuma'ya kadar her gün yalnız bir ders yapılmakta; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Edebiyat derslerinin her biri haftada bir kez, farklı günlerde, sabah ya da öğleden sonra diliminden birinde okutulmaktadır. Program için şunlar bilinmektedir:
- Matematik, Fizik'ten daha önceki bir gündedir.
- Kimya, Çarşamba ya da daha sonraki bir gündedir ve öğleden sonra diliminde okutulur.
- Biyoloji ile Edebiyat'ın günleri arasında tam bir gün vardır.
- Biyoloji ile Edebiyat aynı dilimdedir.
- Haftada tam olarak iki ders öğleden sonra diliminde yapılmaktadır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Biyoloji sabah dilimindedir B) Matematik sabah dilimindedir C) Fizik öğleden sonra dilimindedir D) Edebiyat Çarşamba günüdür E) Kimya Cuma günüdür

Sözel Mantık · Sözel Mantık

51. Bir el sanatları kooperatifi; sabun, mum, kilim, seramik, takı ve dokuma olmak üzere altı ürününü Salı, Perşembe ve Cumartesi günlerinde müşterilere teslim edecektir. Her teslim gününde tam iki ürün teslim edilecek, her ürün yalnızca bir günde teslim edilecektir. Takvimle ilgili bilgiler şunlardır:
- Sabun ile mum aynı gün teslim edilir.
- Kilim ile seramik farklı günlerde teslim edilir.
- Takı, kilimden önceki bir günde teslim edilir.
- Dokuma, Salı günü teslim edilmez.
- Seramik, sabundan sonraki bir günde teslim edilir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Mum, seramikten sonra teslim edilir B) Kilim, sabunla aynı gün teslim edilir C) Dokuma ile takı aynı gün teslim edilir D) Takı ile seramik aynı gün teslim edilir E) Dokuma, seramikten önce teslim edilir

Cevap Anahtarı

1-A 2-B 3-C 4-D 5-B 6-C 7-B 8-D 9-E 10-E 11-E 12-B 13-A 14-B 15-A 16-B 17-D 18-C 19-C 20-A 21-D 22-C 23-C 24-E 25-E 26-E 27-C 28-C 29-B 30-A 31-B 32-B 33-D 34-B 35-B 36-E 37-A 38-D 39-A 40-A 41-B 42-A 43-A 44-D 45-B 46-C 47-C 48-D 49-A 50-A 51-D

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com