sekizgenacademy.com

Tam ALES Denemesi — Gerçek (100 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     100 soru 150 dakika

Çalışma Kağıdı

Tam ALES Denemesi — Gerçek (100 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

100 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Temel Matematik · Üslü Sayılar

1. 2^3 x 5^3 işleminin sonucu kaçtır?

A) 15 B) 30 C) 125 D) 900 E) 1000

Temel Matematik · Üslü Sayılar

2. (3^2)^3 işleminin sonucu kaçtır?

A) 18 B) 81 C) 216 D) 512 E) 729

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

3. İki basamaklı doğal sayılardan kaç tanesi 6'nın tam katıdır?

A) 14 B) 15 C) 16 D) 17 E) 18

Temel Matematik · Çarpanlara Ayırma

4. x^2 - 5x + 6 ifadesi (x-a)(x-b) biçiminde çarpanlarına ayrıldığına göre a + b kaçtır?

A) 5 B) 6 C) 7 D) 8 E) 9

Temel Matematik · Üslü Sayılar

5. 2^(x+1) = 64 olduğuna göre x kaçtır?

A) 3 B) 4 C) 5 D) 6 E) 7

Temel Matematik · Eşitsizlikler

6. x > 2 ve x <= 7 eşitsizliklerini birlikte sağlayan kaç tam sayı vardır?

A) 3 B) 4 C) 5 D) 6 E) 7

Temel Matematik · Köklü Sayılar

7. √72 ifadesinin en sade hâli nedir?

A) 3√8 B) 8√9 C) 2√18 D) 6√2 E) 6√12

Temel Matematik · Rasyonel Sayılar

8. -3/4 - (-1/2) işleminin sonucu kaçtır?

A) -1/4 B) -5/4 C) 5/4 D) -1/2 E) 1/4

Temel Matematik · Faktöriyel

9. (n+2)! / n! ifadesinin sadeleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?

A) n+2 B) (n+2)(n+1) C) n^2+2 D) 2n+2 E) n+1

Temel Matematik · Köklü Sayılar

10. 3/√3 ifadesinin rasyonelleştirilmiş (paydası kökten arındırılmış) hâli nedir?

A) 3√3 B) √3/3 C) √3 D) 1/√3 E) 3

Temel Matematik · Eşitsizlikler

11. 3x - 7 < 11 eşitsizliğinin çözüm kümesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) x<=6 B) x<6 C) x<-6 D) x>6 E) x>-6

Temel Matematik · Çarpanlara Ayırma

12. x − y = 3 ve x·y = 10 olduğuna göre x^3 − y^3 kaçtır?

A) 27 B) 57 C) 87 D) 117 E) 147

Temel Matematik · Köklü Sayılar

13. √(x+3) = 4 denklemine göre x kaçtır?

A) 1 B) 7 C) 13 D) 16 E) 19

Temel Matematik · Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

14. -3, |-5|, -(-2), 0, -|4| sayılarından en büyüğü hangisidir?

A) 0 B) -3 C) -(-2) D) |-5| E) -|4|

Temel Matematik · Faktöriyel

15. 6! - 4! işleminin sonucu kaçtır?

A) 24 B) 30 C) 672 D) 696 E) 716

Temel Matematik · Bölünebilme Kuralları

16. 7A3B biçimindeki dört basamaklı bir sayı hem 4'e hem 9'a tam bölünmektedir (A ve B birer rakamdır). Buna göre A + B toplamı kaçtır?

A) 8 B) 9 C) 10 D) 15 E) 17

Temel Matematik · Oran-Orantı

17. İki sayının oranı 3:5'tir. Bu sayıların toplamı 96 olduğuna göre büyük sayı kaçtır?

A) 36 B) 40 C) 48 D) 60 E) 72

Temel Matematik · Eşitsizlikler

18. -2x + 5 >= 1 eşitsizliğinin çözüm kümesi nedir?

A) x<2 B) x>=-2 C) x<=2 D) x<=-2 E) x>=2

Temel Matematik · Bölme

19. 157 sayısı 12 ile bölündüğünde kalan kaçtır?

A) 0 B) 1 C) 5 D) 11 E) 13

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

20. Bir kütüphanede dört gönüllü (Ali, Berk, Cem, Deniz) Pazartesi'den Perşembe'ye kadar (4 gün) nöbet tutmaktadır:
- Her gün tam olarak 2 gönüllü nöbet tutar; her gönüllü bu 4 günde toplam tam olarak 2 gün nöbet tutar.
- Ali ile Berk hiçbir zaman aynı gün nöbet tutmaz.
- Cem yalnızca Çarşamba ve Perşembe günlerinde nöbet tutabilir.
- Deniz mutlaka Pazartesi günü nöbet tutar.
Buna göre, Cem'in nöbet tutabileceği gün ikilisi kaç farklı şekilde olabilir?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Tablo ve Grafik Yorumlama

21. Bir kırtasiyenin üç üründeki aylık satış adetleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Ürün | Ocak | Şubat | Mart
Kalem | 120 | 150 | 180
Defter | 200 | 160 | 240
Silgi | 100 | 150 | 200
Nisan ayında defter ve silgi satış adetleri Mart ayındaki değerlerini korumuştur. Nisan ayındaki toplam satış adedinin 665 olması için Nisan ayında kalem satışının Mart ayına göre yüzde kaç artması gerekir?

A) 20 B) 25 C) 30 D) 35 E) 40

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

22. 1, 4, 9, 16, 25, ? dizisinde soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir?

A) 30 B) 33 C) 36 D) 40 E) 49

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

23. 1, 1, 2, 3, 5, 8, ? dizisinde soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir?

A) 11 B) 12 C) 13 D) 14 E) 15

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

24. 5 kişi (A, B, C, D, E) soldan sağa bir sırada oturmaktadır. A en solda oturmaktadır. E, A'nın hemen sağında oturmaktadır. Kalan üç kişiden B, D'nin solunda ama C'nin sağında oturmaktadır. Buna göre en sağda kim oturmaktadır?

A) B B) A C) E D) C E) D

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

25. Bir ürün önce %10 zamlanmış, sonra yeni fiyat üzerinden %10 indirim yapılmıştır. Ürünün ilk fiyatı 1000 TL ise son fiyatı kaç TL'dir?

A) 900 B) 980 C) 990 D) 1000 E) 1100

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

26. Bir şifreleme yönteminde her harf, alfabedeki sıra numarasının 3 katından 2 çıkarılarak kodlanıyor; bir sözcüğün kodu ise harf kodlarının toplamıdır. Dört harfli bir sözcüğün kodu 100 olduğuna göre, bu sözcüğün harflerinin sıra numaraları toplamı kaçtır?

A) 33 B) 34 C) 35 D) 36 E) 37

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

27. Bir tekstil atölyesinin bir haftalık gömlek üretim sayıları şöyledir: Pazartesi 120, Salı 150, Çarşamba 90, Perşembe 180, Cuma 160.
- Atölye Cumartesi günleri de üretim yapabilmektedir.
- Üretilen her gömlek atölyeye ortalama 40 TL maliyet çıkarmaktadır.
- Atölye haftada en fazla 6 gün çalışmaktadır.
Buna göre, Pazartesi'den Cuma'ya kadar (5 gün) toplam kaç gömlek üretilmiştir?

A) 650 B) 700 C) 720 D) 740 E) 760

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

28. Bir turnuvaya katılan 6 takımın her biri diğer tüm takımlarla tam olarak birer kez karşılaşmaktadır (toplam 15 maç). Galibiyet 3 puan, beraberlik taraflara 1'er puan, mağlubiyet 0 puan kazandırmaktadır. Turnuva sonunda tüm takımların topladığı toplam puan 39'dur. Buna göre, bu turnuvada kaç maç berabere bitmiştir?

A) 2 B) 3 C) 4 D) 5 E) 6

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

29. 50 top, 4 sepete her sepette en az 8 top bulunacak ve hiçbir iki sepette eşit sayıda top olmayacak biçimde tamamen dağıtılıyor. Buna göre, en çok top bulunan sepette en çok kaç top olabilir?

A) 20 B) 21 C) 22 D) 23 E) 24

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

30. P, R, S ve T adlı dört çalışan, pazartesiden perşembeye kadar olan dört günün her birinde yalnızca bir çalışan mesaiye kalacak ve her çalışan yalnızca bir gün mesaiye kalacak şekilde görevlendirilecektir.
- P, S'den bir gün sonra mesaiye kalır.
- R, haftanın ilk günü (pazartesi) mesaiye kalmaz.
- T, R'den bir gün önce mesaiye kalır.
- S, R'den sonraki bir gün mesaiye kalır.
Buna göre, R hangi gün mesaiye kalır?

A) Pazartesi B) Salı C) Cuma D) Perşembe E) Çarşamba

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

31. 5, 11, 23, 47, 95, ? dizisinde soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir?

A) 95 B) 189 C) 190 D) 191 E) 192

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

32. İki kardeşin bugünkü yaşları toplamı 27, yaşları farkı 5'tir. Buna göre büyük kardeş 4 yıl sonra kaç yaşında olur?

A) 16 B) 18 C) 20 D) 22 E) 24

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

33. Bir sınıftaki 24 öğrencinin bir sınavdan aldığı notların ortalaması 72'dir. Sınava daha sonra giren bir öğrencinin notu da eklenince 25 öğrencinin not ortalaması 73'e yükselmiştir. Buna göre sonradan sınava giren öğrencinin notu kaçtır?

A) 70 B) 80 C) 90 D) 97 E) 100

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

34. Birim karelerden oluşan 3 satır ve 5 sütunlu kareli bir tablada, kenarları tablanın çizgileri üzerinde olan (her boyuttan) toplam kaç kare vardır?

A) 23 B) 24 C) 25 D) 26 E) 27

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

35. Bir kodlama sisteminde yalnızca şu harfler kullanılmaktadır ve her harfin bir sayısal değeri vardır: K=3, A=5, L=2, E=4, M=6, S=1, T=7, R=8, N=9, O=2.
- Bir kelimenin şifre değeri, kelimeyi oluşturan harflerin sayısal değerlerinin toplamıdır.
- Aynı harf kelimede birden fazla kez geçiyorsa değeri her seferinde ayrı ayrı toplanır.
- Örneğin, "KALE" kelimesinin şifre değeri 3+5+2+4=14'tür.
Buna göre, şifre değeri 25 olan ve yalnızca T, A, N harflerinden oluşan (harf tekrarına izin verilir) 3 harfli kaç farklı harf dizilişi oluşturulabilir?

A) 3 B) 4 C) 5 D) 6 E) 7

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

36. Bir proje için 6 aday, dört beceri alanında 1-5 arası puanlanmıştır:
- Ayşe: Liderlik 4, Analiz 3, İletişim 5, Teknik 2
- Barış: Liderlik 2, Analiz 5, İletişim 3, Teknik 4
- Cem: Liderlik 5, Analiz 2, İletişim 2, Teknik 5
- Deniz: Liderlik 3, Analiz 4, İletişim 4, Teknik 3
- Elif: Liderlik 1, Analiz 5, İletişim 5, Teknik 1
- Fatih: Liderlik 4, Analiz 4, İletişim 2, Teknik 4
Bu 6 adaydan tam olarak 3 kişilik bir takım seçilecek; takımın toplam Analiz puanı en az 10 olmalı ve takımda Teknik puanı 4 veya 5 olan en az 2 aday bulunmalıdır.
Buna göre, verilen koşulları (toplam Analiz>=10 ve Teknik puanı 4 ya da 5 olan en az 2 üye) sağlayan kaç farklı 3 kişilik takım oluşturulabilir?

A) 7 B) 8 C) 9 D) 10 E) 11

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

37. Bir sayı dizisinde her terim, kendisinden önceki terimin 2 katından 3 çıkarılarak elde ediliyor. Bu dizinin 4. terimi 43 olduğuna göre, 1. terimi kaçtır?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

38. Toplamları 60 olan iki doğal sayıdan büyüğü küçüğüne bölündüğünde bölüm 3, kalan 4 olmaktadır. Buna göre büyük sayı kaçtır?

A) 44 B) 46 C) 48 D) 50 E) 52

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

39. Bir terazide 1 küre, 2 piramitle dengelenmektedir. Aynı terazide 3 piramit, 1 küple dengelenmektedir. Ayrıca 2 küp birlikte 24 kg gelmektedir. Buna göre, 1 küre kaç kg'dır?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 7 E) 8

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

40. Bir alışveriş merkezinde üç farklı kampanya sırasıyla her 5, her 6 ve her 8 günde bir yeniden başlatılmaktadır. 1 Haziran günü üç kampanya da aynı anda başlamıştır. Buna göre, üç kampanya bir sonraki kez hangi günde (1 Haziran'dan kaç gün sonra) yeniden aynı anda başlar?

A) 40 B) 60 C) 90 D) 120 E) 150

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Problemler

41. Bir sınıftaki öğrenciler sıralara 3'er kişi oturduğunda 4 öğrenci ayakta kalmakta, 4'er kişi oturduğunda ise 2 sıra tamamen boş kalmaktadır. Buna göre bu sınıfta kaç öğrenci vardır?

A) 28 B) 32 C) 36 D) 38 E) 40

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

42. Bir tekstil atölyesinin bir haftalık gömlek üretim sayıları şöyledir: Pazartesi 120, Salı 150, Çarşamba 90, Perşembe 180, Cuma 160.
- Atölye Cumartesi günleri de üretim yapabilmektedir.
- Üretilen her gömlek atölyeye ortalama 40 TL maliyet çıkarmaktadır.
- Atölye haftada en fazla 6 gün çalışmaktadır.
Buna göre, atölye Cumartesi günü de üretim yaparsa ve altı günlük (Pazartesi-Cumartesi) ortalama üretim 145 olacağına göre, Cumartesi günü üretimi kaçtır?

A) 170 B) 180 C) 190 D) 200 E) 210

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Permütasyon, Kombinasyon ve Olasılık

43. Bir okulun kütüphanesine giriş için 2 farklı kapı, çıkış için 3 farklı kapı bulunmaktadır. Bir öğrenci herhangi bir kapıdan girip herhangi bir kapıdan çıkabileceğine göre kaç farklı şekilde girip çıkabilir?

A) 4 B) 5 C) 6 D) 8 E) 12

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

44. Üç kardeşten Ali, Veli'den daha uzun boyludur. Can, Ali'den daha uzun boyludur. Buna göre bu üç kardeşten en uzun boylu olan kimdir?

A) Ali B) Ali ile Can eşit C) Veli D) Belirlenemez E) Can

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Tablo ve Grafik Yorumlama

45. Bir fabrikanın haftalık üretim miktarları şöyledir: Pazartesi 200, Salı 250, Çarşamba 300, Perşembe 220, Cuma 230 adet. Haftanın en çok üretim yapılan günü ile en az üretim yapılan günü arasındaki fark kaç adettir?

A) 80 B) 90 C) 100 D) 110 E) 120

Problem Çözme ve Sayısal Mantık · Sayısal Mantık

46. Bir hesap makinesine iki pozitif tam sayı giriliyor ve makine şu kurala göre tek bir çıktı üretiyor:
- Girilen iki sayıdan büyük olanı belirlenir (sayılar eşitse bu ortak değer büyük kabul edilir).
- Çıktı, büyük sayının 2 katından küçük sayı çıkarılarak bulunur.
- Bu işlem M(a, b) biçiminde gösterilir.
- Örneğin, makineye 7 ve 3 girildiğinde çıktı 2×7-3=11 olarak hesaplanır; bu, 7 ile 3'ün bu makineye özgü bileşimi anlamına gelmektedir.
Buna göre, M(x, 12) çıktısı M(6, 10) çıktısına eşit olduğuna göre, x'in alabileceği değerlerin toplamı kaçtır?

A) 20 B) 21 C) 22 D) 23 E) 24

Geometri · Üçgenler

47. ABC ve DEF üçgenleri benzerdir. [ABC] üçgeninin alanı 9 cm², [DEF] üçgeninin alanı 16 cm², ABC üçgeninin çevresi 24 cm'dir. Buna göre DEF üçgeninin çevresi kaç cm'dir?

A) 32 cm B) 48 cm C) 44 cm D) 40 cm E) 36 cm

Geometri · Doğruda ve Açılarda Geometri

48. Bir açının ölçüsü, bütünlerinin ölçüsünün yarısından 15° fazladır. Bu açının tümlerinin ölçüsü kaç derecedir?

A) 70° B) 10° C) 20° D) 15° E) 18°

Geometri · Çember ve Daire

49. Bir dairenin alanı 50*pi cm²'dir. Bu dairenin içine, köşeleri çember üzerinde olacak şekilde bir kare çizilmektedir (karenin köşegeni çemberin çapına eşittir). Bu karenin alanı kaç cm²'dir?

A) 100 cm² B) 50 cm² C) 200 cm² D) 150 cm² E) 70 cm²

Geometri · Dörtgenler ve Çokgenler

50. Bir paralelkenarın tabanı 12 cm, bu tabana ait yüksekliği 7 cm'dir. Bu paralelkenarın alanı kaç cm²'dir?

A) 84 cm² B) 168 cm² C) 42 cm² D) 49 cm² E) 19 cm²

Sözel Anlam · Paragraf

51. Bir tablonun restorasyonunda amaç, eseri ilk yapıldığı güne döndürmek değil, zamanın eser üzerindeki izlerini koruyarak bozulmayı durdurmaktır. Restoratör, boyanın çatlamış bir bölgesini tamamlarken bile orijinal fırça izinin üzerine değil, yalnızca kayıp alanın sınırları içine çalışır. Bu titiz sınır, eserin özgünlüğünü koruma kaygısından doğar; aksi hâlde yapılan müdahale, zamanla eserin bir parçası değil, restoratörün kendi yorumu olarak anılır. Bu nedenle iyi bir restorasyon, iz bırakmadan değil, nereye kadar dokunulacağını bilerek yapılır.

Bu parçadan hangisi kesinlikle çıkarılamaz?

A) Sınırsız müdahale eserin özgünlüğüne zarar verebilir B) Restorasyonda müdahalenin sınırları özenle belirlenir C) Restoratörler eseri ilk yapıldığı hâline döndürmeyi amaçlar D) Restorasyon kararları eserin zamanla kazandığı izleri dikkate alır E) Orijinal fırça izine dokunulmaması önemlidir

Sözel Anlam · Paragraf

52. Ahşap oymacılığı, sabır isteyen bir zanaattır. Usta, işe başlamadan önce ağacın damar yönünü uzun uzun inceler; çünkü damara ters vurulan her keski izi, yüzeyde onarılması güç çatlaklar bırakır. Kullanılan aletler çoğunlukla ustanın kendi elinde biçimlenmiş, yıllar içinde avucuna alışmış parçalardır. Çıraklar ilk yıllarında yalnızca aletleri bilemekle görevlendirilir; oyma yapmalarına ancak keskinin ağzını gözleriyle değil parmak uçlarıyla tanımaya başladıklarında izin verilir. Bu yüzden bu zanaatta hız değil, malzemeyi tanımak esastır.

Bu parçada ahşap oymacılığıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Damara ters yapılan darbelerin yüzeyde çatlak bıraktığına B) Ustanın işe başlamadan önce ağacın yapısını incelediğine C) Çırakların ilk dönemde aletleri bilemekle görevli olduğuna D) Aletlerin ustanın eline zamanla uyum sağladığına E) Oymalarda hangi ağaç türlerinin tercih edildiğine

Sözel Anlam · Paragraf

53. Seramikte fırınlama sırasında oluşan renk ve doku farklılıkları, bazı ustalar tarafından kusur değil, malzemenin kendi iradesiyle bıraktığı bir imza gibi görülür. Aynı sırla kaplanmış iki kabın fırından bambaşka tonlarda çıkması, önceden tam olarak öngörülemeyen bu süreci bir hataya değil, zanaatın doğasına bağlanır. Bazı ustalar, bu öngörülemezliği azaltmak için fırın sıcaklığını milimetrik ölçmeye çalışsa da, sonucu tamamen denetim altına almak mümkün olmamıştır. Belki de seramiği seri üretimden ayıran, tam da bu denetlenemeyen küçük farklılıklardır.

Bu parçanın yazarının seramikteki öngörülemeyen renk farklılıklarına yaklaşımı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Yazar, fırın sıcaklığının artık tam olarak denetlenebildiğini düşünmektedir B) Yazar, bu farklılıkların mutlaka giderilmesi gereken bir üretim hatası olduğunu düşünmektedir C) Yazar, bu farklılıkların seramiği seri üretime yaklaştırdığını düşünmektedir D) Yazar, bu öngörülemezliği seramiği değerli kılan bir özellik olarak görmektedir E) Yazar, ustaların bu öngörülemezlikle hiç ilgilenmediğini düşünmektedir

Sözel Anlam · Paragraf

54. Bir şehir plancısı, yeni bisiklet yollarını tasarlarken önce yolun düz uzunluğunu değil, kavşakların davranışını incelemeyi önerir. Ona göre bir bisiklet yolunun başarısı, düz uzunluğunda değil kesişim noktalarındaki güvenliğindedir. Uzun ama kesişimlerde zayıf bırakılan bir yol, kısa sürede terk edilir. Plancıya göre «bir yolun güvenilirliği, en zayıf kavşağı kadardır». Bu nedenle tasarımına önce en tehlikeli kavşaktan başlar, düz bölümleri en sona bırakır. Yıllar içinde bu yaklaşım, şehirdeki bisiklet kullanım oranını belirgin biçimde artırmıştır.

Bu parçada plancının yaklaşımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Plancı, düz yolların tasarımına hiç önem vermez B) Plancı, yaya güvenliğini bisiklet güvenliğinden daha öncelikli görür C) Plancı, tasarımda öncelik sırasını riskin en yoğun olduğu noktalara göre belirler D) Plancı, bisiklet yolu uzunluğunun güvenlikten daha belirleyici olduğunu düşünür E) Plancı, tüm kavşakları eşit düzeyde riskli kabul eder

Sözel Anlam · Paragraf

55. Adanın fenerini elli yıl boyunca aynı aile işletti. Fener bekçisi, her gece yanan lambanın yanında bir de defter tutar; hangi geminin ne zaman geçtiğini, rüzgârın yönünü, dalgaların yüksekliğini yazardı. Bu defterler o zamanlar yalnızca bekçinin kendi düzeni için tutuluyordu. Fener otomatik sisteme geçince defterler bir sandıkta unutuldu. Yıllar sonra bir araştırmacı sandığı açtığında elinde, o kıyının yarım yüzyıllık kesintisiz iklim kaydı vardı. Kimsenin bilim yapmak için tutmadığı notlar, bilimin en çok aradığı şeye dönüşmüştü.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Otomatik sisteme geçildikten sonra defter tutulmaya devam edildiğine B) Bir amaçla tutulan kaydın sonradan bambaşka bir değer kazanabildiğine C) Fenerin otomatik sisteme geçmesinin kıyıdaki gemi trafiğini azalttığına D) Araştırmacının fener bekçisinin ailesinden olduğuna E) Fener bekçisinin defterleri bir araştırmacıya vermek amacıyla tuttuğuna

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

56. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yüz" sözcüğü diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?

A) Çocuğun yüzünde büyük bir sevinç ifadesi vardı. B) Anne, bebeğin yüzünü nazikçe sildi. C) Bu ipin uzunluğu tam yüz santimetredir. D) Rüzgârdan yüzü kızarmıştı. E) Uzun süre ağladığı için yüzü şişmişti.

Sözel Anlam · Paragraf

57. Kumullar, sürekli yer değiştiren tepeleriyle bitkiler için en güç yaşam alanlarından biridir. Burada tutunabilen az sayıdaki tür, kumun üzerine örtüldüğünde gövdesini uzatarak yeniden yüzeye çıkabilir. Kökleri ise yatay olarak metrelerce yayılır; böylece hem kumu bir arada tutar hem de seyrek yağmurları geniş bir alandan toplar. Bu bitkiler olmasaydı rüzgâr kumu iç kesimlere taşır, tarım alanlarını örterdi. Kıyı yönetimlerinin bu türleri koruma altına alması, bir bitkiden çok, bir engeli korumak anlamına gelir.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

A) Kumul bitkilerinin yılın belirli aylarında çiçek açtığı B) Kumun üstünü örtmesinin bitkiyi tamamen yok etmediği C) Bitkilerin korunmasının tarım alanlarını da dolaylı olarak koruduğu D) Kumul bitkilerinin kumun taşınmasını engellediği E) Bu bitkilerin köklerinin yatay olarak yayıldığı

Sözel Anlam · Paragraf

58. Cam üfleme atölyesinde çıraklar ilk aylarda yalnızca izler. Usta, akkor hâldeki camı borunun ucunda döndürürken tek bir söz etmez; öğrenme, «gözle işitilen bir dil» üzerinden ilerler. Çırak, camın ne zaman yumuşayıp ne zaman katılaştığını ustanın bileğinin hızından okumayı öğrenir. Sözlü açıklama, bu bilginin ancak küçük bir bölümünü taşıyabilir. Bu yüzden bu zanaatta kitap değil, atölye vardır.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Camın sesinin ustaya durumunu haber vermesi B) Bilginin sözle değil, görerek edinilmesi C) Ustanın çırağa bakışlarıyla uyarıda bulunması D) Atölyede konuşmanın yasak olması E) Çırağın ustanın sözlerini dikkatle dinlemesi

Sözel Anlam · Paragraf

59. Markette iki farklı boydaki aynı ürünün hangisinin daha ucuz olduğunu hızlıca kestirmek, oran kurma becerisinin gündelik bir uygulamasıdır; oysa bu işlemi yapan çoğu kişi, okulda öğrendiği "orantı" konusuyla o an yaptığı zihinsel hesabı ilişkilendirmez. Benzer biçimde, bir tarifi iki kişilik yerine beş kişilik hazırlarken malzemeleri yeniden ölçeklendirmek de aynı akıl yürütmeye dayanır. Matematik eğitimcilerine göre bu kopukluk, konunun soyut kaldığı izlenimini güçlendirir; oysa amaç, sınıfta öğrenileni günlük kararlarla aynı zihinsel araç olarak tanımaktır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Okulda öğrenilen orantı konusu, günlük hayattaki hesaplardan tamamen farklı bir işlemdir B) İnsanların çoğu orantı kavramını hiçbir zaman doğru kullanamaz C) Tarif ölçeklendirme, matematik eğitimiyle hiçbir ilgisi olmayan bir beceridir D) Matematik eğitimcileri, günlük hesapların okulda öğretilmemesi gerektiğini savunur E) Günlük hayatta sıkça kullanılan bazı akıl yürütmeler, okulda soyut biçimde öğretilen matematiksel kavramlarla aynı temele dayanabilir

Sözel Anlam · Paragraf

60. Sokak oyunlarının büyük bölümü hiçbir yetişkin denetimi ya da yazılı kural kitapçığı olmadan, çocukların kendi aralarında anlaşmasıyla şekillenir. Bir oyunun kuralı bir mahallede başka, komşu mahallede biraz farklı olabilir; üstelik oyuncular büyüdükçe kurallar da sessizce güncellenir. Kimi eğitimci bu durumu düzensizlik olarak görüp standart bir kural seti önerir. Oysa bu kendiliğinden değişen yapı, çocuklara müzakere etmeyi, esnek düşünmeyi ve anlaşmazlığı kendi başlarına çözmeyi öğretir; bu yönüyle sokak oyunu, yetişkin eliyle sabitlenmiş bir oyundan çok daha zengin bir öğrenme ortamıdır.

Bu parçanın yazarının sokak oyunlarına yönelik tutumu nasıldır?

A) Standart kural setlerinin oyunları geliştireceğine inanan destekleyici bir tutum B) Kuralların kendiliğinden ve esnek biçimde oluşmasını değerli bulan, bunu standartlaştırmaya karşı çıkan bir tutum C) Konuya tarafsız, yalnızca gözlemci bir tutum D) Sokak oyunlarının düzensizliğini sakıncalı bulan eleştirel bir tutum E) Yetişkin denetiminin oyun kalitesini artıracağını savunan bir tutum

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

61. Bir müzik okulunda, keman dersine başlayan öğrencilerin ilk üç ay boyunca yalnızca temel duruş ve yay tutuşuyla ilgilendiği görülür. Bu süre boyunca hiçbir öğrenciden bir eser çalması beklenmez.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bu okuldaki tüm öğrenciler üç ayın sonunda kusursuz eser çalabilir hâle gelir. B) Bu yöntem, diğer müzik okullarında da aynı şekilde uygulanmaktadır. C) Müzik okulunda keman dersine yeni başlayan öğrencilerden ilk üç ay boyunca eser çalması beklenmemektedir. D) Temel duruş öğrenmeyen bir öğrenci asla keman çalamaz. E) Öğrencilerin çoğu ilk üç ayda dersi bırakmaktadır.

Sözel Anlam · Paragraf

62. Ahşap oymacılığında ilk adım, kullanılacak parçanın damar yönünü okumaktır; çünkü damara karşı yapılan her kesim, tahtanın beklenmedik biçimde çatlamasına yol açabilir. Damar yönü belirlendikten sonra kaba şekil, büyük kalemlerle hızlıca çıkarılır ve bu aşamada ayrıntıya girilmez. Şekil netleşince sıra ince kalemlere gelir; burada her darbe önceki darbenin bıraktığı yüzeye göre ayarlanır. Son olarak yüzey zımparalanır, ancak bu adım biçimi değil yalnızca dokunuşu yumuşatır.

Bu parçanın anlatım sırası için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Metin, bir sürecin aşamalarını başlangıçtan bitişe doğru kronolojik sırayla anlatmaktadır B) Metin, birbirinden bağımsız iki ayrı süreci art arda anlatmaktadır C) Metin, sonuçtan başlayarak nedenlerine doğru geriye doğru ilerlemektedir D) Metin, iki farklı oyma yöntemini karşılaştırmaktadır E) Metin, aynı aşamayı farklı açılardan tekrar tekrar ele almaktadır

Sözel Anlam · Paragraf

63. Öğrenme sürecinde geri bildirimin zamanlaması, çoğu zaman geri bildirimin içeriği kadar önemlidir. Bir öğrenci, yaptığı hatayı işlemin hemen ardından öğrenirse, hatanın hangi adımda ortaya çıktığını daha kolay fark eder ve bu adımı düzeltmeye hemen yönelebilir. Geri bildirim günler sonra verildiğinde ise öğrenci o işlemin ayrıntılarını büyük ölçüde unutmuş olabileceğinden, aynı hatayı tekrar etme olasılığı artar. Bu nedenle öğretmenlerin değerlendirmeyi mümkün olduğunca hızlı yapması önerilir.

Bu parçada asıl düşünceyi destekleyen yardımcı düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Geç verilen geri bildirimde öğrencinin işlem ayrıntılarını unutması, aynı hatayı tekrarlama olasılığını artırır. B) Öğretmenler her öğrenciye ayrı ayrı geri bildirim vermelidir. C) Geri bildirimin zamanlaması, içeriği kadar önemlidir. D) Öğrencilerin hata yapması, öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır. E) Hatanın hangi adımda oluştuğunun bilinmesi öğrenme hızını azaltır.

Sözel Anlam · Paragraf

64. Her sonbaharda binlerce kilometre öteye göç eden turna sürüleri, rotalarını doğuştan değil, deneyimli bireylerden öğrenerek belirler. Sürüde en önde uçan kuşlar genellikle en yaşlı ve en tecrübeli bireylerdendir. Araştırmacılara göre «bir turna sürüsü, kanatlarıyla değil hafızasıyla yol alır». Genç kuşlar ilk göçlerinde yalnızca izler, rotayı ezberlemeye çalışmaz. Ancak birkaç göç mevsimi geçtikten sonra aynı genç kuşlar, rotanın büyük bölümünü kendi başlarına hatırlayabilir hâle gelir. Bilim insanları, sürüden ayrılıp insan eliyle yetiştirilen turnaların rotayı hiç öğrenemediğini gözlemlemiştir. Bu durum, rotanın genetik değil sosyal bir bilgi olduğunu göstermektedir. Sürüdeki en yaşlı birey öldüğünde, rotanın bir kısmı bazen sürüyle birlikte kaybolabilmektedir. Bu yüzden bazı araştırma grupları, yaşlı turnaların rotalarını insan yapımı uçan araçlarla gençlere öğretmeyi denemiştir. Bu yöntem, özellikle rotasını tamamen kaybetmiş küçük sürülerde başarılı sonuçlar vermiştir. Araştırmacılar, bu yöntemin doğal öğrenmenin yerini almadığını, yalnızca acil durumlarda kullanıldığını vurgular. Turnaların rotayı öğrenme süreci, insan dilinin kuşaktan kuşağa aktarılmasına sıkça benzetilir. Araştırmacılara göre bu benzerlik, göçün yalnızca fiziksel değil aynı zamanda kültürel bir olgu olduğunu düşündürmektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Turna sürülerindeki rota bilgisinin aktarımı, insan dilinin kuşaklar arası aktarımına benzetilebilir B) Sürüdeki her birey, aynı oranda rota bilgisine sahiptir C) Turnaların göç rotası, kalıtım yoluyla nesilden nesile geçmektedir D) Yapay öğretim yöntemleri, doğal öğrenmenin yerini tamamen almıştır E) Genç turnalar, rotayı ilk göçte tam olarak öğrenmiş sayılır

Sözel Anlam · Paragraf

65. Likenler, bir mantar ile bir alg ya da siyanobakterinin ortak yaşamından doğan canlılardır. Mantar, ortağını kurumaya ve güneşin sert ışığına karşı korur; alg ise fotosentezle ürettiği şekeri mantarla paylaşır. Bu iş bölümü sayesinde likenler, çıplak kayalar ve kutup toprakları gibi hiçbir bitkinin tutunamadığı yerlerde yaşayabilir. Çok yavaş büyürler; bazı türlerin yılda bir milimetreden az genişlediği ölçülmüştür. Havadaki kirleticilere karşı son derece duyarlı olduklarından bir bölgedeki liken çeşitliliği, o bölgenin hava kalitesi hakkında dolaylı bilgi verir.

Bu parçada likenlerle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Hava kalitesi hakkında dolaylı bilgi verdiklerine B) Büyüme hızlarının çok düşük olduğuna C) Kaç yıl boyunca yaşayabildiklerine D) Hangi canlıların ortak yaşamından oluştuğuna E) Zorlu koşullardaki yerlerde yaşayabildiklerine

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

66. Bazı yazarlar, eser verirken toplumdan uzaklaşıp yalnızlığa çekilir; bazıları ise ----. Bu cümlede boş bırakılan yere düşünce akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) aynı temayı defalarca işlemekten kaçınır B) eserlerini uzun yıllar sonra yayımlamayı tercih eder C) yazdıklarını kimseyle paylaşmaktan çekinir D) çevresindeki insanlardan ve olaylardan beslenerek yazar E) yalnızlığı eserlerine hiç yansıtmaz

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

67. Ressam, tuvalinde koyu renkleri azaltıp aydınlık tonları çoğaltınca eserin genel atmosferi ----; izleyicide bıraktığı izlenim de bu yönde ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) aydınlandı - yumuşadı B) karardı - yumuşadı C) karardı - sertleşti D) aydınlandı - sertleşti E) değişmedi - yumuşadı

Sözel Anlam · Paragraf

68. Bal arıları, kovana dönerken güneşin konumunu bir pusula gibi kullanır. Gökyüzü bulutlarla kaplı olsa bile arı, polarize ışığın izini takip ederek yönünü şaşırmaz. Bilim insanları uzun süre bu yeteneğin yalnızca görme duyusuna bağlı olduğunu düşünmüştür. Ancak son araştırmalar, arıların iç saatlerini de bu hesaplamaya kattığını ortaya koymuştur. Bir arı, sabah bulduğu çiçek tarlasının öğleden sonraki konumunu güneşin hareketine göre yeniden hesaplayabilir. Bu da arı için «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır. Kovana dönen her arı, dans ederek bu bilgiyi diğer işçi arılarla paylaşır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Güneşin gökyüzündeki konumu, arının hesaplamalarında zamana göre değişen bir veridir B) Arıların yön bulma yeteneği yalnızca genç arılarda görülen geçici bir özelliktir C) Arılar yön bulurken yalnızca gözleriyle gördükleri ışığa değil iç zaman algılarına da başvurur D) Bulutlu havalarda bile arılar yönlerini kaybetmeyebilir E) Arılar, bulunan bir besin kaynağının bilgisini kovandaki diğer arılara aktarabilir

Sözel Anlam · Paragraf

69. Vadinin girişindeki eski değirmen, artık yalnızca turistlerin uğrak yeri olsa da değirmenci torunu onu hâlâ çalışır durumda tutar. Ona göre «bir değirmenin gücü hızda değil sabırda saklıdır». Coşkun bir sel, taşı bir anda hızla döndürse de kısa sürede tükenip değirmeni durdurur. Oysa ince ve sürekli bir akış, saatlerce kesintisiz un öğütebilir. Torun, bu gözlemi yıllar içinde ziyaretçilere anlatarak küçük bir atölye dersine dönüştürmüştür. Değirmenin dişlileri artık müzelik olsa da mekanizmanın kendisi hâlâ gerçek buğdayı öğütebilecek durumdadır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Torunun bu gözlemi ziyaretçilere aktardığı B) Ani ve güçlü bir su akışının değirmeni uzun süre çalıştıramadığı C) Değirmenin geçmişte hangi yıl inşa edildiği D) Değirmenin artık daha çok turistlerin ilgisini çektiği E) Değirmen mekanizmasının hâlâ gerçek buğday öğütebilecek durumda olduğu

Sözel Anlam · Paragraf

70. Gün içinde öğrenilen bilgilerin kalıcı hâle gelmesinde uykunun payı uzun süredir tartışılıyor. Bir deneyde katılımcılara akşam bir dizi sözcük çifti öğretildi; yarısı uyudu, diğer yarısı aynı süre boyunca uyanık tutuldu. Sabah yapılan testte uyuyan grup belirgin biçimde daha çok çift hatırladı. Ancak uyanık tutulan grubun, ertesi gece uyuduktan sonra yapılan ikinci testte aradaki farkı büyük ölçüde kapattığı görüldü. Bu, uykunun bilgiyi pekiştirdiğini ama bunu yapmak için belli bir gece penceresine bağlı olmadığını düşündürüyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Deneyin birkaç farklı yaş grubuyla tekrarlandığına B) Sözcük çiftlerinin sabah öğretilmesinin daha etkili olduğuna C) Uyanık tutulan grubun bilgiyi tamamen unuttuğuna D) Uyku süresinin uzunluğunun hatırlamayı doğrudan artırdığına E) Uykunun pekiştirici etkisinin gecikmeli olarak da ortaya çıkabildiğine

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

71. "Seramik ustası, kilden şekillendirdiği her kabı, sanki canlı bir varlıkmış gibi özenle fırınlar."

Bu cümle için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Benzetmeye (teşbihe) başvurulmuştur B) Bir karşılaştırma yapılmıştır C) Koşul bildiren bir yapı kullanılmıştır D) Tanım niteliğinde bir yargı verilmiştir E) Neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur

Sözel Anlam · Paragraf

72. Bir metni başka bir dile aktarmanın en zor yanı, çoğu zaman tek kelimelik karşılığı olmayan kavramlardır. Çevirmen böyle bir kavramla karşılaştığında ya hedef dilde yeni bir söz türetir ya da kaynaktaki sözü olduğu gibi bırakıp dipnotla açıklar. Her iki yöntemin de bir bedeli vardır: türetilen söz okura yabancı gelebilir, dipnot ise metnin akıcılığını böler. (.......) İyi bir çevirmen bu iki uçtan birini mutlak doğru saymaz; duruma göre ikisi arasında seçim yapar.

Bu parçada boş bırakılan yere düşünce akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Böylece çevirmenin kişisel üslubu metnin anlamını değiştirir B) Bu yüzden yeni sözcük türetmek dipnottan her zaman üstündür C) Bu nedenle dipnotlu çeviri her zaman tercih edilmelidir D) Dolayısıyla çeviride tercih edilen yöntem, metnin türüne ve okur kitlesine göre değişebilir E) Sonuç olarak karşılığı olmayan kavramlar çeviride tamamen atlanmalıdır

Sözel Anlam · Paragraf

73. Gezegen bilimcileri, Güneş Sistemi'ndeki buzlu uydularda sıvı su bulunup bulunmadığını uzun süredir araştırıyor. Bazı uyduların buzla kaplı yüzeylerinin altında, gel-git kuvvetlerinin yarattığı ısınma sayesinde okyanuslar barındırdığı düşünülüyor. Bu okyanuslardaki suyun kimyasal bileşimi, yeryüzündeki denizlerden oldukça farklı olabilir. Bilim insanları, bu farklılığın uydularda yaşamın ortaya çıkıp çıkamayacağını anlamada önemli bir ipucu olduğunu belirtiyor. Şimdilik gönderilen uzay araçları yalnızca yüzeyden veri toplayabildiği için buzun altındaki okyanuslara doğrudan ulaşmak mümkün olmuyor.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi buzlu uydulardaki olası okyanuslarla ilgili söylenemez?

A) Bu okyanusların oluşumunda gel-git kuvvetlerinin etkisi olabilir. B) Sudaki kimyasal bileşim Dünya'daki denizlerden farklı olabilir. C) Bu okyanuslar, yaşamın izlerini araştırmak açısından önemli görülmektedir. D) Uzay araçları bu okyanuslara şu ana kadar doğrudan ulaşabilmiştir. E) Okyanuslar buz tabakasının altında yer almaktadır.

Sözel Anlam · Paragraf

74. Eski bir saat tamircisi, atölyesine getirilen bozuk bir kol saatini masasına yerleştirdi. Kapağını açtığında içindeki dişlilerden birinin yerinden çıktığını fark etti. ---- Saati yeniden birleştirip kurduğunda akrep ve yelkovan pürüzsüzce dönmeye başladı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Oysa saatin dişlileri baştan beri hiç bozulmamıştı. B) Ancak kapağı bir daha asla kapatamadı. C) İnce bir cımbızla dişliyi özenle eski yerine yerleştirdi. D) Bu nedenle saatin tüm mekanizmasını değiştirmek zorunda kaldı. E) Bu yüzden saati tamir etmekten vazgeçip sahibine iade etti.

Sözel Anlam · Paragraf

75. Mahallenin kullanılmayan bir arsasında başlatılan toplum bahçesi projesi, ilk yılında yalnızca on iki gönüllüyle başlamıştı. Proje koordinatörüne göre bir toplum bahçesinin asıl ürünü sebze değil, komşuluk ilişkileridir. Gönüllüler, önce toprağı hazırlamak yerine kimin hangi bölümden sorumlu olacağını tartışarak haftalar geçirdi. Koordinatöre göre «bir bahçeyi birlikte kurmak, önce anlaşmazlığı ekip sonra hasat etmektir». İlk aylarda bazı gönüllüler, ortak kararların yavaş alınmasından şikâyet ederek projeden ayrıldı. Kalan gönüllüler ise zamanla ortak bir çalışma takvimi oluşturarak süreci basitleştirdi. İlk hasat, beklenenden az olsa da katılımcılar arasında büyük bir memnuniyet yarattı. Proje, ilk yılın sonunda mahalledeki diğer boş arsalar için de bir örnek olarak gösterilmeye başlandı.

İkinci yıl, bahçeye katılan gönüllü sayısı üç katına çıktı ve bahçe iki ayrı bölüme genişletildi. Koordinatör, bu büyümenin yönetimi zorlaştırdığını, artık herkesin her kararı birlikte almasının mümkün olmadığını fark etti. Bu yüzden bahçe, küçük gruplar hâlinde kendi bölümünden sorumlu olacak şekilde yeniden düzenlendi. Bu değişiklik, ilk yılın aksine kararların çok daha hızlı alınmasını sağladı. Bazı eski gönüllüler, yeni düzenin bahçenin ilk yıllardaki ortak ruhunu zayıflattığını düşünmektedir. Koordinatöre göre büyüyen her topluluk, bir noktada ortaklığı esneklikle dengelemek zorunda kalır. Proje, üçüncü yılında mahalledeki okulla iş birliği yaparak öğrencilere de küçük bir bölüm ayırmayı planlamaktadır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Bahçenin ikinci yılda genişletildiği B) Bazı eski gönüllülerin yeni düzenden memnun olmadığı C) İlk yıl bazı gönüllülerin projeden ayrıldığı D) Projenin okulla iş birliği yapmayı planladığı E) Bahçede yetiştirilen sebzelerin hangi pazarlarda satıldığı

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

76. Yapılan bir gözlemde, günde dört saatten fazla ekran başında kalan katılımcıların uyku sürelerinin ortalamanın altında olduğu görülmüştür. Aynı katılımcıların sabahları daha yorgun uyandığı da not edilmiştir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ekran kullanımı, tüm insanlarda uyku sorununa yol açar. B) Uyku süresi kısaldıkça ekran kullanımı da artmaktadır. C) Dört saatten az ekran kullananların uykusu her zaman yeterlidir. D) Gözlemdeki, günde dört saatten fazla ekran kullanan katılımcıların uyku süresi ortalamanın altındadır. E) Katılımcılar ekran kullanımını azaltırsa yorgunlukları tamamen geçecektir.

Sözel Anlam · Paragraf

77. Apartmanlarda uzun süre oturan komşular arasında, hiç konuşulmasa bile zamanla bir tür sessiz tanışıklık oluşur; asansörde karşılaşıldığında baş sallamak, merdivende yer açmak gibi küçük jestler bu tanışıklığın göstergesidir. Bu jestler, yakın bir dostluk kurmaz ama günlük yaşamı gerilimsiz kılan bir güven ortamı sağlar. Araştırmalar, bu küçük sosyal temasların eksikliğinde, aynı binada yaşayan kişilerin birbirine karşı daha mesafeli ve tedirgin davrandığını göstermektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Asansörde baş sallamak gibi jestler zamanla anlamını tamamen yitirir B) Günlük hayattaki küçük sosyal jestlerin eksikliği, komşular arası güven ortamını zayıflatabilir C) Aynı binada yaşayan herkes birbiriyle mutlaka konuşmak zorundadır D) Komşular arasındaki sessiz tanışıklık mutlaka yakın bir dostluğa dönüşür E) Küçük sosyal temaslar günlük yaşamın geriliminde hiçbir rol oynamaz

Sözel Anlam · Paragraf

78. Mahalle terzisinin dükkânı, sabah açılır açılmaz dolar. Gelenlerin çoğunun elinde onarılacak bir şey yoktur; bir söküğü bahane edip oturur, çay içer, konuşurlar. Terzi, kimsenin sözünü kesmeden diker; ama herkesin derdini bilir. Bu küçük dükkân, mahallenin «dikişle tutturulmuş günlüğü» gibidir; kimin evlendiği, kimin taşındığı önce burada duyulur. Terzi emekli olduğunda mahalleliler yalnızca bir ustayı değil, birbirini duydukları bir yeri de kaybedecek.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Terzinin her müşterisi için ayrı bir defter tutması B) Dükkânın mahallede en eski yapı olması C) Terzinin mahallelinin giysilerini uzun yıllar onarması D) Dükkânın açılış saatlerinin herkesçe bilinmesi E) Dükkânın, mahallenin yaşanmışlıklarının biriktiği yer olması

Sözel Anlam · Paragraf

79. Sahne ışıkçısı, oyunun hiçbir repliğini söylemez, seyirci tarafından neredeyse hiç fark edilmez; oysa bir sahnenin duygusal etkisinin büyük kısmı onun kararlarına bağlıdır. Aynı replik, soğuk mavi bir ışık altında ürkütücü, sıcak sarı bir ışık altında ise sıcak ve güvenli hissettirebilir. Deneyimli bir ışıkçı, metni defalarca okuyup oyuncularla provalara katılarak «sahnenin görünmeyen ortak yazarı» hâline gelir; kararları, oyuncunun söylediği sözler kadar seyircinin o anda ne hissedeceğini belirler.

Bu parçada altı çizili «sahnenin görünmeyen ortak yazarı» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Işıkçının seyirci tarafından oyun yazarı sanılması B) Işıkçının prova sürecini tek başına yönettiği C) Işıkçının, metne sözle katkı yapmasa da sahnenin anlamını ve etkisini oyun yazarı kadar belirleyebilmesi D) Işıkçının oyuncularla birlikte sahnede rol aldığı E) Işıkçının oyunun metnini bizzat yazdığı

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

80. Finalde kaybetmesine karşın genç sporcu «düşüşün toprağından yeni bir yol çıkarmayı» bildi ve bir sonraki sezona çok daha güçlü döndü.

Bu cümlede «düşüşün toprağından yeni bir yol çıkarmak» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yenilginin sorumluluğunu başkalarına yüklemek B) Başarısızlıktan ders çıkarıp onu ilerleme fırsatına dönüştürmek C) Yenilgiyi kaçınılmaz bir sonuç olarak kabullenmek D) Antrenman programını baştan sona değiştirmek E) Kaybedilen yarışı bir an önce unutmaya çalışmak

Sözel Anlam · Paragraf

81. Yabani ot dediğimiz bitkilerin çoğu, aslında bulundukları yeri iyileştirmekle görevli öncülerdir. Sertleşmiş toprağı kökleriyle gevşetir, çıplak yüzeyi örterek erozyonu durdurur, öldüklerinde de toprağa organik madde bırakırlar. Onlar işini bitirdiğinde daha nazlı türler gelir ve yerleşir. Bahçıvanın gözünde düzensizlik olan şey, doğanın gözünde bir onarım sürecidir. Sorun bitkide değil, ona bakan gözün acelesindedir.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Erozyonun en büyük nedeninin çıplak toprak olduğu B) Yabani otların doğal bir onarım işlevi gördüğü ve bunun çoğu zaman fark edilmediği C) Toprağın organik madde bakımından zenginleştirilmesi gerektiği D) Bahçıvanların yabani otlarla mücadeleyi bırakması gerektiği E) Nazlı bitki türlerinin bakım gerektirdiği

Sözel Anlam · Paragraf

82. Her yıl düzenlenen el sanatları şenliği, başlangıçta ustaların birbirini gördüğü, çırakların iş bulduğu bir buluşma yeriydi. Şimdi ise standların çoğunda seri üretim ürünler, ustanın adı yerine bir logo var. Ziyaretçi sayısı her yıl artıyor; ama artık kimse bir ustanın elinin nasıl çalıştığını izlemiyor, herkes fotoğraf çekip geçiyor. Şenliğin adı aynı kaldı, içi boşaldı. Bir zanaatı kutlamak, onu satmakla aynı şey değil.

Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Ziyaretçi sayısının her yıl azalmasından B) Ustaların şenliğe katılmayı reddetmesinden C) Çırakların ustalardan yeterince öğrenememesinden D) Şenliğin düzenlendiği yerin sık sık değiştirilmesinden E) Şenliğin zanaatı öne çıkarma amacından uzaklaşıp ticarileşmesinden

Sözel Anlam · Paragraf

83. Geleneksel bir zanaatte ustalık, genellikle uzun bir çıraklık sürecinin ardından, adım adım kazanılır. Çırak, önce ustasını dikkatle izleyerek işin temel adımlarını öğrenir, ardından basit parçalar üzerinde kendi becerisini geliştirmeye başlar. Zaman içinde elinin hassasiyeti artan çırak, ustasının gözetiminde daha karmaşık işlere geçer ve giderek kendi başına karar verebilecek bir deneyim biriktirir. Bu süreç, yalnızca teknik bilgiyi değil, işe karşı sabır gösterme ve özenli çalışma alışkanlığını da kuşaktan kuşağa aktarır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Çırağın önce ustasını izleyerek işin temel adımlarını öğrendiğine B) Zaman içinde çırağın elinin hassasiyetinin arttığına C) Çıraklık sürecinin yasayla belirlenmiş sabit bir süreyle sınırlandırıldığına D) Çıraklık sürecinin teknik bilginin yanında sabır alışkanlığını da kazandırdığına E) Çırağın basit parçalar üzerinde kendi becerisini geliştirdiğine

Sözel Anlam · Paragraf

84. Dağ patikalarını işaretleyen boyalı şeritler, bazı yürüyüşçülere göre doğanın el değmemişliğini bozan gereksiz bir müdahaledir; onlara göre patika, kendiliğinden keşfedilmelidir. Ne var ki aynı şeritler, deneyimsiz bir yürüyüşçünün hava aniden bozduğunda ya da görüş mesafesi düştüğünde yolunu kaybetmesini önleyen, çoğu zaman hayat kurtaran basit bir önlemdir. Yazara göre doğayı "bozulmamış" bırakma kaygısı, kimi zaman güvenliği hafife alan bir romantizme dönüşebilir; bir patikanın üzerindeki birkaç boya lekesi, doğayla kurulan ilişkiyi yoksullaştırmaz, yalnızca onu biraz daha güvenli kılar.

Bu parçanın yazarının patika işaretlemesine yönelik tutumu nasıldır?

A) Güvenlik gerekçesiyle yapılan sade işaretlemeleri destekleyen, bunun doğayla kurulan ilişkiyi zedelemediğini savunan bir tutum B) Patika işaretlemesinin tümüyle gereksiz olduğunu savunan bir tutum C) Her türlü doğa müdahalesine kesinlikle karşı çıkan bir tutum D) Deneyimsiz yürüyüşçülerin dağa hiç çıkmaması gerektiğini savunan bir tutum E) Konuya kayıtsız, herhangi bir görüş bildirmeyen bir tutum

Sözel Anlam · Paragraf

85. Kıyıdan uzak küçük bir adadaki deniz feneri, bir asırdır aynı ailenin bakımı altındadır. Fenerci, her akşam ışığı yakmadan önce camları tek tek kontrol eder çünkü en ufak bir leke, ışığın denizdeki gemilere ulaşan gücünü belirgin biçimde azaltır. Eskiden fenerin kaynağı yağ lambasıyken bugün güneş paneliyle çalışan bir sistem kullanılmaktadır. Buna rağmen fenerci, teknolojinin değiştirdiği tek şeyin enerji kaynağı olduğunu, sorumluluğun hiç değişmediğini söyler. Fenerciye göre «bir fener, yalnızca yandığı için değil güvenildiği için ışıktır». Ona göre bu güven, yıllar süren düzenli bakımla kazanılır. Fenerci, çocukluğundan beri babasından öğrendiği bir alışkanlıkla, her fırtınadan sonra fenerin çevresini dolaşıp hasar olup olmadığını denetler. Bölgede modern radar sistemleri yaygınlaşsa da kaptanların çoğu, gece yaklaşırken hâlâ fenerin ışığını görmeden rahatlamaz. Fenerci, bu durumu teknolojiye güvensizlikten çok alışkanlığın gücüne bağlar. Yıllar içinde adaya turist ilgisi de artmış, fener artık hem bir çalışma yeri hem de küçük bir müzeye dönüşmüştür. Fenerci, ziyaretçilere fenerin tarihini anlatırken en çok, ışığın hiç sönmediği geceleri anlatmaktan keyif alır. Ona göre bir fenercinin en büyük başarısı, kimsenin fark etmediği sıradan bir gecedir. Çünkü sıradan bir gece, hiçbir geminin tehlikeye girmediği anlamına gelir.

Bu parçada altı çizili «bir fener, yalnızca yandığı için değil güvenildiği için ışıktır» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir fenerin görevini yapabilmesi için sürekli yanması zorunlu değildir B) Denizciler fenerin ışığından çok radar sistemlerine güvenir C) Bir fenerin gerçek değeri, fiziksel olarak yanmasından çok denizcilerin ona duyduğu güvenden gelir D) Fenerin değeri, kullandığı enerji kaynağının maliyetiyle ölçülür E) Fenerin ışığı, yalnızca hava koşullarına göre değişir

Sözel Anlam · Paragraf

86. Anadolu'nun bazı köylerinde hâlâ el tezgâhlarında halı dokuyan kadınlar bulunuyor. Bu kadınlar, deseni önceden kâğıda çizmek yerine, annelerinden ve büyükannelerinden öğrendikleri motifleri ezbere dokuyor. Bir halının tamamlanması, boyutuna göre haftalar hatta aylar sürebiliyor. Dokumacılar, işin uzun sürmesine rağmen bu emeğin karşılığını her zaman tam olarak alamadıklarını belirtiyor. Buna rağmen pek çoğu, bu geleneği sürdürmenin kendileri için bir sorumluluk olduğunu düşünüyor.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Halı desenleri kuşaktan kuşağa sözlü/görsel olarak aktarılmaktadır. B) Halı dokuma süreci uzun zaman alabilmektedir. C) Dokumacılar emeklerinin karşılığını her zaman yeterince alamamaktadır. D) Bazı dokumacılar bu geleneği sürdürmeyi bir görev olarak görmektedir. E) Dokumacıların tamamı bu işi bırakmayı düşünmektedir.

Sözel Anlam · Paragraf

87. Vadinin iki yakasını bağlayan taş köprü, kıyı köylerinin ortak emeğiyle yapıldı. Yapımına karar verildiğinde köylüler, her yıl hasattan sonra iki ay boyunca taş taşımayı kabul etti. Kemerlerin hesabı, gezgin bir ustaya yaptırıldı; usta, köprünün ayaklarını sel sularının en az zorlayacağı biçimde yerleştirdi. Yedi yılda tamamlanan köprü, o güne dek yalnızca yazın geçilebilen vadiyi kış boyunca da geçilir kıldı. Bugün köprünün kenarında, taşımaya katılan ailelerin adlarının kazındığı bir levha durur.

Bu parçada sözü edilen köprüyle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Hangi taş türünden yapıldığına B) Kemer hesabının kime yaptırıldığına C) Yapımının kaç yıl sürdüğüne D) Ailelerin adlarının bir levhaya kazındığına E) Vadiyi kışın da geçilebilir kıldığına

Sözel Anlam · Paragraf

88. Üflemeli cam işçiliğinde ustanın elindeki malzeme, soğumaya başladığı andan itibaren şeklini hızla kaybetmeye başlar; bu yüzden usta, camı fırına geri sokup yeniden ısıtmadan önce elindeki her hareketi önceden zihninde kurgulamış olmalıdır. Aynı parçanın üzerinde çalışılabilecek süre birkaç dakikayı geçmez ve bu süre, camın kalınlığına ve ortam sıcaklığına göre değişir. Deneyimli bir usta, camın rengindeki ve parlaklığındaki ince değişimden ne kadar vaktinin kaldığını anlayabilir; çırağı ise genellikle bu işareti fark edemeden camı sertleştirir ve parça kırılgan bir hal alır.

Bu parçadan hangisi kesinlikle çıkarılamaz?

A) Zamanında fark edilmeyen bir ısı kaybı, parçanın kırılganlaşmasına yol açabilir B) Çırakların camı sertleştirmesinin tek nedeni fırın sıcaklığının yetersiz olmasıdır C) Deneyimli ustalar camın görünümündeki değişimden kalan süreyi tahmin edebilir D) Usta, camı ısıtmadan önce yapacağı hareketleri önceden planlamalıdır E) Cam üzerinde çalışılabilecek süre, camın kalınlığına göre değişebilir

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

89. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düşmek" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) Merdivenden inerken ayağı kayıp düştü. B) Ağaçtaki elma olgunlaşınca dallardan düştü. C) Yağmur damlaları çatıya düşerken ses çıkarıyordu. D) Elindeki bardak yere düşüp kırıldı. E) Sınavda beklenmedik sorularla karşılaşınca moralinin düştüğünü fark etti.

Sözel Anlam · Paragraf

90. Eski bir sandalyeyi onarmak, çoğu zaman yenisini almaktan pahalıya gelir. Buna karşın bazı marangozlar bu işi hâlâ severek yapar. Onlara göre onarım, bir nesneyi kurtarmaktan çok, onu yapan ustanın kararlarını yeniden okumaktır: Neden bu bağlantıyı seçmiş, neden şu tahtayı ince bırakmış? Her onarım, geçmişteki bir ustayla sessiz bir konuşmadır. Yeni sandalye ise kimseyle konuşmaz.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eski eşyaların yenilerinden daha sağlam yapıldığı B) Marangozluğun kuşaktan kuşağa aktarılan bir meslek olduğu C) Onarımın maliyetinin yeni ürün fiyatına göre yüksek olduğu D) Onarımın, eski ustanın düşüncesiyle kurulan bir bağ olduğu E) Yeni ürünlerin tüketiciye onarım seçeneği sunmadığı

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

91. Uzun süredir çözemediği problemi nihayet çözen matematikçi, bulduğu kanıtın «yalın» olmasına şaşırdı; çünkü yıllarca çok daha karmaşık bir yöntem aramıştı.

Bu cümlede altı çizili sözcük, aşağıdakilerden hangisinin yerine kullanılmıştır?

A) Yetersiz B) Eksik C) Belirsiz D) Basit E) Geçici

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

92. Bir kütüphanede çalışan gönüllüler, hafta içi her gün farklı sayıda kitap rafa kaldırır. Pazartesi günü kaldırılan kitap sayısı, haftanın diğer günlerinden daha fazladır. Cuma günü kaldırılan kitap sayısı ise Çarşamba gününkinden azdır.

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Cuma kaldırılan kitap sayısı, Salı kaldırılandan azdır B) Salı kaldırılan kitap sayısı, Cuma kaldırılandan azdır C) Pazartesi kaldırılan kitap sayısı, Çarşamba kaldırılandan fazladır D) Perşembe kaldırılan kitap sayısı, Pazartesi kaldırılandan fazladır E) Çarşamba kaldırılan kitap sayısı, Perşembe kaldırılandan fazladır

Sözel Mantık · Sözel Mantık

93. Emre, Burak, Selin, Gizem, Onur, Pelin, Tolga, Naz ve Kerem adlı dokuz kişi bir yarışma için üçer kişilik üç takıma (Mavi, Kırmızı, Yeşil) ayrılmıştır. Yarışmayı takımlar sırasıyla (1., 2., 3.) bitirmiştir; iki takım aynı sırada bitirmemiştir.
- Emre ile Burak aynı takımdadır.
- Selin, Mavi takımda değildir.
- Gizem ile Onur farklı takımlardadır.
- Tolga ile Kerem farklı takımlardadır.
- Naz, Kırmızı takımdadır.
- Kırmızı takım, Mavi takımdan önce bitirmiştir.
- Pelin'in takımı yarışmayı ilk bitirmiştir.
Buna göre,
I. Emre ile Burak, Mavi takımdadır.
II. Kırmızı takım, Yeşil takımdan önce bitirmiştir.
III. Gizem ile Onur aynı takımdadır.
ifadelerinden hangileri kesin olarak bilinebilir?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

Sözel Mantık · Sözel Mantık

94. Bir yazarlık yarışmasında Ece, Deniz ve Kaan adlı üç yazardan her biri roman, şiir ve deneme türlerinden farklı birer eserle katılmıştır. Yarışma sonunda bu üç yazar 1., 2. ve 3. sırayı (her sıra farklı bir yazara ait olacak şekilde) almıştır.
- Roman türündeki eserin yazarı 1. olmamıştır.
- Deniz'in eseri şiir türünde değildir.
- Kaan 3. olmamıştır.
- Deniz 1. olmamıştır.
- 1. sırada olan yazarın eseri deneme türünde değildir.
- Kaan'ın eseri roman türünde değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle olamaz?

A) Ece'nin eseri romandır. B) Deniz 3. olmuştur. C) Deniz'in eseri şiirdir. D) Ece 1. olmuştur. E) Kaan 1. olmuştur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

95. Bir kütüphane rafında roman, tarih kitabı, ansiklopedi, sözlük ve atlas adlı beş kitap 1'den (en üst) 5'e (en alt) kadar numaralanmış beş ayrı rafa, her rafa bir kitap gelecek şekilde yerleştirilmiştir.
- Roman, tarih kitabının üstündedir.
- Ansiklopedi, romanın hemen altındadır.
- Sözlük en üstte değildir.
- Atlas, tarih kitabının altındadır.
- Sözlük en altta değildir.
Tarih kitabının 4. rafta olduğu bilindiğine göre, aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

A) Roman 2. rafta yer alır. B) Atlas 4. rafta yer alır. C) Sözlük 4. rafta yer alır. D) Tarih 3. rafta yer alır. E) Sözlük 3. rafta yer alır.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

96. Bir kütüphane rafında üstten alta doğru 1, 2 ve 3 numaralı katlara Hukuk, Tarih ve Felsefe kitaplarından birer tanesi yerleştirilecektir.
- Felsefe kitabı, Tarih kitabının hemen üstündeki raftadır.
- Hukuk kitabı en üst rafta değildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Felsefe kitabı 2 numaralı raftadır B) Hukuk kitabı Felsefe'nin hemen üstündeki raftadır C) Hukuk kitabı 3 numaralı raftadır D) Tarih kitabı en üst raftadır E) Tarih kitabı 3 numaralı raftadır

Sözel Mantık · Sözel Mantık

97. Dört koşucu Ali, Burak, Cem ve Derya bir yarışı birbirinden farklı derecelerle tamamlamış ve 1.'den 4.'e kadar sıralanmıştır.
- Burak 1. olmuştur.
- Cem, Derya'dan hemen önce bitirmiştir.
- Ali son sırada değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Derya 3. olmuştur. B) Ali 2. olmuştur. C) Ali 4. olmuştur. D) Cem 1. olmuştur. E) Cem 2. olmuştur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

98. Bir markette Pazartesi'den Cuma'ya kadar her gün yalnızca bir kişi nöbetçi olacak şekilde Aslan, Berk, Cansu, Deniz ve Efe adlı beş çalışan görevlendirilecektir.
- Efe Cuma günü nöbetçidir.
- Aslan, Çarşamba'dan önce nöbet tutmaktadır.
- Berk, Deniz'den bir gün sonra nöbet tutmaktadır.
- Cansu Pazartesi günü nöbetçi değildir.
- Deniz, Cansu'dan önce nöbet tutmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Çarşamba günü nöbetçi Cansu'dur. B) Perşembe günü nöbetçi Deniz'dir. C) Salı günü nöbetçi Deniz'dir. D) Pazartesi günü nöbetçi Berk'tir. E) Salı günü nöbetçi Cansu'dur.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

99. Hiçbir sporcu tembel değildir. Bazı öğrenciler sporcudur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Hiçbir öğrenci tembel değildir. B) Bazı öğrenciler tembel değildir. C) Bütün öğrenciler sporcudur. D) Bazı öğrenciler tembeldir. E) Hiçbir sporcu öğrenci değildir.

Sözel Mantık · Sözel Mantık

100. Aylin, Barış ve Ceren bir elektronik mağazasından birer ürün (telefon, tablet, saat) satın almıştır; her biri farklı bir ürün almıştır. Her ürünün rengi siyah ya da beyazdır; ödemesi ise peşin ya da taksitle yapılmıştır.
- Telefon alan kişi siyah ürün almamıştır.
- Ceren tablet almamıştır.
- Barış'ın ödemesi peşindir.
- Saat alan kişinin ödemesi taksitledir.
- Aylin'in ürünü siyahtır.
- Ceren'in ödemesi Barış'ınkiyle aynı değildir.
Buna göre,
I. Barış'ın ürünü beyazdır.
II. Ceren'in ödemesi taksitledir.
III. Aylin'in ürünü siyahtır.
ifadelerinden hangileri kesin olarak bilinebilir?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

Cevap Anahtarı

1-E 2-E 3-B 4-A 5-C 6-C 7-D 8-A 9-B 10-C 11-B 12-D 13-C 14-D 15-D 16-A 17-D 18-C 19-B 20-A 21-B 22-C 23-C 24-E 25-C 26-D 27-B 28-E 29-D 30-B 31-D 32-C 33-D 34-D 35-A 36-C 37-E 38-B 39-E 40-D 41-E 42-A 43-C 44-E 45-C 46-D 47-A 48-C 49-A 50-A 51-C 52-E 53-D 54-C 55-B 56-C 57-A 58-B 59-E 60-B 61-C 62-A 63-A 64-A 65-C 66-D 67-A 68-B 69-C 70-E 71-A 72-D 73-D 74-C 75-E 76-D 77-B 78-E 79-C 80-B 81-B 82-E 83-C 84-A 85-C 86-E 87-A 88-B 89-E 90-D 91-D 92-C 93-A 94-C 95-E 96-C 97-B 98-C 99-B 100-D

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com