Sözel Anlam Denemesi — Orta (25 Soru)
Ad Soyad: ______________________ Tarih: 07.10.2026 25 soru 30 dakika
Çalışma Kağıdı
Sözel Anlam Denemesi — Orta (25 Soru)
Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç
25 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada
Sözel Anlam · Sözcükte Anlam
1. «Küçük kardeşi, yaz tatilinin sonunda amansız bir uyum sıkıntısı çekti.» cümlesindeki «çekmek» sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu cümledekiyle aynı anlamda kullanılmıştır?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
2. Ressam, tuvalinde koyu renkleri azaltıp aydınlık tonları çoğaltınca eserin genel atmosferi ----; izleyicide bıraktığı izlenim de bu yönde ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
3. Aşağıdaki cümleye anlamca en yakın cümle hangisidir?
"Bir fikrin değerini, yalnızca ortaya atıldığı anda nasıl karşılandığına bakarak belirlemek, çoğu zaman yanıltıcıdır."
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
4. Gazeteci, haberin başlığını daha çarpıcı hâle getirince okunma oranı ----; buna bağlı olarak haberin sosyal medyada paylaşılma sayısı da ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
5. Bir sanat galerisi, hafta sonları düzenlediği ücretsiz rehberli turlarla ziyaretçi sayısını önemli ölçüde artırmıştır. Hafta içi günlerde ise herhangi bir rehberli tur düzenlenmediği için ziyaretçi sayısı daha düşük kalmaktadır.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Cümlede Anlam
6. Kentteki araç sayısı son beş yılda iki katına çıkmıştır. Bu süre boyunca şehir yönetimi yeni bir yol yapmamış, mevcut yolları da genişletmemiştir. Sürücülerin ortalama işe gidiş süresi bu dönemde belirgin biçimde uzamıştır.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
7. Sepet örücülüğünde kullanılan dallar, kesildikten hemen sonra değil, birkaç ay kurutulup sonra yeniden ıslatılarak işlenir. Taze dal örülürken kolay bükülür; ancak kuruduğunda çeker ve örgü gevşer. Kurutulup ıslatılan dal ise son biçimini aldıktan sonra bir daha çekmez. Bu yüzden usta örücüler, bahar başında kestikleri dalları yaz boyunca gölgede bekletir. Sabır burada bir erdem değil, ürünün dağılmaması için bir zorunluluktur.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
Sözel Anlam · Paragraf
8. Cam üfleme atölyesinde çıraklar ilk aylarda yalnızca izler. Usta, akkor hâldeki camı borunun ucunda döndürürken tek bir söz etmez; öğrenme, «gözle işitilen bir dil» üzerinden ilerler. Çırak, camın ne zaman yumuşayıp ne zaman katılaştığını ustanın bileğinin hızından okumayı öğrenir. Sözlü açıklama, bu bilginin ancak küçük bir bölümünü taşıyabilir. Bu yüzden bu zanaatta kitap değil, atölye vardır.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
9. (I) Bir fotoğrafçı, çektiği filmi karanlık odada banyo etmeye hazırlandı. (II) Ardından belirli sürelerde farklı kimyasal banyolardan geçirdi. (III) Önce filmi özel bir tankın içine yerleştirdi. (IV) Bu işlemler sırasında oda tamamen karanlık tutulmalıydı. (V) Film kuruduktan sonra üzerindeki görüntüler net biçimde ortaya çıktı.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?
Sözel Anlam · Paragraf
10. Bal arıları, kovana dönerken güneşin konumunu bir pusula gibi kullanır. Gökyüzü bulutlarla kaplı olsa bile arı, polarize ışığın izini takip ederek yönünü şaşırmaz. Bilim insanları uzun süre bu yeteneğin yalnızca görme duyusuna bağlı olduğunu düşünmüştür. Ancak son araştırmalar, arıların iç saatlerini de bu hesaplamaya kattığını ortaya koymuştur. Bir arı, sabah bulduğu çiçek tarlasının öğleden sonraki konumunu güneşin hareketine göre yeniden hesaplayabilir. Bu da arı için «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır. Kovana dönen her arı, dans ederek bu bilgiyi diğer işçi arılarla paylaşır.
Bu parçada altı çizili «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
11. Ailenin en küçük ferdi olan Deniz, akıllı telefonunu kullanmayı büyükannesinden çok daha hızlı öğrenmişti. Büyükanne ise yeni cihazları kullanırken genellikle torununun yardımına ihtiyaç duyuyordu. Bir akşam büyükanne, video görüşmesi yapmayı öğrenmek istediğinde Deniz sabırla adım adım anlattı. Birkaç deneme sonunda büyükanne kendi başına aramayı başarınca büyük bir sevinç yaşadı. O günden sonra uzak şehirdeki kız kardeşiyle her hafta düzenli olarak görüntülü konuşmaya başladı.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?
Sözel Anlam · Paragraf
12. (I) Son olarak nalı ata özenle çakarak işini tamamladı. (II) Örsün üzerinde çubuğu dövüp at ayağı biçimine soktu. (III) Nalı soğuk suya daldırarak sertleştirdi. (IV) Köy demircisi, atların ayaklarına uygun nal hazırlamak için ocağı yaktı. (V) Demir çubuğu kor hâline gelene dek ısıttı.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?
Sözel Anlam · Paragraf
13. Bir seramik ustası, yeni bir sırın nasıl davranacağını anlamak için küçük bir deney yaptı. Aynı kilden yaptığı on parçayı farklı sıcaklıklarda pişirdi. ---- Bu gözlem sayesinde artık her parça için doğru sıcaklığı önceden kestirebiliyordu. Deneyin sonunda elde ettiği tablo, atölyesindeki en değerli notlardan biri hâline geldi.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Sözel Anlam · Paragraf
14. Meydandaki yüz yıllık saat kulesi, geçen kış fırtınada hasar görünce belediye onu tamamen yenilemeyi planlamıştı. Ancak kentin en yaşlı ustası, kulenin yalnızca bozulan parçalarının değiştirilmesini, geri kalanının olduğu gibi korunmasını önerdi. Ustaya göre «bir kule, taşıdığı yıllarla birlikte konuşur; her çizik bir cümledir». Belediye başkanı önce bu öneriye şüpheyle yaklaştı çünkü tam yenileme daha hızlı ve ucuz görünüyordu. Usta, kulenin yüzeyindeki her izin, kentin geçmişinde yaşanmış bir olayla ilişkili olduğunu anlattı. Örneğin kulenin kuzey yüzündeki eski bir çatlak, elli yıl önceki büyük depremden kalmaydı. Bu ayrıntılar, meydanda büyüyen genç kuşağın çoğu tarafından bilinmiyordu. Usta, onarım sürecini halka açık yürütmeyi önerdi ki herkes kulenin hikâyesine tanık olsun. Belediye bu öneriyi kabul etti ve onarım, hafta sonları ziyarete açık bir atölye şeklinde yürütüldü. Süreç boyunca yaşlı sakinler, gençlere kuleyle ilgili hatıralarını anlattı. Onarım tamamlandığında kule, eskisinden daha parlak görünmüyordu ama daha çok kişi tarafından tanınır hâle gelmişti. Usta, bu sonucu beklediğini, çünkü amacın kuleyi yeni göstermek değil kuleyi hatırlanır kılmak olduğunu söyledi. Belediye başkanı, sürecin sonunda ustaya hak verdiğini açıkça belirtti.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
15. Toprağın verimliliği yalnızca içerdiği besin maddeleriyle ölçülmez; su tutma kapasitesi, havalanma düzeyi ve içindeki mikroorganizma çeşitliliği de en az bunlar kadar belirleyicidir. Bir tarla toprağı kimyasal gübrelerle zenginleştirilse bile, strüktürü bozulmuşsa bitki kökleri yeterince beslenemez. Bu yüzden deneyimli üreticiler toprağı yalnızca analiz raporundaki sayılarla değil, elde ovuşturarak, kokusunu alarak ve nem tutuşunu gözleyerek de değerlendirir. Onlara göre toprak, laboratuvar verisine indirgenemeyecek kadar canlı bir sistemdir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
16. Bir araştırmacı, sonuç vermeyen deneylerini de kaydeder. Bu kayıtlar, dergilerde yer bulmaz; ama yıllar sonra bir başka soru sorulduğunda o unutulmuş sayfalar aniden konuşmaya başlar. Bilimde başarısız deney diye bir şey yoktur; yalnızca henüz sorusu sorulmamış cevaplar vardır. Bu yüzden iyi bir laboratuvar defteri, «bugünün çöpünü yarının madenine çeviren» bir araçtır. Kaydetmeyen, yalnızca kendi bugününü değil, gelecekteki bir başkasının sorusunu da kaybeder.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
17. (I) Çiftçi, tarlasına damla sulama sistemi kurmaya karar verdi. (II) Ana boruyu su kaynağına bağlayıp tarlanın kenarına döşedi. (III) Geçen yıl bölgede yağışlar mevsim normallerinin altında kalmıştı. (IV) Her sıraya küçük delikli hortumlar yerleştirerek suyun köklere ulaşmasını sağladı. (V) Sistem çalışmaya başladığında su israfı belirgin biçimde azaldı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Sözel Anlam · Paragraf
18. Köy okulunda otuz yılı aşkın süredir görev yapan öğretmen Reşit Bey, sınıfındaki her öğrencinin farklı bir öğrenme hızına sahip olduğunu düşünürdü. Bu yüzden herkese aynı yöntemle ders anlatmak yerine, öğrencilerinin ilgi alanlarına göre örnekler seçerdi. Matematikle arası iyi olmayan bir öğrenciye futbol istatistikleriyle sayıları sevdirmeye çalışır, resme meraklı bir öğrenciye ise geometriyi çizimlerle anlatırdı. Yıllar sonra eski öğrencilerinden bazıları, en çok bu esnek yaklaşımı sayesinde derslere ısındıklarını söylerdi.
Bu parçada Reşit Bey ile ilgili asıl vurgulanmak istenen nedir?
Sözel Anlam · Paragraf
19. Bir mekânda tamamen sessizlik aramak çoğu zaman mümkün değildir; kulak, her ortamda bir miktar arka plan sesi algılar. Bu sesler bazen rahatsız edici bulunsa da, bazı durumlarda ortamın canlı ve güvenli olduğu hissini verir. Tamamen ses yalıtımlı bir odada uzun süre kalan kişilerin zamanla huzursuzluk duyduğu gözlenmiştir. Bu nedenle sessizliğin kendisi değil, sesin türü ve düzeyi, bir ortamın rahatlatıcı olup olmadığını belirleyen asıl etkendir.
Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
20. Kıyıdan uzak küçük bir adadaki deniz feneri, bir asırdır aynı ailenin bakımı altındadır. Fenerci, her akşam ışığı yakmadan önce camları tek tek kontrol eder çünkü en ufak bir leke, ışığın denizdeki gemilere ulaşan gücünü belirgin biçimde azaltır. Eskiden fenerin kaynağı yağ lambasıyken bugün güneş paneliyle çalışan bir sistem kullanılmaktadır. Buna rağmen fenerci, teknolojinin değiştirdiği tek şeyin enerji kaynağı olduğunu, sorumluluğun hiç değişmediğini söyler. Fenerciye göre «bir fener, yalnızca yandığı için değil güvenildiği için ışıktır». Ona göre bu güven, yıllar süren düzenli bakımla kazanılır. Fenerci, çocukluğundan beri babasından öğrendiği bir alışkanlıkla, her fırtınadan sonra fenerin çevresini dolaşıp hasar olup olmadığını denetler. Bölgede modern radar sistemleri yaygınlaşsa da kaptanların çoğu, gece yaklaşırken hâlâ fenerin ışığını görmeden rahatlamaz. Fenerci, bu durumu teknolojiye güvensizlikten çok alışkanlığın gücüne bağlar. Yıllar içinde adaya turist ilgisi de artmış, fener artık hem bir çalışma yeri hem de küçük bir müzeye dönüşmüştür. Fenerci, ziyaretçilere fenerin tarihini anlatırken en çok, ışığın hiç sönmediği geceleri anlatmaktan keyif alır. Ona göre bir fenercinin en büyük başarısı, kimsenin fark etmediği sıradan bir gecedir. Çünkü sıradan bir gece, hiçbir geminin tehlikeye girmediği anlamına gelir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Sözel Anlam · Paragraf
21. Eski bir liman kentinde ticaretin canlı kalmasının tek nedeni elverişli bir koyun varlığı değildi; kentin asıl gücü, farklı dillerden tüccarların anlaşabileceği ortak bir hesap ve tartı sistemine sahip olmasından geliyordu. Mallar ne kadar farklı yerlerden gelirse gelsin, tartı aynı birimle yapıldığı için anlaşmazlık neredeyse hiç çıkmazdı. Bu güven ortamı, zamanla uzak bölgelerden tüccarları da kente çekti. Böylece kentin zenginliği, coğrafyasından çok, kurduğu ortak düzenin güvenilirliğinden beslendi.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
22. Bir uygulamanın önerme sistemi, kullanıcının daha önce ilgi gösterdiği içeriklere benzer olanları öne çıkarır. Bu, kısa vadede kullanıcıyı ekranda daha uzun tutsa da, zamanla kullanıcının karşılaştığı içerik çeşitliliğini daraltabilir. Kullanıcı fark etmeden, kendisine sürekli benzer görüşleri ve konuları gösteren bir çerçeve içine çekilebilir. Bu nedenle bazı uzmanlar, öneri sistemlerine ara sıra alışılmadık içerikler eklenmesini, çeşitliliği korumanın bir yolu olarak önermektedir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sözel Anlam · Paragraf
23. Dağ patikalarını işaretleyen boyalı şeritler, bazı yürüyüşçülere göre doğanın el değmemişliğini bozan gereksiz bir müdahaledir; onlara göre patika, kendiliğinden keşfedilmelidir. Ne var ki aynı şeritler, deneyimsiz bir yürüyüşçünün hava aniden bozduğunda ya da görüş mesafesi düştüğünde yolunu kaybetmesini önleyen, çoğu zaman hayat kurtaran basit bir önlemdir. Yazara göre doğayı "bozulmamış" bırakma kaygısı, kimi zaman güvenliği hafife alan bir romantizme dönüşebilir; bir patikanın üzerindeki birkaç boya lekesi, doğayla kurulan ilişkiyi yoksullaştırmaz, yalnızca onu biraz daha güvenli kılar.
Bu parçanın yazarının patika işaretlemesine yönelik tutumu nasıldır?
Sözel Anlam · Paragraf
24. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.
Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.
Bu parçanın birinci ve ikinci bölümü karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sözel Anlam · Paragraf
25. Büyük bir orman yangınından sonra bölge, kararmış gövdelerden başka bir şey barındırmıyordu. İlk baharda toprağın altından ince yeşil filizler baş gösterdi. Bu filizler kısa sürede küçük çalılara dönüştü. ---- Birkaç yıl içinde bölge, yangından önceki hâline benzemese de yeniden canlı bir örtüyle kaplandı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap Anahtarı
1-E 2-A 3-C 4-C 5-C 6-C 7-B 8-B 9-B 10-C 11-C 12-C 13-A 14-D 15-A 16-B 17-C 18-B 19-B 20-C 21-A 22-E 23-A 24-E 25-C
8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com