sekizgenacademy.com

Sözel Anlam Denemesi — Orta (25 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     25 soru 30 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Anlam Denemesi — Orta (25 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

25 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

1. «Küçük kardeşi, yaz tatilinin sonunda amansız bir uyum sıkıntısı çekti.» cümlesindeki «çekmek» sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu cümledekiyle aynı anlamda kullanılmıştır?

A) Vitrindeki kırmızı çanta, herkesin dikkatini «çekti». B) Pazarcı, elindeki kavunun kaç kilo «çektiğini» teraziden okudu. C) Terzi, kumaşı makasla kesmeden önce iyice «çekti». D) Fotoğrafçı, gün batımını tam vaktinde «çekti». E) Delikanlı, askerlik dönüşü uzun süre çevresine alışmakta güçlük «çekti».

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

2. Ressam, tuvalinde koyu renkleri azaltıp aydınlık tonları çoğaltınca eserin genel atmosferi ----; izleyicide bıraktığı izlenim de bu yönde ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) aydınlandı - yumuşadı B) karardı - yumuşadı C) karardı - sertleşti D) aydınlandı - sertleşti E) değişmedi - yumuşadı

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

3. Aşağıdaki cümleye anlamca en yakın cümle hangisidir?

"Bir fikrin değerini, yalnızca ortaya atıldığı anda nasıl karşılandığına bakarak belirlemek, çoğu zaman yanıltıcıdır."

A) Değerli fikirler, ortaya atıldıkları anda her zaman olumlu karşılanır B) Bir fikre ilk gösterilen tepki, o fikrin gelecekte nasıl değerlendirileceğini kesin olarak gösterir C) Bir fikrin ne denli kıymetli olduğunu anlamak için, ona ilk gösterilen tepki tek başına güvenilir bir ölçüt değildir D) Fikirler zamanla değer kazanır, bu yüzden ilk anda nasıl karşılandıkları hiç önemli değildir E) Bir düşüncenin kıymetini, ilk ortaya çıktığında gördüğü tepkiye dayanarak değerlendirmek her zaman yanlış sonuç verir

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

4. Gazeteci, haberin başlığını daha çarpıcı hâle getirince okunma oranı ----; buna bağlı olarak haberin sosyal medyada paylaşılma sayısı da ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) değişmedi - arttı B) arttı - azaldı C) arttı - arttı D) azaldı - azaldı E) azaldı - arttı

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

5. Bir sanat galerisi, hafta sonları düzenlediği ücretsiz rehberli turlarla ziyaretçi sayısını önemli ölçüde artırmıştır. Hafta içi günlerde ise herhangi bir rehberli tur düzenlenmediği için ziyaretçi sayısı daha düşük kalmaktadır.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Galeri, önümüzdeki dönemde hafta içi de tur düzenleyecektir. B) Galerinin hafta içi hiç ziyaretçisi olmamaktadır. C) Galeri, hafta sonları ücretsiz rehberli tur düzenleyerek ziyaretçi sayısını artırmıştır. D) Ziyaretçilerin tamamı rehberli turlara katılmaktadır. E) Rehberli turlar galerinin tek gelir kaynağıdır.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

6. Kentteki araç sayısı son beş yılda iki katına çıkmıştır. Bu süre boyunca şehir yönetimi yeni bir yol yapmamış, mevcut yolları da genişletmemiştir. Sürücülerin ortalama işe gidiş süresi bu dönemde belirgin biçimde uzamıştır.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yol kapasitesi artırılmadığı sürece araç sayısı artmaya devam edecektir. B) Trafik sıkışıklığının tek nedeni araç sayısındaki artıştır. C) Şehirde araç sayısı artarken yol kapasitesi aynı kalmıştır. D) Şehir yönetimi trafik sorunuyla hiç ilgilenmemektedir. E) Sürücülerin çoğu bu durumdan dolayı toplu taşımaya yönelmiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

7. Sepet örücülüğünde kullanılan dallar, kesildikten hemen sonra değil, birkaç ay kurutulup sonra yeniden ıslatılarak işlenir. Taze dal örülürken kolay bükülür; ancak kuruduğunda çeker ve örgü gevşer. Kurutulup ıslatılan dal ise son biçimini aldıktan sonra bir daha çekmez. Bu yüzden usta örücüler, bahar başında kestikleri dalları yaz boyunca gölgede bekletir. Sabır burada bir erdem değil, ürünün dağılmaması için bir zorunluluktur.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

A) Bekletmenin ürünün dağılmaması için gerekli olduğu B) En sağlam sepetlerin taze dalla örüldüğü C) Kurutulup ıslatılan dalın örüldükten sonra çekmediği D) Taze dalla yapılan örgünün zamanla gevşediği E) Dalların kesildikten sonra bekletilip ıslatılarak işlendiği

Sözel Anlam · Paragraf

8. Cam üfleme atölyesinde çıraklar ilk aylarda yalnızca izler. Usta, akkor hâldeki camı borunun ucunda döndürürken tek bir söz etmez; öğrenme, «gözle işitilen bir dil» üzerinden ilerler. Çırak, camın ne zaman yumuşayıp ne zaman katılaştığını ustanın bileğinin hızından okumayı öğrenir. Sözlü açıklama, bu bilginin ancak küçük bir bölümünü taşıyabilir. Bu yüzden bu zanaatta kitap değil, atölye vardır.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Camın sesinin ustaya durumunu haber vermesi B) Bilginin sözle değil, görerek edinilmesi C) Ustanın çırağa bakışlarıyla uyarıda bulunması D) Atölyede konuşmanın yasak olması E) Çırağın ustanın sözlerini dikkatle dinlemesi

Sözel Anlam · Paragraf

9. (I) Bir fotoğrafçı, çektiği filmi karanlık odada banyo etmeye hazırlandı. (II) Ardından belirli sürelerde farklı kimyasal banyolardan geçirdi. (III) Önce filmi özel bir tankın içine yerleştirdi. (IV) Bu işlemler sırasında oda tamamen karanlık tutulmalıydı. (V) Film kuruduktan sonra üzerindeki görüntüler net biçimde ortaya çıktı.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I ve III E) IV ve V

Sözel Anlam · Paragraf

10. Bal arıları, kovana dönerken güneşin konumunu bir pusula gibi kullanır. Gökyüzü bulutlarla kaplı olsa bile arı, polarize ışığın izini takip ederek yönünü şaşırmaz. Bilim insanları uzun süre bu yeteneğin yalnızca görme duyusuna bağlı olduğunu düşünmüştür. Ancak son araştırmalar, arıların iç saatlerini de bu hesaplamaya kattığını ortaya koymuştur. Bir arı, sabah bulduğu çiçek tarlasının öğleden sonraki konumunu güneşin hareketine göre yeniden hesaplayabilir. Bu da arı için «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır. Kovana dönen her arı, dans ederek bu bilgiyi diğer işçi arılarla paylaşır.

Bu parçada altı çizili «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kovana dönüş yolu her seferinde farklı bir güzergâhtan izlenir B) Arılar, haritaları insanlardan daha iyi okuyabilir C) Arının konum hesabı, zaman geçtikçe güneşin hareketine göre yeniden düzenlenir D) Bulutlar arının yön bulmasını kalıcı olarak engeller E) Gökyüzünün görünümü mevsimden mevsime tamamen değişir

Sözel Anlam · Paragraf

11. Ailenin en küçük ferdi olan Deniz, akıllı telefonunu kullanmayı büyükannesinden çok daha hızlı öğrenmişti. Büyükanne ise yeni cihazları kullanırken genellikle torununun yardımına ihtiyaç duyuyordu. Bir akşam büyükanne, video görüşmesi yapmayı öğrenmek istediğinde Deniz sabırla adım adım anlattı. Birkaç deneme sonunda büyükanne kendi başına aramayı başarınca büyük bir sevinç yaşadı. O günden sonra uzak şehirdeki kız kardeşiyle her hafta düzenli olarak görüntülü konuşmaya başladı.

Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?

A) Büyükanne teknolojiyi öğrenmeye hiç istekli değildi. B) Büyükanne video görüşmesini öğrendikten sonra hiç kullanmamıştır. C) Deniz, büyükannesine yeni beceriler kazandırmada rol oynamıştır. D) Deniz ile büyükannesi aynı şehirde yaşamaktadır. E) Büyükanne, torunundan yardım almadan tüm cihazları rahatça kullanabilmektedir.

Sözel Anlam · Paragraf

12. (I) Son olarak nalı ata özenle çakarak işini tamamladı. (II) Örsün üzerinde çubuğu dövüp at ayağı biçimine soktu. (III) Nalı soğuk suya daldırarak sertleştirdi. (IV) Köy demircisi, atların ayaklarına uygun nal hazırlamak için ocağı yaktı. (V) Demir çubuğu kor hâline gelene dek ısıttı.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

13. Bir seramik ustası, yeni bir sırın nasıl davranacağını anlamak için küçük bir deney yaptı. Aynı kilden yaptığı on parçayı farklı sıcaklıklarda pişirdi. ---- Bu gözlem sayesinde artık her parça için doğru sıcaklığı önceden kestirebiliyordu. Deneyin sonunda elde ettiği tablo, atölyesindeki en değerli notlardan biri hâline geldi.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Sıcaklık arttıkça sırın renginin ve dokusunun nasıl değiştiğini tek tek kaydetti. B) Deney sırasında fırın arızalandığı için hiçbir parça pişirilememiştir. C) Bu yüzden ustalık artık deneyime değil şansa bağlı hâle gelmiştir. D) Ustanın bu denemesi kilin rengini hiçbir şekilde etkilememiştir. E) Ancak parçaların hiçbiri fırından sağlam çıkmamıştır.

Sözel Anlam · Paragraf

14. Meydandaki yüz yıllık saat kulesi, geçen kış fırtınada hasar görünce belediye onu tamamen yenilemeyi planlamıştı. Ancak kentin en yaşlı ustası, kulenin yalnızca bozulan parçalarının değiştirilmesini, geri kalanının olduğu gibi korunmasını önerdi. Ustaya göre «bir kule, taşıdığı yıllarla birlikte konuşur; her çizik bir cümledir». Belediye başkanı önce bu öneriye şüpheyle yaklaştı çünkü tam yenileme daha hızlı ve ucuz görünüyordu. Usta, kulenin yüzeyindeki her izin, kentin geçmişinde yaşanmış bir olayla ilişkili olduğunu anlattı. Örneğin kulenin kuzey yüzündeki eski bir çatlak, elli yıl önceki büyük depremden kalmaydı. Bu ayrıntılar, meydanda büyüyen genç kuşağın çoğu tarafından bilinmiyordu. Usta, onarım sürecini halka açık yürütmeyi önerdi ki herkes kulenin hikâyesine tanık olsun. Belediye bu öneriyi kabul etti ve onarım, hafta sonları ziyarete açık bir atölye şeklinde yürütüldü. Süreç boyunca yaşlı sakinler, gençlere kuleyle ilgili hatıralarını anlattı. Onarım tamamlandığında kule, eskisinden daha parlak görünmüyordu ama daha çok kişi tarafından tanınır hâle gelmişti. Usta, bu sonucu beklediğini, çünkü amacın kuleyi yeni göstermek değil kuleyi hatırlanır kılmak olduğunu söyledi. Belediye başkanı, sürecin sonunda ustaya hak verdiğini açıkça belirtti.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Belediyeler, tarihi yapıların onarımını her zaman ustalara bırakmalıdır B) Gençler, geçmişe dair hikâyelerle hiç ilgilenmez C) Saat kuleleri, kentlerin en pahalı yapılarıdır D) Eski bir yapının izlerini korumak, onu toplumsal hafızanın bir parçası hâline getirebilir E) Bir yapının yenilenmesi, her zaman eskisinden daha değerli bir sonuç doğurur

Sözel Anlam · Paragraf

15. Toprağın verimliliği yalnızca içerdiği besin maddeleriyle ölçülmez; su tutma kapasitesi, havalanma düzeyi ve içindeki mikroorganizma çeşitliliği de en az bunlar kadar belirleyicidir. Bir tarla toprağı kimyasal gübrelerle zenginleştirilse bile, strüktürü bozulmuşsa bitki kökleri yeterince beslenemez. Bu yüzden deneyimli üreticiler toprağı yalnızca analiz raporundaki sayılarla değil, elde ovuşturarak, kokusunu alarak ve nem tutuşunu gözleyerek de değerlendirir. Onlara göre toprak, laboratuvar verisine indirgenemeyecek kadar canlı bir sistemdir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Toprak verimliliği, kimyasal içerik kadar yapısal ve biyolojik özelliklere de bağlıdır B) Bitki kökleri yalnızca gübre miktarına göre gelişir C) Kimyasal gübreleme, toprak verimliliğini artırmanın en güvenilir yoludur D) Deneyimli üreticiler laboratuvar analizlerine hiç güvenmez E) Toprağın su tutma kapasitesi, mikroorganizma çeşitliliğinden daha önemlidir

Sözel Anlam · Paragraf

16. Bir araştırmacı, sonuç vermeyen deneylerini de kaydeder. Bu kayıtlar, dergilerde yer bulmaz; ama yıllar sonra bir başka soru sorulduğunda o unutulmuş sayfalar aniden konuşmaya başlar. Bilimde başarısız deney diye bir şey yoktur; yalnızca henüz sorusu sorulmamış cevaplar vardır. Bu yüzden iyi bir laboratuvar defteri, «bugünün çöpünü yarının madenine çeviren» bir araçtır. Kaydetmeyen, yalnızca kendi bugününü değil, gelecekteki bir başkasının sorusunu da kaybeder.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Deney atıklarının geri dönüştürülerek yeniden kullanılması B) Şimdilik değersiz görünen kayıtların ileride değerli bilgiye dönüşmesi C) Eski deneylerin yeni yöntemlerle yeniden yapılması D) Laboratuvar defterlerinin maddi değerinin zamanla artması E) Araştırmacıların bulgularını gizli tutmayı tercih etmesi

Sözel Anlam · Paragraf

17. (I) Çiftçi, tarlasına damla sulama sistemi kurmaya karar verdi. (II) Ana boruyu su kaynağına bağlayıp tarlanın kenarına döşedi. (III) Geçen yıl bölgede yağışlar mevsim normallerinin altında kalmıştı. (IV) Her sıraya küçük delikli hortumlar yerleştirerek suyun köklere ulaşmasını sağladı. (V) Sistem çalışmaya başladığında su israfı belirgin biçimde azaldı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

18. Köy okulunda otuz yılı aşkın süredir görev yapan öğretmen Reşit Bey, sınıfındaki her öğrencinin farklı bir öğrenme hızına sahip olduğunu düşünürdü. Bu yüzden herkese aynı yöntemle ders anlatmak yerine, öğrencilerinin ilgi alanlarına göre örnekler seçerdi. Matematikle arası iyi olmayan bir öğrenciye futbol istatistikleriyle sayıları sevdirmeye çalışır, resme meraklı bir öğrenciye ise geometriyi çizimlerle anlatırdı. Yıllar sonra eski öğrencilerinden bazıları, en çok bu esnek yaklaşımı sayesinde derslere ısındıklarını söylerdi.

Bu parçada Reşit Bey ile ilgili asıl vurgulanmak istenen nedir?

A) Öğrencilerine standart bir öğretim yöntemi uyguladığı B) Öğrencilerinin bireysel farklılıklarını gözeterek ders anlattığı C) Sadece matematik dersine önem verdiği D) Meslek hayatı boyunca hep şehir okullarında çalıştığı E) Öğrencileriyle sınırlı bir iletişim kurduğu

Sözel Anlam · Paragraf

19. Bir mekânda tamamen sessizlik aramak çoğu zaman mümkün değildir; kulak, her ortamda bir miktar arka plan sesi algılar. Bu sesler bazen rahatsız edici bulunsa da, bazı durumlarda ortamın canlı ve güvenli olduğu hissini verir. Tamamen ses yalıtımlı bir odada uzun süre kalan kişilerin zamanla huzursuzluk duyduğu gözlenmiştir. Bu nedenle sessizliğin kendisi değil, sesin türü ve düzeyi, bir ortamın rahatlatıcı olup olmadığını belirleyen asıl etkendir.

Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sessiz mekânların her koşulda tercih edilmesi gerektiğini savunmak B) Bir ortamın rahatlık düzeyini belirleyenin sessizlik değil sesin niteliği olduğunu açıklamak C) Farklı mekân türlerinin ses yalıtım derecelerini karşılaştırmak D) Ses yalıtımının teknik olarak nasıl sağlandığını anlatmak E) Gürültünün insan sağlığına verdiği zararları kanıtlarla ortaya koymak

Sözel Anlam · Paragraf

20. Kıyıdan uzak küçük bir adadaki deniz feneri, bir asırdır aynı ailenin bakımı altındadır. Fenerci, her akşam ışığı yakmadan önce camları tek tek kontrol eder çünkü en ufak bir leke, ışığın denizdeki gemilere ulaşan gücünü belirgin biçimde azaltır. Eskiden fenerin kaynağı yağ lambasıyken bugün güneş paneliyle çalışan bir sistem kullanılmaktadır. Buna rağmen fenerci, teknolojinin değiştirdiği tek şeyin enerji kaynağı olduğunu, sorumluluğun hiç değişmediğini söyler. Fenerciye göre «bir fener, yalnızca yandığı için değil güvenildiği için ışıktır». Ona göre bu güven, yıllar süren düzenli bakımla kazanılır. Fenerci, çocukluğundan beri babasından öğrendiği bir alışkanlıkla, her fırtınadan sonra fenerin çevresini dolaşıp hasar olup olmadığını denetler. Bölgede modern radar sistemleri yaygınlaşsa da kaptanların çoğu, gece yaklaşırken hâlâ fenerin ışığını görmeden rahatlamaz. Fenerci, bu durumu teknolojiye güvensizlikten çok alışkanlığın gücüne bağlar. Yıllar içinde adaya turist ilgisi de artmış, fener artık hem bir çalışma yeri hem de küçük bir müzeye dönüşmüştür. Fenerci, ziyaretçilere fenerin tarihini anlatırken en çok, ışığın hiç sönmediği geceleri anlatmaktan keyif alır. Ona göre bir fenercinin en büyük başarısı, kimsenin fark etmediği sıradan bir gecedir. Çünkü sıradan bir gece, hiçbir geminin tehlikeye girmediği anlamına gelir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Fenerin son yıllarda turistik bir ilgi görmeye başladığı B) Fenerin artık güneş enerjisiyle çalıştığı C) Fenerin bakımını hangi kurumun denetlediği D) Fenercinin mesleği babasından öğrendiği E) Kaptanların radar varken bile fenerin ışığına güvendiği

Sözel Anlam · Paragraf

21. Eski bir liman kentinde ticaretin canlı kalmasının tek nedeni elverişli bir koyun varlığı değildi; kentin asıl gücü, farklı dillerden tüccarların anlaşabileceği ortak bir hesap ve tartı sistemine sahip olmasından geliyordu. Mallar ne kadar farklı yerlerden gelirse gelsin, tartı aynı birimle yapıldığı için anlaşmazlık neredeyse hiç çıkmazdı. Bu güven ortamı, zamanla uzak bölgelerden tüccarları da kente çekti. Böylece kentin zenginliği, coğrafyasından çok, kurduğu ortak düzenin güvenilirliğinden beslendi.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kentin ticari başarısı, coğrafi avantajından çok kurduğu güvenilir ortak düzenden kaynaklanmıştır B) Uzak bölgelerden tüccarlar bu kente hiçbir zaman gelmemiştir C) Kentin tartı sistemi zamanla kullanımdan kaldırılmıştır D) Liman kentinin zenginliği yalnızca elverişli bir koydan kaynaklanmıştır E) Farklı dillerden tüccarlar bu kentte anlaşmazlıktan kaçınamamıştır

Sözel Anlam · Paragraf

22. Bir uygulamanın önerme sistemi, kullanıcının daha önce ilgi gösterdiği içeriklere benzer olanları öne çıkarır. Bu, kısa vadede kullanıcıyı ekranda daha uzun tutsa da, zamanla kullanıcının karşılaştığı içerik çeşitliliğini daraltabilir. Kullanıcı fark etmeden, kendisine sürekli benzer görüşleri ve konuları gösteren bir çerçeve içine çekilebilir. Bu nedenle bazı uzmanlar, öneri sistemlerine ara sıra alışılmadık içerikler eklenmesini, çeşitliliği korumanın bir yolu olarak önermektedir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öneri sistemleri kullanıcıların ekran süresini her zaman azaltır B) Alışılmadık içerik eklenmesi öneri sistemlerinin işlevini tamamen ortadan kaldırır C) Kullanıcılar öneri sistemlerinin etkisini her zaman fark eder D) Öneri sistemleri yalnızca farklı görüşleri öne çıkarmak için tasarlanmıştır E) Öneri sistemleri, kullanıcıyı benzer içeriklerle sınırlayarak içerik çeşitliliğini azaltabilir

Sözel Anlam · Paragraf

23. Dağ patikalarını işaretleyen boyalı şeritler, bazı yürüyüşçülere göre doğanın el değmemişliğini bozan gereksiz bir müdahaledir; onlara göre patika, kendiliğinden keşfedilmelidir. Ne var ki aynı şeritler, deneyimsiz bir yürüyüşçünün hava aniden bozduğunda ya da görüş mesafesi düştüğünde yolunu kaybetmesini önleyen, çoğu zaman hayat kurtaran basit bir önlemdir. Yazara göre doğayı "bozulmamış" bırakma kaygısı, kimi zaman güvenliği hafife alan bir romantizme dönüşebilir; bir patikanın üzerindeki birkaç boya lekesi, doğayla kurulan ilişkiyi yoksullaştırmaz, yalnızca onu biraz daha güvenli kılar.

Bu parçanın yazarının patika işaretlemesine yönelik tutumu nasıldır?

A) Güvenlik gerekçesiyle yapılan sade işaretlemeleri destekleyen, bunun doğayla kurulan ilişkiyi zedelemediğini savunan bir tutum B) Patika işaretlemesinin tümüyle gereksiz olduğunu savunan bir tutum C) Her türlü doğa müdahalesine kesinlikle karşı çıkan bir tutum D) Deneyimsiz yürüyüşçülerin dağa hiç çıkmaması gerektiğini savunan bir tutum E) Konuya kayıtsız, herhangi bir görüş bildirmeyen bir tutum

Sözel Anlam · Paragraf

24. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.

Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.

Bu parçanın birinci ve ikinci bölümü karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) İkinci bölüm, birinci bölümdeki bilgilerin geçersiz olduğunu ortaya koymaktadır B) Birinci bölüm yeni tesisin üstünlüğünü, ikinci bölüm geleneksel yöntemin üstünlüğünü savunmaktadır C) İki bölüm de yalnızca balıkçıların tercihlerini karşılaştırmaktadır D) Birinci bölüm tersanenin tarihini, ikinci bölüm teknelerin fiyatlarını ele almaktadır E) Birinci bölüm geleneksel yapım ilkelerini, ikinci bölüm bu yöntemin yeni bir üretim biçimiyle karşılaştırılmasını konu almaktadır

Sözel Anlam · Paragraf

25. Büyük bir orman yangınından sonra bölge, kararmış gövdelerden başka bir şey barındırmıyordu. İlk baharda toprağın altından ince yeşil filizler baş gösterdi. Bu filizler kısa sürede küçük çalılara dönüştü. ---- Birkaç yıl içinde bölge, yangından önceki hâline benzemese de yeniden canlı bir örtüyle kaplandı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Oysa yangın bölgedeki tüm toprağı yok etmiştir. B) Ne var ki toprak bu süreçte tamamen verimsiz hâle gelmiştir. C) Çalıların gölgesinde önce kuşlar, ardından küçük memeliler bölgeye geri döndü. D) Bu yüzden bölgeye bir daha hiçbir canlı uğramamıştır. E) Ancak filizler birkaç gün içinde tamamen kurumuştur.

Cevap Anahtarı

1-E 2-A 3-C 4-C 5-C 6-C 7-B 8-B 9-B 10-C 11-C 12-C 13-A 14-D 15-A 16-B 17-C 18-B 19-B 20-C 21-A 22-E 23-A 24-E 25-C

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com