sekizgenacademy.com

Sözel Anlam Denemesi — Kısa (15 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 28.10.2026     15 soru 20 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Anlam Denemesi — Kısa (15 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

15 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde «göz» sözcüğüyle kurulmuş deyim, "bir şeyi kendisi için elde etmeyi istemek" anlamında kullanılmıştır?

A) Annesi, çocuğa «göz kulak olması» için komşuyu çağırdı. B) Amcam, babamın tarlasına yıllardır «göz koyuyor». C) Raftaki yeni çıkan kitaplara şöyle bir «göz attı». D) Eski mektubu görünce «gözleri doldu». E) Müdür, geç kalan öğrencinin hatasına «göz yumdu».

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

2. ---- bir araştırmanın sonuçları ilgi çekici olabilir, ---- bu sonuçlar yeterli sayıda örnekle desteklenmedikçe genellenemez.

Bu cümledeki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Yeter ki - oysa B) Çünkü - ayrıca C) Ne zaman ki - dolayısıyla D) Her ne kadar - yine de E) Madem ki - bu yüzden

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

3. Toplantı salonunun kapısındaki "Lütfen telefonlarınızı sessize alınız" yazılı uyarı, bu ay içinde üç kez, her seferinde daha büyük puntolarla yeniden asılmıştır.

Bu cümleden aşağıdakilerden hangisi sezdirilmektedir?

A) Uyarıyı hazırlayan kişinin sürekli değiştiği B) Telefon kullanımının her kurumda yasak olduğu C) Toplantıların bu ay üç kez ertelendiği D) Salonda toplantı yapılmasının yasaklandığı E) Uyarıya yeterince uyulmadığı

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

4. Şehrin eski mahallelerinde dolaşırken insan, taş duvarların arasından sızan nemli havayı ciğerlerinde hisseder; her köşe başında yıllar önce burada yaşamış olanların izini arar gibi olur. Oysa yeni inşa edilen caddelerde böyle bir çağrışım yoktur; orada yalnızca düzenli ama kimliksiz bir sessizlik vardır. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Olaylar zaman sırasına göre, aralarına yorum katılmadan aktarılmıştır. B) Neden-sonuç ilişkisi kurularak bir sorunun çözüm yolları sıralanmıştır. C) Geçmişle bugün karşılaştırılarak duyusal ayrıntılarla betimleyici bir anlatım kullanılmıştır. D) Anlatımda soru-cevap tekniğinden yararlanılarak okuyucu düşünmeye yönlendirilmiştir. E) Yazar, kendi duygularını gizleyerek yalnızca nesnel verilere yer vermiştir.

Sözel Anlam · Paragraf

5. Köy okulunda otuz yılı aşkın süredir görev yapan öğretmen Reşit Bey, sınıfındaki her öğrencinin farklı bir öğrenme hızına sahip olduğunu düşünürdü. Bu yüzden herkese aynı yöntemle ders anlatmak yerine, öğrencilerinin ilgi alanlarına göre örnekler seçerdi. Matematikle arası iyi olmayan bir öğrenciye futbol istatistikleriyle sayıları sevdirmeye çalışır, resme meraklı bir öğrenciye ise geometriyi çizimlerle anlatırdı. Yıllar sonra eski öğrencilerinden bazıları, en çok bu esnek yaklaşımı sayesinde derslere ısındıklarını söylerdi.

Bu parçada Reşit Bey ile ilgili asıl vurgulanmak istenen nedir?

A) Öğrencilerine standart bir öğretim yöntemi uyguladığı B) Öğrencilerinin bireysel farklılıklarını gözeterek ders anlattığı C) Sadece matematik dersine önem verdiği D) Meslek hayatı boyunca hep şehir okullarında çalıştığı E) Öğrencileriyle sınırlı bir iletişim kurduğu

Sözel Anlam · Paragraf

6. Eski bir sandalyeyi onarmak, çoğu zaman yenisini almaktan pahalıya gelir. Buna karşın bazı marangozlar bu işi hâlâ severek yapar. Onlara göre onarım, bir nesneyi kurtarmaktan çok, onu yapan ustanın kararlarını yeniden okumaktır: Neden bu bağlantıyı seçmiş, neden şu tahtayı ince bırakmış? Her onarım, geçmişteki bir ustayla sessiz bir konuşmadır. Yeni sandalye ise kimseyle konuşmaz.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eski eşyaların yenilerinden daha sağlam yapıldığı B) Marangozluğun kuşaktan kuşağa aktarılan bir meslek olduğu C) Onarımın maliyetinin yeni ürün fiyatına göre yüksek olduğu D) Onarımın, eski ustanın düşüncesiyle kurulan bir bağ olduğu E) Yeni ürünlerin tüketiciye onarım seçeneği sunmadığı

Sözel Anlam · Paragraf

7. Ebru yapımında boyalar, kıvamı özenle ayarlanmış bir su yüzeyine damlatılır; boyaların batmayıp yüzeyde kalması, suyun yoğunlaştırılmasına bağlıdır. Usta, fırçayla serptiği renkleri ince bir çubukla yönlendirir ama desenin tamamını belirleyemez; çünkü boyalar birbirini iterken kendi yollarını da çizer. Kâğıt yüzeye yatırıldığında desen, yalnızca o ana özgü bir iz olarak kâğıda geçer. Desenin ömrü bu yüzden suyun üzerinde birkaç dakikayla sınırlıdır; usta işini bu kısa süre içinde bitirmek zorundadır. Aynı sudan ikinci bir baskı almak mümkündür, ancak bu baskı ilkinin kopyası olmaz. Bu yüzden ebrucu, ustalığını kusursuz tekrarda değil, rastlantıyla birlikte çalışmayı yönetmekte gösterir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Ustalığın rastlantıyı yönetmekte görüldüğüne B) Ustanın müdahalesinin desen üzerindeki sınırlı etkisine C) Boyaların yüzeyde kalmasını sağlayan etkene D) Aynı sudan alınan baskıların birbirinin aynısı olmadığına E) Kâğıdın baskıya hazırlanma biçimine

Sözel Anlam · Paragraf

8. (I) Bir binanın cephesinde kullanılan malzeme, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda o bölgenin iklim koşullarına verilen bir yanıttır. (II) Şehir merkezlerindeki konut fiyatları, ulaşım ağlarına yakınlıkla doğru orantılı biçimde artmaktadır. (III) Sıcak ve kurak bölgelerde kalın duvarlar, gün içindeki sıcaklık farkını geciktirerek iç mekânı serin tutar. (IV) Nemli ve yağışlı bölgelerde ise çatı eğimi artırılarak suyun hızla tahliye edilmesi hedeflenir. (V) Böylece bir yapının dış görünüşü incelendiğinde, çoğu zaman inşa edildiği coğrafyanın izlerini de okumak mümkündür.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

9. Mahalle terzisinin dükkânı, sabah açılır açılmaz dolar. Gelenlerin çoğunun elinde onarılacak bir şey yoktur; bir söküğü bahane edip oturur, çay içer, konuşurlar. Terzi, kimsenin sözünü kesmeden diker; ama herkesin derdini bilir. Bu küçük dükkân, mahallenin «dikişle tutturulmuş günlüğü» gibidir; kimin evlendiği, kimin taşındığı önce burada duyulur. Terzi emekli olduğunda mahalleliler yalnızca bir ustayı değil, birbirini duydukları bir yeri de kaybedecek.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Terzinin her müşterisi için ayrı bir defter tutması B) Dükkânın mahallede en eski yapı olması C) Terzinin mahallelinin giysilerini uzun yıllar onarması D) Dükkânın açılış saatlerinin herkesçe bilinmesi E) Dükkânın, mahallenin yaşanmışlıklarının biriktiği yer olması

Sözel Anlam · Paragraf

10. Bir koleksiyoncunun bir araya getirdiği nesneler, çoğu zaman piyasa değeriyle açıklanamayacak bir anlam taşır; her parça, koleksiyoncunun o nesneyi nerede ve nasıl bulduğuna dair kişisel bir hikâyeyle birlikte saklanır. Nesnelerin yalnızca biriktirilmesi değil, belirli bir sisteme göre sınıflandırılıp kayıt altına alınması da koleksiyonu değerli kılan unsurlardan biridir; bu düzen, ileride aynı alanla ilgilenecek başkaları için de bir kaynak oluşturur. Dolayısıyla bir koleksiyonu yalnızca biriktirilen nesnelerin toplamı olarak görmek, ona harcanan emeği ve kurulan anlamı göz ardı etmek anlamına gelir.

Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir koleksiyonun değerinin yalnızca biriktirilen nesnelerin toplamından ibaret olmadığını, kişisel anlam ve emeği de içerdiğini vurgulamak B) Koleksiyonların piyasa değerinin nasıl hesaplandığını açıklamak C) Farklı koleksiyon türlerini sınıflandırarak karşılaştırmak D) Koleksiyonculuğun ekonomik olarak kârlı bir uğraş olduğunu kanıtlamak E) Koleksiyonculuğun tarihsel kökenini aktarmak

Sözel Anlam · Paragraf

11. Ailenin en küçük ferdi olan Deniz, akıllı telefonunu kullanmayı büyükannesinden çok daha hızlı öğrenmişti. Büyükanne ise yeni cihazları kullanırken genellikle torununun yardımına ihtiyaç duyuyordu. Bir akşam büyükanne, video görüşmesi yapmayı öğrenmek istediğinde Deniz sabırla adım adım anlattı. Birkaç deneme sonunda büyükanne kendi başına aramayı başarınca büyük bir sevinç yaşadı. O günden sonra uzak şehirdeki kız kardeşiyle her hafta düzenli olarak görüntülü konuşmaya başladı.

Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?

A) Büyükanne teknolojiyi öğrenmeye hiç istekli değildi. B) Büyükanne video görüşmesini öğrendikten sonra hiç kullanmamıştır. C) Deniz, büyükannesine yeni beceriler kazandırmada rol oynamıştır. D) Deniz ile büyükannesi aynı şehirde yaşamaktadır. E) Büyükanne, torunundan yardım almadan tüm cihazları rahatça kullanabilmektedir.

Sözel Anlam · Paragraf

12. (I) Bir çömlekçi, yeni bir vazo yapmadan önce çamuru hazırlar. (II) Çamurun içindeki hava kabarcıklarını çıkarmak için onu uzun süre yoğurur. (III) Şekillendirme bitince vazoyu gölgede yavaşça kurutur. (IV) Ardından çamuru çark üzerine yerleştirip şekil vermeye başlar. (V) Son olarak vazoyu fırında pişirerek dayanıklı hâle getirir.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I ve IV E) II ve V

Sözel Anlam · Paragraf

13. Uyku sırasında beyin, gün içinde edinilen bilgileri rastgele biçimde değil, önem derecesine göre işler gibi davranır. Duygusal yoğunluğu yüksek bir olayla ilgili anılar, uyku sırasında daha sık yeniden etkinleşirken, sıradan ayrıntılar bu süreçte büyük ölçüde geri planda kalır. Bu seçicilik, ertesi gün kişinin neden belirli bir anıyı net hatırlarken aynı güne ait pek çok sıradan ayrıntıyı unuttuğunu açıklar. Araştırmacılar bu işleyişi, beynin sınırlı kapasitesini en işlevsel bilgiye ayırma stratejisi olarak yorumlamaktadır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Her birey aynı olayı aynı yoğunlukta hatırlar. B) Uykusuz kalan kişiler o güne ait hiçbir anılarını hatırlayamaz. C) Beynin anı işleme kapasitesi yaşla birlikte sürekli artar. D) Duygusal yoğunluğu düşük anılar uyku sırasında tamamen silinir. E) Bir günün sıradan ayrıntılarının unutulması, beynin anıları seçici biçimde işlemesiyle ilişkilendirilebilir.

Sözel Anlam · Paragraf

14. Mahallenin köşesindeki küçük fırın, sabahın erken saatlerinde yalnızca ekmek değil, bir düzen de dağıtır. Yaşlılar ilk sıcak somunu almak için gün doğmadan kapıda toplanır; bu bekleyiş, onların birbirinden haber almasının tek düzenli fırsatıdır. Fırıncı, kimin hangi ekmeği aldığını ezbere bilir; birkaç gün görünmeyen müşteriyi merak edip komşularına sorar. Öğle saatlerine doğru okul çıkışı çocuklar gelir, akşama doğru işten dönenler. Böylece fırın, günün her saatinde farklı bir kesimin uğrak yeri olur.

Bu parçada sözü edilen fırınla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Fırıncının düzenli müşterilerini yakından tanıdığına B) Ekmek fiyatlarının mahalleliye uygun tutulduğuna C) Günün farklı saatlerinde farklı kesimlerin uğradığına D) Sabah bekleyişinin yaşlılar için bir haberleşme fırsatı olduğuna E) Yaşlıların gün doğmadan kapıda toplandığına

Sözel Anlam · Paragraf

15. Bazı araştırmalar, komşu ağaçların köklerinin toprak altında ince mantar iplikçikleriyle birbirine bağlı bir ağ oluşturduğunu, bu ağ üzerinden besin ve kimyasal sinyal aktarabildiğini göstermektedir. Örneğin güneş alamayan genç bir fidan, yakınındaki daha büyük bir ağaçtan bu ağ aracılığıyla şeker alabilir. Bir ağaç zararlı böcek saldırısına uğradığında da aynı ağ üzerinden komşularını uyarıya geçirebilir; komşu ağaçlar bu sinyali aldıktan kısa süre sonra kendi savunma kimyasallarını üretmeye başlar. Bu bulgular, bir ormanı tek tek bireylerden çok, birbirine bağlı bir bütün olarak görmeyi akla getirmektedir.

Bu parçada geçen «uyarıya geçirebilir» sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Komşu ağaçların besin alışverişini tamamen durdurabilir B) Komşu ağaçların köklerini birbirinden tamamen koparabilir C) Genç fidanların güneş ışığına olan ihtiyacını ortadan kaldırabilir D) Zararlı böceklerin başka ağaçlara geçişini fiziksel olarak engelleyebilir E) Komşu ağaçların olası bir tehlikeye karşı önceden savunma tepkisi geliştirmesini sağlayabilir

Cevap Anahtarı

1-B 2-D 3-E 4-C 5-B 6-D 7-E 8-B 9-E 10-A 11-C 12-C 13-E 14-B 15-E

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com