sekizgenacademy.com

Sözel Anlam Denemesi — Kısa (15 Soru)

Ad Soyad: ______________________     Tarih: 07.10.2026     15 soru 20 dakika

Çalışma Kağıdı

Sözel Anlam Denemesi — Kısa (15 Soru)

Sayfa numarası için yazdırma penceresinde "Üstbilgi/altbilgi"ni aç

15 soru · şıkları kağıt üzerinde işaretle, cevap anahtarı son sayfada

Sözel Anlam · Sözcükte Anlam

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düşmek" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) Merdivenden inerken ayağı kayıp düştü. B) Ağaçtaki elma olgunlaşınca dallardan düştü. C) Yağmur damlaları çatıya düşerken ses çıkarıyordu. D) Elindeki bardak yere düşüp kırıldı. E) Sınavda beklenmedik sorularla karşılaşınca moralinin düştüğünü fark etti.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

2. I. belirledi
II. yeni yılın hedeflerini
III. Şirket yöneticileri
IV. uzun uzun tartışarak
V. geçen çeyreğin satış verilerini
Yukarıdaki sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü olur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisi nesnel bir yargı bildirmektedir?

A) Bence bu roman, yazarın en zayıf eseridir. B) Şehir merkezindeki yeni köprü 850 metre uzunluğundadır. C) Bu tablodaki renk uyumu gerçekten göz kamaştırıcı. D) Sanırım konser beklediğimden daha sıkıcı geçti. E) Bu yemek şimdiye kadar yediğim en lezzetli yemekti.

Sözel Anlam · Cümlede Anlam

4. Editör, taslak metindeki gereksiz ayrıntıları çıkarmasını önerdi. Yazar bu öneriyi uyguladıktan sonra metnin akıcılığı ----; okurlardan gelen geri bildirimler de bu doğrultuda ----.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) azaldı - kötüleşti B) değişmedi - iyileşti C) arttı - kötüleşti D) arttı - iyileşti E) azaldı - iyileşti

Sözel Anlam · Paragraf

5. Bir iletişimde aktarılan anlam, yalnızca kullanılan sözcüklerden değil, sesin tonundan, konuşma hızından ve duraklamalardan da oluşur. Aynı cümle, yavaş ve düşük tonla söylendiğinde sakin bir bilgi aktarımı gibi algılanırken, hızlı ve yüksek tonla söylendiğinde endişe ya da aciliyet izlenimi uyandırabilir. Dinleyici, sözcüklerin anlamıyla sesin tonu çeliştiğinde, çoğunlukla sözcüklerden çok tona güvenerek bir yorum yapar. Bu durum, yazılı metinlerde ton bilgisinin bulunmamasının, okuyucuyu kimi zaman yanlış çıkarımlara sürükleyebileceğini de göstermektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Ton ile sözcük anlamı arasındaki çelişki iletişimde sürekli yaşanan bir durumdur. B) Konuşma hızı arttıkça aktarılan bilginin doğruluğu artar. C) Dinleyiciler sözcüklerin anlamını hiçbir zaman dikkate almaz. D) Yazılı bir metinde ton bilgisinin bulunmaması, okuyucunun metni yazarın amaçladığından farklı yorumlamasına yol açabilir. E) Sözlü iletişim her koşulda yazılı iletişimden daha güvenilirdir.

Sözel Anlam · Paragraf

6. Ahşap oymacılığı, sabır isteyen bir zanaattır. Usta, işe başlamadan önce ağacın damar yönünü uzun uzun inceler; çünkü damara ters vurulan her keski izi, yüzeyde onarılması güç çatlaklar bırakır. Kullanılan aletler çoğunlukla ustanın kendi elinde biçimlenmiş, yıllar içinde avucuna alışmış parçalardır. Çıraklar ilk yıllarında yalnızca aletleri bilemekle görevlendirilir; oyma yapmalarına ancak keskinin ağzını gözleriyle değil parmak uçlarıyla tanımaya başladıklarında izin verilir. Bu yüzden bu zanaatta hız değil, malzemeyi tanımak esastır.

Bu parçada ahşap oymacılığıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Damara ters yapılan darbelerin yüzeyde çatlak bıraktığına B) Ustanın işe başlamadan önce ağacın yapısını incelediğine C) Çırakların ilk dönemde aletleri bilemekle görevli olduğuna D) Aletlerin ustanın eline zamanla uyum sağladığına E) Oymalarda hangi ağaç türlerinin tercih edildiğine

Sözel Anlam · Paragraf

7. Bıçak bileme, çoğu kişinin sandığı gibi bıçağı taşa sürtmekten ibaret değildir. Bileyici önce ağzın hangi açıyla inceltileceğine karar verir; mutfak bıçağı ile budama bıçağı aynı açıyla bilenmez. Sonra kaba taştan ince taşa doğru geçilir; her taş, bir öncekinin bıraktığı çizikleri siler. Son aşamada çeliğin ağzındaki gözle görülmeyen kıvrım, deri bir şeritle yatırılır. Acele eden kişi bu son adımı atlar ve bıçağın birkaç günde yeniden körleşmesine şaşırır.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

A) Bileme açısının bıçağın kullanım amacına göre değiştiğine B) Kaba taşın ince taştan daha uzun süre dayandığına C) Bıçak bilemenin en pahalı aşamasının ince taş olduğuna D) Deri şeridin yalnızca mutfak bıçaklarında kullanıldığına E) Budama bıçaklarının mutfak bıçaklarından daha sık bilendiğine

Sözel Anlam · Paragraf

8. Bir koleksiyoncunun bir araya getirdiği nesneler, çoğu zaman piyasa değeriyle açıklanamayacak bir anlam taşır; her parça, koleksiyoncunun o nesneyi nerede ve nasıl bulduğuna dair kişisel bir hikâyeyle birlikte saklanır. Nesnelerin yalnızca biriktirilmesi değil, belirli bir sisteme göre sınıflandırılıp kayıt altına alınması da koleksiyonu değerli kılan unsurlardan biridir; bu düzen, ileride aynı alanla ilgilenecek başkaları için de bir kaynak oluşturur. Dolayısıyla bir koleksiyonu yalnızca biriktirilen nesnelerin toplamı olarak görmek, ona harcanan emeği ve kurulan anlamı göz ardı etmek anlamına gelir.

Bu parçada yazarın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir koleksiyonun değerinin yalnızca biriktirilen nesnelerin toplamından ibaret olmadığını, kişisel anlam ve emeği de içerdiğini vurgulamak B) Koleksiyonların piyasa değerinin nasıl hesaplandığını açıklamak C) Farklı koleksiyon türlerini sınıflandırarak karşılaştırmak D) Koleksiyonculuğun ekonomik olarak kârlı bir uğraş olduğunu kanıtlamak E) Koleksiyonculuğun tarihsel kökenini aktarmak

Sözel Anlam · Paragraf

9. Kentlerde nüfus arttıkça ortak kullanım alanlarının kişi başına düşen miktarı azalır; bu durum park ve meydan gibi alanların değerini daha da artırır. Bir mahallede düzenli kullanılan bir meydan, yalnızca dinlenme işlevi görmez; farklı yaş ve meslek gruplarından insanların karşılaşmasına, böylece komşuluk ilişkilerinin güçlenmesine de zemin hazırlar. Buna karşılık, ortak alanı kısıtlı mahallelerde bu tür karşılaşmalar daha seyrek yaşanır ve sakinler birbirini çoğunlukla yalnızca komşu olarak değil, yabancı olarak tanır.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A) Park ve meydanların tek işlevi, bireylere dinlenme imkânı sunmaktır. B) Ortak kullanım alanı kısıtlı mahallelerde komşuluk ilişkilerinin görece zayıf kalma olasılığı daha yüksektir. C) Kentleşme hızlandıkça toplumsal huzursuzluk kaçınılmaz olarak artar. D) Farklı meslek gruplarından insanların karşılaşması yalnızca meydanlarda gerçekleşebilir. E) Meydanı bulunmayan her mahallede komşuluk ilişkisi tamamen ortadan kalkar.

Sözel Anlam · Paragraf

10. (I) Cam üfleyici, ocaktaki erimiş camı uzun bir boru ucuna aldı. (II) Boruyu döndürerek camın şeklini simetrik tutmaya çalıştı. (III) Atölyenin duvarları geçen yıl açık maviye boyanmıştı. (IV) Üflediği hava, camı içeriden şişirip ince bir vazo hâline getirdi. (V) Vazo soğuduktan sonra kenarları özenle düzeltildi.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

Sözel Anlam · Paragraf

11. Bal arıları, kovana dönerken güneşin konumunu bir pusula gibi kullanır. Gökyüzü bulutlarla kaplı olsa bile arı, polarize ışığın izini takip ederek yönünü şaşırmaz. Bilim insanları uzun süre bu yeteneğin yalnızca görme duyusuna bağlı olduğunu düşünmüştür. Ancak son araştırmalar, arıların iç saatlerini de bu hesaplamaya kattığını ortaya koymuştur. Bir arı, sabah bulduğu çiçek tarlasının öğleden sonraki konumunu güneşin hareketine göre yeniden hesaplayabilir. Bu da arı için «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır. Kovana dönen her arı, dans ederek bu bilgiyi diğer işçi arılarla paylaşır.

Bu parçada altı çizili «gökyüzü, sabit değil sürekli güncellenen bir harita»dır sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kovana dönüş yolu her seferinde farklı bir güzergâhtan izlenir B) Arılar, haritaları insanlardan daha iyi okuyabilir C) Arının konum hesabı, zaman geçtikçe güneşin hareketine göre yeniden düzenlenir D) Bulutlar arının yön bulmasını kalıcı olarak engeller E) Gökyüzünün görünümü mevsimden mevsime tamamen değişir

Sözel Anlam · Paragraf

12. (I) Peynir ustası, taze sütü büyük bir kazana boşaltır. (II) Sütü belirli bir sıcaklığa kadar yavaşça ısıtır. (III) Süzülen peyniri kalıplara koyup birkaç gün bekletir. (IV) Pıhtıyı küçük parçalara bölüp süzgeçe aktarır. (V) Ardından mayayı ekleyip sütün pıhtılaşmasını bekler.
Bu parçada anlam akışına göre numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

A) I ve II B) II ve IV C) III ve V D) IV ve V E) I ve III

Sözel Anlam · Paragraf

13. Yön bulma uygulamalarının yaygınlaşmasından sonra bazı araştırmacılar, insanların mekânsal belleğinin zayıflayıp zayıflamadığını sordu. Bir kentte yapılan deneyde katılımcıların yarısına uygulama verildi, diğer yarısı kâğıt haritayla yola çıktı. Uygulama kullananlar hedefe daha hızlı vardı; ancak ertesi gün aynı yolu yardımsız tarif etmeleri istendiğinde büyük çoğunluğu dönüş noktalarını hatırlayamadı. Kâğıt harita kullananlar ise yolda daha çok duraklamış olsa da güzergâhı ayrıntısıyla anlatabildi. Bu sonuç, kolaylığın bedelinin bazen bellek olduğunu düşündürüyor.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Uygulama kullananların yol boyunca hiç duraklamadığına B) Deneyin katılımcıları iki gruba ayırarak yürütüldüğüne C) Uygulama kullananların hedefe daha kısa sürede ulaştığına D) Kâğıt harita kullananların yolu daha iyi hatırladığına E) Kolaylığın belleği zayıflatabileceğinin düşünüldüğüne

Sözel Anlam · Paragraf

14. Eskiden bir yolculuktan birkaç fotoğrafla dönülürdü; her kare, çekmeden önce düşünülmüş, sonra günlerce beklenerek basılmış olurdu. Bugün aynı yolculuktan binlerce kareyle dönülüyor ve bunların çoğuna bir daha bakılmıyor. Fotoğraf çoğaldıkça bakış azalıyor; kayıt, hatırlamanın yerine geçiyor. Görüntüyü saklamak kolaylaştıkça anı biriktirmek zorlaşıyor. Belki de bir şeyi gerçekten görmenin yolu, onu her zaman kaydedebileceğimizi unutmaktan geçiyor.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Fotoğrafların günlük olarak düzenlenmesi gerektiği B) Eski fotoğrafların bugünkülerden daha kaliteli olduğu C) Yolculukların artık daha kısa sürdüğü D) Fotoğraf makinesinin teknik olarak çok geliştiği E) Kaydetmenin kolaylaşmasının anıyı yaşamayı zayıflattığı

Sözel Anlam · Paragraf

15. Kıyı kasabasındaki küçük tersanede tekneler, hâlâ elle işlenen ahşap kalıplarla inşa edilir. Usta tekne yapımcısına göre bir teknenin gövdesi, tahtanın doğal eğrisine karşı değil onunla birlikte şekillendirilmelidir. Bu yüzden her tahta, kesilmeden önce günlerce suda bekletilerek esnekliği test edilir. Ustaya göre «bir tahtayı zorlarsan teknen değil, ustan yenilir». Bu ilke gereği tersanede hiçbir parça, doğal eğrisinin tersine bükülerek kullanılmaz. Yapım süreci, tek bir tekne için bazen altı ayı bulabilir. Ustanın çırakları, önce çekiç kullanmayı değil, tahtanın sesini dinlemeyi öğrenir. Tersanede üretilen tekneler, bölgedeki balıkçılar arasında dayanıklılığıyla tanınır.

Komşu kasabada açılan yeni bir tesis ise tekneleri bilgisayar kontrollü makinelerle, çok daha kısa sürede üretmektedir. Bu tesiste bir teknenin gövdesi, ustanın atölyesindekinin onda biri kadar bir sürede tamamlanabilmektedir. Usta, bu hızın kendisini rahatsız etmediğini, yalnızca farklı bir ihtiyaca hizmet ettiğini söyler. Ona göre makineyle üretilen tekneler de güvenlidir, ancak her teknenin kendine özgü bir "karakteri" olmaz. Yeni tesisin sahibi ise geleneksel yöntemin artık günümüz talebini karşılayamayacağını savunmaktadır. Buna karşın iki taraf da, iyi bir teknenin ölçütünün üretim hızı değil suyla kurduğu denge olduğu konusunda hemfikirdir. Bölgedeki balıkçıların bir kısmı hâlâ geleneksel tersaneyi tercih ederken bir kısmı yeni tesisin sunduğu düşük fiyatı önemsemektedir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Geleneksel tersanede bir teknenin yapımı aylarca sürebilmektedir B) Tahtalar, kesilmeden önce belirli bir süre suda bekletilmektedir C) Usta, yeni tesisin üretim hızından rahatsızlık duyduğunu belirtmiştir D) Yeni tesiste üretilen teknelerin de güvenli olduğu kabul edilmektedir E) Bölgedeki balıkçıların tercihleri, tersaneler arasında farklılık göstermektedir

Cevap Anahtarı

1-E 2-D 3-B 4-D 5-D 6-E 7-A 8-A 9-B 10-C 11-C 12-C 13-A 14-E 15-C

8genales · ALES Hazırlık · sekizgenacademy.com